AYT ATATÜRK DÖNEMİ İÇ POLİTİKASI

0
21
AYT Atatürk Dönemi İç Politikası konu anlatımı kapak görseli

AYT Atatürk Dönemi İç Politikası konu anlatımı kapsamında Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki meclis ve parti düzeni, çok partili hayata geçiş denemeleri, rejime yönelen tehditler ve millî egemenliği ilgilendiren iç gelişmeler neden-sonuç ilişkileriyle işlenecektir. AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Siyasal Düzen

I. TBMM’den II. TBMM’ye Geçiş

I. TBMM, Millî Mücadele’nin yürütülmesi ve saltanatın kaldırılması gibi olağanüstü görevleri yerine getiren bir mücadele meclisiydi. Farklı görüşleri aynı bağımsızlık amacı çevresinde toplamıştı; ancak savaş sonrasında devletin yeni kurumlarını kurma ve inkılapları gerçekleştirme konusunda meclis içi görüş ayrılıkları belirginleşti.

Mustafa Kemal Paşa 1 Nisan 1923’te seçimlerin yenilenmesini istedi. Seçimler sonrasında 11 Ağustos 1923’te açılan II. TBMM, Lozan Barış Antlaşması’nı onayladı, Ankara’yı başkent yaptı ve Cumhuriyet’i ilan etti. Bu nedenle I. TBMM için “mücadele ve kurucu irade”, II. TBMM için ise “inkılap ve kurumlaşma” nitelemesi ayırt edicidir.

1923 erken Cumhuriyet meclisinde kürsü, milletvekili sıraları ve oy sandığıyla millî egemenlik düzenini gösteren temsili illüstrasyon
Örnek - 1
I. TBMM’nin savaşın sevk ve idaresine, II. TBMM’nin ise yeni rejimin kurumlaşmasına ağırlık vermesi aşağıdaki yargılardan hangisini en güçlü biçimde destekler?

A) İki meclisin meşruiyet kaynaklarının farklı olduğunu
B) II. TBMM’nin millî egemenliği terk ettiğini
C) Siyasal kurumların dönemin ihtiyaçlarına göre farklı görevler üstlendiğini
D) I. TBMM’de hiçbir görüş ayrılığı bulunmadığını
E) Lozan’ın I. TBMM tarafından onaylandığını
Her iki meclis de millî egemenlik temeline dayanır; değişen, dönemin önceliğidir. Savaş meclisinin yerini barış döneminde inkılapları ve kurumlaşmayı yürüten meclis almıştır.

Cevap: C

Halk Fırkasının Kuruluşu ve Ad Değişiklikleri

Mustafa Kemal Paşa, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunu siyasal partiye dönüştürerek 9 Eylül 1923’te Halk Fırkasını kurdu. Parti, Millî Mücadele’nin örgütlü kadrosunu barış döneminde inkılapların yürütücüsü hâline getirdi. Cumhuriyet’in ilanından sonra adı 10 Kasım 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935’te ise Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Programında millî egemenlik, Cumhuriyet rejimi, inkılapların korunması ve ekonomik kalkınmada devletin etkinliği öne çıktı. Parti 1950’ye kadar iktidarda kaldı; 1946 seçimlerine kadar siyasal hayat esas olarak tek parti düzeninde yürüdü. 1946’da tek dereceli seçim sistemine geçilmesi, parti adlarıyla seçim yönteminin birbirine karıştırılmaması gereken ayrı bir gelişmedir.

Örnek - 2
Halk Fırkasının Müdafaa-i Hukuk Grubundan doğması aşağıdakilerden hangisinin kanıtı olarak gösterilebilir?

A) Askerî zaferlerin siyasal partileri gereksiz kıldığının
B) Millî Mücadele kadrosunun yeni devletin siyasal kurumlaşmasına taşındığının
C) Parti programının saltanatı yeniden kurmayı amaçladığının
D) Çok partili hayatın 1923’te kesintisiz başladığının
E) Ekonomide devletin hiçbir rol üstlenmediğinin
Millî Mücadele’yi örgütleyen siyasi grup, Cumhuriyet döneminde bir parti yapısına dönüşmüş; kadro ve amaç bakımından süreklilik kurulmuştur.

Cevap: B

Çok Partili Hayata Geçişin Amaçları ve Ön Koşulları

Çok partili hayat; farklı programların seçmene sunulmasını, hükûmetin meclis içinde denetlenmesini ve eleştirilerin yasal siyasal kanallarda ifade edilmesini sağlar. Cumhuriyet’in demokrasi yönünün gelişmesi için yalnız seçim yapılması değil, örgütlü muhalefetin varlığı, hukuk düzenine bağlılık ve rejimin temel ilkeleri konusunda ortak zemin gerekir.

Atatürk dönemindeki iki deneme, bu hedefin benimsendiğini; fakat savaş sonrası güvenlik sorunları, inkılaplara karşı tepki, demokratik kültürün yeterince yerleşmemesi ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle sürdürülemediğini gösterir. Denemelerin başarısız olması “demokrasi istenmedi” biçiminde değil, siyasal çoğulculuk ile rejim güvenliği arasındaki dengenin kurulamadığı biçiminde yorumlanmalıdır.

1923 Halk Fırkasından 1930 Menemen Olayına Atatürk dönemi iç politika kronolojisi
Örnek - 3
Atatürk döneminde iki kez muhalefet partisinin kurulması, buna karşın bu partilerin kısa sürede siyasal hayattan çekilmesi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?

A) Cumhuriyet rejiminin anayasal dayanağının bulunmadığına
B) Muhalefetin yalnız dış politika amacıyla kurulduğuna
C) Toplumda hiçbir siyasal görüş ayrılığı olmadığına
D) Çoğulculuk hedefinin bulunduğuna, fakat güvenlik ve toplumsal koşulların sürekliliği engellediğine
E) Her iki partinin aynı yöntemle kapatıldığına
İki girişim çoğulculuk arzusunu, kısa ömürlü olmaları ise rejim karşıtı hareketler ile demokratik kurumların kırılganlığını birlikte gösterir.

Cevap: D

Örnek - 4
Aşağıdakilerden hangisi çok partili siyasal yaşamın demokratik işlevlerinden biri değildir?

A) Hükûmetin eleştiri ve denetime açılması
B) Farklı ekonomi programlarının seçmene sunulması
C) Siyasal taleplerin yasal örgütler içinde ifade edilmesi
D) Seçmenlerin alternatifler arasında tercih yapması
E) Rejimin temel hukuk kurallarının parti rekabeti uğruna askıya alınması
Çoğulculuk hukuk düzeni içinde işler; rekabet, anayasal düzeni askıya alma yetkisi vermez.

Cevap: E

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Denemesi

Kuruluşu, Kadrosu ve Programı

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF), 17 Kasım 1924’te Kazım Karabekir başkanlığında kuruldu. Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele ve Adnan Adıvar kurucular arasındaydı. Parti, Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisidir ve Halk Fırkasından ayrılan milletvekillerinin hükûmeti meclis içinde denetleme isteğini temsil eder.

TCF cumhuriyetçi ve liberal bir program benimsedi; ekonomide devlet müdahalesinin sınırlandırılmasını, özel girişimin desteklenmesini ve tek dereceli seçim sistemini savundu. Programındaki “dinî inançlara saygılı olma” ilkesi, inkılaplara karşı çevrelerin parti çevresinde toplanmasına zemin hazırladığı gerekçesiyle eleştirildi. Bu ifade, partinin programını doğrudan saltanatçı ilan etmek için tek başına yeterli değildir; önemli olan siyasal sonuçlarının nasıl geliştiğidir.

Örnek - 5
TCF’nin ekonomik liberalizmi ve tek dereceli seçimi savunması, partinin hangi iki alanda hükûmet partisinden ayrışmaya çalıştığını gösterir?

A) Ekonomi politikası ve siyasal temsil
B) Dış sınırlar ve askerî ittifaklar
C) Eğitim dili ve din hizmetleri
D) Nüfus mübadelesi ve kapitülasyonlar
E) Tarım üretimi ve takvim sistemi
Liberalizm devlet-ekonomi ilişkisine, tek dereceli seçim ise temsil yöntemine yönelik program farklılığıdır.

Cevap: A

Ordunun Siyasetten Ayrılması

TCF kurucularının bir bölümünün askerlik görevini sürdürürken milletvekili olması, ordu ile siyaset arasındaki ilişkinin tartışılmasına yol açtı. Komutanların ya askerlik görevini ya da milletvekilliğini seçmesi istendi. Kazım Karabekir ve Ali Fuat Cebesoy askerlikten ayrılarak siyasete devam etti.

Bu düzenleme, ordunun günlük parti rekabetinin dışında tutulmasını ve seçilmiş sivil kurumların güçlendirilmesini amaçladı. Askerlerin siyasal hakları tümüyle kaldırılmadı; aktif komuta göreviyle milletvekilliğinin aynı kişide birleşmesi önlendi.

Örnek - 6
Aktif komutanlık görevi ile milletvekilliğinin aynı kişide birleşmesinin önlenmesi aşağıdaki amaçlardan hangisine yöneliktir?

A) Meclisi askerî bir kuruma dönüştürmeye
B) Ordunun parti rekabetinden uzak tutulup sivil siyasal düzenin güçlendirilmesine
C) Bütün eski komutanları siyasetten kalıcı olarak dışlamaya
D) Çok partili hayatı hukuken yasaklamaya
E) Seçimleri ertelemeye
Düzenlemenin hedefi asker kökenli kişileri değil, aktif askerî komuta gücünün parti siyasetiyle birleşmesini önlemektir.

Cevap: B

Şeyh Sait Ayaklanması

13 Şubat 1925’te Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da başlayan Şeyh Sait Ayaklanması, Cumhuriyet rejimine ve laikleşme yönündeki yeniliklere karşı dinî söylemler kullanan geniş çaplı bir ayaklanmaydı. Bölgesel otorite, aşiret ilişkileri ve rejim karşıtlığı iç içe geçti. Ayaklanma, Musul sorununun İngiltere ile görüşüldüğü sırada çıkması nedeniyle dış politika ve güvenlik bakımından da Türkiye’nin elini zayıflattı.

Fethi Okyar hükûmeti ayaklanmayı bastırmakta yetersiz görüldü ve istifa etti; İsmet Paşa hükûmeti kuruldu. Ayaklanma askerî tedbirlerle bastırıldı. Sonuçları yalnız asayiş alanıyla sınırlı kalmadı: olağanüstü yetkiler, basın ve siyaset üzerindeki denetim, İstiklal Mahkemeleri ve muhalefet partisinin kapatılması gibi siyasal sonuçlar doğurdu.

Örnek - 7
Şeyh Sait Ayaklanması’nın Musul görüşmeleri sırasında çıkmasının Türkiye açısından en doğrudan diplomatik sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Lozan Antlaşması’nın geçersiz olması
B) Türkiye’nin Milletler Cemiyetinden ayrılması
C) İç güvenlik sorununun Musul üzerindeki askerî ve diplomatik kapasiteyi zayıflatması
D) İngiltere’nin kapitülasyonları yeniden kazanması
E) Boğazların hemen silahlandırılması
Türkiye kuvvet ve dikkatini iç isyana yöneltmek zorunda kalmış; bu durum Musul konusunda hareket alanını daraltmıştır.

Cevap: C

Örnek - 8
Şeyh Sait Ayaklanması’nın sonuçları arasında;
I. hükûmet değişikliği,
II. olağanüstü yetki kanunu,
III. çok partili hayat denemesinin kesintiye uğraması

gelişmelerinden hangileri gösterilebilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) I, II ve III
E) II ve III
Fethi Okyar’ın yerini İsmet Paşa aldı, Takrir-i Sükûn çıkarıldı ve TCF kapatıldı. Üçü de ayaklanma sonrasındaki siyasal zincirin parçalarıdır.

Cevap: D

Takrir-i Sükûn, İstiklal Mahkemeleri ve TCF’nin Kapatılması

4 Mart 1925 tarihli Takrir-i Sükûn Kanunu, hükûmete kamu düzenini ve inkılapları tehdit ettiği değerlendirilen yayın, örgüt ve hareketlere karşı geniş yetkiler verdi. Ankara ve Şark İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Kanun iki yıl için çıkarıldı, daha sonra uzatıldı ve 1929’da yürürlükten kalktı.

TCF, programındaki dinî inançlara saygı ifadesinin rejim karşıtlarınca kullanıldığı ve bazı teşkilatlarının ayaklanmayla ilişkili olduğu gerekçeleriyle 5 Haziran 1925’te hükûmet kararıyla kapatıldı. Böylece Cumhuriyet döneminin ilk çok partili hayat denemesi sona erdi. Parti kapatma kararı ile ayaklanmanın bastırılması aynı olay değildir; aralarında güvenlik siyaseti üzerinden neden-sonuç bağı vardır.

Şeyh Sait Ayaklanması, Takrir-i Sükûn Kanunu, İstiklal Mahkemeleri ve TCF'nin kapatılması neden sonuç zinciri
Örnek - 9
Takrir-i Sükûn Kanunu’nun çıkarılması ve İstiklal Mahkemelerinin yeniden kurulması aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Hükûmetin güvenlik tehdidine olağanüstü hukuk ve yargı araçlarıyla karşılık verdiğini
B) Meclisin bütün yetkilerini yerel yönetimlere bıraktığını
C) TCF’nin seçimle iktidara geldiğini
D) Saltanatın yeniden kurulduğunu
E) Dış politika sorunlarının sona erdiğini
Kanun yürütmenin hareket alanını genişletmiş, mahkemeler de olağanüstü güvenlik siyasetinin yargı ayağını oluşturmuştur.

Cevap: A

Örnek - 10
TCF’nin kapatılmasıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi daha dengeli bir tarihsel çıkarımdır?

A) Parti programında Cumhuriyet’i açıkça kaldıracağını ilan etmiştir.
B) Kapatma yalnız ekonomik görüş ayrılığından doğmuştur.
C) Bütün kurucular ayaklanmayı bizzat yönetmiştir.
D) Parti seçimlerde iktidarı kaybettiği için dağılmıştır.
E) Güvenlik krizi sırasında parti çevresindeki rejim karşıtı birikim, hükûmetin kapatma kararına gerekçe yapılmıştır.
Partinin bütün üyelerini ayaklanmacı saymak doğru değildir; ancak program ve teşkilat çevresindeki gelişmeler güvenlik siyaseti içinde kapatma gerekçesi yapılmıştır.

Cevap: E

1926’daki İç Siyaset ve Egemenlik Gelişmeleri

İzmir Suikastı Girişimi

Mustafa Kemal’e karşı hazırlanan İzmir Suikastı girişimi, 16 Haziran 1926’da ortaya çıkarıldı. Ziya Hurşit ve arkadaşlarının planı, Mustafa Kemal’in İzmir ziyaretinin gecikmesi ve Giritli Şevki’nin durumu yetkililere bildirmesi üzerine uygulanamadan engellendi. Sanıklar İstiklal Mahkemesinde yargılandı.

Girişim, eski İttihatçı çevrelerle yeni rejim arasındaki siyasal hesaplaşmayı derinleştirdi ve iktidarın güvenlik kaygılarını artırdı. TCF’nin kapatılması suikast girişiminden önce gerçekleşti; dolayısıyla girişim, partinin kapatılmasının nedeni değildir.

Örnek - 11
TCF’nin Haziran 1925’te kapatılması, İzmir Suikastı girişiminin ise Haziran 1926’da ortaya çıkarılması aşağıdaki yorumlardan hangisini geçersiz kılar?

A) Her iki gelişmenin rejim güvenliğiyle ilişkilendirilmesini
B) Suikast girişiminin TCF’nin kapatılmasının doğrudan nedeni olduğu iddiasını
C) İstiklal Mahkemelerinin siyasal davalarda görev almasını
D) Cumhuriyet karşıtı çevrelerin varlığını sürdürmesini
E) İç siyasette güvenlik kaygısının etkili olmasını
Neden, sonuçtan önce gelmelidir. TCF bir yıl önce kapatıldığı için 1926’daki girişim 1925’teki kararın nedeni olamaz.

Cevap: B

Örnek - 12
İzmir Suikastı girişiminin uygulanamadan ortaya çıkarılmasında aşağıdakilerden hangileri etkili olmuştur?
I. Ziyaret programının gecikmesi
II. Giritli Şevki’nin ihbarı
III. SCF’nin kendini feshetmesi

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) I ve II
E) II ve III
Ziyaretin gecikmesi planı aksatmış, Giritli Şevki’nin ihbarı güvenlik güçlerini harekete geçirmiştir. SCF dört yıl sonra kurulmuştur.

Cevap: D

Bozkurt-Lotus Olayı

2 Ağustos 1926’da Fransız Lotus gemisi ile Türk Bozkurt gemisi Midilli yakınlarında çarpıştı; Bozkurt battı ve Türk vatandaşları yaşamını yitirdi. Türkiye, olay Türkiye’yi ilgilendirdiği için Lotus’un nöbetçi subayı hakkında yargılama başlattı. Fransa, Türkiye’nin yargı yetkisine itiraz ederek konuyu Lahey’deki Milletlerarası Daimi Adalet Divanına taşıdı.

Mahkeme 1927’de Türkiye’yi haklı buldu. Dava, genç Cumhuriyet’in kapitülasyonlardan arınmış egemen ve eşit devlet olarak kendi yargı yetkisini savunması bakımından önemlidir. Bu nedenle gelişme bir deniz kazasından fazlası; hukuk egemenliği, tam bağımsızlık ve uluslararası eşitlik örneğidir.

Örnek - 13
Bozkurt-Lotus davasında Türkiye’nin yargı yetkisinin kabul edilmesi en doğrudan aşağıdakilerden hangisini güçlendirmiştir?

A) Osmanlı hukuk ayrıcalıklarının devamını
B) Fransa’nın Türk mahkemeleri üzerindeki denetimini
C) Türkiye’nin kapitülasyonsuz, egemen ve eşit devlet statüsünü
D) Milletler Cemiyetinin Türkiye üzerinde manda kurmasını
E) Boğazlar Komisyonunun yargı yetkisini
Davanın özü, Türkiye’nin yabancı bir devletin itirazına rağmen kendi yargı yetkisini uluslararası hukuk önünde savunmasıdır.

Cevap: C

Örnek - 14
Bozkurt-Lotus Olayı’nın Atatürk dönemi iç politika başlığı altında da ele alınabilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Türk devletinin vatandaşlarını ilgilendiren bir olayda ulusal yargı yetkisini kullanması
B) Türkiye’nin Fransa’ya savaş ilan etmesi
C) Olayın bir muhalefet partisi tarafından çıkarılması
D) Kazanın Türk karasularında gerçekleşmesi
E) Milletler Cemiyetinin Musul’u Türkiye’ye bırakması
Uluslararası boyut taşısa da tartışmanın merkezinde Türkiye’nin kendi mahkemelerinin yetkisi ve hukuk egemenliği vardır.

Cevap: A

Serbest Cumhuriyet Fırkası Denemesi

Kuruluş Sebepleri ve Kurucusu

Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF), 12 Ağustos 1930’da Ali Fethi Okyar tarafından Atatürk’ün isteği ve desteğiyle kuruldu. Amaç hükûmeti denetleyecek yasal bir muhalefet oluşturmak, tek parti yönetiminin yol açtığı eleştiri eksikliğini azaltmak ve 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin doğurduğu toplumsal hoşnutsuzluğu meşru siyasal kanallara taşımaktı.

Parti cumhuriyetçi ve laik esaslara bağlılığını açıkladı. Kuruluşun iktidarın bilgisi ve teşvikiyle gerçekleşmesi, denemenin rejimi değiştirmek için değil, rejim içinde çoğulculuk ve denetim oluşturmak için tasarlandığını gösterir.

Örnek - 15
SCF’nin Atatürk’ün isteğiyle kurulması aşağıdaki amaçlardan hangisini en açık biçimde ortaya koyar?

A) Cumhuriyet rejiminin kaldırılmasını
B) Saltanatçı çevrelerin iktidara taşınmasını
C) Ekonomik krizin dış politikayla çözülmesini
D) Yasal muhalefet ve hükûmet denetiminin rejim içinde geliştirilmesini
E) Seçimlerin süresiz ertelenmesini
Parti, iktidarın dışında fakat Cumhuriyet ve laiklik ortak zemini içinde bir denetim kanalı oluşturmak üzere teşvik edilmiştir.

Cevap: D

Programı ve Toplumsal Tabanı

SCF ekonomide liberalizmi, özel girişimi, düşük vergileri ve devlet harcamalarında tasarrufu savundu. Kadınların siyasal haklardan yararlanmasını desteklemesi, partinin programındaki demokratik açılım unsurlarındandı. Ekonomik bunalımdan etkilenen tüccar, çiftçi ve geniş halk kesimleri partiye yoğun ilgi gösterdi.

Ancak kısa sürede inkılaplara ve laik Cumhuriyet’e karşı olan çevreler de parti çevresinde toplandı. Özellikle İzmir gezisindeki kitlesel gösteriler, parti rekabetinin kontrol edilemeyecek bir gerilime dönüşebileceği kaygısını artırdı. Bir partiye yönelen geniş ilgi, bütün destekçilerin aynı amacı taşıdığı anlamına gelmez; ekonomik hoşnutsuzlukla rejim karşıtlığı ayırt edilmelidir.

Örnek - 16
1929 Dünya Ekonomik Krizi sonrasında SCF’nin kısa sürede geniş ilgi görmesi, en güçlü biçimde aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Bütün seçmenlerin rejim karşıtı olduğunu
B) Ekonomik hoşnutsuzluğun siyasal alternatif arayışını hızlandırdığını
C) Devletçiliğin 1923’te bütünüyle sona erdiğini
D) TCF’nin yeniden açıldığını
E) Dış borçların tamamen silindiğini
Ekonomik daralma, vergi ve geçim sıkıntısı muhalefet partisinin toplumsal tabanını genişletmiştir; bu durum tek başına rejim karşıtlığı kanıtı değildir.

Cevap: B

Örnek - 17
SCF’nin özel girişimi ve düşük vergileri savunması ile kadınların siyasal haklarını desteklemesi, partinin sırasıyla hangi alanlarda program ürettiğini gösterir?

A) Askerî ve diplomatik
B) Hukuki ve kültürel
C) Ekonomik ve siyasal
D) Dinî ve askerî
E) Coğrafi ve nüfus
Özel girişim-vergi tercihleri ekonomik; siyasal hakların genişletilmesi temsil ve yurttaşlık alanıyla ilgilidir.

Cevap: C

Partinin Kendini Feshetmesi

Ali Fethi Okyar, parti rekabetinin Atatürk ile karşı karşıya gelme görüntüsü doğurması ve rejim karşıtı unsurların denetim güçlüğü yaratması üzerine SCF’yi 17 Kasım 1930’da kendi kararıyla feshetti. Bu nokta TCF ile temel farktır: TCF hükûmet kararıyla kapatılmış, SCF ise kurucusu tarafından dağıtılmıştır.

Üç ay süren deneme, toplumdaki ekonomik ve siyasal taleplerin gücünü görünür kıldı. Aynı zamanda çok partili yaşam için yalnız parti kurmanın yetmediğini; örgütlü demokratik kültür, rejim ilkelerinde uzlaşma ve gerilimi hukuk içinde tutacak kurumların gerekli olduğunu gösterdi.

Örnek - 18
TCF ile SCF’nin siyasal hayattan çekilme biçimleri karşılaştırıldığında aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) TCF: kurucusunun feshi — SCF: mahkeme kararı
B) TCF: seçim yenilgisi — SCF: askerî müdahale
C) TCF: meclis kararı — SCF: halk oylaması
D) TCF: birleşme — SCF: hükûmet kararı
E) TCF: hükûmet kararıyla kapatma — SCF: kurucusunun feshi
İki denemenin en ayırt edici farklarından biri kapanış biçimidir: TCF idari kararla kapatıldı, SCF ise Ali Fethi Okyar’ın kararıyla kendini feshetti.

Cevap: E

Menemen Olayı ve Millî Kimlik Tartışması

Menemen Olayı ve Kubilay

23 Aralık 1930’da Menemen’de Derviş Mehmet ve çevresindekiler dinî sloganlarla ayaklandı. Olayı bastırmak için görevlendirilen yedek subay ve öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçiler Hasan ve Şevki öldürüldü. Bölgede sıkıyönetim ilan edildi; sanıklar askerî mahkemede yargılandı.

Olay, laik Cumhuriyet düzenine yönelmiş bir tehdit olarak değerlendirildi. Menemen Olayı SCF’nin 17 Kasım 1930’daki feshinden sonra gerçekleşmiştir. Bu nedenle olayın partiyi kapattırdığı söylenemez; buna karşılık SCF çevresinde görünür hâle gelen rejim karşıtı toplumsal birikimin denemenin ardından da sürdüğünü gösterdiği yorumlanabilir.

Örnek - 19
Menemen Olayı’nın SCF’nin feshinden yaklaşık bir ay sonra gerçekleşmesi aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) SCF’nin Menemen Olayı nedeniyle kapatıldığı iddiasının kronolojik olarak kurulamayacağını
B) Olayın TCF’nin kuruluşundan önce gerçekleştiğini
C) Çok partili hayatın 1930’da kesintisiz devam ettiğini
D) Menemen Olayı’nın ekonomik program tartışması olduğunu
E) SCF’nin hükûmet kararıyla kapatıldığını
SCF 17 Kasım’da feshedilmiş, Menemen Olayı 23 Aralık’ta yaşanmıştır. Sonraki olay önceki fesih kararının nedeni olamaz.

Cevap: A

Örnek - 20
Menemen Olayı’nın bastırılmasından sonra askerî yargılama ve sıkıyönetim uygulanması, devletin olayı hangi nitelikte değerlendirdiğini gösterir?

A) Yerel bir vergi anlaşmazlığı
B) Uluslararası deniz hukuku sorunu
C) Parti içi olağan bir tartışma
D) Laik Cumhuriyet düzenine yönelik ciddi güvenlik tehdidi
E) Yalnız belediye hizmetleri protestosu
Olay, yerel asayiş ihlalinin ötesinde rejimin laik temeline yönelik örgütlü tehdit olarak ele alınmıştır.

Cevap: D

Çok Partili Hayatın Ertelenmesi

TCF deneyiminin Şeyh Sait Ayaklanması ortamında sona ermesi, SCF deneyiminin kontrolsüz kutuplaşma kaygısıyla feshedilmesi ve ardından Menemen Olayı’nın çıkması, Atatürk döneminde yeni bir muhalefet partisi girişiminden vazgeçilmesine yol açtı. Siyasal hayat 1945’e kadar tek parti yönetimi altında devam etti; 1946’da çok partili seçim süreci başladı.

Bu sonuç, halkın değişmez biçimde demokrasiye karşı olduğu şeklinde genellenemez. Daha doğru çıkarım, erken Cumhuriyet’te demokratik çoğulculuğu taşıyacak kurum ve siyasal kültürün güvenlik krizleri karşısında yeterince dayanıklı olmamasıdır.

Örnek - 21
İki muhalefet denemesinin rejim karşıtı hareketlerle aynı dönemlerde gerilim yaşaması, tek parti yönetiminin sürdürülmesinde aşağıdaki kaygılardan hangisinin ağır bastığını gösterir?

A) Belediye gelirlerini artırma
B) Rejimi ve inkılapları güvence altında tutma
C) Kapitülasyonları canlandırma
D) Dış ticareti durdurma
E) Hanedan yönetimine dönme
Siyasal çoğulculuk hedefi güvenlik ve rejimin korunması kaygısı karşısında ertelenmiştir.

Cevap: B

Wagon-Lits Olayı ve Vatandaş Türkçe Konuş Kampanyası

22 Şubat 1933’te, İstanbul’daki Wagon-Lits şirketinde görevli Naci Bey, telefonda Türkçe konuştuğu gerekçesiyle bir şirket yöneticisi tarafından işten uzaklaştırıldı. Olayın basına yansıması üzerine üniversite öğrencileri şirketin Beyoğlu bürosu önünde protesto gösterileri düzenledi. Bu tepkiler, yabancı sermayeli işletmelerde Türkçenin ve millî kimliğin saygınlığına ilişkin toplumsal hassasiyeti yansıttı.

“Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyası 1928’de başlatılmıştı; bu nedenle 1933’teki Wagon-Lits olayı kampanyanın başlangıcı değil, Türkçe kullanımı çevresindeki tartışmaları yeniden görünür kılan ayrı bir gelişmedir. Kampanya milliyetçilik ve dil birliğiyle ilişkilidir; ancak özel dillerin tamamını yasaklayan resmî bir kanun olarak yorumlanmamalıdır.

Örnek - 22
Wagon-Lits Olayı’nın ardından “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasının güçlenmesi aşağıdaki ilkelerden hangisinin toplumsal alandaki yansımasıdır?

A) Devletçilik
B) Cumhuriyetçilik
C) Milliyetçilik
D) Laiklik
E) Barışçılık
Türkçenin kamusal saygınlığını ve ortak millî kimlik içindeki yerini vurgulayan tepki, kültürel milliyetçilikle doğrudan ilişkilidir.

Cevap: C

Atatürk Dönemi İç Politikasının Karşılaştırmalı Değerlendirmesi

TCF ile SCF’nin Benzer ve Farklı Yönleri

İki parti de Cumhuriyet döneminde çok partili hayatı deneme, hükûmeti denetleme ve ekonomide daha liberal bir çizgi önerme bakımından benzerdir. İki partinin de kısa sürede rejim karşıtı çevrelerin ilgisini çekmesi, çoğulcu siyasal düzenin kırılganlığını göstermiştir.

Ölçüt TCF SCF
Kuruluş 17 Kasım 1924 12 Ağustos 1930
Kurucu/başkan Kazım Karabekir Ali Fethi Okyar
Kuruluş biçimi CHP’den ayrılan muhalif kadro Atatürk’ün isteği ve desteği
Ekonomi Liberalizm, özel girişim Liberalizm, özel girişim ve tasarruf
Sona eriş Hükûmet kararıyla kapatıldı Kurucusu tarafından feshedildi
Bağlam Şeyh Sait Ayaklanması ve güvenlik krizi 1929 krizi, kitlesel muhalefet ve rejim kaygısı
Örnek - 23
TCF ile SCF’nin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aynı kişi tarafından kurulmaları
B) Hükûmet kararıyla kapatılmaları
C) Şeyh Sait Ayaklanması sırasında faaliyet göstermeleri
D) Kadınların siyasal haklarını programlarının merkezine almaları
E) Ekonomide özel girişimi ve liberal yaklaşımı savunmaları
Kuruluş ve sona eriş biçimleri farklıdır; ekonomik liberalizm iki partinin açık ortak program unsurudur.

Cevap: E

Kronoloji ile Neden-Sonuç Ayrımı

Olayların kronolojik sırası, aralarındaki neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamaz. TCF’nin kapatılması Şeyh Sait Ayaklanması sonrasında gerçekleşti; SCF’nin feshi ise parti çevresindeki kontrolsüz siyasal gerilimle ilişkilidir. İzmir Suikastı TCF’nin kapatılmasından, Menemen Olayı ise SCF’nin feshinden sonra yaşandı.

Örnek - 24
Aşağıdaki olay kartları tarihleri verilmeden karışık sıralanmıştır.

K, L, M, N ve P harfleriyle verilen SCF, TCF, Menemen, Takrir-i Sükûn ve İzmir Suikastı olay kartları

Kartların eskiden yeniye doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

A) K – L – N – P – M
B) L – N – K – P – M
C) N – L – P – K – M
D) L – N – P – K – M
E) L – P – N – K – M
TCF 1924’te (L), Takrir-i Sükûn 1925’te (N), İzmir Suikastı girişimi 1926’da (P), SCF 1930 Ağustos’ta (K), Menemen Olayı 1930 Aralık’ta (M) gerçekleşmiştir.

Cevap: D

İç Politika Olaylarında Temel Ayrımlar

Bir olayın “rejim güvenliği” ile ilişkili olması, bütün muhaliflerin rejim düşmanı olduğu anlamına gelmez. Ekonomik bunalımın muhalefeti büyütmesi ile rejim karşıtı grupların muhalefet çevresinde toplanması ayrı olgulardır. Aynı biçimde laiklik, din karşıtlığı değil; siyasal ve hukuki düzenin dinî otoriteden bağımsızlaşmasıdır.

Kronoloji, aktör, yöntem ve sonuç dört temel ayırıcıdır. TCF–Kazım Karabekir–1924–hükûmet kararı; SCF–Ali Fethi Okyar–1930–kendi kendini fesih eşleştirmeleri temel omurgadır. Şeyh Sait Ayaklanması, İzmir Suikastı ve Menemen Olayı ise ayrı tarihlerde gerçekleşen üç farklı güvenlik olayıdır.

Dikkat
TCF ile SCF’yi yalnız “ikisi de kapatıldı” diye öğrenmek hatalıdır. TCF idari kararla kapatıldı; SCF kurucusu Ali Fethi Okyar tarafından feshedildi. Menemen Olayı, SCF’nin feshedilmesinden sonra yaşandı.

Örnek - 25
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Şeyh Sait Ayaklanması — Takrir-i Sükûn
B) İzmir Suikastı — İstiklal Mahkemesi yargılamaları
C) SCF — Ali Fethi Okyar
D) Bozkurt-Lotus — yargı egemenliği
E) Menemen Olayı — SCF’nin kurulma nedeni
Menemen Olayı SCF’nin kuruluşundan ve hatta feshinden sonra gerçekleşmiştir; partinin kurulma nedeni olamaz.

Cevap: E

Örnek - 26
Atatürk dönemi iç politikası bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
I. siyasal çoğulculuğun denenmesi,
II. rejim güvenliği kaygısının olağanüstü tedbirler doğurması,
III. ekonomik sorunların siyasal muhalefeti güçlendirmesi

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I, II ve III
D) II ve III
E) Yalnız III
TCF ve SCF çoğulculuk denemeleridir; Takrir-i Sükûn güvenlik kaygısının, SCF’nin 1929 krizi ortamında büyümesi ise ekonomik sorunların siyasal etkisinin göstergesidir.

Cevap: C

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz