Noktalama işaretleri, yazının anlamını ve ses akışını görünür hâle getirir. Bir işaret yalnız duraklama süresini değil; sözcüklerin görevini, cümleler arasındaki ilişkiyi, alıntının sınırını ve anlatıcının tutumunu da belirleyebilir. TYT sorularında çoğu zaman işaretin adı değil, aynı cümlede neden gerekli olduğu veya neden kullanılamayacağı ölçülür.
Bu konu, önceki başlık olan Yazım Kuralları ile doğrudan bağlantılıdır. Noktalama işaretleri ait oldukları sözcüğe bitişik yazılır; kesme işareti dışındaki işaretlerden sonra genel olarak bir boşluk bırakılır. Güncel ve ayrıntılı kurallarda Türk Dil Kurumunun noktalama işaretleri açıklamaları esas alınmalıdır.
Nokta ve Virgül
Noktanın Kullanıldığı Yerler
Nokta (.) tamamlanmış cümlenin sonuna konur. Bunun dışında bazı kısaltmalarda (Dr., Prof., Cad.), sıra sayılarında (3., XV. yüzyıl), tarih ve saat yazımında (29.10.1923, 09.15), büyük sayıların üçlü gruplarında (1.250.000) ve genel ağ adreslerinde kullanılır. Bir listenin madde numarasından sonra da nokta getirilebilir.
Ay adı yazıyla yazılmışsa tarih içindeki sayılar arasına nokta konmaz: 29 Ekim 1923. Ölçü birimlerinin ardından da nokta kullanılmaz: kg, cm, km. Birbiri ardınca verilen sıra sayılarında işaret yalnız son sayıya getirilebilir: 2, 4 ve 7. maddeler.
Virgülün Temel Görevleri
Virgül (,) eş görevli sözcükleri ve söz gruplarını ayırır: Kitapları, defterleri, notları topladı. Sıralı cümlelerin arasına girer: Kapı açıldı, öğrenciler salona girdi. Uzun cümlede yüklemden uzak kalan özneyi belirginleştirebilir; ara sözün iki yanında, hitap sözünden sonra, tırnak içine alınmamış aktarma cümlesinin sonunda ve kabul–ret bildiren sözlerden sonra kullanılabilir.
Virgül, anlam karışıklığını da önler: Genç, adama doğru yürüdü. Ondalık sayılarda tam bölüm ile kesri ayırır: 18,5. Ancak virgülü yalnız “okurken durduğumuz yer” diye düşünmek yanıltıcıdır; cümledeki sözcüklerin görevleri belirleyicidir.
Virgülün Kullanılmadığı Yerler
Ve, veya, yahut bağlaçlarından önce ya da sonra sırf bağlaç bulunduğu için virgül kullanılmaz. Hem… hem, ne… ne, ya… ya gibi tekrarlı bağlaçların arasına da virgül girmez. Bağlama ve pekiştirme görevindeki de/dadan, -ınca/-ince anlamındaki mı/miden ve tek bir zarf-fiilden sonra virgül getirilmez: Akşam oldu mu eve döneriz. Kitabı okuyup masaya bıraktı.
Şart ekinden sonra da kural olarak virgül konmaz: Vaktin olursa bize uğra. Buna karşılık art arda gelen zarf-fiiller veya şartlı yapılar anlamı ayırmayı gerektiriyorsa virgül kullanılabilir. Tamlayan ile tamlananı, sıfat ile ismi, edat ile bağlı olduğu sözü yalnız nefes almak amacıyla ayırmak yanlıştır.
Noktalı Virgül ve İki Nokta
Noktalı Virgül
Noktalı virgül (;), kendi içinde virgülle ayrılmış grupları birbirinden ayırır: Türkiye’den Ankara, İzmir; İtalya’dan Roma, Milano yarışmaya katıldı. Ögelerinde virgül bulunan sıralı cümleleri de birbirinden ayırabilir: Sevinçten bağırmak, koşmak istiyor; bir türlü yerinde duramıyordu.
İkiden fazla eş değer ögenin virgüllerle sıralandığı bir cümlede özneden sonra noktalı virgül kullanılabilir: Bu genç sanatçı; öykü, deneme, şiir yazıyor. Noktalı virgülün kullanılabilmesi için her iki tarafta da mutlaka bağımsız cümle bulunması gerekmez; grupların iç yapısındaki virgüller belirleyici olabilir.
İki Nokta
İki nokta (:), kendisinden sonra açıklama veya örnek gelecek cümlenin sonunda kullanılır: Çantada üç şey vardı: kalem, defter, silgi. Açıklama tam bir cümle ise büyük harfle; yalnız örnekler sıralanıyorsa özel ad dışında küçük harfle başlayabilir. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki anlatımın sonuna ve konuşanın adından sonra da iki nokta konabilir.
Genel ağ adreslerinde, kaynak künyelerinde, matematikte bölme işlemi ve oran belirtmede iki noktadan yararlanılır. Bir cümlede iki noktayı kullanabilmek için önceki bölümün “neyi, nasıl, hangileri?” sorularından birine gerçek bir açıklama veya listeyle karşılık vermesi gerekir.
Üç Nokta, Soru ve Ünlem İşareti
Üç Nokta
Üç nokta (…), tamamlanmamış cümlelerin sonunda, açıkça yazılmak istenmeyen sözlerin yerine, benzer örneklerin sürdüğünü göstermek ve alıntıda çıkarılmış bölümü belirtmek için kullanılır. Sözün kesildiği, duygunun tamamlanamadığı anlatımlarda da görülür: Bir daha buraya gelirsen…
Üç nokta zaten üç noktadan oluşur; ayrıca yanına bir nokta daha eklenmez. Soru veya ünlem anlamı taşıyan tamamlanmamış cümlede soru ya da ünlem işaretinden sonra iki nokta kullanılabilir: Nasıl da unutmuşum?.. İşaret, metinde atlanan bölümü gösteriyorsa anlatımın eksik bırakıldığını açıkça hissettirmelidir.
Soru İşareti ve Ünlem İşareti
Soru işareti (?) soru bildiren cümlenin sonuna konur. Cümlede soru sözcüğü bulunsa bile yapı soru anlamı taşımıyorsa işaret kullanılmaz: Toplantının ne zaman başlayacağını bilmiyorum. Kesin olmayan tarih ve bilgilerde ayraç içinde soru işareti kullanılabilir: Yunus Emre (1240?-1320).
Ünlem işareti (!) sevinç, korku, şaşma, acıma gibi güçlü duyguları; seslenme ve uyarıları gösterir. Seslenme sözünden hemen sonra konabileceği gibi cümlenin sonuna da bırakılabilir: Arkadaşlar, buraya bakın! Alay veya küçümseme anlamı verilmek istenen bir sözden sonra ünlem ayraç içinde kullanılabilir: Bu büyük uzman (!) yine sonucu karıştırdı.
Çizgiler ve Eğik Çizgi
Kısa Çizgi ve Uzun Çizgi
Kısa çizgi (-) satıra sığmayan sözcüğü hecelerinden bölmede, kök ve ekleri göstermede (yaz-, -lık, -den), sözcükler arasındaki başlangıç–bitiş veya bağlantı ilişkisini belirtmede (Türkçe-İngilizce sözlük, Ankara-İstanbul yolu, 1914-1918) kullanılır. Matematikte çıkarma işareti olarak da görev yapar.
Uzun çizgi (—), satır başındaki konuşmaları gösterir. Konuşma cümlesi tırnak içine alınmışsa ayrıca uzun çizgi kullanılmaz. Konuşanın adı önce verilmişse adın ardından iki nokta getirilir; konuşma satırı doğrudan başlıyorsa uzun çizgi yeterlidir.
Eğik Çizgi ve Ters Eğik Çizgi
Eğik çizgi (/) yan yana yazılması gereken dizelerin arasında, adreslerde apartman ile daire numarasını veya semt ile şehri ayırmada, tarihlerin sayıyla yazımında, dil bilgisi eklerinin farklı biçimlerini göstermede ve birimler arası oranlarda kullanılır: 15/10/2026, -a/-e, km/sa.
Ters eğik çizgi (\) ise bilişim uygulamalarında art arda gelen dizinleri ayırır. Edebî veya dil bilgisel metinde eğik çizgiyle karıştırılmamalıdır.
Tırnak ve Ayraç İşaretleri
Tırnak ve Tek Tırnak İşareti
Tırnak işareti (“ ”) başka bir kişiden veya metinden aynen aktarılan sözleri, özel olarak vurgulanan ifadeleri ve cümle içinde geçen eser ya da yazı adlarını sınırlar. Tırnak içindeki alıntı kendi nokta, soru veya ünlem işaretini taşıyorsa işaret kapanış tırnağından önce gelir: “Beni beklediniz mi?” diye sordu.
Tırnak içindeki bir sözün içinde yeniden alıntı yapılacaksa tek tırnak (‘ ’) kullanılır. Alıntının sonunda ayrıca dedi, sordu gibi bir aktarım sözü varsa tırnak içindeki cümle ile devamındaki anlatımın ilişkisine göre virgül, soru veya ünlem işareti korunur.
Yay Ayraç ve Köşeli Ayraç
Yay ayraç ( ) cümlenin yapısına doğrudan katılmayan açıklamaları, eser ve yazar bilgilerini, bir sözcüğün eş anlamlısını, tiyatro metnindeki hareketleri ve maddelerin numaralarını gösterebilir. Ayraç içinde tam bir cümle varsa büyük harfle başlar ve kendi noktalama işaretini taşır.
Köşeli ayraç [ ], ayraç içinde yeniden ayraç gerektiğinde veya aktarılan metne açıklayıcı bir ek yapıldığında kullanılır. Bilimsel metinlerde kaynak numarası ya da ses bilgisi gösterimi gibi özel görevler de üstlenebilir.
Kesme İşareti
Kesmenin Kullanıldığı Yerler
Kesme işareti (‘), özel adlara getirilen çekim eklerini ayırır: Ankara’ya, Türkiye’nin, Mehmet’ten. Kişi adından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen eklerde, kısaltmalarda, sayılarda, belirli tarih bildiren ay ve gün adlarında da kullanılır: Nermin Hanım’a, TBMM’ye, 2026’da, 29 Ekim’e.
Bir harf veya ekten sonra gelen ek de kesmeyle ayrılır: a’dan z’ye, -lık’la türetilen sözcükler. Şiirde ölçü ve söyleyiş gereği düşürülen sesler kesmeyle gösterilebilir: Karac’oğlan. Özel adın sonundaki sert ünsüz, yazıda yumuşatılmaz: Zonguldak’a, Ahmet’i.
Kesmenin Kullanılmadığı Yerler
Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Bakanlar Kurulunun. Ancak Avrupa Birliği’ne kullanımı bu genel kuralın yerleşmiş istisnasıdır.
Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkçe, Türklüğün, Konyalıdan, Ahmetler, Türklerin. Özel addan sonra gelen il, ilçe, köy gibi tür bildiren sözlerle kurulan yapılarda ek bütün söz grubuna gelir: Konya ilinde, Pasinler ilçesinde.

