TYT İLK VE ORTA ÇAĞLARDA TÜRK DÜNYASI

0
25
TYT İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası konu anlatımı kapağı

TYT İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası konu anlatımı; Orta Asya’nın coğrafi koşullarından ilk Türk devletlerine, kut ve töreden ordu-millet anlayışına, inançtan ekonomi ve yazılı kültüre kadar İslamiyet öncesi Türk tarihinin temel kavramlarını neden-sonuç ilişkisiyle açıklar. Bu konu, Orta Çağ’da Dünya içinde görülen geniş siyasi hareketliliğin Türk dünyasındaki karşılığını anlamayı sağlar.

Türklerin farklı coğrafyalara yayılması, tek biçimli ve değişmeyen bir kültür oluşturdukları anlamına gelmez. Bununla birlikte bozkır yaşamı, bağımsızlık düşüncesi, teşkilatlanma yeteneği, atlı askerî yapı ve töre gibi bazı ortak unsurlar ilk Türk devletlerinde belirgin biçimde görülür. TYT sorularında devlet adlarını ezberlemek kadar, bir özelliğin hangi yaşam koşulundan veya kurumdan doğduğunu ayırt etmek önemlidir.

ORTA ASYA COĞRAFYASI VE İLK TÜRK İZLERİ

Türklerin ilk ana yurdu kabul edilen Orta Asya; Hazar Denizi çevresinden Kingan Dağları’na, Sibirya’dan Himalayalar’ın kuzeyine kadar uzanan geniş bir sahadır. Sert karasal iklim, geniş bozkırlar, sınırlı tarım alanları ve mevsime göre değişen otlaklar, toplumsal ve ekonomik hayatı doğrudan etkiledi.

Türk adı Kök Türklerle birlikte ilk kez resmî devlet adı olarak kullanıldı. Adın “güçlü, kuvvetli” gibi anlamlarla açıklandığı görülür. Bizans kaynaklarında ise VI. yüzyıldan itibaren Orta Asya için “Türkiye” ifadesinin kullanılması, Türk adının geniş bir coğrafyayla özdeşleştiğini gösterir.Orta Asya Türk ana yurdunun yaklaşık sınırları ve başlıca coğrafi odakları

Bozkır ve sert iklimTarım alanları sınırlı, otlaklar genişti.

HayvancılıkAt ve koyun başlıca ekonomik unsurlar oldu.

Yaylak-kışlak düzeniTopluluklar mevsime göre yer değiştirdi.

Hareketli toplumAtlı askerlik ve hızlı teşkilatlanma gelişti.
Dikkat
Türklerin yaşam biçimini yalnız “göçebelik” sözüyle açıklamak eksik kalır. Yaylak ile kışlak arasında belirli bir düzen içinde yapılan konargöçerlik, başıboş yer değiştirme değil ekonomik ihtiyaçlara dayanan planlı bir yaşam biçimidir.

Orta Asya’daki arkeolojik kültür çevreleri, bölgede birbirini izleyen üretim ve yaşam biçimlerini gösterir. Bu çevreleri doğrudan tek bir halka aitmiş gibi kesinleştirmek yerine, Türk kültürünün geliştiği tarihsel ve coğrafi ortamın izleri olarak değerlendirmek daha doğrudur.

AnavOrta Asya’nın en eski kültür çevrelerinden biridir; tarım ve seramik izleriyle tanınır.
AfanasyevoAltay-Sayan çevresindeki erken kültür alanıdır; maden ve taş alet buluntuları önemlidir.
AndronovoAfanasyevo’nun daha geniş sahaya yayılan ve gelişen devamı kabul edilir.
KarasukDemirin erken işlenmesi ve atlı bozkır kültürünün gelişimiyle ilişkilendirilir.
TagarÖnceki kültür birikimlerini geliştiren; maden, hayvan tasvirleri ve yerleşim izleri bırakan çevredir.
Örnek - 1
Orta Asya’da geniş otlakların bulunması, tarım alanlarının sınırlı olması ve sert karasal iklimin görülmesi Türk topluluklarında aşağıdakilerden hangisinin gelişmesini en doğrudan desteklemiştir?

A) Deniz ticaretine dayalı şehir devletlerinin
B) Hayvancılığa dayalı konargöçer yaşamın
C) Kast sistemine bağlı toplumsal yapının
D) Feodal malikâne ekonomisinin
E) Sömürgeci deniz imparatorluklarının
Coğrafyanın sunduğu geniş otlaklar hayvancılığı, mevsimsel koşullar ise yaylak-kışlak hareketini öne çıkarmıştır. Bu nedenle konargöçer yaşam, çevre koşullarının ekonomik ve toplumsal sonucudur.

Cevap: B

Orta Asya Türk göçleri

Türk göçleri tek bir tarihte ve tek bir nedenle gerçekleşmedi. Kuraklık, otlakların yetersizleşmesi, nüfus artışı ve hayvan hastalıkları ekonomik; boylar arası mücadeleler ve dış baskılar siyasi nedenler arasındaydı. Bağımsız yaşama isteği, yeni yurt arayışı ve atlı ulaşım kabiliyeti de hareketliliği artırdı.

Coğrafi ve ekonomik nedenlerKuraklık, otlak yetersizliği, nüfus baskısı ve geçim ihtiyacı.
Siyasi nedenlerBoy mücadeleleri, dış baskılar ve bağımsız yaşama isteği.
Türk dünyasına etkisiYeni devletler kuruldu; boylar arasında kültürel ve siyasi farklılaşma arttı.
Dünya tarihine etkisiAtlı savaş teknikleri, maden işçiliği ve bozkır kültürü geniş alanlara taşındı.
Örnek - 2
Türk topluluklarının farklı bölgelere göç ederek yeni devletler kurması ve gittikleri çevrelerle etkileşime girmesi aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Türk tarihinin yalnız Orta Asya sınırlarında incelenebileceğini
B) Göçlerin kültürel değişimi ve siyasi çeşitlenmeyi artırdığını
C) Bütün Türk topluluklarının aynı dini benimsediğini
D) Yerleşik yaşamın tamamen ortadan kalktığını
E) Tarımsal üretimin tek geçim kaynağı olduğunu
Göçler farklı coğrafyalarda yeni siyasi oluşumlar meydana getirirken çevre kültürlerle etkileşimi de artırmıştır. Bu nedenle Türk tarihi geniş bir coğrafyada ve değişen kültürel şartlarla birlikte incelenir.

Cevap: B

İLK TÜRK TOPLULUKLARI VE DEVLETLERİ

İlk Türk siyasi tarihi, boyların güçlü bir kağan etrafında birleşmesi ve büyük devletler kurmasıyla şekillendi. Merkezî otorite güçlüyken siyasi birlik genişledi; veraset mücadeleleri, boyların ayrılması ve dış baskılar ise devletleri zayıflattı.

İskitler (Sakalar)Türk tarihi anlatımında erken bozkır toplulukları arasında ele alınır; atlı savaşçılık ve hayvan üslubuyla tanınır.
Asya Hun DevletiTarihte bilinen ilk Türk devletidir. Mete Han döneminde siyasi birlik ve onlu ordu sistemi güçlendi.
Avrupa Hun DevletiKavimler Göçü sonrasında Avrupa’da kuruldu; Attila döneminde Doğu ve Batı Roma üzerinde baskı oluşturdu.
I. Kök Türk DevletiTürk adını devlet adı olarak ilk kez kullandı; İpek Yolu için Sasani, Çin ve Bizans’la siyaset yürüttü.
II. Kök Türk DevletiÇin egemenliğine son veren bağımsızlık hareketiyle kuruldu; Orhun Yazıtları bu dönemde dikildi.
Uygur DevletiYerleşik yaşamı, şehir kültürünü, ticareti ve yazılı hukuku geliştirdi; Maniheizm toplumsal hayatı etkiledi.

Asya Hunları ve Mete Han

Asya Hun Devleti’nin merkezi Ötüken’di. Mete Han, Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan boyları Hun hâkimiyeti altında birleştirdi; Çin’e karşı İpek Yolu ve sınır güvenliği için mücadele etti. Çin’i baskı altına almasına rağmen kalabalık Çin nüfusu içinde benliğin kaybedilmesi tehlikesi nedeniyle ülkeyi doğrudan Çin’e taşımadı.

Mete Han’ın MÖ 209’da düzenlediği kabul edilen onlu sistem, ordunun 10, 100, 1.000 ve 10.000 kişilik birliklere ayrılmasına dayanıyordu. Bu yapı askerî düzenin yanı sıra devlet teşkilatlanmasını da güçlendirdi.

Örnek - 3
Mete Han’ın farklı Türk boylarını tek yönetimde birleştirmesi ve orduyu onlu sisteme göre düzenlemesi öncelikle aşağıdakilerden hangisine katkı sağlamıştır?

A) Siyasi ve askerî teşkilatlanmanın güçlenmesine
B) Denizciliğin temel ekonomik faaliyet olmasına
C) Ruhban sınıfının yönetimi ele geçirmesine
D) Feodal beylerin bağımsızlaşmasına
E) Yerleşik tarım toplumunun zorunlu hâle gelmesine
Boyların ortak otorite altında toplanması siyasi birliği, ordunun kademeli biçimde düzenlenmesi ise komuta ve hareket kabiliyetini güçlendirmiştir.

Cevap: A

Kök Türkler ve bağımsızlık düşüncesi

Bumin Kağan’ın 552’de kurduğu I. Kök Türk Devleti, Türk adını resmî devlet adı olarak kullanan ilk siyasi teşkilattır. Devlet doğu ve batı olarak yönetilmiş; İstemi Yabgu batı kanadında İpek Yolu siyaseti yürütmüştür. Kök Türkler Akhunlara karşı Sasanilerle, Sasanilere karşı ise Bizans’la iş birliği yaparak denge siyaseti izlemiştir.

Çin egemenliği döneminden sonra Kutluk Kağan’ın başlattığı mücadele II. Kök Türk Devleti’ni kurdu. Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk dönemleri devletin siyasi ve kültürel hafızasında önemli yer tuttu. Devlet adamlarının millete karşı görevleri ve bağımsızlığın değeri, Orhun Yazıtları’nda açık biçimde işlendi.

Örnek - 4
Kök Türklerin Akhunlara karşı Sasanilerle, daha sonra Sasanilere karşı Bizans’la iş birliği yapması aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?

A) Teokratik yönetim
B) Denge siyaseti
C) Veraset sistemi
D) Boylar federasyonu
E) Kapalı ekonomi
Kök Türkler değişen güç ilişkilerine göre farklı devletlerle iş birliği yaparak rakiplerini dengelemeye çalışmıştır. Bu, denge siyasetinin açık örneğidir.

Cevap: B

Uygurlar ve yerleşik yaşam

Uygurlar 744’te Ötüken çevresinde devlet kurdu, daha sonra merkezi Karabalgasun’a taşıdı. Bögü Kağan döneminde Maniheizm’in benimsenmesi savaşçı yaşamı ve beslenme alışkanlıklarını etkiledi. Uygurların yerleşik hayata yönelmesi şehirlerin, tapınakların ve sarayların kurulmasını; tarım, ticaret, kâğıt, matbaa ve minyatür sanatının gelişmesini hızlandırdı.

Yerleşik yaşam mal edinme, satış, kiralama, borç ve vasiyet gibi ilişkileri çeşitlendirdi. Bu durum yazılı hukuk belgelerine duyulan ihtiyacı artırdı. Dolayısıyla Uygurlardaki dönüşüm yalnız ekonomik değil; hukuk, sanat ve eğitim alanlarında da sonuç doğurdu.

Örnek - 5
Uygurlarda şehir, tapınak ve sarayların yapılması; kira, satış ve borç belgelerinin yaygınlaşması aşağıdakilerden hangisinin ortak sonucudur?

A) Yerleşik yaşam ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinin
B) Deniz aşırı sömürgeciliğin başlamasının
C) Boylar arasındaki bütün bağların kopmasının
D) Töre kurallarının tamamen kaldırılmasının
E) Çin egemenliğinin kesintisiz sürmesinin
Yerleşik yaşam kalıcı yapıları ve mülkiyet ilişkilerini artırmış, çeşitlenen ekonomik işlemler de yazılı belge ve hukuk ihtiyacını güçlendirmiştir.

Cevap: A

Diğer Türk devletleri ve toplulukları

Türk tarihinin siyasi ve kültürel etkisi Hun, Kök Türk ve Uygur devletleriyle sınırlı değildir. Göçler ve yeni siyasi oluşumlar, Türk topluluklarını Doğu Avrupa’dan İdil havzasına ve Orta Asya’nın farklı bölgelerine taşıdı.

AvarlarOrta Avrupa’da güçlü bir siyasi yapı kurdu; İstanbul’u Sasanilerle birlikte kuşattı ve Slav topluluklarını askerî bakımdan etkiledi.
BulgarlarBüyük Bulgar Devleti’nin dağılmasından sonra Tuna ve İtil Bulgarları ortaya çıktı. Tuna Bulgarları Hristiyanlaşıp Slavlaşırken İtil Bulgarları İslamiyet’i benimsedi.
HazarlarKaradeniz ile Hazar Denizi arasında ticareti denetledi. Yönetici çevrenin Museviliği benimsemesine rağmen farklı inançlara hoşgörü gösterildi.
Peçenekler ve KıpçaklarDoğu Avrupa’da etkili oldu; Bizans ve Ruslarla mücadele veya ittifak ilişkileri kurarak bölgenin siyasi dengesini etkiledi.
OğuzlarOğuz Yabgu Devleti’ni kurdu. Büyük Selçuklu ve Osmanlı gibi sonraki büyük Türk devletlerinin kurucu insan unsurunu oluşturdu.
Karluklar ve KırgızlarKarluklar Talas Savaşı’nda Abbasileri destekledi ve Türk-İslam tarihine geçişte rol oynadı; Kırgızlar 840’ta Uygur Devleti’ne son verdi.
Dikkat
Bir Türk topluluğunun zamanla din veya dil değiştirmesi, kurulduğu coğrafyadaki kültürlerle etkileşimin sonucudur. Tuna Bulgarlarının Slavlaşması ile İtil Bulgarlarının İslamiyet’i benimsemesi bu farklılaşmanın belirgin örneğidir.

TÜRKLERDE DEVLET VE TOPLUM DÜZENİ

Eski Türk toplumunda siyasi yapı aileden devlete doğru genişleyen sosyal birliklere dayanıyordu. Aileler birleşerek urugları, uruglar boyları, boylar budunu; budunların kağan çevresinde birleşmesi ise il denilen devleti oluşturuyordu.

OguşAile

UrugAile birliği

BoySiyasi ve sosyal birlik

BudunMillet

İlDevlet
KutYönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından kağana verildiği inancıydı.
Kurultay (Toy)Kağan, hatun, hanedan üyeleri ve boy beylerinin devlet işlerini görüştüğü meclisti.
İkili teşkilatÜlke yönetimini kolaylaştırmak için doğu ve batı kanatlarına ayrılırdı; doğu üstün kabul edilirdi.
ÜlüşKağanın ekonomik kaynakları halkın yararına adil biçimde paylaştırma sorumluluğunu ifade ederdi.

Kutun hanedanın bütün erkek üyelerine geçtiği düşüncesi, birden fazla kişinin tahta aday olmasına yol açabiliyordu. Bu durum zaman zaman taht mücadelelerine ve siyasi bölünmelere neden oldu. Buna karşılık kurultayın varlığı, yönetimin yalnız kağanın kişisel kararlarından ibaret olmadığını gösterir; son karar kağana ait olsa da danışma geleneği önemliydi.

Dikkat
Kut anlayışı kağanın tanrı veya rahip sayılması demek değildir. Kağan yönetme yetkisini ilahi kaynaktan aldığına inanılan, fakat halka hizmet etmek ve töreye uymakla yükümlü siyasi hükümdardır.
Örnek - 6
Eski Türk devletlerinde hanedanın birden fazla üyesinin yönetme hakkına sahip görülmesi aşağıdaki sorunlardan hangisine zemin hazırlamıştır?

A) Taht mücadelelerinin yaşanmasına
B) Deniz ticaretinin durmasına
C) Ruhban sınıfının güçlenmesine
D) Köleliğin temel üretim biçimi olmasına
E) Şehir devletlerinin kurulmasına
Kutun hanedan üyelerine geçtiği düşüncesi, birden çok hükümdar adayının ortaya çıkmasına ve veraset mücadelelerine neden olabilmiştir.

Cevap: A

ASKERÎ TEŞKİLAT VE ORDU-MİLLET ANLAYIŞI

Bozkır yaşamında hayvanların, otlakların ve göç yollarının korunması askerî hazırlığı günlük hayatın parçası hâline getirdi. Eli silah tutan kadın ve erkeklerin gerektiğinde savaşa katılması, Türklerde ordu-millet anlayışını güçlendirdi. Ordu büyük ölçüde hafif silahlı atlı birliklerden oluşuyordu.

Onlu sistemBirlikleri kademeli komuta düzenine bağlayarak sevk ve idareyi kolaylaştırdı.
Atlı okçulukHız, manevra ve uzaktan saldırı üstünlüğü sağladı.
Turan taktiğiSahte geri çekilme ile düşman belirlenen alana çekilir, ardından kuşatılırdı.
Savaşçı toplumsal yapıAvcılık, binicilik ve spor etkinlikleri askerî eğitime katkıda bulundu.
Örnek - 7
Türk ordularının sahte geri çekilme yapıp düşmanı kuşatma alanına çekebilmesi öncelikle hangi askerî özelliğe dayanır?

A) Ağır piyade birliklerine
B) Kalıcı sur sistemlerine
C) Atlı birliklerin hız ve manevra gücüne
D) Deniz filolarının desteğine
E) Ücretli askerlerden oluşmasına
Turan taktiği hızlı hareket etmeyi, geri çekilirken düzeni korumayı ve ani kuşatma yapmayı gerektirir. Bu özellikleri sağlayan temel unsur atlı birliklerin manevra kabiliyetidir.

Cevap: C

TÖRE, HUKUK VE TOPLUMSAL HAYAT

İslamiyet öncesi Türklerde toplumsal düzeni sağlayan sözlü hukuk kurallarına töre denirdi. Töre yalnız gelenekten oluşmazdı; kağanın koyduğu kurallar, kurultay kararları ve toplum içinde zamanla yerleşen uygulamalar da törenin kaynakları arasındaydı.

Gelenek ve görenekToplumun uzun sürede oluşturduğu kurallar.

Kurultay kararlarıOrtak siyasi ve hukuki kararlar.

Kağanın düzenlemeleriYeni ihtiyaçlara verilen hükümler.

TöreHerkesi bağlayan hukuk düzeni.

Kağan da töreye uymak zorundaydı. Bu özellik, hükümdarın yetkilerinin sınırsız olmadığını ve hukuk üstünlüğü düşüncesinin bulunduğunu gösterir. Konargöçer yaşamda uzun süreli hapis cezaları pratik olmadığından cezalar çoğunlukla kısa süreli, maddi veya bedensel nitelikteydi. Uygurlarda yerleşik hayat ve ticaret geliştikçe töre yazılı belgelerle daha ayrıntılı hâle geldi.

Hatun devlet işlerinde kağanın yanında yer alabilir, kurultaya katılabilir ve elçi kabul edebilirdi. Toplumda kesin kast sınıflarının bulunmaması ve liyakatin önem taşıması, sosyal hareketliliği destekledi. Bununla birlikte toplumdaki görev ve unvan farklılıkları tamamen eşitlikçi bir yapı bulunduğu anlamına gelmez.

Örnek - 8
Kağanların da töreye uymak zorunda olması aşağıdakilerden hangisine kanıt oluşturur?

A) Hükümdar yetkisinin hukuk kurallarıyla sınırlandığına
B) Din adamlarının devleti yönettiğine
C) Bütün hukuk kurallarının yazılı olduğuna
D) Kurultayın hükümdarı tamamen etkisiz bıraktığına
E) Türk devletlerinde verasetin kaldırıldığına
Töre toplumun bütün üyelerini, kağanı da bağlayan hukuk düzeniydi. Bu durum hükümdarın mutlak ve kuralsız bir yetkiye sahip olmadığını gösterir.

Cevap: A

İNANÇ, EKONOMİ VE GÜNLÜK YAŞAM

İlk Türk devletlerinde en yaygın inanç Gök Tanrı inancıydı. Bunun yanında atalar kültü ve doğadaki bazı varlıkları kutsal sayan inançlar da görülürdü. Kurganlara eşya konulması, balbal dikilmesi ve ölenler için yuğ töreni yapılması ölümden sonra yaşam düşüncesinin izlerini taşır.

Gök TanrıTek ve yüce yaratıcı düşüncesi; siyasi kut anlayışıyla ilişkilidir.
Atalar kültüÖlen ataların ruhlarının aileyi koruduğuna inanılmasıdır.
Yuğ ve saguÖlüm törenine yuğ, törende söylenen ağıta sagu denirdi.
Kurgan ve balbalMezar yapıları ile mezar çevresindeki taşlar ahiret ve kahramanlık anlayışını yansıtır.

Ekonominin temeli hayvancılıktı; ancak ticaret, dokumacılık, maden işçiliği ve sınırlı tarım da önemliydi. Türk devletleri İpek ve Kürk yollarını denetlemek için mücadele etti, sınır bölgelerinde ticaret pazarları kurdu. Hayvan ürünleri başlıca ihracat, tarım ürünleri ise önemli ithalat kalemleri arasındaydı.

Örnek - 9
Kurganlara günlük eşya ve silah bırakılması, ölen kişi için yuğ töreni yapılması ve balbal dikilmesi aşağıdakilerden hangisiyle en yakından ilişkilidir?

A) Ölümden sonra yaşam inancıyla
B) Deniz ticaretinin gelişmesiyle
C) Feodalitenin kurulmasıyla
D) Yazılı hukukun kaldırılmasıyla
E) Çin yönetiminin benimsenmesiyle
Mezara eşya bırakılması ve ölüyle ilgili törenler, yaşamın ölümden sonra da sürdüğü düşüncesinin göstergeleridir.

Cevap: A

YAZI, EDEBİYAT, BİLİM VE SANAT

Konargöçer yaşam sözlü kültürü güçlendirdi. Sav atasözü, sagu ağıt, koşuk şölen ve av törenlerinde söylenen şiir, destan ise toplumun hafızasını ve kahramanlıklarını aktaran uzun anlatıydı. Asya Hunlarına Oğuz Kağan; Kök Türklere Bozkurt ve Ergenekon; Uygurlara Türeyiş ve Göç destanları bağlanır.

Yazılı kültür unsuru Önemi
Yenisey Yazıtları Erken Türkçe yazılı örneklerdir; kısa mezar metinleri niteliğindedir.
Orhun Yazıtları Türk adının geçtiği ilk Türkçe metinler arasında yer alır; devlet, millet, bağımsızlık ve yöneticinin sorumluluğunu anlatır.
Uygur metinleri Din, hukuk, ticaret ve edebiyat alanındaki yazılı kültürün genişlediğini gösterir.
Orhun ve Uygur alfabeleri Türklerin kullandığı millî alfabelerdir; farklı dönemlerin siyasi ve kültürel birikimini taşır.

Orhun Yazıtları yalnız tarihî olayları sıralamaz; kağanların halka karşı görevlerini, Çin egemenliğinin tehlikelerini ve bağımsızlığın değerini anlatır. Bilge Kağan’ın halkı doyurma, giydirme ve çoğaltma sorumluluğunu vurgulaması sosyal devlet anlayışının erken izleri olarak değerlendirilir.

Türkler 12 Hayvanlı Türk Takvimi’ni kullanarak zaman ve gök olaylarıyla ilgilendi. Taşınabilir eşyalardaki hayvan figürleri hayvan üslubunu geliştirdi. Uygurlarla birlikte mimari, şehircilik, fresk, minyatür, kâğıt ve matbaa kullanımı daha belirgin hâle geldi.

Örnek - 10
Orhun Yazıtları’nda kağanın halka hesap vermesi, yoksulu zenginleştirdiğini ve az nüfusu çoğalttığını belirtmesi aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) Hükümdarın halkın refahından sorumlu görüldüğünü
B) Devlet yönetiminin yalnız din adamlarına bırakıldığını
C) Türklerde yazılı kültürün Uygurlarla başladığını
D) Kağanın törenin üzerinde kabul edildiğini
E) Ekonominin yalnız tarıma dayandığını
Kağanın halka yaptığı hizmetleri açıklaması, yöneticinin yalnız egemenlik sahibi değil toplumun refahını sağlamakla yükümlü kişi olarak görüldüğünü gösterir.

Cevap: A

İlk ve Orta Çağlarda Türk dünyasını bir arada tutan temel bağ, coğrafyanın zorunlu kıldığı hareketlilik ile güçlü teşkilatlanma ihtiyacının birlikte gelişmesidir. Bozkır hayatı atlı askerliği ve hayvancılığı; boy yapısı devlet örgütlenmesini; kut, kurultay ve töre siyasi düzeni; göçler ise Türk kültürünün geniş coğrafyalara yayılmasını şekillendirdi. Uygurların yerleşik hayata yönelmesi de Türk kültürünün şartlara göre dönüşebildiğini gösterdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz