TYT SU KAYNAKLARI VE HİDROGRAFYA

0
15
TYT Su Kaynakları ve Hidrografya konu anlatımı kapak görseli

TYT Su Kaynakları ve Hidrografya konu anlatımı; suyun yeryüzündeki dağılışını, su döngüsünü, okyanus ve denizleri, gölleri, akarsuları ve yer altı sularını birlikte ele alır. Önceki Türkiye’nin Yer Şekilleri konusunda reliefin oluşumunu ve dağılışını inceledik. Bu yazıda ise suyun aynı yüzey üzerinde nasıl dolaştığına, biriktiğine ve insan yaşamını nasıl etkilediğine odaklanacağız.

HİDROSFER VE SUYUN YERYÜZÜNDEKİ DAĞILIŞI

Hidrosferin Bileşenleri ve Tatlı Su

Yeryüzündeki bütün sular hidrosfer, yani su küre içinde değerlendirilir. Okyanuslar ve denizler en büyük su depolarıdır; göller, akarsular, bataklıklar, buzullar, yer altı suları, atmosferdeki su buharı ve canlılardaki su da hidrosferin parçalarıdır. Su; katı, sıvı ve gaz hâlleri arasında sürekli geçiş yapabildiği için bu depolar birbirinden kopuk değildir.

Dünya suyunun yaklaşık %97’si tuzlu, yaklaşık %3’ü tatlıdır. Tatlı suyun da büyük bölümü buzullarda ve yer altında bulunur; akarsu ve göllerde kolayca ulaşılabilen bölüm oldukça küçüktür. Bu nedenle yeryüzünde su çok olsa da kullanılabilir tatlı su sınırsız değildir.

Tuzlu sularOkyanuslar ve denizler; toplam suyun yaklaşık %97’si
Tatlı sularBuzullar, yer altı suları, göller ve akarsular; yaklaşık %3
Yüzey sularıGöl, akarsu ve bataklık gibi yeryüzünde bulunan sular
Yer altı sularıGeçirimli tabakalarda ve kayaç boşluklarında depolanan sular
Örnek - 1
Dünya’daki suyun dağılışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Tatlı su, toplam suyun yarısından fazlasını oluşturur.
B) Kullanılabilir tatlı suyun tamamı akarsularda bulunur.
C) Tuzlu sular, toplam suyun yaklaşık %97’sini oluşturur.
D) Buzullar hidrosferin dışında değerlendirilir.
E) Yer altı suları yalnız kurak bölgelerde bulunur.
Dünya suyunun yaklaşık %97’si okyanus ve denizlerdeki tuzlu sulardır. Tatlı suyun önemli bölümü buzullarda ve yer altında depolanır.

Cevap: C

Su Döngüsünün Aşamaları

Güneş enerjisi deniz, göl, toprak ve bitki yüzeylerinden suyun atmosfere geçmesini sağlar. Suyun sıvı hâlden gaz hâline geçmesine buharlaşma, bitkilerin yapraklarından atmosfere su vermesine terleme denir. Yükselen su buharı soğuyup yoğunlaşarak bulutları oluşturur; damlacıklar büyüdüğünde yağmur, kar veya dolu biçiminde yeryüzüne düşer.

Yağışın bir bölümü yüzeyde akarak akarsulara, göllere ve denizlere ulaşır. Bir bölümü toprağa sızar, yer altı suyuna karışır ve kaynaklar aracılığıyla yeniden yüzeye çıkabilir. Kar ve buzullarda depolanan su erimeyle sisteme katılır. Bu sürekli dolaşım su döngüsü olarak adlandırılır; toplam su miktarını değil, suyun bulunduğu yer ile hâlini değiştirir.

Buharlaşma, yoğuşma, yağış, yüzey akışı ve yer altına sızma aşamalarını gösteren su döngüsü

Örnek - 2
Yağış sularının bir bölümünün geçirimli tabakalardan aşağı doğru hareket etmesi su döngüsünün hangi aşamasıdır?

A) Yoğuşma
B) Sızma
C) Buharlaşma
D) Terleme
E) Donma
Suyun toprak ve kayaç boşluklarından yer altına doğru ilerlemesine sızma denir. Bu su, uygun tabakalarda yer altı suyu olarak depolanabilir.

Cevap: B

OKYANUSLAR VE DENİZLER

Okyanus, Kenar Deniz ve İç Deniz

Okyanus, kıtalar arasındaki büyük çukurları dolduran geniş ve derin tuzlu su kütlesidir. Büyük (Pasifik), Atlas ve Hint okyanusları Dünya Okyanusu’nun başlıca bölümleridir. Deniz ise okyanuslara göre daha küçük olan, kıtaların kenarında veya kara içlerine sokulmuş tuzlu su kütlesidir.

Okyanusa geniş açıklıklarla bağlanan denizlere kenar deniz; karalar içine sokulmuş ve okyanusla boğazlar aracılığıyla bağlantı kuran denizlere iç deniz denir. Akdeniz, Karadeniz ve Marmara iç deniz özelliği gösterir. Deniz suyunun tuzluluğu; buharlaşma, yağış, akarsu girişi, buzların erimesi ve başka denizlerle su alışverişinden etkilenir. Buharlaşmanın güçlü, yağış ve akarsu girişinin az olduğu kapalı veya yarı kapalı denizlerde tuzluluk genellikle yükselir.

OkyanusKıtalar arası, çok geniş ve derin su kütlesi

Kenar denizOkyanusa geniş açıklıklarla bağlı

İç denizKaralar içine sokulmuş, boğazlarla bağlı
Örnek - 3
Aşağıdaki koşullardan hangisi bir denizin tuzluluk oranını artırma eğilimindedir?

A) Buharlaşmanın azalması
B) Akarsu girişinin artması
C) Yağışın artması
D) Buharlaşmanın yağıştan fazla olması
E) Buzulların eriyerek denize karışması
Buharlaşma suyu ortamdan uzaklaştırırken çözünmüş tuzları bırakır. Bu nedenle buharlaşmanın yağıştan fazla olması tuzluluğu artırma eğilimindedir.

Cevap: D

GÖLLER VE GÖL HAVZALARI

Göllerin Oluşumu ve Su Özellikleri

Göl, karalar üzerindeki çanak ve çukurların suyla dolmasıyla oluşan, denizle doğrudan bağlantısı olmayan su kütlesidir. Doğal göller oluşumlarına göre tektonik, volkanik, karstik, buzul ve set gölleri olarak sınıflandırılır. Heyelan, alüvyon, kıyı kordonu, lav veya moren gibi malzemelerin bir çukurluğun önünü kapatması set göllerini oluşturabilir. Birden fazla sürecin etkili olduğu göller karma oluşumludur; baraj gölleri ise insan yapımıdır.

Göl suyunun tatlı, tuzlu, sodalı veya acı olmasında iklim, buharlaşma, göl çanağındaki kayaçlar ve gölün dışarıya akışının bulunup bulunmaması etkilidir. Gölden dışarı su taşıyan akarsuya gideğen, göle su getiren akarsuya geleğen denir. Gideğeni bulunan göllerde çözünmüş minerallerin dışarı taşınması kolaylaştığından sular çoğunlukla daha tatlıdır.

TektonikYer kabuğu hareketleriyle oluşan çanak
VolkanikKrater, kaldera veya maar çukuru
KarstikÇözünebilen kayaçlardaki çukurlar
Set gölüAkışın doğal bir engelle kapanması
Örnek - 4
Bir gölün sularının tatlı olmasını en doğrudan destekleyen özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Buharlaşmanın çok yüksek olması
B) Gideğeninin bulunması
C) Kapalı havzada yer alması
D) Çevresinde tuzlu kayaçların bulunması
E) Yağışın çok az olması
Gideğen, göldeki suyu ve çözünmüş mineralleri dışarı taşır. Bu nedenle dışarı akışı bulunan göllerin suları çoğunlukla daha tatlıdır.

Cevap: B

Türkiye’nin Başlıca Doğal Gölleri

Türkiye’de göllerin dağılışı dengeli değildir. Marmara çevresinde İznik, Sapanca, Manyas ve Uluabat; Göller Yöresi’nde Beyşehir, Eğirdir, Burdur ve Acıgöl; İç Anadolu’da Tuz Gölü; Doğu Anadolu’da Van, Erçek, Nazik ve Hazar gölleri öne çıkar. Van Gölü Türkiye’nin en büyük gölüdür ve sodalıdır; Tuz Gölü kapalı havzada, buharlaşmanın güçlü olduğu sığ bir göldür.

Meke ve Nemrut volkanik; Salda karstik; Tortum heyelan set gölüdür. Oluşum sınıflandırması yapılırken yalnız gölün bugünkü görünüşüne değil, çanağın hangi süreçle meydana geldiğine bakılır. Baraj gölleri ise akarsu vadilerinin insan yapımı setlerle kapatılması sonucu oluşur ve sulama, enerji üretimi, içme suyu ile taşkın kontrolü gibi amaçlarla kullanılır.

Türkiye'nin başlıca tektonik, karstik, volkanik ve set göllerini gösteren harita

Örnek - 5
Aşağıdaki göl-oluşum türü eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

A) Meke – volkanik
B) Tortum – karstik
C) Salda – tektonik
D) Tuz – buzul
E) Nemrut – kıyı set
Meke Gölü volkanik kökenli bir maar gölüdür. Tortum heyelan set, Salda karstik, Nemrut ise kaldera gölüdür.

Cevap: A

AKARSULAR VE HAVZA SİSTEMLERİ

Kaynak, Ağız, Havza, Debi ve Rejim

Akarsuyun doğduğu yere kaynak, denize veya göle ulaştığı yere ağız, içinde aktığı çukurluğa yatak denir. Akarsuyun kollarıyla birlikte sularını topladığı alan havza, komşu havzaları ayıran yüksek sınır su bölümü çizgisidir. Sularını denize ulaştıran havzalar açık, ulaştıramayan havzalar kapalıdır.

Akarsu yatağının belirli bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarı debi veya akım; debinin yıl içindeki değişme düzeni rejimdir. Yağış miktarı ve türü, kar-buz erimesi, sıcaklık, buharlaşma, kayaçların geçirgenliği, bitki örtüsü, havzanın büyüklüğü ve insan faaliyetleri debiyi etkiler. Rejim üzerinde ise özellikle yağışın yıl içindeki dağılışı ile beslenme kaynaklarının çeşitliliği belirleyicidir.

Dikkat
Kapalı havza “akarsu bulunmayan alan” değildir. Kapalı havzadaki akarsular denize ulaşamaz; bir gölde sonlanabilir, bataklıkta kaybolabilir veya buharlaşma ve sızmayla tükenebilir. Hazar’a ulaşan Aras-Kura sistemi ve Tuz Gölü çevresi bu mantıkla değerlendirilir.
Örnek - 6
Aşağıdakilerden hangisi akarsu rejiminin tanımıdır?

A) Akarsuyun doğduğu yer
B) Akarsuyun yatağından bir saniyede geçen su miktarı
C) Akarsu debisinin yıl içindeki değişme düzeni
D) İki havzayı ayıran yüksek sınır
E) Akarsuyun denize döküldüğü yer
Rejim, debinin yıl boyunca gösterdiği değişme düzenidir. Bir kesitten bir saniyede geçen su miktarı ise debidir.

Cevap: C

Beslenme Kaynakları ve Rejim Tipleri

Akarsular yağmur, kar ve buz erimeleri, kaynaklar veya göllerle beslenebilir. Yıl boyunca benzer miktarda su taşıyanlar düzenli rejimli, mevsimler arasında belirgin debi farkı gösterenler düzensiz rejimlidir. Farklı iklim bölgelerinden geçen veya birden fazla kaynaktan beslenen büyük akarsularda karma rejim görülebilir.

Ekvatoral iklimde yağış yıl içine yayıldığı için akarsular çoğunlukla düzenlidir. Akdeniz ikliminde kış yağışları ile yaz kuraklığı belirgin olduğundan akım mevsimler arasında değişir. Karasal ve yüksek alanlarda ilkbahar-yaz başındaki kar erimeleri debiyi yükseltebilir. Aynı akarsuyun rejimini yorumlarken yalnız yıllık yağış toplamına değil, yağışın mevsimlere dağılışına ve yağış türüne bakılır.

Düzenli ve kar erimesine bağlı düzensiz akarsu rejimlerini karşılaştıran aylık akım grafiği

Yağmurla beslenmeYağış mevsimi akımın yükseldiği dönemi belirler
Kar-buzla beslenmeErime döneminde debi artar
Kaynakla beslenmeYer altı suyu akımı destekleyebilir
Karma beslenmeBirden fazla kaynak rejimi birlikte biçimlendirir
Örnek - 7
Grafikteki turuncu akım çizgisinin ilkbahar sonu ve yaz başında hızla yükselmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Gelgit genliğinin artması
B) Kar ve buzların erimesi
C) Deniz suyunun yükselmesi
D) Kayaçların geçirimsiz hâle gelmesi
E) Buharlaşmanın tamamen durması
Sıcaklığın yükselmesiyle dağlardaki kar ve buzlar erir; erime suları akarsuya katılarak debiyi artırır.

Cevap: B

Türkiye Akarsularının Genel Özellikleri

Türkiye’nin yüksek, engebeli ve genç oluşumlu bir araziye sahip olması akarsuların çoğunda yatak eğimini ve akış hızını artırır. Akarsular genellikle denge profiline ulaşmamış, aşındırma güçleri ve hidroelektrik potansiyelleri yüksek; ulaşım olanakları sınırlıdır. İklim ve beslenme koşulları mevsimden mevsime değiştiği için rejimleri çoğunlukla düzensizdir.

Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya Karadeniz’e; Gediz ile Büyük ve Küçük Menderes Ege’ye; Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat ve Asi Akdeniz’e ulaşır. Fırat ve Dicle Türkiye’den doğup ülke dışında Basra Körfezi’ne yönelir. Aras ve Kura Hazar kapalı havzasına dökülür; Meriç ve Asi ise kaynaklarını büyük ölçüde ülke dışından alıp Türkiye sınırları içinden denize ulaşır.

Türkiye'nin başlıca akarsularını gösteren harita

Örnek - 8
Aşağıdaki akarsulardan hangisi sularını kapalı bir havzaya ulaştırır?

A) Sakarya
B) Kızılırmak
C) Aras
D) Gediz
E) Ceyhan
Aras, Kura ile birleşerek okyanuslara bağlantısı bulunmayan Hazar’a ulaşır. Diğer akarsular denizlere döküldüğü için açık havza sistemindedir.

Cevap: C

YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR

Akiferler ve Kaynak Türleri

Yağış ve yüzey sularının geçirimli toprak ile kayaçlardan aşağı sızması yer altı sularını besler. Suyu depolayıp iletebilen geçirimli kayaç veya tortul tabakaya akifer denir. Yer altı suyunun yüzeye doğal olarak çıktığı yer kaynaktır. Yağış miktarı, kayaçların gözenekliliği ve çatlaklılığı, eğim, bitki örtüsü ve yüzeyin betonlaşması sızmayı etkiler.

Geçirimli tabakanın vadi yamacında yüzeye çıktığı yerde yamaç kaynağı; kalkerli arazideki yer altı boşluklarından çıkan sularda karstik kaynak veya voklüz; iki geçirimsiz tabaka arasında basınç altında bulunan suyun sondajla çıkarılmasında artezyen; kırık hat boyunca ısınmış suların yükselmesinde fay kaynağı oluşur. Volkanik alanlarda aralıklı ve basınçlı biçimde püsküren sıcak su kaynakları gayzer olarak adlandırılır.

Yamaç, artezyen, karstik ve fay kaynaklarının oluşumunu gösteren kesitler

Örnek - 9
İki geçirimsiz tabaka arasında basınç altında bulunan yer altı suyunun sondajla yüzeye çıkarılmasıyla oluşan kaynak hangisidir?

A) Yamaç kaynağı
B) Karstik kaynak
C) Artezyen kaynağı
D) Fay kaynağı
E) Gayzer
Artezyen sistemi, iki geçirimsiz tabaka arasındaki basınçlı akiferin sondajla açılmasıyla suyun yükselmesine dayanır.

Cevap: C

SU KAYNAKLARININ KULLANIMI VE KORUNMASI

Su Kaynaklarını Birlikte Okuma

Su kaynakları içme-kullanma suyu, sulama, sanayi, hidroelektrik enerji, balıkçılık, ulaşım, turizm ve ekosistemler için önem taşır. Ancak akarsu, göl ve yer altı suyu birbirinden bağımsız depolar değildir. Bir havzadaki aşırı su çekimi yer altı su seviyesini düşürebilir; sulama ve yerleşme baskısı gölleri küçültebilir; kirlilik yüzeyden sızarak akiferlere ulaşabilir.

İklim değişikliği yağışın zamanı ve biçimini, kar örtüsünü, buharlaşmayı ve kuraklık sıklığını etkileyerek su rejimlerini değiştirebilir. Bu nedenle su yönetimi havza ölçeğinde yapılmalıdır. Yağışın toplandığı alan, yüzey akışı, yer altına sızma, akarsu ağı, göller ve kullanıcılar aynı sistem içinde değerlendirilir; tasarruf, kirliliğin kaynağında önlenmesi ve doğal sulak alanların korunması birlikte yürütülür.

Havzayı tanıYağış, eğim, kayaç ve akarsu ağını birlikte değerlendir

Kullanımı ölçİçme, tarım, enerji ve ekosistem ihtiyacını dengele

Kaynağı koruKirlilik, aşırı çekim ve kaybı azalt
Örnek - 10
Bir ovada yer altı suyunun uzun süre yenilenme hızından daha fazla çekilmesi aşağıdaki sonuçlardan hangisine en doğrudan yol açar?

A) Yer altı su seviyesinin düşmesine
B) Okyanus tuzluluğunun azalmasına
C) Akarsu havzasının açık havzaya dönüşmesine
D) Yoğuşmanın tamamen durmasına
E) Kıyı tipinin değişmesine
Çekim, akiferin yağış ve sızmayla yenilenme hızını aşarsa yer altı su seviyesi düşer. Bu durum kuyuların kurumasına ve bazı alanlarda çökme riskine kadar ilerleyebilir.

Cevap: A

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz