DIŞ KUVVETLER VE TÜRKİYE’DE OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ

0
59
Dış kuvvetler ve Türkiye'de oluşturduğu yer şekilleri KPSS coğrafya konu anlatımı kapağı

KPSS dış kuvvetler ve Türkiye’de oluşturduğu yer şekilleri konusu; akarsu, rüzgâr, yer altı suyu, dalga-akıntı ve buzulların yeryüzünü nasıl aşındırıp biçimlendirdiğini açıklar. Önceki konuda incelenen iç kuvvetler ana reliefi yükseltmiş, kıvırmış ve kırmıştır. Dış kuvvetler ise bu relief üzerinde aşındırma, taşıma ve biriktirme yaparak vadileri, ovaları, karstik çukurları ve kıyı şekillerini geliştirmiştir.

DIŞ KUVVETLER NASIL ÇALIŞIR?

Dış kuvvetler enerjisini büyük ölçüde Güneş’ten ve yer çekiminden alır. Güneş; su döngüsünü, rüzgârı ve sıcaklık farklarını doğurur. Yer çekimi ise ayrışan malzemenin yamaç aşağı taşınmasını kolaylaştırır. Süreç üç temel basamakta ilerler: kayaçların parçalanıp çözülmesi, malzemenin taşınması ve taşıma gücü azaldığında biriktirilmesi. Bu nedenle aynı kuvvet, farklı eğim ve hız koşullarında hem aşındırma hem biriktirme şekli oluşturabilir.

Türkiye’nin yüksek, eğimli ve genç reliefi akarsu aşındırmasını güçlendirir. Kurak-yarı kurak iç kesimlerde rüzgâr ve sel suları, kalkerli Toros kuşağında karstlaşma, yüksek dağlarda buzul süreçleri, kıyılarda ise dalga ve akıntılar daha belirgindir. Bir şeklin adını ezberlemekten önce oluştuğu ortamı belirlemek, KPSS sorularında seçenekleri hızla elemenin en güvenilir yoludur.

Akarsu, rüzgâr, karst, dalga ve akıntılar ile buzulların oluşturduğu yer şekilleri

Örnek - 1
Bir dış kuvvetin taşıdığı malzemeyi biriktirmeye başlaması için aşağıdaki değişimlerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

A) Hızının ve taşıma gücünün azalması
B) Eğimin sürekli artması
C) Malzeme boyutunun sınırsız büyümesi
D) Yatak eğiminin dikleşmesi
E) Akış enerjisinin sürekli yükselmesi
Biriktirme, taşıma enerjisinin malzemeyi sürüklemeye yetmediği yerde başlar. Hız ve eğim azaldıkça önce iri, sonra daha ince malzemeler çökelir.

Cevap: A

AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ

Akarsu aşındırmasının gücü; su miktarı, akış hızı, yatak eğimi, taşıdığı yük ve kayaç direncine bağlıdır. Türkiye’de yükselti ve eğimin fazla olması, akarsuların çoğunun denge profiline ulaşmamış bulunması ve tektonik yükselmenin sürmesi derine aşındırmayı güçlendirir. Akarsu yatağını taban seviyesine yaklaştırdıkça eğim azalır; yana aşındırma ve biriktirme giderek önem kazanır.

Akarsu Aşındırma Şekilleri

Akarsuyun yatağını derine kazmasıyla çentik vadi oluşur. Enine kesiti V biçimindedir ve dağlık-eğimli alanlarda yaygındır. Akarsuyun bir dağ sırasını enine yararak geçmesi boğaz vadi ya da yarma vadiyi oluşturur. Tabakalı ve yatay yapılı arazide yamaçları basamaklı görünen derin vadiler kanyon vadi adını alır; Köprülü, Ulubey ve Ihlara kanyonları önemli örneklerdir. Eğimin azaldığı geniş tabanlı alanlarda yana aşındırma artar ve geniş tabanlı vadi gelişir.

Şelalelerin döküldüğü yerde girdaplı suların açtığı derin çukura dev kazanı denir. Bitki örtüsünün zayıf, sağanakların etkili ve yüzeyin kolay aşındığı sahalarda sel yarıntılarının sıklaşması kırgıbayır görünümü oluşturur. Kapadokya’daki peri bacaları ise tüflerin sel suları tarafından aşındırılması ve dirençli lav parçalarının bazı sütunları korumasıyla gelişir; rüzgâr yardımcı etkendir, tek başına kurucu güç değildir.

Akarsuların uzun süren aşındırması sonucunda deniz seviyesine yakın hafif dalgalı yüzeyler peneplen yani yontukdüz olarak adlandırılır. Türkiye’nin genç ve yükselmeye devam eden yapısı nedeniyle tam gelişmiş peneplenler yaygın değildir. Eski aşınım yüzeylerinin tektonik olarak yükselip akarsularca yarılması plato görünümünü güçlendirebilir.

Örnek - 2
Bir akarsuyun yatay tabakalı arazide derine gömülmesiyle, yamaçları basamaklı ve dik bir vadi oluşmuştur. Bu vadi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çentik vadi
B) Kanyon vadi
C) Geniş tabanlı vadi
D) Buzul vadisi
E) Asılı vadi
Yatay tabakaların farklı dirençteki katmanları basamaklı yamaç görünümü verir. Derine aşındırmanın belirgin olduğu bu şekil kanyon vadidir.

Cevap: B

Örnek - 3
Kapadokya’daki peri bacalarının oluşumunda;

I. volkanik tüflerin bulunması,
II. sel sularının aşındırması,
III. dirençli kaya parçalarının bazı sütunları koruması

etkenlerinden hangileri birlikte rol oynamıştır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Peri bacaları volkanik tüflerin başta sel suları olmak üzere dış kuvvetlerce aşındırılmasıyla gelişir. Üstteki daha dirençli kaya, altındaki tüf sütununu bir süre korur.

Cevap: E

Akarsu Biriktirme ve Karma Şekilleri

Akarsuyun dağlık alandan düzlüğe çıktığı yerde eğim ve hız aniden azalır; iri malzemeler yamaç önünde yelpaze biçiminde birikir. Küçük oluşuma birikinti konisi, daha geniş olanına birikinti yelpazesi denir. Birden fazla yelpazenin birleşmesi dağ eteği ovasını, karşılıklı yamaçlardan gelen birikintilerin vadi tabanını doldurması ise dağ içi ovasını oluşturabilir. Akarsu yatağında biriken alüvyonların su yüzeyine çıkması ırmak adası meydana getirir.

Akarsuyun denize ulaştığı yerde taşıdığı alüvyonları biriktirmesiyle delta ovası oluşabilir. Delta için bol alüvyon, sığ kıta sahanlığı, zayıf kıyı akıntısı ve gelgit etkisinin az olması elverişlidir. Bafra, Çarşamba, Çukurova, Gediz, Büyük Menderes ve Göksu deltaları önemli örneklerdir. Buna karşılık Sakarya gibi bol malzeme taşıyan bir akarsuyun ağzında güçlü kıyı akıntıları delta gelişimini sınırlandırabilir.

Eğimin azaldığı kesimde akarsu büklümler yaparak akar; bu şekle menderes denir. Menderesin dış kıyısında hız ve aşındırma, iç kıyısında biriktirme daha fazladır. Akarsu vadisinin tabanında oluşmuş eski alüvyal düzlüğün tektonik yükselme veya taban seviyesi değişimiyle basamak hâlinde yukarıda kalması taraça yani sekiyi oluşturur. Menderes ve taraça, aşındırma ile biriktirme süreçlerinin birlikte okunması gereken şekillerdir.

Örnek - 4
Aşağıdakilerden hangisi bir delta ovasının oluşmasını kolaylaştıran koşullardan biri değildir?

A) Akarsuyun bol alüvyon taşıması
B) Kıta sahanlığının sığ olması
C) Kıyı akıntılarının zayıf olması
D) Gelgit genliğinin düşük olması
E) Kıyının hemen açığında derinliğin hızla artması
Kıyının hemen açığında derinliğin hızla artması, alüvyonun sığ alanda tutunmasını zorlaştırır. Delta için geniş-sığ kıta sahanlığı daha elverişlidir.

Cevap: E

Örnek - 5
Bir menderes büklümünün dış kıyısıyla iç kıyısı karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Dış kıyıda hız ve aşındırma daha fazladır.
B) İç kıyıda hız en yüksek değere ulaşır.
C) Her iki kıyıda yalnız biriktirme görülür.
D) Dış kıyıda alüvyon birikimi daha fazladır.
E) Menderes yalnız buzul vadilerinde oluşur.
Akım çizgisi dış kıyıya yöneldiği için hız ve aşındırma dışta artar. İç kıyıda hız azalır ve biriktirme güçlenir.

Cevap: A

RÜZGÂRLARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ

Rüzgârın şekillendirici gücü; kuraklık, bitki örtüsünün seyrekliği, yüzeyde gevşek malzemenin bulunması ve kuvvetli rüzgârlarla artar. Türkiye’de gerçek çöl koşulları geniş yer kaplamadığı için rüzgâr şekilleri akarsu şekilleri kadar yaygın değildir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı kurak-yarı kurak sahaları, özellikle Karapınar çevresi rüzgâr aşındırması ve biriktirmesinin belirginleştiği alanlardır.

Rüzgârın kaya yüzeyini kumlarla zımparalaması sonucu alt kısmı daha fazla oyulan mantar kaya, çözünmüş malzemenin kayada küçük oyuklar açtığı tafoni ve farklı dirençteki tabakaların aşınmasıyla uzanan oluk-sırtlar rüzgâr aşındırma şekilleridir. Rüzgârın taşıdığı kumları biriktirmesi kumul oluşturur. Hilal biçimli kumullara barkan denir; Türkiye’de klasik çöl barkanları yaygın bir relief değildir. İnce tozların uzak alanlarda birikmesiyle oluşan lösler de rüzgâr birikimidir.

Örnek - 6
Rüzgâr şekillerinin bir bölgede belirginleşmesi için aşağıdaki özelliklerden hangisinin birlikte bulunması beklenir?

A) Sürekli nem, sık orman ve kalın kar örtüsü
B) Kuraklık, seyrek bitki ve gevşek yüzey malzemesi
C) Derin deniz, güçlü gelgit ve mercan resifi
D) Kalker, bol yer altı suyu ve mağara sistemi
E) Kalıcı buzul, yüksek kar sınırı ve moren seti
Kuraklık ve seyrek bitki örtüsü yüzeyi rüzgâra açık bırakır; gevşek malzeme de taşınma ve aşındırma için kaynak sağlar.

Cevap: B

KARSTİK ŞEKİLLER

Karstlaşma; kalker, jips ve kaya tuzu gibi suda çözünebilen kayaçların yüzey ve yer altı sularınca çözülmesidir. Türkiye’de karstik şekiller özellikle Toroslar boyunca, Teke ve Taşeli platolarında, Göller Yöresi’nde ve Güneybatı Anadolu’da yaygındır. Kayaç türü kadar çatlak sistemi, su miktarı, sıcaklık ve çözünme süresi de şekillerin gelişimini belirler.

Karstik Aşındırma ve Biriktirme

En küçük yüzey çözünme oluğu lapyadır. Dairesel-kapalı çukurlar dolin, dolinlerin birleşmesiyle oluşan daha büyük çukurlar uvala, geniş ve tabanı düz karstik ovalar polye adını alır. Tefenni, Acıpayam, Elmalı, Kestel ve Muğla ovaları karstik oluşumla ilişkilendirilen örneklerdir. Yer altındaki boşluğun tavanının çökmesiyle derin obruk gelişebilir; Mersin’deki Cennet-Cehennem obrukları ve Konya çevresindeki obruklar farklı ölçeklerde tanınan örneklerdir.

Yer altı sularının çözündürmesiyle mağara ve yer altı galerileri oluşur. Damlataş, Karain, İnsuyu ve Ballıca mağaraları önemli örneklerdir. Kalsiyum karbonatça zengin su mağara tavanından damlarken tavanda sarkıt, tabanda dikit, ikisinin birleşmesiyle sütun meydana gelir. Sıcak-kireçli suların yüzeyde çökelmesi ise traverten oluşturur; Pamukkale travertenleri bunun en bilinen örneğidir.

Örnek - 7
Aşağıdaki karstik şekiller küçükten büyüğe doğru hangi seçenekte doğru sıralanmıştır?

A) Polye — uvala — dolin
B) Uvala — lapya — polye
C) Lapya — dolin — uvala — polye
D) Dolin — polye — lapya — uvala
E) Obruk — lapya — sütun — polye
Yüzeydeki küçük çözünme olukları lapyadır. Kapalı çanak dolin, dolinlerin birleşmesi uvala, daha geniş ve tabanı düz karstik ova ise polyedir.

Cevap: C

Örnek - 8
Aşağıdakilerden hangisi karstik biriktirme şeklidir?

A) Dolin
B) Uvala
C) Lapya
D) Traverten
E) Obruk
Dolin, uvala, lapya ve obruk çözünme veya çökme kökenli aşındırma şekilleridir. Traverten, kireçli suların yüzeyde kalsiyum karbonat çökelterek biriktirmesiyle oluşur.

Cevap: D

DALGA VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

Dalgalar dik kıyıları tabandan oyar; üst bölümün çökmesiyle falez yani yalıyar oluşur. Falezin önünde dalga aşındırma platformu gelişebilir. Dağların kıyıya paralel ve yamacın dik olduğu yerlerde falez oluşumu kolaylaşır; Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında örnekleri görülür.

Dalga ve kıyı akıntılarının taşıdığı kum-çakılı kıyı boyunca biriktirmesi kıyı oku oluşturur. Kıyı oku bir koyun önünü kapatırsa lagün yani kıyı set gölü gelişir; Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Terkos bu grupta değerlendirilir. Bir ada kıyı kordonuyla karaya bağlanırsa tombolo yani saplı ada meydana gelir; Kapıdağ Yarımadası ve Sinop-İnceburun önemli örneklerdir. Bu şekiller bir sonraki Türkiye’de kıyı tipleri konusunda kıyı uzanışıyla birlikte ayrıntılandırılır.

Örnek - 9
Dalga ve akıntıların bir adayı kıyı kordonuyla ana karaya bağlaması sonucunda oluşan şekil aşağıdakilerden hangisidir?

A) Falez
B) Lagün
C) Tombolo
D) Delta
E) Obruk
Bir ada ile ana kara arasındaki sığ alanda kıyı kordonu gelişip bağlantı kurarsa tombolo, diğer adıyla saplı ada oluşur.

Cevap: C

BUZULLARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ

Buzullar Türkiye’de en dar etkili dış kuvvettir. Orta kuşakta bulunulduğu için kalıcı buzullar yalnız çok yüksek dağların elverişli kesimlerinde görülür; buzul şekillerinin çoğu Kuvaterner’in daha soğuk dönemlerinden kalmıştır. Kaçkarlar, Ağrı, Cilo-Sat, Süphan, Erciyes, Aladağlar, Bolkarlar ve Uludağ’da buzul aşındırma-biriktirme izleri bulunabilir.

Buzulun dağ yamacında açtığı çanak sirk, eski akarsu vadisini genişletip tabanını düzleştirmesiyle oluşan U kesitli vadi tekne vadidir. Ana buzul vadisine yukarıdan bağlanan yan vadiler asılı vadi görünümü kazanabilir. Buzulun çizip cilaladığı kayalara hörgüç kaya denir. Buzulun taşıdığı boylanmamış malzemenin birikmesi moren, taban morenlerinin set oluşturduğu çanaklarda su birikmesi ise moren set gölü meydana getirebilir.

Örnek - 10
Türkiye’de buzul şekillerinin kıyı ve akarsu şekillerine göre daha sınırlı olması öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?

A) Türkiye’nin orta kuşakta yer alması ve kalıcı buzulların yalnız yüksek dağlarla sınırlanmasıyla
B) Ülkede yükseltinin hiç artmamasıyla
C) Bütün dağların denize dik uzanmasıyla
D) Kalkerli kayaçların bulunmamasıyla
E) Akarsuların tamamının kurumasıyla
Türkiye orta kuşaktadır. Kalıcı buzullar için gerekli düşük sıcaklıklar ancak çok yüksek dağların sınırlı kesimlerinde sağlanır; bu nedenle buzul şekilleri ülke genelinde yaygın değildir.

Cevap: A

DIŞ KUVVETLERİ AYIRT ETME TABLOSU

Dış kuvvet Elverişli ortam Aşındırma örneği Biriktirme örneği
Akarsu Eğim ve akışın belirgin olduğu alan Vadi, kırgıbayır, dev kazanı Delta, birikinti konisi, ırmak adası
Rüzgâr Kurak, bitki örtüsü seyrek yüzey Mantar kaya, tafoni Kumul, lös
Karst Çözünebilen kayaç ve çatlaklı yapı Lapya, dolin, uvala, polye, obruk Sarkıt, dikit, sütun, traverten
Dalga-akıntı Kıyı kuşağı Falez Kıyı oku, lagün, tombolo
Buzul Çok yüksek ve soğuk dağlık alan Sirk, tekne vadi, hörgüç kaya Moren

KPSS sorularında aynı şekil adı farklı süreçlerle karıştırılabilir. Delta ve kıyı oku kıyıda görülse de deltanın malzemesini akarsu getirir; kıyı okunu dalga ve akıntı taşır. Traverten karstik birikimdir, peri bacası akarsu-sel aşındırmasıyla ilgilidir. Tekne vadi buzulun, çentik ve kanyon vadi akarsuyun eseridir. Kuvveti belirlemek için şeklin bulunduğu ortam, malzeme kaynağı ve aşındırma-biriktirme ilişkisi birlikte okunmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz