KPSS Türkiye’nin ovaları ve platoları konusu, düz ya da az eğimli görünen iki farklı yer şeklinin oluşumunu ve dağılışını açıklar. Ova; çevresine göre alçakta kalan, eğimi az ve çoğu kez alüvyonlarla kaplı düzlük; plato ise çevresine göre yüksekte bulunan ve akarsularla yarılmış geniş düzlük yüzeyidir. Önceki Türkiye’nin dağları konusunda işlenen tektonik yapı, bu ovaların ve platoların yerini de büyük ölçüde belirler.
TÜRKİYE’NİN OVALARI
Ovalar oluşumlarına göre tektonik, alüvyal, delta, karstik ve volkanik ovalar biçiminde sınıflandırılabilir. Bir ova birden fazla sürecin izini taşıyabilir: örneğin tektonik olarak çöken bir havza daha sonra akarsuların getirdiği alüvyonlarla dolabilir. KPSS’de önemli olan ovanın baskın oluşum sürecini, konumunu ve ekonomik işlevini birlikte yorumlamaktır.
Tektonik ve İç Bölge Ovaları
Faylanma veya çökme sonucunda oluşan havzaların alüvyonlarla dolması tektonik ovaları meydana getirir. Ege’deki Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları doğu-batı yönlü grabenler üzerinde gelişmiştir. Bursa, İznik, Düzce, Bolu, Amik, Muş, Erzincan, Erzurum ve Iğdır ovaları da tektonik çöküntülerle ilişkilidir. Fay hatları üzerindeki ovalar verimli ve ulaşıma elverişli olmakla birlikte deprem riski taşır.
İç kesimlerde Konya gibi geniş kapalı havza ovaları, yüksek kesimlerde Erzurum ve Iğdır gibi ovalar görülür. Iğdır Ovası, çevresindeki yüksek Doğu Anadolu sahalarına göre alçakta kaldığı için daha ılıman mikroklima gösterir. Erzurum Ovası ise yükseltisi nedeniyle kışları uzun ve soğuktur. Böylece “ova” kavramının her zaman sıcak ve deniz seviyesine yakın bir alan anlamına gelmediği anlaşılır.
B) Horst-graben sistemi
C) Mercan birikimi
D) Rüzgâr aşındırması
E) Gelgit hareketleri
B) Çevresine göre daha alçakta kalmasıyla
C) Muson yağışları almasıyla
D) Kalıcı buzullarla kaplı olmasıyla
E) Karstik kökenli olmasıyla
Delta ve Alüvyal Ovalar
Akarsuların taşıdığı malzemeyi deniz kıyısında biriktirmesiyle delta ovaları oluşur. Delta için bol alüvyon, sığ kıta sahanlığı, zayıf kıyı akıntısı ve düşük gelgit genliği elverişlidir. Kızılırmak’ın oluşturduğu Bafra, Yeşilırmak’ın oluşturduğu Çarşamba, Seyhan ve Ceyhan’ın oluşturduğu Çukurova, Göksu’nun oluşturduğu Silifke, Gediz’in oluşturduğu Menemen ile Büyük ve Küçük Menderes deltaları başlıca örneklerdir.
Akarsuların vadi tabanlarında biriktirdiği malzeme taban seviyesi ovalarını; dağ eteğinde birleşen birikinti yelpazeleri dağ eteği ovalarını oluşturabilir. Verimli alüvyal topraklar, düz yüzey ve su kaynaklarına yakınlık ovaları tarım, ulaşım, sanayi ve yerleşme için çekici hâle getirir. Bununla birlikte taşkın, zemin sıvılaşması ve plansız kentleşme riskleri göz ardı edilmemelidir.
B) Yeşilırmak — Çarşamba
C) Seyhan ve Ceyhan — Çukurova
D) Göksu — Silifke
E) Sakarya — Menemen
B) Kıta sahanlığının sığ olması
C) Kıyı akıntılarının güçlü olması
D) Gelgit genliğinin düşük olması
E) Akarsu ağzında eğimin azalması
Karstik ve Volkanik Ovalar
Kalkerli arazide çözünme çukurlarının büyüyüp birleşmesiyle geniş, tabanı düz polye ovaları oluşur. Teke ve Göller Yöresi’ndeki Elmalı, Kestel, Acıpayam ve Tefenni ovaları karstik kökenli örneklerdir. Suların düdenlerle yer altına geçtiği polyelerde drenaj sorunu ve dönemsel su baskını görülebilir.
Volkanik ovalar lav setlerinin gerisinde veya volkanik malzemenin oluşturduğu düzlüklerde gelişebilir. Türkiye’deki pek çok ova karma kökenlidir; bu nedenle yalnız düz görünüşe bakarak oluşum türü belirlenmez, jeolojik yapı ve çevredeki süreçler birlikte incelenir.
B) Karstik çözünme alanlarında gelişmeleri
C) Buzul vadilerinde bulunmaları
D) Gelgit etkisiyle oluşmaları
E) Tamamının deniz seviyesinde olması
TÜRKİYE’NİN PLATOLARI
Plato, akarsular tarafından derince yarılmış yüksek düzlük yüzeyidir. Ovada çevreye göre alçaklık ve birikim; platoda ise çevreye göre yükseklik ve yarılma belirgindir. Türkiye’de platoların geniş yer kaplaması, eski aşınım veya tabaka yüzeylerinin tektonik hareketlerle yükselmesi ve akarsularca parçalanmasıyla ilişkilidir.
Tabaka Düzlüğü ve Aşınım Platoları
İç Anadolu’daki Haymana, Cihanbeyli, Obruk ve Bozok platoları yatay ya da az eğimli tortul tabakaların akarsularla yarılmasıyla gelişmiştir. Çatalca-Kocaeli Platosu alçak, dalgalı bir aşınım yüzeyidir ve ortalama yükseltisi en az platolardan biridir. Marmara çevresindeki yoğun nüfus, ulaşım ve sanayi nedeniyle doğal görünümü büyük ölçüde beşerî faaliyetlerle değişmiştir.
Güneydoğu Anadolu’da Gaziantep ve Şanlıurfa platoları Fırat ve kollarınca yarılmış geniş düzlüklerdir. Kuraklık ve yaz sıcaklığı tarımı sınırlandırabilse de sulama projeleri üretim desenini değiştirmiştir. Platoların düz üst yüzeyleri tarım ve yerleşmeye, yarılmış vadi yamaçları ise ulaşımın belirli güzergâhlarda toplanmasına yol açar.
B) Taşeli
C) Çatalca-Kocaeli
D) Haymana
E) Bozok
B) Kıyı akıntılarıyla oluşmaları
C) Bütünüyle bazalt lavlarıyla örtülü olmaları
D) Deniz seviyesinin altında bulunmaları
E) Kalıcı buzullar tarafından şekillendirilmeleri
Karstik Platolar ve Lav Platoları
Akdeniz Bölgesi’ndeki Teke ve Taşeli platoları kalkerli yapıya bağlı olarak karstik şekiller bakımından zengindir. Yüzey suları düdenlerle yer altına geçtiği için akarsu ağı yer yer seyrektir; lapya, dolin, uvala, polye, obruk ve mağaralar yaygındır. Engebeli karst yüzeyi tarımı ve ulaşımı zorlaştırırken küçük kapalı çanaklar yerel tarım alanları oluşturur.
Doğu Anadolu’daki Erzurum-Kars ve Ardahan platoları ile Güneydoğu Anadolu’daki Karacadağ çevresinde lav örtüleri geniş düzlükler meydana getirir. Erzurum-Kars Platosu yüksekliği ve sert karasal iklimi nedeniyle çayırların, büyükbaş hayvancılığın ve yaz yağışlarının önem kazandığı bir alandır. Karacadağ çevresindeki bazaltik yüzeyler ise Güneydoğu Anadolu’nun relief ve toprak özelliklerini etkiler.
B) Suların çatlaklı kalkerden yer altına sızması
C) Platoların kalıcı buzullarla kaplı olması
D) Volkan konilerinin akışı bütünüyle durdurması
E) Deniz seviyesinin altında bulunmaları
B) Yaz yağışlarıyla gelişen geniş çayırlar
C) Maki örtüsünün yaygın olması
D) Pamuk tarımının yoğunlaşması
E) Deniz turizminin gelişmesi
OVA VE PLATOYU AYIRT ETME
| Ölçüt | Ova | Plato |
|---|---|---|
| Çevreye göre konum | Alçak düzlük | Yüksek düzlük |
| Baskın süreç | Çökme ve/veya birikme | Yükselme ve akarsularla yarılma |
| Yüzey | Az eğimli, çoğu kez alüvyal | Düz üst yüzey, yarılmış vadiler |
| Başlıca kullanım | Tarım, yerleşme, ulaşım, sanayi | Tarım, mera, hayvancılık, yerleşme |
B) Yalnız yıllık yağış miktarı
C) Çevreye göre yükselti ve akarsularla yarılma durumu
D) Üzerinde yerleşme bulunup bulunmaması
E) Tarım yapılıp yapılmaması


