AYT MİLLÎ MÜCADELE CEPHELERİ

0
23
AYT Millî Mücadele Cepheleri Tarih konu anlatımı kapağı

AYT Millî Mücadele Cepheleri konu anlatımı kapsamında Kuvâ-yı Millîye’den düzenli orduya geçiş, Doğu ve Güney cepheleri, Batı Cephesi muharebeleri, Tekâlif-i Millîye, Sakarya ve Büyük Taarruz işlenecektir.
AYT tarih konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Millî Mücadele’de Cephelerin Genel Yapısı

Doğu, Güney ve Batı Cephelerinin Ayrımı

Millî Mücadele tek tip askerî örgütlenmeyle yürütülmedi. Doğu Cephesi’nde Osmanlı Devleti’nden kalan ve dağıtılmamış olan 15. Kolordu, Kâzım Karabekir Paşa komutasında Ermenistan’a karşı savaştı. Güney Cephesi’nde düzenli ordudan çok şehir halkı ve Kuvâ-yi Millîye birlikleri Fransızlara ve onların desteklediği Ermeni birliklerine karşı direndi. Batı Cephesi’nde ise Yunan ordusunun geniş çaplı işgalini durdurmak için merkezî komutaya bağlı düzenli ordu kuruldu.

Bu üçlü ayrım yalnız coğrafyaya dayanmaz. Doğu’da hazır bir kolordunun hızlı askerî başarısı antlaşmaya, Güney’de yerel direniş diplomatik çekilmeye, Batı’da ise düzenli ordu kesin askerî sonuca ulaştı. İngiltere ve İtalya ile geniş çaplı cephe savaşı yapılmaması da önemlidir: İtalya zamanla işgal alanlarından çekilirken İngiltere çoğunlukla Yunanistan’ı destekledi.

Millî Mücadele'de Doğu Cephesi'nde 15. Kolordu ve Gümrü, Güney Cephesi'nde Kuvâ-yi Millîye ve Ankara, Batı Cephesi'nde düzenli ordu ve kesin zafer ilişkisi
Örnek - 1

Millî Mücadele cephelerinde sırasıyla;
I. Osmanlı’dan kalan düzenli bir kolordunun kullanılması,
II. şehir halkının ve milislerin belirleyici olması,
III. TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun kesin sonuç alması

özellikleri görülmüştür. Bu özelliklerin cephelerle doğru eşleştirilmesi hangisidir?

A) Doğu — Güney — Batı
B) Güney — Doğu — Batı
C) Batı — Güney — Doğu
D) Doğu — Batı — Güney
E) Güney — Batı — Doğu

15. Kolordu Doğu’da, yerel direniş Güney’de, TBMM’nin düzenli ordusu ise belirleyici olarak Batı’da savaşmıştır.

Cevap: A

Kuvâ-yi Millîye’den Düzenli Orduya Geçiş

Kuvâ-yi Millîye birlikleri Mondros sonrasında ordunun terhis edildiği ve merkezî otoritenin işgallere karşı koyamadığı ortamda doğdu. Bu birlikler Yunan ilerleyişini yavaşlattı, işgallerin iç bölgelere yayılmasını geciktirdi ve halkın direnme iradesini canlı tuttu. Ancak ortak komuta ve disiplin eksikliği, ihtiyaçların bazen halktan zorla karşılanması, keyfî cezalandırmalar ve Gediz Taarruzu’ndaki başarısızlık, büyük bir düzenli orduya karşı kalıcı sonuç alınamayacağını gösterdi.

TBMM subay yetiştirme çalışmalarını hızlandırdı, askerlik yükümlülüğünü uyguladı ve Batı Cephesi’ni komuta bakımından düzenledi. Ali Fuat Paşa’nın Moskova’ya elçi gönderilmesinin ardından Batı Cephesi kuzey ve güney kesimlerine ayrıldı; İsmet Bey ile Refet Bey görevlendirildi. Demirci Mehmet Efe’nin ve Çerkez Ethem’in düzenli orduya katılmaması, geçişin yalnız askerî değil aynı zamanda egemenlik sorunu olduğunu gösterir: silahlı gücün kimin emrinde olacağı belirleniyordu.

Örnek - 2

Kuvâ-yi Millîye’nin Yunan ilerleyişini yavaşlatmasına rağmen kaldırılarak düzenli orduya geçilmesinde aşağıdakilerden hangisi belirleyici olmuştur?

A) Yerel birliklerin hiçbir askerî yarar sağlamaması
B) İşgal devletlerinin düzenli ordu kurulmasını istemesi
C) Uzun süreli savaşı ortak komuta, disiplin ve lojistikle yürütme zorunluluğu
D) Güney Cephesi’nin yalnız deniz kuvvetleriyle savunulması
E) TBMM’nin askerî yetkilerini İstanbul’a devretmesi

Kuvâ-yi Millîye başlangıçta zaman kazandırdı; fakat büyük Yunan ordusunu yurttan atmak için merkezî komuta, disiplin ve sürekli ikmal gerekiyordu.

Cevap: C

Doğu Cephesi

Cephenin Açılması ve 15. Kolordu

Doğu Cephesi, TBMM’nin askerî mücadele yürüttüğü ilk cephedir. İngiltere’nin Kafkasya’daki çekilişi sırasında Ermeni kuvvetlerini desteklemesi, Ermenistan’ın Doğu Anadolu’da devlet kurmak istemesi ve sınır bölgesindeki saldırılar çatışmayı hızlandırdı. Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu Mondros’tan sonra dağıtılmadığı için TBMM’nin elindeki en hazır düzenli güçtü.

TBMM 9 Haziran 1920’de 15. Kolorduyu Doğu Cephesi Komutanlığına dönüştürdü. Türk ordusu 29 Eylül’de Sarıkamış’ı, 30 Ekim’de Kars’ı geri aldı ve Gümrü yönünde ilerledi. Gürcistan’la da sınır sorunları yaşandı; Ardahan, Artvin ve Batum çevresindeki gelişmeler daha sonra Moskova ve Kars antlaşmalarıyla kesin bir çerçeveye kavuştu. Kâzım Karabekir’e başarıları nedeniyle “Şark Fatihi” denildi.

29 Eylül Sarıkamış, 30 Ekim Kars, Ermenistan'ın barış isteği ve 3 Aralık Gümrü aşamalarını gösteren Doğu Cephesi kronolojisi
Örnek - 3

Doğu Cephesi’nde kısa sürede askerî başarı elde edilmesinde aşağıdakilerden hangisinin diğerlerinden daha doğrudan etkili olduğu savunulabilir?

A) Londra Konferansı’nın sonuçlanması
B) Tekâlif-i Millîye Emirlerinin uygulanması
C) Batı Cephesi’nin tamamen kapanması
D) 15. Kolordunun terhis edilmemiş ve savaşa hazır durumda bulunması
E) Fransa’nın Ankara Antlaşması’nı imzalaması

Doğu’daki hazır kolordu, yeni bir ordunun kurulmasını beklemeden harekât yapılabilmesini sağlamıştır. Diğer gelişmeler daha sonraki tarihlere aittir.

Cevap: D

Gümrü Antlaşması ve Önemi

Türk ordusunun Gümrü’ye yaklaşması üzerine Ermenistan barış istedi ve 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması imzalandı. Çıldır Gölü ile Aras Nehri sınır kabul edildi; Ermenistan Sevr’deki isteklerinden vazgeçti ve Misak-ı Millî’yi tanıdı. Suça karışmamış Ermenilerin geri dönebilmesi de düzenlendi. Antlaşma metninde “Türkiye” adının kullanılması, Ankara’da ortaya çıkan yeni siyasi merkezin görünürlüğü açısından önemlidir.

Gümrü, TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma ve Millî Mücadele’nin ilk siyasi başarısıdır. Askerî zaferin antlaşmaya dönüşmesi, TBMM’nin yalnız iç politik bir meclis değil dış ilişki kurabilen hükûmet olduğunu gösterdi. Ancak Ermenistan kısa süre sonra Sovyet yönetimine girdiği için doğu sınırı tek başına Gümrü ile kesinleşmedi; süreç Moskova ve Kars antlaşmalarıyla tamamlandı.

Örnek - 4

Gümrü Antlaşması’nın “ilk siyasi başarı” sayılması aşağıdaki gelişmelerden hangisiyle en güçlü biçimde ilişkilidir?

A) Saltanatın kaldırılması
B) Boğazların uluslararası komisyona bırakılması
C) TBMM’nin bir askerî başarıyı uluslararası antlaşmayla siyasi sonuca dönüştürmesi
D) Düzenli ordunun ilk kez Batı Cephesi’nde yenilmesi
E) Fransa’nın Anadolu’yu işgale başlaması

Siyasi başarı, TBMM’nin muhatap alınması ve askerî kazanımın bağlayıcı bir antlaşmaya çevrilmesidir.

Cevap: C

Örnek - 5

Gümrü Antlaşması’yla Ermenistan’ın Sevr’deki isteklerinden vazgeçmesi ve Misak-ı Millî’yi tanıması birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?

A) Sevr’in bütün devletlerce onaylandığına
B) TBMM’nin bağımsızlık programının ilk kez bir dış muhatapça kabul edildiğine
C) Doğu sınırının hiçbir değişiklik olmadan Lozan’a bırakıldığına
D) Ermeni Devleti projesinin TBMM tarafından desteklendiğine
E) İstanbul Hükûmetinin antlaşmayı imzaladığına

Sevr taleplerinin reddi ve Misak-ı Millî’nin tanınması, Ankara’nın bağımsızlık tezinin dış ilişkide kabul gördüğünü gösterir.

Cevap: B

Moskova ve Kars Antlaşmalarıyla Doğu Sınırı

TBMM ile Sovyet Rusya, emperyalist devletlere karşı mücadele etmeleri ve Boğazlar ile Anadolu’nun İtilaf denetimine girmesini güvenlik tehdidi saymaları nedeniyle yakınlaştı. 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması’yla taraflar birbirinin tanımadığı antlaşmaları tanımamayı, Çarlık Rusyası ile Osmanlı Devleti arasındaki antlaşmaları geçersiz saymayı ve kapitülasyonları reddetmeyi kabul etti. Sovyet Rusya Misak-ı Millî’yi tanırken Batum’un Gürcistan’a bırakılması, Misak-ı Millî’den verilen ilk taviz oldu.

13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması TBMM ile Sovyet yönetimindeki Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalandı. Moskova’da belirlenen esaslar bölge devletlerince de kabul edildi ve Türkiye’nin doğu sınırı kesinleşti. Böylece Doğu Cephesi’ndeki birlik ve malzemenin Batı Cephesi’ne aktarılması kolaylaştı. Gümrü ilk başarıyı, Moskova büyük bir Avrupa devleti tarafından tanınmayı, Kars ise sınırın kesinleşmesini ifade eder.

Örnek - 6

Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmalarının Doğu Cephesi bakımından sırasıyla hangi işlevleri öne çıkar?

A) Sınırın kesinleşmesi — ilk askerî yenilgi — saltanatın kaldırılması
B) Güney Cephesi’nin kapanması — kapitülasyon — Boğazlar
C) İlk İtilaf tanıması — ilk İslam ülkesi — ateşkes
D) Sevr’in yürürlüğü — Misak’tan taviz yok — mübadele
E) İlk siyasi başarı — büyük Avrupa devleti tarafından tanınma — sınırın kesinleşmesi

Üç antlaşma aynı sürecin farklı aşamalarıdır: Gümrü başlangıç, Moskova uluslararası güç dengesi, Kars nihai sınır düzenidir.

Cevap: E

Güney Cephesi

İşgaller ve İlk Silahlı Direniş

Mondros’tan sonra İngiltere Musul ve İskenderun’u işgal ederek Adana, Antep, Maraş ve Urfa yönünde ilerledi; Fransa Dörtyol ve Mersin’e asker çıkardı. İngiltere ile Fransa arasındaki paylaşım değişikliği sonucunda Musul İngiltere’ye bırakılırken Adana, Maraş, Antep ve Urfa Fransa’nın işgal alanına geçti. Fransız birliklerinin yerel Ermeni birlikleriyle iş birliği yapması bölgedeki gerilimi artırdı.

İşgallere karşı ilk silahlı direniş 19 Aralık 1918’de Hatay’ın Dörtyol ilçesinde başladı. Güney’de mücadele şehir savunmaları ve yerel milisler biçiminde yürütüldü; düzenli ordu belirleyici bir cephe kuvveti olarak savaşmadı. Bu nedenle Güney Cephesi halkın kendi bölgesini savunması, yerel liderlik ve şehir dayanışması bakımından Kuvâ-yi Millîye modelinin en belirgin örneğidir.

Örnek - 7

Güney Cephesi’nde düzenli ordu yerine şehir halkı ve Kuvâ-yi Millîye’nin belirleyici olması aşağıdakilerden hangisini kanıtlar?

A) TBMM’nin bölgeyi savunmaktan vazgeçtiğini
B) Yerel toplumsal örgütlenmenin işgal maliyetini artırarak diplomatik sonucu etkileyebildiğini
C) Fransa’nın işgale hiç katılmadığını
D) Bütün cephelerin aynı komuta yapısıyla yönetildiğini
E) Güney sınırının Gümrü ile çizildiğini

Yerel direniş Fransızların bölgede kalmasını güçleştirmiş; Batı Cephesi başarılarıyla birleşince Ankara Antlaşması’na giden süreci hızlandırmıştır.

Cevap: B

Adana, Maraş, Antep ve Urfa Savunmaları

Adana ve çevresinde Tufan Bey ile Tayyar Rahmiye; Maraş’ta Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca; Antep’te Şehit Kâmil, Şahin Bey ve Karayılan; Urfa’da Ali Saip Bey ile Millî Aşireti öne çıktı. Şahin Bey’in Kilis-Antep yolundaki direnişi Fransız ikmalini zorlaştırdı. Maraş halkı 12 Şubat 1920’de, Urfa halkı 11 Nisan 1920’de işgal güçlerini şehirden çıkardı; Antep uzun ve ağır bir kuşatmaya rağmen direnişin simgesi oldu.

TBMM Antep’e 1921’de “Gazi”, Maraş’a 1973’te “Kahraman”, Urfa’ya 1984’te “Şanlı” unvanını verdi. İnebolu başta olmak üzere Maraş, Antep ve Urfa İstiklal Madalyası alan yerleşimler arasında yer aldı. Pozantı Kongresi Güney Cephesi’nde birliği ve yerel yönetimi düzenleme amacı taşıdı; Mustafa Kemal’in de katıldığı bu toplantı Millî Mücadele’nin son kongresi olarak kabul edilir.

Adana'da Tufan Bey ve Tayyar Rahmiye, Maraş'ta Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca, Antep'te Şahin Bey, Şehit Kâmil ve Karayılan, Urfa'da Ali Saip Bey ve Millî Aşireti
Örnek - 8

Aşağıdaki kişi-şehir eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Sütçü İmam — Maraş
B) Şahin Bey — Antep
C) Ali Saip Bey — Urfa
D) Tayyar Rahmiye — Adana
E) Kâzım Karabekir — Maraş

Kâzım Karabekir Doğu Cephesi komutanıdır; Maraş direnişinde Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca öne çıkmıştır.

Cevap: E

Örnek - 9

Pozantı Kongresi’nin düzenlenmesi, Güney Cephesi’nin hangi ihtiyacına cevap vermiştir?

A) Saltanatı kaldırma
B) Doğu sınırını kesinleştirme
C) Yerel direniş odaklarını ortak örgütlenme ve yönetim altında birleştirme
D) Yunan ordusuna taarruz etme
E) Londra Konferansı delegelerini seçme

Kongrenin amacı, dağınık yerel savunmayı ortak karar ve yönetimle güçlendirmekti.

Cevap: C

Ankara Antlaşması ve Güney Cephesi’nin Kapanması

Sakarya Zaferi, Fransa’nın Yunan ordusunun Millî Mücadele’yi bastıramayacağını anlamasını sağladı. Yerel direnişin maliyetiyle Batı Cephesi’ndeki Türk başarısı birleşince TBMM ile Fransa 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması’nı imzaladı. Fransa Hatay dışında işgal ettiği Anadolu topraklarından çekilmeyi kabul etti; böylece Güney Cephesi kapandı ve İtilaf Devletleri arasındaki birlik daha da bozuldu.

Hatay Fransız mandasındaki Suriye sınırları içinde kaldı; bölgede özel yönetim kurulması ve Türk kültürünün korunması benimsendi. Bu durum Misak-ı Millî’den verilen ikinci taviz sayılır. Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu Caber Kalesi Türk mülkü kabul edildi. Ankara Antlaşması’yla Fransa, TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti oldu. Güney’deki birlikler ve Fransa’nın bıraktığı silahlar Batı Cephesi’ne aktarılabildi.

Örnek - 10

Ankara Antlaşması’nın;
I. Güney Cephesi’ni kapatması,
II. Fransa’nın TBMM’yi tanıması,
III. Hatay’ı Suriye sınırları içinde bırakması

sonuçları sırasıyla hangi alanlarla ilişkilidir?

A) Askerî rahatlama — diplomatik tanınma — Misak-ı Millî’den taviz
B) Ekonomik bağımsızlık — saltanat — doğu sınırı
C) Yerel kongre — askerî yenilgi — kapitülasyon
D) Boğazlar — mübadele — savaş tazminatı
E) Eğitim — hukuk — nüfus

Antlaşma askerî kaynakları Batı’ya yöneltmiş, TBMM’yi dış ilişkide güçlendirmiş; fakat Hatay’ın dışarıda kalması ulusal sınır hedefinden ödün oluşturmuştur.

Cevap: A

Batı Cephesi’nde Düzenli Ordunun İlk Sınavları

I. İnönü Muharebesi

Yunan ordusu Çerkez Ethem Ayaklanması’ndan yararlanmak, yeni kurulan düzenli orduyu güçlenmeden dağıtmak, Eskişehir ve Ankara’yı ele geçirerek TBMM’yi sona erdirmek amacıyla ilerledi. İsmet Bey komutasındaki düzenli ordu 6-10 Ocak 1921’de İnönü çevresinde Yunan saldırısını durdurdu. Metristepe’deki muharebe, düzenli ordunun Batı Cephesi’ndeki ilk askerî başarısıdır.

Zaferin büyüklüğü yalnız ele geçirilen alanla ölçülmez. TBMM’nin kurduğu ordunun savaşabildiği görüldü; Meclise ve düzenli orduya güven arttı, askere katılım kolaylaştı, Çerkez Ethem Ayaklanması bastırıldı ve İsmet Bey generalliğe yükseltildi. Böylece merkezî otorite hem cephede hem içeride güç kazandı.

Örnek - 11

I. İnönü Zaferi’nin askerî ölçekte sınırlı olmasına rağmen siyasi etkisinin büyük olmasının temel nedeni hangisidir?

A) Yunan ordusunun Anadolu’dan tamamen çıkarılması
B) İstanbul ve Boğazların savaşsız alınması
C) Saltanatın sona ermesi
D) TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun yaşayabilirliğini ve otoritesini kanıtlaması
E) Doğu Trakya’nın teslim edilmesi

Zafer, yeni ordunun ve onu kuran Meclisin meşruiyetini güçlendirmiştir; savaş henüz kesin askerî sonuç doğurmamıştır.

Cevap: D

I. İnönü’nün İç ve Dış Sonuçları

I. İnönü’nün ardından 20 Ocak 1921’de Teşkilât-ı Esasiye Kanunu kabul edildi. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, kuvvetler birliği ve meclis hükûmeti sistemi benimsendi. 12 Mart 1921’de Mehmet Âkif Ersoy’un şiiri İstiklâl Marşı olarak kabul edildi. Bu iki gelişme zaferin doğrudan maddesi değildir; oluşan güven ve meşruiyet ortamının anayasal ve simgesel sonuçlarıdır.

İtilaf Devletleri Sevr’i bazı değişikliklerle kabul ettirmek için Londra Konferansı’nı topladı. TBMM konferansa doğrudan davet edilerek hukuken tanınırken Türk heyeti Misak-ı Millî’yi dünyaya duyurdu. 1 Mart’ta Afganistan ile Dostluk Antlaşması, 16 Mart’ta Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı. Afganistan TBMM’yi tanıyan ilk İslam ülkesi, Sovyet Rusya ise onu tanıyan ilk büyük Avrupa devleti oldu.

I. İnönü Zaferi'nin ilk askerî başarı, TBMM'ye güven ve anayasa, Londra-Moskova-Afganistan dış ilişkileri ile İstiklâl Marşı sonuçları
Örnek - 12

I. İnönü sonrasında Teşkilât-ı Esasiye’nin ve İstiklâl Marşı’nın kabul edilmesi aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) TBMM’nin ulusal egemenlikten vazgeçtiğini
B) Saltanat yönetiminin güçlendiğini
C) Askerî başarının devletleşme ve ortak kimlik oluşturma sürecini hızlandırdığını
D) Yunan işgalinin sona erdiğini
E) Sevr’in anayasa hükmü olduğunu

Anayasa siyasal düzeni, millî marş ortak kimliği güçlendirmiş; ikisi de askerî başarının oluşturduğu güven ortamında kabul edilmiştir.

Cevap: C

Londra Konferansı

21 Şubat-12 Mart 1921 tarihli Londra Konferansı’na TBMM adına Bekir Sami Bey, İstanbul Hükûmeti adına Tevfik Paşa katıldı. İtilaf Devletleri iki Türk heyeti arasında görüş ayrılığı oluşturarak Sevr’i kabul ettirmek ve Yunan ordusuna zaman kazandırmak istiyordu. Tevfik Paşa’nın söz hakkını “Türk milletinin gerçek temsilcisi” olarak TBMM heyetine bırakması bu hesabı zayıflattı.

TBMM konferansa Misak-ı Millî’yi duyurmak, barışa karşı olmadığını göstermek ve uluslararası alanda tanınmak için katıldı. Sonuç alınamadı; Bekir Sami Bey’in Meclisin onayı dışında İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileriyle yaptığı ikili sözleşmeler ulusal egemenliğe ve eşitlik ilkesine uygun bulunmadığı için onaylanmadı. Konferansa katılmak, Sevr’i kabul etmek anlamına gelmemiştir.

Örnek - 13

TBMM’nin Londra Konferansı’na katılması ile Sevr’i reddetmesi arasında çelişki bulunmamasının nedeni hangisidir?

A) Konferansa Sevr’i onaylamak için katılması
B) Diplomasi masasını Misak-ı Millî’yi savunma ve temsil yetkisini gösterme aracı olarak kullanması
C) İstanbul Hükûmetine bağlılığını ilan etmesi
D) Yunan işgalini meşru sayması
E) Millî Mücadele’nin askerî aşamasını bitirmesi

TBMM barış görüşmesine karşı değildi; kabul edemeyeceği düzen Sevr’di. Konferansı kendi tezini açıklamak için kullandı.

Cevap: B

Örnek - 14

Tevfik Paşa’nın Londra Konferansı’nda sözü TBMM temsilcisine bırakması aşağıdakilerden hangisini uluslararası ortamda görünür kılmıştır?

A) İstanbul Hükûmetinin millet üzerindeki tek temsil yetkisini
B) Ankara’nın Türk milletini temsil iddiasının İstanbul heyetince de fiilen kabulünü
C) Sevr’in TBMM tarafından onaylandığını
D) Yunanistan’ın konferanstan çekildiğini
E) Saltanatın aynı gün kaldırıldığını

Sözün Ankara heyetine bırakılması, siyasi temsil merkezinin İstanbul’dan TBMM’ye geçtiğini diplomatik sahnede göstermiştir.

Cevap: B

Moskova ve Türk-Afgan Antlaşmaları

Türk-Afgan Dostluk Antlaşması tarafların bağımsızlığını karşılıklı tanımasını, saldırıya uğrayan tarafa yardım edilmesini ve Türkiye’nin Afganistan’a öğretmen ile subay göndermesini öngördü. Moskova Antlaşması ise Sovyet Rusya ile TBMM arasında karşılıklı tanıma, eski rejimlerin antlaşmalarını geçersiz sayma, kapitülasyonları reddetme ve sınır düzeni getirdi. İki antlaşma da Ankara’nın yalnızlaşmasını azalttı; fakat biri İslam dünyasındaki dayanışmayı, diğeri büyük güç dengesi ve ortak antiemperyalist çıkarı yansıttı.

Örnek - 15

Türk-Afgan ve Moskova antlaşmalarının ortak sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Güney Cephesi’ni kapatmaları
B) Doğu Trakya’yı savaşsız kurtarmaları
C) Saltanatı kaldırmaları
D) TBMM’nin uluslararası yalnızlığını azaltmaları
E) Hatay’ı Türkiye’ye katmaları

Farklı siyasi çevrelerle yapılan iki antlaşma Ankara’nın tanınma alanını genişletmiş ve dış desteğini artırmıştır.

Cevap: D

Örnek - 16
X ilk uluslararası antlaşma, Y Batum, Z doğu sınırı kesinleşti ve T ilk İtilaf Devleti sonuç kartları

Görseldeki X, Y, Z ve T kartlarının sırasıyla işaret ettiği antlaşmalar hangisidir?

A) Gümrü — Moskova — Kars — Ankara
B) Moskova — Gümrü — Ankara — Kars
C) Ankara — Moskova — Gümrü — Kars
D) Gümrü — Kars — Moskova — Ankara
E) Kars — Ankara — Moskova — Gümrü

İlk uluslararası antlaşma Gümrü; Batum’un Gürcistan’a bırakılması Moskova; doğu sınırının kesinleşmesi Kars; TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti Fransa olduğundan son kart Ankara Antlaşması’dır.

Cevap: A

II. İnönü ve Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

II. İnönü Muharebesi

Londra Konferansı’ndan sonuç çıkmaması üzerine Yunan ordusu I. İnönü yenilgisini gidermek, Ankara’ya ulaşmak ve İngiliz desteğini korumak amacıyla 23 Mart 1921’de yeniden saldırdı. İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu 1 Nisan’a kadar süren muharebede Yunan kuvvetlerini ikinci kez geri çekilmeye zorladı. Mustafa Kemal’in “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” sözü zaferin moral ve tarihsel önemini anlatır.

Zaferden sonra Fransa ateşkes ve görüşme zemini aradı, İtalya Anadolu’dan çekilmeye başladı, İngiltere Malta’daki Türk esirlerin bir bölümünü serbest bıraktı. Bu sonuçlar, askerî başarıların İtilaf Devletlerinin ortak politikasını çözdüğünü gösterir. Ancak Yunan ordusu tamamen etkisizleşmedi; daha büyük kuvvetlerle Kütahya-Eskişehir saldırısına hazırlandı.

Örnek - 17

II. İnönü’den sonra Fransa’nın görüşme araması ve İtalya’nın çekilmeye başlaması aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) İtilaf Devletlerinin Yunan zaferinden emin olduğunu
B) Türk askerî başarısının işgalci devletlerin maliyet ve çıkar hesaplarını değiştirdiğini
C) Batı Cephesi’nin kesin olarak kapandığını
D) Sevr’in yürürlüğe girdiğini
E) TBMM’nin Misak-ı Millî’den vazgeçtiğini

Askerî direncin kalıcılığı görülünce İtalya ve Fransa İngiltere-Yunanistan çizgisinden uzaklaşmaya başlamıştır.

Cevap: B

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Stratejik Çekilme

Yunan ordusu 10-24 Temmuz 1921’de geniş bir saldırıya geçti; Afyon, Kütahya, Eskişehir ve Bilecik’i ele geçirdi. Türk ordusunun çevrilerek imha edilmesini önlemek isteyen Mustafa Kemal, kuvvetlerin Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekilmesini önerdi. Bu karar toprak kaybını kabul etmekle birlikte ordunun insan gücünü koruyup zaman ve savunma derinliği kazanmayı amaçlayan stratejik çekilmedir.

Kütahya-Eskişehir, TBMM’nin düzenli ordusunun Yunan kuvvetleri karşısındaki tek yenilgisidir. Meclisin Kayseri’ye taşınması tartışıldı; Fransa ateşkes teklifinden, İtalya çekilme kararından vazgeçti ve dış yardım yavaşladı. Buna rağmen düzenli ordudan vazgeçilmedi. Yenilginin ardından komuta birliği güçlendirildi ve ülke kaynakları topyekûn savunmaya yöneltildi.

Örnek - 18

Türk ordusunun Kütahya-Eskişehir’den sonra Sakarya’nın doğusuna çekilmesi aşağıdaki askerî amaçlardan hangisine yöneliktir?

A) Düzenli orduyu dağıtmak
B) Ordunun imhasını önleyip savunma için zaman ve derinlik kazanmak
C) Yunan ordusuna Ankara’yı bırakmak
D) Güney Cephesi’ni yeniden açmak
E) Saltanat ordusuna katılmak

Çekilme bir teslimiyet değil, ana kuvveti koruyarak daha elverişli savunma hattına geçme kararıdır.

Cevap: B

Örnek - 19

Kütahya-Eskişehir yenilgisine rağmen düzenli ordunun kaldırılmaması aşağıdakilerden hangisine kanıt oluşturur?

A) Kuvâ-yi Millîye’nin bütün yurtta yeniden kurulduğuna
B) Yunan kuvvetlerinin savaşmadan çekildiğine
C) Meclisin askerî yetkilerini Fransa’ya verdiğine
D) TBMM’nin yenilgiyi örgüt modelinin değil hazırlık ve güç dengesinin sorunu olarak değerlendirdiğine
E) Başkomutanlık Kanunu’nun reddedildiğine

TBMM merkezî ve düzenli ordu modelini korumuş; komuta, ikmal ve hazırlık sorunlarını çözmeye yönelmiştir.

Cevap: D

Başkomutanlık Kanunu ve Tekâlif-i Millîye

5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık Kanunu’yla TBMM kendi yetkilerinin bir bölümünü üç ay süreyle Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Amaç savaş şartlarında hızlı karar almak ve orduyu tek merkezden yönetmekti. Mustafa Kemal bu yetkiye dayanarak 7-8 Ağustos’ta Tekâlif-i Millîye Emirlerini yayımladı; emirlerin uygulanmasını denetlemek için İstiklal Mahkemeleri görevlendirildi.

Her ilçede komisyon kuruldu. Halk ve tüccarın elindeki yiyecek, giyecek ve malzemenin yüzde kırkı bedeli sonradan ödenmek üzere alınacak; taşıt sahipleri ayda bir kez yüz kilometre askerî malzeme taşıyacak; silah ve cephane teslim edilecek; her aile çamaşır, çorap ve çarık verecek; demirci, marangoz, dökümcü ve saraç gibi zanaatkârlar ordu için çalışacaktı. Bu emirler bağıştan ibaret değil, hukuk ve denetimle yürütülen millî kaynak seferberliğidir.

Dikkat

Tekâlif-i Millîye’nin amacı mülkiyeti bütünüyle ortadan kaldırmak değil, varlık ve hizmetleri savaş ihtiyacı için geçici ve kayıtlı biçimde seferber etmektir. Bedeli sonradan ödenmek üzere alınan mallar bu ayrımı gösterir.

Örnek - 20

Tekâlif-i Millîye Emirlerinin ürün, taşıma, zanaat emeği, silah ve giyecek alanlarını birlikte kapsaması aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Savaşın yalnız cephedeki asker sayısıyla yürütüldüğünü
B) Toplumun üretim ve ulaştırma kapasitesinin topyekûn savaş için seferber edildiğini
C) Devletin vergi toplamaktan vazgeçtiğini
D) Ordunun dış yardıma bütünüyle kapandığını
E) Yerel milislerin merkezî otoriteyi kaldırdığını

Emirler savaşın cephe gerisindeki üretim, ikmal ve taşıma boyutlarını bütün topluma yaymıştır.

Cevap: B

Maarif Kongresi

Kütahya-Eskişehir muharebeleri sürerken 16-21 Temmuz 1921’de Ankara’da Maarif Kongresi toplandı. Yurdun farklı bölgelerinden 250’den fazla kadın ve erkek öğretmen katıldı; açılış konuşmasını cepheden gelen Mustafa Kemal yaptı. Savaşın en kritik döneminde eğitim programının tartışılması, bağımsızlığın yalnız askerî zaferle değil millî kültür ve eğitimle sürdürülebileceği düşüncesini gösterir.

Örnek - 21

Maarif Kongresi’nin Kütahya-Eskişehir muharebeleri sırasında toplanması aşağıdakilerden hangisine kanıt oluşturur?

A) Askerî mücadelenin gereksiz görüldüğüne
B) İstanbul Hükûmetinin Ankara’da güçlendiğine
C) TBMM’nin savaş devam ederken geleceğin eğitim düzenini de kurmaya çalıştığına
D) Düzenli ordunun kaldırıldığına
E) Sevr’in eğitim hükümlerinin benimsendiğine

Kongre, cephe mücadelesi ile devlet ve toplum inşasının aynı anda yürütüldüğünü gösterir.

Cevap: C

Sakarya Meydan Muharebesi

Sakarya’nın Seyri ve Savunma Anlayışı

Yunan ordusu Ankara’yı ele geçirerek TBMM’yi dağıtmak amacıyla Sakarya Irmağı’nın doğusuna geçti. 23 Ağustos-13 Eylül 1921 arasında Polatlı ve Haymana çevresinde 22 gün 22 gece süren muharebe, subay kayıplarının çokluğu nedeniyle “Subaylar Savaşı”, şiddeti nedeniyle “Melhame-i Kübra” olarak anıldı. Duatepe, Türk ordusunun taarruzla geri aldığı ilk önemli mevzilerden biri oldu.

Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” emri savunmayı tek çizgiye bağlı olmaktan çıkardı. Bir birliğin geri çekildiği yerde komşu birlikler yeni savunma hattı kuracak, böylece cephedeki yerel yarılma ordunun tamamının çözülmesine dönüşmeyecekti. Bu anlayış coğrafi derinlik, esnek savunma ve topyekûn direnç ilkelerini birleştirir.

Sakarya'da satıh savunması, Yunan taarruz gücünün kırılması, inisiyatifin değişmesi ve Kars ile Ankara antlaşmalarına uzanan sonuçlar
Örnek - 22

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.” emri aşağıdaki askerî anlayışlardan hangisini ifade eder?

A) Savunmayı tek mevziye bağlayıp geri çekilmeyi yasaklamayı
B) Savunmayı bütün vatan derinliğine yayarak yerel geri çekilmelerin genel bozgun oluşturmasını önlemeyi
C) Ordunun yalnız şehir merkezlerinde savaşmasını
D) Bütün birliklerin aynı anda taarruza geçmesini
E) Savaşın diplomasiyle yürütülmesini

Satıh savunması, tek bir çizginin kaybını savaşın sonu saymayan derinlikli ve esnek savunma düzenidir.

Cevap: B

Sakarya’nın Askerî ve Siyasi Sonuçları

Sakarya’da Yunan ordusunun taarruz gücü kırıldı; stratejik inisiyatif Türk ordusuna geçti. Bu savaş Millî Mücadele’nin son savunma savaşıdır. 1683 II. Viyana Kuşatması’ndan beri devam ettiği kabul edilen Türk geri çekilişinin sona erdiği yorumlanır. TBMM 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verdi.

İtalya Anadolu’dan tamamen çekildi. İngiltere esir değişimi ve ateşkes önerileriyle yeni denge aradı; ancak Türk ordusunun İtilaf denetimine alınmasını çağrıştıran hükümler kabul edilmedi. Sovyet cumhuriyetleriyle Kars, Fransa’yla Ankara antlaşmaları imzalandı. Böylece bir askerî zafer sınır güvenliği, diplomatik tanınma ve İtilaf bloğunun parçalanması gibi çok yönlü sonuç üretti.

Örnek - 23

Sakarya’nın “son savunma savaşı” sayılması aşağıdaki gelişmelerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

A) Düzenli ordunun kaldırılmasıyla
B) Doğu Cephesi’nin ilk kez açılmasıyla
C) Yunan ordusunun Ankara’yı ele geçirmesiyle
D) Bu savaştan sonra stratejik inisiyatifin Türk ordusuna geçmesiyle
E) Sevr’in uygulanmasıyla

Sakarya’dan sonra Yunan ordusu saldırı gücünü kaybetmiş, Türk tarafı Büyük Taarruz için hazırlanmaya başlamıştır.

Cevap: D

Örnek - 24

Sakarya Zaferi’nden sonra Kars ve Ankara antlaşmalarının imzalanması aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) Cephe başarısının yalnız askerî sonuç doğurduğunu
B) Askerî güç dengesindeki değişimin diplomatik uzlaşmaları hızlandırdığını
C) TBMM’nin bütün sınır hedeflerinden vazgeçtiğini
D) İtilaf Devletlerinin ortak politikasının güçlendiğini
E) Düzenli ordunun dış politikayı zayıflattığını

Sahadaki başarı Ankara’nın pazarlık gücünü artırmış, doğu ve güney sınırlarına ilişkin antlaşmaları mümkün kılmıştır.

Cevap: B

Kars ve Ankara Antlaşmalarının Karşılaştırılması

Kars Antlaşması doğu sınırını Sovyet cumhuriyetleriyle kesinleştirdi; Ankara Antlaşması Güney Cephesi’ni Fransa ile kapattı. Kars’ta Moskova hükümleri bölge devletlerince onaylanırken Ankara’da Hatay özel statüyle Suriye’de kaldı ve Caber Kalesi Türk mülkü sayıldı. Her iki antlaşma da Sakarya’nın ardından imzalandı ve Batı Cephesi’ne askerî kaynak aktarılmasını sağladı.

Örnek - 25

Kars ve Ankara antlaşmalarının ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?

A) İkisini de Ermenistan’ın tek başına imzalaması
B) Sakarya sonrasında yan cepheleri güvenceye alarak Batı Cephesi’ne kaynak aktarılmasını kolaylaştırmaları
C) Boğazları uluslararası yönetime bırakmaları
D) Misak-ı Millî’den hiç taviz vermemeleri
E) Saltanatı kaldırmaları

Doğu ve Güney’deki askerî baskının sona ermesi, ana mücadelenin yürüdüğü Batı Cephesi’ni güçlendirmiştir.

Cevap: B

Örnek - 26

Batum’un Gürcistan’a bırakılması ile Hatay’ın Suriye sınırları içinde kalması sırasıyla hangi antlaşmalarla ilişkilidir?

A) Gümrü — Kars
B) Moskova — Ankara
C) Kars — Gümrü
D) Ankara — Moskova
E) Sevr — Lozan

Batum Moskova Antlaşması’nda Gürcistan’a bırakılmış, Hatay ise Ankara Antlaşması’yla Fransız mandasındaki Suriye’de kalmıştır.

Cevap: B

Örnek - 27

Aşağıdaki tanınma sıralamalarından hangisi doğrudur?

A) İlk antlaşma/ilk siyasi başarı Ermenistan; ilk İslam ülkesi Afganistan; ilk büyük Avrupa devleti Sovyet Rusya; ilk İtilaf Devleti Fransa
B) İlk antlaşma Fransa; ilk İslam ülkesi Rusya; ilk Avrupa devleti Ermenistan; ilk İtilaf Devleti Afganistan
C) İlk antlaşma İngiltere; ilk İslam ülkesi Fransa; ilk Avrupa devleti Afganistan; ilk İtilaf Devleti Rusya
D) İlk antlaşma Gürcistan; ilk İslam ülkesi Ermenistan; ilk Avrupa devleti Fransa; ilk İtilaf Devleti Rusya
E) İlk antlaşma Afganistan; ilk İslam ülkesi İngiltere; ilk Avrupa devleti Fransa; ilk İtilaf Devleti Ermenistan

Gümrü-Ermenistan, Türk-Afgan, Moskova-Sovyet Rusya ve Ankara-Fransa eşleştirmeleri farklı “ilk” ölçütlerini gösterir.

Cevap: A

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

Taarruz Öncesi Hazırlıklar

Sakarya’dan sonra Türk ordusu yaklaşık bir yıl kesin sonuçlu taarruz için hazırlandı. Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk Avrupa’ya gönderilerek barış yolları denendi; İtilaf Devletlerinin Sevr’i temel alan önerileri bağımsızlığa aykırı bulundu. Karargâh Polatlı’dan Akşehir’e taşındı, subay okulları açıldı, askerlere taarruz eğitimi verildi ve Başkomutanlık yetkisi 20 Temmuz 1922’de süresiz uzatıldı.

Doğu ve Güney cephelerinden asker ve malzeme taşındı; Sovyet yardımı, İtalya ve Fransa’dan alınan veya onların bıraktığı silahlar, İstanbul depolarından gizlice çıkarılan cephane ve Tekâlif-i Millîye kaynakları Batı Cephesi’nde toplandı. Hazırlıkların gizli tutulması baskın etkisi için gerekliydi. Mustafa Kemal’in “Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha kötüdür.” sözü gecikmenin kararsızlıktan değil, kesin sonuç arayışından doğduğunu gösterir.

Örnek - 28

Büyük Taarruz’un Sakarya’dan yaklaşık bir yıl sonra başlatılması aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

A) TBMM’nin askerî mücadeleyi bırakmasıyla
B) Kesin sonuçlu taarruz için insan gücü, silah, eğitim, ikmal ve diplomatik zeminin tamamlanmasıyla
C) Yunan ordusunun kendiliğinden dağılmasıyla
D) Doğu ve Güney cephelerinin yeniden açılmasıyla
E) Sevr hükümlerinin kabul edilmesiyle

Taarruzun amacı yalnız cephe hattını ilerletmek değil Yunan ana kuvvetini imha etmekti; bu nedenle kapsamlı hazırlık gerekti.

Cevap: B

26 Ağustos’tan 18 Eylül’e Büyük Taarruz

26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den yönetilen topçu ateşiyle Büyük Taarruz başladı. Yunan savunma hatları yarıldı; 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da yapılan ve Mustafa Kemal’in doğrudan yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Yunan ana kuvvetleri büyük ölçüde etkisiz hâle getirildi. Bu savaş Dumlupınar Meydan Muharebesi ve Rum Sındığı adlarıyla da anılır.

Mustafa Kemal 1 Eylül’de “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini verdi. Türk ordusu 2 Eylül’de Uşak’a girdi; Yunan Başkomutanı General Trikopis esir alındı. 9 Eylül’de İzmir kurtarıldı, 18 Eylül’de Batı Anadolu Yunan işgalinden tamamen temizlendi. Böylece Türk-Yunan savaşının askerî aşaması bitti ve siyasi çözüm dönemi başladı.

26 Ağustos Büyük Taarruz, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, 1 Eylül İleri emri, 9 Eylül İzmir ve 18 Eylül Batı Anadolu kronolojisi
Örnek - 29

Aşağıdaki olayların kronolojik sıralaması hangisidir?
I. İzmir’in kurtarılması
II. Başkomutanlık Meydan Muharebesi
III. “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emri
IV. Büyük Taarruz’un başlaması

A) II – IV – I – III
B) IV – III – II – I
C) III – IV – II – I
D) II – III – IV – I
E) IV – II – III – I

26 Ağustos taarruz, 30 Ağustos meydan muharebesi, 1 Eylül takip emri ve 9 Eylül İzmir sıralaması geçerlidir.

Cevap: E

Örnek - 30

Büyük Taarruz’da 30 Ağustos’taki meydan muharebesinden sonra hızlı takip harekâtına geçilmesinin temel amacı hangisidir?

A) Doğu sınırını Gürcistan’la çizmek
B) Fransa’yla ilk kez savaşmak
C) Yunan ordusunun yeniden düzenlenmesine fırsat vermeden işgal kuvvetlerini Anadolu’dan çıkarmak
D) Kuvâ-yi Millîye’yi yeniden kurmak
E) TBMM’yi Kayseri’ye taşımak

Kesin zafer, bozulan Yunan kuvvetlerinin kıyıya ulaşmadan toparlanmasını engelleyen takip harekâtıyla tamamlandı.

Cevap: C

Büyük Taarruz’un Sonuçları

Batı Anadolu kurtarıldı, Yunan ordusunun Anadolu’daki savaş gücü ortadan kaldırıldı ve Millî Mücadele’nin askerî aşaması sona erdi. Türk ordusu Boğazlar ile Doğu Trakya yönünde ilerlerken İngiltere doğrudan çatışma riskiyle karşılaştı; Fransa ve İtalya yeni bir savaşı desteklemedi. İngiltere’de Lloyd George hükûmetinin istifası, zaferin uluslararası siyasi etkisini gösterdi.

Zafer, sömürge veya işgal altında yaşayan toplumlara ulusal bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşabileceğini gösteren simgesel etki de yarattı. Bununla birlikte askerî zafer İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya’nın hukuki durumunu kendiliğinden çözmedi. Bu sorun ateşkes ve barış diplomasisini gerekli kıldı. Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın hükümleri ile Lozan Barış Antlaşması bir sonraki konuda ayrıntılı işlenecektir.

Örnek - 31

Büyük Taarruz’un ardından “askerî aşama sona erdi, diplomatik aşama başladı” değerlendirmesi aşağıdakilerden hangisini anlatır?

A) Türk ordusunun bütün cephelerde yenilmesini
B) TBMM’nin bağımsızlık hedefinden vazgeçmesini
C) Güney Cephesi’nin yeniden açılmasını
D) Anadolu’daki Yunan ana kuvvetinin yenilmesine karşın İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya için siyasi düzenleme gerekmesini
E) Sevr’in kendiliğinden yürürlüğe girmesini

Askerî güç işgali sona erdirme imkânı verdi; fakat boğazlar ve Trakya’nın devri uluslararası ateşkes ve barış düzenlemesi gerektirdi.

Cevap: D

Millî Mücadele’de Askerî ve Diplomatik Süreklilik

Cephe Başarısından Uluslararası Sonuca

Millî Mücadele’nin askerî ve diplomatik gelişmeleri birbirinden kopuk değildir. Doğu’da askerî ilerleme Gümrü’yü; I. İnönü Londra, Moskova ve Afganistan ilişkilerini; II. İnönü İtalya ile Fransa’nın tutum değişikliğini; Sakarya Kars ve Ankara antlaşmalarını; Büyük Taarruz ise ateşkes ve barış sürecini hazırladı. Her zafer aynı büyüklükte toprak kazanımı getirmese de Ankara’nın meşruiyetini ve pazarlık gücünü artırdı.

Bu askerî üstünlük, Ankara Hükûmeti’nin diplomatik müzakerelerdeki konumunu güçlendirdi; Büyük Taarruz’un ardından imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması çatışmaları sona erdirerek Lozan’daki barış görüşmelerine geçişi sağladı.

Örnek - 32

Aşağıdaki gelişme-sonuç eşleştirmelerinden hangisi Millî Mücadele’deki askerî-diplomatik ilişkiyi doğru göstermez?

A) Doğu Cephesi başarısı — Gümrü Antlaşması
B) I. İnönü — Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması
C) Sakarya — Kars ve Ankara antlaşmaları
D) Büyük Taarruz — askerî aşamanın sona ermesi
E) Kütahya-Eskişehir yenilgisi — Yunan ordusunun Anadolu’dan tamamen çıkarılması

Kütahya-Eskişehir Türk ordusunun geri çekilmesine yol açtı; Yunan ordusunun Anadolu’dan çıkarılması Büyük Taarruz ve takip harekâtının sonucudur.

Cevap: E

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz