Ses bilgisi; Türkçedeki seslerin özelliklerini, ünlü uyumlarını, sözcüklerin ek alırken geçirdiği değişmeleri ve konuşma sırasında ortaya çıkan söyleyiş bağlantılarını inceler. TYT Türkçe sorularında yalnız olayın adını bilmek yetmez; sözcüğü kök ve eklerine ayırmak, ilk biçimle son biçimi karşılaştırmak gerekir. Böylece ünlü düşmesi ile ünsüz düşmesi, ünsüz benzeşmesi ile ünsüz yumuşaması gibi sık karıştırılan kavramlar birbirinden ayrılır.
Ses olaylarını doğru belirlemek, sonraki konu olan Yazım Kuralları için de temel oluşturur. Çünkü bazı değişmeler yalnız söyleyişte kalırken bazıları sözcüğün yazılı biçimine de yansır.
Ses, Harf, Ünlü ve Ünsüz
Ses ile Harf Arasındaki Ayrım
Ses, konuşma sırasında çıkarılan ve işitilen birimdir; harf ise bu sesi yazıda gösteren işarettir. Türk alfabesinde 29 harf bulunur. Bunların 8’i ünlü, 21’i ünsüzdür. Ses olayı incelenirken görünen harf değişikliğinin hangi söyleyiş değişmesinden doğduğu araştırılır.
Ünlülerin Özellikleri
Ünlüler; dilin öne ya da arkaya yaklaşmasına, dudakların durumuna ve ağzın açıklığına göre sınıflandırılır. Bir ünlünün üç özelliği birlikte söylenebilir: Örneğin ö, ince–yuvarlak–geniş; ı, kalın–düz–dar ünlüdür.
| Ölçüt | Birinci grup | İkinci grup |
|---|---|---|
| Kalınlık–incelik | Kalın: a, ı, o, u | İnce: e, i, ö, ü |
| Düzlük–yuvarlaklık | Düz: a, e, ı, i | Yuvarlak: o, ö, u, ü |
| Genişlik–darlık | Geniş: a, e, o, ö | Dar: ı, i, u, ü |
Ünsüzlerin Özellikleri
Ünsüzler, söyleniş sırasında ses yolunun daralıp daralmamasına göre sürekli–süreksiz; ses tellerinin titreşip titreşmemesine göre yumuşak–sert olarak sınıflandırılır. Bu ayrım özellikle ünsüz benzeşmesini kavramayı kolaylaştırır.
| Ünsüz grubu | Sesler |
|---|---|
| Sert–sürekli | f, h, s, ş |
| Sert–süreksiz | ç, k, p, t |
| Yumuşak–sürekli | ğ, j, l, m, n, r, v, y, z |
| Yumuşak–süreksiz | b, c, d, g |
Ünlü Uyumları
Büyük Ünlü Uyumu
Büyük ünlü uyumu, çok heceli Türkçe sözcüklerde ünlülerin kalınlık–incelik bakımından birbiriyle uyumlu olmasıdır. İlk hecede kalın ünlü varsa sonraki ünlüler de kalın; ilk hecede ince ünlü varsa sonraki ünlüler de ince olur: kapılar, duraklar, evlerin, gözlükçü.
Tek heceli sözcüklerde tek ünlü bulunduğu için bu uyum aranmaz. Birleşik sözcükler, yabancı kökenli sözcükler ve tarih içinde ses değişimine uğramış bazı Türkçe sözcükler de kurala uymayabilir. Anne, kardeş, elma gibi sözcükler Türkçe oldukları hâlde bugün büyük ünlü uyumuna aykırıdır. -yor, -ken, -ki, -leyin, -daş, -gil, -mtırak gibi tek biçimli ekler de eklendikleri sözcükte uyumu bozabilir.
Küçük Ünlü Uyumu
Küçük ünlü uyumu düzlük–yuvarlaklık ilişkisine dayanır. Düz ünlülerden sonra düz ünlüler; yuvarlak ünlülerden sonra ise dar–yuvarlak u, ü ya da geniş–düz a, e ünlüleri gelebilir. çocuklar ve gözlük bu düzene uyar; yağmurluk sözcüğünde düz adan sonra yuvarlak u geldiği için küçük ünlü uyumu bozulur.
Ünlülerle İlgili Ses Olayları
Ünlü Düşmesi ve Ünlü Aşınması
İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı iki heceli sözcükler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında ikinci hecedeki ünlüyü kaybeder: burun-u → burnu, ağız-ı → ağzı, şehir-i → şehri, akıl-ı → aklı. Bu olay çekim sırasında görülebileceği gibi yapım ekiyle de oluşabilir: sızı-la → sızla-, devir-im → devrim, ileri-le → ilerle-.
Bazı birleşik sözcüklerde de bir ünlü düşer: kayıp olmak → kaybolmak, sabır etmek → sabretmek, kahve altı → kahvaltı. Birleşme sırasında iki sözcüğün seslerinden birinin ya da birkaçının kaybolduğu nasıl, niçin, cumartesi gibi örnekler çoğu kaynakta ünlü aşınması başlığı altında değerlendirilir.
Ünlü Türemesi
Sözcüğün aslında bulunmayan bir ünlünün eklenme sırasında ortaya çıkmasına ünlü türemesi denir. Küçültme bildiren yapılarda az-cık → azıcık, dar-cık → daracık, bir-cik → biricik; bazı pekiştirmelerde sapasağlam, yapayalnız, çepeçevre örnekleri görülür. Yan yana gelen her iki ünsüz arasındaki ünlü türeme değildir; kök ve ek sınırı mutlaka gösterilmelidir.
Ünlü Daralması ve Ünlü Değişimi
Sonu a veya e ile biten fiillere -yor eki geldiğinde bu geniş ünlüler daralarak ı, i, u, ü seslerinden birine dönüşür: başla-yor → başlıyor, söyle-yor → söylüyor, bekle-yor → bekliyor. de- ve ye- fiillerinde araya giren y sesi de daralmaya yol açabilir: de-y-ecek → diyecek, ye-y-en → yiyen.
“Geliyor, seviyor” sözcüklerinde kök gel- ve sev- biçiminde ünsüzle bittiği için ünlü daralması yoktur; i, şimdiki zaman ekinin parçasıdır. Ben-e → bana ve sen-e → sana örneklerindeki e → a dönüşümü ise ünlü değişimi olarak adlandırılır.
II. bir-cik → biricik
III. sen-e → sana
Bu sözcüklerde görülen ses olayları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Ünsüzlerle İlgili Ses Olayları
Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi)
Sert ünsüzlerden f, s, t, k, ç, ş, h, p ile biten bir sözcüğe c, d, g ile başlayan bir ek geldiğinde ekin ilk ünsüzü sertleşerek ç, t, k olur: kitap-cı → kitapçı, ağaç-da → ağaçta, seç-gin → seçkin. Değişen ses kökte değil, ekte bulunduğu için bu olay ünsüz yumuşamasıyla karıştırılmamalıdır.
Ünsüz Yumuşaması (Değişimi)
Sonunda p, ç, t, k bulunan bazı sözcükler ünlüyle başlayan ek aldığında bu sesler b, c, d, ğ/g seslerine dönüşür: kitap-ı → kitabı, ağaç-a → ağaca, kanat-ı → kanadı, renk-i → rengi, çocuk-u → çocuğu. Değişiklik sözcüğün kök ya da gövdesinin sonunda gerçekleşir.
Tek heceli sözcüklerin çoğu ve yabancı kökenli bazı sözcükler yumuşamaya uymaz: saç-ı, süt-ü, hukuk-u, sanat-ı, millet-i. Bununla birlikte çok-u → çoğu, dip-i → dibi, uç-u → ucu gibi yumuşayan tek heceli sözcükler de vardır. Bu nedenle yalnız hece sayısına bakılarak kesin hüküm verilmez.
Ünsüz Düşmesi ve Ünsüz Türemesi
Bazı sözcüklerde yapım eki alınırken bir ünsüz ortadan kalkar. Ufak-cık → ufacık, küçük-cük → küçücük, yüksek-l → yüksel-, alçak-l → alçal- örneklerinde k sesi düşmüştür. Ast-teğmen → asteğmen ve ad-daş → adaş birleşmelerinde de ünsüz düşmesi görülür.
Ünsüz türemesinde ise sözcüğün aslında tek olan bir sesi eklenme veya birleşme sırasında ikizleşir: af-ı → affı, his-i → hissi, hak-ı → hakkı, ret etmek → reddetmek, his etmek → hissetmek. “Cadde” ya da “hissiz” gibi içinde zaten çift ünsüz bulunan veya kökle ekin aynı ünsüzü yan yana getirdiği her sözcükte türeme aranmaz.
II. Bahçenin küçücük kapısından geçti.
III. Yol ilerledikçe yokuşun eğimi yükseldi.
Numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerde görülen ses olayları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Kaynaştırma ve Diğer Ses Olayları
Kaynaştırma Ünsüzleri
Ünlüyle biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde söyleyişi kolaylaştırmak için araya yardımcı bir ünsüz girebilir. Okul dil bilgisinde bu sesler y, ş, s, n olarak öğretilir: araba-y-a, iki-ş-er, kapı-s-ı, bu-n-u. Kaynaştırma belirlenirken görülen harfin kökte mi bulunduğu, yoksa eklenme sırasında mı ortaya çıktığı kontrol edilir.
Dudak Ünsüzlerinin Benzeşmesi, Göçüşme ve Ulama
Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi, n sesinin kendisinden sonra gelen bnin etkisiyle mye dönüşmesidir. Bu değişim pembe, çarşamba, ambar, saklambaç gibi sözcüklerin yerleşmiş yazımında görülür. Penbe ve çarşanba, öğrencinin günümüz Türkçesinde kullanacağı başlangıç biçimleri değildir; yalnız değişimin tarihsel mantığını göstermek için verilebilir. Onbaşı, sonbahar gibi birleşik sözcüklerde ise n korunur.
Göçüşme, sözcük içindeki iki sesin yer değiştirmesidir. Kirbit, kiprik, torpak gibi biçimler günlük söyleyişte duyulabilir; ölçünlü yazı dilinde doğru biçimler kibrit, kirpik, topraktır.
Ulama, ünsüzle biten bir sözcüğün son sesinin, ardından ünlüyle başlayan sözcüğe bağlanarak okunmasıdır. Örneğin “bir akşam” sözü kesintisiz söylenirken ilk sözcüğün sonundaki r sesi, ikinci sözcüğün başındaki a sesine bağlanır. Ulama bir yazım değişikliği değildir; sözcükler ayrı yazılmaya devam eder. Noktalama işareti veya anlamlı durak, ulamayı kesebilir.
Bir Sözcükte Birden Fazla Ses Olayı
Kök ve Ek Sınırını Birlikte İnceleme
Aynı sözcükte birden fazla ses olayı bulunabilir. Bahsettiğin sözcüğü bahis + et + dik + in yapısından gelişir. Bahis sözcüğünün ikinci hecesindeki i düşer; et- fiilinden sonra gelen -dik ekinin başındaki d, sert tnin etkisiyle tye dönüşür; ek ünlüyle devam ettiğinde sondaki k de ğ olur. Böylece sözcükte ünlü düşmesi, ünsüz benzeşmesi ve ünsüz yumuşaması birlikte görülür.
Ses olayı sorularında sözcüğü gelişigüzel harflere ayırmak yerine şu üç bilgi birlikte değerlendirilir: sözcüğün eksiz biçimi, aldığı ek ve değişen sesin kökte mi ekte mi bulunduğu. Değişen sesin yeri, olayın adını çoğu kez doğrudan belirler.

