TYT ANLATIM BOZUKLUKLARI

0
15
Anlatım Bozuklukları TYT Türkçe konu anlatımı kapağı

Anlatım bozuklukları, bir cümlede düşüncenin açık, doğru, mantıklı ve dil bilgisi kurallarına uygun biçimde iletilememesinden doğar. Hata bazen gereksiz ya da yanlış seçilmiş tek bir sözcükten, bazen de ortak kullanılan bir ögenin ikinci yükleme uymamasından kaynaklanır. Bu nedenle cümleyi yalnız “kulağa hoş geliyor mu?” diye değerlendirmek güvenli değildir; anlam ilişkileriyle cümle kuruluşu ayrı ayrı denetlenmelidir.

TYT sorularında bozukluğu bulmanın en sağlam yolu önce cümlenin vermek istediği anlamı belirlemek, ardından sözcükleri ve ögeleri bu anlama göre sınamaktır. Bir sözcük çıkarıldığında anlam daralmıyorsa gereksizlik; sözcük gerçek anlamına uymuyorsa yanlış kullanım; iki yüklem aynı ögeyi alamıyorsa öge eksikliği düşünülebilir.

Anlatım bozukluklarını anlama ve dil bilgisine dayalı nedenlere ayıran TYT Türkçe diyagramı

Anlatım Bozukluğunu Bulmanın Temeli

Anlam ve Dil Bilgisi Kaynaklı Hataları Ayırma

Anlama dayalı anlatım bozukluklarında sözcükler dil bilgisi bakımından doğru görünse de iletilen düşüncede gereksizlik, çelişki, belirsizlik veya mantık kusuru vardır. “Bu kararın alınmasında onun da katkısı ve yardımı oldu.” cümlesinde katkı ile yardım aynı bağlamda birbirini yineler.

Dil bilgisine dayalı anlatım bozukluklarında ise cümlenin kuruluşu sorunludur. “Kitabı çok beğendim ve notlar aldım.” cümlesinde ilk yüklemin nesnesi kitabı, ikinci yükleme ortak olamaz; ikinci yargıda “kitaptan notlar aldım” denmelidir. Burada sorun sözcük anlamından değil, öge ilişkisinden doğar.

Bir cümlede birden fazla bozukluk ihtimali görülebilir; ancak sınav sorusu genellikle bozukluğu en doğrudan açıklayan nedeni ister. Önce sözcük düzeyini, sonra anlam bütünlüğünü, en son cümlenin ögeleri ile yüklemler arasındaki ilişkiyi denetlemek hatayı daraltır.

Örnek - 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki anlatım bozukluğu dil bilgisiyle ilgilidir?

A) Bu konuda aşağı yukarı tam iki saat konuştuk.
B) Onun söylediklerini ilk kez duyup işittim.
C) Yeni yöntemin başarı ihtimali kesinleşti.
D) Öğrencileri dikkatle dinledi ve sorularını cevap verdi.
E) Bu sorunu küçümsemek doğru bir yaklaşım değildir.
D seçeneğinde cevap verdi yüklemi yönelme hâlindeki “sorularına” ögesini ister; sorularını nesnesi bu yükleme bağlanamaz. Diğer seçeneklerdeki sorunlar sözcüklerin anlam ilişkileriyle ilgilidir.

Cevap: D

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları

Gereksiz Sözcük ve Çelişen Anlamlar

Cümlede aynı anlamı taşıyan ya da biri diğerinin anlamında zaten bulunan sözcüklerin birlikte kullanılması gereksiz sözcük kullanımına yol açar. “Sınava yaklaşık iki saat kadar çalıştı.” cümlesinde yaklaşık ve kadar aynı belirsizliği bildirir; birinin çıkarılması gerekir. “İlk kez tanıştık”, “geri iade etti”, “gizli sır” gibi kullanımlarda da anlam yinelenir.

Bazen bir sözcük, kelime değil ek tarafından karşılanır. “Toplantıya katılan üyelerden birkaçı fikirlerini söylediler.” cümlesinde özne çoğul anlam taşıdığı için bağlama göre yüklemin çoğul eki ayrıca sorgulanabilir; ancak her çoğul ek otomatik olarak gereksiz değildir. Ölçüt, cümlenin kuruluşu ve öznenin niteliğidir.

Anlamca çelişen sözler ise aynı yargıya kesinlik ve olasılık gibi uyuşmayan anlamlar yükler. “Bu sonuç kesinlikle değişebilir.” cümlesindeki kesinlikle ile değişebilir çatışır. “Sanırım mutlaka gelir.”, “Kuşkusuz olabilir.” gibi kullanımlar da aynı türdendir.

Örnek - 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanılmamıştır?

A) Bu konu hakkında karşılıklı olarak tartıştılar.
B) Kayıp dosyayı yeniden tekrar incelemeye başladık.
C) Uzun bir aradan sonra ilk kez sahneye çıktı.
D) Geçmişte yaşadığı eski anıları bize anlattı.
E) Çocuğun kulağına alçak sesle bir şey fısıldadı.
C seçeneğinde uzun bir aradan sonra ile ilk kez aynı anlamı yinelemez; kişi daha önce sahneye çıkmış, aradan sonra ilk kez yeniden çıkmıştır. Diğerlerinde tartışmanın karşılıklı, tekrarın yeniden, anının geçmişe ait, fısıldamanın alçak sesli olduğu zaten anlamda vardır.

Cevap: C

Sözcüğün Yanlış Anlamda veya Yanlış Yerde Kullanılması

Bir sözcüğün benzer sesli ya da yakın anlamlı başka bir sözcüğün yerine kullanılması cümlenin anlamını bozar. “Teknolojinin günlük yaşama sağladığı ayrıcalıkları anlattı.” cümlesinde anlatılmak istenen ayrıcalık değil, kolaylık veya olanaktır. “Fiyatlar pahalandı” yerine “fiyatlar yükseldi”, “başarı olasılığı küçümsenemez” yerine “başarı olasılığı azımsanamaz” denmesi gerekir.

Sözcük doğru seçilmiş olsa bile cümlede yanlış yerde bulunabilir. “Yeni doğan arkadaşımın bebeğini görmeye gittim.” sözünde yeni doğan, bulunduğu yere göre arkadaşımı niteler. Doğru diziliş “Arkadaşımın yeni doğan bebeğini…” biçimindedir. “Çok güneşte kalınca rahatsızlandı.” yerine “Güneşte çok kalınca…” denmelidir.

Yer yanlışlığını bulmak için niteleyici sözün hangi ögeye bağlandığına bakılır. Özellikle yalnız, sadece, hemen, henüz, ilk, yeni, çok gibi sözcüklerin yeri değiştiğinde vurgu ve anlam da değişebilir.

Örnek - 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Sergideki tabloların çoğu geçen yıl yapılmış.
B) Dün alınan kardeşimin bilgisayarı beklenenden hızlı çıktı.
C) Yeni yöntem sayesinde işlemler kısa sürede tamamlandı.
D) Öğretmen, soruları dikkatle okuyup cevaplamamızı istedi.
E) Kentin eski mahalleleri akşamları oldukça sessizleşiyor.
B seçeneğindeki dün alınan sözü bulunduğu yerde kardeşimi niteliyor görünmektedir. Anlam “Kardeşimin dün alınan bilgisayarı…” biçiminde düzeltilmelidir.

Cevap: B

Deyim, Mantık ve Sıralama Hataları

Deyimler kalıplaşmış sözlerdir; sözcükleri keyfî olarak değiştirilemez. “Yönetim eleştirilere kulak tıkadı.” denebilir; “kulak kapadı” denemez. “Etekleri zil çalmak”, “gözden düşmek”, “pabucu dama atılmak” gibi deyimlerin anlamı da cümlenin bağlamına uygun olmalıdır. Çok sevinen biri için “küplere bindi” demek, deyimi doğru kalıpla fakat yanlış anlamda kullanmaktır.

Mantık hatası, olayların gerçeklik veya önem sırasına aykırı kurulmasıdır. “Bırak roman yazmayı, düzgün bir cümle bile kuramıyor.” cümlesinde zor olandan kolay olana doğru bir karşılaştırma vardır ve anlam doğrudur. “Bırak düzgün cümle kurmayı, roman bile yazamıyor.” biçiminde sıra ters döner.

Derecelendirmelerde kapsam ilişkisi de gözetilmelidir. “Kazanın ardından araç hasar gördü, sürücü de yaşamını yitirdi.” cümlesinde daha önemli sonuç sona bırakılmış olabilir; fakat “Sürücü yaşamını yitirdi, burnu bile kanamadı.” ifadesi açıkça mantıkla çelişir.

Örnek - 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık veya sıralama yanlışı vardır?

A) Değil bu ağır çantayı, küçük paketi bile taşıyamadı.
B) Önce kaynakları taradı, sonra notlarını sınıflandırdı.
C) Uyarıları dinlemediği için sonunda güç durumda kaldı.
D) Romanın kurgusu sağlam, dili de oldukça akıcıydı.
E) Yarışmada üçüncü olmayı bırak, birinci bile olamadı.
E seçeneğinde daha kolay olan üçüncülük, daha zor olan birincilikten önce “bırak” yapısıyla verilmiştir. Doğru sıra “Birinci olmayı bırak, üçüncü bile olamadı.” biçimindedir.

Cevap: E

Anlam Belirsizliği ve Karşılaştırma Yanlışları

Bir zamirin hangi sözcüğün yerini tuttuğu belli değilse anlam belirsizliği oluşur. “Ayşe, Elif’e onun kitabını getireceğini söyledi.” cümlesindeki onun, Ayşe’yi de üçüncü bir kişiyi de gösterebilir. “Öğretmene bir hediye aldı, bu onu çok sevindirdi.” sözünde sevinenin öğretmen mi yoksa hediyeyi alan kişi mi olduğu açık değildir.

Tamlayan eksikliği de belirsizlik doğurabilir: “Resimlerini çok beğendim.” cümlesinde bağlam yoksa resimlerin kime ait olduğu anlaşılamaz. Ancak her zamir belirsizlik oluşturmaz; önceki cümle veya bağlam göndergeyi açıkça belirtiyorsa kullanım doğrudur.

Karşılaştırmada ölçüt ve karşılaştırılan taraflar eş değer kurulmalıdır. “Yeni romanını önceki eserlerinden daha çok beğendim.” açıktır. “Yeni romanını kardeşimden daha çok beğendim.” cümlesi ise romanı mı kardeşimden daha çok beğendiğimi, yoksa kardeşimin beğenisinden daha fazla mı beğendiğimi belirsiz bırakır.

Örnek - 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliği vardır?

A) Mert, Kerem’e onun hazırladığı dosyanın eksik olduğunu söyledi.
B) Toplantıdan sonra alınan kararlar çalışanlara duyuruldu.
C) Yeni öykülerini geçen yıl yayımlanan kitabında topladı.
D) Kentin kuzeyindeki mahallelerde ulaşım yeniden başladı.
E) Soruyu çözmek için verilen bütün bilgileri dikkatle kullandı.
A seçeneğindeki onun zamiri Mert’i de Kerem’i de gösterebilir. Dosyayı hazırlayan kişi açıkça belirtilmelidir.

Cevap: A

Dil Bilgisine Dayalı Anlatım Bozuklukları

Tamlama Yanlışları ve Ek Eksiklikleri

Bir sıfatla bir ismin aynı tamlanana bağlanması, ortak sözcüğün iki yapıya da uymadığı durumlarda bozukluk oluşturur. “Ekonomik ve kültür sorunları ele alındı.” cümlesinde ekonomik sıfat, kültür ise isimdir. Doğru kuruluş “Ekonomik sorunlar ve kültür sorunları…” ya da “Ekonomi ve kültür sorunları…” biçimindedir.

Tamlayan veya tamlanan eksikliği de yapıyı bozar. “Evi beğendim ama bahçesi küçüktü.” cümlesinde bahçenin eve ait olduğu anlaşılır ve bağlam çoğu zaman yeterlidir; ancak “Benim ve senin kararın aynı.” cümlesinde ortak tamlanan farklı iyelik ekleri ister. “Benim kararım ve senin kararın…” denmelidir.

İyelik, hâl ve çoğul eklerinin gereksiz ya da eksik kullanılması da bu gruptadır. “Her öğrenci ödevlerini zamanında teslim etmelidir.” cümlesinde bağlama göre tekil özneyle ödevini daha uyumludur. “Birtakım sorunların çözülmesi gerekiyor.” doğruyken “birtakım sorunların çözülmeleri” gereksiz çoğulluk yaratabilir.

Örnek - 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığı vardır?

A) Toplantıda çevre sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.
B) Bu bölümde anlatım ve yazım özellikleri karşılaştırılacak.
C) Çocukların oyun alanları yeniden düzenlendi.
D) Özel ve devlet kurumlarında çalışanlar seminere katıldı.
E) Romanın olay örgüsü ile kişileri ayrıntılı incelendi.
D seçeneğinde özel sıfatı ile devlet ismi aynı tamlanana doğrudan bağlanmıştır. “Özel kurumlarda ve devlet kurumlarında çalışanlar…” denmelidir.

Cevap: D

Özne ve Yüklem Eksikliği

Sıralı veya bağlı cümlede ortak özne, ikinci yükleme anlamca uymuyorsa yeni bir özne gerekir. “Bahçenin duvarı yıkıldı ve yeniden yaptırıldı.” cümlesinde bahçenin duvarı, yıkıldı yükleminin öznesidir; fakat yaptırıldı işini yapan değildir. “Bahçenin duvarı yıkıldı ve belediye duvarı yeniden yaptırdı.” gibi bir düzenleme gerekir.

Yüklem eksikliği, iki yargının tek bir yükleme bağlanamamasından doğar. “Şiiri çok, romanı hiç sevmem.” cümlesinde sevmem olumsuz yüklemi “şiiri çok” sözüne uymaz. Doğrusu “Şiiri çok severim, romanı hiç sevmem.” biçimindedir. Özellikle olumlu–olumsuz yargılar ile farklı ek fiil biçimleri aynı yükleme bağlandığında bu hata görülür.

Fiilimsiler de yan cümlenin yüklemi sayıldığından eksiklik oluşturabilir. “Evde yemek yapmayı ben, bulaşıkları yıkamayı kardeşim üstlendi.” kuruluşu açıkken tek yüklem iki özneye yanlış bağlanırsa anlam bozulabilir.

Örnek - 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki anlatım bozukluğu özne eksikliğinden kaynaklanır?

A) Soruları dikkatle okudu fakat cevaplamak için zamanı kalmadı.
B) Kitap oldukça pahalı ama yine de satın alınabilir.
C) Çatıdaki kiremitler fırtınada uçtu ve usta yeniden yerleştirdi.
D) Yazarı tanıyor, eserlerini ise hiç okumuyordu.
E) Bu öneriyi ne kabul ediyor ne de bütünüyle reddediyordu.
C seçeneğinde ilk yargının öznesi çatıdaki kiremitler, ikinci yüklemin öznesi olamaz. İkinci yargıda “usta kiremitleri yeniden yerleştirdi” biçiminde ayrı özne ve nesne gerekir.

Cevap: C

Nesne, Dolaylı Tümleç ve Zarf Tümleci Eksikliği

Bir öge, yalnız birinci yükleme uygun olduğu hâlde ikinci yükleme de ortakmış gibi kullanılırsa öge eksikliği oluşur. “Onu dikkatle dinledi ve güvendi.” cümlesinde dinledi belirtme hâlindeki nesneyi, güvendi ise yönelme hâlindeki dolaylı tümleci ister. “Onu dinledi ve ona güvendi.” denmelidir.

“Bu davranışı onaylamıyor ama karşı da çıkmıyorum.” cümlesinde karşı çıkmak yüklemi “bu davranışa” dolaylı tümlecini ister. “Sorunları biliyor ve çözüm arıyor.” cümlesinde ise ikinci yüklem “sorunlara çözüm arıyor” biçiminde yönelme hâlli bir öge gerektirir.

Zarf tümleci eksikliği daha seyrek görülür: “Bizi her zaman destekledi, hiçbir zaman vazgeçmedi.” cümlesinde ikinci yargının neyden vazgeçmediği ayrıca belirtilmelidir; asıl eksik öge bağlama göre dolaylı tümleçtir. Bu nedenle yüklemin hangi soruya cevap istediği belirlenmeden hata adı konmamalıdır.

Örnek - 8
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliği vardır?

A) Bu düşünceye katılmıyor fakat ona saygı duyuyordu.
B) Yeni kuralları öğrencilere açıkladı ve uygulamalarını istedi.
C) Onunla uzun süre konuştu ve sonunda uzlaştı.
D) Yazarın görüşlerini biliyor ama hiçbirine katılmıyordu.
E) Çocuklara yaklaştı ve onlara tek tek sorular sordu.
B seçeneğinde uygulamalarını istedi yüklemi neyin uygulanacağını belirten nesne ister: “kuralları uygulamalarını istedi.” Diğer seçeneklerde yüklemlerin istediği ögeler açıkça verilmiştir.

Cevap: B

Özne-Yüklem ve Çatı Uyuşmazlığı

Özne ile yüklem kişi ve sayı bakımından uyumlu olmalıdır. Birinci kişinin bulunduğu çoklu öznede yüklem birinci çoğul, ikinci ve üçüncü kişilerin birlikte bulunduğu öznede ikinci çoğul kişiyle çekimlenir: “Sen, Ece ve ben bu işi tamamlayacağız.”; “Sen ve Ece bu işi tamamlayacaksınız.”

İnsan dışındaki çoğul varlıklar çoğunlukla tekil yüklem alır: “Yapraklar sarardı.” Belgisiz sıfat, belgisiz zamir ve sayı sıfatıyla kurulan öznelerde de yüklem genellikle tekildir: “Öğrencilerin birçoğu salondan çıktı.” “Üç sporcu finale kaldı.” Kişileştirme ve edebî kullanım bu genel kuralın dışında değerlendirilebilir.

Fiilde çatı bakımından ortak kullanılan fiil ve fiilimsiler etkenlik–edilgenlik yönünden uyumlu olmalıdır. “Salon temizlenip konukları içeri aldılar.” cümlesinde temizlenip edilgen, aldılar etkendir. “Salonu temizleyip konukları içeri aldılar.” ya da “Salon temizlenip konuklar içeri alındı.” denmelidir.

Örnek - 9
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı uyuşmazlığı vardır?

A) Belgeler incelenerek eksik olanlar görevlilere bildirildi.
B) Sorular çözüldükten sonra cevap anahtarı kontrol edildi.
C) Odayı havalandırıp pencereleri yeniden kapattık.
D) Konuklar karşılanarak salondaki yerlerine alındı.
E) Rapor hazırlanıp yönetime ayrıntılı biçimde sundular.
E seçeneğinde hazırlanıp edilgen, sundular etkendir. Her iki eylem “Raporu hazırlayıp yönetime sundular.” biçiminde etken veya “Rapor hazırlanıp yönetime sunuldu.” biçiminde edilgen kurulmalıdır.

Cevap: E

Ek Fiil, Yardımcı Fiil, Bağlaç ve Fiilimsi Yanlışları

Olumlu ve olumsuz isim yargıları tek ek fiile bağlandığında ek fiil eksikliği oluşabilir. “Kitaplar pahalı, alınabilecek gibi değildi.” cümlesinde ilk yargı “Kitaplar pahalıydı” biçiminde tamamlanmalıdır. “Boyu uzun ama güçlü değildi.” sözü de anlatılmak istenene göre “Boyu uzundu ama güçlü değildi.” biçiminde kurulabilir.

Gereksiz yardımcı fiil, tek sözcükle karşılanabilecek yapıyı uzatır: “artış gösterdi” yerine bağlama göre “arttı”, “yenilgi aldı” yerine “yenildi” denebilir. Buna karşılık her etmek/olmak kullanımı bozuk değildir; “fark etmek”, “yok olmak”, “arz etmek” gibi kalıplaşmış yapılar anlam ve yazım bakımından ayrıca değerlendirilir.

Bağlaçlar yargılar arasındaki ilişkiye uygun seçilmelidir. “Hava çok soğuktu çünkü dışarı çıktık.” cümlesinde neden–sonuç ters kurulmuştur; “Hava çok soğuktu ama dışarı çıktık.” denebilir. Ya da tercih, çünkü neden, oysa ve ama karşıtlık bildirir.

Fiilimsi eki, yan yargının anlamına uygun olmalıdır. “Baharın geldiği ağaçların çiçek açmasından belli.” yerine “Baharın geldiği, ağaçların çiçek açmasından belli.” ya da “Baharın gelmesi ağaçların çiçek açmasından belli.” denmelidir. Fiilimsiyle çekimli fiilin çatısı ve öznesi de birbiriyle uyumlu kurulmalıdır.

Dikkat
Bir cümleyi düzeltirken yalnız kulağa daha hoş gelen biçimi değil, bozukluğun gerçek nedenini belirlemek gerekir. Özellikle öge eksikliği sorularında yüklemlerin istediği hâl ekleri; özne–yüklem sorularında ise öznenin kişi, sayı ve insan olup olmama özellikleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Örnek - 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Salon oldukça geniş, pencereleri ise yeterince büyük değildi.
B) Belgeleri inceleyip gerekli notları dosyaya ekledi.
C) Bu konuda hem öğretmenini hem arkadaşlarını dinledi.
D) Yazarın dili yalın fakat imgeleri son derece güçlüdür.
E) Toplantıya katılanların birçoğu öneriyi destekledi.
A seçeneğinde iki yargı geçmiş zamandadır; ikinci yüklemdeki değildi ek fiili ilk yargıya ortak olamaz. “Salon oldukça genişti, pencereleri ise yeterince büyük değildi.” denmelidir.

Cevap: A

Anlatım bozukluğu sorularında cümleyi önce anlam bakımından, sonra kuruluş bakımından okumak çoğu seçeneği hızla eler. Gereksiz veya çelişen sözleri ayıkladıktan sonra her yüklemin öznesini ve istediği nesne ya da tümleci ayrı ayrı göstermek, uzun bağlı cümlelerdeki gizli eksiklikleri görünür hâle getirir.

Önceki konu: Cümle Türleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz