AYT DİVAN EDEBİYATI: ÖZELLİKLERİ, NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ

0
5
AYT Divan edebiyatı özellikleri, nazım biçimleri ve türleri konu anlatımı kapağı

Divan edebiyatı; Türklerin İslam medeniyeti çevresine girmesinden sonra Arap ve Fars edebiyatlarının etkisiyle oluşan, Anadolu’da XIII. yüzyıldan XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar varlığını sürdüren klasik şiir ve nesir geleneğidir. AYT divan edebiyatı soruları yalnız bir nazım biçiminin adını değil; nazım birimini, uyak düzenini, bölüm yapısını, konuyu ve ayırıcı terimleri birlikte yorumlatır. Bu nedenle biçim, tür ve nesir sınıflandırmalarının birbirine karıştırılmadan öğrenilmesi gerekir.

DİVAN EDEBİYATININ YAPISI VE ŞİİR DÜNYASI

Genel Özellikler ve Divan Tertibi

Divan edebiyatına klasik Türk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, yüksek zümre edebiyatı ve saray edebiyatı adları da verilmiştir. Medrese kültürüyle yetişen aydın çevrede gelişmiş; şiir, nesre göre daha güçlü ve yaygın bir anlatım alanı olmuştur. Şiirde çoğunlukla aruz ölçüsü, nazım birimi olarak beyit, göz için kafiye anlayışı, tam ve zengin uyak kullanılır. Dörtlük ve bentlerle kurulan biçimler de vardır.

Bu gelenekte konu kadar, hatta çoğu zaman konudan daha çok, konunun işleniş biçimi önemsenir. Sanatlı söyleyiş, mazmunlar, söz sanatları ve hayal inceliği öne çıkar. Şiirlerde aşk, sevgili, şarap, tabiat, din, tasavvuf, övgü ve yergi işlenebilir. Şairlerin aynı ortak malzemeyi özgün söyleyişle yeniden kurması beklenir. Bir şiirin bütününden çok tek tek beyitlerin güzelliğine önem verilmesi parça güzelliği anlayışıdır; bununla birlikte mesnevide olay örgüsü, yekâhenk gazelde ise konu bütünlüğü bulunur.

Ölçüt Divan şiirindeki görünüm
Çevre Medrese kültürüyle yetişen aydınlar, saray ve seçkin çevre
Ölçü Aruz
Nazım birimi Çoğunlukla beyit; dörtlük ve bent de kullanılır.
Dil Arapça ve Farsça kelime/tamlamaların yoğunlaşabildiği sanatlı dil
Estetik Mazmun, söz sanatı, hayal ve söyleyiş ustalığı
Uyak Göz için kafiye; tam ve zengin uyak ağırlığı
Temalar Aşk, sevgili, şarap, tabiat, din, tasavvuf, övgü, yergi
İlk güçlü başlangıç Anadolu sahasında Hoca Dehhani

Şairin şiirlerini belirli bir düzenle topladığı kitaba divan denir. Tam düzenlenmiş bir mürettep divanda genel sıra; mukaddime/dibace, kasideler, tarihler, musammatlar, gazeller ve mukattaat biçimindedir. Her divanda bütün bölümlerin bulunması zorunlu değildir.

Mukaddime / DibaceÖn söz ve şiir anlayışı

KasidelerDin ve devlet büyüklerine ayrılan şiirler

Musammatlar ve GazellerBentli biçimler ile lirik şiirler

MukattaatKıta, rubai ve tuyuglar
Dikkat
Divan, bir nazım biçimi değil, şairin şiirlerini topladığı eserdir. “Divan edebiyatı” adı da bu eser geleneğinden gelir.
Örnek - 1
Bir şiir geleneğiyle ilgili şu bilgiler veriliyor:

I. Ortak mazmunlar özgün söyleyişle işlenir.
II. Aruz ve beyit temel yapı ögeleridir.
III. Her eserde olay örgüsü ve bütün güzelliği zorunludur.
IV. Şiir, nesre göre daha baskın bir alandır.

Bu bilgilerden hangileri Divan edebiyatı için doğrudur?

A) I ve II
B) I ve III
C) II ve IV
D) I, II ve IV
E) II, III ve IV
Divan şiirinde ortak mazmun, aruz, beyit ve şiirin baskınlığı belirgindir. Bütün güzelliği ve olay örgüsü bütün ürünlerde zorunlu değildir.

Cevap: D

Örnek - 2
Mürettep bir divanın bölümleri aşağıda karışık verilmiştir:

I. Gazeller
II. Mukaddime / Dibace
III. Kasideler
IV. Mukattaat

Bu bölümlerin genel sıralaması aşağıdakilerin hangisidir?

A) II – III – I – IV
B) II – I – III – IV
C) III – II – IV – I
D) IV – II – III – I
E) III – I – II – IV
Ön söz niteliğindeki mukaddime/dibaceden sonra kasideler, daha sonra gazeller ve mukattaat gelir.

Cevap: A

Şiir Dili ve Temel Kavramlar

Divan şiirinin merkezinde çoğu zaman âşık–maşuk–rakip ilişkisi bulunur. Âşık, sevgiliye ulaşamamanın acısını çeker; maşuk merhametsiz, erişilmez ve ideal güzelliğin sahibidir. Rakip ise âşıkla sevgili arasına giren kişidir. Bu ilişki beşerî aşkı anlatabildiği gibi tasavvufi anlamlara da açılabilir.

Mazmun, belli bir kavramı gelenek içinde yerleşmiş söz ve hayal ilişkileriyle anlatan kalıplaşmış imgedir. Sevgilinin kaşı yay, kirpiği ok; yanağı gül, saçı sümbül veya gece; ağzı gonca gibi düşünülebilir. Mazmun, yalnız tek kelimelik benzetme değil, okurun kültürel çağrışımlarla çözdüğü anlam örgüsüdür.

Bir şairin başka bir şiire aynı ölçü, uyak ve redifle yazdığı benzer şiire nazire; alay ve taklit amacıyla yazılana tehzil denir. Başka bir şiire bağlı olmayan bağımsız dize mısra-ı azade, vecize değerine ulaşmış çarpıcı dize mısra-ı berceste adını alır. Şairin şiirde kullandığı takma ad mahlas, mahlası anlamını da düşündürecek biçimde kullanması hüsn-i tahallustur.

Kavram Ayırıcı özellik
Mazmun Gelenekleşmiş hayal ve çağrışım örgüsü
Nazire Aynı ölçü, uyak ve redifle benzer şiir
Tehzil Alay amacı taşıyan taklit veya nazire
Mısra-ı azade Başka bir şiire bağlı olmayan bağımsız dize
Mısra-ı berceste Özlü ve çarpıcı, vecize değerindeki dize
Mahlas Şairin şiirde kullandığı ad
Örnek - 3
“Yay kaşından çıkan kirpik okları âşığın gönlünü yaralar.” sözünde gelenekleşmiş güzellik unsurlarının bir anlam ağı kurması aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

A) Seci
B) Mazmun
C) Tehzil
D) Mukattaat
E) Girizgâh
Kaş–yay, kirpik–ok ve gönül–hedef ilişkisi Divan şiirinin gelenekleşmiş mazmun örgüsüdür.

Cevap: B

Örnek - 4
Bir şair, tanınmış bir gazeli aynı ölçü, uyak ve redifle yeniden yazmış; şiirin söyleyişini bilinçli olarak gülünçleştirerek eleştiri amacı taşımıştır. Bu yeni şiir için en kapsamlı adlandırma hangisidir?

A) Nazire niteliğinde tehzil
B) Mısra-ı azade
C) Hüsn-i tahallus
D) Yekâvaz gazel
E) Musammat kaside
Aynı biçim özellikleri nazire ilişkisini, alay ve gülünçleştirme amacı ise tehzili gösterir.

Cevap: A

Tarzlar ve Şiir Anlayışları

Divan şiiri tek bir söyleyiş çizgisinde kalmamıştır. Türkî-i Basit, Arapça–Farsça kelime ve tamlamaları azaltıp halkın deyimlerine ve yalın Türkçeye yönelir. Sebk-i Hindî, anlamı derinleştirir; çağrışımı, özgün ve girift hayali, söz sanatlarını ve az sözle çok anlamı öne çıkarır. Mahallileşme, İstanbul Türkçesini, yerli yaşayışı, deyimleri ve gündelik çevreyi şiire taşır. Hikemî tarz ise düşünce, öğüt, toplumsal gözlem ve özlü söyleyişe dayanır.

Türkî-i BasitYalın Türkçe ve halk söyleyişi
Sebk-i HindîDerin anlam, girift hayal, çağrışım
Mahallileşmeİstanbul, yerli hayat ve gündelik dil
Hikemî TarzDüşünce, öğüt ve toplumsal eleştiri
Dikkat
Türkî-i Basit ile Mahallileşme aynı değildir. İlki yabancı kelime ve tamlamaları azaltarak sade Türkçeyi öne çıkarır; ikincisi yerli hayatı ve özellikle İstanbul çevresini şiire taşır.
Örnek - 5
Aşağıdaki şiir anlayışlarından hangisinin “anlamı kapalılaştıran özgün hayaller, çağrışım zenginliği ve az sözle çok anlam” ilkeleriyle ilişkisi en güçlüdür?

A) Türkî-i Basit
B) Mahallileşme
C) Sebk-i Hindî
D) Garip
E) Beş Hececiler
Derin ve girift anlam, özgün hayal ile çağrışım zenginliği Sebk-i Hindî’nin ayırıcı özellikleridir.

Cevap: C

Örnek - 6
Bir şiirde İstanbul’un mesire yerleri ve eğlenceleri canlı bir konuşma diliyle anlatılmış; başka bir şiirde devlet hayatındaki bozukluklar özlü öğütlerle eleştirilmiştir. Bu iki şiir sırasıyla hangi anlayışlara yakındır?

A) Sebk-i Hindî – Türkî-i Basit
B) Mahallileşme – Hikemî tarz
C) Türkî-i Basit – Sebk-i Hindî
D) Hikemî tarz – Mahallileşme
E) Mahallileşme – Sebk-i Hindî
İstanbul ve yerli hayat Mahallileşmeyi; toplumsal gözlemle kurulan özlü öğüt ise Hikemî tarzı gösterir.

Cevap: B

BEYİTLERLE YAZILAN NAZIM BİÇİMLERİ

Gazel

Gazel, çoğunlukla aşk, sevgili, güzellik, şarap ve hayat zevki gibi lirik konuların işlendiği; genellikle 5–15 beyitten oluşan nazım biçimidir. Uyak düzeni aa / ba / ca / da… biçimindedir. İlk beyit matla, son beyit makta, en güzel beyit beytü’l-gazel veya şah beyit, şairin mahlasının bulunduğu beyit mahlas beyti adını alır.

Matladan sonraki beyit hüsn-i matla, maktadan önceki beyit hüsn-i maktadır. Bütün beyitleri aynı konuyu işleyen gazel yekâhenk, bütün beyitleri aynı söyleyiş gücünde olan gazel yekâvaz, iç kafiyeler taşıyan gazel musammat gazel, gazel tamamlandıktan sonra mahlas beytinin ardından ek beyitler taşıyan gazel müzeyyel gazeldir.

Konusuna göre gazel; âşıkane, rindane, şuhane ve hikemî adlarını alabilir. Âşıkane gazel aşk ve ıstırabı, rindane gazel hayat zevki ve dünya kaygılarından uzaklığı, şuhane gazel sevgilinin güzelliğini ve çapkın söyleyişi, hikemî gazel düşünce ve öğüdü öne çıkarır.

aaMatla

baİkinci beyit

caÜçüncü beyit

da…Ortak uyak sürer
Örnek - 7
Beş beyitlik bir şiirin uyak düzeni aa / ba / ca / da / ea biçimindedir. Son beyitte şairin mahlası bulunmakta, şiirde aşk ve sevgili işlenmektedir. Bu şiirin nazım biçimi hangisidir?

A) Kaside
B) Gazel
C) Mesnevi
D) Terkibibent
E) Rubai
Beyit sayısı, lirik konu ve aa/ba/ca düzeni gazeli gösterir. Aynı uyak düzeni kasidede de görülse de kaside çok daha uzundur ve bölüm yapısı taşır.

Cevap: B

Örnek - 8
Bir gazelin bütün beyitleri aynı düşünce çevresinde birleşmekte; ancak beyitlerin söyleyiş gücü eşit değildir. Bu gazel aşağıdaki adlardan hangisini alır?

A) Yekâvaz
B) Müzeyyel
C) Musammat
D) Yekâhenk
E) Müstezat
Konu bütünlüğü yekâhenkliği gösterir. Yekâvaz gazelde bütün beyitlerin söyleyiş gücü de birbirine denktir.

Cevap: D

Kaside

Kaside, bir kişiyi veya değeri övmek; kimi örneklerde yermek amacıyla yazılan, genellikle 33–99 beyitlik nazım biçimidir. Uyak düzeni gazel gibi aa / ba / ca…dır. Redifine göre “Su Kasidesi”, “Güneş Kasidesi”; nesib bölümünün konusuna göre bahariye, şitaiye, ramazaniye veya iydiye gibi adlar alabilir.

Kasidenin bölüm yapısı sınav sorularında belirleyicidir:

Bölüm İşlev
Nesib / Teşbib Tabiat, mevsim, şehir, bayram veya başka bir konuyla giriş
Girizgâh Giriş tasvirinden asıl övgü konusuna geçiş
Methiye Kasidenin sunulduğu kişinin veya değerin övülmesi
Tegazzül Kaside içinde gazel söylenmesi; her kasidede zorunlu değildir.
Fahriye Şairin kendini ve sanatını övmesi
Dua Övülen kişi için iyi dilek ve kapanış

Kasidenin ilk beyti matla, son beyti makta; en başarılı beyti beytü’l-kasid, şairin mahlasının bulunduğu beyit taç beyittir. Bu adlandırmalar gazelin terimleriyle karıştırılmamalıdır.

Dikkat
Methiye kasidenin asıl övgü bölümüdür; fahriyede şair kendini över. Tegazzül ise kasidenin içinde söylenen gazeldir ve her kasidede bulunmaz.
Örnek - 9
Bir kasidede bahar tasvirinin ardından tek beyitle padişahın övgüsüne geçilmiş, daha sonra şair kendi söz ustalığını anlatmıştır. Bu bölümler sırasıyla hangileridir?

A) Methiye – tegazzül – dua
B) Nesib – girizgâh – fahriye
C) Girizgâh – methiye – tegazzül
D) Nesib – fahriye – dua
E) Tegazzül – girizgâh – methiye
Bahar tasviri nesib, asıl övgüye geçişi sağlayan beyit girizgâh, şairin kendisini övmesi fahriyedir.

Cevap: B

Örnek - 10
Aşağıdaki kaside terimi–işlev eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Beytü’l-kasid – kasidenin en güzel beyti
B) Taç beyit – şairin mahlasının bulunduğu beyit
C) Methiye – övülen kişinin anlatıldığı bölüm
D) Fahriye – şairin kendini övdüğü bölüm
E) Tegazzül – kasidenin dua ile biten zorunlu son beyti
Tegazzül, kaside içinde söylenen gazeldir; zorunlu değildir ve dua bölümüyle aynı işlevi taşımaz.

Cevap: E

Mesnevi

Mesnevi, her beyti kendi içinde uyaklı olan aa / bb / cc / dd… düzenindeki uzun nazım biçimidir. Beyit sayısının sınırsız oluşu; aşk hikâyeleri, dinî-tasavvufi konular, savaşlar, öğütler, şehir hayatı ve mizah gibi uzun anlatılara elveriş sağlar. Divan edebiyatında roman ve hikâyenin üstlendiği anlatma işlevini büyük ölçüde mesnevi yerine getirir.

Mesnevide dibace, tevhid, münacat, naat, dört halifeye ve devlet büyüklerine övgü, sebeb-i telif, asıl olayın başladığı âgâz-ı destan ve bitiş bölümü hatime bulunabilir. Bu bölümlerin hepsi her mesnevide zorunlu değildir. Bir şairin beş mesnevisinden oluşan bütüne hamse denir.

Dibace ve Dinî GirişÖn söz, tevhid, münacat, naat

Sebeb-i TelifYazılış nedeni

Âgâz-ı DestanAsıl hikâye

HatimeSonuç ve kapanış
Örnek - 11
Bir eserde her beyit kendi arasında uyaklıdır. Şair önce eseri niçin yazdığını açıklamış, ardından asıl hikâyeye geçmiş; olayları yüzlerce beyit boyunca anlatmıştır. Bu özellikler hangi nazım biçimini gösterir?

A) Gazel
B) Kaside
C) Mesnevi
D) Rubai
E) Şarkı
Her beytin bağımsız uyaklanması uzun anlatıyı kolaylaştırır. Sebeb-i telif ve âgâz-ı destan da mesnevi tertibinin işaretleridir.

Cevap: C

Örnek - 12
Aşağıdaki özelliklerden hangisi mesneviyi gazel ve kasideden ayıran en güçlü biçimsel ölçüttür?

A) Aruzla yazılması
B) Beyit nazım birimini kullanması
C) Şairin mahlasına yer verebilmesi
D) Her beytin kendi içinde uyaklanması
E) Dinî konular işleyebilmesi
Aruz, beyit, mahlas ve dinî konu diğer biçimlerde de bulunabilir. Mesnevinin ayırıcı düzeni aa/bb/cc biçiminde her beytin bağımsız uyaklanmasıdır.

Cevap: D

Müstezat, Kıta ve Nazm

Müstezat, gazel yapısındaki uzun dizelere ziyade denen kısa dizelerin eklenmesiyle kurulur. Ziyadeler çıkarıldığında ana dizelerin anlamı bozulmamalıdır. Kıta, genellikle iki veya daha fazla beyitten oluşur; matla ve mahlas beyti bulunmayan gazel görünümündedir, uyak düzeni çoğunlukla xa / xa…dır. Felsefi düşünce, hiciv, nükte, tarih düşürme ve özlü sözler kıtada işlenebilir. Nazm da iki veya daha fazla beyitlidir; kıtadan farklı olarak ilk beyit kendi arasında uyaklıdır ve düzeni aa / xa… biçimindedir.

Biçim Yapı Güçlü ayırıcı
Müstezat Uzun dize + kısa ziyade Ziyadeler ana anlama bağlı ek dizelerdir.
Kıta En az iki beyit; xa/xa… Matla ve mahlas beyti genellikle yoktur.
Nazm En az iki beyit; aa/xa… İlk beyit kendi arasında uyaklıdır.
Örnek - 13
Üç kısa şiirin yapısı şöyledir:

Şiir Yapı
I Uzun dizelerin ardından kısa ek dizeler gelir.
II İki beyitlidir; uyak düzeni xa / xa’dır.
III İki beyitlidir; uyak düzeni aa / xa’dır.

Bu şiirlerin biçimleri sırasıyla hangileridir?

A) Müstezat – kıta – nazm
B) Gazel – nazm – kıta
C) Müstezat – nazm – kıta
D) Kaside – kıta – gazel
E) Şarkı – rubai – tuyug
Uzun ve kısa dizelerin birleşimi müstezat; xa/xa kıta; ilk beyti uyaklı aa/xa ise nazmdır.

Cevap: A

DÖRTLÜK VE BENTLERLE YAZILAN NAZIM BİÇİMLERİ

Rubai ve Tuyug

Rubai ve tuyug tek dörtlükten oluşur; uyak düzenleri çoğunlukla aaxadır. Rubai İran edebiyatından gelir, aruzun hezec bahrine ait özel kalıplarıyla yazılır; felsefe, tasavvuf, hayat görüşü, nükte ve hiciv gibi yoğun düşünceler taşır. Ömer Hayyam rubainin dünya edebiyatındaki, Azmizade Haleti Türk edebiyatındaki önemli adlarındandır.

Tuyug, Türklerin Divan şiirine kazandırdığı millî nazım biçimidir. Aruzun fâilâtün / fâilâtün / fâilün kalıbıyla yazılır; cinaslı uyak kullanımına elverişlidir. Azerbaycan ve Çağatay sahasında yaygındır; Kadı Burhaneddin, Nesimi ve Ali Şir Nevai önemli temsilcilerdir. Yalnız hece saymak rubai–tuyug ayrımı için güvenli değildir; kalıp, cinas, gelenek ve şair ipuçları birlikte değerlendirilir.

Rubaiİran kökeni · özel hezec kalıpları · yoğun düşünce
TuyugTürk kaynaklı · tek özel kalıp · cinas eğilimi
Örnek - 14
Aaxa düzenindeki tek dörtlük, aruzun belirli bir kalıbıyla ve cinaslı uyakla yazılmıştır. Şairin Kadı Burhaneddin olduğu bilinmektedir. Bu şiirin biçimi hangisidir?

A) Rubai
B) Tuyug
C) Murabba
D) Şarkı
E) Kıta
Tek dörtlük ve aaxa her iki biçimde görülebilir; Kadı Burhaneddin, cinas ve Türk kaynaklı gelenek tuyugu belirler.

Cevap: B

Örnek - 15
Aşağıdaki rubai–tuyug karşılaştırmalarından hangisi yanlıştır?

A) İkisi de tek dörtlükten oluşabilir.
B) İkisinde de aaxa uyak düzeni görülebilir.
C) Rubai özel hezec kalıplarıyla yazılır.
D) Tuyug Türklerin Divan şiirine kazandırdığı bir biçimdir.
E) Tuyug yalnız hece ölçüsüyle, rubai yalnız serbest ölçüyle yazılır.
Her iki biçim de aruzla yazılır; aralarındaki ayrım hece–serbest ölçü karşıtlığı değildir.

Cevap: E

Şarkı ve Murabba

Murabba, dörder dizelik bentlerle yazılan; aşk, övgü, yergi, din, felsefe ve öğüt gibi çok farklı konuları işleyebilen nazım biçimidir. Bent sonunda aynı dizenin yinelendiği murabba mütekerrir, yalnız uyakların tekrarlandığı murabba müzdeviçtir.

Şarkı, Türk edebiyatına özgü, bestelenmek amacıyla yazılan ve çoğunlukla 3–5 bentten oluşan bir murabba türüdür. Aşk, sevgili, tabiat ve eğlenceyi işler. Tekrarlanan dize nakarat, nakarattan önceki üçüncü dize miyan adını alır. İlk örnekleri Naili’de görülür; biçimin en güçlü adı Nedim’dir.

Ölçüt Murabba Şarkı
Bent Dörder dizelik bentler Çoğunlukla 3–5 dörtlük
Amaç Çok çeşitli konular Bestelenmeye uygun lirik söyleyiş
Özel terim Mütekerrir / müzdeviç Nakarat ve miyan
Kaynak Divan şiiri musammat geleneği Türk edebiyatına özgü biçim
Örnek - 16
Dörder dizelik dört bentten oluşan bir şiirde aşk ve İstanbul eğlenceleri işlenmiş, her bendin son dizesi nakarat olarak tekrarlanmıştır. Şiirin bestelenmek amacıyla yazıldığı da bilinmektedir. Bu şiirin en uygun biçim adı hangisidir?

A) Rubai
B) Tuyug
C) Şarkı
D) Terkibibent
E) Müstezat
Şarkı dörtlüklerle kurulur; bestelenme amacı, nakarat ve yerli eğlence teması murabbadan daha özel bir sınıflandırma sağlar.

Cevap: C

Örnek - 17
Aşağıdaki tabloda iki bentli biçim karşılaştırılmıştır:

Biçim Özellik
I Dörder dizelik bentler; din, övgü, yergi veya aşk işlenebilir.
II Dörder dizelik bentler; miyan ve nakaratla bestelenmeye yönelir.

I ve II sırasıyla hangileridir?

A) Murabba – şarkı
B) Şarkı – rubai
C) Terkibibent – terciibent
D) Rubai – tuyug
E) Muhammes – kaside
I geniş konu alanına sahip murabbadır. II, murabba yapısının bestelenmeye ve nakarata dayalı özel biçimi olan şarkıdır.

Cevap: A

Terkibibent ve Terciibent

Terkibibent ve terciibent, birden çok bentten oluşan uzun nazım biçimleridir. Her bendin ana bölümüne terkiphane veya tercihane, bentleri birbirine bağlayan beyte vasıta beyti denir. Terkibibentte vasıta beyti her bendin sonunda değişir; terciibentte aynı vasıta beyti tekrarlanır.

Terkibibentte toplumsal eleştiri, felsefe, ölüm ve mersiye; terciibentte dinî, felsefi, tasavvufi düşünceler daha belirgin olabilir. Konu tek başına karar vermeye yetmez; en güvenli ölçüt vasıta beytinin değişip değişmemesidir.

TerkibibentBent 1 + V₁ · Bent 2 + V₂ · Bent 3 + V₃
TerciibentBent 1 + V · Bent 2 + V · Bent 3 + V
Dikkat
Terkibibent ile terciibent arasındaki ayırıcı özellik bent sayısı değil, vasıta beytidir: değişirse terkibibent, aynen yinelenirse terciibent.
Örnek - 18
Sekiz bentlik bir şiirde her bendin sonunda bulunan vasıta beyti aynı vezinde fakat farklı sözlerle kurulmuştur. Bu şiirin biçimi hangisidir?

A) Terciibent
B) Terkibibent
C) Murabba
D) Mesnevi
E) Müstezat
Vasıta beytinin her bentte değişmesi terkibibentin temel ölçütüdür.

Cevap: B

Örnek - 19
Aşağıdaki iki şemanın gösterdiği nazım biçimleri hangileridir?

Şema I Şema II
Bent A + x
Bent B + y
Bent C + z
Bent A + x
Bent B + x
Bent C + x
A) Terciibent – terkibibent
B) Terkibibent – terciibent
C) Murabba – şarkı
D) Rubai – tuyug
E) Gazel – kaside
Şema I’de vasıta beyitleri değiştiği için terkibibent, Şema II’de aynı kaldığı için terciibent vardır.

Cevap: B

Diğer Musammatlar

Bentlerle kurulan nazım biçimlerinin genel adı musammattır. Bentteki dize sayısına göre muselles üç, murabba dört, muhammes beş, müseddes altı, müsebba yedi, müsemmen sekiz, mütessa dokuz ve muaşşer on dizelidir. Bir gazelin her beytine başka bir şairin aynı ölçü ve uyakta dizeler eklemesi de ayrı adlar doğurur.

İşlem Ortaya çıkan biçim
Bir gazel beytinin önüne ikişer dize ekleme Terbi
Bir gazel beytinin önüne üçer dize ekleme Tahmis
İki dize arasına üç dize yerleştirme Taştir
Bir gazel beytinin önüne dörder dize ekleme Tesdis
Bir gazel beytinin önüne beşer dize ekleme Tesbi
Bir gazel beytinin önüne altışar dize ekleme Tesmin
Örnek - 20
Bir şair, başka bir şairin gazelindeki her beytin önüne aynı ölçü ve uyakta üçer dize eklemiştir. Ortaya çıkan biçim hangisidir?

A) Terbi
B) Tahmis
C) Taştir
D) Tesdis
E) Tardiye
Gazel beytinin iki dizesine üç yeni dize eklenince bent beş dizeye çıkar; bu işleme tahmis denir.

Cevap: B

DİVAN EDEBİYATINDA NAZIM TÜRLERİ

Biçim ile Tür Arasındaki Ayrım

Nazım biçimi; şiirin beyit, dörtlük veya bent yapısını, uyak düzenini ve kuruluşunu belirtir. Nazım türü ise şiirin konusuna ve yazılış amacına göre belirlenir. Aynı tür farklı biçimlerle yazılabilir: naat kaside, mesnevi veya bentli biçimle; mersiye kaside, terkibibent ya da başka biçimlerle kurulabilir. Bu yüzden yalnız “ne anlatılıyor?” sorusu biçimi, yalnız “nasıl uyaklanmış?” sorusu türü göstermez.

BiçimGazel, kaside, mesnevi, rubai, tuyug, şarkı…
TürTevhid, münacat, naat, methiye, hicviye, mersiye…
Örnek - 21
Otuz beş beyitlik, aa/ba/ca düzenindeki bir şiirde Hz. Muhammed övülmüştür. Şiirin biçimi ve türü hangisidir?

A) Gazel – tevhid
B) Kaside – naat
C) Mesnevi – münacat
D) Terkibibent – mersiye
E) Kaside – fahriye
Otuz beş beyit ve gazel tipi uyak kasideyi; Hz. Muhammed’in övülmesi naat türünü gösterir.

Cevap: B

Dinî, Övgü ve Eleştiri Türleri

Tür Konu / amaç
Tevhid Allah’ın birliği ve yüceliği
Münacat Allah’a yalvarma ve yakarma
Naat Hz. Muhammed’i övme
Medhiye Din veya devlet büyüğünü övme
Fahriye Şairin kendini övmesi
Hicviye Kişi, kurum veya toplumdaki kusurları yerme
Mersiye Ölen kişinin ardından duyulan acı ve onun iyi yönleri

Mevlit, Hz. Muhammed’in doğumu ve hayat çevresini; hilye, başta Hz. Muhammed olmak üzere din büyüklerinin iç ve dış özelliklerini anlatır. Siyer, Hz. Muhammed’in hayatını bütün olarak konu edinir. Kırk hadis, seçilmiş kırk hadisin açıklanmasına dayanır.

Örnek - 22
Aşağıdaki tür–konu eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Tevhid – Allah’ın birliği
B) Münacat – Allah’a yakarış
C) Naat – Hz. Muhammed’e övgü
D) Fahriye – şairin kendini yermesi
E) Mersiye – ölüm acısı
Fahriye, şairin kendisini ve sanatını övdüğü türdür; yergi hicviyenin alanıdır.

Cevap: D

Örnek - 23
Bir şiirde ölen şehzadenin erdemleri anlatılırken ölümünden sorumlu tutulan devlet adamları sert biçimde eleştirilmiştir. Şiirin temel türü ve içerdiği ikincil söyleyiş aşağıdakilerin hangisidir?

A) Naat – methiye
B) Mersiye – hicviye
C) Tevhid – fahriye
D) Hilye – münacat
E) Mevlit – medhiye
Ölüm acısı ve ölen kişinin erdemleri mersiyeyi; sorumluların yerilmesi hiciv söyleyişini gösterir.

Cevap: B

Diğer Manzum ve Karma Türler

Divan edebiyatında hayatın farklı alanlarını işleyen çok sayıda tür vardır. Şehrengiz bir şehrin güzelliklerini ve tanınmış kişilerini, surname düğün ve şenlikleri, gazavatname din uğruna yapılan savaşları, menakıpname velilerin kerametlerini, kıyafetname dış görünüşten karakter çıkarma düşüncesini anlatır. Lugaz bir nesnenin, muamma çoğunlukla bir adın sorulduğu manzum bilmecedir.

Bahariye baharı, şitaiye kışı, sayfiye yazı, ramazaniye ramazanı, iydiye bayramı, nevruziye nevruzu anlatır. Rahşiye atlar, hammamname hamam kültürü, pendname/nasihatname öğüt, habname rüya kurgusu çevresinde gelişir. Bu adların bir kısmı kasidenin nesib bölümünün konusuna göre de kullanılabilir.

İpucu Tür
Bir şehrin güzellikleri ve tanınmış kişileri Şehrengiz
Düğün, sünnet veya şenlik Surname
Din uğruna savaş Gazavatname
Velilerin kerametleri Menakıpname
Dış görünüşten karakter çıkarma Kıyafetname
Nesne soran manzum bilmece Lugaz
Ad soran manzum bilmece Muamma
Örnek - 24
Dört metnin içeriği aşağıdaki gibidir:

Metin İçerik
I Bir şehrin mesireleri ve güzelleri
II Bir velinin kerametleri
III Şehzadelerin sünnet düğünü
IV Bir nesnenin özellikleri verilerek adının sorulması

Bu metinlerin türleri sırasıyla hangileridir?

A) Şehrengiz – menakıpname – surname – lugaz
B) Surname – hilye – şehrengiz – muamma
C) Şehrengiz – siyer – gazavatname – lugaz
D) Kıyafetname – menakıpname – surname – muamma
E) Şehrengiz – velayetname – mevlit – hilye
Şehir güzellikleri şehrengiz, veli kerametleri menakıpname, düğün surname, nesne bilmecesi lugazdır.

Cevap: A

DİVAN EDEBİYATINDA NESİR

Divan Nesrinin Genel Özellikleri

Divan edebiyatında düzyazıya nesir veya inşa, düzyazı yazarına nâsir veya münşi, düzyazı esere mensur denir. Mektupların toplandığı eserlere münşeat adı verilir. Nesir, şiir kadar gelişmemiş olmakla birlikte tarih, gezi, biyografi, din, ahlak ve devlet yönetimi gibi geniş alanlarda ürün vermiştir.

Klasik nesirde noktalama işaretleri kullanılmaz; bağlaçlarla uzayan cümleler, Arapça–Farsça kelime ve tamlamalar, söz sanatları ve seci denen cümle içi uyak görülebilir. Üslup düzeyine göre üç nesir kolu vardır:

Nesir kolu Özellik Örnek
Sade nesir Halk için anlaşılır dil; din, ahlak, tarih ve halk bilgisi Mercimek Ahmet – Kabusname
Orta nesir Bilgi verme ile sanatlı söyleyiş arasında denge Evliya Çelebi – Seyahatname; Kâtip Çelebi’nin eserleri
Süslü nesir Uzun cümle, yoğun seci, ağır dil ve sanat gösterme amacı Sinan Paşa – Tazarruname; Veysi ve Nergisi
Dikkat
Seci, nesirdeki iç kafiyedir. Bir metnin dinî içerikli olması onu otomatik olarak sade nesir yapmaz; dil ve üslup özellikleri birlikte değerlendirilir. Tazarruname dinî-tasavvufi içeriğine rağmen süslü nesirdir.
Örnek - 25
Bir mensur metinde Allah’a yakarış işlenmiş; uzun cümleler, yoğun Arapça–Farsça tamlamalar ve cümle sonlarında ses benzerlikleri kullanılmıştır. Bu metin için en doğru değerlendirme hangisidir?

A) Dinî içerik taşıdığı için sade nesirdir.
B) Secili ve sanatlı dili nedeniyle süslü nesirdir.
C) Yalnız tarihî bilgi verdiği için orta nesirdir.
D) Uyaklı olduğu için mesnevidir.
E) Mektuplardan oluştuğu için münşeattır.
Nesir kolu içerikten çok dil ve üslupla belirlenir. Uzun cümle, ağır tamlama ve yoğun seci süslü nesri gösterir.

Cevap: B

Örnek - 26
Aşağıdaki terim–açıklama eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) İnşa – düzyazı sanatı
B) Münşi – düzyazı yazarı
C) Mensur – düzyazı biçimindeki eser
D) Seci – nesirde cümle içi veya sonu ses benzerliği
E) Münşeat – şairin bütün gazellerinin toplandığı eser
Münşeat, mektupların ve yazışmaların toplandığı mensur eserdir. Şiirlerin toplandığı eser divandır.

Cevap: E

Divan Nesri Türleri

Tür Konu Güçlü örnek
Tezkire Şairlerin veya meslek mensuplarının hayatları Sehi Bey – Heşt Behişt
Sefaretname Elçinin yabancı ülke gözlemleri Yirmisekiz Çelebi Mehmet – Paris Sefaretnamesi
Tarih / Vakayiname Devlet ve dönem olayları Naima Tarihi
Seyahatname Gezilen yerlerin coğrafyası, kültürü ve toplumu Evliya Çelebi – Seyahatname
Siyasetname Devlet ve toplum yönetimi Nizamülmülk – Siyasetname
Gazavatname Savaş, zafer ve kahramanlık Çeşitli manzum ve mensur örnekler
Siyer Hz. Muhammed’in hayatı Mustafa Darir – Sîretü’n-Nebî
Pendname Dinî, ahlaki ve toplumsal öğüt Nasihatname geleneği
Kıyafetname Dış görünüşten karaktere ilişkin yargılar Erzurumlu İbrahim Hakkı – Marifetname
Şehrengiz / Surname Şehir hayatı / düğün ve şenlik Manzum ve mensur örnekler

Tezkire, modern biyografiyle aynı değildir; sanatçıların hayatını, mizacını ve eserlerinden örnekleri dönemin anlatım anlayışıyla verir. Seyahatname yalnız coğrafya kitabı değildir; giyim, gelenek, ekonomi ve toplumsal hayatı da içerir. Sefaretname görevli elçinin yabancı ülke izlenimine, siyasetname ideal yönetim ilkelerine dayanır.

Örnek - 27
Aşağıdaki tabloda üç mensur eserin içeriği verilmiştir:

Eser İçerik
I Bir elçinin Paris’in kurumları ve sosyal hayatına ilişkin gözlemleri
II Şairlerin hayatları, sanat anlayışları ve şiir örnekleri
III Devlet yönetiminde adalet, liyakat ve düzen ilkeleri

Bu eserlerin türleri sırasıyla hangileridir?

A) Seyahatname – vakayiname – pendname
B) Sefaretname – tezkire – siyasetname
C) Siyasetname – şehrengiz – sefaretname
D) Sefaretname – siyer – gazavatname
E) Tezkire – seyahatname – münşeat
Elçilik görevi sefaretnameyi, şair biyografileri tezkireyi, yönetim ilkeleri siyasetnameyi gösterir.

Cevap: B

Örnek - 28
Bir metinde yazar, gezdiği şehirlerin kalelerini ve yollarını anlatmakla kalmamış; halkın giyim kuşamını, geleneklerini, yiyeceklerini ve konuşma biçimini de aktarmıştır. Bu metin aşağıdaki türlerden hangisine aittir?

A) Sefaretname
B) Tezkire
C) Seyahatname
D) Münşeat
E) Kıyafetname
Coğrafyayla birlikte kültür, toplum ve gündelik hayatın gözleme dayalı aktarılması seyahatnamenin kapsamıdır.

Cevap: C

AYT divan edebiyatı sorularında güvenli çözüm yolu, önce şiirin yapı ölçütlerini belirlemektir: nazım birimi, bent veya beyit sayısı, uyak düzeni ve özel bölüm adları biçimi gösterir. Konu ve yazılış amacı türü; dil, hayal ve söyleyiş özellikleri ise şiir anlayışını belirler. Nesirde de metnin konusu kadar sade, orta veya süslü üslup özellikleri birlikte değerlendirilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz