MİLLÎ MÜCADELE CEPHELERİ

0
57
Millî Mücadele Cepheleri KPSS Tarih konu anlatımı kapak görseli

Millî Mücadele Cepheleri, TBMM Hükûmetinin bağımsızlık mücadelesini hangi bölgelerde, kimlere karşı ve hangi askerî güçlerle yürüttüğünü gösterir. Doğu Cephesi’nde düzenli birlikler, Güney Cephesi’nde halk direnişi ve Kuvayımilliye, Batı Cephesi’nde ise önce yerel kuvvetler ardından düzenli ordu etkili oldu. Bu üç cephede elde edilen askerî başarılar, Gümrü ve Ankara antlaşmaları gibi siyasi sonuçlar doğurdu; Büyük Taarruz ise Anadolu’daki Yunan işgalini sona erdirdi.

Meclisin açılması, merkezî otoritenin kurulması, iç ayaklanmalar ve Sevr’e verilen tepkiyi hatırlamak için TBMM’nin Açılması, Ayaklanmalar ve Sevr Antlaşması yazısına göz atabilirsiniz.

Millî Mücadele Cephelerinin Genel Görünümü

Millî Mücadele’deki cepheler yalnız coğrafi bölgelere göre ayrılmaz. Cephede mücadele edilen devlet, kullanılan askerî güç, savaşın niteliği ve cepheyi kapatan siyasi gelişme de birbirinden farklıdır. Doğu Cephesi’nin arkasında Osmanlı Devleti’nden kalan düzenli XV. Kolordu bulunurken Güney Cephesi’nde şehir halkının örgütlediği yerel direniş öne çıktı. Batı Cephesi ise başlangıçta Kuvayımilliye ile savunuldu; Yunan ordusunun geniş çaplı ilerleyişi karşısında düzenli orduya geçilmesi zorunlu oldu.

Cephe Mücadele edilen güç Başlıca askerî yapı Temel sonuç
Doğu Ermenistan; sınırlı olarak Gürcistan Kâzım Karabekir komutasındaki XV. Kolordu Gümrü Antlaşması; doğudaki kuvvetlerin Batı’ya aktarılması
Güney Fransızlar ve onların desteklediği Ermeni birlikleri Kuvayımilliye ve şehir halkı Ankara Antlaşması; Güney Cephesi’nin kapanması
Batı İngiltere’nin desteklediği Yunan ordusu Önce Kuvayımilliye, sonra düzenli ordu Büyük Taarruz ile Yunan işgalinin sona ermesi
Örnek - 1

Millî Mücadele cepheleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Doğu Cephesi — XV. Kolordu
B) Güney Cephesi — şehir halkı ve Kuvayımilliye
C) Batı Cephesi — Yunan ordusu
D) Güney Cephesi — düzenli ordunun ilk zaferi
E) Doğu Cephesi — Gümrü Antlaşması

Düzenli ordunun ilk zaferi I. İnönü Muharebesi’nde, Batı Cephesi’nde kazanıldı. Güney Cephesi’nin ayırt edici yönü halkın ve Kuvayımilliye birliklerinin şehir savunmalarını yürütmesidir.

Cevap: D

Doğu Cephesi

Ermenistan, Sevr Antlaşması’nın kendisine tanıdığı genişleme imkânından yararlanmak ve Doğu Anadolu’da hâkimiyet kurmak istiyordu. Bölgede Ermeni birliklerinin saldırıları ve sivil halka yönelik şiddet olayları artınca TBMM, 9 Haziran 1920’de Kâzım Karabekir Paşa’yı Doğu Cephesi Komutanlığına atadı. Osmanlı Devleti’nden kalan ve disiplinini koruyan XV. Kolordu, Millî Mücadele’nin bu cephedeki en önemli askerî gücüydü.

Türk birlikleri Eylül 1920’de harekete geçti; Sarıkamış, Kars ve Gümrü yönünde ilerledi. Ermenistan’ın barış istemesi üzerine 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması imzalandı. Antlaşmayla Ermenistan Sevr’i geçersiz saydı, TBMM’nin siyasi varlığını ve Misak-ı Millî’yi tanıdı; Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır Türkiye’ye bırakıldı.

Gümrü Antlaşması’nın Önemi

  • TBMM Hükûmetinin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.
  • TBMM’nin ilk askerî ve siyasi başarısıdır.
  • Ermenistan, TBMM’yi tanıyan ilk devlet olmuştur.
  • Doğu Cephesi büyük ölçüde güvence altına alınmış, buradaki asker ve silahların bir bölümü Batı Cephesi’ne aktarılmıştır.
  • Doğu sınırı son biçimini Gümrü ile değil, 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması ile almıştır.

Gümrü’den sonra Gürcistan ile yürütülen süreçte Ardahan ve Artvin Türkiye’ye katıldı. 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması’nda Batum Gürcistan’a bırakıldı. Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile imzalanan Kars Antlaşması ise doğu sınırını kesinleştirdi.

Örnek - 2

Gümrü Antlaşması’nın aşağıdaki sonuçlarından hangisi Doğu Cephesi’ndeki başarının Batı Cephesi’ne doğrudan katkısını gösterir?

A) Ermenistan’ın Sevr’i geçersiz sayması
B) Doğudaki asker ve silahların bir bölümünün Batı Cephesi’ne aktarılması
C) Batum’un Gürcistan’a bırakılması
D) Güney Cephesi’nin kapanması
E) İstiklal Marşı’nın kabul edilmesi

Doğu Cephesi’nin güvence altına alınması, bu bölgede tutulan kuvvet ve malzemenin asıl savaş alanı olan Batı Cephesi’ne kaydırılmasını sağlamıştır.

Cevap: B

Güney Cephesi

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Adana, Antep, Maraş ve Urfa önce İngilizler tarafından işgal edildi. İngiltere ile Fransa arasındaki paylaşım düzenlemesinin ardından bölge Fransızlara bırakıldı. Fransız birliklerinin yanında yer alan silahlı Ermeni grupların baskıları, yöre halkının savunma amacıyla örgütlenmesini hızlandırdı.

Güney Cephesi’nde TBMM’ye bağlı büyük bir düzenli ordu bulunmuyordu. Mücadele; yerel Müdafaa-i Hukuk örgütleri, Kuvayımilliye birlikleri ve şehir halkı tarafından yürütüldü. Maraş’ta Sütçü İmam, Rıdvan Hoca ve Kılıç Ali; Urfa’da Ali Saip Bey; Antep’te Şahin Bey, Karayılan ve Kılıç Ali; Adana ve çevresinde Sinan Tekelioğlu ile yerel direnişçiler öne çıktı.

Maraş, Urfa ve Antep Savunmaları

Maraş halkı 21 Ocak–12 Şubat 1920 arasındaki direnişle Fransız birliklerini şehirden çekilmeye zorladı. Urfa’daki direniş de 11 Nisan 1920’de işgalin sona ermesiyle sonuçlandı. Antep savunması ise daha uzun ve yıpratıcı oldu; şehir 9 Şubat 1921’de teslim edilmek zorunda kalsa da gösterilen direniş millî mücadelenin simgelerinden biri hâline geldi. TBMM 1921’de Antep’e Gazi unvanını verdi. Maraş’a 1973’te Kahraman, Urfa’ya 1984’te Şanlı unvanı verildi.

Sakarya Zaferi’nden sonra Fransa, Anadolu’da kalıcı olamayacağını gördü. 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile çatışmalar sona erdi, Fransız kuvvetleri işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyi kabul etti ve Hatay dışında bugünkü Suriye sınırının önemli bölümü belirlendi. Fransa böylece TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti oldu; İtilaf Devletleri arasındaki birlik daha da zayıfladı.

Örnek - 3

Güney Cephesi’nin diğer cephelerden ayrılan temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yalnız deniz kuvvetleriyle savunulması
B) Mücadelenin büyük ölçüde şehir halkı ve Kuvayımilliye tarafından yürütülmesi
C) Sovyet Rusya’ya karşı açılması
D) Düzenli ordunun ilk zaferinin burada kazanılması
E) Lozan Antlaşması ile açılması

Güney Cephesi’nde düzenli bir cephe ordusundan çok yerel halk, şehir savunmaları ve Kuvayımilliye birlikleri etkili olmuştur.

Cevap: B

Batı Cephesi ve Düzenli Orduya Geçiş

Batı Cephesi, Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu belirleyen ana cephedir. Yunan ordusunun hedefi Batı Anadolu’yu işgal etmek, Eskişehir üzerinden Ankara’ya ilerlemek ve Sevr’i TBMM’ye kabul ettirmekti. İlk dönemde Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin örgütlediği Kuvayımilliye birlikleri Yunan ilerleyişini yavaşlattı. Ancak bu birliklerin ortak komutadan yoksun olması, asker ve malzeme disiplininin sağlanamaması ve güçlü Yunan birliklerini ülkeden çıkaracak taarruz kapasitesine ulaşamaması düzenli orduyu zorunlu kıldı.

24 Ekim–12 Kasım 1920 arasındaki Gediz Muharebesi, Kuvayımilliye birliklerinin başarısızlığıyla sonuçlandı. Bunun üzerine Batı Cephesi kuzey ve güney olarak ikiye ayrıldı; kuzeye İsmet Bey, güneye Refet Bey atandı. Ali Fuat Paşa Moskova Büyükelçiliğine gönderildi. Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe’nin birliklerini düzenli orduya katmayı reddetmesi de merkezî komutanlığın önemini gösterdi.

Örnek - 4

Gediz Muharebesi’nin Millî Mücadele açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Güney Cephesi’ni kapatması
B) Düzenli orduya geçiş sürecini hızlandırması
C) Doğu sınırını kesinleştirmesi
D) Saltanatı kaldırması
E) İtilaf Devletlerini Anadolu’dan tamamen çıkarması

Gediz’deki başarısızlık, yerel ve dağınık Kuvayımilliye birlikleriyle Yunan ordusunun durdurulamayacağını ortaya koymuş; ortak komutalı düzenli orduya geçişi hızlandırmıştır.

Cevap: B

I. ve II. İnönü'den Büyük Taarruz'a Millî Mücadele Batı Cephesi muharebeleri kronolojisi

I. İnönü Muharebesi (6–10 Ocak 1921)

Yunan ordusu Eskişehir yönünde ilerleyerek demir yolu kavşağını ele geçirmek, Ankara’ya giden yolu açmak ve yeni kurulan düzenli orduyu güçlenmeden dağıtmak istedi. Taarruz aynı günlerde Çerkez Ethem Ayaklanması’nın bastırılmasıyla uğraşan TBMM ordusunu iki ateş arasında bırakmayı da amaçlıyordu. İsmet Bey komutasındaki düzenli birlikler İnönü mevzilerinde Yunan ilerleyişini durdurdu.

I. İnönü, askerî ölçekte sınırlı; siyasi ve psikolojik etkileri bakımından büyük bir zaferdi. Düzenli ordunun Batı Cephesi’ndeki ilk başarısı TBMM’ye duyulan güveni artırdı. Zaferden sonra 20 Ocak 1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi; Londra Konferansı toplandı; Afganistan ile dostluk, Sovyet Rusya ile Moskova antlaşmaları imzalandı ve 12 Mart’ta İstiklal Marşı kabul edildi. İsmet Bey generalliğe yükseltildi.

Örnek - 5

I. İnönü Zaferi’nin sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Düzenli orduya güvenin artması
B) Londra Konferansı’nın toplanması
C) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun kabulü
D) İstiklal Marşı’nın kabulü
E) Yunan ordusunun Anadolu’dan tamamen çıkarılması

I. İnönü Yunan ilerleyişini durdurmuş, ancak Yunan ordusunu Anadolu’dan çıkarmamıştır. İşgalin sona ermesi Büyük Taarruz ve takip harekâtıyla gerçekleşmiştir.

Cevap: E

II. İnönü Muharebesi (23 Mart–1 Nisan 1921)

Londra Konferansı’ndan sonuç alınamaması üzerine Yunan ordusu Bursa ve Uşak yönlerinden yeniden taarruza geçti. Türk ordusu İnönü mevzilerinde ikinci kez savunma yaptı ve Yunan birliklerini geri çekilmek zorunda bıraktı. Mustafa Kemal’in İsmet Paşa’ya gönderdiği telgraftaki “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” sözü zaferin moral değerini yansıtır.

II. İnönü’den sonra İtalya işgal bölgelerinden çekilmeye başladı, Fransa TBMM ile görüşme yollarını aradı ve İngiltere Malta’daki Türk esirlerin bir bölümünü serbest bıraktı. Türk ordusu kaçan Yunan birliklerini imha etmek amacıyla 8–11 Nisan 1921’de Aslıhanlar–Dumlupınar yönünde taarruza geçti; ancak sonuç alamadı. Bu gelişme, ordunun savunmada güçlendiğini fakat henüz kesin sonuç alacak taarruz kapasitesine ulaşmadığını gösterdi. Refet Bey görevden alındı ve Batı Cephesi İsmet Paşa’nın komutasında birleştirildi.

Örnek - 6

Aslıhanlar–Dumlupınar taarruzunun başarısız olması aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) Düzenli ordunun savunma ve taarruz gücünün aynı düzeye ulaştığını
B) Türk ordusunun henüz kesin sonuçlu taarruz yapacak güce erişmediğini
C) Doğu Cephesi’nin yeniden açıldığını
D) Fransa’nın TBMM’yi tanımadığını
E) Kuvayımilliye düzenine kesin olarak geri dönüldüğünü

İnönü mevzilerinde savunma başarısı gösteren düzenli ordu, geri çekilen düşmanı imha etmeye yönelik taarruzda sonuç alamamıştır. Bu durum taarruz gücünün henüz yetersiz olduğunu gösterir.

Cevap: B

Kütahya–Eskişehir Muharebeleri (10–24 Temmuz 1921)

Yunan ordusu İnönü yenilgilerinin ardından daha geniş bir cephede güçlü bir saldırı başlattı. Afyon, Kütahya ve Eskişehir Yunan işgaline girdi. Türk ordusu kuşatılıp yok edilme tehlikesi karşısında Mustafa Kemal’in önerisiyle Sakarya Nehri’nin doğusuna çekildi. Böylece ordu korunmuş, Yunan kuvvetleri ikmal merkezlerinden uzaklaştırılmış ve yeni savunma hattı için zaman kazanılmıştır.

Bu geri çekilme Mecliste sert tartışmalara yol açtı; hükûmet merkezinin Kayseri’ye taşınması bile gündeme geldi. Buna rağmen 16–21 Temmuz 1921’de Ankara’da Maarif Kongresi toplandı. Savaşın en kritik günlerinde eğitim meselelerinin görüşülmesi, yeni devletin eğitimi bağımsızlık mücadelesinin ayrılmaz bir parçası saydığını gösterir.

Başkomutanlık Kanunu ve Tekâlif-i Milliye

TBMM, 5 Ağustos 1921’de kabul ettiği Başkomutanlık Kanunu ile Meclisin yetkilerini üç ay süreyle Mustafa Kemal’e kullanma yetkisi verdi. Mustafa Kemal bu yetkiye dayanarak 7–8 Ağustos’ta Tekâlif-i Milliye Emirlerini yayımladı. Her ilçede komisyonlar kuruldu; halkın elindeki yiyecek, giyecek, araç, silah ve taşıma imkânlarının belirli bir bölümü bedeli sonradan ödenmek üzere ordunun ihtiyacına ayrıldı. Emirlerin uygulanmasını denetlemek için İstiklal Mahkemeleri görevlendirildi. Bu düzenleme topyekûn seferberlik anlayışının somut örneğidir.

Örnek - 7

Tekâlif-i Milliye Emirlerinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Saltanatı kaldırmak
B) Ordunun ihtiyaçlarını halkın imkânlarını seferber ederek karşılamak
C) Güney Cephesi’nde düzenli ordu kurmak
D) Londra Konferansı’na temsilci göndermek
E) Kapitülasyonları yeniden yürürlüğe koymak

Tekâlif-i Milliye, ordunun silah, giyecek, yiyecek, taşıma ve diğer lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla milletin kaynaklarını topyekûn mücadele için düzenlemiştir.

Cevap: B

Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos–13 Eylül 1921)

Yunan ordusu Türk ordusunu Sakarya’nın doğusunda yok ederek Ankara’yı ele geçirmek ve TBMM’yi dağıtmak amacıyla saldırdı. Muharebe yaklaşık yüz kilometrelik geniş bir alanda 22 gün 22 gece sürdü. Çok sayıda subayın kaybedilmesi nedeniyle Subaylar Savaşı olarak da anılır.

Başkomutan Mustafa Kemal, savunmayı tek bir çizgiye bağlamayan “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” emrini verdi. Birlikler bulundukları mevzileri kaybetseler bile geride yeni savunma hatları kurarak mücadeleyi sürdürdü. Yunan ordusunun saldırı gücü kırıldı ve birlikleri Sakarya’nın batısına çekildi.

Sakarya Zaferi, 1683 II. Viyana Kuşatması’ndan beri devam ettiği kabul edilen Türk geri çekilişinin sona ermesi ve stratejik üstünlüğün Türk ordusuna geçmesi bakımından dönüm noktasıdır. TBMM, 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal’e Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi verdi. Zaferin ardından Kars ve Ankara antlaşmaları imzalandı, İtalya Anadolu’yu tamamen boşalttı ve İngiltere ile esir değişimi gerçekleştirildi.

Örnek - 8

Sakarya Meydan Muharebesi’nin aşağıdaki sonuçlarından hangisi askerî inisiyatifin Türk ordusuna geçtiğini en açık biçimde gösterir?

A) Maarif Kongresi’nin toplanması
B) Yunan ordusunun saldırı gücünün kırılması ve stratejik üstünlüğün Türk ordusuna geçmesi
C) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun kabul edilmesi
D) Gümrü Antlaşması’nın imzalanması
E) İstanbul’un resmen işgal edilmesi

Sakarya’da Yunan ordusunun Ankara’ya yönelen taarruzu durdurulmuş ve saldırı gücü kırılmıştır. Bundan sonra savunmada kalan taraf Yunan ordusu, kesin taarruza hazırlanan taraf Türk ordusu olmuştur.

Cevap: B

Dikkat

Gümrü, TBMM’nin ilk antlaşması ve ilk siyasi başarısıdır; fakat doğu sınırının son biçimini aldığı antlaşma Karstır. Ankara Antlaşması Güney Cephesi’ni kapatmış, Fransa’yı TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti yapmıştır.

Örnek - 9

Aşağıdaki antlaşma–sonuç eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

A) Gümrü — Güney Cephesi’nin kapanması
B) Ankara — Fransa’nın TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olması
C) Kars — Batı Cephesi’nin kapanması
D) Moskova — Yunan işgalinin sona ermesi
E) Ankara — Doğu sınırının kesinleşmesi

20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile Fransa TBMM’yi tanımış ve Güney Cephesi kapanmıştır. Doğu sınırı Kars Antlaşması ile kesinleşmiştir.

Cevap: B

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

Sakarya’dan sonra yaklaşık bir yıl boyunca ordunun insan gücü, silahı, cephanesi ve ulaşım imkânları geliştirildi. Doğu ve Güney cephelerinden aktarılan birliklerle Batı Cephesi güçlendirildi; Tekâlif-i Milliye yoluyla sağlanan kaynaklar taarruz hazırlıklarında kullanıldı. Hazırlıkların gizliliğine büyük önem verildi ve Yunan ordusunu Anadolu’dan kesin olarak çıkarmayı amaçlayan harekât 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den başladı.

Türk ordusu Yunan savunma hatlarını kısa sürede yardı. 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da yapılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi Yunan ana kuvvetlerinin büyük bölümünün etkisiz hâle getirilmesiyle sonuçlandı. Mustafa Kemal’in “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emriyle takip harekâtı başladı. Türk birlikleri 9 Eylül’de İzmir’e ulaştı; 18 Eylül 1922’de Batı Anadolu’da Yunan askerî varlığı sona erdi.

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhasını kesin Türk zaferiyle sonuçlandırdı. Yunan Başkomutanı Trikopis esir alındı; Türk ordusu Boğazlar ve Doğu Trakya yönünde ilerleyince İngiltere’nin askerî baskı politikası çözüldü ve ateşkes görüşmelerine geçildi. Bundan sonraki aşamada Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması, savaş alanında kazanılan üstünlüğü diplomatik sonuca dönüştürdü.

Örnek - 10

Büyük Taarruz’un en kapsamlı sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Düzenli ordunun ilk kez kurulması
B) Doğu sınırının ilk kez çizilmesi
C) Yunan işgalinin sona ermesi ve Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhasının tamamlanması
D) TBMM’nin açılması
E) İstanbul Hükûmetinin Anadolu’daki otoritesinin güçlenmesi

Büyük Taarruz ve onu izleyen takip harekâtı Yunan ordusunu Anadolu’dan çıkarmış, silahlı mücadelenin hedefini gerçekleştirmiş ve ateşkes ile barış görüşmelerinin önünü açmıştır.

Cevap: C

Millî Mücadele Cephelerinin Tarihî Önemi

Doğu Cephesi’ndeki başarı, TBMM’nin ilk kez bir devlet tarafından tanınmasını ve kuvvetlerin Batı’ya aktarılmasını sağladı. Güney Cephesi’ndeki halk direnişi, düzenli bir cephe ordusu bulunmadan şehirlerin savunulabileceğini gösterdi ve Fransa’yı anlaşmaya zorladı. Batı Cephesi ise yerel direnişten düzenli orduya geçişin, milletin kaynaklarını seferber etmenin ve askerî başarıyı diplomatik sonuçlara dönüştürmenin sahnesi oldu.

Bu cepheler birbirinden bağımsız gelişmeler değildir. Doğu ve Güney’in güvence altına alınması Batı Cephesi’ni güçlendirmiş; İnönü zaferleri TBMM’nin uluslararası itibarını artırmış; Sakarya, Kars ve Ankara antlaşmalarının yolunu açmış; Büyük Taarruz ise işgali sona erdirerek barış dönemine geçişi sağlamıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz