Zamirler (adıllar), isimlerin veya daha önce sözü edilen varlık ve kavramların yerini geçici olarak tutan sözcüklerdir. “Ayşe kitabı aldı.” cümlesindeki Ayşe yerine “O kitabı aldı.” denebilir; “kırmızı kalem” sözü de “bu” zamiriyle karşılanabilir. Zamirin hangi ismin yerini tuttuğu çoğu zaman cümlenin ya da metnin bağlamından anlaşılır.
TYT sorularında asıl güçlük, zamiri yalnızca ezberlenmiş sözcük listelerinden tanımaya çalışmaktır. Bu, şu, o, bazı, hangi, ne, kendi gibi sözcükler kullanıldıkları yere göre sıfat, zamir veya başka bir sözcük türü olabilir. Bu nedenle önce sözcüğün açıkça söylenmiş bir ismi mi belirttiği, yoksa o ismin yerini mi tuttuğu belirlenmelidir.
Zamiri Cümlede Tanıma
Zamirin Görevi ve Çekimi
Zamir, bir ismin yerini tuttuğu için cümlede ismin üstlenebildiği görevlerde bulunabilir. Özne olabilir: “Onlar erkenden geldi.” Nesne olabilir: “Bunu dün okudum.” Yer tamlayıcısı olabilir: “Ona haber verdik.” İsimler gibi çoğul, iyelik ve hâl ekleri alabilir: bunlar, şunlardan, kendimize, bizimkiler.
Zamirin yerini tuttuğu unsur her zaman tek bir isim değildir. “Toplantının ertelendiğini duydum; bu herkesi rahatlattı.” cümlesinde bu, önceki cümlenin bildirdiği durumun tamamını karşılar. Bu kullanımda da açıkça söylenmiş bir ismi nitelemediği için zamirdir.
Kimi zamirlerin gönderdiği varlık cümlede açıkça anılmayabilir. “Birileri kapıyı çaldı.” cümlesinde kim olduğu bilinmeyen kişiler, “hepsi tamamlandı.” cümlesinde ise bağlamdan anlaşılan varlıkların bütünü karşılanır. Zamiri doğru sınıflandırmak için önce onun neyi karşıladığı bulunmalıdır.
Zamir ile Sıfatı Ayırma
Sıfat, açıkça söylenmiş bir ismi niteler veya belirtir; zamir ise ismin yerini tutar. “Bu kitap sürükleyici.” cümlesinde bu, kitap ismini belirttiği için işaret sıfatıdır. “Bu sürükleyici.” cümlesinde aynı sözcük, söylenmeyen kitap isminin yerine geçtiği için işaret zamiridir.
Benzer ayrım belirsizlik ve soru bildiren sözcüklerde de görülür: bazı öğrenciler / bazıları, birkaç soru / birkaçı, hangi kitap / hangisi, kaç kişi / kaçı. Zamir görevindeki sözcükler çoğu zaman isim çekim eki alır; ancak ek almak tek ölçüt değildir. “Bu geldi.” cümlesindeki bu yalın hâlde olsa da bir ismin yerini tuttuğu için zamirdir.
Kişi ve Dönüşlülük Zamirleri
Kişi Zamirleri
İnsan isimlerinin yerini tutan ben, sen, o, biz, siz, onlar sözcükleri kişi zamiridir. Tekil ve çoğul kişileri karşılayan bu zamirler hâl ekleri aldığında ses değişikliğine uğrayabilir: bana, bende, benden; sana, sende, senden; ona, onda, ondan. “Ben-e” ve “sen-e” biçimleri kullanılmaz; yönelme hâlinde bana ve sana denir.
“O” ve “onlar” sözcüklerinin türü, karşıladıkları varlığa göre değişir. İnsanların yerini tutuyorsa kişi zamiridir: “Mert bugün gelmedi; o hastaymış.” İnsan dışındaki varlıkları gösteriyorsa işaret zamiridir: “Telefon çalışmıyor; onu servise götüreceğim.” Bir isimden önce kullanılırsa işaret sıfatı olur: “O telefon artık çalışmıyor.”
Kişi zamirleri, anlamı güçlendirmek için özneyle birlikte de kullanılabilir: “Ben bu kararı vermedim.” Türkçede yüklemdeki kişi eki özneyi bildirebildiği için zamirin ayrıca söylenmesi çoğu zaman vurgu oluşturur.
Dönüşlülük Zamiri
Kendi sözcüğü, eylemi yapanla eylemden etkilenenin aynı varlık olduğunu bildirebilir: “Çocuk kendini aynada gördü.” Bu görevdeki sözcüğe dönüşlülük zamiri denir. Kişilere göre kendim, kendin, kendisi, kendimiz, kendiniz, kendileri biçimlerine girer; hâl eklerini de alabilir: kendime, kendinden, kendileriyle.
Dönüşlülük zamiri yalnız nesne görevinde kullanılmaz. Özneye vurgu katabilir: “Bu raporu müdür kendisi hazırladı.” İsim tamlamasında tamlayan olabilir: “Kendisinin fikrini de dinledik.” Yer tamlayıcısı görevinde bulunabilir: “Biraz kendine zaman ayır.”
“Kendi” bir isimden önce gelip o ismi pekiştirdiğinde de zamir niteliğini korur: “Kendi odamı kendim düzenledim.” İlk kullanım, iyelik eki almış isimle birlikte özneye aitliği vurgular; ikinci kullanım doğrudan eylemi yapan kişiyi öne çıkarır.
İşaret ve Belgisiz Zamirler
İşaret Zamirleri
İsimlerin yerini gösterme yoluyla tutan bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar sözcükleri işaret zamiridir. Öteki, beriki, diğeri gibi sözcükler de bir ismin yerini tuttuğunda bu grupta değerlendirilir: “Mavi dosyayı değil, ötekini getir.”
İşaret zamirleri hâl ekleri aldığında araya zamir n’si girebilir: buna, şunda, ondan, bunların. “Bunu biliyorum.” cümlesindeki bu, somut bir nesneyi de daha önce anlatılmış bir düşünceyi de karşılayabilir. Türü belirleyen, işaret edilen şeyin somut ya da soyut olması değil, sözcüğün bir ismin veya yargının yerini tutmasıdır.
Burası, şurası, orası sözcükleri de yer adlarının yerine geçerek işaret zamiri olabilir: “Burası eskiden bir pazar yeriydi.” Bu sözcükleri “burada, şurada, orada” gibi yer-yön bildiren zarflarla karıştırmamak gerekir; cümledeki görev ve karşıladığı unsur birlikte değerlendirilir.
Belgisiz Zamirler
İsimlerin yerini kesinlik bildirmeden tutan sözcüklere belgisiz zamir denir. Biri, birkaçı, bazıları, çoğu, hepsi, herkes, kimse, hiçbiri, başkası, birçoğu sık kullanılan belgisiz zamirlerdir. “Öğrencilerin bazıları yarışmaya katıldı.” cümlesinde kaç öğrencinin katıldığı kesin değildir.
Belgisiz zamirlerin bir bölümü isim tamlamasının tamlananı durumundadır: öğrencilerin birkaçı, kitapların çoğu, soruların hiçbiri. Tamlayan söylenmese de iyelik eki kalır: “Birkaçı eksik.” Bu nedenle bazı ile bazıları, birkaç ile birkaçı aynı görevde değildir; ilk biçimler isimden önce sıfat, ikinci biçimler ismin yerine geçtiğinde zamirdir.
Herkes genellikle olumlu, kimse ve hiçbiri ise olumsuz cümlelerde kullanılır: “Herkes hazırdı.”, “Kimse gelmedi.” Ancak sözcük türünü cümlenin olumlu veya olumsuz olması değil, belirsiz kişiler ya da varlıklar yerine kullanılması belirler.
Soru ve İlgi Zamirleri
Soru Zamirleri
İsimlerin yerini soru yoluyla tutan sözcüklere soru zamiri denir. Kim, ne, hangisi, kaçı, nesi, neresi başlıca soru zamirleridir: “Kapıyı kim açtı?”, “Bu kutuda ne var?”, “Soruların kaçı çözüldü?”
Soru sözcüğünün ardından açıkça söylenmiş bir isim gelirse yapı soru sıfatı olabilir: hangi kitap, kaç öğrenci, ne gün. Sözcük bir ismin yerini tutarsa soru zamiridir: hangisi, kaçı, neyi. Fiilin nedenini, zamanını veya yapılışını sorarsa soru zarfıdır: “Buraya niçin geldin?”, “Nasıl konuştu?”
Soru zamiri bulunan her cümlenin sonuna soru işareti gelmez. Dolaylı anlatımda soru anlamı korunur: “Toplantıya kimin katılacağını bilmiyorum.” Burada kimin, insan isminin yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir.
İlgi Zamiri “-ki”
İsim tamlamalarında tamlananın yerini tutan -ki ekine ilgi zamiri denir: “Benim kalemim kırmızı, seninki mavi.” Buradaki -ki, kalem isminin yerini tutar. Büyük ve küçük ünlü uyumuna girmez; çoğunlukla -ki biçiminde yazılır.
İlgi zamiri çoğul ve hâl eklerini alabilir: bizimkiler, sizinkinden, onunkine. Ekin hangi ismi karşıladığı bağlamdan çıkarılır. “Raftakilerden benimkini getir.” cümlesinde raftakilerden sözcüğündeki -ki bir sıfatın adlaşmasına katılırken benimkini sözcüğündeki -ki, tamlanan ismin yerini tutan ilgi zamiridir.
-kinin üç farklı kullanımı karıştırılmamalıdır: benimki sözünde ilgi zamiri, masadaki kitap sözünde sıfat yapan ek, “Biliyorum ki başaracaksın.” cümlesinde ise bağlaçtır. Zamir olan -kiden sonra açıkça söylenmiş bir isim gelmez; ek, o ismin görevini üstlenir.
Ek Hâlindeki Zamirler ve Görev Ayrımları
İyelik Zamirleri
Varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren -(ı)m, -(ı)n, -(s)ı, -(ı)mız, -(ı)nız, -ları ekleri geleneksel dil bilgisi sınıflandırmasında iyelik zamirleri olarak adlandırılır: evim, evin, evi, evimiz, eviniz, evleri. Bu ekler sözcük hâlinde değil, isme eklenerek kullanılır ve tamlayan kişi ya da varlığa gönderme yapar.
İyelik ekiyle kişi eki birbirine karıştırılmamalıdır. “Benim öğretmenim bugün gelmedi.” cümlesindeki -im, öğretmenin bana aitlik ilişkisini bildiren iyelik ekidir. “Ben öğretmenim.” cümlesindeki -im ise yüklemi birinci tekil kişiye bağlayan kişi ekidir; iyelik bildirmez.
Üçüncü kişi iyelik eki ile belirtme hâli eki de biçimce benzeşebilir: “Onun kitabı masada.” sözünde -ı iyelik ekidir; “Kitabı masaya bıraktım.” cümlesinde ise sözcük belirtili nesnedir ve -ı belirtme hâli ekidir. Tamlayan ilişkisi ve sözcüğün cümledeki görevi ayrımı belirler.
Zamirlerde Çoklu Görev ve Anlam Tuzakları
Bir sözcüğün zamir olup olmadığını belirlerken sözcüğün biçimi kadar cümledeki ilişkiler de önemlidir. “Biri seni aradı.” cümlesinde biri belgisiz zamir, “İki kalemden biri kırıldı.” cümlesinde sayı grubunun bir unsurunu karşılayan zamirdir. “Bir öğrenci seni aradı.” cümlesinde ise sözcük, açıkça söylenen öğrenci ismini belirttiği için sıfattır.
Bir cümlede birden fazla zamir türü birlikte bulunabilir: “O, bunların hiçbirini kendisi seçmedi.” Bu cümlede o kişi, bunlar işaret, hiçbiri belgisiz, kendisi dönüşlülük zamiridir. Ek alan biçimlerde önce kök veya gövde bulunmalı, ardından sözcüğün karşıladığı unsur belirlenmelidir.
TYT’de zamir soruları çoğu kez sıfat, zarf ve bağlaç bilgisiyle birlikte ölçülür. Sağlam çözüm sırası şöyledir: açıkça söylenmiş ismi bulmak, incelenen sözcüğün bu ismi belirleyip belirlemediğini denetlemek, isim yoksa hangi varlık ya da yargının karşılandığını saptamak ve son olarak zamirin türünü adlandırmak.

