Yazım kuralları, Türkçenin seslerini, eklerini, sözcüklerini ve özel adlarını ortak bir düzene göre yazmamızı sağlar. TYT Türkçe sorularında bir sözcüğün kulağa doğru gelmesi yeterli değildir; sözcüğün cümledeki görevi, taşıdığı anlam ve aldığı ek birlikte incelenir. Özellikle de/da, ki, mi, büyük harfler, birleşik sözcükler, sayılar ve kısaltmalar aynı soruda bir araya getirilebilir.
Yazım ile söyleyiş arasındaki ilişkiyi daha iyi kavramak için önceki konu olan Ses Bilgisi ve Ses Olayları başlığındaki ses değişmelerini bilmek yararlıdır. Güncel ve tartışmalı bir sözcüğün yazımında ise kişisel alışkanlık yerine Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu esas alınmalıdır.
De, Ki ve Mi’nin Yazımı
Bağlaç Olan de/da ile Bulunma Hâli Eki -de/-da
Bağlaç olan de/da ayrı yazılır ve önceki sözcüğe göre yalnız de ya da da biçimini alır; te/ta biçiminde yazılmaz: Ben de geliyorum. Ayşe de konuştu. Cümleden çıkarıldığında cümlenin temel yapısı bozulmaz, yalnız “dahi, ayrıca” anlamı eksilir.
Bulunma hâli eki -de/-da sözcüğe bitişik yazılır. Sert ünsüzden sonra -te/-ta olabilir: evde, yolda, sınıfta, sokakta. Cümleden çıkarılırsa sözcüğün yer veya durum ilişkisi bozulur. Bağlaç ile ekin ayrımında ses benzerliğine değil, bu görev farkına bakılır.
| Yapı | Yazım | Kontrol |
|---|---|---|
| Bağlaç de/da | Ayrı: Sen de biliyorsun. | “Dahi” anlamı verir; çıkarılınca yapı bozulmaz. |
| Bulunma eki -de/-da | Bitişik: Sende bir kopyası var. | Yer, zaman veya durum bildirir; -te/-ta olabilir. |
Ek Olan -ki ile Bağlaç Olan ki
Sıfat veya zamir yapan -ki ektir ve bitişik yazılır: masadaki kitap, dünkü sınav, benimki, sizinki. Sıfat yapan -ki, kendisinden sonra gelen adı belirtir; zamir yapan -ki ise daha önce söylenmiş bir adın yerini tutar.
Bağlaç olan ki ayrı yazılır: Biliyorum ki başaracaksın. Öyle yoruldu ki konuşamadı. Bununla birlikte belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki sözcüklerinde ki kalıplaşarak bitişik yazılır. Kuşku veya pekiştirme bildiren kullanımlar da ayrıdır: Ders bitti, zil çaldı mı ki?
Soru Eki mi
Soru eki mı/mi/mu/mü kendisinden önceki sözcükten ayrı yazılır: Geldin mi? Güzel mi güzel! Bu ekten sonra gelen kişi ve zaman ekleri ise soru ekine bitişir: Gelecek misin? Okumuş muydunuz? Bizi arar mıymış?
Soru eki yalnız doğrudan soru kurmaz; şaşırma, pekiştirme veya koşul anlamı da katabilir. Görevi değişse bile yazımı değişmez: Yağmur yağdı mı dışarı çıkmayız. Güzel mi güzel bir manzaraydı.
Ek-Fiil, İken ve İle’nin Yazımı
Ek-fiilin idi, imiş, ise biçimleri ayrı yazılabildiği gibi önceki sözcüğe eklenerek de yazılabilir: güzel idi / güzeldi, yorgun imiş / yorgunmuş, hazır ise / hazırsa. Ünlüyle biten sözcüğe bitiştiğinde araya y girer: hasta idi → hastaydı, öğrenci imiş → öğrenciymiş.
İken ayrı kullanılabilir veya -ken biçiminde bitişebilir: çalışıyor iken / çalışıyorken, yolda iken / yoldayken. Bitişik kullanımda ünlü uyumuna girmez ve daima -ken olarak kalır. İle de ayrı yazılabilir ya da -la/-le biçiminde ekleşebilir: kalem ile / kalemle, araba ile / arabayla.
Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
Cümle, Alıntı ve Açıklamalarda Büyük Harf
Cümleler ve dizeler büyük harfle başlar. Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan bölüm bağımsız bir cümleyse ilk sözcüğü büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti konur: “Bu akşam erken döneceğim.” dedi. Tırnak içindeki ifade yalnız bir söz öbeğiyse küçük harfle başlatılabilir: Yeni bir “barış girişimi” başlatıldı.
İki noktadan sonra tam bir cümle veya özel ad geliyorsa büyük harf kullanılır: Tek isteğim şudur: Kimse haksızlığa uğramasın. Yalnız örnekler sıralanıyorsa ilk sözcük küçük harfle başlayabilir: Çantada üç şey vardı: kalem, defter, silgi. İki kısa çizgi arasındaki açıklama cümlesi ise özel adla başlamıyorsa küçük harfle başlar.
Özel Adlar, Yerler, Kurumlar ve Eserler
Kişi adları, soyadları, takma adlar; kişi adlarından önce veya sonra gelen unvan ve saygı sözleri büyük harfle başlar: Sait Faik Abasıyanık, Doktor Canan Hanım, Sayın Başkan. Akrabalık sözü lakap veya unvan görevindeyse büyüktür: Nene Hatun, Dayı Kemal; gerçek akrabalık bildiriyorsa küçüktür: Ayşe teyzem, Veli dayım.
Devlet, millet, dil, din, mezhep, gezegen ve yıldız adları özel addır: Türkiye Cumhuriyeti, Türk, Türkçe, İslamiyet, Hanefilik, Mars. Dünya, Güneş ve Ay gök bilimi terimi olarak kullanıldığında büyük; günlük anlamlarında küçük yazılır: Dünya Güneş’in çevresinde döner. / Oda güneş almıyor.
Kıta, bölge, il, ilçe ve diğer yer adları ile bunların parçası olan coğrafi tür adları büyük harfle başlar: Avrupa, Doğu Anadolu, Ağrı Dağı, Van Gölü, Çanakkale Boğazı, Nene Hatun Caddesi. Ancak özel ada dâhil olmayan il, ilçe, köy, semt gibi açıklayıcı sözler küçük yazılır: Konya ili, Pasinler ilçesi.
Kurum, kuruluş, kurul ve birim adlarının her sözcüğü büyük harfle başlar: Türk Dil Kurumu, Millî Kütüphane, Arkeoloji Bölümü. Kurum adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz: Türk Dil Kurumunun, Ankara Üniversitesine. Buna karşılık coğrafi adlara ve eser adlarına gelen çekim ekleri kesmeyle ayrılır: Ağrı Dağı’na, Nutuk’u.
Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin adlarındaki sözcükler büyük harfle başlar: Mai ve Siyah, Vatan yahut Silistre, Onuncu Yıl Marşı. Başlıktaki ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de ile soru eki küçük kalır; adın tamamı büyük yazılırsa bunlar da büyük yazılır. Resmî Gazete kalıplaşmış özel addır; buna karşılık Türk Dili dergisi kullanımında “dergisi” özel ada dâhil değildir.
Birleşik Sözcüklerin Yazımı
Bitişik ve Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler
Birleşik sözcüklerin yazımı yalnız “tek kavramı karşılıyor” düşüncesiyle çözülemez. Birleşme sırasında ses düşmesi, ses türemesi veya anlam değişmesi varsa sözcük çoğunlukla bitişik yazılır: kaynana, pazartesi, hissetmek, reddetmek, ayakkabı, kuşburnu. Yardımcı fiille kurulan birleşik fiilde ses olayı yoksa kelimeler ayrıdır: fark etmek, arz etmek, kabul etmek, yok olmak.
Her iki sözcüğü de anlamını koruyan birçok tamlama ayrı yazılır: bal arısı, köpek balığı, çam ağacı, su yolu, bilim dalı, taş küre, kuru fasulye. Bununla birlikte kullanım geleneğiyle bitişikleşmiş başkent, gecekondu, kahvaltı, anayasa, öngörü, bilinçaltı gibi sözcükler sözlükten denetlenmelidir.
| Bitişik yazılanlar | Ayrı yazılanlar |
|---|---|
| birkaç, birçok, hiçbir, herhangi, birdenbire | bir şey, her şey, pek çok, bir an, bir gün |
| başvurmak, vazgeçmek, öngörmek, bilinçaltı | fark etmek, terk etmek, arz etmek, ön söz |
| güneybatı, kuzeydoğu, yeraltı dünyası | yer altı (somut yer), yurt dışı, sıra dışı |
İkilemeler ve Pekiştirmeli Sözcükler
İkilemeler ayrı yazılır: yavaş yavaş, tek tek, baştan başa, iç içe, omuz omuza, altüst değil alt üst. Araya noktalama işareti konmaz. İsim durum veya iyelik ekleriyle kurulan ikilemeler de ayrıdır: el ele, göz göze, baş başa, dişe diş. Kalıplaşarak tek sözlük birimi olan birdenbire, gitgide, günbegün, darmadağın gibi sözcükler bu genel kuralın dışındadır.
Sıfat ve zarfların pekiştirilmiş biçimleri bitişik yazılır: apaçık, büsbütün, çepeçevre, sapasağlam, masmavi, yemyeşil. Pekiştirme hecesi ile sözcük arasına boşluk ya da kısa çizgi konmaz.
Sayıların ve Tarihlerin Yazımı
Sayılar, Sıra Sayıları ve Üleştirmeler
Sayılar yazıyla gösterildiğinde her sözcük ayrı yazılır: iki yüz elli altı, yetmiş beş bin. Para işlemleri ve ticari belgelerde sayı bitişik yazılabilir. Dört veya daha çok basamaklı sayılar kolay okunması için 3 bin 250, 1 milyon 400 bin biçiminde rakam ve sözle birlikte gösterilebilir.
Rakamla yazılan sıra sayılarında ya noktadan ya da kesme işaretinden yararlanılır: 8. sınıf, 8’inci sınıf. Nokta ile ek aynı anda kullanılmaz: 8.’inci yanlıştır. Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir: ikişer, dokuzar, yüzer. Romen rakamları yüzyıl, hükümdar adı, tarihî olay ve kitap bölümlerinde kullanılabilir: XX. yüzyıl, II. Murat.
Saatler rakamla yazıldığında saat ve dakika arasına nokta konur: 17.30’da. Yüzde ve binde işaretleriyle sayı arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰5. Ondalık sayılarda virgül kullanılır: 5,25.
Ay, Gün ve Tarih Adları
Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Ekim 1923 Pazartesi. Belirli bir tarihi göstermiyorsa küçüktür: Sınavlar haziranda başlayacak. Salı günü görüşürüz. Ay ve gün adları gün veya yıl bildiren bir sayıyla birlikte kullanıldığında büyük yazılır: 15 Nisan, Eylül 2010.
Kısaltmaların Yazımı
Büyük ve Küçük Harfli Kısaltmalara Gelen Ekler
Kurum, kuruluş, ülke, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmalarında genellikle sözcüklerin ilk harfleri kullanılır: TBMM, TDK, ABD, KD. Büyük harfli kısaltmalarda çoğunlukla nokta kullanılmaz; T.C. ve T. gelenekleşmiş istisnalardandır.
Büyük harfle yapılan kısaltmalara gelen ek, kısaltmanın okunuşuna göre kesme işaretiyle ayrılır: TDK’nin, TBMM’ye, TRT’den, TÜBİTAK’ın. Sert ünsüzle biten kısaltma okunuşta yumuşatılmaz: RTÜK’e doğrudur, RTÜĞ’e yanlıştır.
Ölçü birimleri uluslararası biçimiyle ve noktasız yazılır: m, cm, km, g, kg. Küçük harfli kısaltmalara gelen ek, temsil edilen sözcüğün okunuşuna göre ayrılır: cm’yi, kg’dan. Sonunda nokta bulunan kısaltmalara ve üs işaretli kısaltmalara gelen ek kesmeyle ayrılmaz: Alm.dan, vb.leri, m²ye.
Alıntı Kelimeler, Düzeltme İşareti ve Satır Sonu
Alıntı Kelimeler ve Güncel Yazımlar
Yabancı dillerden alınmış sözcüklerin yazımı çoğu zaman Türkçedeki yerleşmiş biçime göre belirlenir: tren, program, kulüp, psikoloji, profesör. Köken bilgisinden hareketle sözcüğe kendiliğinden harf eklemek veya çıkarmak doğru değildir. Güncel sözlükte yer alan ünvan, ak zambak, yeşil zeytin, ek-fiil, Doğubayazıt gibi biçimler, eski kaynaklarda görülebilecek farklı yazımlara karşı güncel kılavuzdan denetlenmelidir.
Düzeltme İşareti
Düzeltme işareti, yazılışları aynı olup anlamları veya söyleyişleri farklı sözcükleri ayırabilir: adet–âdet, alem–âlem, aşık–âşık, hala–hâlâ, hal–hâl. Arapça ve Farsça kökenli bazı sözcüklerde ince okunan g, k ünsüzlerinden sonra gelen a, u üzerine de konur: kâğıt, dükkân, mahkûm, sükûn.
Nispet ekinin belirtme veya iyelik ekiyle karışmasını önlemek için düzeltme işareti kullanılabilir: askerî okul (askerlikle ilgili) / askeri çağırdı (asker-i); resmî yazı / resmi çizdi; dinî bilgi / dini öğrendi. İşaret, sözcükteki her uzun ünlüyü göstermek için gelişigüzel kullanılmaz.
Satır Sonuna Sığmayan Sözcükler
Satıra sığmayan sözcükler hecelerinden bölünür ve satır sonuna kısa çizgi konur. Türkçede tek bir harf satır sonunda bırakılamaz veya sonraki satıra tek başına aktarılamaz. Öğretim sözcüğünün heceleri öğ-re-timdir; satır sonundaki yerleşime göre öğ- / retim ya da öğre- / tim biçiminde bölünebilir. Birleşik sözcükler de Türkçenin hece yapısına göre bölünür: ba-şöğ-ret-men.
Kesme işareti bulunan özel ad satır sonunda bölünürse yalnız kesme işareti kullanılır; ayrıca kısa çizgi konmaz. Satır sonu yazımı, sözcüğün doğru biçimini değiştirmez; yalnız sayfadaki yerleşimini düzenler.

