TYT Topraklar ve Toprak Oluşumu konu anlatımı; toprağın nasıl meydana geldiğini, horizonlarını, başlıca toprak gruplarını, Türkiye’deki dağılışını ve erozyonla ilişkisini birlikte ele alır. Önceki Su Kaynakları ve Hidrografya konusunda suyun yeryüzündeki dolaşımını incelemiştik. Bu yazıda su, iklim, kayaç, canlılar ve yer şekillerinin toprağı nasıl biçimlendirdiğine odaklanacağız.
TOPRAĞIN OLUŞUMU
Kayaçların Ayrışması ve Humus
Toprak; ana materyalin ayrışmasıyla ortaya çıkan mineral parçacıkların su, hava, canlı kalıntıları ve mikroorganizmalarla uzun sürede birleşmesi sonucu oluşan canlı bir yüzey örtüsüdür. Toprak oluşumunun başlangıcında kayaçların fiziksel, kimyasal ve biyolojik ayrışması yer alır.
Fiziksel ayrışmada kayaçların kimyasal yapısı değişmeden parçalanması söz konusudur. Günlük ve yıllık sıcaklık farklarının büyük olduğu kurak alanlarda, donma-çözülmenin yaşandığı soğuk bölgelerde belirgindir. Kimyasal ayrışmada su, sıcaklık ve gazların etkisiyle minerallerin yapısı değişir; sıcak ve nemli iklimlerde hızlanır. Biyolojik ayrışmada bitki kökleri, mikroorganizmalar ve toprak canlıları kayaçların parçalanmasına ve organik maddenin dönüşümüne katkı sağlar.
Bitki ve hayvan kalıntılarının mikroorganizmalarca parçalanmasıyla oluşan koyu renkli organik maddeye humus denir. Humus toprağın su tutma kapasitesini, havalanmasını ve besin maddesi içeriğini destekler.
Toprak Oluşumunu Etkileyen Faktörler
Toprağın oluşum hızı ve niteliği iklim, ana materyal, yer şekilleri, canlılar ve zaman tarafından belirlenir. İklim; sıcaklık, yağış, buharlaşma, ayrışma ve yıkanmayı düzenler. Ana materyalin mineral bileşimi ve ayrışmaya karşı direnci toprağın rengini, dokusunu ve kimyasal özelliklerini etkiler.
Eğimli yamaçlarda ayrışan malzeme kolayca taşındığı için toprak genellikle ince; düz ve drenajı uygun yüzeylerde daha kalın olabilir. Bakı ve yükselti sıcaklık ile nem koşullarını değiştirir. Bitkiler toprağa organik madde kazandırırken kökler ayrışmayı hızlandırır; solucan ve benzeri canlılar toprağı karıştırıp havalandırır. Bütün bu süreçlerin olgun bir profil oluşturabilmesi için zamana ihtiyaç vardır.
TOPRAK PROFİLİ VE HORIZONLAR
O, A, B, C ve D Horizonları
Toprağın yüzeyden ana kayaya kadar uzanan dikey kesitine toprak profili, profilde fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı olan katmanlara horizon denir. Olgun topraklarda katmanlar daha belirgindir; sürekli taşınan genç topraklarda düzenli horizonlaşma gelişmeyebilir.
O horizonu yaprak ve canlı kalıntılarından oluşan organik örtüdür. A horizonu humus ve minerallerin karıştığı, canlı faaliyetinin ve yıkanmanın belirgin olduğu üst topraktır. A’dan taşınan kil, tuz ve bazı minerallerin biriktiği katman B horizonudur. C horizonu ayrışmış iri ana materyali, D horizonu ise ayrışmamış ana kayayı gösterir. Bazı sınıflandırmalarda ana kaya R harfiyle de gösterilebilir.
TOPRAKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Zonal Topraklar
Zonal topraklar, düz veya hafif eğimli yüzeylerde iklim ve doğal bitki örtüsünün uzun süreli etkisiyle yerinde gelişen topraklardır. Horizonları genellikle belirgindir. Bu nedenle zonal toprakların dağılışı büyük ölçüde iklim kuşaklarını izler.
Sıcak ve çok nemli ekvatoral bölgelerde aşırı yıkanmış laterit; Akdeniz ikliminde kalkerli arazi üzerinde kırmızı renkli terra rossa; nemli ve soğuk iğne yapraklı orman kuşağında podzol; ılıman nemli geniş yapraklı ormanlarda kahverengi orman toprağı görülür. Yarı kurak bozkırlarda kahverengi ve kestane renkli bozkır toprakları, uzun boylu çayırlar altında humusça zengin çernozyom, çöllerde tuz ve kireç birikimi yüksek çöl toprağı, kutup çevresinde tundra toprağı gelişir.
İntrazonal Topraklar
İntrazonal topraklarda iklimden çok ana materyal, drenaj veya yerel su koşulları belirleyicidir. Bu topraklarda horizonlaşma tam değildir; çoğunlukla A ve C katmanları daha belirgin gelişir.
Taban suyunun yüksek, drenajın kötü olduğu bataklık ve sazlıklarda hidromorfik; buharlaşmanın güçlü olduğu kapalı havza ve eski göl tabanlarında tuzların birikmesiyle halomorfik topraklar oluşur. Kireçli ana materyalin etkili olduğu kalsimorfik topraklar ise vertisol ve rendzina olarak ayrılır. Vertisoller killi eski göl tabanlarında kurak dönemde çatlayıp yağışlı dönemde şişen topraklardır; rendzinalar yumuşak kireç taşı üzerinde gelişir.
Azonal Topraklar
Azonal topraklar, dış kuvvetlerin taşıyıp biriktirdiği malzemeler üzerinde gelişen genç topraklardır. Taşınma ve sürekli yenilenme nedeniyle düzenli horizonları yoktur. Mineral bileşimleri, taşındıkları kaynak alanın özelliklerini yansıtır.
Akarsuların taşıdığı malzemelerden oluşan alüvyal topraklar vadi tabanı, ova ve deltalarda; yamaçlardan taşınan malzemenin dağ eteğinde birikmesiyle kolüvyal topraklar oluşur. Rüzgârın taşıdığı ince malzemeler lösü, buzulların taşıdığı malzemeler moreni meydana getirir. Eğimli yamaçlarda ince malzemenin uzaklaşmasıyla taşlı litosoller; volkanik kum ve gevşek depolar üzerinde regosoller gelişebilir.
→
→
TÜRKİYE’DE TOPRAKLARIN DAĞILIŞI
İklim Bölgelerine Göre Zonal Topraklar
Türkiye’de iklim, bitki örtüsü, ana materyal ve yer şekillerinin kısa mesafelerde değişmesi toprak çeşitliliğini artırır. Nemli Karadeniz kıyılarında kahverengi orman toprakları; yüksek ve soğuk Kuzeydoğu Anadolu’da çayırlar altında çernozyomlar; İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yarı kurak kesimlerinde kahverengi ve kestane renkli bozkır toprakları yaygındır.
Akdeniz ikliminin görüldüğü Ege ve Akdeniz kıyılarındaki kalkerli arazilerde terra rossa gelişir. Podzol benzeri topraklar Karadeniz Dağları’nın yüksek ve nemli kesimlerinde iğne yapraklı ormanların altında görülür. Türkiye’de gerçek ekvatoral iklim ve geniş çöl kuşakları bulunmadığından laterit ve çöl toprakları zonal ölçekte yer almaz.
Türkiye’de Taşınmış ve Yerel Koşullu Topraklar
Türkiye’nin dağlık ve eğimli yapısı azonal toprakların geniş alanlarda görülmesini kolaylaştırır. Akarsu vadileri, birikinti ovaları ve deltalarda alüvyal; dağ eteklerinde kolüvyal; erozyona açık dik yamaçlarda litosol; volkanik ve kumlu depolar üzerinde regosol topraklara rastlanır. Özellikle alüvyal ovalar, derin ve mineralce zengin yapıları nedeniyle önemli tarım alanlarıdır.
İntrazonal topraklardan vertisoller Trakya, Güney Marmara ve bazı eski göl tabanlarında; rendzinalar kireçli arazilerde; halomorfik topraklar Tuz Gölü ve Konya Havzası çevresi gibi tuz birikiminin belirgin olduğu alanlarda görülür. Hidromorfik topraklar taban suyunun yüksek olduğu bataklık, sazlık ve taşkına açık delta kesimlerinde gelişir.
TOPRAK VERİMLİLİĞİ VE KULLANIMI
Verimliliği Belirleyen Özellikler
Toprak verimliliği yalnız mineral miktarına bağlı değildir. Humus ve besin maddeleri, toprağın su tutma ve suyu uzaklaştırma dengesi, havalanma, doku, derinlik, tuzluluk, asitlik ve mikroorganizma faaliyeti birlikte önem taşır. Kumlu topraklar suyu hızlı geçirirken killi topraklar suyu daha fazla tutabilir; ancak aşırı kil ve zayıf drenaj köklerin havalanmasını güçleştirebilir.
Toprak; tarım ve hayvancılığın yanı sıra orman ürünleri, yerleşme ve seramik, tuğla, kiremit gibi sanayi kolları için de kaynak oluşturur. Yanlış sulama tuzlanmaya, aşırı gübre ve kimyasal kullanımı kirliliğe, toprağın çıplak bırakılması ise organik madde kaybı ve erozyona yol açabilir. Kullanım biçimi toprağın doğal özelliklerine uygun seçilmelidir.
TOPRAK EROZYONU VE KORUMA
Erozyonun Nedenleri, Sonuçları ve Önlenmesi
Erozyon, toprağın özellikle verimli üst bölümünün su ve rüzgâr tarafından aşındırılıp taşınmasıdır. Eğim, şiddetli yağış, kuraklık ve gevşek malzeme doğal riski artırabilir. Ormanların tahribi, meralarda aşırı otlatma, tarlaların eğim yönünde sürülmesi, toprağın uzun süre çıplak bırakılması ve yanlış arazi kullanımı erozyonu hızlandırır.
Erozyon; humus ve besin maddelerinin kaybına, tarım alanlarının verimsizleşmesine, akarsu ve barajların sedimentle dolmasına, sel riskinin artmasına ve ekosistemlerin bozulmasına yol açabilir. Bitki örtüsünü korumak, ağaçlandırma yapmak, meraları dönüşümlü kullanmak, tarlaları eğime dik sürmek, taraçalandırma uygulamak ve hasat sonrası toprağı örtülü bırakmak başlıca koruma yöntemleridir.
+
+


