İsimler, canlı ve cansız varlıkları, kavramları, duyguları, durumları ve düşünceleri karşılayan sözcüklerdir. TYT sorularında bir sözcüğün isim olup olmadığı yalnız sözlük anlamına bakılarak belirlenmez; sözcüğün cümlede üstlendiği görev, aldığı ekler ve başka sözcüklerle kurduğu ilişki birlikte değerlendirilir.
İsim tamlamaları ise iki ya da daha fazla isim soylu sözcüğün anlam ilişkisi kurarak oluşturduğu söz gruplarıdır. Bu konuda tamlayan ve tamlananı doğru bulmak, ekleri görevleriyle ayırmak ve belirtili, belirtisiz, zincirleme yapıları birbirinden ayırt etmek gerekir. Özellikle iyelik eki ile belirtme durumu ekinin biçim benzerliği, tamlayanı düşmüş yapılar ve sıfat tamlamasıyla karışan örnekler soruların belirleyici noktalarıdır.
İsimlerin Temel Özellikleri
İsmi Cümlede Tanıma
İsimler; ev, kuş, sevinç, sessizlik, düşünce gibi varlık ve kavramları adlandırır. Bir sözcüğün başına bir, bu, şu gibi belirleyiciler getirilebilmesi veya sözcüğün çokluk, iyelik ve durum eklerini alabilmesi isim görevine işaret edebilir: bir umut, bu yol, evler, kitabımız, şehirden.
Sözcük türü cümledeki kullanıma göre değişebilir. Güzel sözcüğü “Güzel bir gün geçirdik.” cümlesinde gün ismini niteleyen sıfattır; “Güzeli herkes fark eder.” cümlesinde ise adlaşarak isim görevinde kullanılmıştır. Benzer biçimde mavi, “Mavi gömlek” sözünde sıfat, “Maviyi seçtim.” cümlesinde isimdir.
Bir sözcüğün isim çekim eki alması, onun köken bakımından mutlaka isim olduğu anlamına gelmez. Adlaşmış sıfatlar ve zamirler de bazı isim çekim eklerini alabilir. Bu nedenle önce sözcüğün cümlede neyi karşıladığı, ardından eklerin görevi incelenmelidir.
Özel İsim ve Cins İsim
Benzerlerinden ayrılan tek bir varlığa verilen ad özel isimdir: Ankara, Kızılırmak, Zeynep, Türkçe, Kurtuluş Savaşı. Aynı türden varlıkların ortak adı ise cins isimdir: şehir, ırmak, öğrenci, dil, savaş. Özel isimler yazıda büyük harfle başlar; ancak büyük harfle yazılmak tek başına özel isim kanıtı değildir. Cümle başındaki bir cins isim de büyük harfle başlayabilir.
Bazı sözcükler kullanıma göre özel veya cins isim olabilir. Dünya, Güneş, Ay sözcükleri gök cismi adı olarak kullanıldığında özel isimdir: “Dünya, Güneş’in çevresinde dolanır.” Günlük ve mecaz anlamlarda ise cins isim sayılır: “İçimde yeni bir dünya kurdum.” Benzer biçimde kişi adı olan Deniz özel, su kütlesini karşılayan deniz cins isimdir.
Özel isimler zamanla bir türün ortak adı hâline gelirse cinsleşebilir; cins isimler de özel bir varlığın adı olarak kullanılabilir. Soruda karar verirken sözcüğün yazılışından önce bağlamdaki anlamı esas alınmalıdır.
Anlamlarına ve Sayılarına Göre İsimler
Somut ve Soyut İsim
Beş duyudan en az biriyle algılanabilen varlıkların adları somut isimdir: taş, koku, ışık, ses, rüzgâr. Görme şart değildir; yalnızca koklama, işitme, tatma veya dokunma yoluyla algılanabilen varlıklar da somuttur. Duyularla doğrudan algılanamayan, zihinde kavranan duygu ve düşünce adları ise soyut isimdir: umut, özlem, adalet, cesaret, yalnızlık.
Somutluk ve soyutluk sözcüğün cümledeki anlamına göre değişebilir. İnce sözcüğü “İnce bir ip kullandı.” cümlesinde duyuyla algılanan somut bir niteliği, “İnce bir davranış sergiledi.” cümlesinde soyut bir özelliği anlatır. Ayrıca somut bir varlık adı, ad aktarması veya benzetme yoluyla soyut bir anlam kazanabilir: “Takımın beyni oyunu yönlendiriyordu.”
Soyut isimlere yapım eki getirilerek somut varlık adı, somut isimlere ek getirilerek soyut kavram adı oluşturulabilir. Gözlük somut, güzellik soyuttur. Sınıflandırmada kökün değil, incelenen sözcüğün cümledeki anlamı belirleyicidir.
Tekil, Çoğul ve Topluluk İsmi
Sayılabilen bir varlığın tekini karşılayan ve çokluk eki almayan isim tekil isimdir: kitap, çocuk, düşünce. Birden çok varlığı -lar/-ler ekiyle karşılayan isim çoğul isimdir: kitaplar, çocuklar, düşünceler. Çokluk eki yalnız sayı bildirmez; “Akşamları yürürüm.” cümlesinde zamanın tekrarlanması, “Türkler” sözünde millet, “Beş yaşlarında” ifadesinde yaklaşık değer de anlatabilir.
Biçimce tekil olduğu hâlde birden çok varlığın oluşturduğu bütünü karşılayan isim topluluk ismidir: ordu, sürü, takım, orman, halk, kurul. Topluluk isimleri çokluk eki alabilir: ordular, takımlar. Bu durumda sözcük, birden fazla topluluğu karşılar.
Aynı cins isim bağlama göre topluluk anlamı kazanabilir. “Okul geziye katıldı.” cümlesindeki okul, bina yerine öğrenci ve çalışan topluluğunu karşılar. Buna karşılık “Okul yenilendi.” cümlesinde yapı anlamındadır ve topluluk ismi değildir.
İsim Tamlamasının Kuruluşu
Tamlayan, Tamlanan ve Tamlama Ekleri
İsim tamlamasında birinci unsur tamlayan, ikinci unsur tamlanandır. Tamlayan, tamlananın kime veya neye ait olduğunu; tamlanan ise asıl varlığı bildirir. Evin kapısı sözünde evin tamlayan, kapısı tamlanandır.
Tamlayanın aldığı -ın/-in/-un/-ün eki ilgi eki, tamlananın aldığı -(s)ı/-(s)i/-(s)u/-(s)ü eki iyelik ekidir. Ünlüyle biten sözcüklerde yardımcı ünsüzler kullanılır: araba-n-ın kapı-s-ı. Birinci tekil ve çoğul kişi tamlamalarında tamlanan, kişiye uygun iyelik eki alır: benim kitabım, bizim evimiz.
Tamlanandaki iyelik eki ile belirtme durumu eki karıştırılmamalıdır. “Evin kapısını boyadık.” cümlesinde kapı-sı-n-ı sözcüğündeki ilk -sı iyelik, son -ı belirtme durumu ekidir. İyelik için “kimin/neyin nesi”, belirtme durumu için yükleme “neyi/kimi” sorusu yöneltilir.
Belirtili İsim Tamlaması
Hem tamlayanın hem tamlananın ek aldığı yapı belirtili isim tamlamasıdır: şehrin ışıkları, kitabın kapağı, çocuğun oyuncağı. Tamlayan belirli bir varlığı işaret ettiği için tamlamanın anlamı da daha sınırlı ve belirgindir.
Belirtili isim tamlamasında unsurların arasına başka sözcükler girebilir: evin eski kapısı, yazarın son romanı. Tamlayan ile tamlanan yer değiştirebilir: “Yıldızlar üzerinde dolaşır her gece göğün bulutları.” Bu değişiklik, ekler korunduğu sürece tamlama türünü değiştirmez.
Bir tamlayan birden fazla tamlanana, bir tamlanan da birden fazla tamlayana bağlanabilir: evin kapısı ve pencereleri; öğretmenin ve öğrencilerin hazırlıkları. Soruda ortak öğeyi bulmak için eklerin hangi isimler arasında anlam bağı kurduğuna bakılır.
İsim Tamlama Türleri
Belirtisiz İsim Tamlaması
Tamlayanın ek almadığı, tamlananın üçüncü tekil kişi iyelik eki aldığı yapı belirtisiz isim tamlamasıdır: okul kapısı, telefon ekranı, çocuk kitabı. Bu yapı çoğunlukla bir varlığın türünü, kullanım amacını veya ilişkili olduğu alanı bildirir.
Belirtisiz isim tamlamasında iki temel unsurun arasına başka sözcük girmez. Okulun geniş kapısı belirtili tamlamadır; ancak okul geniş kapısı biçimi standart kuruluşu bozduğu için belirtisiz tamlama sayılmaz. Buna karşılık tamlamanın tamamı başka bir sıfatla nitelenebilir: geniş okul kapısı.
Belirtisiz isim tamlamaları kalıplaşarak kurum, araç, nesne veya yer adı oluşturabilir: çamaşır makinesi, diş fırçası, çocuk parkı. Tamlayan genel bir türü gösterdiği için ilgi eki almaz; tamlanan ise iyelik ekini korur.
Zincirleme İsim Tamlaması
Tamlayanında veya tamlananında başka bir isim tamlaması bulunan yapı zincirleme isim tamlamasıdır. Okul bahçesinin kapısı sözünde okul bahçesi belirtisiz isim tamlaması, bu grubun kapısı sözcüğüyle kurduğu yapı zincirleme tamlamadır.
Zincirleme tamlamayı yalnız sözcük sayısına bakarak belirlemek doğru değildir. Evin büyük penceresi üç sözcüklü olsa da tek belirtili isim tamlamasıdır; büyük yalnız tamlananı niteler. Buna karşılık çocuk odası perdesi yapısında çocuk odası ve oda perdesi ilişkileri iç içedir.
Çözümleme en küçük anlamlı tamlamadan başlanarak yapılır. Üniversite öğrencilerinin başarı oranı sözünde önce üniversite öğrencileri, sonra öğrencilerin başarı oranı ilişkisi belirlenir. İç içe iki tamlama bulunduğu için yapı zincirlemedir.
İsim Tamlamalarında Özel Durumlar
Ortak ve Düşmüş Tamlama Unsurları
Tamlayanı ortak tamlamalarda tek bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanır: evin kapısı ve pencereleri. Tamlananı ortak yapılarda ise birden fazla tamlayan aynı tamlananı paylaşır: öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşleri. Ortak unsur, yalnız ek benzerliğiyle değil anlam bağıyla belirlenir.
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan veya tamlanan cümleden düşebilir. “Bu defter benim.” cümlesinde tamlanan defterim söylenmemiştir. “Kapısı açık kalmış.” cümlesinde ise kapının neye ait olduğu bağlamdan anlaşılır; tamlayan düşmüştür.
Tamlayan kişi zamiri olduğunda bazen ilgi eki kullanılmaz: bizim evimiz, sizin kararınız. Tamlayan tamamen düşerse tamlanandaki iyelik eki ilişkiyi sürdürür: evimiz, kararınız. Ancak her iyelik ekli sözcük otomatik olarak görünür bir isim tamlaması oluşturmaz; bağlamda aitlik ilişkisinin kurulup kurulmadığı incelenmelidir.
Takısız Yapılar ve Sıfat Tamlamasından Ayrım
Çelik kapı, taş duvar, ipek gömlek gibi yapılarda ilk isim, ikinci ismin neden yapıldığını veya neye benzediğini bildirir ve iki unsur da tamlama eki almaz. Geleneksel sınav kaynaklarında bu yapılar takısız isim tamlaması adıyla gösterilebilir. Bununla birlikte güncel dil bilgisi yaklaşımında ilk sözcüğün ikinci ismi nitelediği kabul edilerek yapı sıfat tamlaması olarak da değerlendirilebilir.
İsim tamlamaları bir cümlede sıfat, zarf veya isim görevinde kullanılabilir. “Yağmurdan önceki saatler” yapısında tamlama niteliğindeki söz grubu ismi belirtebilir; “Toplantı öğle vakti başladı.” cümlesinde belirtisiz isim tamlaması zaman anlamıyla zarf görevi üstlenir. Tamlama türü ile cümledeki görev birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

