TYT anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları konu anlatımı kapsamında açıklama, tartışma, betimleme ve öyküleme ile tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, sayısal veri, benzetme ve somutlama işlenecektir.
TYT Türkçe konularının tamamına TYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Anlatım Biçimi ile Düşünceyi Geliştirme Yolu Arasındaki Fark
Bir metinde “açıklama, tartışma, betimleme, öyküleme” seçenekleri aranıyorsa soru anlatım biçimini soruyordur. “Tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma, benzetme, somutlama” gibi kavramlar ise düşünceyi geliştirme yollarıdır.
| Ölçüt | Anlatım biçimi | Düşünceyi geliştirme yolu |
|---|---|---|
| Temel soru | Parça genel olarak nasıl anlatılmış? | Düşünce hangi araçla açıklanmış veya desteklenmiş? |
| Kapsam | Parçanın baskın kuruluşu | Bir cümlede ya da paragrafın bir bölümünde görülebilen yardımcı yöntem |
| Örnek | Açıklayıcı anlatım | Tanımlama ve örneklendirme |
Açıklayıcı Anlatım
Açıklayıcı Anlatımın Özellikleri
Açıklayıcı anlatımın amacı bir konu hakkında bilgi vermek, bilinmeyeni anlaşılır hâle getirmek veya okurun zihnindeki bir soruyu gidermektir. Ders kitapları, ansiklopedi maddeleri, bilimsel yazılar ve öğretici metinlerde sık görülür. Dil çoğunlukla açık, doğrudan ve nesneldir; ancak bir paragrafın açıklayıcı olması için bütün cümlelerinin nesnel olması şart değildir. Belirleyici olan, parçanın baskın amacının bilgi verme ve açıklama olmasıdır.
Örnek: “Mercan resifleri, çok sayıda canlının birlikte kurduğu karmaşık yaşam alanlarıdır. Resifin sert iskeleti, mercan poliplerinin salgıladığı kalsiyum karbonatın zamanla birikmesiyle oluşur. Su sıcaklığındaki uzun süreli artış ise mercanların birlikte yaşadığı algleri kaybetmesine ve renklerinin açılmasına yol açabilir.” Bu parça bir oluşumu neden-sonuç ilişkisiyle açıklamaktadır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Tartışmacı Anlatım
Bir Görüşü Değiştirmeye Yönelik Anlatım
Tartışmacı anlatımda yazar, doğru bulmadığı ya da eksik gördüğü bir görüşün karşısına kendi düşüncesini koyar. Amaç yalnız bilgi vermek değil, okurun bir konudaki kanaatini değiştirmek veya onu belirli bir görüşe yaklaştırmaktır. “Oysa, ancak, ne var ki, sanıldığı gibi, bana göre” gibi ifadeler tartışma havasını güçlendirebilir; fakat tek bir bağlaç, metni kendiliğinden tartışmacı yapmaz.
Tartışılan görüş bazen açıkça verilir: “Şiirin yalnız duyguyla yazıldığını söyleyenler yanılıyor.” Bazen de yazarın soruları ve karşı çıkışları içinde sezilir: “Bir romanı değerli kılan yalnızca olayların şaşırtıcılığı olabilir mi?” Her iki durumda da metinde savunulan bir tez ve karşısında konumlandırılan başka bir düşünce vardır.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Betimleyici Anlatım
Varlıkları Sözcüklerle Görünür Kılma
Betimleme; bir varlığı, kişiyi, yeri veya görünümü ayırt edici özellikleriyle okurun zihninde canlandırmaktır. Görme duyusu öne çıksa da ses, koku, tat ve dokunma ayrıntılarından da yararlanılabilir. Sıfatlar ve niteleyici sözler sık kullanılır; ancak her sıfat bulunan parça betimleyici değildir. Ayrıntıların bir görüntü kurması gerekir.
Açıklayıcı betimleme, varlığı tanıtmayı ve özelliklerini nesnel biçimde göstermeyi amaçlar. Bir bitkinin yaprak biçimini, bir yapının mimari özelliklerini veya bir aracın parçalarını anlatan metinler bu türe yaklaşır. Sanatsal betimleme ise yazarın izlenimlerini ve duygularını taşır; benzetme, kişileştirme ve çağrışımlı söyleyişlerle görüntüyü öznel hâle getirir.
Örnek: “Kıyıdaki evlerin kiremitleri yağmurdan koyulaşmıştı. Dar sokağın sonunda, paslı demir kapının üstüne mor salkımlar dökülüyor; denizden gelen iyot kokusu taş duvarların serinliğine karışıyordu.” Parçada hareket bulunmasına rağmen asıl amaç bir görünümü ve atmosferi canlandırmaktır.
Bu parçanın anlatım özelliğini belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Öyküleyici Anlatım
Olay, Kişi, Yer ve Zaman Bağlantısı
Öyküleyici anlatımda olay veya durum, zaman içinde ilerleyen bir hareket zinciriyle aktarılır. Kişi, yer ve zaman unsurlarından biri açıkça söylenmeyebilir; fakat bir değişim ve akış hissi vardır. Eylem bildiren fiiller, öyküleyici parçaların önemli işaretlerindendir.
Betimlemede zaman adeta durur ve görüntü öne çıkar; öykülemede ise anlatı bir başlangıç noktasından başka bir duruma ilerler. Bununla birlikte öyküleyici bir paragrafta çevreyi tanıtmak için betimleyici cümleler bulunabilir. Baskın biçim, parçanın bütününe yön veren amaçla belirlenir.
Bu parçada öyküleyici anlatımın ağır basmasını sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Anlatım Biçimlerini Ayırt Etme
| Biçim | Baskın amaç | Ayırt edici ipucu |
|---|---|---|
| Açıklama | Bilgi vermek, öğretmek | “Bu nedir, neden olur, nasıl gerçekleşir?” sorularına yanıt |
| Tartışma | Bir görüşü değiştirmek veya savunmak | Karşı çıkılan düşünce ve savunulan tez |
| Betimleme | Zihinde görüntü oluşturmak | Duyusal ve niteleyici ayrıntılar |
| Öyküleme | Bir olayı veya durumu hareket içinde aktarmak | Zaman akışı ve birbirini izleyen eylemler |
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Düşünceyi Geliştirme Yolları
Düşünceyi geliştirme yolları, yazarın ileri sürdüğü düşünceyi açıklamak, somutlaştırmak, sınırlarını göstermek veya inandırıcı kılmak için kullandığı tekniklerdir. Bir paragrafın anlatım biçimi “açıklama” iken aynı paragrafta tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirme birlikte bulunabilir.
Tanımlama
Tanımlama, bir kavramın ayırt edici özelliklerini belirterek “Bu nedir?” sorusuna yanıt verir. “Deneme, yazarın bir konudaki kişisel düşüncelerini kesin yargılara bağlamadan işlediği yazı türüdür.” cümlesi tanımdır. Her açıklama tanım değildir: Bir kavramın oluşum nedenlerini anlatmak onu açıklayabilir, fakat doğrudan ne olduğunu söylemeyebilir.
Bu cümlede kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Karşılaştırma ve Benzetme
Karşılaştırma, iki ya da daha fazla varlık veya kavramı ortak bir ölçüte göre benzerlik ve farklılıklarıyla değerlendirmektir. “Öykü, romana göre daha dar bir zaman dilimine ve daha az kişiye yer verir.” cümlesinde iki tür kapsam yönünden karşılaştırılmıştır. “En, daha, göre, kadar, oysa” gibi sözcükler sık görülse de karşılaştırma anlamı yalnız bu sözcüklere bağlı değildir.
Benzetme, anlatımı etkili veya anlaşılır kılmak için aralarında ortak özellik bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana yaklaştırmaktır. “Hafıza, ayrıntıları seçerek saklayan bir arşiv gibidir.” cümlesinde hafıza arşive benzetilmiştir. Karşılaştırmada iki unsur ölçülür veya değerlendirilir; benzetmede biri diğerinin özelliğiyle anlatılır.
Bu parçanın geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
Örneklendirme ve Tanık Gösterme
Örneklendirme, genel veya soyut bir düşünceyi temsil eden somut örneklerle anlaşılır hâle getirir. Örnek, yazarın kendi seçimi olabilir ve bir kişinin sözü olmak zorunda değildir. Tanık gösterme ise savunulan düşünceyi desteklemek için alanında tanınan veya güvenilir kabul edilen bir kişinin görüşüne başvurmaktır.
Bir kişinin adının geçmesi tek başına tanık gösterme değildir. O kişinin sözü, paragraftaki savı desteklemelidir. Aynı biçimde “örneğin” sözcüğü bulunmadan da örneklendirme yapılabilir; önemli olan genel yargının onu temsil eden örneklerle somutlaştırılmasıdır.
Bu parçanın geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisi belirgindir?
Sayısal Verilerden Yararlanma
Sayısal veriler; oran, yüzde, tarih, ölçüm, süre veya istatistik kullanarak düşünceyi daha belirgin ve denetlenebilir hâle getirir. Ancak metinde herhangi bir sayının bulunması bu yöntemin kullanıldığı anlamına gelmez. Bir öyküde “Saat üçte buluştular.” denmesi olayın zamanını bildirir; savı kanıtlamak veya bilgiyi somutlaştırmak için kullanılmadığından sayısal veriden yararlanma sayılmaz.
Bu parçadaki sayısal ifadelerin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Somutlama ve Soyutlama
Somutlama, soyut bir kavramı duyularla algılanabilen bir varlık veya hareket aracılığıyla anlatmaktır. “Kaygı, zihninin kapısını durmadan çalan bir misafirdi.” cümlesinde soyut kaygı, kapıyı çalan misafire dönüştürülerek somutlaştırılmıştır. Soyutlama ise somut bir varlığa soyut bir nitelik kazandırılmasıdır: “Bu eski ev, mahallenin hafızasıydı.” cümlesinde ev, hafıza kavramıyla anlatılmıştır.
Yineleme
Bir sözcük veya söz grubunun anlatımı güçlendirmek amacıyla bilinçli olarak tekrarlanmasına yineleme denir. “Bekledi, günlerce bekledi, tek bir haber için bekledi.” cümlesinde “bekledi” fiilinin yinelenmesi, bekleyişin yoğunluğunu artırır. Bu kullanım, gereksiz sözcük tekrarından farklı olarak anlam ve vurgu oluşturur.
Yöntemleri Birlikte Belirleme
Bir paragrafta önce baskın anlatım biçimi belirlenmeli, ardından düşünceyi destekleyen teknikler ayrı ayrı aranmalıdır. Bir görüşe karşı çıkılması tartışmacı anlatımı; aynı parçada kavramın açıklanması tanımlamayı, başka bir varlığa yaklaştırılması benzetmeyi, temsil edici bir durum verilmesi ise örneklendirmeyi gösterebilir.
Bu parçanın anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yolları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Bir Parçada Birden Fazla Yöntemin Kullanılması
Uzun TYT paragraflarında anlatım biçimleri ve geliştirme yolları çoğu zaman iç içedir. Öyküleyici bir parçada kısa bir betimleme, açıklayıcı bir metinde tartışmacı bir cümle veya tanımlamayla başlayan bir paragrafta karşılaştırma ve örneklendirme bulunabilir. Parçanın anlatım biçimi belirlenirken bütününe yön veren amaç; düşünceyi geliştirme yolu belirlenirken ise kullanılan somut teknik dikkate alınır.
“Neden söz ediliyor?” sorusu konuyu, “Ne savunuluyor?” sorusu ana düşünceyi, “Nasıl anlatılıyor?” sorusu anlatım biçimini, “Düşünce hangi araçla destekleniyor?” sorusu ise düşünceyi geliştirme yolunu gösterir. Bu soru düzeyleri birbirinden ayrıldığında aynı paragraftaki farklı teknikleri birlikte görmek kolaylaşır.
Sonraki konu: Paragrafta Anlatım Özellikleri ve Yazarın Tutumu

