TYT cümlenin ögeleri konu anlatımında yüklem, özne ve yardımcı ögelerin bulunması; öge sınırı, soru sözcükleri ve vurgu ilişkisi işlenecektir.
TYT Türkçe konularının tamamına TYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Cümleyi Ögelerine Ayırmanın Temeli
Cümlenin ögeleri, bir yargıyı kuran ve bu yargının anlamını tamamlayan söz veya söz gruplarıdır. Bir cümleyi doğru çözümlemek için sözcükleri tek tek etiketlemek yerine önce yüklemi bulmak, ardından yükleme bağlı ögeleri eksiksiz söz grupları hâlinde belirlemek gerekir.
TYT’de bu konu; ögenin türünü bulma, öge sınırını belirleme, öge dizilişini karşılaştırma, soru sözcüğünün hangi ögeyi buldurduğunu saptama ve cümle dışı unsurları ayırt etme biçimlerinde ölçülür. Özellikle fiilimsi grupları, tamlamalar ve ara sözler bölünürse doğru yargıya ulaşılamaz. Bu nedenle çözümün ilk adımı her zaman cümlenin yargı merkezini görmektir.
Yüklem: Yargının Merkezi
Yüklem, cümlede yargıyı bildiren temel ögedir. Çekimli bir fiil yüklem olabileceği gibi ek fiille yargı kazanan isim veya isim soylu bir söz grubu da yüklem olabilir: “Çocuklar bahçede oynuyor.” cümlesinde çekimli fiil; “Bu sokak akşamları çok sessizdir.” cümlesinde ise isim soylu söz grubu yüklemdir.
Yüklem yalnız son sözcük sanılmamalıdır. Birleşik fiiller, deyimler, tamlamalar ve söz grupları bütün hâlinde yüklem olabilir: yardım etti, gözden düşmüştü, en yakın arkadaşımızdı. “Toplantıda verilen karar herkesi mutlu etti.” cümlesinde yalnız etti değil, mutlu etti bütünü yüklemdir.
Kurallı cümlede yüklem sonda bulunur; devrik cümlede başka bir yerde olabilir. “Gecenin sessizliğini bozdu uzaktan gelen bir ses.” cümlesinde yüklem başa yakın duran bozdu sözcüğüdür. Bu yüzden yüklemi bulurken konuma değil tamamlanmış yargıya bakılır.
Özne: Yargıyı Gerçekleştiren veya Taşıyan Öge
Özne, yüklemin bildirdiği işi yapan ya da oluş ve durumun üzerinde bulunduğu ögedir. Yüklem bulunduktan sonra “Kim?” veya “Ne?” sorusu sorulur: “Deneyimli rehber yolu dikkatle anlattı.” cümlesinde Kim anlattı? sorusunun cevabı olan deneyimli rehber öznedir.
Özne her zaman açıkça yazılmaz. “Akşam erkenden döneceğim.” cümlesinde kişi ekinden anlaşılan ben, gizli öznedir. Edilgen çatılı cümlede ise işi yapan belli değildir; yapılan işten etkilenen unsur özne görevini üstlenir. “Sergi dün ziyarete açıldı.” cümlesinde sergi, işi yapan değil açılma işinden etkilenen sözde öznedir.
İsim cümlelerinde özne aranırken yüklemle aynı kavramı gösteren unsur karıştırılmamalıdır. “Bu yapının en dikkat çekici bölümü geniş avlusudur.” cümlesinde bu yapının en dikkat çekici bölümü özne, geniş avlusudur yüklemdir.
Cümlenin Yardımcı Ögeleri
Nesne: Yüklemden Etkilenen Öge
Nesne, geçişli fiillerin bildirdiği işten doğrudan etkilenen ögedir. Yükleme “Neyi?”, “Kimi?” veya “Ne?” soruları sorularak bulunur. Belirtme durumu eki -ı/-i/-u/-ü alan nesne belirtili nesne; bu eki almayan nesne belirtisiz nesnedir.
“Editör dosyadaki son cümleyi değiştirdi.” cümlesinde neyi değiştirdi? sorusunun cevabı olan dosyadaki son cümleyi belirtili nesnedir. “Editör son cümleye açıklama ekledi.” cümlesinde ise açıklama, “Ne ekledi?” sorusuna cevap veren belirtisiz nesnedir.
Nesnenin sınırı belirlenirken tamlama ve fiilimsi grupları bölünmez. “Çocukların bahçede kurduğu küçük çadırı gördük.” cümlesinde belirtili nesne yalnız çadırı değil, çocukların bahçede kurduğu küçük çadırı söz grubunun tamamıdır.
Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç)
Yer tamlayıcısı, yüklemi yönelme, bulunma veya ayrılma bakımından tamamlayan ögedir. Genellikle -e, -de, -den durum eklerini taşır ve “Kime?”, “Neye?”, “Nereye?”, “Kimde?”, “Nerede?”, “Kimden?”, “Nereden?” gibi sorulara cevap verir: “Kütüphaneye sessizce girdik.” cümlesinde kütüphaneye yer tamlayıcısıdır.
Bu ekleri alan her söz yer tamlayıcısı olmaz. “Seni gördüğümde çok şaşırdım.” cümlesinde seni gördüğümde, “Ne zaman şaşırdım?” sorusuna cevap verdiği için zarf tümlecidir. “Soğuktan elleri uyuşmuştu.” cümlesindeki soğuktan da neden bildirdiğinden zarf tümleci kabul edilir.
Yalın durumdaki içeri, dışarı, ileri, geri, aşağı, yukarı sözcükleri yön bildirirse zarf tümlecidir: “Çocuk dışarı çıktı.” Buna karşılık durum eki aldıklarında yer tamlayıcısına dönüşür: “Çocuk dışarıya çıktı.”
Zarf Tümleci
Zarf tümleci, yüklemi zaman, durum, miktar, yön, neden, amaç, koşul veya araç bakımından tamamlar. “Ne zaman?”, “Nasıl?”, “Ne kadar?”, “Niçin?”, “Neden?” ve yalın yön bildiren “Nereye?” soruları zarf tümlecini buldurabilir.
Bir cümlede birden fazla zarf tümleci bulunabilir: “Çocuklar biraz önce sessizce dışarı çıktı.” cümlesinde sırasıyla zaman, durum ve yön bildiren üç ayrı zarf tümleci vardır. Buna karşılık “Çocuklar dışarıya çıktı.” cümlesindeki ekli biçim yer tamlayıcısıdır.
Fiilimsi grupları da zarf tümleci olabilir. “Yağmur başlayınca hızla eve döndük.” cümlesinde yağmur başlayınca zaman, hızla durum bildiren zarf tümlecidir. Öge sayılırken bu grupların içindeki sözcükler ayrıca ögelere ayrılmaz.
Edat Tümleci ve Güncel Sınıflandırma
İle, için, göre, dolayı, karşı gibi edatlarla kurulan sözler; araç, birliktelik, amaç, neden veya karşılaştırma ilgisi kurar: otobüsle gittik, sizin için hazırladım, bana göre doğrudur, yağmurdan dolayı gecikti. Geleneksel dil bilgisi kaynaklarında bunlar edat tümleci adıyla ayrı bir öge olarak gösterilebilir.
Güncel sınav uygulamalarında bu yapılar çoğunlukla zarf tümleci kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle soru “Cümlenin ögeleri” başlığında güncel adlandırmayı esas alıyorsa sizin için, otobüsle, bana göre gibi sözler zarf tümleci kabul edilir. Soru kökü özel olarak “edat tümleci” terimini kullanıyorsa verilen sınıflandırma bağlamı ayrıca dikkate alınır.
Cümle Dışı Unsurlar ve Ara Sözler
Cümle Dışı Unsurlar
Yüklemle doğrudan öge ilişkisi kurmayan fakat cümlenin anlamına seslenme, bağlama, ünlem veya açıklama değeri katan sözler cümle dışı unsurdur. Hitaplar, ünlemler ve iki cümleyi bağlayan bazı bağlaçlar bu gruptadır: “Arkadaşlar, toplantı birazdan başlayacak.” cümlesinde arkadaşlar seslenme sözüdür ve özne değildir.
Bağlaç görülen her yerde cümle dışı unsur kararı verilmez. “Ali ve Zeynep geldi.” cümlesinde ve, özneyi oluşturan adları birbirine bağlar; özne grubunun içindedir. “Ali geldi fakat Zeynep gelmedi.” cümlesinde iki ayrı yargıyı bağlayan fakat cümle dışı unsurdur.
Ara Söz ve Ögenin Açıklayıcısı
Ara söz, cümlede bir ögeyi açıklamak veya o öge hakkında ek bilgi vermek için iki virgül ya da iki kısa çizgi arasında kullanılır. Bir ögenin açıklayıcısı olan ara söz, açıkladığı ögeyle birlikte değerlendirilir: “Ankara’yı, çocukluğumun şehrini, çok özledim.” cümlesinde çocukluğumun şehrini, belirtili nesne olan Ankara’yı açıklar.
Ara cümle bağımsız bir yargı taşıyor ve herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmuyorsa cümle dışı unsurdur: “Gemi hareket edince —siz de fark ettiniz— herkes sustu.” yapısındaki ara cümle, ana cümlenin bir ögesini oluşturmaz.
Soru Sözcükleri ve Cümlede Vurgu
Soru Sözcüğünün Buldurduğu Öge
Soru anlamı taşıyan sözcük, cevapta hangi ögeyle karşılanıyorsa o ögeyi buldurur. “Seni dün kim aradı?” sorusunun cevabı Deniz aradı. olduğundan kim özneyi; “Deniz seni ne zaman aradı?” sorusundaki ifade ise zarf tümlecini buldurur.
Mi soru edatı çoğunlukla kendisinden önceki ögeyi sorgular: “Deniz mi aradı?” özneyi, “Deniz seni mi aradı?” nesneyi sorar. Soru edatı yüklemden sonra bulunuyorsa yargının gerçekleşip gerçekleşmediği sorgulanır: “Deniz seni aradı mı?” cümlesinde soru yükleme yöneliktir.
Yüklemin Türüne Göre Vurgu
Kurallı fiil cümlesinde vurgu genellikle yüklemden hemen önceki ögededir: “Bu mektubu dün kardeşim yazdı.” cümlesinde özne vurgulanmıştır. Ögelerin yerini değiştirerek vurgu da değiştirilebilir: “Kardeşim bu mektubu dün yazdı.” cümlesinde zarf tümleci öne çıkar.
İsim cümlesinde vurgu çoğunlukla yüklemin üzerindedir: “Bu odanın en güzel yanı manzarasıdır.” Devrik cümlede yüklem başta olduğunda da vurgu yüklemde toplanır. Soru sözcüğü bulunan cümlede ise doğal vurgu soru sözcüğündedir.
Öge Dizilişinde Bütünlük
Öge dizilişi sorularında önce yüklem, sonra özne; ardından nesne, yer tamlayıcısı ve zarf tümleci bulunur. “Yağmurlu bir sabah genç adam eski evi dikkatle inceledi.” cümlesinin dizilişi zarf tümleci – özne – belirtili nesne – zarf tümleci – yüklem biçimindedir.
Bir söz grubunun uzun olması öge sayısını artırmaz. “Sokağın köşesindeki eski ahşap evi” bütünü, “Neyi inceledi?” sorusuna tek cevap veriyorsa tek bir belirtili nesnedir. Benzer biçimde fiilimsi grubu bir ögenin içinde yer alabilir; öge çözümlemesinde grubun içindeki yargı ana cümlenin ögeleriyle karıştırılmaz.
Sözcük Grupları konusunda görülen “söz grubunu bölmeme” ilkesi, cümlenin ögelerini doğru ayırmanın da temelidir. Ögenin sınırı, yükleme verilen tam ve anlamlı cevapla belirlenir.
Sonraki konu: Fiilde Çatı

