Cumhuriyet Dönemi şiiri, Garip ve İkinci Yeni ile sınırlı değildir. 1950’lerden sonra geleneği farklı biçimlerde yorumlayan Maviciler ve Hisarcılar; dinî, mistik ve metafizik duyarlığı modern şiir diliyle birleştiren şairler; 1960 sonrasında toplumsal mücadeleyi öne çıkaran toplumcu şiir ve 1980 sonrasının çoğul arayışları aynı şiir haritasının farklı kollarını oluşturur. AYT soruları bu yönelişleri özellikle şiir anlayışı–şair–eser ilişkisi üzerinden ayırt ettirir.
GARİP SONRASINDA YENİLİĞİ SÜRDÜREN YÖNELİŞLER
Maviciler ve Sosyal Realizm Arayışı
Maviciler, 1952-1956 arasında yayımlanan Mavi dergisi çevresinde görünür olan sanatçılardır. Ortak ve değişmez bir bildiriye bağlı sıkı bir topluluk değildirler. Başlangıçta bireysel şiire açık olan çevre, Attilâ İlhan‘ın katılmasıyla toplumcu gerçekçi bir çizgiye yaklaşmıştır. Garip’in şiiri basitleştirdiğini düşünmüş; imge, benzetme, mecaz ve güçlü söyleyişin şiirde yeniden önem kazanmasını savunmuştur.
Attilâ İlhan, Garipçilere “bobstiller” diyerek karşı çıkar; kendi şiir anlayışını sosyal realizm kavramıyla açıklar. Şiirinde toplumcu duyarlık ile bireysel aşk, yalnızlık ve kent atmosferi yan yana bulunabilir. Halk ve divan şiirinin ses birikiminden yararlanır; özgün söz dizimi, küçük harf ve kendine özgü noktalama kullanımıyla tanınır. Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Bela Çiçeği, Yasak Sevişmek ve Tutuklunun Günlüğü başlıca şiir kitaplarıdır. Ahmet Oktay, Ferit Edgü, Orhan Duru, Yılmaz Gruda, Güner Sümer ve Özdemir Nutku Mavi çevresinde anılan diğer isimlerdendir.
→
→
Hisarcılar: Gelenek İçinde Yenilik
Hisarcılar, 1950’de çıkmaya başlayan Hisar dergisi çevresinde oluşmuştur. Sanatın herhangi bir ideolojinin propaganda aracına dönüşmesine karşı çıkmış; sanatçının bağımsızlığını savunmuştur. Onlara göre yenilik, geçmişi bütünüyle reddetmek değil, geleneği canlı bir kaynak hâline getirerek yeni söyleyişler kurmaktır. Halk şiiriyle divan şiirinin birikiminden yararlanmış, millî kültüre yaslanmış ve dilde tasfiyeciliğe karşı yaşayan Türkçeyi savunmuşlardır.
Topluluğun kurucu ve yönlendirici adları Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer, Gültekin Samanoğlu ve Nevzat Yalçın‘dır. Mustafa Necati Karaer, Munis Faik Ozansoy, Yavuz Bülent Bâkiler, Bekir Sıtkı Erdoğan, Nüzhet Erman ve Coşkun Ertepınar da Hisar çevresinde değerlendirilir. Mehmet Çınarlı’nın Güneş Rengi Kadehlerle, İlhan Geçer’in Büyüyen Eller, Gültekin Samanoğlu’nun Alacakaranlık, Yavuz Bülent Bâkiler’in Yalnızlık ve Duvak, Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Kışlada Bahar eserleri ayırt edici örneklerdir.
| Ölçüt | Maviciler | Hisarcılar |
|---|---|---|
| Çevre | Mavi dergisi | Hisar dergisi |
| Temel tepki | Garip’in aşırı yalınlığı | Gelenekten kopuş ve dilde tasfiyecilik |
| Şiir anlayışı | Sosyal realizm, imge ve güçlü söyleyiş | Millîlik, yaşayan Türkçe, gelenek içinde yenilik |
| Öne çıkan ad | Attilâ İlhan | Mehmet Çınarlı |
DİNÎ, MİSTİK VE METAFİZİK DUYARLIĞI ÖNE ÇIKARAN ŞİİR
Kavramlar, Kaynaklar ve Şiir Dili
Metafizik, fizik ötesi varlık ve gerçeklik alanını sorgular; mistisizm, hakikate sezgi ve iç deneyim yoluyla ulaşılabileceğini savunur; tasavvuf ise İslam düşüncesi içinde insan, evren ve Tanrı ilişkisini manevi tecrübe üzerinden yorumlar. Bu kavramlar birbirinin tam karşılığı değildir; ancak şiirde görünen dünyanın arkasındaki anlamı arama bakımından kesişir.
Cumhuriyet Dönemi’nin dinî-metafizik şiiri; Kur’an kıssaları, hadisler, tasavvuf, geleneksel kültür, medeniyet düşüncesi, ölüm, varoluş, yalnızlık, yabancılaşma ve modern hayatın bunalımı gibi kaynaklardan beslenir. Şairler geleneksel birikimi modern serbest şiir, yoğun imge, çağrışım, sembol ve kapalı anlatımla yeniden kurar. Necip Fazıl Kısakürek ve Mehmet Âkif Ersoy önemli öncüllerdir; Yunus Emre, Fuzûlî ve Şeyh Gâlib gibi klasik adların manevi ve estetik mirası da bu şiirin arka planındadır.
Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt
Sezai Karakoç, İkinci Yeni’nin imge ve dil yeniliğini dinî-metafizik içerikle birleştirir. Diriliş dergisi ve diriliş düşüncesi etrafında İslam medeniyetini modern dünyada yeniden yorumlar. Kıssalar, gelenek, kent, ölüm ve diriliş; şiirinde çarpıcı imgeler ve çok katmanlı çağrışımlarla işlenir. Körfez, Şahdamar, Hızırla Kırk Saat, Taha’nın Kitabı, Gül Muştusu, Zamana Adanmış Sözler ve Mona Roza başlıca eserleridir.
Cahit Zarifoğlu, İkinci Yeni’nin imge yoğunluğunu İslami duyarlık, madde–ruh çatışması ve iç dünyaya dönük anlatımla birleştirir. Şiirinde kapalı, çağrışımlı ve labirentli bir yapı görülebilir. İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış şiir; İns hikâye; Savaş Ritimleri roman türündedir. Erdem Bayazıt ise şehir ve modern hayatın insanı kuşatan baskısını, ölüm ve diriliş düşüncesini destansı ve tok bir söyleyişle ele alır. Sebep Ey, Risaleler ve Gelecek Zaman Risalesi şiir; İpek Yolundan Afganistan’a gezi yazısıdır.
Diğer Temsilciler ve İsmet Özel’in Dönüşümü
Asaf Hâlet Çelebi, Doğu ve Batı kültürlerini, tasavvufu ve farklı inanç dünyalarını özgün imgelerle birleştirir; He, Lâmelif ve Om Mani Padme Hum eserleriyle tanınır. Sedat Umran, nesneler üzerinden metafizik çağrışımlar kurduğu için “Eşyanın Şairi” ve “Leke’nin Şairi” olarak anılır. Leke ve Kara Işıldak önemli eserleridir. Nuri Pakdil, Ebubekir Eroğlu, Hilmi Yavuz, Nurullah Genç ve Ârif Ay da dinî, geleneksel veya metafizik duyarlığın farklı görünümlerini temsil eder.
İsmet Özel‘in şiir çizgisi dönemlere ayrılır. İlk şiirlerinde İkinci Yeni’nin imge dünyasından yararlanmış, 1960’larda toplumcu ve Marksist bir söyleyişe yönelmiş; 1974’ten sonra Amentü şiiriyle belirginleşen İslami ve metafizik bir duyarlık geliştirmiştir. Geceleyin Bir Koşu, Evet İsyan, Cinayetler Kitabı, Celladıma Gülümserken ve Erbain şiir; Şiir Okuma Kılavuzu düzyazı türündedir.
→
→
1960 SONRASI TOPLUMCU ŞİİR
Dönemin Ortamı ve Şiir Anlayışı
1960 sonrasında Türkiye’deki siyasal, ekonomik ve toplumsal değişimler şiirin yönünü etkiler. Bu kuşağın toplumcu şairleri, İkinci Yeni’yi bireyci, soyut ve toplumdan uzak olmakla eleştirir; yaşamın somut gerçeklerine, sınıfsal çatışmaya, emekçilerin sorunlarına, özgürlük ve eşitlik arayışına yönelir. Nâzım Hikmet’in toplumcu şiiri başlıca esin kaynaklarındandır.
Bu şiirde içerik ve toplumsal ileti önce gelir. Açık anlatım, geleneksel söyleyiş, halk dilinden yararlanma, yüksek sesli hitap, slogan ve bildiri üslubu görülebilir. Bununla birlikte bütün şairlerin aynı biçimde yazdığı söylenemez; Gülten Akın’ın halk kültürüyle kurduğu ilişki, İsmet Özel’in dönemsel dönüşümü ve Süreyya Berfe’nin İkinci Yeni etkisinden halk şiirine yaklaşması farklı şiir yollarını gösterir.
Temsilciler ve Ayırt Edici Eserler
Ataol Behramoğlu, yalın ve içten söyleyişiyle toplumcu duyarlığı birleştirir; Bir Gün Mutlaka, Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri, Ne Yağmur… Ne Şiirler… başlıca eserleridir. Gülten Akın, bireysel duyarlıktan toplumsal şiire yönelmiş; halk şiiri, türkü ve ağıt geleneğinden yararlanmıştır. Rüzgâr Saati, Kestim Kara Saçlarımı, Kırmızı Karanfil, Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı, Ağıtlar ve Türküler önemli eserleridir.
Süreyya Berfe, ilk şiirlerindeki İkinci Yeni etkisinden halk kültürüne ve yalın anlatıma yönelir; Gün Ola, Savrulan, Hayat ile Şiir eserleriyle tanınır. Refik Durbaş, pazar yerleri, çay ocakları, çıraklar ve kenar mahalle insanlarının yaşam mücadelesini işler; Çırak Aranıyor, Kuş Tufanı, Hücremde Ayışığı eserleri arasındadır. Can Yücel, Nihat Behram, Özkan Mert, Kemal Özer, Ahmet Telli ve Ahmet Arif de bu şiir alanıyla ilişkilidir.
| Şair | İpucu | |
|---|---|---|
| I | Gülten Akın | Halk şiiri, türkü ve ağıt |
| II | Refik Durbaş | Çıraklar ve kenar mahalle insanları |
| III | Süreyya Berfe | İkinci Yeni etkisinden halk şiirine yöneliş |
| IV | Ataol Behramoğlu | Hisar dergisinin kuruculuğu |
1980 SONRASI TÜRK ŞİİRİ
Çok Seslilik ve Şiirde Çoğul Arayışlar
1980 sonrası şiirin tek bir bildirisi, ortak programı veya baskın yöntemi yoktur. Şairler Türk şiirini bir bütün olarak değerlendirir; divan şiirinden halk şiirine, Garip’ten İkinci Yeni’ye ve toplumcu şiire kadar farklı birikimlerden seçerek yararlanır. Bu nedenle dönemin anahtar kavramı çok sesliliktir.
Şiirin dil ve estetik yönü yeniden öne çıkmış; kent kimliği, şehirleşme, modern hayatın baskısı, yalnızlık, yabancılaşma, ölüm, bireysel kaygılar ve kültürel hafıza işlenmiştir. İkinci Yeni’ye özgü uzak çağrışımlar ve yeni imgeler sürerken anlatımcı, folklorik–mitolojik, mistik–metafizik, toplumcu ve yeni Garipçi şiirler yan yana gelişmiştir. Aynı dergide farklı şiir anlayışlarına sahip şairlerin ürün vermesi dönemin çoğul yapısını gösterir.
Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy ve Lale Müldür
Haydar Ergülen, imgeci şiirin önde gelen adlarındandır. Şiirinde güçlü çağrışım, ironi, yalnızlık, ölüm, yabancılaşma, sevgi ve şehir hayatı iç içedir. Karşılığını Bulamamış Sorular, Sokak Prensesi, Sırat Şiirleri, Eskiden Terzi ve Nar önemli eserleridir.
Hüseyin Atlansoy, şehir hayatının ve modernleşmenin insan üzerindeki etkilerini mistik–metafizik bir duyarlıkla yorumlar. İkinci Yeni’nin imgeci ve çok anlamlı söyleyişinden yararlanır; İntihar İlacı, Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi, Şehir Konuşmaları ve İlk Sözler eserleri arasındadır. Lale Müldür, Türk ve dünya şiirinden beslenen, mistik–metafizik çağrışımları yabancı sözcükler ve sıra dışı imgelerle birleştiren deneysel bir şairdir. Uzak Fırtına, Seriler Kitabı, Kuzey Defterleri ve Güneş Tutulması başlıca eserleridir.
Diğer Temsilciler ve Eserler
Sedat Umran, eşya sembolizmi ve metafizik çağrışımlarıyla; Ahmet Erhan, ölüm, Akdeniz, acı ve melankoliyi sade bir lirizmle işlemesiyle tanınır. Metin Altıok, kentli bireyin kırılganlığını lirik ve melankolik şiirle anlatır. Enis Batur, Doğu ve Batı kültürlerinin birikimine açılan, deneysel ve çok türde eser veren bir sanatçıdır. Şükrü Erbaş, bireysel deneyimden toplumsal meselelere uzanır; halk şiiri ile modern imgeyi birleştirir. Sunay Akın, Tuğrul Tanyol, Küçük İskender, Güven Turan ve Ebubekir Eroğlu da dönemin farklı şiir yollarını temsil eder.
| Şair | Ayırt edici yön | Eser örneği |
|---|---|---|
| Sedat Umran | Eşya sembolizmi, metafizik | Leke |
| Ahmet Erhan | Ölüm, Akdeniz, melankoli | Alacakaranlıktaki Ülke |
| Metin Altıok | Kentli birey, lirik kırılganlık | Gezgin |
| Enis Batur | Doğu–Batı birikimi, deneysel şiir | Bir Ortaçağ Yalnızlığı |
| Şükrü Erbaş | Bireyden topluma, halk şiiri ve modern imge | Küçük Acılar |
AYT İÇİN YÖNELİŞLERİ AYIRMA
Anahtar İpuçları ve Karşılaştırma
Bir soruda Mavi dergisi, sosyal realizm ve Attilâ İlhan birlikte verilmişse Maviciler; Hisar dergisi, yaşayan Türkçe, millîlik ve gelenek içinde yenilik öne çıkıyorsa Hisarcılar düşünülür. Diriliş, Mavera, İslami duyarlık, medeniyet, madde–ruh çatışması ve metafizik arayış dinî-metafizik şiirin; emek, eşitlik, devrim, açık ileti ve toplumun sözcülüğü 1960 sonrası toplumcu şiirin göstergeleridir. 1980 sonrası içinse tek bir görüşten çok çoğulluk, kent, bireysel kaygı, imge ve farklı şiir yöntemlerinin bir aradalığı belirleyicidir.
Bu şiir haritasında gruplar ve tarihler kadar şairlerin değişen dönemleri de önemlidir. Aynı sanatçı, şiir yaşamının farklı aşamalarında başka bir estetik veya dünya görüşüne yaklaşabilir. AYT’de en güvenilir çözüm; dergi, şiir anlayışı, tarih, sanatçı ve eser ipuçlarını birlikte değerlendirmektir.
Sonraki Konu: AYT Hikâye Türü: Yapı Unsurları, Anlatım Teknikleri ve Hikâye Çeşitleri
