TYT DİN FELSEFESİ

0
10
TYT din felsefesi konu anlatımı kapağı

TYT din felsefesi, din olgusunu, inançla ilgili temel kavramları ve Tanrı hakkında ileri sürülen görüşleri akla dayalı biçimde sorgular. Önceki Sanat Felsefesi ve Estetik konusunda güzellik ve sanat problemlerini incelemiştik. Bu yazıda din felsefesinin teolojiden farkını, Tanrı’nın varlığına ilişkin yaklaşımları, Tanrı-evren ilişkisini ve akıl-iman tartışmasını öğreneceğiz.

DİN FELSEFESİNİN KONUSU VE KAVRAMLARI

Din Felsefesinin Konusu ve Yaklaşımı

Din felsefesi, dini ve dinle ilgili iddiaları felsefenin soru sorma, kavram çözümleme ve gerekçelendirme yöntemleriyle ele alan disiplindir. Belirli bir dinin doğruluğunu başlangıçta kabul etmek yerine din olgusuna genel bir çerçeveden yaklaşır. “Tanrı var mıdır?”, “Vahiy mümkün müdür?”, “İnanç ile akıl nasıl ilişkilidir?” ve “Ruh ölümsüz müdür?” gibi soruları tartışır.

Din felsefesinin yaklaşımı akılcı, eleştirel, tutarlı, kapsamlı ve tarafsız olmayı amaçlar. Tarafsızlık, filozofun kişisel inancı bulunmadığı anlamına gelmez; ileri sürülen görüşleri yalnız otoriteye dayanarak değil, gerekçeleriyle değerlendirmesi demektir.

Akılcıİddiaları gerekçelerle ele alır.
EleştirelSorgulanamaz kabul oluşturmaz.
TutarlıÇelişkisiz düşünmeye çalışır.
KapsamlıKarşıt görüşleri birlikte değerlendirir.
TarafsızBelirli bir dini yaymayı amaçlamaz.
Dikkat
Din felsefesi dini reddetmek veya savunmak zorunda değildir. Görevi, dinî kavram ve iddiaları felsefi olarak soruşturmak ve gerekçeleri karşılaştırmaktır.
Örnek - 1
Bir düşünür, farklı dinlerin Tanrı anlayışlarını karşılaştırmakta ve hiçbirini başlangıçta doğru kabul etmeden ileri sürülen gerekçeleri incelemektedir. Bu tutum din felsefesinin hangi özelliğini en doğrudan gösterir?

A) Dogmatik olmasını
B) Tarafsız ve sorgulayıcı olmasını
C) Yalnız vahye dayanmasını
D) İbadet kuralları koymasını
E) Bir dini yaymayı amaçlamasını
Görüşleri peşinen doğru saymadan gerekçeleriyle karşılaştırmak, tarafsız ve sorgulayıcı felsefi tutumu gösterir.

Cevap: B

Din Felsefesi ile Teoloji Arasındaki Fark

Teoloji (ilahiyat), genellikle belirli bir dinin inanç esaslarını temel alır; bu esasları açıklar, sistemleştirir ve savunur. Kutsal metin, vahiy, dinî gelenek ve otorite teolojinin başlıca başvuru kaynakları olabilir. Her dinin kendi inanç çerçevesine bağlı bir teoloji geliştirmesi mümkündür.

Din felsefesi ise belirli bir inancı ön kabul yapmak zorunda değildir. İnananın, inanmayanın ve kararsız kalan kişinin görüşlerini aynı tartışma alanında ele alabilir. Teoloji ile din felsefesi aynı kavramlarla ilgilense de başlangıç noktaları, yöntemleri ve amaçları farklıdır.

TeolojiBelirli bir dinin inanç esaslarını açıklar ve temellendirir.
Din felsefesiDin olgusunu ve dinî iddiaları genel, akılcı ve eleştirel biçimde sorgular.
Örnek - 2
Aşağıdakilerden hangisi teolojiyi din felsefesinden ayıran temel özelliklerden biridir?

A) Dinle ilgili kavramları incelemesi
B) Tanrı-evren ilişkisini ele alması
C) Belirli bir dinin inanç esaslarını başlangıç noktası yapması
D) Tutarlı açıklamalar kurmaya çalışması
E) İnançla ilgili sorular sorması
İki alan benzer kavramları inceleyebilir; teolojinin ayırıcı yönü belirli bir dinin inanç esaslarından hareket etmesidir.

Cevap: C

Temel Kavramlar ve Problemler

Din felsefesinde Tanrı, doğaüstü ve yüce varlık; inanç, bir kabulü doğru sayma ve ona bağlanma; iman, dinî inanca gönüllü bağlılık ve teslimiyet; vahiy, Tanrı’nın iradesini insana bildirmesi; peygamber, vahyi insanlara ilettiğine inanılan kişi anlamında kullanılır. Kutsal, dinî saygı ve dokunulmazlık taşıyanı; ibadet, inancın davranışla ifade edilmesini; mucize ise olağan doğal açıklamaların dışında tanrısal müdahaleyle ilişkilendirilen olayı belirtir.

Bu kavramlar; Tanrı’nın varlığı ve nitelikleri, evrenin yaratılışı, vahyin imkânı, ruhun ölümsüzlüğü, kötülük problemi ve akıl-iman ilişkisi gibi temel problemlerin kurulmasını sağlar.

Tanrı’nın varlığıVar, yok veya bilinemez mi?

Tanrı-evren ilişkisiYaratma ve müdahale nasıl açıklanır?

Vahiy ve imanİlahi bildirim ile akıl nasıl ilişkilidir?

İnsanRuh, özgürlük ve kötülük nasıl anlaşılır?
Örnek - 3
“Doğaüstü bir varlık ile doğal bir varlık olan insan arasında bilgi aktarımı gerçekleşebilir mi?” sorusu din felsefesinin hangi problemine aittir?

A) Vahyin imkânı
B) Estetik yargı
C) Bilimsel yöntem
D) Evrensel ahlak yasası
E) Siyasi meşruiyet
Tanrı’nın insanla bildirim yoluyla iletişim kurup kuramayacağını sorgulayan problem, vahyin imkânıdır.

Cevap: A

TANRI’NIN VARLIĞI VE TANRI-EVREN İLİŞKİSİ

Tanrı’nın Varlığını Kabul Eden Görüşler

Teizm, Tanrı’nın varlığını ve evrenle ilişki içinde olduğunu kabul eder. Monoteizm tek Tanrı’yı, politeizm birden çok tanrıyı kabul eden anlayıştır. Deizm, Tanrı’nın evreni yarattığını fakat sonrasında doğa düzenine müdahale etmediğini savunur; bu nedenle mucize ve vahiy düşüncesine mesafeli yaklaşır.

Panteizm, Tanrı ile evreni özdeş görür; Tanrı doğadan ayrı değildir. Panenteizm ise evrenin Tanrı’da bulunduğunu, fakat Tanrı’nın evrenden daha fazla olduğunu savunur. Buna göre Tanrı hem evrende içkin hem de onu aşan bir varlıktır.

TeizmTanrı vardır ve evrenle ilişkilidir.
DeizmYaratıcı vardır; evrene sonradan müdahale etmez.
PanteizmTanrı ile evren özdeştir.
PanenteizmEvren Tanrı’dadır; Tanrı evreni de aşar.
MonoteizmTek Tanrı kabulü
PoliteizmBirden çok tanrı kabulü
Dikkat
Panteizmde Tanrı ile evren özdeştir. Panenteizmde evren Tanrı’nın içindedir fakat Tanrı yalnız evrenden ibaret değildir. İki görüşün ad benzerliği, içeriklerinin aynı olduğu anlamına gelmez.
Örnek - 4
“Evren Tanrı’nın içindedir; ancak Tanrı evrenin sınırlarını aşan bir varlıktır.” düşüncesi aşağıdaki görüşlerden hangisine uygundur?

A) Ateizm
B) Deizm
C) Panteizm
D) Panenteizm
E) Agnostisizm
Evreni Tanrı’da gören fakat Tanrı’yı evrenden daha kapsamlı kabul eden görüş panenteizmdir.

Cevap: D

Tanrı’nın Varlığı Lehindeki Argümanlar

Ontolojik argüman, deneyden değil Tanrı kavramının çözümlenmesinden hareket eder. Anselmus’un klasik biçiminde Tanrı, kendisinden daha yetkini düşünülemeyen varlık olarak tanımlanır ve varoluş yetkinliğin gereği sayılır. Kozmolojik argüman, evrendeki hareket, değişim ve nedenlilikten yola çıkarak ilk neden veya zorunlu varlık düşüncesine ulaşır.

Düzen ve amaç argümanı, evrendeki düzen, uyum ve amaca benzeyen yapının bilinçli bir düzenleyiciyle açıklanabileceğini savunur. Ahlak argümanı ise nesnel ahlak yasası, yükümlülük ve en yüksek iyi düşüncesinin Tanrı’yı gerekli kıldığını ileri sürer. Bunlar felsefi argümanlardır; deneysel bilimdeki bir ölçüm sonucu gibi zorunlu kabul edilmez ve karşı eleştirilere açıktır.

OntolojikTanrı kavramı ve yetkin varlık düşüncesi
KozmolojikNedenlerden ilk nedene veya zorunlu varlığa ulaşma
Düzen ve amaçEvrendeki uyumdan bilinçli düzenleyiciye yönelme
AhlakAhlak yasası ve yükümlülükten Tanrı’ya ulaşma
Dikkat
Kozmolojik argüman nedenlilikten, düzen ve amaç argümanı ise evrendeki uyum ve işleyişten hareket eder. İkisi birbirine yakın görünse de çıkış noktaları farklıdır.
Örnek - 5
“Evrendeki her olayın bir nedeni vardır. Nedenler zinciri sonsuza kadar açıklamasız bırakılamayacağına göre bir ilk neden bulunmalıdır.” düşüncesi hangi argümana örnektir?

A) Ontolojik argüman
B) Kozmolojik argüman
C) Ahlak argümanı
D) Kötülük argümanı
E) Agnostik yaklaşım
Nedenler zincirinden ilk nedene ulaşan akıl yürütme kozmolojik argümandır.

Cevap: B

Ateizm, Agnostisizm ve Kötülük Problemi

Ateizm, Tanrı’nın varlığını kabul etmeyen görüştür. Agnostisizm ise Tanrı’nın varlığı veya yokluğu konusunda kesin bilgiye ulaşılamayacağını savunur; bu nedenle “Tanrı yoktur.” demekle aynı değildir. Ateist olumsuz bir varlık yargısı ileri sürerken agnostik bilgi bakımından yargıyı askıya alır.

Kötülük problemi, mutlak iyi, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten bir Tanrı kabulüyle dünyadaki kötülüklerin nasıl bağdaştırılabileceğini sorgular. Deprem ve hastalık gibi acılar doğal kötülük, savaş ve zulüm gibi insan eylemleri ahlaki kötülük olarak ayrılabilir. Özgür irade savunusu, olgunlaşma yaklaşımı ve insan bilgisinin sınırlılığı bu probleme verilen cevaplar arasındadır.

AteizmTanrı’nın varlığını reddeder.
AgnostisizmTanrı’nın varlığı veya yokluğunun bilinemeyeceğini savunur.
Doğal kötülükİnsan seçimine doğrudan bağlı olmayan acılar
Ahlaki kötülükİnsanların özgür seçimleriyle ortaya çıkan zararlar
Örnek - 6
“Tanrı’nın var olduğunu da olmadığını da kesin olarak bilemeyiz.” diyen bir düşünür aşağıdaki görüşlerden hangisini savunmaktadır?

A) Teizm
B) Deizm
C) Agnostisizm
D) Panteizm
E) Politeizm
Tanrı’nın varlığı veya yokluğu konusunda kesin bilginin mümkün olmadığını savunan görüş agnostisizmdir.

Cevap: C

Tanrı’nın Nitelikleri ve Evrenle İlişkisi

Tanrı’nın nitelikleri problemi, Tanrı’ya yüklenen sıfatların nasıl anlaşılacağını araştırır. Aşkınlık, Tanrı’nın doğanın üstünde ve ondan bağımsız oluşunu; içkinlik, Tanrı’nın evrende veya varlıklarda bulunmasını anlatır. Teizm çoğunlukla aşkın ve evrenle ilişkili bir Tanrı anlayışına, deizm yaratıcı fakat müdahale etmeyen Tanrı anlayışına, panteizm ise bütünüyle içkin Tanrı anlayışına yönelir.

Tanrı’nın her şeyi bilmesi, mutlak iyi ve kudretli olması gibi nitelikler; insanın özgürlüğü, kötülüğün varlığı ve dua-mucize gibi konularla birlikte tartışılır. Bu nedenle Tanrı’nın varlığı ile Tanrı’nın nasıl bir varlık olduğu farklı fakat bağlantılı problemlerdir.

AşkınEvrenin üstünde ve ondan bağımsız

İçkinEvrende veya varlıklarda bulunan

İlişki problemiYaratma, müdahale, vahiy ve mucize
Örnek - 7
Tanrı’yı doğanın üstünde ve doğadan bağımsız bir varlık olarak açıklayan yaklaşımda hangi nitelik vurgulanır?

A) İçkinlik
B) Aşkınlık
C) Çoktanrıcılık
D) Bilinemezlik
E) Sonluluk
Tanrı’nın evrenin üstünde ve ondan bağımsız kabul edilmesi aşkınlık niteliğidir.

Cevap: B

VAHİY, RUH VE AKIL-İMAN İLİŞKİSİ

Vahyin İmkânı ve Ruhun Ölümsüzlüğü

Vahyin imkânı problemi, aşkın bir varlık kabul edilen Tanrı’nın insanla iletişim kurmasının mümkün olup olmadığını ve böyle bir bildirimin nasıl bilinebileceğini sorgular. Teist düşüncede vahiy, Tanrı’nın insanlara bilgi ve rehberlik sunması olarak kabul edilir. Deizmde ise Tanrı’nın evrene müdahale etmediği düşüncesi nedeniyle vahiy ve mucize genellikle kabul edilmez.

Ruhun ölümsüzlüğü problemi, bedenin ölümünden sonra kişisel varoluşun sürüp sürmediğini tartışır. Ruhun bedenden bağımsız bir töz olduğunu savunan düalist görüşler ölümsüzlüğe imkân tanırken, zihinsel yaşantıyı bütünüyle bedensel süreçlerle açıklayan materyalist görüşler bu iddiaya karşı çıkar.

Vahiy problemiTanrı-insan iletişimi mümkün ve bilinebilir mi?
Ruh problemiBeden öldükten sonra kişisel varoluş sürer mi?
Örnek - 8
Tanrı’nın evreni yarattıktan sonra doğal işleyişe müdahale etmediğini savunan bir düşünürün vahiy ve mucizeye mesafeli yaklaşması hangi görüşle tutarlıdır?

A) Teizm
B) Panenteizm
C) Deizm
D) Monoteizm
E) Politeizm
Yaratıcı Tanrı’yı kabul edip onun evrene sonradan müdahale etmediğini savunan görüş deizmdir.

Cevap: C

Akıl ile İman Arasındaki Yaklaşımlar

Bağdaşmazlık yaklaşımı, dinî inancın aklın kanıt ve ölçütleriyle temellendirilemeyeceğini savunur. Bu yaklaşımın iman lehindeki biçimi olan fideizm, inancın akıldan bağımsız olduğunu ve dinî hakikate imanla ulaşılacağını ileri sürer.

Tamamlayıcılık yaklaşımına göre akıl ile iman çatışmak zorunda değildir; akıl inancı anlamlandırıp temellendirebilir, vahiy de aklın tek başına ulaşamayacağı alanlarda rehberlik edebilir. Birlik yaklaşımı ise akıl ile imanın aynı hakikati farklı yollarla ifade ettiğini ve özünde uyumlu olduğunu savunur.

BağdaşmazlıkAkıl ve iman farklı alanlardır.
TamamlayıcılıkAkıl ile iman birbirinin eksik bıraktığını tamamlar.
BirlikAkıl ve iman aynı hakikatin uyumlu yollarıdır.
Dikkat
Fideizm ateizm değildir. Fideist, imanı reddetmez; tam tersine dinî inancın akla veya kanıta bağımlı olmadan kabul edilmesi gerektiğini savunur.
Örnek - 9
“Dinî hakikate aklın kanıtlarıyla değil, imanla bağlanılır.” diyen bir düşünür hangi yaklaşımı savunmaktadır?

A) Fideizm
B) Pozitivizm
C) Panteizm
D) Deizm
E) Agnostisizm
İmanı aklın kanıtlarından bağımsız gören yaklaşım fideizmdir.

Cevap: A

Dinî İddiaları Felsefi Olarak Değerlendirme

Dinî bir iddiayı felsefi olarak değerlendirmek, yalnız “inanıyorum” veya “inanmıyorum” demek değildir. Önce iddianın kavramları açıklanır; ardından dayandığı öncüller, çıkarım biçimi, karşı görüşler ve olası sonuçlar incelenir. Aynı olgu farklı düşünürlerce farklı biçimde yorumlanabileceği için bir görüşün gerekçesi ile eleştirisi birlikte görülmelidir.

Örneğin evrendeki düzen, teist bir düşünür için bilinçli tasarıma işaret ederken başka bir düşünür tarafından doğal süreçlerle açıklanabilir. Felsefi tartışmanın amacı, bu görüşlerden birini otoriteyle dayatmak değil; hangi varsayımlara dayandıklarını ve ne ölçüde tutarlı olduklarını ortaya koymaktır.

Kavramı açıklaİddia tam olarak ne söylüyor?

Gerekçeyi bulHangi öncüllere dayanıyor?

Karşı görüşü inceleHangi itirazlar ileri sürülebilir?

Tutarlılığı değerlendirSonuç öncüllerden çıkıyor mu?
Örnek - 10
Bir öğrenci, Tanrı’nın varlığı lehindeki bir argümanı değerlendirirken önce öncüllerini belirlemiş, sonra sonucun bu öncüllerden çıkıp çıkmadığını ve karşı itirazları incelemiştir. Öğrencinin yaptığı çalışma aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dinî otoriteye koşulsuz bağlanma
B) Felsefi çözümleme ve temellendirme
C) Deneysel ölçüm yapma
D) İbadet kuralı belirleme
E) Bir dini yayma
Kavramları, öncülleri, çıkarımı ve itirazları incelemek felsefi çözümleme ve temellendirmedir.

Cevap: B

Önceki konu: Sanat Felsefesi ve Estetik
Sonraki konu: Siyaset Felsefesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz