KPSS Türkiye’de basınç ve rüzgârlar konu anlatımı kapsamında atmosfer basıncı, Türkiye’yi etkileyen basınç merkezleri, rüzgârların yön ve hızını belirleyen etkenler ile yerel rüzgârlar işlenecektir.
KPSS Coğrafya konularının tamamına KPSS Coğrafya konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
ATMOSFER BASINCI
Atmosfer basıncı, atmosferi oluşturan gazların ağırlığı nedeniyle birim yüzeye dik etki eden kuvvetin büyüklüğüdür. Basınç barometreyle ölçülür; meteorolojide milibar (mb) veya hektopaskal (hPa) kullanılır. 45° enleminde, deniz seviyesinde ve 15 °C sıcaklıkta normal basınç 1013,25 hPa’dır (yaklaşık 1013 mb). Bir basınç merkezinin yüksek ya da alçak olması bu standart değere göre değil, aynı referans düzeyinde çevresindeki basınçla karşılaştırılarak belirlenir: çevresinden daha yüksek basınçlı alan yüksek, çevresinden daha düşük basınçlı alan alçak basınç merkezidir.
Önceki Türkiye’de sıcaklık konusunda öğrenilen ısınma farkları, basınç farklarının ve hava hareketlerinin temelini oluşturur.
Basıncı Etkileyen Faktörler
Sıcaklık arttığında hava genleşip hafifler ve yükselir; yüzeyde basınç azalır. Soğuyan hava yoğunlaşıp ağırlaşır ve çöker; yüzey basıncı artar. Yükselti arttıkça üzerimizdeki hava sütunu kısaldığı için basınç azalır. Yer çekimi, havanın yoğunluğu ve Dünya’nın günlük hareketine bağlı dinamik süreçler de basıncı etkiler.
| Etken | Değişim | Basınca Etkisi |
|---|---|---|
| Sıcaklık | Artarsa | Genellikle azalır |
| Yükselti | Artarsa | Azalır |
| Hava yoğunluğu | Artarsa | Artar |
| Yer çekimi | Artarsa | Artar |
B) Yalnız A
C) İkisinde eşit
D) Mevsime göre kesinlikle değişir
E) Boylam bilinmeden söylenemez
Termik ve Dinamik Basınç
Sıcaklık farkıyla oluşan merkezler termik, Dünya’nın günlük hareketi ve genel hava dolaşımındaki alçalıcı-yükselici hareketlerle oluşanlar dinamik kökenlidir. Termik yüksek basınç soğuma ve çökmeyle, termik alçak basınç ısınma ve yükselmeyle meydana gelir. Dinamik merkezlerde ise sıcaklık, basıncın doğrudan açıklaması olmayabilir.
B) Isınan havanın yükselmesi
C) Havanın merkezden çevreye dağılması
D) Sürekli açık hava oluşturması
E) Yükseltinin artmasıyla meydana gelmesi
TÜRKİYE’Yİ ETKİLEYEN BASINÇ MERKEZLERİ
Türkiye orta kuşakta ve kıtalar arasında bulunduğu için yıl boyunca tek bir basınç merkezinin etkisinde değildir. Mevsime ve merkezlerin güçlenme alanına göre hava kütlesinin sıcaklığı, nemi ve izlediği yol değişir.
Sibirya Yüksek Basıncı
Termik kökenli Sibirya Yüksek Basıncı özellikle kışın kuzeydoğudan Türkiye’ye sokulur. Kara üzerinden geldiği için soğuk ve çoğunlukla kurudur. Uzun süre etkili olduğunda sıcaklıklar belirgin biçimde düşer; ayaz ve don olayları artar. Karadeniz üzerinden nem kazanırsa kuzey kesimlerde kar yağışına yol açabilir.
İzlanda Alçak Basıncı
Dinamik kökenli İzlanda Alçak Basıncı, Atlas Okyanusu ve Avrupa üzerinden gelen cephe sistemleriyle birlikte daha çok kışın etkilidir. Deniz üzerinden taşınan hava nispeten ılık ve nemlidir. Akdeniz çevresinde gelişen alçak basınçlarla birleştiğinde Türkiye’de cephe yağışlarını artırabilir.
B) Asor Yüksek Basıncı
C) Sibirya Yüksek Basıncı
D) İzlanda Alçak Basıncı
E) Ekvatoral Alçak Basınç
Asor Yüksek Basıncı
Dinamik kökenli Asor Yüksek Basıncı yazın kuzeye doğru genişleyerek Türkiye üzerinde alçalıcı hava hareketlerini güçlendirir. Alçalan hava ısındığı için bağıl nem ve bulutlanma azalır; özellikle batı ve güney kesimlerde yaz kuraklığının belirginleşmesine katkı sağlar. Kışın batıdan gelen sistemlerin yönünü de etkileyebilir.
Basra Alçak Basıncı
Termik kökenli Basra Alçak Basıncı yazın aşırı ısınan Güneybatı Asya üzerinde gelişir. Türkiye’nin güneydoğusunda sıcak ve kuru hava koşullarını güçlendirir. Basınç gradyanına bağlı olarak kuzeybatıdan güneydoğuya doğru hava akışlarını etkileyebilir; sıcaklık ve buharlaşma artar.
B) Sibirya Yüksek Basıncı
C) İzlanda Alçak Basıncı
D) Kutup Yüksek Basıncı
E) Ekvatoral Alçak Basınç
B) Basra Alçak Basıncı — termik
C) Asor Yüksek Basıncı — dinamik
D) İzlanda Alçak Basıncı — dinamik
E) Basra Alçak Basıncı — dinamik
RÜZGÂRIN OLUŞUMU VE ÖZELLİKLERİ
Rüzgâr, yatay yönde yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru gerçekleşen hava hareketidir. Basınç farkı büyüdükçe ve merkezler arasındaki uzaklık azaldıkça basınç gradyanı artar; rüzgâr hızlanır. Eş basınç eğrilerinin sık geçtiği haritalar bu nedenle kuvvetli rüzgâr koşullarını gösterir.
Kuzey Yarım Küre’de rüzgârlar Dünya’nın günlük hareketine bağlı Coriolis etkisiyle hareket yönünün sağına sapar. Yer şekilleri rüzgârı vadilere ve boğazlara yönlendirir; yüzey sürtünmesi hızını azaltır. Bir rüzgâr, geldiği yönün adıyla anılır.
Rüzgâr frekans gülü, belirli bir yerde ve gözlem döneminde rüzgârın hangi yönlerden ne sıklıkta estiğini gösterir. Merkezden yönlere uzanan kolların uzunluğu, o yönden esme sıklığıyla orantılıdır; bu şekilde kollar hız değerini değil sıklığı gösterir. Halkalar yüzde 10, yüzde 20, yüzde 30 ve yüzde 40 sıklık eşiklerini belirtir. K, KD, D, GD, G, GB, B ve KB kısaltmaları sırasıyla kuzey, kuzeydoğu, doğu, güneydoğu, güney, güneybatı, batı ve kuzeybatı yönleridir. En uzun kol, gözlem döneminde rüzgârın en sık geldiği, yani hâkim olduğu yönü gösterir. Rüzgâr yönü geldiği yere göre adlandırılır: KB’den gelen rüzgâr GD’ye doğru eser.
Baskın yönler bir vadi ya da boğazın doğrultusuyla örtüşüyorsa yer şekilleri rüzgârı koridor boyunca yönlendirmiş olabilir. Frekans gülü bu nedeni tek başına kanıtlamaz; topoğrafya ve yerel koşullar birlikte değerlendirilir. Frekans gülü tek başına sıcaklık veya yağış bilgisi vermez.
Örnek okuma: Şekildeki dağılımda hâkim rüzgâr yönü hangisidir ve bu yönler KB–GD doğrultulu varsayımsal koridorla nasıl ilişkilendirilebilir?
Çözüm: KB kolu yüzde 40 ile en uzundur; bu gözlem döneminin hâkim yönü KB’dir. GD’den gelen rüzgârların sıklığı yüzde 35’tir. İki baskın yönün koridor doğrultusuyla örtüşmesi topoğrafyanın akışı yönlendirmiş olabileceğini düşündürür; ancak frekans gülü bu nedeni tek başına kanıtlamaz. Şekilden sıcaklık veya yağış sonucu çıkarılamaz.
Sürekli Rüzgârlar ve Türkiye
Sürekli rüzgârlar, dünya ölçeğindeki basınç kuşakları arasında yıl boyunca genel bir yön ve kuşak özelliği gösteren hava akımlarıdır. Orta kuşakta yaklaşık 30°–60° enlemleri arasında etkili olan batı rüzgârları genel olarak batıdan doğuya eser. Türkiye orta kuşakta bulunduğundan bu geniş ölçekli dolaşımın etkisi altındadır. Ancak bu bilgi, Türkiye’deki her yerde ve her anda rüzgârın batıdan estiği anlamına gelmez. Yerel rüzgârlar daha dar alanlarda sıcaklık ve basınç farkları ile yer şekillerinin etkisi altında gelişir; yönleri ve hızları koşullara göre değişebilir. Bu nedenle sürekli rüzgâr kuşağının genel yönü ile belirli bir yerde gözlenen yerel rüzgârı birbirinden ayırt etmek gerekir.
B) Artar
C) Değişmez
D) Önce azalır sonra artar
E) Tamamen durur
B) Kuzeybatıda basınç gradyanı daha büyüktür
C) İki bölgede rüzgâr hızı aynıdır
D) İzobar sıklığı yalnız sıcaklığı gösterir
E) Kuzeybatıda kesinlikle yağış yoktur
TÜRKİYE’DE YEREL RÜZGÂRLAR
Türkiye’de yönlere göre adlandırılan rüzgârların sıcaklık üzerindeki etkisi, geldikleri enlem ve geçtikleri yüzeylerle ilişkilidir. Kuzey sektörlü rüzgârlar genellikle sıcaklığı düşürür; güney sektörlü rüzgârlar yükseltir. Ancak nem ve yağış etkisi, rüzgârın deniz ya da kara üzerinden geçmesine göre değişebilir.
| Rüzgâr | Geldiği Yön | Genel Etki |
|---|---|---|
| Yıldız | Kuzey | Soğutucu |
| Poyraz | Kuzeydoğu | Soğutucu |
| Karayel | Kuzeybatı | Soğutucu |
| Kıble | Güney | Isıtıcı |
| Keşişleme | Güneydoğu | Isıtıcı, çoğu kez kuru |
| Lodos | Güneybatı | Isıtıcı, denizden nemli |
| Gündoğusu | Doğu | Yerel koşula bağlı |
| Günbatısı | Batı | Yerel koşula bağlı |
B) Karayel
C) Yıldız
D) Lodos
E) Gündoğusu
Fön Rüzgârı
Nemli hava bir dağın yamacında yükselirken soğur ve yağış bırakabilir. Dağın öteki yamacına geçen hava alçalırken her 100 metrede yaklaşık 1 °C ısınır; bağıl nemi düşer. Bu sıcak ve kuru yamaç rüzgârına fön denir. Türkiye’de Kuzey Anadolu Dağları ve Torosların yamaçlarında görülebilir. Fön; kar erimesini hızlandırır, çığ ve taşkın riskini artırabilir, tarım ürünlerinin erken olgunlaşmasına katkı sağlayabilir ve kurutucu etkisiyle orman yangını riskini büyütebilir.
B) Fön
C) Muson
D) Kutup rüzgârı
E) Alize
Meltemler
Meltemler, farklı ısınan yüzeyler arasındaki günlük sıcaklık ve basınç farklarına bağlı olarak ortaya çıkan günlük devirli yerel rüzgârlardır. Gündüz kara daha çabuk ısındığı için deniz meltemi denizden karaya, gece kara daha çabuk soğuduğu için kara meltemi karadan denize eser. Gündüz yamaçlar ısınınca vadi meltemi vadiden yamaca; gece yamaçlar soğuyunca dağ meltemi dağdan vadiye yönelir.
B) Kara ve denizin farklı ısınıp soğuması
C) Sürekli rüzgâr kuşakları
D) Okyanus akıntıları
E) Gelgit genliğinin artması






