CUMHURİYET’İN İLANI VE SİYASİ GELİŞMELER

0
43
Cumhuriyet'in İlanı ve Siyasi Gelişmeler KPSS Tarih konu anlatımı kapak görseli

Cumhuriyet’in ilanı ve siyasi gelişmeler, Millî Mücadele’yi yürüten meclis hükûmeti düzeninden çağdaş bir cumhuriyet yönetimine geçişin temel aşamalarını kapsar. Ankara’nın başkent oluşu, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı, 3 Mart 1924 düzenlemeleri ve 1924 Anayasası yeni devletin kurumsal yapısını belirlerken; Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası denemeleri siyasi hayatın çoğulculaştırılması arayışını göstermiştir.

Bu dönüşüm, askerî zafer ve uluslararası barış düzeninden bağımsız düşünülemez. Sürecin dış politika zeminini hatırlamak için Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması yazısına göz atabilirsiniz.

Cumhuriyet’e Giden Kurumsal Dönüşüm

Kurtuluş Savaşı’nı yürüten Birinci TBMM olağanüstü koşullarda çalışmış, yasama ve yürütme yetkilerini kendi bünyesinde toplamıştı. Savaşın sona ermesi, Lozan görüşmeleri ve yeni devlet düzeninin kurulması ise daha kalıcı kurumlara ihtiyaç doğurdu. 1923 ve 1924 yıllarındaki gelişmeler, millî egemenliğin devlet teşkilatına yerleştirildiği birbirini tamamlayan adımlar hâlinde ilerledi.

Tarih Gelişme Kurumsal anlamı
11 Ağustos 1923 İkinci TBMM göreve başladı. Savaş sonrasının devlet düzenini kuracak meclis dönemi açıldı.
13 Ekim 1923 Ankara başkent oldu. Yeni devletin yönetim merkezi kesinleşti.
29 Ekim 1923 Cumhuriyet ilan edildi. Devletin yönetim biçimi ve devlet başkanlığı sorunu çözüldü.
3 Mart 1924 Halifelik kaldırıldı ve tamamlayıcı kanunlar kabul edildi. Siyasi, eğitimsel ve askerî otoritenin yeni devlet yapısında birleşmesi sağlandı.
20 Nisan 1924 1924 Anayasası kabul edildi. Cumhuriyet yönetiminin ayrıntılı anayasal çerçevesi kuruldu.
Örnek - 1

Aşağıdaki gelişmelerden hangisi diğerlerinden daha önce gerçekleşmiştir?

A) 1924 Anayasası’nın kabul edilmesi
B) Halifeliğin kaldırılması
C) Ankara’nın başkent olması
D) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurulması
E) Cumhuriyet’in ilan edilmesi

Ankara 13 Ekim 1923’te başkent oldu. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi; halifelik 3 Mart 1924’te kaldırıldı, 1924 Anayasası 20 Nisan’da kabul edildi ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım’da kuruldu.

Cevap: C

İkinci TBMM, Ankara'nın başkent oluşu, Cumhuriyetin ilanı, halifeliğin kaldırılması ve 1924 Anayasası kronolojisi

Ankara’nın Başkent Oluşu (13 Ekim 1923)

Millî Mücadele’nin yönetim merkezi olan Ankara, Anadolu’nun iç kesiminde bulunması, cephelere ve haberleşme yollarına yakınlığı, savunmaya elverişli konumu ve işgal altında olmaması nedeniyle stratejik önem kazanmıştı. TBMM’nin 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmasıyla şehir, fiilen yeni yönetimin merkezi hâline geldi.

Lozan Barış Antlaşması’nın onaylanması ve İstanbul’un işgalden kurtulmasından sonra devlet merkezinin nerede bulunacağı kesinleştirilmeliydi. İsmet Paşa ve arkadaşlarının verdiği kanun teklifi 13 Ekim 1923’te kabul edildi ve “Türkiye Devleti’nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir” hükmüyle Ankara başkent oldu. Böylece yeni devletin Millî Mücadele’den doğan siyasi merkezi korunmuş, eski imparatorluk merkezi İstanbul’dan farklı bir yönetim odağı belirlenmiştir.

Örnek - 2

Ankara’nın başkent yapılmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?

A) Millî Mücadele’nin yönetim merkezi olması
B) Anadolu’nun iç kesiminde savunmaya elverişli bulunması
C) TBMM’nin burada açılmış olması
D) Yeni devletin Millî Mücadele ile kurduğu bağı yansıtması
E) Osmanlı hanedanının geleneksel yönetim merkezi olması

Osmanlı hanedanının geleneksel yönetim merkezi Ankara değil İstanbul’du. Ankara’nın başkentliğinde Millî Mücadele’deki rolü, güvenli konumu ve yeni yönetimin fiilî merkezi olması belirleyici olmuştur.

Cevap: E

Cumhuriyet’in İlanı (29 Ekim 1923)

1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirlemiş, ancak devletin yönetim biçimini açıkça “cumhuriyet” olarak adlandırmamıştı. Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılmasıyla monarşi sona ermiş; buna karşılık devlet başkanlığının kim tarafından yürütüleceği ve hükûmetin nasıl daha düzenli kurulacağı sorunları devam etmişti.

Meclis hükûmeti sisteminde bakanlar TBMM tarafından tek tek seçiliyordu. Bu yöntem, siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıkların arttığı dönemlerde uyumlu bir hükûmet kurmayı zorlaştırıyordu. Ekim 1923’te ortaya çıkan hükûmet bunalımı yeni bir düzenlemeyi gerekli kıldı. Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa’nın hazırladığı anayasa değişikliği 29 Ekim 1923’te TBMM tarafından kabul edildi.

Cumhuriyet’in İlanının Sonuçları

  • Devletin yönetim biçimi açıkça cumhuriyet olarak belirlendi.
  • Mustafa Kemal Paşa TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
  • İsmet Paşa ilk cumhuriyet hükûmetini kurmakla görevlendirildi.
  • Ali Fethi Bey TBMM başkanlığına seçildi.
  • Meclis hükûmeti sistemi yerine kabine sistemi benimsendi.
  • Devlet başkanlığı ve hükûmet kurma sorunları çözüme kavuşturuldu.
Meclis hükûmeti sistemi Kabine sistemi
Bakanlar meclis tarafından tek tek seçilir. Cumhurbaşkanı başbakanı atar; başbakan bakanları seçerek kabineyi kurar.
Meclis başkanı aynı zamanda hükûmetin doğal başı sayılır. Devlet başkanlığı ile hükûmet başkanlığı ayrılır.
Bakanlar arasında ortak program ve dayanışma oluşturmak güç olabilir. Bakanlar kurulu ortak bir program ve siyasi sorumluluk taşır.
Örnek - 3

Cumhuriyet’in ilanıyla kabine sistemine geçilmesinin aşağıdakilerden hangisini doğrudan kolaylaştırdığı söylenebilir?

A) Bakanların meclis tarafından birbirinden bağımsız seçilmesini
B) Uyumlu bir bakanlar kurulunun oluşturulmasını
C) Saltanatın yeniden kurulmasını
D) Halifenin yürütmenin başı olmasını
E) Yasama yetkisinin padişaha bırakılmasını

Kabine sisteminde başbakan, birlikte çalışacağı bakanları seçerek hükûmeti kurar. Bu yöntem ortak programa sahip ve birlikte sorumluluk üstlenen bir bakanlar kurulunun oluşmasını kolaylaştırır.

Cevap: B

Halifeliğin Kaldırılması ve 3 Mart 1924 Düzenlemeleri

Saltanat kaldırılırken Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendi yalnız dinî yetkileri olduğu belirtilerek halife seçilmişti. Ancak halifelik makamının devlet başkanlığına benzer bir siyasi merkez gibi görülmeye başlaması, iki başlılık ihtimalini güçlendirdi. Millî egemenlik anlayışına göre devlet otoritesi TBMM’de ve Cumhuriyet kurumlarında toplanmalıydı. Bu nedenle halifelik 3 Mart 1924’te kaldırıldı; Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye dışına çıkarılması kabul edildi.

Aynı gün kabul edilen kanunlar yalnız halifeliği sona erdirmedi. Eğitim, din hizmetleri ve askerî yönetim alanlarında da görev ayrımı yapıldı:

  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ülkedeki eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına bağlandı; eğitimde birlik hedeflendi.
  • Şer’iye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı; din hizmetlerini yürütmek üzere Diyanet İşleri Reisliği, vakıf işlerini yönetmek üzere ayrı bir teşkilat oluşturuldu.
  • Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti kaldırıldı; askerî komuta siyasetten ayrılarak Genelkurmay Başkanlığı şeklinde düzenlendi.
Dikkat

3 Mart 1924 gelişmeleri bir bütün olarak öğrenilmelidir. Halifeliğin kaldırılması siyasi otoritedeki ikiliği sona erdirirken Tevhid-i Tedrisat eğitim birliğini, bakanlıkların kaldırılması ise din hizmetleri ile askerî komutanlığın yeniden teşkilatlanmasını sağladı. Bu kurumların görevlerini birbirine karıştırmamak gerekir.

Örnek - 4

3 Mart 1924 düzenlemeleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Tevhid-i Tedrisat — Eğitim kurumlarının tek çatı altında toplanması
B) Halifeliğin kaldırılması — Siyasi otoritedeki ikilik ihtimalinin sona erdirilmesi
C) Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekâletinin kaldırılması — Askerî komutanlığın siyasetten ayrılması
D) Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması — Din ve vakıf hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi
E) Tevhid-i Tedrisat — Çok partili siyasi hayatın başlatılması

Tevhid-i Tedrisat Kanunu eğitimde birlik sağlamaya yöneliktir; siyasi parti kurulmasıyla ilgili değildir. Çok partili hayata geçiş denemeleri ayrı siyasi gelişmelerdir.

Cevap: E

1924 Anayasası (20 Nisan 1924)

1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu savaş koşullarında hazırlanmış kısa bir metindi. Cumhuriyet’in ilanı ve halifeliğin kaldırılmasından sonra devlet teşkilatını daha ayrıntılı düzenleyen yeni bir anayasaya ihtiyaç duyuldu. İkinci TBMM tarafından hazırlanan 1924 Anayasası 20 Nisan 1924’te kabul edildi.

1924 Anayasası’nın Temel Özellikleri

  • Türkiye Devleti’nin bir cumhuriyet olduğu hükme bağlandı.
  • Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi korundu.
  • Yasama yetkisi ve yürütme gücü TBMM’de toplandı; meclis yürütme yetkisini cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanacaktı.
  • Yargı yetkisinin millet adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı kabul edildi.
  • Başkent Ankara, devletin resmî dili Türkçe olarak belirtildi.
  • İlk metinde “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” hükmü yer aldı; bu hüküm 1928’de anayasadan çıkarıldı.
  • Atatürk ilkeleri 1937’de anayasa hükmü hâline getirildi.

Anayasa, güçlerin birliği anlayışını sürdürmekle birlikte mahkemelerin bağımsızlığını kabul etmiştir. Cumhuriyet döneminin en uzun süre yürürlükte kalan anayasası olmuş, toplumsal ve siyasi dönüşümlere göre çeşitli değişiklikler geçirmiştir.

Örnek - 5

1924 Anayasası’nda 1928 yılında yapılan değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ankara’nın başkent yapılması
B) Cumhuriyet yönetimine son verilmesi
C) Devletin dininin İslam olduğuna ilişkin hükmün çıkarılması
D) Saltanatın kaldırılması
E) Halifelik makamının kurulması

Anayasanın ilk metninde devletin dininin İslam olduğu hükmü bulunuyordu. Bu hüküm 10 Nisan 1928 tarihli değişiklikle çıkarıldı; laikleşme yönündeki anayasal dönüşüm ilerledi.

Cevap: C

Cumhuriyet Döneminde Siyasi Partiler

Millî egemenlik yalnız seçimlerin yapılmasını değil, farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesini ve hükûmet faaliyetlerinin denetlenmesini de gerektirir. Erken Cumhuriyet döneminde iki kez çok partili hayata geçiş denemesi yapılmış; ancak iç güvenlik sorunları ve siyasi gerilimler nedeniyle kalıcı bir muhalefet düzeni kurulamamıştır.

Halk Fırkası

Mustafa Kemal Paşa, Mecliste Müdafaa-i Hukuk Grubu çevresinde oluşan siyasi kadroyu bir parti çatısı altında toplamak amacıyla Halk Fırkasını kurdu. Parti 9 Eylül 1923’te kuruluşunu tamamladı. Adı 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935’te Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Cumhuriyet’in ilk yıllarında inkılapların hazırlanması ve uygulanmasında iktidar partisi olarak görev yaptı.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924’te Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele ve Adnan Adıvar gibi Millî Mücadele’nin tanınmış isimleri tarafından kuruldu. Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisi olan TCF; cumhuriyet ilkesine bağlılığını bildirmiş, liberal ekonomiyi, yerinden yönetimi ve siyasi özgürlükleri savunmuştur. Parti programındaki “dinî inanç ve düşüncelere saygılı” ifadesi daha sonra siyasi tartışmaların merkezlerinden biri hâline geldi.

TCF’nin kuruluşu, hükûmet politikalarının meclis içinde örgütlü biçimde eleştirilmesi bakımından önemliydi. Bununla birlikte parti uzun ömürlü olamadı. Şeyh Said Ayaklanması sonrasında çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu’nun oluşturduğu ortamda parti, bazı şubelerinin ayaklanmayla ilişkilendirildiği gerekçesiyle 3 Haziran 1925’te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.

Örnek - 6

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

A) Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisidir.
B) Mustafa Kemal’e suikast girişiminden sonra kurulmuştur.
C) Devletçi ekonomiyi zorunlu tek model olarak savunmuştur.
D) Serbest Cumhuriyet Fırkasından sonra faaliyete geçmiştir.
E) Menemen Olayı nedeniyle kapatılmıştır.

TCF, 17 Kasım 1924’te kurulan Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisidir. Serbest Cumhuriyet Fırkası 1930’da kurulmuş; Menemen Olayı da TCF’nin kapatılmasından yıllar sonra gerçekleşmiştir.

Cevap: A

Şeyh Said Ayaklanması ve Takrir-i Sükûn Kanunu (1925)

Şeyh Said Ayaklanması 13 Şubat 1925’te Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da başladı. Cumhuriyet yönetimine ve inkılaplara karşı dinî söylemler kullanan hareket, bölgede güvenlik ve otorite sorunu oluşturdu. Fethi Okyar Hükûmetinin istifasından sonra İsmet Paşa başbakanlığında yeni hükûmet kuruldu.

4 Mart 1925’te kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu, hükûmete kamu düzenini bozduğu değerlendirilen yayın ve faaliyetleri engelleme konusunda geniş yetkiler verdi. Ankara ve Doğu İstiklâl Mahkemeleri kuruldu. Ayaklanma askerî tedbirlerle bastırıldı; Şeyh Said ve bazı önderler yargılandı. Olay, çok partili hayata geçişin ilk denemesini kesintiye uğrattı ve merkezi otoritenin güçlendirilmesine yol açtı.

Ayaklanma, Musul görüşmelerinin sürdüğü dönemde Türkiye’nin iç güvenlik yükünü artırmış ve diplomatik ortamı zorlaştırmıştır. Bununla birlikte Musul’un Türkiye dışında kalmasını yalnız bu olaya bağlamak doğru değildir; sorun İngiltere ile yürütülen müzakereler, Milletler Cemiyeti süreci ve bölgesel güç dengeleri içinde sonuçlanmıştır.

Örnek - 7

Şeyh Said Ayaklanması’nın siyasi sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Takrir-i Sükûn Kanunu’nun çıkarılması
B) İstiklâl Mahkemelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi
C) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılması
D) Çok partili hayata geçişin kesintiye uğraması
E) Serbest Cumhuriyet Fırkasının iktidara gelmesi

Serbest Cumhuriyet Fırkası 1930’da kuruldu ve hiçbir zaman iktidara gelmedi. Diğer seçenekler 1925’teki ayaklanmanın ardından yaşanan siyasi ve hukuki gelişmelerdir.

Cevap: E

Mustafa Kemal’e Suikast Girişimi (1926)

Mustafa Kemal’e yönelik suikast planı, onun 1926 yazında Batı Anadolu gezisi sırasında İzmir’de uygulanmak istendi. Plan, Mustafa Kemal’in İzmir’e gelişinin gecikmesi ve suikastçılardan Giritli Şevki’nin yetkililere haber vermesi üzerine açığa çıkarıldı. Girişimin hedefi yalnız Mustafa Kemal’in şahsı değil, onun öncülüğünde kurulan Cumhuriyet yönetimi ve inkılap süreciydi.

Olayın ardından İzmir ve Ankara İstiklâl Mahkemelerinde yargılamalar yapıldı. Eski İttihatçılar ile bazı muhalif siyasetçiler hakkında soruşturmalar yürütüldü; suikastla doğrudan bağlantısı kanıtlanmayan bazı kişiler beraat etti. Girişimin önceden ortaya çıkarılması, planın uygulamaya geçirilemediğini gösterir.

Örnek - 8

1926 İzmir suikast girişimiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) Plan uygulanmış ve Cumhurbaşkanlığı makamı boşalmıştır.
B) Girişim önceden haber alınarak engellenmiştir.
C) Olay Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurulmasına yol açmıştır.
D) Suikast girişimi Cumhuriyet’in ilanından önce gerçekleşmiştir.
E) Olayın ardından saltanat yeniden kurulmuştur.

Suikast planı, Mustafa Kemal İzmir’e ulaşmadan önce ihbar edilerek ortaya çıkarılmış ve uygulanamamıştır. Olay Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık üç yıl sonra yaşanmıştır.

Cevap: B

Serbest Cumhuriyet Fırkası Denemesi (1930)

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı Türkiye’yi de etkiledi; ekonomik sıkıntılar hükûmete yönelik eleştirileri artırdı. Mustafa Kemal, Cumhuriyet’e bağlı ve denetlenebilir bir muhalefet partisinin siyasi hayata katkı sağlayacağını düşünüyordu. Bu ortamda Ali Fethi Okyar tarafından 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu.

SCF cumhuriyet ve laiklik ilkelerine bağlı olduğunu açıklıyor; liberal ekonomiyi, özel girişimi ve hükûmet harcamalarının denetlenmesini savunuyordu. Parti kısa sürede geniş ilgi gördü ve 1930 belediye seçimlerine katıldı. Ancak inkılap karşıtı çevrelerin de parti etrafında toplanması, iktidar ile muhalefet arasındaki gerilimi artırdı. Fethi Okyar, siyasi çatışmanın büyümesini önlemek amacıyla partiyi 17 Kasım 1930’da kendi kararıyla feshetti.

Özellik Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Serbest Cumhuriyet Fırkası
Kuruluş 17 Kasım 1924 12 Ağustos 1930
Kurucu kadro Kâzım Karabekir ve arkadaşları Ali Fethi Okyar
Ekonomi anlayışı Liberal ekonomi ve özel girişim Liberal ekonomi ve özel girişim
Sona eriş 1925’te hükûmet kararıyla kapatıldı. 17 Kasım 1930’da kurucusu tarafından feshedildi.
Örnek - 9

Serbest Cumhuriyet Fırkasıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Ali Fethi Okyar tarafından kurulmuştur.
B) Liberal ekonomi anlayışını savunmuştur.
C) 1930 belediye seçimlerine katılmıştır.
D) Kurucusunun kararıyla feshedilmiştir.
E) Şeyh Said Ayaklanması nedeniyle kapatılmıştır.

Şeyh Said Ayaklanması 1925’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası döneminde yaşandı. SCF ise 1930’da kuruldu ve Fethi Okyar tarafından feshedildi.

Cevap: E

Menemen Olayı (23 Aralık 1930)

Serbest Cumhuriyet Fırkasının feshedilmesinden yaklaşık bir ay sonra Derviş Mehmet ve çevresindeki kişiler Menemen’de şeriat isteyen bir ayaklanma girişimi başlattı. Olayı bastırmakla görevlendirilen yedek subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay öldürüldü; bekçiler Hasan ve Şevki de yaşamını yitirdi.

Menemen Olayı, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı bir girişim olarak değerlendirildi. Bölgede sıkıyönetim ilan edildi ve sorumlular Divan-ı Harpte yargılandı. Olayın, SCF’nin feshedilmesinden sonra gerçekleştiğine dikkat edilmelidir; bu nedenle partinin Menemen Olayı sonucunda kapatıldığını söylemek kronolojik olarak yanlıştır.

Dikkat

TCF ile SCF’nin sona eriş biçimleri farklıdır. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 1925’te hükûmet kararıyla kapatıldı. Serbest Cumhuriyet Fırkası ise 17 Kasım 1930’da Fethi Okyar tarafından feshedildi. Menemen Olayı 23 Aralık 1930’da, yani SCF’nin sona ermesinden sonra yaşandı.

Örnek - 10

Aşağıdaki sıralamalardan hangisi kronolojik olarak doğrudur?

A) Menemen Olayı — SCF’nin kurulması — SCF’nin feshi
B) SCF’nin feshi — SCF’nin kurulması — Menemen Olayı
C) SCF’nin kurulması — SCF’nin feshi — Menemen Olayı
D) TCF’nin kurulması — Menemen Olayı — Şeyh Said Ayaklanması
E) Menemen Olayı — TCF’nin kurulması — Şeyh Said Ayaklanması

Serbest Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930’da kuruldu, 17 Kasım 1930’da feshedildi; Menemen Olayı ise 23 Aralık 1930’da gerçekleşti.

Cevap: C

Erken Cumhuriyet Siyasi Gelişmelerinin Genel Değerlendirmesi

1923 ve 1924 düzenlemeleri yeni devletin siyasi merkezini, yönetim biçimini ve anayasal kurumlarını belirledi. Ankara’nın başkent oluşu Millî Mücadele’nin yönetim merkezini kalıcılaştırdı; Cumhuriyet’in ilanı devlet başkanlığı ile hükûmet kurma sorunlarını çözdü. Halifeliğin kaldırılması ve 3 Mart kanunları, siyasi ve idari otoritenin Cumhuriyet kurumlarında toplanmasını sağladı. 1924 Anayasası ise bu dönüşümün ayrıntılı hukuk çerçevesini oluşturdu.

Çok partili hayata geçiş denemeleri, siyasi denetim ve farklı görüşlerin temsil edilmesi ihtiyacını ortaya koydu. Ancak TCF dönemindeki Şeyh Said Ayaklanması ve SCF çevresinde büyüyen siyasi gerilimler, iki denemenin de kısa sürmesine yol açtı. İzmir suikast girişimi ve Menemen Olayı ise Cumhuriyet yönetiminin karşılaştığı güvenlik ve rejim sorunlarını gösterdi. Kalıcı çok partili hayata geçiş 1946’da mümkün olacaktı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz