Sıfatlar (ön adlar), isimlerin önüne gelerek onları niteleyen veya belirten sözcüklerdir. “Sessiz sokak” sözünde sessiz sözcüğü sokağın niteliğini, “bu sokak” sözünde bu sözcüğü hangi sokağın kastedildiğini bildirir. TYT sorularında bir sözcüğün sıfat sayılması için yalnız anlamına değil, cümlede bir isimle kurduğu ilişkiye bakılır.
Sıfat tamlaması, bir sıfatla onun nitelediği ya da belirttiği ismin oluşturduğu söz grubudur: uzun yol, iki öğrenci, bazı sorular, hangi kitap. Bir isim aynı anda birden fazla sıfat alabilir; sıfatlar da bağlama göre adlaşabilir, pekiştirilebilir veya birleşik bir yapı kurabilir. Bu nedenle sorularda önce nitelenen ya da belirtilen isim bulunmalı, ardından ona bağlı sözcüklerin görevleri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Sıfatı ve Sıfat Tamlamasını Tanıma
Sıfatı Cümlede Bulma
Sıfatlar, bir isme yöneltilen nasıl, hangi, kaç, kaçıncı, kaçar gibi sorulara cevap verir. “Dar geçit” sözünde nasıl geçit?, “şu ev” sözünde hangi ev?, “üç kalem” sözünde kaç kalem? soruları sıfatı buldurur. Ancak bu yöntem mekanik biçimde uygulanmamalıdır; sözcüğün gerçekten bir ismi niteleyip belirtmesi gerekir.
Aynı sözcük farklı cümlelerde başka görevler üstlenebilir. “Güzel bir şiir okudu.” cümlesinde güzel sıfattır; “Şiiri güzel okudu.” cümlesinde eylemin yapılışını bildirdiği için zarftır; “Güzeli seçmek kolay değildir.” cümlesinde ise adlaşmıştır. Sözcük türü, sözlükteki karşılığa göre değil cümledeki kullanımına göre belirlenir.
Bir ismin önündeki her sözcük sıfat değildir. “Bahçe kapısı” sözünde bahçe bir isimdir ve yapı belirtisiz isim tamlamasıdır. “Yeşil kapı” sözünde ise yeşil, kapının niteliğini bildirdiği için sıfattır.
Sıfat Tamlamasının Kuruluşu
Sıfat tamlamasının yardımcı unsuru sıfat, temel unsuru isimdir. “Eski taş köprü” sözünde eski sözcüğü yalnız taşı değil, taş köprü söz grubunun tamamını niteler. “Bu sessiz kasaba” yapısında bu belirtme, sessiz niteleme sıfatıdır; ikisi de aynı isme bağlanır.
Sıfat ile isim arasına başka sözcükler girebilir: son derece güç bir soru, oldukça uzun bir yol. Bu durumda tamlamayı bulmak için sözcükleri yan yana aramak yerine anlam bağını izlemek gerekir. Şiirsel veya devrik kullanımlarda sıfat isimden sonra da gelebilir: “Bir kuş gördüm yaralı.” Burada yaralı, kuş ismini niteler.
Sıfat tamlamalarında isim düşürülürse geriye kalan sözcük artık adlaşmış sıfat olabilir. Bu nedenle “yaşlı adam” ile “yaşlıya yardım ettik” aynı yapıda değildir; ikinci örnekte adam ismi söylenmemiştir.
Niteleme ve Belirtme Sıfatları
Niteleme Sıfatları
Varlıkların renk, biçim, durum, özellik ve görünüş gibi niteliklerini bildiren sözcükler niteleme sıfatıdır. İsme yöneltilen nasıl? sorusuna cevap verir: mavi gömlek, kırık pencere, çalışkan öğrenci, derin düşünce. Niteliğin somut veya soyut olması sıfat görevini değiştirmez.
-ki eki yer ve zaman bildiren sözcüklere gelerek niteleme sıfatı kurabilir: masadaki defter, dünkü toplantı, ilerideki günler. Bu yapılarda ek, ardından gelen ismi niteleyen bir sözcük oluşturur. “Masadaki benim.” cümlesinde ise isim düşürüldüğü için sözcük adlaşır.
Unvan bildiren sözcükler de ismi niteleyebilir: Doktor Ayşe, Komutan Mehmet. Unvan, özel isimden önce veya sonra gelebilir; cümlede kişinin niteliğini ya da görevini bildirir.
Belirtme Sıfatlarının Genel Mantığı
İsimleri işaret, sayı, belirsizlik veya soru yoluyla belirten sözcükler belirtme sıfatıdır. Belirtme sıfatları, varlığın niteliğini anlatmaktan çok onu kapsam, miktar, sıra ya da seçim bakımından sınırlar: bu kitap, iki kitap, bazı kitaplar, hangi kitap.
Belirtme sıfatlarının ardından mutlaka açıkça söylenmiş bir isim gelir. “Bu kitabı aldım.” cümlesinde bu sıfattır; “Bunu aldım.” cümlesinde ise ismin yerini tutan zamirdir. Aynı ayrım bazı öğrenciler / bazıları, hangi soru / hangisi gibi yapılarda da geçerlidir.
Belirtme Sıfatlarının Türleri
İşaret Sıfatları
Varlıkları gösterme yoluyla belirten bu, şu, o sözcükleri ve öteki, beriki, diğer gibi sözler, bir ismin önünde kullanıldığında işaret sıfatıdır: bu soru, şu sokak, o gün, öteki kapı. İşaret sıfatına yöneltilen temel soru hangi? sorusudur.
“O” sözcüğü insan adının yerini tuttuğunda kişi zamiri, insan dışındaki bir varlığın yerini tuttuğunda işaret zamiri olabilir; bir isimden önce geldiğinde ise işaret sıfatıdır: “O öğrenci bugün gelmedi.” İsim ile işaret sözcüğü arasına başka bir sıfat girebilir: şu dar sokak, bu eski bina.
Sayı Sıfatları
İsimleri sayı bakımından belirten sözcükler sayı sıfatıdır. Sayı sıfatları dört grupta incelenir: asıl sayı kesin miktarı (beş soru), sıra sayı sıralamayı (beşinci soru), üleştirme sayı paylaştırmayı (beşer soru), kesir sayı parçalı miktarı (beşte bir pay, yüzde elli indirim) bildirir.
Sayı sıfatlarından sonra gelen isim çoğunluk eki almaz: üç öğrenci doğru, üç öğrenciler yanlıştır. Üleştirme sıfatları -ar/-er ekiyle kurulur ve rakamla yazıldığında ek kesmeyle ayrılmaz; ikişer, 6’şar biçimleri kullanılır.
Bir sözcüğünün görevi bağlama göre değişir. Kesin olarak “tek” anlamı taşıyorsa asıl sayı sıfatıdır: “Masada bir kalem kaldı.” Herhangi bir varlığı belirsizce gösteriyorsa belgisiz sıfattır: “Bir gün yine karşılaşırız.” Niteleme sıfatından sonra kullanıldığında çoğu kez sıfat tamlamasının kuruluşuna katılan belirsiz bir belirleyicidir: “Güzel bir akşam geçirdik.”
Belgisiz ve Soru Sıfatları
Belgisiz Sıfatlar
İsimlerin miktarını ya da kapsamını kesinleştirmeden belirten sözcükler belgisiz sıfattır: bazı öğrenciler, birkaç soru, birçok insan, bütün gün, her akşam, hiçbir çözüm, herhangi bir yol. Bu sözcüklerin bir bölümü çokluk anlamı taşısa da ardından gelen isim çoğunlukla tekil biçimde kullanılır: birçok öğrenci, her kitap, hiçbir insan.
Birtakım sözcüğü “bazı” anlamında belgisiz sıfattır ve bitişik yazılır: “Birtakım sorunlar ortaya çıktı.” “Bir takım” ayrı yazıldığında ise bir sayı sıfatı, takım isimdir: “Bir takım elbise aldı.” Birçok, birkaç, hiçbir sözcükleri de belgisiz sıfat görevindeyken bitişik yazılır.
Belgisizlik bildiren sözcük isimden önceyse sıfat, ismin yerini tutuyorsa zamirdir: bazı sorular / bazıları, birkaç kişi / birkaçı, bütün öğrenciler / bütünü. Ek alması tek başına yeterli değildir; asıl ölçüt cümlede bir ismi belirtip belirtmediğidir.
Soru Sıfatları
İsimleri soru yoluyla belirten hangi, kaç, kaçıncı, kaçar, nasıl, ne sözcükleri soru sıfatı olabilir: hangi şehir, kaç soru, kaçıncı sıra, kaçar kalem, nasıl insan, ne gün. Cümle soru işareti taşımasa bile sözcük bir ismi soru yoluyla belirtiyorsa görev değişmez: “Kaç kişinin geleceğini bilmiyorum.”
Soru sözcüğü bir ismin yerini tutarsa soru zamiri, fiili veya sıfatı etkilerse soru zarfıdır. “Nasıl kitap arıyorsun?” cümlesinde sıfat; “Buraya nasıl geldin?” cümlesinde zarftır. “Hangisini seçtin?” cümlesinde ise açıkça söylenmeyen ismin yerini tuttuğu için zamirdir.
Sıfatlarda Anlam ve Yapı Özellikleri
Adlaşmış Sıfat ve Derecelendirme
Niteleme sıfatından sonra gelen isim düşer ve sıfat o ismin görevini üstlenirse adlaşmış sıfat oluşur: “Yaşlı insanlar sıraya geçti.” cümlesindeki yaşlı sıfatken “Yaşlılar sıraya geçti.” cümlesinde adlaşmıştır. Adlaşmış sıfatlar isim çekim eklerini alabilir: gence, yaralıların, çalışkanları.
Adlaşma her zaman ekle gerçekleşmez. “Güzel konuştu.” cümlesinde güzel zarfken “Güzel, sahneye çıktı.” cümlesinde bağlama göre güzel kişi anlamında adlaşmış sıfat olabilir. Söylenmeyen ismin bağlamdan anlaşılması gerekir.
Niteliklerin derecesi en, daha, pek, çok gibi sözcüklerle belirtilebilir: daha geniş oda, en zor soru, pek eski bina. Bu sözcükler sıfatın derecesini etkiler; isme doğrudan bağlanmaz. “Çok öğrenci geldi.” sözünde çok belgisiz sıfatken “Çok başarılı öğrenci” sözünde başarılı sıfatını derecelendirir.
Pekiştirme, Küçültme ve Birleşik Sıfatlar
Niteleme sıfatının anlamı çeşitli yollarla güçlendirilebilir. İlk heceye m, p, r, s ünsüzlerinden biri getirilerek masmavi, sapsarı, tertemiz, yemyeşil gibi pekiştirilmiş sıfatlar yapılır. İkilemeler de pekiştirme sağlayabilir: uzun uzun yollar, renk renk çiçekler. İkilemenin ardından isim gelmiyorsa sözcüklerin başka bir görev üstlenebileceği unutulmamalıdır.
-ce/-ca, -cık/-cik, -msı/-imsi, -mtırak ekleri sıfatın anlamını küçültebilir veya yaklaştırabilir: genişçe oda, küçücük ev, mavimsi gömlek, yeşilimtırak kumaş. Bu ekler her zaman fiziksel küçüklük bildirmez; bazen niteliğin tam olmadığını anlatır.
Birden çok sözcükten oluşup tek bir ismi niteleyen yapılara birleşik sıfat denir. Kurallı birleşik sıfatlar; sıfat tamlamasına -lı/-li veya -sız/-siz getirilerek (mavi gözlü çocuk), tamlamanın unsurları yer değiştirilerek (boyu uzun öğrenci) ya da başka söz gruplarının sıfat görevi kazanmasıyla kurulabilir: eli açık insan, sözüne güvenilir yönetici. Birleşik yapının bütünü tek bir ismi nitelemelidir.

