TYT SES BİLGİSİ VE SES OLAYLARI

0
34
Ses bilgisi ve ses olayları TYT Türkçe konu anlatımı

Ses bilgisi; Türkçedeki seslerin özelliklerini, ünlü uyumlarını, sözcüklerin ek alırken geçirdiği değişmeleri ve konuşma sırasında ortaya çıkan söyleyiş bağlantılarını inceler. TYT Türkçe sorularında yalnız olayın adını bilmek yetmez; sözcüğü kök ve eklerine ayırmak, ilk biçimle son biçimi karşılaştırmak gerekir. Böylece ünlü düşmesi ile ünsüz düşmesi, ünsüz benzeşmesi ile ünsüz yumuşaması gibi sık karıştırılan kavramlar birbirinden ayrılır.

Ses olaylarını doğru belirlemek, sonraki konu olan Yazım Kuralları için de temel oluşturur. Çünkü bazı değişmeler yalnız söyleyişte kalırken bazıları sözcüğün yazılı biçimine de yansır.

Ses, Harf, Ünlü ve Ünsüz

Ses ile Harf Arasındaki Ayrım

Ses, konuşma sırasında çıkarılan ve işitilen birimdir; harf ise bu sesi yazıda gösteren işarettir. Türk alfabesinde 29 harf bulunur. Bunların 8’i ünlü, 21’i ünsüzdür. Ses olayı incelenirken görünen harf değişikliğinin hangi söyleyiş değişmesinden doğduğu araştırılır.

Ünlülerin Özellikleri

Ünlüler; dilin öne ya da arkaya yaklaşmasına, dudakların durumuna ve ağzın açıklığına göre sınıflandırılır. Bir ünlünün üç özelliği birlikte söylenebilir: Örneğin ö, ince–yuvarlak–geniş; ı, kalın–düz–dar ünlüdür.

Ölçüt Birinci grup İkinci grup
Kalınlık–incelik Kalın: a, ı, o, u İnce: e, i, ö, ü
Düzlük–yuvarlaklık Düz: a, e, ı, i Yuvarlak: o, ö, u, ü
Genişlik–darlık Geniş: a, e, o, ö Dar: ı, i, u, ü

Ses bilgisi ve ses olaylarını sınıflandıran TYT Türkçe diyagramı

Örnek - 1
Aşağıdaki sözcüklerin hangisindeki ünlülerin tamamı ince, bunlardan en az biri de yuvarlaktır?

A) gözlük
B) çocuk
C) kitap
D) duvar
E) orman
“Gözlük” sözcüğünün ünlüleri ö ve üdür. İkisi de ince ve yuvarlaktır. Diğer seçeneklerde en az bir kalın ünlü bulunduğu için koşulların tamamını yalnız A seçeneği karşılar.

Cevap: A

Ünsüzlerin Özellikleri

Ünsüzler, söyleniş sırasında ses yolunun daralıp daralmamasına göre sürekli–süreksiz; ses tellerinin titreşip titreşmemesine göre yumuşak–sert olarak sınıflandırılır. Bu ayrım özellikle ünsüz benzeşmesini kavramayı kolaylaştırır.

Ünsüz grubu Sesler
Sert–sürekli f, h, s, ş
Sert–süreksiz ç, k, p, t
Yumuşak–sürekli ğ, j, l, m, n, r, v, y, z
Yumuşak–süreksiz b, c, d, g

Ünlü Uyumları

Büyük Ünlü Uyumu

Büyük ünlü uyumu, çok heceli Türkçe sözcüklerde ünlülerin kalınlık–incelik bakımından birbiriyle uyumlu olmasıdır. İlk hecede kalın ünlü varsa sonraki ünlüler de kalın; ilk hecede ince ünlü varsa sonraki ünlüler de ince olur: kapılar, duraklar, evlerin, gözlükçü.

Tek heceli sözcüklerde tek ünlü bulunduğu için bu uyum aranmaz. Birleşik sözcükler, yabancı kökenli sözcükler ve tarih içinde ses değişimine uğramış bazı Türkçe sözcükler de kurala uymayabilir. Anne, kardeş, elma gibi sözcükler Türkçe oldukları hâlde bugün büyük ünlü uyumuna aykırıdır. -yor, -ken, -ki, -leyin, -daş, -gil, -mtırak gibi tek biçimli ekler de eklendikleri sözcükte uyumu bozabilir.

Küçük Ünlü Uyumu

Küçük ünlü uyumu düzlük–yuvarlaklık ilişkisine dayanır. Düz ünlülerden sonra düz ünlüler; yuvarlak ünlülerden sonra ise dar–yuvarlak u, ü ya da geniş–düz a, e ünlüleri gelebilir. çocuklar ve gözlük bu düzene uyar; yağmurluk sözcüğünde düz adan sonra yuvarlak u geldiği için küçük ünlü uyumu bozulur.

Dikkat
Bir sözcüğün büyük ünlü uyumuna uyması, küçük ünlü uyumuna da uyduğu anlamına gelmez. İki uyum ayrı ölçütlerle incelenir. Ayrıca bir sözcüğün uyuma uymaması, onun mutlaka yabancı kökenli olduğunu tek başına kanıtlamaz.
Örnek - 2
Aşağıdaki sözcüklerin hangisi hem büyük hem küçük ünlü uyumuna uyar?

A) akşamki
B) evlerden
C) yağmurluk
D) sabahleyin
E) geliyor
“Evlerden” sözcüğündeki e–e–e ünlüleri incedir; ayrıca düz ünlüleri yine düz ünlüler izler. “Akşamki” ve “sabahleyin” tek biçimli ekler nedeniyle büyük ünlü uyumunu, “yağmurluk” küçük ünlü uyumunu, “geliyor” ise her iki uyumu bozar.

Cevap: B

Ünlülerle İlgili Ses Olayları

Ünlü Düşmesi ve Ünlü Aşınması

İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı iki heceli sözcükler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında ikinci hecedeki ünlüyü kaybeder: burun-u → burnu, ağız-ı → ağzı, şehir-i → şehri, akıl-ı → aklı. Bu olay çekim sırasında görülebileceği gibi yapım ekiyle de oluşabilir: sızı-la → sızla-, devir-im → devrim, ileri-le → ilerle-.

Bazı birleşik sözcüklerde de bir ünlü düşer: kayıp olmak → kaybolmak, sabır etmek → sabretmek, kahve altı → kahvaltı. Birleşme sırasında iki sözcüğün seslerinden birinin ya da birkaçının kaybolduğu nasıl, niçin, cumartesi gibi örnekler çoğu kaynakta ünlü aşınması başlığı altında değerlendirilir.

Örnek - 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ünlü düşmesi, sözcük ünlüyle başlayan bir çekim eki aldığı için değil, yapım eki aldığı için gerçekleşmiştir?

A) Bu ayrıntı uzun süre aklımdan çıkmadı.
B) Şehrin eski sokaklarını sabah gezdik.
C) Eski yarası gece boyunca sızladı.
D) Çocuğun boynu atkının altında kalmıştı.
E) Karnına aniden keskin bir ağrı girdi.
“Sızladı” sözcüğü sızı + la + dı biçiminde oluşur; isimden fiil yapan -la eki alınırken kökteki ı düşmüştür. Diğer seçeneklerde akıl, şehir, boyun ve karın sözcükleri ünlüyle başlayan çekim ekleri aldığında ünlü kaybına uğramıştır.

Cevap: C

Ünlü Türemesi

Sözcüğün aslında bulunmayan bir ünlünün eklenme sırasında ortaya çıkmasına ünlü türemesi denir. Küçültme bildiren yapılarda az-cık → azıcık, dar-cık → daracık, bir-cik → biricik; bazı pekiştirmelerde sapasağlam, yapayalnız, çepeçevre örnekleri görülür. Yan yana gelen her iki ünsüz arasındaki ünlü türeme değildir; kök ve ek sınırı mutlaka gösterilmelidir.

Ünlü Daralması ve Ünlü Değişimi

Sonu a veya e ile biten fiillere -yor eki geldiğinde bu geniş ünlüler daralarak ı, i, u, ü seslerinden birine dönüşür: başla-yor → başlıyor, söyle-yor → söylüyor, bekle-yor → bekliyor. de- ve ye- fiillerinde araya giren y sesi de daralmaya yol açabilir: de-y-ecek → diyecek, ye-y-en → yiyen.

“Geliyor, seviyor” sözcüklerinde kök gel- ve sev- biçiminde ünsüzle bittiği için ünlü daralması yoktur; i, şimdiki zaman ekinin parçasıdır. Ben-e → bana ve sen-e → sana örneklerindeki e → a dönüşümü ise ünlü değişimi olarak adlandırılır.

Örnek - 4
I. bekle-yor → bekliyor
II. bir-cik → biricik
III. sen-e → sana

Bu sözcüklerde görülen ses olayları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

A) Ünlü düşmesi — ünlü türemesi — ünlü daralması
B) Ünlü daralması — ünlü türemesi — ünlü değişimi
C) Ünlü türemesi — ünlü düşmesi — ünlü değişimi
D) Ünlü değişimi — ünlü daralması — ünlü türemesi
E) Ünlü daralması — ünsüz türemesi — ünlü düşmesi
“Bekle-” fiilinin sonundaki e, -yor etkisiyle iye daralmıştır. “Biricik” sözcüğünde kökle ek arasında i türemiştir. “Sana” sözcüğünde ise sen zamirindeki e, yönelme ekiyle aya dönüşmüştür.

Cevap: B

Ünsüzlerle İlgili Ses Olayları

Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi)

Sert ünsüzlerden f, s, t, k, ç, ş, h, p ile biten bir sözcüğe c, d, g ile başlayan bir ek geldiğinde ekin ilk ünsüzü sertleşerek ç, t, k olur: kitap-cı → kitapçı, ağaç-da → ağaçta, seç-gin → seçkin. Değişen ses kökte değil, ekte bulunduğu için bu olay ünsüz yumuşamasıyla karıştırılmamalıdır.

Örnek - 5
Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde, sert ünsüzle biten bir tabana c, d, g seslerinden biriyle başlayan ek geldiği hâlde ünsüz benzeşmesi gerçekleşmemiştir?

A) kitapçı
B) sınıfta
C) sepetten
D) üçgen
E) yokuşça
“Kitapçı, sınıfta, sepetten, yokuşça” sözcüklerinde ekin başındaki ünsüz sertleşmiştir. Sayılardan geometri terimi türeten -gen eki ise bu kurala uymaz: üç + gen → üçgen. Sert ç sesinden sonra gelmesine rağmen g sesi k sesine dönüşmemiştir.

Cevap: D

Ünsüz Yumuşaması (Değişimi)

Sonunda p, ç, t, k bulunan bazı sözcükler ünlüyle başlayan ek aldığında bu sesler b, c, d, ğ/g seslerine dönüşür: kitap-ı → kitabı, ağaç-a → ağaca, kanat-ı → kanadı, renk-i → rengi, çocuk-u → çocuğu. Değişiklik sözcüğün kök ya da gövdesinin sonunda gerçekleşir.

Tek heceli sözcüklerin çoğu ve yabancı kökenli bazı sözcükler yumuşamaya uymaz: saç-ı, süt-ü, hukuk-u, sanat-ı, millet-i. Bununla birlikte çok-u → çoğu, dip-i → dibi, uç-u → ucu gibi yumuşayan tek heceli sözcükler de vardır. Bu nedenle yalnız hece sayısına bakılarak kesin hüküm verilmez.

Örnek - 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük ünlüyle başlayan ek aldığı hâlde ünsüz yumuşamasına uğramamıştır?

A) Okuduğu kitabı masaya bıraktı.
B) Bu sanatı yıllarca emek vererek öğrendi.
C) Bahçedeki ağacı geçen yıl dikmişler.
D) Duvarın rengi sabah ışığında değişiyordu.
E) Mutfaktaki dolabı dikkatle açtı.
“Sanat” sözcüğü ekini aldığında sonundaki t korunur: sanat-ı. Diğer seçeneklerde sırasıyla p → b, ç → c, k → g, p → b değişimleri görülür.

Cevap: B

Ünsüz Düşmesi ve Ünsüz Türemesi

Bazı sözcüklerde yapım eki alınırken bir ünsüz ortadan kalkar. Ufak-cık → ufacık, küçük-cük → küçücük, yüksek-l → yüksel-, alçak-l → alçal- örneklerinde k sesi düşmüştür. Ast-teğmen → asteğmen ve ad-daş → adaş birleşmelerinde de ünsüz düşmesi görülür.

Ünsüz türemesinde ise sözcüğün aslında tek olan bir sesi eklenme veya birleşme sırasında ikizleşir: af-ı → affı, his-i → hissi, hak-ı → hakkı, ret etmek → reddetmek, his etmek → hissetmek. “Cadde” ya da “hissiz” gibi içinde zaten çift ünsüz bulunan veya kökle ekin aynı ünsüzü yan yana getirdiği her sözcükte türeme aranmaz.

Örnek - 7
I. Yaptığı hatanın affını istedi.
II. Bahçenin küçücük kapısından geçti.
III. Yol ilerledikçe yokuşun eğimi yükseldi.

Numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerde görülen ses olayları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) I’de ünsüz türemesi; II ve III’te ünsüz düşmesi
B) I’de ünsüz düşmesi; II ve III’te ünsüz türemesi
C) I ve II’de ünsüz yumuşaması; III’te ünsüz benzeşmesi
D) I ve III’te ünsüz türemesi; II’de ünlü düşmesi
E) Üçünde de ünsüz düşmesi
“Affını” sözcüğünde af + ı birleşirken f ikizleşmiş, yani ünsüz türemiştir. “Küçücük” sözcüğünde küçük, “yükseldi” sözcüğünde yüksek köklerinin sonundaki k düşmüştür.

Cevap: A

Kaynaştırma ve Diğer Ses Olayları

Kaynaştırma Ünsüzleri

Ünlüyle biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde söyleyişi kolaylaştırmak için araya yardımcı bir ünsüz girebilir. Okul dil bilgisinde bu sesler y, ş, s, n olarak öğretilir: araba-y-a, iki-ş-er, kapı-s-ı, bu-n-u. Kaynaştırma belirlenirken görülen harfin kökte mi bulunduğu, yoksa eklenme sırasında mı ortaya çıktığı kontrol edilir.

Dikkat
Bir sözcükte y, ş, s veya n bulunması tek başına kaynaştırma kanıtı değildir. Örneğin olay-ı sözcüğündeki y kökün parçasıdır; eklenme sırasında türememiştir.
Örnek - 8
Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde kaynaştırma ünsüzü yoktur?

A) araya
B) ikişer
C) annesi
D) onu
E) olayı
“Ara-y-a, iki-ş-er, anne-s-i, o-n-u” çözümlemelerinde yardımcı ünsüzler eklenme sırasında ortaya çıkar. “Olay” sözcüğü zaten y ile biter; olay-ı biçimindeki y kökün parçasıdır.

Cevap: E

Dudak Ünsüzlerinin Benzeşmesi, Göçüşme ve Ulama

Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi, n sesinin kendisinden sonra gelen bnin etkisiyle mye dönüşmesidir. Bu değişim pembe, çarşamba, ambar, saklambaç gibi sözcüklerin yerleşmiş yazımında görülür. Penbe ve çarşanba, öğrencinin günümüz Türkçesinde kullanacağı başlangıç biçimleri değildir; yalnız değişimin tarihsel mantığını göstermek için verilebilir. Onbaşı, sonbahar gibi birleşik sözcüklerde ise n korunur.

Göçüşme, sözcük içindeki iki sesin yer değiştirmesidir. Kirbit, kiprik, torpak gibi biçimler günlük söyleyişte duyulabilir; ölçünlü yazı dilinde doğru biçimler kibrit, kirpik, topraktır.

Ulama, ünsüzle biten bir sözcüğün son sesinin, ardından ünlüyle başlayan sözcüğe bağlanarak okunmasıdır. Örneğin “bir akşam” sözü kesintisiz söylenirken ilk sözcüğün sonundaki r sesi, ikinci sözcüğün başındaki a sesine bağlanır. Ulama bir yazım değişikliği değildir; sözcükler ayrı yazılmaya devam eder. Noktalama işareti veya anlamlı durak, ulamayı kesebilir.

Örnek - 9
Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi, göçüşme ve ulama ile ölçünlü yazı dili arasındaki ilişkiyi aşağıdakilerden hangisi doğru açıklar?

A) “Pembe” ve “çarşamba” sözcüklerinin güncel yazımında n sesi kullanılır.
B) “Kirbit” ve “kiprik” biçimleri ölçünlü yazı dilinde doğrudur.
C) Ulama yapılan sözcükler yazıda birleştirilir.
D) Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi bazı sözcüklerin yerleşmiş yazımına yansımıştır; göçüşmeli söyleyişler yazım yanlışıdır, ulama ise yazımı değiştirmez.
E) Bu üç olay da yalnız ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde oluşur.
Pembe, çarşamba gibi sözcüklerde dudak ünsüzlerinin benzeşmesi yerleşmiş yazıma yansımıştır. Kirbit, kiprik gibi göçüşmeli biçimler konuşmada duyulabilse de ölçünlü yazımda kullanılmaz. Ulama yalnız söyleyiş bağlantısıdır; sözcüklerin yazımını değiştirmez.

Cevap: D

Bir Sözcükte Birden Fazla Ses Olayı

Kök ve Ek Sınırını Birlikte İnceleme

Aynı sözcükte birden fazla ses olayı bulunabilir. Bahsettiğin sözcüğü bahis + et + dik + in yapısından gelişir. Bahis sözcüğünün ikinci hecesindeki i düşer; et- fiilinden sonra gelen -dik ekinin başındaki d, sert tnin etkisiyle tye dönüşür; ek ünlüyle devam ettiğinde sondaki k de ğ olur. Böylece sözcükte ünlü düşmesi, ünsüz benzeşmesi ve ünsüz yumuşaması birlikte görülür.

Ses olayı sorularında sözcüğü gelişigüzel harflere ayırmak yerine şu üç bilgi birlikte değerlendirilir: sözcüğün eksiz biçimi, aldığı ek ve değişen sesin kökte mi ekte mi bulunduğu. Değişen sesin yeri, olayın adını çoğu kez doğrudan belirler.

Örnek - 10
“Toplantıda bahsettiğin ayrıntıyı yeniden inceleyelim.” cümlesindeki bahsettiğin sözcüğünde aşağıdaki ses olaylarından hangileri birlikte vardır?

A) Ünlü düşmesi, ünsüz benzeşmesi ve ünsüz yumuşaması
B) Ünlü daralması, ünsüz türemesi ve kaynaştırma
C) Ünlü değişimi, ünsüz düşmesi ve ulama
D) Ünlü türemesi, ünsüz benzeşmesi ve kaynaştırma
E) Ünlü düşmesi, ünsüz türemesi ve göçüşme
Sözcük bahis + et + dik + in biçiminde çözümlenir. Bahis → bahs değişiminde ünlü düşmesi, et + dik → ettik aşamasında ünsüz benzeşmesi, ettik + in → ettiğin aşamasında ise k → ğ ünsüz yumuşaması vardır.

Cevap: A

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz