TYT 18. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ VE YENİLEŞME HAREKETLERİ

0
18
TYT Tarih 18. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Yenileşme Hareketleri konu anlatımı kapağı

TYT 18. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Yenileşme Hareketleri konu anlatımı; Karlofça sonrasındaki siyasi gelişmeleri, Rusya ve Avusturya ile mücadeleleri, Lale Devri’ni ve askerî-teknik yenileşme girişimlerini neden-sonuç ilişkisiyle açıklar. Önceki konuda ele alınan 17. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Değişen Dünya Dengeleri, bu yüzyıldaki savunma ve yenileşme arayışlarının hangi şartlarda doğduğunu gösterir.

XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti bir yandan Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybettiği toprakları geri almaya çalışmış, diğer yandan Avrupa’nın askerî ve teknik üstünlüğünü daha yakından incelemeye başlamıştır. Yüzyılın başındaki telafi siyaseti, zamanla mevcut toprakları koruma ve kurumları yenileme çabasına dönüşmüştür. TYT sorularında siyasi antlaşmalar ile ıslahat hareketlerinin aynı değişim baskısına verilen iki farklı cevap olduğu unutulmamalıdır.

XVIII. YÜZYIL SİYASİ GELİŞMELERİ

Karlofça Sonrası Osmanlı Siyaseti

1699 Karlofça ve 1700 İstanbul antlaşmaları, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da geniş ölçekte toprak kaybettiği yeni bir dönemi başlattı. XVIII. yüzyılın ilk yarısında temel amaç, Avusturya ve Venedik’e bırakılan toprakları geri almak; Rusya’nın Karadeniz’e ve sıcak denizlere inmesini önlemekti. Batıdaki kayıpları telafi etmek için İran’daki karışıklıklardan yararlanma düşüncesi de siyaseti etkiledi.

Rusya; Kırım’ı ele geçirmek, Karadeniz’e hâkim olmak, Balkanlardaki Ortodokslar üzerinde nüfuz kurmak ve güneye inmek istiyordu. Avusturya ise Balkanlar ve Orta Avrupa’da genişlemeye çalışıyordu. Bu nedenle Osmanlı diplomasisinin merkezinde aynı anda savaş, ittifak, arabuluculuk ve denge arayışı yer aldı.

Toprakları geri almaKarlofça ve İstanbul ile kaybedilen yerleri kurtarma
Rusya’yı durdurmaKaradeniz ve Kırım üzerindeki baskıyı sınırlama
Avusturya ile mücadeleBalkanlar ve Orta Avrupa’daki dengeyi koruma
İran cephesiBatıdaki kayıpları doğudaki kazanımlarla telafi etme
Örnek - 1
XVIII. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nin temel dış politika amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybedilen toprakları geri almak
B) Avrupa’daki bütün savaşlardan kesin olarak çekilmek
C) Kırım’ı Rusya’ya bırakmak
D) Akdeniz ticaretini sona erdirmek
E) İran’la kalıcı bir siyasi birlik kurmak
Osmanlı Devleti yüzyılın ilk yarısında Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izlemiştir.

Cevap: A

Prut Savaşı ve Kayıpları Geri Alma Umudu

1709 Poltava Savaşı’nda Rusya’ya yenilen İsveç Kralı Demirbaş Şarl, Osmanlı Devleti’ne sığındı. Onu izleyen Rus kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına girmesi ve Rusya’nın Lehistan’ın iç işlerine karışması savaşa yol açtı. Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu Prut bataklığında kuşattı.

1711 Prut Antlaşması ile Azak Kalesi Osmanlı Devleti’ne geri verildi; Rusya’nın İstanbul’daki elçilik bulundurması sona erdi ve Demirbaş Şarl’ın ülkesine dönmesi kabul edildi. Azak’ın geri alınması, Karlofça ile kaybedilen diğer toprakların da kurtarılabileceği umudunu güçlendirdi.

PoltavaDemirbaş Şarl Osmanlı ülkesine sığınır

Prut SavaşıRus ordusu kuşatılır

1711 PrutAzak geri alınır, umut güçlenir
Örnek - 2
Prut Antlaşması’nın Osmanlı kamuoyundaki en önemli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karlofça kayıplarının geri alınabileceği umudunu artırması
B) Kırım’ın bağımsızlığını kabul ettirmesi
C) Rusya’ya ilk kapitülasyonları vermesi
D) Lale Devri’ni sona erdirmesi
E) Avusturya savaşlarını kesin olarak bitirmesi
Azak Kalesi’nin geri alınması, daha önce kaybedilen başka toprakların da yeniden kazanılabileceği düşüncesini güçlendirdi.

Cevap: A

Pasarofça Antlaşması ve Lale Devri

Osmanlı Devleti Venedik’ten Mora’yı geri aldı; ancak Venedik’in müttefiki Avusturya karşısında yenildi. 1718 Pasarofça Antlaşması ile Mora Osmanlılarda kalırken Belgrad ve çevresi Avusturya’ya bırakıldı. Antlaşma, Avrupa karşısındaki askerî üstünlük farkının daha açık biçimde kabul edilmesine ve mevcut toprakları korumaya yönelik bir siyasetin öne çıkmasına yol açtı.

Pasarofça’dan 1730 Patrona Halil İsyanı’na kadar süren dönem Lale Devri olarak adlandırılır. III. Ahmet ve Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa döneminde Avrupa ile savaş yerine diplomatik ve kültürel temaslara ağırlık verildi. Avrupa’nın kurumları, şehir hayatı ve teknik gelişmeleri elçiler aracılığıyla gözlemlendi.

1718Pasarofça Antlaşması

Lale DevriDiplomasi, kültür ve teknik yenilikler

1730Patrona Halil İsyanı
Örnek - 3
Lale Devri’nin başlangıç ve bitişini gösteren gelişmeler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Pasarofça Antlaşması — Patrona Halil İsyanı
B) Prut Antlaşması — Kabakçı Mustafa İsyanı
C) Belgrad Antlaşması — Çeşme Baskını
D) Küçük Kaynarca — Yaş Antlaşması
E) Karlofça — Edirne Olayı
Lale Devri 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlamış, 1730 Patrona Halil İsyanı ile sona ermiştir.

Cevap: A

Lale Devri Yenilikleri

Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi Paris’e geçici elçi olarak gönderildi ve gözlemlerini Sefaretname adlı eserinde topladı. Onun oğlu Sait Mehmet Efendi ile İbrahim Müteferrika 1727’de Müslümanların kullandığı ilk Türk matbaasını kurdu; matbaada basılan ilk eser Vankulu Lügati oldu. Doğu ve Batı eserlerini Türkçeye çevirmek amacıyla bir tercüme heyeti oluşturuldu.

Tulumbacılar adıyla ilk düzenli itfaiye teşkilatı kuruldu; çiçek aşısı uygulandı; Yalova’da kâğıt fabrikası, İstanbul’da çini ve kumaş atölyeleri açıldı. Kütüphaneler kuruldu, sivil mimaride barok ve rokoko etkileri görüldü. Buna karşılık saray çevresindeki eğlence ve israfın tepki çekmesi, ekonomik sıkıntılarla birleşerek Patrona Halil İsyanı’nı hazırladı.

DiplomasiGeçici elçilikler ve Sefaretname
BilgiMatbaa, tercüme heyeti ve kütüphaneler
Şehir hayatıTulumbacılar, imar ve çiçek aşısı
Üretim ve sanatKâğıt, çini, kumaş; barok ve rokoko etkisi
Örnek - 4
Aşağıdakilerden hangisi Lale Devri yeniliklerinden biri değildir?

A) Nizam-ı Cedid Ordusunun kurulması
B) Geçici elçiliklerin açılması
C) Türk matbaasının kurulması
D) Tulumbacılar teşkilatının oluşturulması
E) Tercüme heyetinin kurulması
Nizam-ı Cedid Ordusu III. Selim döneminde kurulmuştur. Diğer gelişmeler Lale Devri’ne aittir.

Cevap: A

Belgrad Antlaşması ve Geçici Toparlanma

Rusya’nın Karadeniz’e inme, Kırım üzerinde hâkimiyet kurma ve Balkanlardaki Ortodoksları himaye etme siyaseti Osmanlı Devleti’yle yeni savaşlara yol açtı. Osmanlı Devleti 1736-1739 savaşlarında Rusya ve Avusturya’ya karşı iki cephede mücadele etmesine rağmen başarılı oldu. I. Mahmut dönemindeki askerî düzenlemeler ve Fransa’nın arabuluculuğu bu başarıda etkiliydi.

1739 Belgrad Antlaşmaları ile Avusturya, Pasarofça’da aldığı Belgrad dâhil bazı yerleri geri verdi. Rusya’nın Karadeniz’de savaş ve ticaret gemisi bulundurması yasaklandı; Karadeniz’in Osmanlı denizi olma niteliği son kez korundu. Belgrad, Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyılda imzaladığı son kazançlı antlaşma kabul edilir. Arabuluculuğu nedeniyle Fransa’ya verilen kapitülasyonlar 1740’ta sürekli hâle getirildi.

Örnek - 5
Belgrad Antlaşması’nın Osmanlı tarihi açısından önemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) XVIII. yüzyılda imzalanan son kazançlı antlaşma olması
B) Kırım’ın bağımsızlığını kabul etmesi
C) Rusya’ya savaş tazminatı ödenmesi
D) Nizam-ı Cedid’i sona erdirmesi
E) Mora’yı Venedik’e bırakması
Belgrad Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin bu yüzyıldaki son kazançlı antlaşmasıdır; Rusya’nın Karadeniz’deki askerî ve ticari varlığı sınırlandırılmıştır.

Cevap: A

Çeşme Baskını ve Küçük Kaynarca

1768’de başlayan Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus donanması Baltık Denizi’nden Akdeniz’e gelerek 1770’te Osmanlı donanmasını Çeşme’de yaktı. Karada ve denizde alınan yenilgiler sonucunda 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en ağır şartlı antlaşmalardan biridir.

Kırım bağımsız oldu ve böylece halkı Türk ve Müslüman olan bir bölge ilk kez Osmanlı hâkimiyetinden çıktı. Kırım halkının dinî bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalması kabul edilerek halifelik siyasi bir araç olarak ilk kez belirgin biçimde kullanıldı. Rusya Osmanlı ülkesinde konsolosluk açma, ticaret yapma ve Ortodoksları koruma iddiasında bulunma imkânı kazandı; Osmanlı Devleti ilk kez savaş tazminatı ödedi.

Küçük Kaynarca hükmü Osmanlı açısından sonucu
Kırım bağımsız olacak Osmanlı’nın Kırım üzerindeki siyasi hâkimiyeti sona erdi
Kırım dinen halifeye bağlı kalacak Halifelik makamı siyasi bağ kurmak için kullanıldı
Rusya konsolosluk açabilecek Rusya’nın Osmanlı ülkesindeki nüfuzu arttı
Rusya ticaret yapabilecek Rusya ekonomik ayrıcalık elde etti
Savaş tazminatı ödenecek Osmanlı Devleti ilk kez savaş tazminatı ödedi
Dikkat
Küçük Kaynarca ile Kırım doğrudan Rusya’ya bırakılmadı; bağımsız oldu. Rusya Kırım’ı daha sonra, 1783’te ilhak etti. Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu 1792 Yaş Antlaşması ile kabul etti.
Örnek - 6
Aşağıdakilerden hangisi Küçük Kaynarca Antlaşması’nın sonuçlarından biridir?

A) Kırım’ın bağımsız hâle gelmesi
B) Belgrad’ın Avusturya’ya bırakılması
C) Rusya’nın Karadeniz’den tamamen çekilmesi
D) Patrona Halil İsyanı’nın sona ermesi
E) Avrupa’daki sürekli elçiliklerin kapatılması
Küçük Kaynarca ile Kırım bağımsız olmuş, Osmanlı Devleti’nin Kırım üzerindeki siyasi hâkimiyeti sona ermiştir.

Cevap: A

Kırım’ın Kaybı, Ziştovi ve Yaş

Rusya, bağımsız hâle gelen Kırım’ın iç işlerine müdahale ederek 1783’te bölgeyi ilhak etti. Osmanlı Devleti bu durumu kabullenmeyince Rusya ve Avusturya ile yeni bir savaş başladı. Avusturya, Fransız İhtilali’nin çok uluslu imparatorluklar üzerindeki etkisinden kaygılanarak savaştan çekildi ve 1791 Ziştovi Antlaşması imzalandı. Böylece Kanuni döneminden beri süren Osmanlı-Avusturya savaşları sona erdi.

Rusya ile 1792’de imzalanan Yaş Antlaşması sonucunda Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etti; Dinyester Nehri iki devlet arasında sınır oldu. Yaş Antlaşması, geleneksel tarih anlatımında Gerileme Dönemi’nin sonu ve Dağılma Dönemi’nin başlangıcı kabul edilir.

1774Küçük Kaynarca: Kırım bağımsız

1783Rusya Kırım’ı ilhak eder

1792Yaş: Osmanlı ilhakı kabul eder
Örnek - 7
Osmanlı Devleti’nin Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul ettiği antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaş
B) Prut
C) Pasarofça
D) Belgrad
E) Ziştovi
Kırım Küçük Kaynarca ile bağımsız olmuş, 1783’te Rusya tarafından ilhak edilmiş ve Osmanlı Devleti bu ilhakı 1792 Yaş Antlaşması ile kabul etmiştir.

Cevap: A

XVIII. YÜZYIL ISLAHATLARI

Islahatların Genel Özellikleri

XVII. yüzyıl ıslahatları klasik düzeni yeniden kurmayı amaçlarken XVIII. yüzyılda Avrupa’nın askerî ve teknik üstünlüğü daha açık biçimde kabul edildi. Islahatlar çoğunlukla ordu, donanma ve askerî eğitim alanlarında yoğunlaştı. Avrupa’dan uzman getirildi, teknik okullar açıldı ve yeni askerî birlikler kuruldu.

Bu girişimler genellikle padişah ve devlet adamlarına bağlı kaldı; toplumun geniş kesimlerine yayılmadı. Yeniçeriler ve çıkarları zarar gören çevreler yeniliklere karşı çıktı. Buna rağmen Avrupa’yı gözlemleme, bilgi aktarma ve kurum oluşturma düşüncesinin güçlenmesi, sonraki yüzyıldaki modernleşme hareketlerine zemin hazırladı.18. yüzyıl Osmanlı yenileşmesini diplomasi, teknik ve kültür ile askerî kurumlar dallarında gösteren hiyerarşi

Batı örnek alınırÖzellikle askerî teknik ve eğitim incelenir
Uzman ve okulYabancı uzmanlar ile teknik kurumlar öne çıkar
Süreklilik sorunuIslahatlar kişilere bağlı kalır ve dirençle karşılaşır
Örnek - 8
XVIII. yüzyıl Osmanlı ıslahatlarını XVII. yüzyıl ıslahatlarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Avrupa’nın askerî ve teknik alanda örnek alınmaya başlanması
B) Bütün yeniliklerin halk oylamasıyla yapılması
C) Islahatların yalnız hukuk alanına yönelmesi
D) Yeniçeri Ocağının tamamen kaldırılması
E) Avrupa ile bütün diplomatik ilişkilerin kesilmesi
XVIII. yüzyılda Avrupa’nın askerî teknik, uzman ve kurumlarından yararlanma düşüncesi belirginleşmiştir.

Cevap: A

I. Mahmut’tan I. Abdülhamit’e Askerî Yenilikler

I. Mahmut döneminde Müslüman olarak Humbaracı Ahmet Paşa adını alan Kont de Bonneval’den yararlanıldı. Humbaracı ve Topçu ocakları düzenlendi; ordunun mühendis ve subay ihtiyacı için Batı tarzındaki ilk askerî teknik okul olan Hendesehane açıldı. Bu uygulamalar, yabancı uzman ve teknik eğitim kullanımının kurumsallaşmaya başladığını gösterir.

III. Mustafa döneminde Baron de Tott Sürat Topçuları Ocağını kurdu. Donanmaya subay yetiştirmek amacıyla Mühendishane-i Bahrî-i Hümayun açıldı; Çeşme Baskını’ndan sonra donanma yeniden kuruldu. I. Abdülhamit döneminde Humbaracı, Lağımcı ve Sürat Topçuları ocakları geliştirildi; İstihkâm Okulu açıldı ve yeniçeri ulufelerindeki usulsüzlükler azaltılmaya çalışıldı.

I. MahmutHumbaracı Ahmet Paşa ve Hendesehane
III. MustafaBaron de Tott, Sürat Topçuları ve Deniz Mühendishanesi
I. Abdülhamitİstihkâm Okulu ve askerî ocakların düzenlenmesi
Örnek - 9
Batı tarzındaki ilk askerî teknik okul olan Hendesehane hangi padişah döneminde açılmıştır?

A) I. Mahmut
B) III. Selim
C) III. Ahmet
D) II. Mahmut
E) I. Abdülhamit
Hendesehane, I. Mahmut döneminde Humbaracı Ahmet Paşa’nın katkılarıyla açılmıştır.

Cevap: A

III. Selim ve Nizam-ı Cedid

III. Selim, sorunların nedenlerini belirlemek için devlet adamlarından layiha adı verilen raporlar istedi. Avrupa’daki geçici elçilikleri sürekli hâle getirdi; ilk daimî elçilik Londra’da açıldı ve Yusuf Agâh Efendi ilk sürekli elçi olarak görevlendirildi. Böylece Avrupa siyaseti ve kurumları daha düzenli biçimde izlenmeye başladı.

Batı tarzında eğitim yapan Nizam-ı Cedid Ordusu kuruldu; giderlerini karşılamak için İrad-ı Cedid Hazinesi oluşturuldu. Kara subayı yetiştirmek amacıyla Mühendishane-i Berrî-i Hümayun, devlet matbaası olarak Matbaa-i Âmire açıldı. Nizam-ı Cedid birlikleri Akka’da Napolyon kuvvetlerine karşı başarı kazandı. Ancak yenilikler yeniçerilerin ve çıkar çevrelerinin tepkisini çekti; 1807 Kabakçı Mustafa İsyanı sonucunda III. Selim tahttan indirildi ve Nizam-ı Cedid dağıtıldı.

Layiha ve elçilikSorunlar belirlenir, Avrupa düzenli izlenir

Nizam-ı CedidBatı tarzında eğitim yapan yeni ordu

İrad-ı CedidIslahatların bağımsız mali kaynağı
Örnek - 10
Nizam-ı Cedid Ordusunun giderlerini karşılamak amacıyla oluşturulan hazine aşağıdakilerden hangisidir?

A) İrad-ı Cedid
B) Hazine-i Âmire
C) Esham
D) Malikâne
E) Tımar
III. Selim, Nizam-ı Cedid ve diğer yeniliklerin giderleri için İrad-ı Cedid adıyla ayrı bir hazine kurmuştur.

Cevap: A

KONUNUN ÖZÜ

XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti önce Karlofça kayıplarını telafi etmeye çalıştı. Prut ile Azak geri alındı; Pasarofça sonrasında Lale Devri başladı ve Avrupa daha yakından gözlemlendi. Belgrad Antlaşması geçici bir toparlanmayı gösterirken Küçük Kaynarca, Kırım’ın bağımsızlığı ve Rus nüfuzunun büyümesi nedeniyle ağır bir dönüm noktası oldu. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı 1792 Yaş Antlaşması ile kabul edildi. Yenileşme alanında geçici ve daimî elçilikler, matbaa, tercüme çalışmaları, askerî teknik okullar ve yabancı uzmanlar öne çıktı. III. Selim’in Nizam-ı Cedid programı, ordu, maliye, eğitim ve diplomasiyi birlikte ele alan ilk programlı yenileşme girişimlerinden biri oldu; ancak geleneksel güç odaklarının direnci nedeniyle kalıcılaşamadı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz