MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI VE LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI

0
45
Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması KPSS Tarih konu anlatımı kapağı

Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması, Millî Mücadele’nin askerî zaferini önce ateşkese, ardından uluslararası barış düzenine dönüştüren iki temel belgedir. Mudanya silahlı çatışmayı durdurup Doğu Trakya’nın teslim sürecini başlatırken Lozan, yeni Türk devletinin bağımsızlığını ve sınırlarını büyük ölçüde kabul ettirdi.

Bu antlaşmalara giden askerî gelişmeleri hatırlamak için Millî Mücadele Cepheleri; Sevr’in hükümleri ve TBMM’nin tepkisi için TBMM’nin Açılması, Ayaklanmalar ve Sevr Antlaşması yazısına göz atabilirsiniz.

Sevr, Mudanya ve Lozan’ın Genel Karşılaştırması

Üç belge aynı tarihsel sürecin parçaları olsa da nitelikleri farklıdır. Sevr, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisi üzerine hazırlanmış bir barış antlaşmasıydı; ancak Millî Mücadele onu uygulanamaz hâle getirdi. Mudanya bir barış antlaşması değil, savaşın fiilen durmasını sağlayan bir ateşkesti. Lozan ise askerî zaferden sonra karşılıklı görüşmelerle hazırlanmış ve yeni Türk devletinin uluslararası barış belgesi olmuştur.

Belge Tarih Nitelik Temel sonuç
Sevr 10 Ağustos 1920 Osmanlı Devleti’ne dayatılan barış Millî egemenliği ve ülke bütünlüğünü ortadan kaldırmayı hedefledi; uygulanamadı.
Mudanya 11 Ekim 1922 Ateşkes antlaşması Silahlı mücadeleyi durdurdu; Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazların teslim sürecini başlattı.
Lozan 24 Temmuz 1923 Uluslararası barış antlaşması Sevr’i geçersiz bıraktı; bağımsızlığı ve yeni devletin barış düzenini kabul ettirdi.
Örnek - 1

Sevr, Mudanya ve Lozan’ın nitelikleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Sevr — Osmanlı Devleti’ne dayatılan barış antlaşması
B) Mudanya — Silahlı çatışmayı durduran ateşkes
C) Lozan — Yeni Türk devletinin uluslararası barış belgesi
D) Mudanya — Cumhuriyet yönetimini kuran antlaşma
E) Sevr — Millî Mücadele sonucunda uygulanamayan paylaşım düzeni

Mudanya Ateşkesi savaşın askerî safhasını durdurmuş ve barış görüşmelerine zemin hazırlamıştır. Cumhuriyet, bir antlaşmayla değil 29 Ekim 1923’te TBMM’nin anayasal düzenlemesiyle ilan edilmiştir.

Cevap: D

Sevr’den Mudanya ve Lozan’a Geçiş

Sevr, Osmanlı Devleti’ne dayatılan ve millî egemenliği ortadan kaldırmayı amaçlayan bir paylaşım düzeniydi. Parlamento onayı alamadığı için hukuken yürürlüğe girmedi; TBMM’nin reddi ve Millî Mücadele’nin askerî başarısı nedeniyle de uygulanamadı. Mudanya ile Lozan’ın değeri, Sevr’in öngördüğü egemenlik sınırlamalarıyla karşılaştırıldığında daha açık görülür.

Sevr'den Millî Mücadele ve Mudanya Ateşkesi üzerinden Lozan Barışı'na uzanan diplomasi süreci

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından Yunan ordusu Anadolu’dan çıkarıldı. Türk ordusunun Çanakkale ve İstanbul yönünde ilerlemesi, Boğazlar bölgesinde bulunan İngiliz birlikleriyle yeni bir savaş ihtimalini doğurdu. Fransa ve İtalya’nın İngiltere’yi desteklememesi, İngiliz kamuoyunun yeni bir savaşa isteksiz olması ve Yunanistan’ın askerî gücünün kırılması ateşkes yolunu açtı.

Görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başladı. TBMM Hükûmetini Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etti. İngiltere adına General Harrington, Fransa adına General Charpy ve İtalya adına General Monbelli görüşmelere katıldı. Yunan temsilcisi Mazarakis ise doğrudan masaya oturmadı; alınan kararları daha sonra kabul etti. Antlaşma 11 Ekim’de imzalandı ve 14–15 Ekim gecesi yürürlüğe girdi.

Örnek - 2

Mudanya görüşmelerinde TBMM Hükûmetini temsil eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Rauf Orbay
B) Ali Fuat Paşa
C) İsmet Paşa
D) Kâzım Karabekir Paşa
E) Refet Paşa

Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, TBMM Hükûmetini Mudanya’da temsil etmiş; daha sonra Lozan heyetinin de başkanlığını üstlenmiştir.

Cevap: C

Mudanya Ateşkesinin Hükümleri

  • Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki savaş sona erecekti.
  • Yunan ordusu Doğu Trakya’yı Meriç Nehri’ne kadar boşaltacaktı.
  • Doğu Trakya önce İtilaf Devletlerine, ardından otuz gün içinde TBMM Hükûmetine teslim edilecekti.
  • TBMM, bölgede güvenliği sağlamak üzere en fazla 8.000 kişilik jandarma kuvveti bulundurabilecekti.
  • İstanbul ve Boğazların yönetimi TBMM Hükûmetine bırakılacak; İtilaf kuvvetleri kesin barış antlaşmasına kadar bölgede kalacaktı.
  • Türk ordusu barış antlaşması imzalanıncaya kadar belirlenen sınırların dışına geçmeyecekti.
Örnek - 3

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın aşağıdaki sonuçlarından hangisi savaşılmadan elde edilmiştir?

A) Musul’un Türkiye’ye katılması
B) Doğu Trakya’nın TBMM yönetimine bırakılması
C) Kapitülasyonların kaldırılması
D) Hatay’ın Türkiye’ye katılması
E) Boğazlar Komisyonunun kaldırılması

Doğu Trakya, Büyük Taarruz’un yarattığı askerî üstünlük sayesinde yeni bir cephe açılmadan TBMM yönetimine bırakılmıştır. Kapitülasyonlar ise Lozan’da kaldırılmıştır.

Cevap: B

Mudanya’nın Tarihî Önemi

Mudanya Ateşkesi ile Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhası sona erdi, diplomatik safha başladı. Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaş yapılmadan TBMM yönetimine bırakıldı. İstanbul Hükûmeti antlaşmanın tarafı değildi; bu durum Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığının fiilen sona erdiğini gösterdi. İngiltere’nin Anadolu politikasının başarısızlığı Lloyd George hükûmetinin istifasına yol açtı.

Ateşkes, kesin barışın kendisi değildi. Musul, kapitülasyonlar, Boğazların geleceği, azınlıklar, Osmanlı borçları ve sınırlar gibi temel sorunlar Lozan Konferansı’nda çözülecekti. Bu nedenle Mudanya, savaş alanındaki üstünlüğü barış masasına taşıyan bir geçiş belgesi olarak değerlendirilmelidir.

Örnek - 4

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın “savaş alanındaki zaferi diplomatik sonuca dönüştürdüğü” yargısına aşağıdakilerden hangisi en güçlü kanıttır?

A) Kapitülasyonların genişletilmesi
B) Doğu Trakya’nın savaşılmadan geri alınması
C) Musul sorununun kesin olarak çözülmesi
D) Cumhuriyetin ilan edilmesi
E) Halifeliğin kaldırılması

Türk ordusunun Büyük Taarruz’da kazandığı üstünlük, Doğu Trakya’nın yeni bir savaş yapılmadan diplomatik yolla teslim edilmesini sağlamıştır.

Cevap: B

Lozan Barış Konferansı ve Saltanatın Kaldırılması

İtilaf Devletleri Lozan Konferansı’na hem TBMM Hükûmetini hem de İstanbul Hükûmetini çağırarak Türk tarafında temsil ikiliği oluşturmak istedi. TBMM, millet adına tek yetkili hükûmetin Ankara’da bulunduğunu göstermek amacıyla 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Böylece Osmanlı Devleti’nin hukuki varlığı sona erdi; halifelik ise bir süre daha ayrı bir makam olarak devam etti.

Lozan’da Türk heyetine İsmet Paşa başkanlık etti; heyette Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka da yer aldı. TBMM’nin temel talimatı, Ermeni devleti kurulmasını ve kapitülasyonların sürdürülmesini kesinlikle kabul etmemekti. Konferansın ilk dönemi 20 Kasım 1922’de başladı. Kapitülasyonlar, Musul, Boğazlar, Osmanlı borçları ve savaş tazminatı gibi konularda anlaşma sağlanamayınca görüşmeler 4 Şubat 1923’te kesildi.

Görüşmelerin kesildiği dönemde 17 Şubat–4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir İktisat Kongresi toplandı. Türkiye, siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla tamamlanması gerektiğini vurguladı. Konferans 23 Nisan 1923’te yeniden başladı ve uzun görüşmeler sonunda Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalandı. TBMM antlaşmayı 23 Ağustos 1923’te onayladı.

Örnek - 5

Saltanatın kaldırılmasının Lozan Konferansı ile doğrudan bağlantısı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Türk tarafındaki temsil ikiliğini sona erdirmek
B) Boğazlar Komisyonunu kurmak
C) Musul’u askerî yolla almak
D) Cumhurbaşkanlığı makamını oluşturmak
E) Çok partili hayata geçmek

İtilaf Devletleri İstanbul ve Ankara hükûmetlerini birlikte çağırmıştı. Saltanatın kaldırılmasıyla İstanbul Hükûmetinin hukuki dayanağı ortadan kalkmış, Türkiye’yi yalnız TBMM Hükûmeti temsil etmiştir.

Cevap: A

Lozan Barış Antlaşması’nın Başlıca Hükümleri

Sınırlar ve Topraklar

  • Suriye sınırı: 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması’nda belirlenen esaslar korundu. Hatay Türkiye sınırları dışında kaldı.
  • Irak sınırı ve Musul: Türkiye ile İngiltere arasında Lozan’da çözülemedi. Sorunun dokuz ay içinde ikili görüşmelerle ele alınmasına, sonuç alınamazsa Milletler Cemiyetine götürülmesine karar verildi.
  • Yunanistan sınırı: Meriç Nehri sınır kabul edildi. Yunanistan savaş tazminatı karşılığında Karaağaç ve Bosnaköy’ü Türkiye’ye bıraktı.
  • Adalar: Bozcaada ve Gökçeada Türkiye’ye bırakıldı. Anadolu kıyısına üç milden daha yakın adaların Türkiye’ye ait olduğu kabul edildi. Diğer Ege adalarının önemli bölümü Yunanistan’da, On İki Ada ise İtalya’da kaldı.
Örnek - 6

Lozan Barış Antlaşması’nda çözülemeyerek Türkiye ile İngiltere arasında daha sonra görüşülmesine karar verilen sorun aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karaağaç
B) Kapitülasyonlar
C) Musul ve Irak sınırı
D) Doğu Trakya
E) Ermeni devleti

Musul ve Irak sınırı Lozan’da kesin çözüme bağlanamadı. Konu daha sonra Türkiye ile İngiltere arasında görüşüldü ve 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlandı.

Cevap: C

Kapitülasyonlar, Borçlar ve Ekonomik Bağımsızlık

Kapitülasyonlar bütün sonuçlarıyla kaldırıldı. Böylece yabancı devletlere ve onların vatandaşlarına verilen adli, mali ve ticari ayrıcalıklar sona erdi. Bu karar, Türkiye’nin egemenlik ve ekonomik bağımsızlık anlayışının en önemli kazanımlarından biridir.

Osmanlı Devleti’nin dış borçları, imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye kendi payını taksitlerle ödeyecekti. Borçların ödenme yöntemi ilerleyen yıllarda yeniden düzenlendi. İtilaf Devletlerinin savaş ve işgal giderleri için Türkiye’den istediği tazminatlar kabul edilmedi; Yunanistan ise savaşın yol açtığı zararlara karşılık Karaağaç’ı Türkiye’ye bıraktı.

Örnek - 7

Lozan’da kapitülasyonların kaldırılması öncelikle aşağıdaki ilkelerden hangisini güçlendirmiştir?

A) Ümmetçilik
B) Tam bağımsızlık
C) Mandacılık
D) Hanedan egemenliği
E) Sömürgecilik

Kapitülasyonlar yabancı devletlere hukuk, ticaret ve maliye alanlarında ayrıcalık sağlıyordu. Bu ayrıcalıkların kaldırılması, Türkiye’nin kendi ülkesinde bağımsız karar verme yetkisini güçlendirmiştir.

Cevap: B

Boğazlar, Azınlıklar ve Nüfus Mübadelesi

Boğazlar Türkiye’nin başkanlık edeceği uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek, Boğazların iki yakasında belirli bir bölge askerden arındırılacaktı. Geçiş serbestliği kabul edildi. Bu düzenleme Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini sınırladığı için tam bir çözüm sayılmadı; 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile komisyon kaldırıldı ve Türkiye’nin asker bulundurma hakkı geri geldi.

Türkiye’deki bütün azınlıklar Türk vatandaşı kabul edildi. Azınlıkların ayrıcalıklı bir siyasi topluluk hâline gelmesi reddedildi; hakları güvence altına alındı. Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı değişimi kararlaştırıldı. İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri mübadele dışında bırakıldı. Patrikhane siyasi ve idari yetkilerinden arındırılmış dinî bir kurum olarak İstanbul’da kaldı.

Yabancı okullar Türk kanunlarına ve Millî Eğitim Bakanlığının denetimine bağlandı. İstanbul’daki İtilaf kuvvetlerinin antlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra çekilmesi kararlaştırıldı; son birlikler 2 Ekim 1923’te ayrıldı ve Türk ordusu 6 Ekim’de İstanbul’a girdi.

Dikkat

Lozan’da Boğazlar tamamen Türk egemenliğine geçmedi. Türkiye komisyonun başkanıydı; fakat askerî ve idari sınırlamalar devam etti. Boğazlarda tam egemenlik 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile sağlandı. Musul da Lozan’da çözülemeyen başlıca sınır sorunudur.

Örnek - 8

Lozan Barış Antlaşması’yla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) Boğazlarda hiçbir sınırlama olmadan tam Türk egemenliği sağlanmıştır.
B) Musul kesin olarak Türkiye’ye bırakılmıştır.
C) Kapitülasyonlar sürdürülmüştür.
D) İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri nüfus mübadelesi dışında bırakılmıştır.
E) Türkiye’deki azınlıklar yabancı devletlerin vatandaşı sayılmıştır.

Nüfus değişiminin iki temel istisnası İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleridir. Boğazlarda sınırlamalar sürmüş, Musul çözülememiş ve kapitülasyonlar kaldırılmıştır.

Cevap: D

Lozan’da Çözülen ve Sonraya Kalan Konular

Lozan, Türkiye’nin bağımsızlığını ve büyük ölçüde millî sınırlarını tanıtan kapsamlı bir barış antlaşmasıdır; fakat her sorun aynı tarihte kesin çözüme ulaşmadı. Sınav sorularında antlaşmada çözülen konularla daha sonra sonuçlanan meseleleri ayırmak önemlidir.

Lozan’da çözülen veya temel hükme bağlananlar Daha sonra yeniden ele alınanlar
Kapitülasyonların kaldırılması Musul ve Irak sınırı — 1926 Ankara Antlaşması
Yunan sınırı ve Karaağaç Boğazlar rejimi — 1936 Montrö Sözleşmesi
Azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilmesi Hatay — 1939’da Türkiye’ye katıldı
Ermeni devleti talebinin reddedilmesi Nüfus mübadelesi, yabancı okullar ve borçların uygulama sorunları

Mudanya ve Lozan’ın Bağımsızlık Mücadelesindeki Yeri

Sevr, Anadolu’yu parçalamayı ve Türk milletinin siyasi, askerî, ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir düzenlemeydi. TBMM’nin yürüttüğü Millî Mücadele, bu antlaşmayı uygulanamaz hâle getirdi. Büyük Taarruz Yunan işgalini sona erdirdi; Mudanya askerî zaferi ateşkese ve toprak kazanımına dönüştürdü; Lozan ise bağımsızlığın uluslararası alanda kabul edilmesini sağladı.

Lozan, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran belge değildir; Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir. Bununla birlikte Lozan, yeni Türk devletinin bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü ve dış dünyayla barış düzenini tanıyan temel antlaşmadır. Misak-ı Millî’nin bütün hedefleri eksiksiz gerçekleşmemiş olsa da kapitülasyonların kaldırılması, Ermeni devleti talebinin reddi ve Sevr’in hükümsüz kalması tam bağımsızlık bakımından tarihî kazanımlardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz