PARAGRAFTA ANLATIM BİÇİMLERİ

0
3073

KPSS paragrafta anlatım biçimleri konu anlatımında açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici ve öyküleyici anlatım; bu biçimlerin ayırıcı ölçütleri, karma metinlerde baskın anlatım ve sık karıştırılan durumlar işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Paragrafta Anlatım Biçimini Belirleme

Anlatım Biçimi Nedir?

Bir paragrafın anlatım biçimi, yazarın konuyu okura hangi temel yolla sunduğunu gösterir. Yazar bilgi verebilir, bir görüşü benimsetmeye çalışabilir, bir varlığı duyularla canlandırabilir ya da olayları zaman içinde aktarabilir. Bu dört temel amaç sırasıyla açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici ve öyküleyici anlatımı oluşturur. Konu tek başına biçimi belirlemez: Aynı “eski bir kent” konusu tarihsel bilgilerle açıklanabilir, yanlış bir kentleşme anlayışı eleştirilerek tartışılabilir, sokakları tasvir edilerek betimlenebilir veya kentte yaşanan bir olay üzerinden öykülenebilir.

Paragrafta anlatım biçimleri: açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici ve öyküleyici anlatım
Örnek - 1
Bir araştırmacı aynı konu hakkında dört ayrı paragraf yazacaktır. Aşağıdaki taslaklardan hangisinin anlatım biçimi diğerlerinden farklı bir temel amaca dayanmaktadır?

A) Kıyı kasabasındaki evlerin taş duvarlarını, dar pencerelerini ve yosun kokan avlularını görünür kılmak
B) Limanın sabah ışığında aldığı rengi ve teknelerin suya düşen titrek gölgelerini aktarmak
C) Kasabanın nüfusunun son yirmi yılda neden azaldığını verilerle açıklamak
D) Rüzgârın aşındırdığı kapıları ve tuzdan beyazlaşmış çatıları ayrıntılarıyla anlatmak
E) Meydandaki yaşlı çınarın çevresinde oluşan sessizliği okurun zihninde canlandırmak
A, B, D ve E; görünüş, renk, koku ya da izlenim yoluyla bir çevreyi canlandırmayı amaçladığı için betimleyicidir. C’de ise kasabanın nüfus değişiminin nedenleri hakkında bilgi verme amacı vardır; açıklayıcı anlatım kullanılacaktır.

Cevap: C

Biçim, Düşünceyi Geliştirme Yolu ve Anlatıcı

Anlatım biçimi, metnin genel sunuş amacıdır; düşünceyi geliştirme yolu ise bu amacı destekleyen araçtır. Tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma açıklayıcı veya tartışmacı bir paragrafta kullanılabilir. Bir alıntının bulunması metni kendiliğinden tartışmacı yapmaz; alıntı bilgi vermeyi de savı kanıtlamayı da destekleyebilir. Benzer biçimde “ben” ya da “o” dili, anlatım biçimini değil anlatıcının kişi konumunu gösterir. Birinci kişiyle açıklama, üçüncü kişiyle öyküleme yapılabilir.

Soru Belirlenen unsur Örnek cevap
Yazar konuyu nasıl sunuyor? Anlatım biçimi Açıklayıcı anlatım
Düşünceyi neyle destekliyor? Düşünceyi geliştirme yolu Karşılaştırma
Olayı kim anlatıyor? Anlatıcı / kişi Birinci kişi
Örnek - 2
“Jeologlara göre bölgedeki bazalt sütunları, lavın yavaş soğumasıyla oluşmuştur. Benzer oluşumlar İzlanda ve İskoçya’da da görülür. Araştırmacı Aylin Erdem, ‘Soğuma hızı sütunların genişliğini doğrudan etkiler.’ diyerek bu ilişkinin önemini vurgular.”

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Bir uzmanın sözü aktarıldığı için tartışmacı anlatım ağır basmaktadır.
B) Üçüncü kişi kullanıldığı için öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
C) Oluşum süreci hakkında bilgi verildiğinden açıklayıcı anlatım ağır basmaktadır.
D) Ülkeler karşılaştırıldığı için parçanın anlatım biçimi karşılaştırmadır.
E) Lavın görünüşü canlandırıldığı için betimleyici anlatım kullanılmıştır.
Parçanın temel amacı bazalt sütunlarının oluşumunu öğretmektir; açıklayıcı anlatım ağır basar. Uzman sözü destekleyici bir araçtır. Karşılaştırma, anlatım biçimi değil düşünceyi geliştirme yoludur; üçüncü kişi kullanımı da tek başına öyküleme göstermez.

Cevap: C

Baskın ve Yardımcı Anlatım

Bir paragrafta birden fazla biçim bulunabilir. Bir gezi yazısında yolculuk öykülenirken manzara betimlenebilir; bir makalede bilgi verilirken karşıt bir görüş kısa süreli tartışılabilir. Soru “hangisinden yararlanılmıştır?” diyorsa metinde gerçekten bulunan bütün biçimler değerlendirilir. “Hangisi ağır basmaktadır?” sorusunda ise metnin ana amacı, kapladığı alan ve cümlelerin çoğunun işlevi birlikte incelenir. Tek bir niteleme sözü betimlemeyi, tek bir hareket fiili öykülemeyi baskın hâle getirmez.

Ana amacı belirleBilgilendirme, savunma, canlandırma veya olay aktarma

Cümle işlevlerini izleParagrafın çoğu hangi amaca hizmet ediyor?

Yardımcı bölümü ayırTek ayrıntıyı bütün parçaya genelleme
Örnek - 3
“Patikanın iki yanında gümüş renkli yapraklarıyla titreyen zeytin ağaçları uzanıyordu. Bir süre sonra tepenin ardındaki kule göründü. Çantamı sıkıca kavrayıp taş basamaklara yöneldim, kapıya vardığımda içeriden boğuk bir zil sesi geldi.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Açıklama
B) Tartışma
C) Öyküleme
D) Nesnel betimleme
E) Tanımlama
İlk cümlede çevre betimlenmiştir; ancak devamında kulenin görünmesi, anlatıcının basamaklara yönelmesi ve kapıya varması zaman içinde gelişen bir olay zinciri oluşturur. Parçanın hareket ekseni öyküleyici anlatımı baskın kılar. D ayrıca bir betimleme türüdür fakat bütün parçanın temel biçimi değildir.

Cevap: C

Açıklayıcı Anlatım

Bilgi Verme ve Öğretme Amacı

Açıklayıcı anlatım, bir kavramı, olguyu, süreci veya durumu anlaşılır kılmayı amaçlar. “Bu nedir, nasıl oluşur, nasıl işler, hangi özelliklere sahiptir?” sorularına cevap veren paragraflarda yaygındır. Ders kitabı, ansiklopedi, bilimsel yazı ve bilgilendirici makalelerde sık görülür. Dil çoğunlukla açık ve göndergeseldir; kavramlar arasında neden–sonuç ilişkisi kurulabilir. Bununla birlikte açıklayıcı anlatımın ölçütü metinde yalnız gerçeklerin bulunması değil, bu gerçeklerin okura öğretici bir düzenle sunulmasıdır.

Örnek - 4
“Kent ısı adası, yapılaşmış alanların çevresindeki kırsal bölgelere göre daha sıcak olmasıdır. Asfalt ve beton gündüz emdikleri ısıyı gece yavaşça bırakır; bitki örtüsünün azalması da buharlaşma yoluyla gerçekleşen serinlemeyi sınırlar. Bu nedenle yoğun yapılaşmış merkezlerde gece sıcaklıkları çevre ilçelerden birkaç derece yüksek kalabilir.”

Bu parçanın anlatım biçimini belirleyen temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okura bir kent görünümünü duyularla yaşatması
B) Bir kavramı tanımlayıp oluşum nedenleriyle açıklaması
C) Karşıt görüşü çürüterek okuru belirli bir düşünceye yöneltmesi
D) Zaman içinde gelişen tekil bir olayı aktarması
E) Anlatıcının kişisel izlenimlerini merkeze alması
Parça kent ısı adasını tanımlamakta, oluşum nedenlerini ve sonucunu öğretmektedir. Kırsal alanla karşılaştırma yapılması yardımcı bir yöntemdir; ana amaç bilgi vermek olduğu için B doğrudur.

Cevap: B

Nesnellik Bir İpucudur, Zorunlu Koşul Değildir

Açıklayıcı metinlerde doğrulanabilir bilgiler ve nesnel cümleler çoğunluktadır; ancak yazarın kısa bir değerlendirme yapması biçimi hemen değiştirmez. “Bu yöntem, bana göre alanın en kullanışlı çözümüdür.” cümlesi öznel olsa bile paragrafın geri kalanı yöntemin işleyişini açıklıyorsa baskın biçim açıklayıcı olabilir. Tersine, sayısal veri kullanan her metin açıklayıcı değildir: Yazar bu verileri bir görüşü kabul ettirmek ve karşıt düşünceyi çürütmek için kullanıyorsa tartışmacı anlatım baskınlaşabilir.

Örnek - 5
Aşağıdaki parçalardan hangisinde açıklayıcı anlatım ağır basmaktadır?

A) “Kâğıt kitapların devrinin kapandığını söyleyenler yanılıyor. Ekran okumasının sunduğu hız, derin okumanın yerini nasıl tutabilir?”
B) “Kapı ağır ağır açıldı; içeri giren adam masanın üzerindeki zarfı alıp kimseye görünmeden koridora çıktı.”
C) “Gölet, akşam ışığında bakıra çalan durgun bir levha gibiydi; kıyıdaki sazlar solgun gölgeler bırakıyordu.”
D) “Derin okuma, metindeki bilgiler arasında ilişki kurmayı ve çıkarım yapmayı gerektiren etkin bir süreçtir. Okur, bu süreçte önceki bilgilerini yeni verilerle birleştirir.”
E) “Bu dar sokakların yerini ruhsuz binalara bırakmasına razı mı olacağız? Kentin hafızasını korumak hepimizin görevidir.”
D, derin okuma kavramını tanımlayıp sürecin nasıl işlediğini öğretmektedir. A ve E savunma/ikna amacıyla tartışmacı; B olay zinciriyle öyküleyici; C görünüşü canlandırdığı için betimleyicidir.

Cevap: D

Olaydan Söz Etmek ile Olayı Öykülemek

Bir tarihsel olayın veya bilimsel gelişmenin anılması, paragrafı otomatik olarak öyküleyici yapmaz. Olaylar bir kavramın nedenini, sonucunu ya da tarihsel çerçevesini öğretmek için özetleniyorsa açıklama vardır. Öykülemede ise belirli kişi veya varlıkların eylemleri, zaman akışı içinde okura yaşatılır. “Matbaa Avrupa’da bilgi dolaşımını hızlandırdı.” tarihsel bir bilgiyi açıklar; “Usta, kalıbı dikkatle yerleştirdi, kolu indirdi ve ilk yaprağı heyecanla kaldırdı.” ise sahne hâlindeki bir olayı öyküler.

Örnek - 6
“1906 San Francisco depreminden sonra kentte günlerce süren yangınlar çıktı. Bunun temel nedeni, su şebekesinin deprem sırasında büyük ölçüde zarar görmesi ve müdahale imkânlarının sınırlanmasıydı. Afet, yapı güvenliği kurallarının yeniden düzenlenmesini de hızlandırdı.”

Bu parçada açıklayıcı anlatımın öyküleyici anlatıma üstün gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geçmiş zaman eklerinin kullanılması
B) Gerçek bir olayın konu edilmesi
C) Olayın neden ve sonuçlarının öğretici biçimde açıklanması
D) Parçada kişi unsuruna yer verilmemesi
E) Birden fazla eylem bildiren sözcüğün bulunması
Geçmiş bir olaydan söz edilse de amaç deprem sonrasındaki yangınların nedenini ve düzenlemelere etkisini açıklamaktır. Gerçeklik, zaman eki veya kişi yokluğu tek başına biçimi belirlemez. Bu nedenle C doğrudur.

Cevap: C

Tartışmacı Anlatım

Sav, Karşı Görüş ve İkna Amacı

Tartışmacı anlatımda yazar, doğru bulduğu bir görüşü savunur; açıkça ya da örtük biçimde karşı çıktığı düşünceyi geçersiz kılmaya çalışır. Amaç yalnız bilgi aktarmak değil, okurun düşüncesini belirli bir yönde değiştirmektir. “Oysa, ancak, sanıldığı gibi, denebilir ki, bana göre” gibi sözler; eleştiri, ret, öneri ve gereklilik bildiren yargılar tartışma için ipucu olabilir. Temel yapı çoğu kez “başkalarının savı → yazarın itirazı → yazarın gerekçesi” biçimindedir; fakat bu ögelerin hepsinin açıkça bulunması zorunlu değildir.

Karşı görüşYazarın kabul etmediği düşünce

İtirazYanlış, eksik veya yetersiz bulunan yön

Sav ve gerekçeOkura benimsetilmek istenen yargı
Örnek - 7
“Bazıları, bir romanın güncelliğini korumasını yalnız anlattığı olayların hâlâ yaşanmasına bağlıyor. Oysa kalıcılık, olay benzerliğinden çok insanın temel çatışmalarını kavrayabilmekle ilgilidir. Yüzyıllar önce yazılmış bir metin, korku ve iktidar ilişkisini derinlemesine işliyorsa bugün de okurunu bulabilir.”

Bu parçanın tartışmacı anlatımla kurulmasını sağlayan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir edebiyat teriminin tanımlanması
B) Soyut bir düşüncenin benzetmeyle somutlaştırılması
C) Başkasına ait görüşün aktarılıp gerekçeyle reddedilmesi
D) Bir olayın oluş sırasına göre verilmesi
E) Romanların tarihsel gelişiminin açıklanması
Yazar önce kalıcılığı olay benzerliğine bağlayan görüşü verir, ardından “oysa” ile buna karşı çıkar ve kendi ölçütünü gerekçelendirir. Tartışmanın kurucu özelliği bu karşı sav–itiraz ilişkisidir.

Cevap: C

Soru Cümlesi Tartışmanın Şartı Değildir

Tartışmacı metinde okurla konuşma havası ve retorik sorular sık görülür: “Sanat yalnız hoş vakit geçirmek için midir?” Ancak her soru tartışma kurmaz. “Fotosentez nasıl gerçekleşir?” diye başlayıp bilimsel süreci açıklayan bir metin açıklayıcıdır. Ayrıca tartışma, hiç soru cümlesi kullanılmadan kesin bir itirazla kurulabilir. Bu nedenle soru işaretine değil, sorunun cevabının bir savı benimsetmek için mi yoksa bilgi vermek için mi kullanıldığına bakılır.

Örnek - 8
Aşağıdaki parçalardan hangisinde soru cümlesi bulunmasına rağmen tartışmacı anlatım yoktur?

A) “Bir kenti yalnız yollarını genişleterek yaşanabilir kılabilir miyiz? İnsan ölçeğini dışlayan hiçbir planlama uzun vadede çözüm üretmez.”
B) “Mercanlar neden beyazlaşır? Deniz suyu uzun süre ısındığında mercanlar, birlikte yaşadıkları algleri kaybeder ve renklerini yitirir.”
C) “Şiirin ölçüsüz yazılamayacağını kim söylüyor? Şiiri şiir yapan, kalıplar değil dilin yoğun kullanımıdır.”
D) “Çocukların yalnız sınav puanıyla değerlendirilmesi doğru olabilir mi? Eğitim, farklı yetenekleri de görünür kılmalıdır.”
E) “Eski yapıları yıkmak gelişmenin şartı mıdır? Geçmişini silen bir kent, geleceğini sağlam kuramaz.”
B’de soru, bilimsel bir sürecin açıklamasına giriş yapmakta; karşı görüşü çürütme ya da okura bir değer yargısını benimsetme amacı taşımamaktadır. Diğer parçalar retorik soruyla bir tutumu reddedip sav ileri sürer.

Cevap: B

Açıklama ile Tartışmayı Ayırma

Açıklayıcı paragraf okurun bilgisini, tartışmacı paragraf ise görüşünü değiştirmeyi hedefler. Açıklamada kavram ve olgu merkezdeyken tartışmada sav ve değerlendirme öne çıkar. Aynı veri iki biçimde de kullanılabilir: “Kentte bisiklet kullanımı beş yılda yüzde 30 arttı.” bilgisi ulaşım alışkanlığını açıklayabilir; “Bu artış, bisiklet yolunun gereksiz olduğunu söyleyenleri haksız çıkarıyor.” cümlesiyle birleştiğinde bir savın kanıtına dönüşür. Metnin sonundaki öneri veya zorunluluk yargısı da tartışma yönünü güçlendirebilir.

Örnek - 9
“Uzaktan çalışmanın verimi düşürdüğü sık sık ileri sürülüyor. Oysa tek sorun çalışma yerinin değişmesi değildir; görevlerin belirsizliği ve iletişim düzeninin kurulamaması da verimi etkiler. Kurumlar, yöntemi bütünüyle reddetmek yerine iş akışlarını açıklaştırmalıdır.”

Bu parça aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılırsa açıklayıcı anlatıma yaklaşır?

A) “Oysa” sözcüğünün yerine “ancak” getirilirse
B) Son cümledeki öneri çıkarılıp uzaktan çalışmayı etkileyen etkenler tarafsızca sınıflandırılırsa
C) İlk cümle soru biçimine dönüştürülürse
D) Verim sözcüğü birkaç kez daha yinelenirse
E) Kurumların uygulamalarına ilişkin eleştiri genişletilirse
Parçadaki karşı görüş ve “reddetmek yerine” önerisi ikna amacını kurar. Bunlar kaldırılıp etkenler tarafsız bir öğretim düzeniyle açıklanırsa metin açıklayıcı anlatıma yaklaşır. Bağlacı değiştirmek veya eleştiriyi genişletmek temel amacı değiştirmez.

Cevap: B

Dikkat
Tartışmacı anlatım için metnin öfkeli ya da sert olması gerekmez. Sakin ve nesnel görünen bir dil de karşı görüşü geçersiz kılıp belirli bir savı benimsetmeye yöneliyorsa tartışmacıdır.

Betimleyici Anlatım

Duyularla Canlandırma ve Durağanlık

Betimleyici anlatım, bir insanı, yeri, nesneyi veya durumu ayırt edici özellikleriyle okurun zihninde canlandırır. Görme duyusu baskın olsa da ses, koku, tat ve dokunma ayrıntıları da kullanılabilir. Renkler, biçimler, konumlar, yüz ifadeleri, sesler ve dokular betimlemenin malzemesidir. Betimlenen varlık hareket etse bile paragrafın odağı onun görünüşü ve bıraktığı izlenim ise betimleme ağır basabilir. Bu nedenle yalnız fiil saymak yerine zamanın ilerleyip ilerlemediği ve yeni bir olay oluşup oluşmadığı incelenir.

Örnek - 10
“Atölyenin alçak tavanından sarkan sarı ampul, masadaki bakır levhaların üzerinde donuk lekeler bırakıyordu. Duvarlara sinmiş yağ kokusu, açık pencereden giren serin havaya karışmıştı. Köşedeki eski presin çatlak kolu, paslı gövdesinin yanında ince bir dal gibi duruyordu.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi belirleyicidir?

A) Bir üretim sürecinin aşamalar hâlinde verilmesi
B) Mekânın görsel, kokusal ve dokunsal ayrıntılarla canlandırılması
C) Atölye koşullarının nedenleriyle açıklanması
D) Eski araçların kullanılmasına karşı çıkılması
E) Olayların birinci kişi ağzından aktarılması
Ampulün ışığı, bakır levhalar, yağ kokusu, serin hava ve presin görünüşü aynı mekânı duyularla canlandırır. Zaman içinde gelişen bir olay veya bilgi verme–ikna etme amacı yoktur. Bu nedenle B doğrudur.

Cevap: B

Nesnel ve Öznel Betimleme

Nesnel betimlemede ölçülebilir, gözlenebilir özellikler ön plandadır: “Yapı iki katlıdır; kuzey cephesinde üç dar pencere bulunur.” Öznel betimlemede anlatıcının duygu ve yorumları görüntüye karışır: “Üç dar pencere, karanlığa küsmüş gözler gibi duruyordu.” İki türde de temel amaç canlandırmadır. Bu nedenle nesnellik açıklayıcı anlatımın, öznellik de tartışmacı anlatımın kesin kanıtı değildir. Soruda “kişisel duygular katılmıştır” deniyorsa öznel; gözlenen özellikler yorumsuz aktarılmışsa nesnel betimleme aranır.

Örnek - 11
Aşağıdaki parçaların hangisinde nesnel betimleme yapılmıştır?

A) “Evin iki katında toplam sekiz pencere vardı; giriş kapısı güney cephesinde, taş merdivenin tam karşısındaydı.”
B) “Ev, yıllardır kimseyi içeri almak istemeyen somurtkan bir ihtiyar gibi yolun kıyısında bekliyordu.”
C) “Koridorun karanlığı, insana çocukluğundan kalma korkuları hatırlatan ağır bir perdeydi.”
D) “Bahçedeki eğri ağaçlar, yorgun kollarını göğe kaldırmış sessiz nöbetçilere benziyordu.”
E) “Pencerelerden sızan solgun ışık, odalara tarif edilmez bir hüzün yayıyordu.”
A’da kat, pencere, yön ve konum gibi gözlenebilir özellikler yorum katılmadan verilmiştir. Diğer seçeneklerde benzetme, kişileştirme veya duygusal izlenim bulunduğundan öznel betimleme vardır.

Cevap: A

Niteleyici Sözcük Tuzağı

Betimleyici anlatımda niteleyici sözcükler sık kullanılır; fakat birkaç sıfatın bulunması tek başına yeterli değildir. “Kırmızı kapaklı kitap, 1987’de yayımlandı ve alanın ilk kapsamlı sözlüğü oldu.” cümlesinde görünüşe ait ayrıntı vardır ama asıl amaç bilgi vermektir. Buna karşılık adları art arda sıralamadan da konum, ışık, ses ve davranış ayrıntılarıyla bir sahne betimlenebilir. Ölçüt, ayrıntıların okurun zihninde bir görüntü veya izlenim kurmak için örgütlenmesidir.

Örnek - 12
Aşağıdaki cümlelerden hangisinin bir paragrafta bulunması, tek başına o paragrafı betimleyici saymak için yeterli değildir?

A) Masanın pürüzlü yüzeyi, avucuna ince kum taneleri gibi batıyordu.
B) Koyu yeşil kapaklı rapor, kurulun 2004 tarihli kararlarını içerir.
C) Sis, çatılardan sokaklara doğru ağır bir örtü gibi sarkmıştı.
D) Adamın çekik gözleri, konuşurken daha da daralıyor; kaşları alnında sert bir çizgi oluşturuyordu.
E) Islak taşların yosun kokusu, avlunun serinliğine karışıyordu.
B’de “koyu yeşil kapaklı” bir nitelemedir; ancak cümlenin temel işlevi raporun içeriği ve tarihi hakkında bilgi vermektir. Diğer cümleler duyusal ayrıntıları canlandırma amacıyla örgütler.

Cevap: B

Öyküleyici Anlatım

Olay, Zaman Akışı ve Değişim

Öyküleyici anlatım, olmuş ya da olması mümkün bir olayı kişi, yer ve zaman ilişkisi içinde aktarır. Hareket ve değişim esastır; bir başlangıç durumundan başka bir duruma geçilir. “Koştu, açtı, döndü” gibi eylemler önemli ipuçlarıdır ama tek başına yeterli değildir. “Nehir ovada ağır ağır akıyordu.” cümlesindeki hareket, bir olay zinciri kurmadan görüntünün parçası olabilir. Öykülemede eylemler arasında zaman ve çoğu kez neden bağı bulunur; okur “sonra ne oldu?” sorusuna cevap alabilir.

Örnek - 13
“Görevli son kutuyu da rafa yerleştirdiğinde koridordan bir çarpma sesi geldi. Elindeki listeyi masaya bırakıp dışarı çıktı. Açık pencereden giren rüzgâr sergi panosunu devirmiş, çerçevelerden biri kırılmıştı. Önce cam parçalarını topladı, sonra müdürü aradı.”

Bu parçanın öyküleyici olmasını sağlayan özelliklerin tümü aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

A) Nesnel bilgi, tanım ve karşılaştırma
B) Kişi, zaman içinde sıralanan eylemler ve durum değişikliği
C) Niteleyici sözcükler, benzetme ve durağan görünüm
D) Karşı görüş, itiraz ve öneri
E) Sayısal veri, örnekleme ve alıntı
Görevlinin sesi duyması, dışarı çıkması, devrilen panoyu görmesi, parçaları toplaması ve müdürü araması birbirini izleyen bir olay zinciridir. Kişi ve değişim bulunduğundan B doğrudur.

Cevap: B

Gerçek ve Kurmaca Öyküleme

Öyküleyici anlatım yalnız öykü ve romanda kullanılmaz. Anı, gezi yazısı, biyografi ve haber gibi gerçek olaylara dayanan türlerde de zaman akışıyla olay aktarılabilir. Kaynaklarda bu ayrım açıklayıcı öyküleme ve sanatsal öyküleme adlarıyla da verilir. Birincide gerçek bir olayın bilgilendirici yönü, ikincide tasarlanmış olayın estetik kuruluşu öne çıkar. Her ikisinin ortak ölçütü olay zinciridir; gerçeklik derecesi anlatım biçimini değiştirmez.

Örnek - 14
(I) 1928’de genç araştırmacı, kazı alanına ulaştığında ekip çoktan çalışmaya başlamıştı. (II) Önce kuzey açmasındaki buluntuları kayda geçirdi, ardından kırık tablet parçalarını karşılaştırdı. (III) Akşama doğru iki parçanın aynı metne ait olduğunu fark etti ve sonucu günlük defterine yazdı. (IV) Tabletler, dönemin ticaret kayıtları hakkında önemli bilgiler içeriyordu.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Gerçek bir araştırma sürecini anlattığı için açıklayıcı anlatım dışında biçim kullanılamaz.
B) İlk üç cümlede öyküleme, son cümlede açıklama bulunmaktadır.
C) Geçmiş zaman kullanıldığı için dört cümlenin tümü betimleyicidir.
D) Son cümlede bilgi verildiğinden önceki olay zinciri önemini yitirir.
E) Parçada yalnız sanatsal öyküleme vardır.
I–III. cümlelerde araştırmacının eylemleri zaman sırasıyla aktarılır; gerçek olaya dayansa da öyküleme vardır. IV. cümle tabletlerin önemi hakkında bilgi vererek açıklama işlevi görür. Doğru seçenek B’dir.

Cevap: B

Anlatıcı Kişisi ile Öyküleme İlişkisi

Öyküleme birinci kişiyle de üçüncü kişiyle de kurulabilir. “Kapıyı açtım, içeri girdim.” diyen anlatıcı olayın içindedir; “Kapıyı açtı, içeri girdi.” diyen anlatıcı olayı dışarıdan aktarabilir. Üçüncü kişi anlatıcının kahramanın düşüncelerini bilmesi, ilahi bakış açısına; yalnız gözlenebilir davranışları vermesi, gözlemci bakış açısına işaret edebilir. Bunlar bakış açısı ayrımlarıdır; paragrafın öyküleyici olmasının temel nedeni yine olayın zaman içinde gelişmesidir.

Örnek - 15
“Deniz, mektubu cebine koyup istasyondan çıktı. Yağmurun dinmesini beklemeye niyeti yoktu; treni kaçırdığı için öfkeliydi ama bunu kimseye belli etmek istemiyordu. Meydana vardığında taksilerin çoktan ayrıldığını gördü.”

Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Olaylar üçüncü kişi ağzıyla aktarılmıştır.
B) Anlatıcı, kahramanın duygu ve niyetini bilmektedir.
C) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
D) Zaman içinde gelişen eylemlere yer verilmiştir.
E) Birinci kişi kahraman anlatıcının bakış açısı kullanılmıştır.
Yüklemler üçüncü kişidedir ve anlatıcı Deniz’in niyetini, öfkesini ve saklama isteğini bilir. Eylemler zaman içinde geliştiği için öyküleme vardır. Birinci kişi kahraman anlatıcı kullanılmadığından E söylenemez.

Cevap: E

Anlatım Biçimlerini Birlikte Değerlendirme

Betimleme ile Öykülemeyi Ayırma

Betimleme bir anı veya görünüşü dondurur; öyküleme zamanı ilerletir. “Çocuk, pencerenin önünde sessizce duruyordu; yüzü solgun, elleri titrek, bakışları donuktu.” cümlesinde fiiller bulunsa da çocuğun hâli betimlenir. “Çocuk pencereye yaklaştı, perdeyi araladı ve avludaki sesi duyunca geri çekildi.” cümlesinde ise durum değişir. Karma parçada betimleyici bölüm sahnenin nasıl göründüğünü, öyküleyici bölüm o sahnede ne olduğunu gösterir.

Ölçüt Betimleme Öyküleme
Temel soru Nasıl görünüyor / nasıl bir izlenim bırakıyor? Ne oldu / sonra ne oldu?
Zaman Durağan veya yavaşlatılmıştır. İlerler, durum değişir.
Odak Özellik ve duyusal ayrıntı Eylem ve olay zinciri
Örnek - 16
Aşağıdaki parçaların hangisinde betimleme ile başlayan anlatım öykülemeye dönüşmüştür?

A) “Kule, dört köşeli gövdesi ve dar mazgallarıyla vadinin üzerinde yükseliyordu; taşları yer yer kararmıştı.”
B) “Oda küçüktü, duvarları açık maviydi; pencerenin önünde iki ahşap sandalye duruyordu.”
C) “Meydan sabahın erken saatinde sisli ve sessizdi. Birden belediye binasının kapısı açıldı, kalabalık içeri doğru hareket etti.”
D) “Yaşlı adamın ince yüzünde derin çizgiler, çenesinde kısa beyaz bir sakal vardı.”
E) “Kıyıdaki kayalar siyah, deniz kurşuni, ufuk ise soluk bir çizgi hâlindeydi.”
C’nin ilk cümlesi meydanın görünüşünü dondurur; ikinci cümlede kapının açılması ve kalabalığın hareket etmesiyle zaman ilerler, olay başlar. Diğer parçalar durağan görünüşü sürdürür.

Cevap: C

Karma Paragrafta Baskın Biçim

Karma paragraflarda karar, birkaç anahtar sözcükle değil bütünsel işlev çözümlemesiyle verilir. Önce metnin hangi soruya cevap verdiği bulunur; sonra giriş, gelişme ve sonuç cümlelerinin aynı amaca hizmet edip etmediği incelenir. Bir paragrafın büyük bölümü bir yapının özelliklerini canlandırıyor, sonunda yalnız yapım yılı veriliyorsa betimleme baskındır. Bir görüşü savunan metinde kısa bir olay örneği bulunması da metni öyküleyici yapmaz; olay, savın kanıtı olarak kullanılmıştır.

Örnek - 17
“Kütüphanelerin dijitalleşmesinin basılı kitabı gereksiz kıldığı söyleniyor. Geçen hafta üniversite kütüphanesine girdiğimde öğrencilerin hem çevrim içi katalogları kullandığını hem de rafların arasında uzun süre kitap aradığını gördüm. Bu sahne bile iki ortamın rakip değil, birbirini tamamlayan araçlar olduğunu gösteriyor. Bu yüzden kütüphaneleri yalnız ekranlardan oluşan yapılara dönüştürmek doğru değildir.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Öyküleme; çünkü anlatıcı geçmişte yaşadığı bir olayı aktarmıştır.
B) Betimleme; çünkü kütüphanedeki öğrenciler gözlemlenmiştir.
C) Açıklama; çünkü dijital katalogların işlevi tanımlanmıştır.
D) Tartışma; çünkü kısa olay, karşı görüşü çürüten bir kanıt olarak kullanılmıştır.
E) Tanımlama; çünkü iki kütüphane türünün sınırları çizilmiştir.
Parçada kısa bir ziyaret olayı vardır; ancak bu olay kendi başına anlatılmak için değil, dijitalleşmenin basılı kitabı gereksiz kıldığı görüşünü çürütmek için kullanılır. Başlangıçtaki karşı görüş ve sonuçtaki değer yargısı tartışmacı anlatımı baskın kılar.

Cevap: D

Örnek - 18
“Mantarlar, bitkiler gibi fotosentez yapamaz; besinlerini çevrelerindeki organik maddeleri parçalayarak elde eder. Ormanın nemli tabanında şemsiye biçimli, süt beyazı gövdeleriyle görülen türler de bu canlı grubuna dahildir. Bazı mantarlar ölü maddelerin ayrışmasını hızlandırarak ekosistemde madde döngüsüne katkı sağlar.”

Bu parçanın anlatımında kullanılan biçimler ve baskın biçim aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Yalnız betimleme; betimleme baskındır.
B) Açıklama ve betimleme; açıklama baskındır.
C) Açıklama ve öyküleme; öyküleme baskındır.
D) Tartışma ve betimleme; tartışma baskındır.
E) Öyküleme ve tartışma; açıklama baskındır.
İkinci cümlede mantarların renk ve biçimiyle kısa bir betimleme yapılır. Parçanın bütünü ise mantarların beslenmesi, türleri ve ekosistemdeki işlevi hakkında bilgi verir; açıklayıcı anlatım baskındır. Doğru seçenek B’dir.

Cevap: B

Olumsuz Kökler ve Çoklu Yargılar

KPSS’de soru kökü “hangisi yoktur, söylenemez, ağır basmamaktadır” biçiminde olumsuz kurulabilir veya numaralanmış cümlelerde birden çok biçim birlikte sorulabilir. Böyle sorularda her seçeneğin metindeki karşılığı ayrı ayrı bulunmalıdır. Betimleme için duyusal canlandırma, öyküleme için zaman içindeki değişim, açıklama için öğretme, tartışma için sav–itiraz ilişkisi aranır. Tanımlama ya da örneklendirme görülse bile bunlar doğrudan dört anlatım biçiminden biri sayılmaz.

Örnek - 19
(I) Ahşap, lifli yapısı nedeniyle nem değişimlerinden kolayca etkilenir. (II) Restoratör, sabah depoya girdiğinde raftaki kutulardan birinin açıldığını fark etti. (III) Kutunun içindeki çerçevenin koyu kahverengi yüzeyinde ince, beyaz çatlaklar vardı. (IV) Çerçeveyi dikkatle masaya taşıdı ve nem ölçer cihazı çalıştırdı. (V) Sizce tarihî eşyaları uygun olmayan depolarda tutmayı sürdürmek kabul edilebilir mi? (VI) Bu eserleri korumak için iklim denetimli alanlar zorunludur.

Numaralanmış cümlelerde aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmamıştır?

A) Açıklayıcı
B) Tartışmacı
C) Betimleyici
D) Öyküleyici
E) Hepsine başvurulmuştur.
I açıklayıcıdır. II ve IV olay zinciri kurarak öyküleyicidir. III çerçeveyi görünür kıldığı için betimleyicidir. V–VI retorik soru ve zorunluluk yargısıyla bir görüşü benimsettiğinden tartışmacıdır. Dört biçimin tümü kullanılmıştır; doğru seçenek E’dir.

Cevap: E

Örnek - 20
Aşağıdaki yargılardan hangisi paragrafta anlatım biçimlerini belirlerken kullanılabilecek güvenilir bir ölçüt değildir?

A) Zaman içinde gelişen ve durum değişikliği yaratan eylemler öykülemeye işaret eder.
B) Karşı görüşü geçersiz kılıp bir savı benimsetme amacı tartışmayı gösterir.
C) Duyusal ayrıntıların bir varlığı canlandıracak biçimde örgütlenmesi betimlemeyi gösterir.
D) Metinde sayısal veri bulunması, anlatım biçiminin kesinlikle açıklayıcı olduğunu gösterir.
E) Bir kavramın oluşumunu ve işleyişini öğretme amacı açıklamaya işaret eder.
Sayısal veri bir düşünceyi geliştirme aracıdır; açıklayıcı metinde bilgi vermek, tartışmacı metinde ise bir savı kanıtlamak için kullanılabilir. Bu nedenle D kesin ve güvenilir bir ölçüt değildir. Diğer seçenekler dört biçimin temel işlevlerini doğru verir.

Cevap: D

Dikkat
Anahtar sözcükler yalnız ipucudur. “Bence” geçen her paragraf tartışmacı, sıfat bulunan her paragraf betimleyici, geçmiş zamanla kurulan her paragraf öyküleyici, veri içeren her paragraf açıklayıcı değildir. Son karar, paragrafın bütünündeki baskın amaca göre verilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz