TYT ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

0
109
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları TYT Türkçe konu anlatımı

TYT anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları konu anlatımı kapsamında açıklama, tartışma, betimleme ve öyküleme ile tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, sayısal veri, benzetme ve somutlama işlenecektir.
TYT Türkçe konularının tamamına TYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Anlatım Biçimi ile Düşünceyi Geliştirme Yolu Arasındaki Fark

Bir metinde “açıklama, tartışma, betimleme, öyküleme” seçenekleri aranıyorsa soru anlatım biçimini soruyordur. “Tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma, benzetme, somutlama” gibi kavramlar ise düşünceyi geliştirme yollarıdır.

Ölçüt Anlatım biçimi Düşünceyi geliştirme yolu
Temel soru Parça genel olarak nasıl anlatılmış? Düşünce hangi araçla açıklanmış veya desteklenmiş?
Kapsam Parçanın baskın kuruluşu Bir cümlede ya da paragrafın bir bölümünde görülebilen yardımcı yöntem
Örnek Açıklayıcı anlatım Tanımlama ve örneklendirme
Dikkat
Bir paragraf aynı anda yalnız tek bir düşünceyi geliştirme yolu kullanmak zorunda değildir. Yazar açıklayıcı anlatım içinde tanımlama, karşılaştırma ve sayısal veriyi birlikte kullanabilir. Soruda istenen kavramın düzeyi doğru belirlenmelidir.

Açıklama, tartışma, betimleme ve öyküleme anlatım biçimlerini gösteren diyagram

Açıklayıcı Anlatım

Açıklayıcı Anlatımın Özellikleri

Açıklayıcı anlatımın amacı bir konu hakkında bilgi vermek, bilinmeyeni anlaşılır hâle getirmek veya okurun zihnindeki bir soruyu gidermektir. Ders kitapları, ansiklopedi maddeleri, bilimsel yazılar ve öğretici metinlerde sık görülür. Dil çoğunlukla açık, doğrudan ve nesneldir; ancak bir paragrafın açıklayıcı olması için bütün cümlelerinin nesnel olması şart değildir. Belirleyici olan, parçanın baskın amacının bilgi verme ve açıklama olmasıdır.

Örnek: “Mercan resifleri, çok sayıda canlının birlikte kurduğu karmaşık yaşam alanlarıdır. Resifin sert iskeleti, mercan poliplerinin salgıladığı kalsiyum karbonatın zamanla birikmesiyle oluşur. Su sıcaklığındaki uzun süreli artış ise mercanların birlikte yaşadığı algleri kaybetmesine ve renklerinin açılmasına yol açabilir.” Bu parça bir oluşumu neden-sonuç ilişkisiyle açıklamaktadır.

Örnek - 1
Kentlerde gece sıcaklığının kırsal alanlardan daha yüksek kalmasına “ısı adası etkisi” denir. Beton ve asfalt gündüz depoladığı ısıyı gece yavaşça bırakır; yüksek yapılar da hava dolaşımını sınırlar. Bu nedenle aynı bölgedeki yoğun yapılaşmış alanlarla açık araziler arasında birkaç derecelik sıcaklık farkı oluşabilir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Öyküleme
B) Tartışma
C) Açıklama
D) Betimleme
E) Söyleşme
Parça, ısı adası etkisinin ne olduğunu ve hangi nedenlerle oluştuğunu bilgi verme amacıyla açıklamaktadır. Olay akışı veya karşı çıkılan bir görüş bulunmadığı için doğru cevap açıklamadır.

Cevap: C

Tartışmacı Anlatım

Bir Görüşü Değiştirmeye Yönelik Anlatım

Tartışmacı anlatımda yazar, doğru bulmadığı ya da eksik gördüğü bir görüşün karşısına kendi düşüncesini koyar. Amaç yalnız bilgi vermek değil, okurun bir konudaki kanaatini değiştirmek veya onu belirli bir görüşe yaklaştırmaktır. “Oysa, ancak, ne var ki, sanıldığı gibi, bana göre” gibi ifadeler tartışma havasını güçlendirebilir; fakat tek bir bağlaç, metni kendiliğinden tartışmacı yapmaz.

Tartışılan görüş bazen açıkça verilir: “Şiirin yalnız duyguyla yazıldığını söyleyenler yanılıyor.” Bazen de yazarın soruları ve karşı çıkışları içinde sezilir: “Bir romanı değerli kılan yalnızca olayların şaşırtıcılığı olabilir mi?” Her iki durumda da metinde savunulan bir tez ve karşısında konumlandırılan başka bir düşünce vardır.

Örnek - 2
Bazıları, bir kentin geçmişini korumanın gelişmeye engel olduğunu düşünüyor. Oysa tarihî yapıları yaşatmak, şehri donmuş bir müzeye çevirmek değildir. Yeni gereksinimleri eski dokuyla uyumlu biçimde karşılayan kentler hem kimliklerini korur hem de nitelikli yaşam alanları oluşturur. Gelişme, geçmişi silmek değil onunla sağlıklı bir ilişki kurmaktır.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Karşı çıkılan bir düşünceye yer verilmiştir.
B) Okurun kanaatini etkileme amacı vardır.
C) Savunulan görüş gerekçelendirilmiştir.
D) Olaylar oluş sırasına göre aktarılmıştır.
E) Tartışmacı anlatım ağır basmaktadır.
Parçada gelişme ile tarihî dokuyu koruma arasındaki ilişki üzerine bir görüş savunulmuştur. Zaman içinde ilerleyen bir olay zinciri bulunmadığından “olaylar oluş sırasına göre aktarılmıştır” yargısı söylenemez.

Cevap: D

Betimleyici Anlatım

Varlıkları Sözcüklerle Görünür Kılma

Betimleme; bir varlığı, kişiyi, yeri veya görünümü ayırt edici özellikleriyle okurun zihninde canlandırmaktır. Görme duyusu öne çıksa da ses, koku, tat ve dokunma ayrıntılarından da yararlanılabilir. Sıfatlar ve niteleyici sözler sık kullanılır; ancak her sıfat bulunan parça betimleyici değildir. Ayrıntıların bir görüntü kurması gerekir.

Açıklayıcı betimleme, varlığı tanıtmayı ve özelliklerini nesnel biçimde göstermeyi amaçlar. Bir bitkinin yaprak biçimini, bir yapının mimari özelliklerini veya bir aracın parçalarını anlatan metinler bu türe yaklaşır. Sanatsal betimleme ise yazarın izlenimlerini ve duygularını taşır; benzetme, kişileştirme ve çağrışımlı söyleyişlerle görüntüyü öznel hâle getirir.

Örnek: “Kıyıdaki evlerin kiremitleri yağmurdan koyulaşmıştı. Dar sokağın sonunda, paslı demir kapının üstüne mor salkımlar dökülüyor; denizden gelen iyot kokusu taş duvarların serinliğine karışıyordu.” Parçada hareket bulunmasına rağmen asıl amaç bir görünümü ve atmosferi canlandırmaktır.

Örnek - 3
Kütüphanenin yüksek tavanına kadar uzanan ceviz raflar, yılların tozuyla matlaşmıştı. Pencereden düşen solgun ışık, masaların üzerindeki ince çizikleri belirginleştiriyor; içeride yalnız eski kâğıdın kuru kokusu ve duvar saatinin tekdüze sesi duyuluyordu.

Bu parçanın anlatım özelliğini belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir düşüncenin kanıtlanmaya çalışılması
B) Bir görünümün duyusal ayrıntılarla canlandırılması
C) Bir olayın nedenleriyle açıklanması
D) Karşıt görüşlerin değerlendirilmesi
E) Kişilerin konuşmalarına yer verilmesi
Rafların rengi ve durumu, ışık, çizikler, koku ve saat sesi birlikte bir mekân görüntüsü kurmaktadır. Bu nedenle parçanın baskın anlatım biçimi betimlemedir.

Cevap: B

Öyküleyici Anlatım

Olay, Kişi, Yer ve Zaman Bağlantısı

Öyküleyici anlatımda olay veya durum, zaman içinde ilerleyen bir hareket zinciriyle aktarılır. Kişi, yer ve zaman unsurlarından biri açıkça söylenmeyebilir; fakat bir değişim ve akış hissi vardır. Eylem bildiren fiiller, öyküleyici parçaların önemli işaretlerindendir.

Betimlemede zaman adeta durur ve görüntü öne çıkar; öykülemede ise anlatı bir başlangıç noktasından başka bir duruma ilerler. Bununla birlikte öyküleyici bir paragrafta çevreyi tanıtmak için betimleyici cümleler bulunabilir. Baskın biçim, parçanın bütününe yön veren amaçla belirlenir.

Örnek - 4
Trenden indiğinde istasyon neredeyse boştu. Çantasını omzuna geçirip çıkışa yöneldi, fakat yıllardır görmediği saat kulesinin önünde birden durdu. Kalabalığın arasından kendisine seslenen kişiyi önce tanıyamadı; ses ikinci kez yükselince yüzündeki şaşkınlık gülümsemeye dönüştü.

Bu parçada öyküleyici anlatımın ağır basmasını sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kavramların nesnel biçimde tanımlanması
B) Bir görüşün karşıtından yararlanılarak savunulması
C) Olayların zaman içinde birbirini izlemesi
D) Varlıkların değişmeyen özelliklerinin sıralanması
E) Sayısal verilerle kanıt sunulması
İnme, yönelme, durma, sesi duyma ve tanıma eylemleri birbirini izleyerek bir olay zinciri oluşturur. Bu zaman akışı öyküleyici anlatımın temel göstergesidir.

Cevap: C

Anlatım Biçimlerini Ayırt Etme

Biçim Baskın amaç Ayırt edici ipucu
Açıklama Bilgi vermek, öğretmek “Bu nedir, neden olur, nasıl gerçekleşir?” sorularına yanıt
Tartışma Bir görüşü değiştirmek veya savunmak Karşı çıkılan düşünce ve savunulan tez
Betimleme Zihinde görüntü oluşturmak Duyusal ve niteleyici ayrıntılar
Öyküleme Bir olayı veya durumu hareket içinde aktarmak Zaman akışı ve birbirini izleyen eylemler
Örnek - 5
(I) Usta, atölyenin ağır kapısını açıp içeri girdi. (II) Tezgâhın üzerinde, sapı koyu renk boynuzdan yapılmış küçük bir bıçak duruyordu. (III) İnce gümüş kakmalar, pencerenin ışığında su kıvrımları gibi parlıyordu. (IV) Usta bıçağı eline aldı, keskinliğini kontrol etti ve onu bekleyen müşteriye uzattı. (V) Müşteri teşekkür ederek dükkândan ayrıldı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Parçanın tamamında yalnız açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.
B) II ve III. cümleler betimleyici, diğer cümleler öyküleyicidir.
C) I ve V. cümleler tartışmacı anlatıma örnektir.
D) III. cümlede tanım yapılmış, IV. cümlede karşılaştırma kullanılmıştır.
E) Betimleyici ayrıntılar olay akışını bütünüyle ortadan kaldırmıştır.
I, IV ve V. cümlelerde eylemler zaman içinde ilerler. II ve III. cümleler ise bıçağın görünümünü ayrıntılarıyla canlandırır. Parçanın bütünü öyküleyici olsa da arada betimleyici cümleler kullanılmıştır.

Cevap: B

Düşünceyi Geliştirme Yolları

Düşünceyi geliştirme yolları, yazarın ileri sürdüğü düşünceyi açıklamak, somutlaştırmak, sınırlarını göstermek veya inandırıcı kılmak için kullandığı tekniklerdir. Bir paragrafın anlatım biçimi “açıklama” iken aynı paragrafta tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirme birlikte bulunabilir.

Tanımlama

Tanımlama, bir kavramın ayırt edici özelliklerini belirterek “Bu nedir?” sorusuna yanıt verir. “Deneme, yazarın bir konudaki kişisel düşüncelerini kesin yargılara bağlamadan işlediği yazı türüdür.” cümlesi tanımdır. Her açıklama tanım değildir: Bir kavramın oluşum nedenlerini anlatmak onu açıklayabilir, fakat doğrudan ne olduğunu söylemeyebilir.

Örnek - 6
“Biyomimikri, doğadaki yapı ve süreçlerin çalışma ilkelerinden yararlanarak insan ihtiyaçlarına yönelik tasarımlar geliştirme yaklaşımıdır.”

Bu cümlede kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tanımlama
B) Tanık gösterme
C) Örneklendirme
D) Sayısal verilerden yararlanma
E) Benzetme
Cümle, biyomimikrinin ne olduğunu ayırt edici özellikleriyle açıklamaktadır. Bu nedenle tanımlama yapılmıştır.

Cevap: A

Karşılaştırma ve Benzetme

Karşılaştırma, iki ya da daha fazla varlık veya kavramı ortak bir ölçüte göre benzerlik ve farklılıklarıyla değerlendirmektir. “Öykü, romana göre daha dar bir zaman dilimine ve daha az kişiye yer verir.” cümlesinde iki tür kapsam yönünden karşılaştırılmıştır. “En, daha, göre, kadar, oysa” gibi sözcükler sık görülse de karşılaştırma anlamı yalnız bu sözcüklere bağlı değildir.

Benzetme, anlatımı etkili veya anlaşılır kılmak için aralarında ortak özellik bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana yaklaştırmaktır. “Hafıza, ayrıntıları seçerek saklayan bir arşiv gibidir.” cümlesinde hafıza arşive benzetilmiştir. Karşılaştırmada iki unsur ölçülür veya değerlendirilir; benzetmede biri diğerinin özelliğiyle anlatılır.

Örnek - 7
Geleneksel sözlük, okura sözcüğün anlamını ve kullanımını hazır biçimde sunar. Derlem tabanlı dijital sözlük ise sözcüğün farklı dönem ve metinlerdeki gerçek kullanımlarını da taramaya açar. Bu yönüyle ikincisi, dildeki değişimi izlemek isteyen araştırmacıya daha geniş bir gözlem alanı sağlar.

Bu parçanın geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık gösterme
B) Benzetme
C) Karşılaştırma
D) Somutlama
E) Tanımlama
Geleneksel sözlük ile derlem tabanlı dijital sözlük, sundukları imkânlar bakımından karşılaştırılmıştır. Birini başka bir varlığa benzeten aktarım bulunmamaktadır.

Cevap: C

Örneklendirme ve Tanık Gösterme

Örneklendirme, genel veya soyut bir düşünceyi temsil eden somut örneklerle anlaşılır hâle getirir. Örnek, yazarın kendi seçimi olabilir ve bir kişinin sözü olmak zorunda değildir. Tanık gösterme ise savunulan düşünceyi desteklemek için alanında tanınan veya güvenilir kabul edilen bir kişinin görüşüne başvurmaktır.

Bir kişinin adının geçmesi tek başına tanık gösterme değildir. O kişinin sözü, paragraftaki savı desteklemelidir. Aynı biçimde “örneğin” sözcüğü bulunmadan da örneklendirme yapılabilir; önemli olan genel yargının onu temsil eden örneklerle somutlaştırılmasıdır.

Örnek - 8
Bir yapıtın okurda bıraktığı etki, yalnız anlattığı olaylardan doğmaz; kullanılan dil de bu etkinin temel parçasıdır. Nitekim dil bilimci Roman Jakobson, edebî metinde iletinin kendi kuruluşuna dikkat çektiğini belirtir. Bu görüş, edebiyatın sözcükleri yalnız bilgi aktarmak için kullanmadığını gösterir.

Bu parçanın geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisi belirgindir?

A) Sayısal verilerden yararlanma
B) Tanık gösterme
C) Benzetme
D) Öyküleme
E) Betimleme
Yazar, dilin edebî etkideki rolüne ilişkin düşüncesini Roman Jakobson’un görüşüyle desteklemiştir. Sözü aktarılan kişi savın tanığı işlevindedir.

Cevap: B

Sayısal Verilerden Yararlanma

Sayısal veriler; oran, yüzde, tarih, ölçüm, süre veya istatistik kullanarak düşünceyi daha belirgin ve denetlenebilir hâle getirir. Ancak metinde herhangi bir sayının bulunması bu yöntemin kullanıldığı anlamına gelmez. Bir öyküde “Saat üçte buluştular.” denmesi olayın zamanını bildirir; savı kanıtlamak veya bilgiyi somutlaştırmak için kullanılmadığından sayısal veriden yararlanma sayılmaz.

Örnek - 9
Bir araştırmada katılımcıların yüzde 64’ü, bildirimleri kapattığında çalışma sırasında daha az bölündüğünü belirtmiştir. Aynı grupta bir göreve yeniden odaklanmak için harcanan ortalama süre de 11 dakikadan 7 dakikaya düşmüştür. Bu sonuçlar, dijital kesintileri azaltmanın dikkat sürekliliğine katkı sağlayabileceğini göstermektedir.

Bu parçadaki sayısal ifadelerin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Olayların gerçekleşme zamanını bildirmek
B) Mekânı ayrıntılı biçimde betimlemek
C) İleri sürülen düşünceyi ölçülebilir bulgularla desteklemek
D) Bir kavramı başka bir kavrama benzetmek
E) Karşı görüşü küçümseyen bir anlatım kurmak
Yüzde ve süre değerleri, dijital kesintilerin azaltılmasıyla dikkat sürekliliği arasındaki ilişkiyi ölçülebilir bulgularla desteklemek için kullanılmıştır.

Cevap: C

Somutlama ve Soyutlama

Somutlama, soyut bir kavramı duyularla algılanabilen bir varlık veya hareket aracılığıyla anlatmaktır. “Kaygı, zihninin kapısını durmadan çalan bir misafirdi.” cümlesinde soyut kaygı, kapıyı çalan misafire dönüştürülerek somutlaştırılmıştır. Soyutlama ise somut bir varlığa soyut bir nitelik kazandırılmasıdır: “Bu eski ev, mahallenin hafızasıydı.” cümlesinde ev, hafıza kavramıyla anlatılmıştır.

Yineleme

Bir sözcük veya söz grubunun anlatımı güçlendirmek amacıyla bilinçli olarak tekrarlanmasına yineleme denir. “Bekledi, günlerce bekledi, tek bir haber için bekledi.” cümlesinde “bekledi” fiilinin yinelenmesi, bekleyişin yoğunluğunu artırır. Bu kullanım, gereksiz sözcük tekrarından farklı olarak anlam ve vurgu oluşturur.

Yöntemleri Birlikte Belirleme

Bir paragrafta önce baskın anlatım biçimi belirlenmeli, ardından düşünceyi destekleyen teknikler ayrı ayrı aranmalıdır. Bir görüşe karşı çıkılması tartışmacı anlatımı; aynı parçada kavramın açıklanması tanımlamayı, başka bir varlığa yaklaştırılması benzetmeyi, temsil edici bir durum verilmesi ise örneklendirmeyi gösterebilir.

Örnek - 10
Eleştiri, bir yapıtın yalnız kusurlarını sıralamak değildir; onun nasıl kurulduğunu ve okurda hangi etkiyi oluşturduğunu araştırır. İyi bir eleştirmen, metne dışarıdan hüküm veren bir yargıçtan çok, yapıtın içindeki yolları görünür kılan bir haritacıya benzer. Örneğin bir romandaki anlatıcı değişimini değerlendirirken yalnız “başarılı” demekle yetinmez; bu değişimin bakış açısını nasıl dönüştürdüğünü de gösterir.

Bu parçanın anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yolları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Betimleme — tanımlama ve sayısal verilerden yararlanma
B) Tartışma — tanımlama, benzetme ve örneklendirme
C) Öyküleme — karşılaştırma ve tanık gösterme
D) Açıklama — yalnız yineleme
E) Betimleme — somutlama ve tanık gösterme
Parça, eleştirinin yalnız kusur arama olduğu görüşüne karşı çıkarak kendi tezini savunduğu için tartışmacıdır. İlk cümle eleştiriyi tanımlar; eleştirmen haritacıya benzetilir ve anlatıcı değişimi üzerinden örnek verilir.

Cevap: B

Bir Parçada Birden Fazla Yöntemin Kullanılması

Uzun TYT paragraflarında anlatım biçimleri ve geliştirme yolları çoğu zaman iç içedir. Öyküleyici bir parçada kısa bir betimleme, açıklayıcı bir metinde tartışmacı bir cümle veya tanımlamayla başlayan bir paragrafta karşılaştırma ve örneklendirme bulunabilir. Parçanın anlatım biçimi belirlenirken bütününe yön veren amaç; düşünceyi geliştirme yolu belirlenirken ise kullanılan somut teknik dikkate alınır.

“Neden söz ediliyor?” sorusu konuyu, “Ne savunuluyor?” sorusu ana düşünceyi, “Nasıl anlatılıyor?” sorusu anlatım biçimini, “Düşünce hangi araçla destekleniyor?” sorusu ise düşünceyi geliştirme yolunu gösterir. Bu soru düzeyleri birbirinden ayrıldığında aynı paragraftaki farklı teknikleri birlikte görmek kolaylaşır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz