Fiilde çatı, yüklemdeki fiilin özne ve nesneyle kurduğu ilişkiyi inceler. Bir fiilin işi yapanı açıkça gösterip göstermediği, işin özneye dönüp dönmediği, birden çok kişi tarafından birlikte ya da karşılıklı yapılıp yapılmadığı ve nesne alıp alamadığı çatı konusunun temelini oluşturur.
TYT’de çatı soruları yalnız ek ezberine dayanmaz. Aynı -l, -n eki edilgenlik veya dönüşlülük kurabilir; -ş bulunan her fiil işteş değildir; -t, -r, -dır ekleri ise fiilin önceki geçişlilik durumuna göre oldurgan ya da ettirgen sonuç doğurur. Bu nedenle doğru çözüm, önce yüklemin türünü ve anlamını belirleyip ardından özne–yüklem ve nesne–yüklem ilişkilerini ayrı ayrı incelemeyi gerektirir.
Fiilde Çatı İncelemesinin Temeli
Çatı Hangi Yüklemlerde Aranır?
Çatı özelliği yalnız fiil yüklemlerinde aranır. Yüklemi isim veya isim soylu bir söz olan cümlelerde özne ve diğer ögeler bulunabilir; ancak fiilde çatı sınıflandırması yapılamaz. “Bu sokak eskiden çok sakindi.” cümlesinin yüklemi çok sakindi isim soylu olduğu için çatı özelliği aranmaz. “Bu sokak geceleri sessizleşirdi.” cümlesinde ise sessizleşirdi çekimli fiildir ve çatı bakımından incelenebilir.
Ek fiil, isim soylu bir sözü yüklem yaptığında onu fiil köküne dönüştürmez. “Yarışmanın birincisi bizim sınıftandı.” cümlesindeki sınıftandı isim yüklemidir. Buna karşılık fiilimsi bulunan bir cümlede çatı incelemesi öncelikle ana yüklem üzerinde yapılır: “Erken bitirilen çalışma herkesi rahatlattı.” cümlesinin ana yüklemi rahatlattıdır; bitirilen ise sıfat-fiildir.
Çatıyı İncelerken İzlenecek Sıra
Çatı sorusunda önce yüklem bulunur ve yüklemin fiil olduğu doğrulanır. Sonra cümlenin ögeleri belirlenerek işi yapanın gerçek veya gizli özne mi, işten etkilenen bir sözde özne mi olduğu araştırılır. Bu aşama özneye göre çatıyı verir. Ardından fiile “Neyi?” ve “Kimi?” soruları yöneltilerek nesne alabilme gücü değerlendirilir.
Yalnız görünen eke bakmak yanıltıcıdır. “Çocuk yeni montunu giyindi.” cümlesinde işi yapan ve işten etkilenen aynı varlıktır; fiil dönüşlüdür. “Yeni mont törende giyildi.” cümlesinde ise giyme işini yapan belli değildir; yeni mont sözde öznedir ve fiil edilgendir. Biçim benzerliği, anlam ve özne ilişkisi incelenmeden sonuç vermez.
Özne–Yüklem İlişkisine Göre Fiiller
Etken Çatılı Fiiller
Yüklemde bildirilen işi gerçek veya gizli özne yapıyorsa fiil etken çatılıdır. “Araştırmacılar sonuçları açıkladı.” cümlesinde işi yapan araştırmacılar gerçek öznedir. “Sonuçları yarın açıklayacağız.” cümlesinde işi yapan kişi ekinden anlaşılan biz gizli öznedir; yüklem yine etkendir.
Etkenlik, cümlede öznenin mutlaka açıkça yazılmasına bağlı değildir. Ayrıca fiilin içinde görülen her -l, -n, -ş sesi çatı eki sayılmaz. “Çocuk merdivenden indi.” cümlesinde inmek fiilinin sonundaki n kökün parçasıdır; “Hava akşama doğru serinleşti.” cümlesindeki -leş ise birlikte veya karşılıklı yapma anlamı vermediği için fiil işteş değil etkendir.
Edilgen Çatılı Fiiller ve Sözde Özne
İşi yapan gerçek özne belli değilse ve yüklem genellikle -l veya -n edilgenlik eki almışsa fiil edilgendir. “Dosya dün gönderildi.” cümlesinde gönderme işini kimin yaptığı belirtilmemiştir. Dosya işi yapan değil, gönderme işinden etkilenen sözde öznedir.
İşi yapan, tarafından sözüyle veya -ca/-ce ekiyle cümleye eklenebilir: “Dosya sekreter tarafından gönderildi.”, “Karar kurulca onaylandı.” Bu sözler örtülü öznedir; gerçek özne hâline gelmez ve cümlenin edilgenliğini ortadan kaldırmaz.
Geçişli bir fiil edilgen yapıldığında eski nesne sözde özneye dönüşebilir: “Editör yazıyı düzeltti.” → “Yazı düzeltildi.” Geçişsiz fiil edilgenleştirildiğinde ise sözde özne bulunmayabilir: “Bu odada beklenmez.” cümlesinde bekleme işini yapan da işten etkilenen bir varlık da belirtilmemiştir.
Dönüşlü Çatılı Fiiller
Özne işi yapıyor ve yaptığı işten yine kendisi etkileniyorsa fiil dönüşlüdür. Dönüşlü fiiller çoğunlukla -l veya -n eki alır: giyinmek, taranmak, süslenmek, yıkanmak. “Çocuk aynanın karşısında tarandı.” cümlesinde tarama işini yapan da işten etkilenen de çocuktur.
Edilgen ve dönüşlü fiiller aynı ekleri alabildiği için özneye bakılır. “Çocuk hazırlandı.” cümlesinde bağlam çocuğun kendisini hazırladığını gösteriyorsa dönüşlü; “Sahne gösteri için hazırlandı.” cümlesinde hazırlama işini yapan belli değilse edilgendir. Dolayısıyla yalnız biçim değil, cümlenin anlamı ve öznenin rolü belirleyicidir.
İşteş Çatılı Fiiller
İşin birden çok özne tarafından karşılıklı veya birlikte yapıldığını bildiren fiiller işteş çatılıdır. Genellikle -ş ekiyle kurulur: selamlaşmak, yazışmak, tartışmak karşılıklılık; gülüşmek, uçuşmak, kaçışmak birliktelik bildirir.
Bazı fiillerin kökünde zaten işteşlik anlamı vardır: savaşmak, barışmak, güreşmek, yarışmak. Öte yandan -ş veya -laş/-leş bulunan her fiil işteş değildir. “Çocuk büyüdükçe esmerleşti.” cümlesinde birden çok öznenin birlikte ya da karşılıklı yaptığı bir iş yoktur; fiil etkendir.
İşteş fiiller çoğunlukla geçişsizdir fakat bu kesin bir kural değildir. “Kardeşler mirası paylaştı.” cümlesinde mirası belirtili nesnesi bulunduğu için paylaştı hem işteş hem geçişlidir.
Nesne–Yüklem İlişkisine Göre Fiiller
Geçişli ve Geçişsiz Fiiller
“Neyi?” veya “Kimi?” sorularına anlamlı cevap verebilen, yani nesne alabilen fiiller geçişlidir: okumak, görmek, açıklamak, taşımak. Cümlede nesnenin açıkça bulunması şart değildir. “Editör sonunda düzeltti.” cümlesinde neyin düzeltildiği yazılmamış olsa da onu düzeltti denebildiği için fiil geçişlidir.
Nesne alamayan fiiller geçişsizdir: uyumak, oturmak, büyümek, sevinmek. “Çocuk bütün gece uyudu.” cümlesinde “Neyi uyudu?” veya “Kimi uyudu?” soruları anlamsızdır. Yardımcı bir kestirme olarak fiilin başına onu getirilebilir; ancak son karar her zaman fiilin cümledeki anlamına göre verilmelidir.
Aynı fiil farklı anlamlarda geçişli veya geçişsiz kullanılabilir: “Yıllar hızla geçti.” cümlesindeki geçti geçişsizdir; “Koşucu son virajda rakibini geçti.” cümlesindeki geçti ise rakibini nesnesini aldığı için geçişlidir.
Oldurgan Fiiller
Geçişsiz bir fiil -t, -r, -dır ve bunların ses uyumuna giren biçimlerinden birini alarak geçişli hâle gelirse oldurgan olur. Uyumak → uyutmak, gülmek → güldürmek, pişmek → pişirmek, kaymak → kaydırmak dönüşümlerinde başlangıçtaki fiil nesne alamazken türemiş fiil nesne alabilir.
Oldurganlığı bulmanın güvenli yolu, çatı ekini çıkardıktan sonra kalan fiilin geçişliliğine bakmaktır. “Anne bebeği uyuttu.” cümlesinde uyu- geçişsizdir; -t ekiyle bebeği nesnesini alabilecek duruma gelmiştir. Bu nedenle uyuttu oldurgandır.
Ettirgen Fiiller
Geçişli bir fiile -t, -r, -dır türündeki ekler getirilerek geçişlilik derecesi artırılır ve işi başkasına yaptırma anlamı kurulursa fiil ettirgen olur: yazmak → yazdırmak, okumak → okutmak, boyamak → boyatmak. Başlangıçtaki fiil zaten nesne alabildiği için ortaya çıkan yapı oldurgan değil ettirgendir.
Birden fazla ettirgenlik eki de kullanılabilir: yazdırmak → yazdırtmak, uyutmak → uyutturmak. Ancak sözcükte ek görülmesi tek başına yeterli değildir; ek çıkarılınca kalan fiilin anlamı ve nesne alıp alamadığı kontrol edilmelidir. “Treni kaçırdı.” örneğinde kaçmak geçişsiz olduğundan yapı oldurgan; “Bileti aldırdı.” örneğinde almak geçişli olduğundan yapı ettirgendir.
Çatı Türlerinin Birlikte Değerlendirilmesi
Bir Fiilin İki Ayrı Çatı Özelliği
Özneye göre ve nesneye göre çatı sınıflandırmaları birlikte kullanılabilir. “Çocuk kitabı okudu.” cümlesindeki fiil öznesine göre etken, nesnesine göre geçişlidir. “Kitap okundu.” cümlesinde ise fiil öznesine göre edilgen; edilgenlikten sonra nesne alamadığı için nesnesine göre geçişsizdir.
Dönüşlü ve işteş fiiller çoğunlukla geçişsiz olsa da nesne alabildikleri örnekler vardır. “Çocuk yeni montunu giyindi.” cümlesinde giyindi öznesine göre dönüşlü, yeni montunu nesnesini alabildiği için nesnesine göre geçişlidir. “Kardeşler kalan parayı paylaştı.” cümlesindeki paylaştı da işteş ve geçişlidir.
TYT sorularında en güvenli yaklaşım, yüklemi kök ve eklerine ayırdıktan sonra anlamı cümlenin bütünü içinde sınamaktır. Önce “İşi kim yapıyor, işten kim etkileniyor?”; ardından “Fiil neyi veya kimi sorularına cevap verebilir mi?” soruları yöneltilirse benzer eklerin oluşturduğu yanıltıcı görüntü ortadan kalkar.

