TYT YAZIM KURALLARI

0
16
Yazım Kuralları TYT Türkçe konu anlatımı kapak görseli

Yazım kuralları, Türkçenin seslerini, eklerini, sözcüklerini ve özel adlarını ortak bir düzene göre yazmamızı sağlar. TYT Türkçe sorularında bir sözcüğün kulağa doğru gelmesi yeterli değildir; sözcüğün cümledeki görevi, taşıdığı anlam ve aldığı ek birlikte incelenir. Özellikle de/da, ki, mi, büyük harfler, birleşik sözcükler, sayılar ve kısaltmalar aynı soruda bir araya getirilebilir.

Yazım ile söyleyiş arasındaki ilişkiyi daha iyi kavramak için önceki konu olan Ses Bilgisi ve Ses Olayları başlığındaki ses değişmelerini bilmek yararlıdır. Güncel ve tartışmalı bir sözcüğün yazımında ise kişisel alışkanlık yerine Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu esas alınmalıdır.

TYT yazım kurallarının sekiz ana başlığını gösteren diyagram

De, Ki ve Mi’nin Yazımı

Bağlaç Olan de/da ile Bulunma Hâli Eki -de/-da

Bağlaç olan de/da ayrı yazılır ve önceki sözcüğe göre yalnız de ya da da biçimini alır; te/ta biçiminde yazılmaz: Ben de geliyorum. Ayşe de konuştu. Cümleden çıkarıldığında cümlenin temel yapısı bozulmaz, yalnız “dahi, ayrıca” anlamı eksilir.

Bulunma hâli eki -de/-da sözcüğe bitişik yazılır. Sert ünsüzden sonra -te/-ta olabilir: evde, yolda, sınıfta, sokakta. Cümleden çıkarılırsa sözcüğün yer veya durum ilişkisi bozulur. Bağlaç ile ekin ayrımında ses benzerliğine değil, bu görev farkına bakılır.

Yapı Yazım Kontrol
Bağlaç de/da Ayrı: Sen de biliyorsun. “Dahi” anlamı verir; çıkarılınca yapı bozulmaz.
Bulunma eki -de/-da Bitişik: Sende bir kopyası var. Yer, zaman veya durum bildirir; -te/-ta olabilir.
Dikkat
Bağlaç olan de/da, kendisinden önceki sözcükten kesme işaretiyle de ayrılmaz: Ahmet de doğrudur; Ahmet’de ve Ahmet’te biçimleri yanlıştır.
Örnek - 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde de/danın yazımı yanlıştır?

A) Bize de uğrayacağını söyledi.
B) Konuşmada sözünü ettiği kişi de salondaydı.
C) Kentteki müzeyi de birlikte gezdik.
D) Dosyayı bende ayrıntılı biçimde inceledim.
E) Evde kalan belgeleri sabah aradı.
D seçeneğinde anlatılmak istenen “dosyayı ben de inceledim”dir. Buradaki de, “başkalarının yanı sıra ben” anlamı veren bağlaçtır ve ayrı yazılmalıdır. E seçeneğindeki evde ise yer bildiren bulunma hâli eki aldığı için bitişiktir.

Cevap: D

Ek Olan -ki ile Bağlaç Olan ki

Sıfat veya zamir yapan -ki ektir ve bitişik yazılır: masadaki kitap, dünkü sınav, benimki, sizinki. Sıfat yapan -ki, kendisinden sonra gelen adı belirtir; zamir yapan -ki ise daha önce söylenmiş bir adın yerini tutar.

Bağlaç olan ki ayrı yazılır: Biliyorum ki başaracaksın. Öyle yoruldu ki konuşamadı. Bununla birlikte belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki sözcüklerinde ki kalıplaşarak bitişik yazılır. Kuşku veya pekiştirme bildiren kullanımlar da ayrıdır: Ders bitti, zil çaldı mı ki?

Örnek - 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kinin yazımı doğrudur?

A) Yarın ki toplantının saati değişmiş.
B) Madem ki buradasın, bize yardım et.
C) Dünkü notları yeniden düzenledim.
D) Bu kadar gecikeceğini bilmemki.
E) Evde ki dosyalara da bakmalısın.
“Dünkü” sözcüğündeki -ki, “notlar” adını belirten sıfat yapım ekidir ve bitişik yazılır. Doğru biçimler diğer seçeneklerde sırasıyla yarınki, mademki, bilmem ki, evdeki olmalıdır.

Cevap: C

Soru Eki mi

Soru eki mı/mi/mu/mü kendisinden önceki sözcükten ayrı yazılır: Geldin mi? Güzel mi güzel! Bu ekten sonra gelen kişi ve zaman ekleri ise soru ekine bitişir: Gelecek misin? Okumuş muydunuz? Bizi arar mıymış?

Soru eki yalnız doğrudan soru kurmaz; şaşırma, pekiştirme veya koşul anlamı da katabilir. Görevi değişse bile yazımı değişmez: Yağmur yağdı mı dışarı çıkmayız. Güzel mi güzel bir manzaraydı.

Örnek - 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru ekinin yazımı doğrudur?

A) Yarın bizimle geliyormusun?
B) Beni de toplantıya çağıracak mıydın?
C) Bu kadar güzelmi anlatmış?
D) Raporu sonuna kadar okudunmu?
E) Bu soruyu çözer mi ydi?
B seçeneğinde soru eki önceki sözcükten ayrılmış, geçmiş zaman ve kişi ekleri ise mıydı-n biçiminde soru ekine bitişmiştir. Diğer seçeneklerin doğru yazımları geliyor musun, güzel mi, okudun mu, çözer miydi olmalıdır.

Cevap: B

Ek-Fiil, İken ve İle’nin Yazımı

Ek-fiilin idi, imiş, ise biçimleri ayrı yazılabildiği gibi önceki sözcüğe eklenerek de yazılabilir: güzel idi / güzeldi, yorgun imiş / yorgunmuş, hazır ise / hazırsa. Ünlüyle biten sözcüğe bitiştiğinde araya y girer: hasta idi → hastaydı, öğrenci imiş → öğrenciymiş.

İken ayrı kullanılabilir veya -ken biçiminde bitişebilir: çalışıyor iken / çalışıyorken, yolda iken / yoldayken. Bitişik kullanımda ünlü uyumuna girmez ve daima -ken olarak kalır. İle de ayrı yazılabilir ya da -la/-le biçiminde ekleşebilir: kalem ile / kalemle, araba ile / arabayla.

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

Cümle, Alıntı ve Açıklamalarda Büyük Harf

Cümleler ve dizeler büyük harfle başlar. Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan bölüm bağımsız bir cümleyse ilk sözcüğü büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti konur: “Bu akşam erken döneceğim.” dedi. Tırnak içindeki ifade yalnız bir söz öbeğiyse küçük harfle başlatılabilir: Yeni bir “barış girişimi” başlatıldı.

İki noktadan sonra tam bir cümle veya özel ad geliyorsa büyük harf kullanılır: Tek isteğim şudur: Kimse haksızlığa uğramasın. Yalnız örnekler sıralanıyorsa ilk sözcük küçük harfle başlayabilir: Çantada üç şey vardı: kalem, defter, silgi. İki kısa çizgi arasındaki açıklama cümlesi ise özel adla başlamıyorsa küçük harfle başlar.

Örnek - 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık vardır?

A) “Bize katılır mısın?” diye sordu.
B) Romanında Batı düşüncesinin etkileri görülüyor.
C) Karadeniz’in doğusunda yağış yıl boyunca sürer.
D) Yaz tatilinde kuzey Ege kıyılarını gezdik.
E) Cumhuriyet, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü ilan edildi.
Yön sözü özel bir bölge adının başında yer aldığında büyük harfle başlar: Kuzey Ege. C seçeneğinde ise “Karadeniz’in doğusu” yalnız yön bildirdiği için doğu küçük harfle yazılmıştır.

Cevap: D

Özel Adlar, Yerler, Kurumlar ve Eserler

Kişi adları, soyadları, takma adlar; kişi adlarından önce veya sonra gelen unvan ve saygı sözleri büyük harfle başlar: Sait Faik Abasıyanık, Doktor Canan Hanım, Sayın Başkan. Akrabalık sözü lakap veya unvan görevindeyse büyüktür: Nene Hatun, Dayı Kemal; gerçek akrabalık bildiriyorsa küçüktür: Ayşe teyzem, Veli dayım.

Devlet, millet, dil, din, mezhep, gezegen ve yıldız adları özel addır: Türkiye Cumhuriyeti, Türk, Türkçe, İslamiyet, Hanefilik, Mars. Dünya, Güneş ve Ay gök bilimi terimi olarak kullanıldığında büyük; günlük anlamlarında küçük yazılır: Dünya Güneş’in çevresinde döner. / Oda güneş almıyor.

Kıta, bölge, il, ilçe ve diğer yer adları ile bunların parçası olan coğrafi tür adları büyük harfle başlar: Avrupa, Doğu Anadolu, Ağrı Dağı, Van Gölü, Çanakkale Boğazı, Nene Hatun Caddesi. Ancak özel ada dâhil olmayan il, ilçe, köy, semt gibi açıklayıcı sözler küçük yazılır: Konya ili, Pasinler ilçesi.

Kurum, kuruluş, kurul ve birim adlarının her sözcüğü büyük harfle başlar: Türk Dil Kurumu, Millî Kütüphane, Arkeoloji Bölümü. Kurum adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz: Türk Dil Kurumunun, Ankara Üniversitesine. Buna karşılık coğrafi adlara ve eser adlarına gelen çekim ekleri kesmeyle ayrılır: Ağrı Dağı’na, Nutuk’u.

Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin adlarındaki sözcükler büyük harfle başlar: Mai ve Siyah, Vatan yahut Silistre, Onuncu Yıl Marşı. Başlıktaki ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de ile soru eki küçük kalır; adın tamamı büyük yazılırsa bunlar da büyük yazılır. Resmî Gazete kalıplaşmış özel addır; buna karşılık Türk Dili dergisi kullanımında “dergisi” özel ada dâhil değildir.

Örnek - 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özel adların yazımı doğrudur?

A) Türk Dil Kurumu’nun çevrim içi sözlüğüne baktım.
B) Karar, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
C) Gezi sırasında Ağrı dağını uzaktan gördük.
D) Toplantı Pasinler İlçesinde yapılacak.
E) Mai Ve Siyah romanını yeniden okudu.
Resmî Gazete özel addır ve çekim eki kesme işaretiyle ayrılır. A seçeneğinde kurum adına gelen ek ayrılmamalı; C’de Dağı’nı büyük yazılmalı; D’de özel ada dâhil olmayan ilçesi küçük başlamalı; E’de eser adındaki ve küçük yazılmalıdır.

Cevap: B

Birleşik Sözcüklerin Yazımı

Bitişik ve Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler

Birleşik sözcüklerin yazımı yalnız “tek kavramı karşılıyor” düşüncesiyle çözülemez. Birleşme sırasında ses düşmesi, ses türemesi veya anlam değişmesi varsa sözcük çoğunlukla bitişik yazılır: kaynana, pazartesi, hissetmek, reddetmek, ayakkabı, kuşburnu. Yardımcı fiille kurulan birleşik fiilde ses olayı yoksa kelimeler ayrıdır: fark etmek, arz etmek, kabul etmek, yok olmak.

Her iki sözcüğü de anlamını koruyan birçok tamlama ayrı yazılır: bal arısı, köpek balığı, çam ağacı, su yolu, bilim dalı, taş küre, kuru fasulye. Bununla birlikte kullanım geleneğiyle bitişikleşmiş başkent, gecekondu, kahvaltı, anayasa, öngörü, bilinçaltı gibi sözcükler sözlükten denetlenmelidir.

Bitişik yazılanlar Ayrı yazılanlar
birkaç, birçok, hiçbir, herhangi, birdenbire bir şey, her şey, pek çok, bir an, bir gün
başvurmak, vazgeçmek, öngörmek, bilinçaltı fark etmek, terk etmek, arz etmek, ön söz
güneybatı, kuzeydoğu, yeraltı dünyası yer altı (somut yer), yurt dışı, sıra dışı
Dikkat
Alt, üst ve üzeri sözleri somut bir yeri gösteriyorsa ayrı, mecazlaşmış veya kalıplaşmış bir kavram oluşturuyorsa bitişik yazılabilir: masanın altı, su altı / ayakaltı, bilinçaltı, suçüstü. Anlam değiştiği için sözcük cümle içinde değerlendirilmelidir.
Örnek - 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yazımı yanlıştır?

A) Bu ayrıntıyı son anda fark etti.
B) Yardım talebini gerekçe göstermeden reddetti.
C) Konuyu bir kez daha gözden geçirdi.
D) Sunumdan sonra bir kaç soru daha sordu.
E) Hiçbir belgeyi masada bırakmadı.
Belirsizlik bildiren birkaç sözcüğü bitişik yazılır. “Fark etmek” ses olayı olmadığı için ayrı; “reddetmek” ünsüz türemesi olduğu için bitişik; “gözden geçirmek” ayrı; “hiçbir” ise kalıplaştığı için bitişik yazılmıştır.

Cevap: D

İkilemeler ve Pekiştirmeli Sözcükler

İkilemeler ayrı yazılır: yavaş yavaş, tek tek, baştan başa, iç içe, omuz omuza, altüst değil alt üst. Araya noktalama işareti konmaz. İsim durum veya iyelik ekleriyle kurulan ikilemeler de ayrıdır: el ele, göz göze, baş başa, dişe diş. Kalıplaşarak tek sözlük birimi olan birdenbire, gitgide, günbegün, darmadağın gibi sözcükler bu genel kuralın dışındadır.

Sıfat ve zarfların pekiştirilmiş biçimleri bitişik yazılır: apaçık, büsbütün, çepeçevre, sapasağlam, masmavi, yemyeşil. Pekiştirme hecesi ile sözcük arasına boşluk ya da kısa çizgi konmaz.

Örnek - 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme veya pekiştirmeli sözcüğün yazımı yanlıştır?

A) İşler yavaş yavaş düzeldi.
B) Dosyaları tek tek inceledi.
C) Salon çepeçevre süslendi.
D) Metni baştanbaşa bir kez daha okudu.
E) Bu konu üzerinde uzun uzun düşündü.
Baştan başa bir ikilemedir ve ayrı yazılır. “Çepeçevre” pekiştirmeli bir sözcük olduğu için bitişik; diğer ikilemeler ise ayrı yazılmıştır.

Cevap: D

Sayıların ve Tarihlerin Yazımı

Sayılar, Sıra Sayıları ve Üleştirmeler

Sayılar yazıyla gösterildiğinde her sözcük ayrı yazılır: iki yüz elli altı, yetmiş beş bin. Para işlemleri ve ticari belgelerde sayı bitişik yazılabilir. Dört veya daha çok basamaklı sayılar kolay okunması için 3 bin 250, 1 milyon 400 bin biçiminde rakam ve sözle birlikte gösterilebilir.

Rakamla yazılan sıra sayılarında ya noktadan ya da kesme işaretinden yararlanılır: 8. sınıf, 8’inci sınıf. Nokta ile ek aynı anda kullanılmaz: 8.’inci yanlıştır. Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir: ikişer, dokuzar, yüzer. Romen rakamları yüzyıl, hükümdar adı, tarihî olay ve kitap bölümlerinde kullanılabilir: XX. yüzyıl, II. Murat.

Saatler rakamla yazıldığında saat ve dakika arasına nokta konur: 17.30’da. Yüzde ve binde işaretleriyle sayı arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰5. Ondalık sayılarda virgül kullanılır: 5,25.

Örnek - 8
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yanlışlık vardır?

A) Öğrencilere kitaplar 2’şer 2’şer dağıtıldı.
B) Toplantı saat 15.30’da başlayacak.
C) Salonda yaklaşık 3 bin 250 kişi vardı.
D) Bu akım XX. yüzyılda etkili oldu.
E) Katılımcıların yüzde 25’i ilk oturuma girdi.
Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir; doğru biçim ikişer ikişer olmalıdır. Diğer seçeneklerde saat, büyük sayı, Romen rakamıyla yüzyıl ve yüzde ifadesi kurala uygundur.

Cevap: A

Ay, Gün ve Tarih Adları

Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Ekim 1923 Pazartesi. Belirli bir tarihi göstermiyorsa küçüktür: Sınavlar haziranda başlayacak. Salı günü görüşürüz. Ay ve gün adları gün veya yıl bildiren bir sayıyla birlikte kullanıldığında büyük yazılır: 15 Nisan, Eylül 2010.

Kısaltmaların Yazımı

Büyük ve Küçük Harfli Kısaltmalara Gelen Ekler

Kurum, kuruluş, ülke, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmalarında genellikle sözcüklerin ilk harfleri kullanılır: TBMM, TDK, ABD, KD. Büyük harfli kısaltmalarda çoğunlukla nokta kullanılmaz; T.C. ve T. gelenekleşmiş istisnalardandır.

Büyük harfle yapılan kısaltmalara gelen ek, kısaltmanın okunuşuna göre kesme işaretiyle ayrılır: TDK’nin, TBMM’ye, TRT’den, TÜBİTAK’ın. Sert ünsüzle biten kısaltma okunuşta yumuşatılmaz: RTÜK’e doğrudur, RTÜĞ’e yanlıştır.

Ölçü birimleri uluslararası biçimiyle ve noktasız yazılır: m, cm, km, g, kg. Küçük harfli kısaltmalara gelen ek, temsil edilen sözcüğün okunuşuna göre ayrılır: cm’yi, kg’dan. Sonunda nokta bulunan kısaltmalara ve üs işaretli kısaltmalara gelen ek kesmeyle ayrılmaz: Alm.dan, vb.leri, m²ye.

Örnek - 9
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaya getirilen ekin yazımı yanlıştır?

A) Yazım için TDK’nin çevrim içi sözlüğüne baktı.
B) Dilekçe TBMM’ye gönderildi.
C) Program TRT’den canlı yayımlandı.
D) Proje TÜBİTAĞ’ın desteğiyle tamamlandı.
E) Uzunluğu cm’yle gösterdi.
Kısaltmanın okunuşunda son ses yumuşatılmaz; doğru biçim TÜBİTAK’ındır. Diğer ekler ilgili kısaltmaların okunuşuna göre doğru getirilmiştir.

Cevap: D

Alıntı Kelimeler, Düzeltme İşareti ve Satır Sonu

Alıntı Kelimeler ve Güncel Yazımlar

Yabancı dillerden alınmış sözcüklerin yazımı çoğu zaman Türkçedeki yerleşmiş biçime göre belirlenir: tren, program, kulüp, psikoloji, profesör. Köken bilgisinden hareketle sözcüğe kendiliğinden harf eklemek veya çıkarmak doğru değildir. Güncel sözlükte yer alan ünvan, ak zambak, yeşil zeytin, ek-fiil, Doğubayazıt gibi biçimler, eski kaynaklarda görülebilecek farklı yazımlara karşı güncel kılavuzdan denetlenmelidir.

Düzeltme İşareti

Düzeltme işareti, yazılışları aynı olup anlamları veya söyleyişleri farklı sözcükleri ayırabilir: adet–âdet, alem–âlem, aşık–âşık, hala–hâlâ, hal–hâl. Arapça ve Farsça kökenli bazı sözcüklerde ince okunan g, k ünsüzlerinden sonra gelen a, u üzerine de konur: kâğıt, dükkân, mahkûm, sükûn.

Nispet ekinin belirtme veya iyelik ekiyle karışmasını önlemek için düzeltme işareti kullanılabilir: askerî okul (askerlikle ilgili) / askeri çağırdı (asker-i); resmî yazı / resmi çizdi; dinî bilgi / dini öğrendi. İşaret, sözcükteki her uzun ünlüyü göstermek için gelişigüzel kullanılmaz.

Örnek - 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde düzeltme işareti gerekli olduğu hâlde kullanılmamıştır?

A) Pazardan meyve ve sebze aldı.
B) Onun bu hâlini görünce çok şaşırdım.
C) Toplantıya henüz gelmedi.
D) Karar resmî yazıyla bildirildi.
E) Öğrencilere dini bilgiler verdi.
E seçeneğinde “dinle ilgili” anlamındaki nispet ekli sözcük dinî biçiminde yazılmalıdır. “Dini öğrendi” denildiğinde ise sözcük “din” adının belirtme durumuna girmiş biçimidir ve düzeltme işareti kullanılmaz.

Cevap: E

Satır Sonuna Sığmayan Sözcükler

Satıra sığmayan sözcükler hecelerinden bölünür ve satır sonuna kısa çizgi konur. Türkçede tek bir harf satır sonunda bırakılamaz veya sonraki satıra tek başına aktarılamaz. Öğretim sözcüğünün heceleri öğ-re-timdir; satır sonundaki yerleşime göre öğ- / retim ya da öğre- / tim biçiminde bölünebilir. Birleşik sözcükler de Türkçenin hece yapısına göre bölünür: ba-şöğ-ret-men.

Kesme işareti bulunan özel ad satır sonunda bölünürse yalnız kesme işareti kullanılır; ayrıca kısa çizgi konmaz. Satır sonu yazımı, sözcüğün doğru biçimini değiştirmez; yalnız sayfadaki yerleşimini düzenler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz