KPSS paragrafta anlatım biçimleri konu anlatımında açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici ve öyküleyici anlatım; bu biçimlerin ayırıcı ölçütleri, karma metinlerde baskın anlatım ve sık karıştırılan durumlar işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Paragrafta Anlatım Biçimini Belirleme
Anlatım Biçimi Nedir?
Bir paragrafın anlatım biçimi, yazarın konuyu okura hangi temel yolla sunduğunu gösterir. Yazar bilgi verebilir, bir görüşü benimsetmeye çalışabilir, bir varlığı duyularla canlandırabilir ya da olayları zaman içinde aktarabilir. Bu dört temel amaç sırasıyla açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici ve öyküleyici anlatımı oluşturur. Konu tek başına biçimi belirlemez: Aynı “eski bir kent” konusu tarihsel bilgilerle açıklanabilir, yanlış bir kentleşme anlayışı eleştirilerek tartışılabilir, sokakları tasvir edilerek betimlenebilir veya kentte yaşanan bir olay üzerinden öykülenebilir.
B) Limanın sabah ışığında aldığı rengi ve teknelerin suya düşen titrek gölgelerini aktarmak
C) Kasabanın nüfusunun son yirmi yılda neden azaldığını verilerle açıklamak
D) Rüzgârın aşındırdığı kapıları ve tuzdan beyazlaşmış çatıları ayrıntılarıyla anlatmak
E) Meydandaki yaşlı çınarın çevresinde oluşan sessizliği okurun zihninde canlandırmak
Biçim, Düşünceyi Geliştirme Yolu ve Anlatıcı
Anlatım biçimi, metnin genel sunuş amacıdır; düşünceyi geliştirme yolu ise bu amacı destekleyen araçtır. Tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma açıklayıcı veya tartışmacı bir paragrafta kullanılabilir. Bir alıntının bulunması metni kendiliğinden tartışmacı yapmaz; alıntı bilgi vermeyi de savı kanıtlamayı da destekleyebilir. Benzer biçimde “ben” ya da “o” dili, anlatım biçimini değil anlatıcının kişi konumunu gösterir. Birinci kişiyle açıklama, üçüncü kişiyle öyküleme yapılabilir.
| Soru | Belirlenen unsur | Örnek cevap |
|---|---|---|
| Yazar konuyu nasıl sunuyor? | Anlatım biçimi | Açıklayıcı anlatım |
| Düşünceyi neyle destekliyor? | Düşünceyi geliştirme yolu | Karşılaştırma |
| Olayı kim anlatıyor? | Anlatıcı / kişi | Birinci kişi |
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
B) Üçüncü kişi kullanıldığı için öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
C) Oluşum süreci hakkında bilgi verildiğinden açıklayıcı anlatım ağır basmaktadır.
D) Ülkeler karşılaştırıldığı için parçanın anlatım biçimi karşılaştırmadır.
E) Lavın görünüşü canlandırıldığı için betimleyici anlatım kullanılmıştır.
Baskın ve Yardımcı Anlatım
Bir paragrafta birden fazla biçim bulunabilir. Bir gezi yazısında yolculuk öykülenirken manzara betimlenebilir; bir makalede bilgi verilirken karşıt bir görüş kısa süreli tartışılabilir. Soru “hangisinden yararlanılmıştır?” diyorsa metinde gerçekten bulunan bütün biçimler değerlendirilir. “Hangisi ağır basmaktadır?” sorusunda ise metnin ana amacı, kapladığı alan ve cümlelerin çoğunun işlevi birlikte incelenir. Tek bir niteleme sözü betimlemeyi, tek bir hareket fiili öykülemeyi baskın hâle getirmez.
→
→
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
B) Tartışma
C) Öyküleme
D) Nesnel betimleme
E) Tanımlama
Açıklayıcı Anlatım
Bilgi Verme ve Öğretme Amacı
Açıklayıcı anlatım, bir kavramı, olguyu, süreci veya durumu anlaşılır kılmayı amaçlar. “Bu nedir, nasıl oluşur, nasıl işler, hangi özelliklere sahiptir?” sorularına cevap veren paragraflarda yaygındır. Ders kitabı, ansiklopedi, bilimsel yazı ve bilgilendirici makalelerde sık görülür. Dil çoğunlukla açık ve göndergeseldir; kavramlar arasında neden–sonuç ilişkisi kurulabilir. Bununla birlikte açıklayıcı anlatımın ölçütü metinde yalnız gerçeklerin bulunması değil, bu gerçeklerin okura öğretici bir düzenle sunulmasıdır.
Bu parçanın anlatım biçimini belirleyen temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
B) Bir kavramı tanımlayıp oluşum nedenleriyle açıklaması
C) Karşıt görüşü çürüterek okuru belirli bir düşünceye yöneltmesi
D) Zaman içinde gelişen tekil bir olayı aktarması
E) Anlatıcının kişisel izlenimlerini merkeze alması
Nesnellik Bir İpucudur, Zorunlu Koşul Değildir
Açıklayıcı metinlerde doğrulanabilir bilgiler ve nesnel cümleler çoğunluktadır; ancak yazarın kısa bir değerlendirme yapması biçimi hemen değiştirmez. “Bu yöntem, bana göre alanın en kullanışlı çözümüdür.” cümlesi öznel olsa bile paragrafın geri kalanı yöntemin işleyişini açıklıyorsa baskın biçim açıklayıcı olabilir. Tersine, sayısal veri kullanan her metin açıklayıcı değildir: Yazar bu verileri bir görüşü kabul ettirmek ve karşıt düşünceyi çürütmek için kullanıyorsa tartışmacı anlatım baskınlaşabilir.
B) “Kapı ağır ağır açıldı; içeri giren adam masanın üzerindeki zarfı alıp kimseye görünmeden koridora çıktı.”
C) “Gölet, akşam ışığında bakıra çalan durgun bir levha gibiydi; kıyıdaki sazlar solgun gölgeler bırakıyordu.”
D) “Derin okuma, metindeki bilgiler arasında ilişki kurmayı ve çıkarım yapmayı gerektiren etkin bir süreçtir. Okur, bu süreçte önceki bilgilerini yeni verilerle birleştirir.”
E) “Bu dar sokakların yerini ruhsuz binalara bırakmasına razı mı olacağız? Kentin hafızasını korumak hepimizin görevidir.”
Olaydan Söz Etmek ile Olayı Öykülemek
Bir tarihsel olayın veya bilimsel gelişmenin anılması, paragrafı otomatik olarak öyküleyici yapmaz. Olaylar bir kavramın nedenini, sonucunu ya da tarihsel çerçevesini öğretmek için özetleniyorsa açıklama vardır. Öykülemede ise belirli kişi veya varlıkların eylemleri, zaman akışı içinde okura yaşatılır. “Matbaa Avrupa’da bilgi dolaşımını hızlandırdı.” tarihsel bir bilgiyi açıklar; “Usta, kalıbı dikkatle yerleştirdi, kolu indirdi ve ilk yaprağı heyecanla kaldırdı.” ise sahne hâlindeki bir olayı öyküler.
Bu parçada açıklayıcı anlatımın öyküleyici anlatıma üstün gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
B) Gerçek bir olayın konu edilmesi
C) Olayın neden ve sonuçlarının öğretici biçimde açıklanması
D) Parçada kişi unsuruna yer verilmemesi
E) Birden fazla eylem bildiren sözcüğün bulunması
Tartışmacı Anlatım
Sav, Karşı Görüş ve İkna Amacı
Tartışmacı anlatımda yazar, doğru bulduğu bir görüşü savunur; açıkça ya da örtük biçimde karşı çıktığı düşünceyi geçersiz kılmaya çalışır. Amaç yalnız bilgi aktarmak değil, okurun düşüncesini belirli bir yönde değiştirmektir. “Oysa, ancak, sanıldığı gibi, denebilir ki, bana göre” gibi sözler; eleştiri, ret, öneri ve gereklilik bildiren yargılar tartışma için ipucu olabilir. Temel yapı çoğu kez “başkalarının savı → yazarın itirazı → yazarın gerekçesi” biçimindedir; fakat bu ögelerin hepsinin açıkça bulunması zorunlu değildir.
→
→
Bu parçanın tartışmacı anlatımla kurulmasını sağlayan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
B) Soyut bir düşüncenin benzetmeyle somutlaştırılması
C) Başkasına ait görüşün aktarılıp gerekçeyle reddedilmesi
D) Bir olayın oluş sırasına göre verilmesi
E) Romanların tarihsel gelişiminin açıklanması
Soru Cümlesi Tartışmanın Şartı Değildir
Tartışmacı metinde okurla konuşma havası ve retorik sorular sık görülür: “Sanat yalnız hoş vakit geçirmek için midir?” Ancak her soru tartışma kurmaz. “Fotosentez nasıl gerçekleşir?” diye başlayıp bilimsel süreci açıklayan bir metin açıklayıcıdır. Ayrıca tartışma, hiç soru cümlesi kullanılmadan kesin bir itirazla kurulabilir. Bu nedenle soru işaretine değil, sorunun cevabının bir savı benimsetmek için mi yoksa bilgi vermek için mi kullanıldığına bakılır.
B) “Mercanlar neden beyazlaşır? Deniz suyu uzun süre ısındığında mercanlar, birlikte yaşadıkları algleri kaybeder ve renklerini yitirir.”
C) “Şiirin ölçüsüz yazılamayacağını kim söylüyor? Şiiri şiir yapan, kalıplar değil dilin yoğun kullanımıdır.”
D) “Çocukların yalnız sınav puanıyla değerlendirilmesi doğru olabilir mi? Eğitim, farklı yetenekleri de görünür kılmalıdır.”
E) “Eski yapıları yıkmak gelişmenin şartı mıdır? Geçmişini silen bir kent, geleceğini sağlam kuramaz.”
Açıklama ile Tartışmayı Ayırma
Açıklayıcı paragraf okurun bilgisini, tartışmacı paragraf ise görüşünü değiştirmeyi hedefler. Açıklamada kavram ve olgu merkezdeyken tartışmada sav ve değerlendirme öne çıkar. Aynı veri iki biçimde de kullanılabilir: “Kentte bisiklet kullanımı beş yılda yüzde 30 arttı.” bilgisi ulaşım alışkanlığını açıklayabilir; “Bu artış, bisiklet yolunun gereksiz olduğunu söyleyenleri haksız çıkarıyor.” cümlesiyle birleştiğinde bir savın kanıtına dönüşür. Metnin sonundaki öneri veya zorunluluk yargısı da tartışma yönünü güçlendirebilir.
Bu parça aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılırsa açıklayıcı anlatıma yaklaşır?
B) Son cümledeki öneri çıkarılıp uzaktan çalışmayı etkileyen etkenler tarafsızca sınıflandırılırsa
C) İlk cümle soru biçimine dönüştürülürse
D) Verim sözcüğü birkaç kez daha yinelenirse
E) Kurumların uygulamalarına ilişkin eleştiri genişletilirse
Betimleyici Anlatım
Duyularla Canlandırma ve Durağanlık
Betimleyici anlatım, bir insanı, yeri, nesneyi veya durumu ayırt edici özellikleriyle okurun zihninde canlandırır. Görme duyusu baskın olsa da ses, koku, tat ve dokunma ayrıntıları da kullanılabilir. Renkler, biçimler, konumlar, yüz ifadeleri, sesler ve dokular betimlemenin malzemesidir. Betimlenen varlık hareket etse bile paragrafın odağı onun görünüşü ve bıraktığı izlenim ise betimleme ağır basabilir. Bu nedenle yalnız fiil saymak yerine zamanın ilerleyip ilerlemediği ve yeni bir olay oluşup oluşmadığı incelenir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi belirleyicidir?
B) Mekânın görsel, kokusal ve dokunsal ayrıntılarla canlandırılması
C) Atölye koşullarının nedenleriyle açıklanması
D) Eski araçların kullanılmasına karşı çıkılması
E) Olayların birinci kişi ağzından aktarılması
Nesnel ve Öznel Betimleme
Nesnel betimlemede ölçülebilir, gözlenebilir özellikler ön plandadır: “Yapı iki katlıdır; kuzey cephesinde üç dar pencere bulunur.” Öznel betimlemede anlatıcının duygu ve yorumları görüntüye karışır: “Üç dar pencere, karanlığa küsmüş gözler gibi duruyordu.” İki türde de temel amaç canlandırmadır. Bu nedenle nesnellik açıklayıcı anlatımın, öznellik de tartışmacı anlatımın kesin kanıtı değildir. Soruda “kişisel duygular katılmıştır” deniyorsa öznel; gözlenen özellikler yorumsuz aktarılmışsa nesnel betimleme aranır.
B) “Ev, yıllardır kimseyi içeri almak istemeyen somurtkan bir ihtiyar gibi yolun kıyısında bekliyordu.”
C) “Koridorun karanlığı, insana çocukluğundan kalma korkuları hatırlatan ağır bir perdeydi.”
D) “Bahçedeki eğri ağaçlar, yorgun kollarını göğe kaldırmış sessiz nöbetçilere benziyordu.”
E) “Pencerelerden sızan solgun ışık, odalara tarif edilmez bir hüzün yayıyordu.”
Niteleyici Sözcük Tuzağı
Betimleyici anlatımda niteleyici sözcükler sık kullanılır; fakat birkaç sıfatın bulunması tek başına yeterli değildir. “Kırmızı kapaklı kitap, 1987’de yayımlandı ve alanın ilk kapsamlı sözlüğü oldu.” cümlesinde görünüşe ait ayrıntı vardır ama asıl amaç bilgi vermektir. Buna karşılık adları art arda sıralamadan da konum, ışık, ses ve davranış ayrıntılarıyla bir sahne betimlenebilir. Ölçüt, ayrıntıların okurun zihninde bir görüntü veya izlenim kurmak için örgütlenmesidir.
B) Koyu yeşil kapaklı rapor, kurulun 2004 tarihli kararlarını içerir.
C) Sis, çatılardan sokaklara doğru ağır bir örtü gibi sarkmıştı.
D) Adamın çekik gözleri, konuşurken daha da daralıyor; kaşları alnında sert bir çizgi oluşturuyordu.
E) Islak taşların yosun kokusu, avlunun serinliğine karışıyordu.
Öyküleyici Anlatım
Olay, Zaman Akışı ve Değişim
Öyküleyici anlatım, olmuş ya da olması mümkün bir olayı kişi, yer ve zaman ilişkisi içinde aktarır. Hareket ve değişim esastır; bir başlangıç durumundan başka bir duruma geçilir. “Koştu, açtı, döndü” gibi eylemler önemli ipuçlarıdır ama tek başına yeterli değildir. “Nehir ovada ağır ağır akıyordu.” cümlesindeki hareket, bir olay zinciri kurmadan görüntünün parçası olabilir. Öykülemede eylemler arasında zaman ve çoğu kez neden bağı bulunur; okur “sonra ne oldu?” sorusuna cevap alabilir.
Bu parçanın öyküleyici olmasını sağlayan özelliklerin tümü aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
B) Kişi, zaman içinde sıralanan eylemler ve durum değişikliği
C) Niteleyici sözcükler, benzetme ve durağan görünüm
D) Karşı görüş, itiraz ve öneri
E) Sayısal veri, örnekleme ve alıntı
Gerçek ve Kurmaca Öyküleme
Öyküleyici anlatım yalnız öykü ve romanda kullanılmaz. Anı, gezi yazısı, biyografi ve haber gibi gerçek olaylara dayanan türlerde de zaman akışıyla olay aktarılabilir. Kaynaklarda bu ayrım açıklayıcı öyküleme ve sanatsal öyküleme adlarıyla da verilir. Birincide gerçek bir olayın bilgilendirici yönü, ikincide tasarlanmış olayın estetik kuruluşu öne çıkar. Her ikisinin ortak ölçütü olay zinciridir; gerçeklik derecesi anlatım biçimini değiştirmez.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
B) İlk üç cümlede öyküleme, son cümlede açıklama bulunmaktadır.
C) Geçmiş zaman kullanıldığı için dört cümlenin tümü betimleyicidir.
D) Son cümlede bilgi verildiğinden önceki olay zinciri önemini yitirir.
E) Parçada yalnız sanatsal öyküleme vardır.
Anlatıcı Kişisi ile Öyküleme İlişkisi
Öyküleme birinci kişiyle de üçüncü kişiyle de kurulabilir. “Kapıyı açtım, içeri girdim.” diyen anlatıcı olayın içindedir; “Kapıyı açtı, içeri girdi.” diyen anlatıcı olayı dışarıdan aktarabilir. Üçüncü kişi anlatıcının kahramanın düşüncelerini bilmesi, ilahi bakış açısına; yalnız gözlenebilir davranışları vermesi, gözlemci bakış açısına işaret edebilir. Bunlar bakış açısı ayrımlarıdır; paragrafın öyküleyici olmasının temel nedeni yine olayın zaman içinde gelişmesidir.
Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Anlatıcı, kahramanın duygu ve niyetini bilmektedir.
C) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
D) Zaman içinde gelişen eylemlere yer verilmiştir.
E) Birinci kişi kahraman anlatıcının bakış açısı kullanılmıştır.
Anlatım Biçimlerini Birlikte Değerlendirme
Betimleme ile Öykülemeyi Ayırma
Betimleme bir anı veya görünüşü dondurur; öyküleme zamanı ilerletir. “Çocuk, pencerenin önünde sessizce duruyordu; yüzü solgun, elleri titrek, bakışları donuktu.” cümlesinde fiiller bulunsa da çocuğun hâli betimlenir. “Çocuk pencereye yaklaştı, perdeyi araladı ve avludaki sesi duyunca geri çekildi.” cümlesinde ise durum değişir. Karma parçada betimleyici bölüm sahnenin nasıl göründüğünü, öyküleyici bölüm o sahnede ne olduğunu gösterir.
| Ölçüt | Betimleme | Öyküleme |
|---|---|---|
| Temel soru | Nasıl görünüyor / nasıl bir izlenim bırakıyor? | Ne oldu / sonra ne oldu? |
| Zaman | Durağan veya yavaşlatılmıştır. | İlerler, durum değişir. |
| Odak | Özellik ve duyusal ayrıntı | Eylem ve olay zinciri |
B) “Oda küçüktü, duvarları açık maviydi; pencerenin önünde iki ahşap sandalye duruyordu.”
C) “Meydan sabahın erken saatinde sisli ve sessizdi. Birden belediye binasının kapısı açıldı, kalabalık içeri doğru hareket etti.”
D) “Yaşlı adamın ince yüzünde derin çizgiler, çenesinde kısa beyaz bir sakal vardı.”
E) “Kıyıdaki kayalar siyah, deniz kurşuni, ufuk ise soluk bir çizgi hâlindeydi.”
Karma Paragrafta Baskın Biçim
Karma paragraflarda karar, birkaç anahtar sözcükle değil bütünsel işlev çözümlemesiyle verilir. Önce metnin hangi soruya cevap verdiği bulunur; sonra giriş, gelişme ve sonuç cümlelerinin aynı amaca hizmet edip etmediği incelenir. Bir paragrafın büyük bölümü bir yapının özelliklerini canlandırıyor, sonunda yalnız yapım yılı veriliyorsa betimleme baskındır. Bir görüşü savunan metinde kısa bir olay örneği bulunması da metni öyküleyici yapmaz; olay, savın kanıtı olarak kullanılmıştır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
B) Betimleme; çünkü kütüphanedeki öğrenciler gözlemlenmiştir.
C) Açıklama; çünkü dijital katalogların işlevi tanımlanmıştır.
D) Tartışma; çünkü kısa olay, karşı görüşü çürüten bir kanıt olarak kullanılmıştır.
E) Tanımlama; çünkü iki kütüphane türünün sınırları çizilmiştir.
Bu parçanın anlatımında kullanılan biçimler ve baskın biçim aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
B) Açıklama ve betimleme; açıklama baskındır.
C) Açıklama ve öyküleme; öyküleme baskındır.
D) Tartışma ve betimleme; tartışma baskındır.
E) Öyküleme ve tartışma; açıklama baskındır.
Olumsuz Kökler ve Çoklu Yargılar
KPSS’de soru kökü “hangisi yoktur, söylenemez, ağır basmamaktadır” biçiminde olumsuz kurulabilir veya numaralanmış cümlelerde birden çok biçim birlikte sorulabilir. Böyle sorularda her seçeneğin metindeki karşılığı ayrı ayrı bulunmalıdır. Betimleme için duyusal canlandırma, öyküleme için zaman içindeki değişim, açıklama için öğretme, tartışma için sav–itiraz ilişkisi aranır. Tanımlama ya da örneklendirme görülse bile bunlar doğrudan dört anlatım biçiminden biri sayılmaz.
Numaralanmış cümlelerde aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmamıştır?
B) Tartışmacı
C) Betimleyici
D) Öyküleyici
E) Hepsine başvurulmuştur.
B) Karşı görüşü geçersiz kılıp bir savı benimsetme amacı tartışmayı gösterir.
C) Duyusal ayrıntıların bir varlığı canlandıracak biçimde örgütlenmesi betimlemeyi gösterir.
D) Metinde sayısal veri bulunması, anlatım biçiminin kesinlikle açıklayıcı olduğunu gösterir.
E) Bir kavramın oluşumunu ve işleyişini öğretme amacı açıklamaya işaret eder.

