PARAGRAFTA DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

4
3408
paragraf bilgisi, paragrafta düşünceyi geliştirme yolları

KPSS paragrafta düşünceyi geliştirme yolları konu anlatımında tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, alıntı yapma, sayısal verilerden yararlanma, benzetme, kişileştirme ve sayıp dökme ayrıntılı sorularla işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Düşünceyi Geliştirme Yolunu Belirleme

Düşünceyi Geliştirme Yolu Nedir?

Yazar, ileri sürdüğü düşünceyi daha açık, somut, inandırıcı veya akılda kalıcı kılmak için çeşitli destek araçlarından yararlanır. Bu araçlara düşünceyi geliştirme yolları denir. Tanımlama kavramın sınırını çizer; karşılaştırma benzerlik ve farklılıkları görünür kılar; örneklendirme soyut düşünceyi somutlaştırır; tanık ve sayısal veri savın güvenilirliğini artırır; benzetme bilinmeyeni bilinen üzerinden açıklar. Bir yöntem yalnız bulunduğu cümleyle değil, paragraftaki işleviyle belirlenir.

Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları sınıflandırması
Örnek - 1
“Kent belleği, bir şehirde yaşayanların geçmişe ilişkin ortak deneyim ve izlerinin bütünüdür. Eski meydanlar, mahalle adları, anıtlar ve gündelik yaşam alışkanlıkları bu belleğin taşıyıcılarıdır.”

Bu parçanın düşünceyi geliştirme yollarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) İlk cümlede tanımlama, ikinci cümlede örneklendirme yapılmıştır.
B) İlk cümlede karşılaştırma, ikinci cümlede sayısal veriden yararlanılmıştır.
C) İki cümlede de yalnız tanık gösterme vardır.
D) İlk cümle benzetme, ikinci cümle kişileştirme içerir.
E) İlk cümlede alıntı, ikinci cümlede tanımlama yapılmıştır.
İlk cümle “kent belleği nedir?” sorusunu kavramın ayırıcı özellikleriyle cevaplar. İkinci cümle meydan, mahalle adı ve anıt gibi somut örneklerle tanımı görünür kılar. Bu nedenle A doğrudur.

Cevap: A

Anlatım Biçimi ile Destek Yöntemi Farkı

Anlatım biçimi paragrafın genel sunuş amacını, düşünceyi geliştirme yolu ise bu amacı güçlendiren yerel aracı gösterir. Açıklayıcı bir paragraf tanımlama ve karşılaştırmadan, tartışmacı bir paragraf tanık ve sayısal veriden yararlanabilir. “Karşılaştırmalı anlatım” günlük dilde kullanılan bir söz olsa da KPSS sınıflandırmasında karşılaştırma bir anlatım biçimi değildir. Aynı biçimde tanımlama, öyküleme ya da betimlemenin yerine geçmez; onların içinde kullanılabilir.

Düzey Temel soru Örnek
Anlatım biçimi Yazar konuyu nasıl sunuyor? Açıklayıcı anlatım
Düşünceyi geliştirme yolu Düşünceyi neyle destekliyor? Örneklendirme
Anlatım özelliği Dilin niteliği nedir? Akıcılık
Örnek - 2
“Biyolojik çeşitlilik, bir bölgedeki genlerin, türlerin ve ekosistemlerin oluşturduğu bütündür. Tropikal ormanlarda tür çeşitliliği kutup bölgelerine göre daha yüksektir.”

Bu parçanın anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yolları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Tartışmacı anlatım — örneklendirme ve tanık gösterme
B) Açıklayıcı anlatım — tanımlama ve karşılaştırma
C) Betimleyici anlatım — benzetme ve kişileştirme
D) Öyküleyici anlatım — sayıp dökme ve alıntı
E) Açıklayıcı anlatım — yalnız sayısal veri
Parça bilgi vermektedir; bu nedenle açıklayıcı anlatım kullanılmıştır. İlk cümle kavramı tanımlar, ikinci cümle iki bölgeyi tür çeşitliliği bakımından karşılaştırır. Doğru seçenek B’dir.

Cevap: B

Bir Parçada Birden Fazla Yöntem

Bir paragraf aynı düşünceyi farklı yönlerden destekleyebilir. Kavram önce tanımlanabilir, ardından örneklenebilir; iki durum karşılaştırılırken sayısal veri kullanılabilir; yazar savını hem uzman görüşü hem araştırma sonucu ile güçlendirebilir. “Hangilerinden yararlanılmıştır?” sorusunda her yöntem için metinde açık kanıt aranır. Bir sözcüğün yöntemi çağrıştırması yeterli değildir: “örneğin” bulunmadan örneklendirme, “daha” bulunmadan karşılaştırma yapılabilir; buna karşılık “daha sonra” sözü zaman bildirir ve karşılaştırma kurmaz.

İddiayı bulYazar hangi düşünceyi destekliyor?

Kanıtı sınıflandırTanım, örnek, kıyas, tanık veya veri

Sahte ipucunu eleSözcüğe değil işlevine bak
Örnek - 3
“Sulak alan, yılın tamamında ya da belirli dönemlerinde suyla kaplı doğal yaşam ortamıdır. Göller, sazlıklar, deltalar ve bataklıklar sulak alanlara örnektir. Bu alanlar, kurak bölgelere göre çok daha fazla kuş türüne barınma ve beslenme imkânı sağlayabilir.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?

I. Tanımlama
II. Örneklendirme
III. Karşılaştırma
IV. Tanık gösterme

A) Yalnız I
B) I ve II
C) II ve IV
D) I, II ve III
E) I, III ve IV
İlk cümle sulak alanı tanımlar. İkinci cümle somut örnekler verir. Son cümlede sulak alanlarla kurak bölgeler kuşlara sağladıkları imkân bakımından karşılaştırılır. Uzman adı ve sözü bulunmadığından tanık gösterme yoktur; cevap D’dir.

Cevap: D

Tanımlama ve Karşılaştırma

Tanımlama

Tanımlama, bir kavramı veya varlığı benzerlerinden ayıran temel özellikleriyle açıklamaktır. Çoğu tanım “X, …dır.” biçiminde görünür ve “Nedir, kimdir?” sorularına cevap verir. Ancak ek kalıbı değil işlev önemlidir: “Roman, insan ve toplum ilişkilerini geniş bir zaman içinde işleyen anlatı türüdür.” tanımdır; “Bu roman çok etkileyicidir.” ise yalnız değerlendirmedir. Tanım nesnel olabileceği gibi kişisel bakışı yansıtan öznel bir nitelik de taşıyabilir.

Örnek - 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tanımlama yapılmıştır?

A) Eleştiri, bir yapıtın değerini belirleyen en güvenilir yazı türüdür.
B) Deneme, yazarın herhangi bir konudaki düşüncelerini kesin sonuca bağlama zorunluluğu duymadan işlediği yazı türüdür.
C) Bu denemede gündelik hayatın sıradan ayrıntıları ustalıkla kullanılmıştır.
D) Deneme türündeki yapıtlar son yıllarda daha çok okunmaktadır.
E) Yazarın son denemesi, önceki kitaplarından daha yalın bir dille yazılmıştır.
B, denemenin ne olduğunu ve onu ayıran “kesin sonuca bağlamama” özelliğini bildirir. A değer yargısı, C değerlendirme, D değişim, E karşılaştırmadır.

Cevap: B

Tanım, Açıklama ve Betimleme Ayrımı

Tanım kavramın sınırını tek veya birkaç ayırıcı özellikle çizer. Açıklama, tanımdan sonra kavramın nasıl işlediğini ve nedenlerini genişletebilir. Betimleme ise varlığın görünüşünü ya da duyusal etkisini canlandırır. “Fiyort, buzulların aşındırdığı vadilerin deniz altında kalmasıyla oluşan dar ve derin kıyı girintisidir.” tanımdır. “Fiyortların yamaçları diktir; kıyıları koyu renkli kayalarla çevrilidir.” gözlenebilir özellikler verse de bağlama göre betimleme veya açıklama olabilir. Her özellik sayımı tanım değildir; özelliklerin kavramı benzerlerinden ayırması gerekir.

Örnek - 5
Aşağıdakilerin hangisinde tanımlamaya değil betimlemeye başvurulmuştur?

A) Arşiv, tarihsel değeri bulunan belgelerin düzenlenerek korunduğu kurumdur.
B) Alegori, soyut bir düşüncenin simgeler aracılığıyla somutlaştırıldığı anlatım biçimidir.
C) Lagün, kıyı kordonuyla denizden ayrılan sığ su alanıdır.
D) Çarşının dar geçitleri loştu; bakır dükkânlarından tok çekiç sesleri yükseliyordu.
E) Biyografi, bir kişinin yaşamını belgelere dayanarak anlatan yazı türüdür.
A, B, C ve E “nedir?” sorusuna ayırıcı özelliklerle cevap verir. D’de mekânın darlığı, ışığı ve sesi okurun zihninde canlandırılır; tanımlama değil betimleme vardır.

Cevap: D

Karşılaştırma

Karşılaştırma, en az iki varlık, kavram, dönem veya durumun ortak ya da farklı yönlerini aynı ölçüt üzerinde değerlendirmektir. “Daha, en, kadar, göre, oysa, ise” sık kullanılan göstergelerdir; fakat zorunlu değildir. “Öykü tek olay çevresinde yoğunlaşır; romanda olaylar birbirine eklenerek genişler.” cümlesinde açık bir karşılaştırma bağlacı bulunmasa da iki tür aynı ölçütle kıyaslanmıştır. Bir varlığın geçmişiyle bugünü veya farklı özellikleri de karşılaştırılabilir.

Örnek - 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma yoktur?

A) Yeni çeviri, önceki baskıya göre daha akıcı bir Türkçeye sahiptir.
B) Kış aylarında göldeki su seviyesi yaz aylarındakinin altına düşer.
C) Şairin ilk kitabında bireysel temalar, son kitabında toplumsal sorunlar öne çıkar.
D) Müzede bulunan el yazması, on beşinci yüzyılda çoğaltılmıştır.
E) Bu araştırmanın örneklemi, benzer çalışmalardakinden daha geniştir.
D yalnız el yazmasının tarihini bildirir; başka bir varlık, dönem veya durumla ortak ölçüt üzerinden kıyaslama yapılmaz. Diğer seçeneklerde baskılar, mevsimler, kitaplar veya araştırmalar karşılaştırılmıştır.

Cevap: D

Örtük Karşılaştırma ve Ölçüt Birliği

Karşılaştırılan iki unsurdan biri bazen açıkça yazılmaz: “Bu yıl satışlar arttı.” cümlesi bağlama göre önceki yıla göre artışı düşündürebilir; ancak tek başına karşılaştırmanın ikinci tarafını kesinleştirmez. “Bu yıl satışlar geçen yılın üzerine çıktı.” ise açıktır. Sağlıklı karşılaştırmada aynı özellik karşı karşıya getirilir. “Romanın dili yalın, öykünün konusu ilginçtir.” iki farklı ölçüt verdiğinden gerçek bir kıyas kurmaz. KPSS sorularında hem tarafların hem ortak ölçütün bulunup bulunmadığı denetlenir.

Örnek - 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iki unsurdan biri açıkça söylenmeden karşılaştırma yapılmıştır?

A) Kentin nüfusu son sayımda 850 bin olarak belirlendi.
B) Bu roman, yazarın öykülerinden daha yoğun bir anlatıma sahiptir.
C) Yeni yöntem ölçümü üç aşamada tamamlıyor.
D) Şairin son kitabındaki imgeler çok daha duru ve dengeli.
E) Kuzey kıyılarında yağış, iç kesimlerden fazladır.
D’de “çok daha duru ve dengeli” ifadesi, açıkça yazılmayan önceki kitaplara veya önceki duruma göre bir üstünlük kurar. B ve E’de iki taraf açıkça belirtilmiştir. A ile C ise sayı içerse de herhangi iki varlık, durum ya da dönem arasında üstünlük-eşitlik ilişkisi kurmaz.

Cevap: D

Örneklendirme

Soyut Düşünceyi Somutlaştırma

Örneklendirme, genel veya soyut bir yargının daha iyi anlaşılması için onu temsil eden kişi, eser, olay ya da durumların verilmesidir. Örnek, ana düşüncenin yerine geçmez; onu görünür ve inandırıcı kılar. “Bazı kentler farklı uygarlıkların izlerini birlikte taşır. Mardin’de cami, kilise ve taş konakların aynı tarihsel dokuda buluşması bunun belirgin örneklerindendir.” yapısında ilk cümle yargı, ikinci cümle kanıttır. “Örneğin, söz gelimi, mesela” göstergeleri yardımcıdır ama zorunlu değildir.

Örnek - 8
“Bilimsel keşiflerin bir bölümü, araştırmacının beklemediği bir sonuçla karşılaşması sayesinde gerçekleşmiştir. Penisilinin küf kolonilerinin bakterileri yok ettiğinin fark edilmesiyle bulunması, bu duruma gösterilebilecek örneklerden biridir.”

Bu parçada örneklendirmenin işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Keşif kavramını benzerlerinden ayırarak tanımlamak
B) İki bilimsel yöntemin farkını ortaya koymak
C) Genel yargıyı somut bir keşif olayıyla desteklemek
D) Ünlü bir araştırmacının sözünü kanıt olarak göstermek
E) Keşiflerin sayısal dağılımını vermek
İlk cümlede beklenmedik sonuçların keşiflere yol açabildiği genel yargısı vardır. Penisilin olayı bu yargının somut örneğidir; kişi sözü veya istatistik kullanılmamıştır. Doğru seçenek C’dir.

Cevap: C

Örnek ile Sayıp Dökmeyi Ayırma

Bir listede yer alan her ad örnek değildir. Örneklemede adlar, daha önce ileri sürülen genel yargının temsilcileridir. Sayıp dökmede ise bir durumun parçaları, yapılan işler veya art arda gerçekleşen ayrıntılar sıralanır. “Çantaya kalem, defter, pusula ve fener koydu.” bir hazırlık dökümüdür. “Bazı temel yön bulma araçları, örneğin pusula ve harita, elektriğe ihtiyaç duymaz.” cümlesinde pusula ve harita genel bir sınıfı somutlaştırdığı için örnektir. Bağlam ve işlev ayrımı belirler.

Örnek - 9
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde verilen adlar örneklendirme amacı taşımaktadır?

A) Sabah dosyaları düzenledi, e-postaları yanıtladı, toplantı notlarını yazdı.
B) Masanın üzerinde cetvel, kalem, silgi ve birkaç boş kâğıt vardı.
C) Bazı göçmen kuşlar, leylek ve kırlangıç gibi türler, uzun mesafeleri düzenli rotalarla aşar.
D) Çantadan anahtarı, telefonu, cüzdanı ve kimlik kartını çıkardı.
E) Pazardan elma, armut, erik ve üzüm aldı.
C’de leylek ve kırlangıç, “bazı göçmen kuşlar” biçimindeki genel sınıfın temsilcileridir; düşünceyi somutlaştırırlar. Diğer seçenekler eşya, iş veya ürünleri yalnız sıralar; sayıp dökme vardır.

Cevap: C

Örneğin Ana Yargıyla İlişkisi

Doğru örnek, savı gerçekten desteklemeli ve savın kapsamıyla uyumlu olmalıdır. “Bütün” ifadesini tek örnek kanıtlayamaz; tek bir karşı örnek ise “hiçbir” veya “her zaman” gibi kesin yargıları çürütebilir. Ayrıca örneğin gerçek olması şart değildir: Yazar “Bir öğretmenin aynı kuralı iki öğrenciye farklı uyguladığını düşünelim.” diyerek varsayımsal bir durumla düşüncesini açıklayabilir. Önemli olan örneğin paragrafta açıklama ve kanıtlama işlevi görmesidir.

Örnek - 10
“Bir yapıtın sade bir dille yazılması, düşünce bakımından yüzeysel olduğu anlamına gelmez.” yargısını aşağıdakilerden hangisi örneklendirme yoluyla en uygun biçimde destekler?

A) Sadelik, gereksiz sözlerden kaçınarak açık anlatım kurmaktır.
B) Bazı yazarlar uzun cümleler kurarken bazıları kısa cümleleri tercih eder.
C) Küçük Prens, yalın anlatımına rağmen yalnız çocuklara değil yetişkinlere de yönelen çok katmanlı sorular içerir.
D) Eleştirmenler sade anlatım konusunda farklı görüşler ileri sürmektedir.
E) Bir eserin değeri yalnız diline bakılarak belirlenmemelidir.
C, yalın dille kurulmuş bir yapıtın çok katmanlı düşünceler taşıyabileceğini somut bir eser üzerinden gösterir. A tanım, B karşılaştırma, D genel bilgi, E ise savın yeniden söylenişidir.

Cevap: C

Tanık Gösterme ve Alıntı Yapma

Tanık Gösterme

Tanık gösterme, yazarın kendi savını güvenilir kılmak için konuyla ilgili, tanınmış veya yetkin bir kişinin görüşünden yararlanmasıdır. Üç unsur aranır: yazarın savı, bu savla ilgili yetkin kişi ve kişinin görüşü. Yalnız bir isim geçirmek yeterli değildir; “Einstein 1879’da doğdu.” tanık gösterme sayılmaz. Görüş doğrudan tırnak içinde verilebilir veya dolaylı aktarılabilir. Aktarılan sözün savla gerçekten aynı yönde olması gerekir.

Yazarın savıKanıtlanmak istenen düşünce

Yetkin kişiKonuyla ilgili güvenilir tanık

İlgili görüşSavı destekleyen doğrudan veya dolaylı söz
Örnek - 11
Aşağıdaki parçaların hangisinde tanık göstermeye başvurulmuştur?

A) Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan canlı bir sistemdir.
B) Montaigne, 1533’te Fransa’da doğmuş ve Denemeler adlı eseriyle tanınmıştır.
C) Okumak, insanın dünyaya başka gözlerle bakmasını sağlar. Nitekim Cemil Meriç de kitabı, insanla dünya arasında kurulan bir köprü olarak görür.
D) Kütüphanede roman, öykü, şiir ve inceleme kitapları bulunuyordu.
E) Bu yıl yayımlanan romanların sayısı geçen yıla göre artmıştır.
C’de yazar önce okumanın işlevine ilişkin savını verir, ardından Cemil Meriç’in bu savı destekleyen görüşüne başvurur. B’de yalnız biyografik bilgi bulunduğundan tanık gösterme yoktur.

Cevap: C

Alıntı ile Tanık Gösterme Farkı

Alıntı yapma, başka bir metinden veya kişiden alınan sözü doğrudan ya da dolaylı aktarmaktır. Tanık göstermede alıntı, yazarın savına kanıt olur; fakat her alıntı bu işlevi taşımaz. Bir romandan atmosfer kurmak için alınan cümle, eleştirilecek görüşün aktarılması veya yalnız epigraf olarak kullanılan söz tanık sayılmayabilir. Kısa ayrım şöyledir: Tanık göstermede sav + kişi + savı destekleyen görüş; sıradan alıntıda ise yalnız aktarılan söz bulunabilir.

Örnek - 12
Aşağıdaki parçaların hangisinde alıntı yapılmış ancak tanık gösterilmemiştir?

A) Belleğin seçici olduğunu düşünüyorum. Psikolog Daniel Schacter da unutmanın zihnin işleyişi için gerekli olabileceğini belirtir.
B) Yazar, romanına “O sabah kent, denizden yükselen sisin içinde kaybolmuştu.” cümlesiyle başlar; ardından kahramanı tanıtır.
C) Eleştirinin yapıcı olması gerektiğini savunan Nurullah Ataç, eleştirmenin eseri anlamaya çalışması gerektiğini söyler.
D) Dilin değişmesine direnmek sonuçsuzdur; Doğan Aksan da yaşayan dillerin sürekli dönüşüm içinde olduğunu vurgular.
E) Çocukların oyunla öğrendiğini biliyoruz. Eğitimci John Dewey’in deneyim yoluyla öğrenmeye verdiği önem de bu düşünceyi destekler.
B’de romandan bir cümle aktarılmıştır; bu söz paragraf yazarının bir savını kanıtlamaz, eserin başlangıcını göstermek için kullanılır. Diğer seçeneklerde yetkin kişinin görüşü yazarın savını desteklediği için tanık gösterme vardır.

Cevap: B

Tanığın Yetkinliği ve Görüşün İlgisi

Bir kişinin tanınmış olması tek başına yeterli değildir; görüş bildirdiği alanla sav arasında anlamlı ilişki bulunmalıdır. Bir şairin şiir dili hakkındaki değerlendirmesi uygun tanık olabilirken tıbbi tedavi hakkındaki sözü bilimsel kanıt sayılmaz. Ayrıca sözün sahibinin belirtilmesi fakat sözün verilmemesi de çoğu soruda tanık gösterme için yetersizdir. “Uzmanlar bu yöntemi öneriyor.” ifadesi belirsiz bir otoriteye gönderme yapar; gerçek tanıkta kişi veya kaynak ve görüş belirginleşir.

Örnek - 13
“Kentlerde yeşil alanların ruh sağlığını desteklediği düşüncesi” aşağıdakilerden hangisiyle tanık gösterme yoluyla en güçlü biçimde desteklenir?

A) Ünlü bir oyuncunun parkta yürümeyi sevdiğini söylemesiyle
B) Bir romancının kentlerin giderek kalabalıklaştığını belirtmesiyle
C) Çevre psikolojisi alanında çalışan bir araştırmacının, yeşil alan kullanımının stres düzeyiyle ilişkisini gösteren çalışmasını açıklamasıyla
D) Parklarda ağaç, çalı, çiçek ve yürüyüş yolu bulunduğunun sıralanmasıyla
E) “Yeşil alan” kavramının sözlük anlamının verilmesiyle
C’de tanığın uzmanlık alanı savla doğrudan ilgilidir ve aktarılan görüş savı destekler. Oyuncunun kişisel tercihi alan yetkinliği sağlamaz; diğer seçenekler tanık gösterme değildir.

Cevap: C

Dikkat
Bir paragrafta ünlü bir kişinin adı ve tırnak işareti bulunması tanık gösterme için yeterli değildir. Aktarılan görüş, paragraf yazarının savını kanıtlama işlevi taşımalıdır.

Sayısal Verilerden Yararlanma

İstatistik, Oran ve Ölçüm

Sayısal verilerden yararlanma, düşünceyi araştırma sonucu, oran, ölçüm, miktar veya istatistikle desteklemektir. Yüzde değerleri, ortalamalar, örneklem büyüklükleri, sıcaklık ve mesafe ölçümleri kanıt işlevi görebilir. Sayının tek başına bulunması yeterli değildir: Tarih, sıra numarası, eser adı içindeki sayı ya da adres genellikle düşünceyi kanıtlamaz. “Müze 1924’te açıldı.” bir tarih bilgisidir; “Müzenin ziyaretçi sayısı beş yılda yüzde 40 arttı.” ise değişimi nicel veriyle gösterir.

Örnek - 14
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayı, düşünceyi geliştiren bir veri olarak kullanılmamıştır?

A) Araştırmaya katılan 800 öğrencinin yüzde 62’si her gün en az yirmi dakika kitap okuduğunu belirtti.
B) Gölün su seviyesi son üç yılda ortalama 18 santimetre azaldı.
C) Yazarın üçüncü romanı 2018’de yayımlandı.
D) Deney grubunun başarı ortalaması kontrol grubundan 7,4 puan yüksekti.
E) Kentte bisikletle yapılan yolculukların oranı beş yılda yüzde 6’dan yüzde 14’e çıktı.
C’deki “üçüncü” ve “2018” yalnız sıra ve tarih bildirir; bir savı ölçüm veya istatistikle desteklemez. Diğer seçeneklerde oran, ortalama, miktar veya değişim nicel kanıt olarak kullanılmıştır.

Cevap: C

Verinin Savla Uyumunu Denetleme

Sayısal veri kullanılması, çıkarılan sonucun kendiliğinden doğru olduğu anlamına gelmez. Verinin örneklemi, dönemi ve ölçtüğü değişken savla uyumlu olmalıdır. “Bir okulda öğrencilerin yüzde 70’i bisiklet kullanıyor.” verisinden “Ülkedeki bütün öğrenciler bisikleti tercih ediyor.” sonucu çıkarılamaz. KPSS’de yöntem sorusu verinin varlığını, yorum sorusu ise verinin hangi yargıyı desteklediğini ölçebilir. Kapsam belirleyicileri korunmalı; artışın miktarı ile toplam büyüklük karıştırılmamalıdır.

Örnek - 15
Bir araştırmada 12 kentteki 2.400 katılımcının yüzde 58’i, toplu taşıma seferleri sıklaştığında özel araç kullanımını azalttığını belirtmiştir.

Bu veri aşağıdaki yargılardan hangisini doğrudan destekler?

A) Ülkedeki herkes özel araç kullanmaktan vazgeçmiştir.
B) Toplu taşımanın sıklaşması, araştırmaya katılanların yarısından fazlasında özel araç kullanımının azalmasıyla ilişkilidir.
C) Özel araç kullanımı yalnız büyük kentlerde azalmaktadır.
D) Katılımcıların yüzde 58’i hiçbir zaman özel araç kullanmamaktadır.
E) Toplu taşıma seferleri bütün kentlerde aynı oranda artırılmıştır.
B, örneklem ve oran sınırlarını korur: Katılımcıların yarısından fazlası koşula bağlı bir azalma bildirmiştir. A, C ve E kapsamı genişletir; D “azaltma”yı “hiç kullanmama”ya dönüştürür.

Cevap: B

Benzetme, Kişileştirme ve Sayıp Dökme

Benzetme

Benzetme, bir varlık veya kavramın niteliğini daha belirgin kılmak için onu başka bir varlığın özelliğiyle ilişkilendirmektir. Temel ögeler benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatıdır; ancak cümlede dördünün birden bulunması gerekmez. “Bellek bir arşivdir.” sözünde edat yoktur ama bellek arşive benzetilir. “Gibi” her zaman benzetme kurmaz: “Akşam gibi dönerim.” yaklaşık zaman, “Onun gibi çalışkan” ise karşılaştırma bildirebilir. Anlam ilişkisi bağlamdan çıkarılır.

Örnek - 16
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde benzetme, bir düşünceyi somutlaştırmak amacıyla kullanılmıştır?

A) Toplantı saat üç gibi başlayacak.
B) Bu yöntem de önceki gibi üç aşamadan oluşuyor.
C) Kentin ulaşım ağı, merkezden çevreye uzanan damarlar gibi çalışır.
D) Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yağış azdı.
E) Onun gibi araştırmacılar ayrıntılara önem verir.
C’de ulaşım ağının işleyişi damarların merkezden çevreye uzanmasına benzetilerek somutlaştırılmıştır. A yaklaşık zaman, B ve D benzerlik/karşılaştırma, E ise aynı gruptan kişileri örneklendiren bir kullanım taşır.

Cevap: C

Kişileştirme

Kişileştirme, insan dışındaki varlık veya kavramlara insana özgü duygu, düşünce, irade ya da davranışların verilmesidir. “Rüzgâr pencereleri dövüyordu.” ifadesi bağlama göre yalnız güçlü esişi mecazla anlatabilir; “Rüzgâr, içeri alınmadığı için öfkelenmiş gibi pencereleri dövüyordu.” açık kişileştirmedir. Kişileştirme çoğu kez betimlemeyi ve benzetmeyi güçlendirir; fakat düşünceyi geliştirme sorusunda insan özelliğinin hangi kavramı somutlaştırdığı aranır.

Örnek - 17
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme vardır?

A) Güneş, bulutların arasından ince bir çizgi hâlinde görünüyordu.
B) Eski ev, unutulmuş anılarını kimseye vermek istemezcesine kapılarını sımsıkı kapamıştı.
C) Yol, vadinin içinden kıvrılarak kuzeye doğru uzanıyordu.
D) Yağmur damlaları çatıda düzenli sesler çıkarıyordu.
E) Deniz akşam saatlerinde koyu mavi bir renk aldı.
B’de eve anılarını saklama ve vermek istememe gibi insana özgü bilinç ve irade yüklenmiştir. Diğer seçeneklerde doğal görünüş ve hareketler aktarılır; insan özelliği verilmez.

Cevap: B

Sayıp Dökme

Sayıp dökme, bir durumun ögelerini, yapılan işleri veya olayları art arda sıralayarak anlatımı ayrıntılandırmaktır. Sıralanan ögeler genel bir yargının örnekleri olabileceği için örneklendirmeyle birleşebilir; ancak yalnız döküm yapmak örneklendirme sayılmaz. “Sabah raporları okudu, tabloları düzeltti, notları sınıflandırdı.” işlerin dökümüdür. “Arşiv araştırması farklı belgelerden yararlanır: mektuplar, tutanaklar, günlükler…” cümlesinde ise sıralanan belgeler genel sınıfın örnekleridir; iki yöntem birlikte düşünülebilir.

Örnek - 18
“Kazı ekibi gün doğmadan uyandı; ölçüm araçlarını kontrol etti, fotoğraf makinelerini hazırladı, numune torbalarını etiketledi, günün çalışma alanlarını paylaştı.”

Bu cümlede başvurulan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tanımlama
B) Tanık gösterme
C) Karşılaştırma
D) Sayıp dökme
E) Sayısal verilerden yararlanma
Ekibin yaptığı hazırlıklar art arda sıralanarak ayrıntılandırılmıştır. Genel bir yargıyı temsil eden örnekler ya da nicel kanıt verilmediği için sayıp dökme vardır; cevap D’dir.

Cevap: D

Yöntemleri Birlikte Değerlendirme

Karma Paragrafta Yöntem Zinciri

Uzun paragraflarda yöntemler birbirini tamamlayan bir zincir kurabilir. Yazar kavramı tanımlar, iki durumu karşılaştırır, ardından örnek ve veriyle sonucunu güçlendirir. Bu durumda her cümlenin paragraftaki görevi ayrı ayrı belirlenmelidir. Tanık göstermenin içinde alıntı, karşılaştırmanın içinde sayısal veri, örneklendirmenin içinde sayıp dökme bulunabilir. İç içe kullanımda en özel işlev gözden kaçırılmamalı; aynı parça için birden çok doğru yöntem işaretlenebilmelidir.

Örnek - 19
“Mikroplastik, çapı beş milimetreden küçük plastik parçacıklara verilen addır. Bu parçacıklar okyanuslarda olduğu kadar göllerde ve nehirlerde de görülür. Bir araştırmada incelenen 120 su örneğinin 87’sinde mikroplastiğe rastlanmıştır. Deniz biyoloğu Dr. Selin Kaya da parçacıkların besin zincirine girebildiğini belirterek sorunun yalnız su kirliliğiyle sınırlı olmadığını vurgular.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Tanımlama
B) Karşılaştırma
C) Sayısal verilerden yararlanma
D) Tanık gösterme
E) Benzetme
İlk cümle tanım, ikinci cümle farklı su ortamları arasında karşılaştırma, üçüncü cümle nicel veri, son cümle uzman görüşüyle tanık gösterme içerir. Bir kavram başka bir varlığa benzetilmemiştir; cevap E’dir.

Cevap: E

Olumsuz Kök ve Sahte Göstergeler

“Hangisi yoktur, kullanılmamıştır, söylenemez?” biçimindeki sorularda olumsuz kök önce işaretlenmeli, sonra her yöntem için açık kanıt bulunmalıdır. “Gibi” benzetme, “daha” karşılaştırma, bir özel ad örnek, tırnak işareti tanık ve herhangi bir sayı veri kabul edilmemelidir. “Daha sonra” zaman bildirir; kişi adı biyografik bilgi olabilir; tarih yalnız olayın zamanını gösterebilir. Yöntem, sözcükten değil o unsurun düşünceyi nasıl geliştirdiğinden anlaşılır.

Örnek - 20
Aşağıdaki değerlendirmelerin hangisi yanlıştır?

A) “Toplantı saat beş gibi bitti.” cümlesindeki “gibi”, yaklaşık zaman bildirir; benzetme değildir.
B) “Yazar 1962’de doğdu.” cümlesindeki sayı, tek başına sayısal veriden yararlanıldığını göstermez.
C) “Daha sonra arşive geçti.” cümlesindeki “daha”, karşılaştırma kurmaz.
D) “Şairin dili nehir gibi durmadan yenilenir.” cümlesinde benzetme vardır.
E) “Uzmanlar bu görüşü destekliyor.” cümlesinde kişi ve görüş açıkça verildiği için kesinlikle tanık gösterme vardır.
E yanlıştır. “Uzmanlar” belirsizdir; belirli bir yetkin kişi veya kaynak ile o kişiye ait somut görüş verilmemiştir. Diğer seçenekler sahte göstergeleri doğru ayırır; D’de dilin yenilenmesi nehrin akışına benzetilmiştir.

Cevap: E

Dikkat
Yöntemin adını bir anahtar sözcükten çıkarmak güvenilir değildir. Sayı, özel ad, tırnak, “gibi”, “daha” veya sıralama; ancak paragraftaki kanıtlama, açıklama ya da somutlaştırma işleviyle birlikte değerlendirilmelidir.

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz