TYT Bitkiler ve Bitki Toplulukları konu anlatımı; doğal bitki örtüsünün dağılışını belirleyen etmenleri, dünyadaki başlıca bitki formasyonlarını ve Türkiye’nin bitki zenginliğini birlikte açıklar. Önceki Topraklar ve Toprak Oluşumu konusunda toprağın bitki yaşamına nasıl ortam hazırladığını görmüştük. Bu yazıda iklim, yer şekilleri, toprak ve insan etkisinin bitki topluluklarını nasıl biçimlendirdiğine odaklanacağız.
DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN TEMELLERİ
Doğal Bitki Örtüsü ve Dağılışını Etkileyen Faktörler
Bir bölgede insan etkisi olmadan yetişen bitkilerin tamamına doğal bitki örtüsü, benzer yetişme koşullarına uyum sağlamış bitkilerin oluşturduğu topluluğa ise bitki formasyonu denir. Orman, çalı ve ot formasyonları bu sınıflandırmanın ana gruplarıdır.
Bitkilerin yeryüzündeki dağılışında en belirleyici etmen iklimdir. Sıcaklık büyüme dönemini ve türlerin dayanma sınırını, yağış ve nem su ihtiyacını, ışık fotosentezi etkiler. Yükselti, bakı ve eğim gibi topoğrafik özellikler yerel sıcaklık ve nemi değiştirir. Toprağın derinliği, dokusu, besin ve su tutma kapasitesi; ana materyal, canlılar ve insan faaliyetleri de bitki örtüsünü biçimlendirir.
Yatay ve Dikey Bitki Kuşakları
Ekvator’dan kutuplara doğru sıcaklığın azalması, bitki topluluklarının yatay kuşaklar oluşturmasına yol açar. Genel olarak ekvatoral ormanları savanlar, çöl ve bozkırlar, ılıman kuşak ormanları, tayga ve tundra izler. Ancak denizellik, okyanus akıntıları ve yer şekilleri bu genel dizilişi yerel olarak değiştirebilir.
Dağlarda yükseldikçe sıcaklığın azalması dikey kuşaklanma oluşturur. Nemli bir dağ yamacında alçaktan yükseğe geniş yapraklı, karışık ve iğne yapraklı ormanlar ile alpin çayırlar sıralanabilir. Ormanın alt sınırında yağış yetersizliği, üst sınırında ise düşük sıcaklık daha belirleyicidir.
→
→
AĞAÇ FORMASYONLARI
Ekvatoral ve Muson Ormanları
Ekvatoral yağmur ormanları, yıl boyunca sıcak ve yağışlı alanlarda gelişir. Her mevsim yeşil kalan, farklı boylarda ağaç katlarından oluşan bu ormanlarda biyolojik çeşitlilik yüksektir. Güneş ışığına ulaşma yarışı uzun boylu ağaçları, sarılıcı bitkileri ve katlı bir orman yapısını geliştirir.
Muson ormanları, yazı yağışlı ve kışı daha kurak tropikal alanlarda görülür. Ekvatoral ormanlara göre daha seyrektir; kurak mevsimde su kaybını azaltmak için yaprağını döken türler yaygındır. Tik ağacı bu ormanların tanınmış türlerindendir.
Ilıman Kuşak Ormanları ve Tayga
Orta kuşağın her mevsim yağışlı ılıman alanlarında kayın, meşe ve kestane gibi geniş yapraklı ormanlar gelişir. Kış soğuklarının belirginleştiği geçiş alanlarında geniş ve iğne yapraklı türler bir arada bulunarak karışık ormanları oluşturur.
Kuzey Yarım Küre’nin yüksek enlemlerinde, uzun ve soğuk kışlara dayanabilen ladin, köknar ve çam gibi iğne yapraklı ağaçlardan oluşan tayga ormanları uzanır. Konik taç yapısı ve iğne yapraklar kar yükünü ve su kaybını azaltmaya yardımcı olur. Tayga, ağaçların kutuplara doğru geniş alan kapladığı son kuşaktır.
→
→
ÇALI FORMASYONLARI
Maki, Garig ve Psödomaki
Maki, Akdeniz ikliminde yaz kuraklığına dayanabilen, her mevsim yeşil, sert ve küçük yapraklı çalılardan oluşur. Defne, zakkum, kocayemiş, mersin ve keçiboynuzu maki türlerine örnektir. Akdeniz çevresinde kızılçam ormanlarının tahrip edildiği alanlarda maki genişleyebilir.
Makinin yangın, kesim ve aşırı otlatmayla daha fazla bozulması sonucu oluşan, daha kısa ve seyrek çalı topluluğuna garig denir. Psödomaki ise nemli ılıman ormanların tahrip edildiği alanlarda, Akdeniz kökenli bazı türlerin nemcil çalılarla karışmasıyla oluşur; Türkiye’de özellikle Karadeniz kıyılarında görülür.
→
→
OT FORMASYONLARI
Savan ve Bozkır
Savan, yıl boyunca sıcak olan fakat yağışı yaz mevsiminde toplanan tropikal alanların uzun boylu ot topluluğudur. Yer yer kuraklığa dayanıklı ağaçlar bulunabilir. Yaz yağışlarıyla yeşerir, kurak mevsimde sararır.
Bozkır (step), orta kuşağın yarı kurak karasal alanlarında gelişen kısa boylu ot topluluğudur. İlkbahar yağışlarıyla hızla yeşerir, yaz kuraklığıyla sararır. Geven, yavşan otu ve çoban yastığı bozkırda görülen türlere örnektir. Ormanların insan eliyle yok edildiği yerlerde gelişen ot topluluğuna antropojen bozkır denir.
Çayır, Tundra ve Çöl Bitkileri
Çayırlar, yazları serin ve yağışlı geçen yüksek dağlarda veya nemli karasal alanlarda gelişen uzun boylu otlardır. Dağlarda ağaç üst sınırının üzerindeki alpin çayırlar yaz otlakları olarak değerlendirilebilir.
Tundra, kutup altı bölgelerinde toprağın yalnız kısa yaz döneminde yüzeyden çözüldüğü alanlarda yetişen yosun, liken, cılız ot ve bodur çalılardan oluşur. Çöl bitkileri ise su kaybını azaltan küçük ya da dikenleşmiş yaprak, su depolayan gövde ve derin ya da yaygın kök sistemi gibi kuraklık uyumları geliştirir.
TÜRKİYE’NİN BİTKİ ZENGİNLİĞİ
Tür Çeşitliliği, Endemik ve Relikt Bitkiler
Türkiye; Akdeniz, Avrupa-Sibirya ve İran-Turan bitki coğrafyası bölgelerinin kesişme alanında bulunur. Kısa mesafelerde değişen yükselti, iklim ve toprak koşulları; denizlerin etkisi, dağların uzanışı ve geçmiş iklim dönemlerinde oluşan korunaklı alanlar bitki çeşitliliğini artırır.
Yalnız belirli ve dar bir alanda doğal olarak yetişen türlere endemik bitki denir. Kazdağı göknarı, Datça hurması ve kasnak meşesi Türkiye’deki endemik türlere örnektir. Geçmiş jeolojik veya iklim dönemlerinde geniş alanlarda yaşarken koşulların değişmesiyle yalnız uygun sığınaklarda varlığını sürdüren bitkilere relikt (kalıntı) bitki denir. Amanos Dağları’ndaki kayın ve Kelkit Vadisi’ndeki sedir toplulukları geçmiş iklim koşullarının izlerini taşıyan relikt örneklere verilebilir.
Türkiye’de Başlıca Bitki Topluluklarının Dağılışı
Türkiye’de yağışın fazla olduğu Karadeniz kıyılarında ormanlar geniş yer kaplar. Batı ve güney kıyılarında kızılçam ormanları ile maki, iç kesimlerin yarı kurak alanlarında bozkır, Kuzeydoğu Anadolu’nun ve yüksek dağların serin-nemli kesimlerinde çayırlar belirgindir. Ayrıntılı iklim bağlantılarını Türkiye’nin İklimi ve Bitki Örtüsü yazısında da inceleyebilirsin.
Yükselti arttıkça sıcaklık azaldığı için kıyıdan dağın üst kesimlerine doğru bitki kuşakları değişir. Karadeniz Dağları’nda alçakta geniş yapraklı, daha yukarıda karışık ve iğne yapraklı ormanlar; ağaç üst sınırından sonra dağ çayırları görülebilir. İç kesimlerde doğal ormanların tahrip edildiği bazı alanlarda antropojen bozkır yayılır.
BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN ÖNEMİ VE KORUNMASI
Ekolojik İşlevler ve İnsan Etkisi
Bitki örtüsü fotosentezle karbonu tutup oksijen üretir, canlılara besin ve barınak sağlar. Kökler toprağı tutarak erozyonu azaltır; yüzey akışını yavaşlatır, suyun toprağa sızmasını kolaylaştırır. Ormanlar ve diğer bitki toplulukları yerel nem, sıcaklık ve su döngüsü üzerinde de etkilidir.
Plansız kesim, yangın, aşırı otlatma, tarım alanı açma, madencilik, kentleşme ve istilacı türler doğal toplulukları parçalayabilir. Koruma alanları oluşturmak, ormanın kendini yenileme hızına uygun yararlanmak, yangın riskini azaltmak, meraları dönüşümlü kullanmak ve yerel türlerle ağaçlandırma yapmak başlıca koruma yollarıdır.
+
+
Sonraki konu: Dünya Nüfusu, Nüfusun Dağılışı ve Nüfus Piramitleri

