CÜMLEDE ANLAM İLİŞKİLERİ

0
1273

KPSS cümlede anlam ilişkileri konu anlatımı kapsamında eş ve yakın anlamlı yargılar, çelişen cümleler, neden–sonuç, amaç–sonuç, koşul, doğrudan–dolaylı anlatım ve iki cümleyi anlamca birleştirme işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Anlam Yönüne Göre Cümle İlişkileri

Eş Anlamlı Cümleler

Farklı sözcük ve yapılara rağmen aynı temel yargıyı bildiren cümleler eş anlamlıdır. Sözcüklerin tek tek eş anlamlı olması gerekmez; önemli olan özne, kapsam, koşul ve sonuç bakımından aynı düşüncenin korunmasıdır. “Bir yapıtı kalıcı kılan, çağını anlatırken çağını aşabilmesidir.” ile “Kalıcı eser, doğduğu dönemi yansıtırken yalnız o döneme bağlı kalmayan eserdir.” aynı ölçütü savunur.

Temel yargıyı bulCümlenin neyi savunduğunu belirle

Kapsamı karşılaştırHer zaman, bazen, yalnız gibi sınırları izle

Koşul ve sonucu denetleİki cümle aynı zorunluluğu taşımalı
Örnek - 1
“Bir sanatçının başkalarına benzememesi, kendini sürekli yinelemediği anlamına gelmez.” cümlesine anlamca en yakın yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Özgün sanatçı, her eserinde bütünüyle farklı bir anlatım kurar.
B) Başka sanatçıları taklit etmeyen biri, kendi kalıplarını tekrarlayabilir.
C) Kendini yineleyen sanatçıların özgün olması mümkün değildir.
D) Sanatçının başkalarından etkilenmesi, gelişmesini engeller.
E) Bir sanatçının değeri, yalnızca yenilik arayışıyla ölçülür.
B, “başkalarına benzememe” ile “kendini yinelememe”nin aynı şey olmadığını korur. A ve C özgünlüğü sürekli değişmekle özdeşleştirir; D ve E cümlede bulunmayan etki ve değer ölçütleri ekler.

Cevap: B

Örnek - 2
I. Bir düşüncenin yaygın biçimde benimsenmesi, onun tartışılmaz olduğunu göstermez.
II. Çok sayıda insanın kabul ettiği bir görüş de sorgulanmaya açıktır.

Bu iki cümle arasındaki anlam ilişkisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İkinci cümle, birinci cümlenin nedenini açıklamaktadır.
B) Cümleler aynı düşünceyi farklı biçimlerde dile getirmektedir.
C) İkinci cümle, birinci cümledeki düşünceyi sınırlandırmaktadır.
D) Cümlelerde birbiriyle çelişen görüşler savunulmaktadır.
E) Birinci cümledeki yargı, ikinci cümlede örneklendirilmektedir.
Her iki cümle de çoğunluğun kabulünün bir görüşü sorgulanamaz kılmadığını belirtir. Aralarında neden, örnek, sınırlandırma veya karşıtlık değil eş anlamlılık vardır.

Cevap: B

Yakın Anlamlı Cümleler

Yakın anlamlı cümleler aynı düşünce yönünde buluşur ancak bütünüyle özdeş değildir. Biri diğerinden daha geniş olabilir, farklı bir gerekçe taşıyabilir ya da ortak düşüncenin başka bir yönünü öne çıkarabilir. Eş anlamlılıkta yargılar birbirinin yerini büyük ölçüde tutarken yakın anlamlılıkta ortak bir çekirdek bulunması yeterlidir.

İlişki Ortaklık Ayırıcı özellik
Eş anlam Temel yargı aynıdır. Kapsam ve sonuç korunur.
Yakın anlam Düşünce yönü ortaktır. Vurgu, gerekçe veya kapsam değişebilir.
Örnek - 3
Aşağıdaki cümlelerden hangisi “Bir metni anlaşılır kılmak, onu her ayrıntıdan arındırmak demek değildir.” cümlesine anlamca en yakındır?

A) Ayrıntıya yer vermeyen her metin kolay anlaşılır.
B) Açıklık ile yalınlık, ayrıntıların tümünü silmeyi gerektirmez.
C) Bir metnin değeri, içerdiği ayrıntıların sayısıyla ölçülür.
D) Okur, ayrıntılı metinleri anlamakta her zaman zorlanır.
E) Anlaşılır metinler yalnız kısa cümlelerle oluşturulur.
B, anlaşılır olma ile ayrıntısız olmanın özdeş olmadığını vurgular ve verilen cümleyle aynı yöndedir. A, D ve E kesin genellemeler kurar; C ise metnin değerine ilişkin yeni bir ölçüt getirir.

Cevap: B

Karşıt ve Çelişen Cümleler

Aynı konu hakkında birbirini geçersiz kılan yargılar karşıt ya da çelişen cümlelerdir. Yalnız karşıt anlamlı sözcüklerin bulunması çelişme için yeterli değildir. “Romanın dili yalın, kurgusu karmaşıktır.” cümlesindeki yalın–karmaşık karşıtlığı iki farklı özelliğe yöneldiği için iç çelişki oluşturmaz. Buna karşılık “Sanatçı toplumsal yararı öncelemelidir.” ile “Sanatın topluma yararlı olma yükümlülüğü yoktur.” aynı ölçüt üzerinde çatışır.

Örnek - 4
Aşağıdaki cümlelerden hangisi “Eleştirmenin görevi, eseri kendi zevkine göre yargılamak değil; eserin kurduğu ölçütleri çözümlemektir.” cümlesiyle çelişir?

A) Eleştirmen, kişisel beğenisini değerlendirmenin tek ölçütü yapmalıdır.
B) Bir eseri değerlendirirken onun kendi yapısını dikkate almak gerekir.
C) Eleştiri, yapıtın nasıl işlediğini açıklamaya yönelmelidir.
D) Eleştirmenin beğenisi ile eserin niteliği aynı şey değildir.
E) Yapıtın ölçütlerini belirlemek, eleştirinin temel aşamalarındandır.
A, eleştiride kişisel zevki tek ölçüt yaparak verilen cümlenin reddettiği tutumu savunur. B, C, D ve E verilen düşünceyi farklı yönlerden destekler.

Cevap: A

Örnek - 5
I. Bir romanın geçmişte ilgi görmesi, bugün de aynı etkiyi uyandıracağını güvence altına almaz.
II. Değerli yapıtlar, yazıldıkları dönemin sınırlarını aşarak her çağda okura seslenir.

Bu iki cümleyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Aynı yargı farklı örneklerle açıklanmıştır.
B) Birinci cümledeki koşul ikincide sonuçlandırılmıştır.
C) Yapıtların kalıcılığı konusunda farklı ölçütler öne sürülmüştür.
D) İkinci cümle birinci cümlenin gerekçesidir.
E) Cümleler anlamca bütünüyle özdeştir.
Birinci cümle geçmişteki ilginin gelecekteki etkiyi garanti etmediğini, ikinci cümle kalıcı değerin çağları aşmakla oluştuğunu söyler. İki yargı doğrudan çelişmez; kalıcılığa farklı ölçütlerden yaklaşır. Bu nedenle C doğrudur.

Cevap: C

Açıklama, Destekleme ve Sınırlandırma

İki cümle arasında eşlik ya da karşıtlık dışında ilişkiler de kurulabilir. İkinci cümle ilkini açıklayabilir, gerekçelendirebilir, örneklendirebilir, destekleyebilir veya kapsamını daraltabilir. “Bu çalışma yalnız bir başlangıçtır. Çünkü verilerin tamamı henüz incelenmedi.” örneğinde ikinci cümle ilk yargının gerekçesidir. “Yöntem pek çok alanda kullanılabilir. Özellikle dil öğretiminde etkili sonuç verir.” örneğinde ise ikinci cümle kapsamı belirli bir alana indirerek somutlaştırır.

Örnek - 6
I. Kent müzeleri yalnız geçmişten kalan nesneleri sergileyen mekânlar değildir.
II. Bu kurumlar, şehrin değişimini belgeleyerek kentlilerin yaşadıkları çevreyle bağ kurmasına da yardımcı olur.

İkinci cümlenin birinci cümleyle ilişkisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İlk cümledeki yargıyı çürütme
B) İlk cümlenin sonucunu koşula bağlama
C) İlk cümlede reddedilen sınırlı tanımı genişletip açıklama
D) İlk cümledeki düşünceyi başka bir konuyla karşılaştırma
E) İlk cümlede belirtilen durumun nedenini sorgulama
İlk cümle müzelerin işlevini yalnız sergilemeyle sınırlayan görüşü reddeder; ikinci cümle ek işlevleri göstererek bu yargıyı açıklar ve genişletir. Bu nedenle C doğrudur.

Cevap: C

Neden–Sonuç ve Gerekçe İlişkisi

Neden–Sonuç Yapısı

Bir yargının gerçekleşmesini doğuran sebep ile ortaya çıkan durum birlikte verildiğinde neden–sonuç ilişkisi kurulur. “Yağış uzun sürdüğü için yollar kapandı.” cümlesinde uzun süren yağış neden, yolların kapanması sonuçtur. Neden önce ya da sonra gelebilir: “Yollar kapandı; yağış uzun sürmüştü.” Aynı olayın gerçekleşmiş olması şart değildir; “Yeterince dinlenmezse dikkati dağılabilir.” cümlesinde olası sonuç, dinlenmemeye bağlanmıştır.

NedenSonucu doğuran durum
SonuçNedenin etkisiyle oluşan yargı
Sık göstergelerçünkü, -dığı için, -den dolayı, diye
Gizli ilişkiBağlayıcı olmadan da kurulabilir
Örnek - 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden–sonuç ilişkisi yoktur?

A) Belgeler eksik olduğundan başvuru değerlendirmeye alınmadı.
B) Yazar, anlatımı ağırlaştırdığı için gereksiz ayrıntıları çıkardı.
C) Şiddetli yağış nehir yatağındaki su seviyesini yükseltti.
D) Yeni baskıyı incelemek üzere kütüphaneye uğradı.
E) Yol çalışması nedeniyle otobüsler başka güzergahtan ilerliyor.
D’de kütüphaneye uğrama eyleminin amacı yeni baskıyı incelemektir; amaç–sonuç ilişkisi vardır. A, B ve E’de açık neden göstergeleri; C’de ise yağış ile su seviyesinin yükselmesi arasında bağlayıcısız neden ilişkisi bulunur.

Cevap: D

Gerekçeli Yargıda Sıralama

Gerekçe, bir görüşün niçin ileri sürüldüğünü açıklar; dil bilgisel olarak neden–sonuç ilişkisinin düşünce düzeyindeki görünümüdür. “Bu romanın kalıcı olacağını düşünüyorum çünkü ele aldığı çatışma belirli bir döneme bağlı değil.” cümlesinde ilk bölüm değerlendirme, ikinci bölüm gerekçedir. Gerekçenin sonuçtan sonra gelmesi ilişkiyi tersine çevirmez. Eski içerikteki “gerekçeli yargı neden–sonucun karşıtıdır” bilgisi bu nedenle doğru değildir.

Örnek - 8
“Araştırmanın sonuçları genellenemez; çalışma yalnızca tek bir yaş grubuyla yürütülmüştür.” cümlesindeki anlam ilişkisi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) İlk yargı amaç, ikinci yargı sonuçtur.
B) İlk yargı sonuç, ikinci yargı gerekçedir.
C) İlk yargı koşul, ikinci yargı sonuçtur.
D) İlk yargı neden, ikinci yargı amaçtır.
E) İki yargı arasında yalnız karşılaştırma vardır.
Sonuçların genellenememesi bir değerlendirmedir; bunun gerekçesi çalışmanın tek yaş grubuyla sınırlı olmasıdır. Gerekçe ikinci sırada bulunduğu için doğru seçenek B’dir.

Cevap: B

Bağlayıcısız Neden–Sonuç

Neden–sonuç ilişkisi her zaman “çünkü” veya “için” ile kurulmaz. Ardışık iki cümlenin zaman ve mantık bağı, bir durumun diğerini doğurduğunu gösterebilir: “Gece boyunca sıcaklık sıfırın altında kaldı. Gölün yüzeyi sabah buzla kaplanmıştı.” İkinci olayın yalnız sonra gelmesi ise tek başına neden ilişkisi kurmaz; “Toplantı bitti. Katılımcılar fuaye alanına geçti.” örneğinde yalnız zaman sırası bulunabilir.

Örnek - 9
Aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde ikinci yargı, birinci yargının sonucu olarak yorumlanabilir?

A) Sergi saat altıda kapandı. Ziyaretçiler bahçede bir süre daha bekledi.
B) Arşiv uzun yıllar nemli bir ortamda kaldı. Belgelerin önemli bir bölümü zarar gördü.
C) Yazar ilk romanını yayımladı. İkinci romanında tarihsel bir konu seçti.
D) Otobüs durağa ulaştı. Yolcuların bir kısmı kitap okuyordu.
E) Ders sona erdi. Öğretmen ertesi haftanın konusunu açıkladı.
B’de nemli ortam belgelerin zarar görmesini doğurabilecek açık bir nedendir. Diğer çiftlerde olaylar art arda verilmiş olsa da ikinci yargının birinciden doğduğu zorunlu değildir.

Cevap: B

Dikkat
İki olayın art arda verilmesi, aralarında kendiliğinden neden–sonuç ilişkisi kurmaz. İkinci olayın birincinin etkisiyle ortaya çıktığı metnin anlamından anlaşılmalıdır.

Amaç–Sonuç İlişkisi

Amaç Bildiren Yargı

Bir eylemin hangi hedefe ulaşmak için yapıldığını bildiren cümlelerde amaç–sonuç ilişkisi vardır. “Dosyaları karşılaştırmak için arşive gitti.” cümlesinde gerçekleşen eylem arşive gitmek, hedef ise dosyaları karşılaştırmaktır. Amaç bölümündeki hedefin sonradan gerçekleşmiş olması mümkündür; ayırıcı nokta, temel eylem yapılırken hedefin henüz ulaşılmak istenen sonuç olmasıdır.

Örnek - 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç–sonuç ilişkisi vardır?

A) Geç kaldığı için toplantının ilk bölümünü dinleyemedi.
B) Yeni yöntemi tanıtmak amacıyla bölgesel toplantılar düzenlendi.
C) Belgeler zarar gördüğünden bazı tarihler okunamıyor.
D) Yağmur başlayınca açık alandaki etkinlik sona erdi.
E) Yeterince hazırlanırsan görüşmede daha rahat konuşursun.
B’de toplantıların düzenlenme amacı yeni yöntemi tanıtmaktır. A ve C neden, D zamanla birlikte neden, E koşul bildirir.

Cevap: B

“İçin”, “Üzere” ve “Diye” Yapıları

“İçin”, “üzere” ve “diye” hem amaç hem başka ilişkiler kurabilir. “Başarılı olduğu için ödüllendirildi.” neden; “başarılı olmak için çalıştı.” amaçtır. “Raporu teslim etmek üzere kuruma gitti.” amaç bildirirken “Bir hafta sonra dönmek üzere ayrıldı.” kararlaştırılmış zaman veya koşul anlamı taşıyabilir. “Çocuk uyandı diye ışığı kapattı.” neden, “çocuk uyansın diye perdeyi açtı.” amaçtır. Bağlayıcıya değil, iki eylem arasındaki zamansal ve mantıksal ilişkiye bakılır.

Gerçekleşmiş durum + içinÇoğunlukla neden: yorulduğu için durdu
Hedef + içinAmaç: dinlenmek için durdu
Oldu diyeNeden: gecikti diye kızdı
Olsun diyeAmaç: yetişsin diye hızlandı
Örnek - 11
(I) Çocuklar üşümesin diye salonun kapısını kapattı. (II) Salon soğuk olduğu için pencereleri açmadı. (III) Konuşmacıyı daha iyi duymak üzere ön sıraya geçti. (IV) Sunum uzadı diye sonraki oturumu iptal ettiler. (V) Dosyaları akşama yetiştirmek için ekip iki gruba ayrıldı.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde neden–sonuç ilişkisi vardır?

A) I ve III
B) I ve V
C) II ve IV
D) II, III ve IV
E) III, IV ve V
II’de pencereleri açmamanın nedeni salonun soğuk olması, IV’te iptalin nedeni sunumun uzamasıdır. I, III ve V’te henüz ulaşılmak istenen hedefler verildiği için amaç–sonuç vardır.

Cevap: C

Neden ile Amacı Ayırma

Neden, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi mümkün olan sonucu doğuran etkendir; amaç ise öznenin eylemi yaparken ulaşmak istediği hedeftir. “Amacıyla” sözü her cümleye mekanik olarak getirilemez. Özne iradesi bulunmayan doğa olaylarında amaç yorumu yapılmaz: “Kar eridiği için dere taştı.” neden–sonuçtur. Ayrıca aynı cümlede koşul ve amaç birlikte bulunabilir: “Erken gelirsen dosyaları birlikte incelemek için arşive gideriz.”

Örnek - 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “için” sözü diğerlerinden farklı bir anlam ilişkisi kurmuştur?

A) Veriler eksik olduğu için rapor ertelendi.
B) Yoğun sis yüzünden uçuşlar geciktiği için salonda bekledik.
C) Konuyu ayrıntılı öğrenmek için farklı kaynaklara başvurdu.
D) Salon küçük olduğu için katılımcı sayısı sınırlandı.
E) Belgeler zamanında gelmediği için kurul karar alamadı.
C’de kaynaklara başvurmanın hedefi konuyu öğrenmektir; amaç–sonuç vardır. Diğer cümlelerde “için”, gerçekleşen sonucun nedenini bildirir.

Cevap: C

Koşul–Sonuç İlişkisi

Açık ve Örtük Koşul

Bir yargının gerçekleşmesi başka bir durumun gerçekleşmesine bağlanmışsa koşul–sonuç ilişkisi vardır. Koşul “-sa/-se” ile açıkça kurulabilir: “Düzenli çalışırsan ilerlersin.” Ancak “-dıkça”, “-madan”, “yeter ki”, “ancak”, “üzere”, “şartıyla” ve emir yapıları da koşul bildirebilir: “Kaynak göstermeden bu bilgiyi kullanamazsın.”, “Notlarını paylaşırım, yeter ki zamanında geri ver.”

-sa / -seGelirsen görüşürüz.
-madan / -medikçeOkumadan karar verme.
yeter ki / şartıylaYeter ki sözünü tut.
ancakAncak kimlikle girebilirsin.
Örnek - 13
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul anlamı yoktur?

A) Belgeleri tamamlamadıkça başvurun işleme alınmaz.
B) Bu salona ancak görevli kartıyla girebilirsiniz.
C) Kaynakları zamanında getirmen şartıyla sana yardımcı olurum.
D) Yağmur dinince ekip yeniden çalışmaya başladı.
E) Soruları dikkatle okursanız ayrıntıları daha kolay fark edersiniz.
D’de yağmurun dinmesi ile çalışmanın başlaması art arda gerçekleşmiş iki olaydır; “-ince” burada zaman bildirir. A, B, C ve E’de sonuç belirli bir koşulun gerçekleşmesine bağlıdır.

Cevap: D

Koşulun Farklı Yapılarla Kurulması

Koşul her zaman ayrı bir yan cümle görünümünde değildir. “Biraz daha dikkat, bu hatayı önler.” cümlesi “Biraz daha dikkat edilirse bu hata önlenir.” biçiminde açılabilir. “Beni aramazsan gelmem.” olumsuz koşul, “Ne kadar okursa o kadar gelişir.” paralel koşul, “İzin verilmek kaydıyla arşiv kullanılabilir.” resmî koşul yapısıdır.

Örnek - 14
Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca koşul bildirmesine rağmen “-sa/-se” ekiyle kurulmamıştır?

A) Gerekli izin alınırsa kazı çalışmaları başlayacak.
B) Yeni veriler gelirse sonuçlar yeniden değerlendirilecek.
C) Kimliğini göstermeden binaya giremezsin.
D) Toplantı uzarsa dönüş biletimizi değiştireceğiz.
E) Hava açarsa araştırma ekibi araziye çıkacak.
C, binaya girme sonucunu kimlik gösterme koşuluna bağlar; bunu “-madan” zarf-fiiliyle kurar. Diğer seçeneklerde koşul “-sa/-se” ekiyle açıkça gösterilmiştir.

Cevap: C

Koşul, Zaman ve Neden Ayrımı

Aynı ek bağlama göre farklı ilişki kurabilir. “Eve gelince beni aradı.” gerçekleşmiş zaman sırasıdır; “Eve gelince beni ara.” ise arama eylemini eve gelmeye bağladığı için koşul değeri taşır. “Onu görünce sevindi.” cümlesinde görme, sevinmenin nedeni olarak da yorumlanabilir. Karar verirken sonuç yargısının başka bir olaya bağlı olup olmadığı ve olayların gerçekleşme durumu birlikte değerlendirilir.

Örnek - 15
(I) Kütüphaneye varınca beni ara. (II) Kütüphaneye varınca danışmadaki görevliye kimliğini gösterdi. (III) Belgeyi görünce eski kayıtları hatırladı. (IV) Soruları çözdükçe yöntemi daha iyi kavrayacaksın. (V) İzin almadan arşiv bölümüne giremezsiniz.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde koşul anlamı vardır?

A) I ve II
B) I, IV ve V
C) II ve III
D) II, IV ve V
E) III, IV ve V
I’de arama eylemi varmaya, IV’te kavrama çözme sürdükçe ilerlemeye, V’te giriş izin alma koşuluna bağlıdır. II yalnız zaman sırası, III ise görmenin hatırlamayı tetiklediği neden ilişkisini bildirir.

Cevap: B

Dikkat
“-sa/-se” eki her kullanımda koşul kurmaz: “Keşke gelse.” ve “Gelse de konuşsak.” cümlelerinde dilek bildirir. Koşul ilişkisinde ise temel yargının gerçekleşmesi başka bir duruma bağlanır.

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım

Doğrudan Anlatım

Bir kişinin sözünün anlamı ve söyleyiş biçimi değiştirilmeden aktarılmasına doğrudan anlatım denir. Aktarılan söz tırnak içinde verilebilir ya da virgül ve kısa çizgiyle gösterilebilir: “Uzman, ‘Sonuçları yarın açıklayacağız.’ dedi.” Doğrudan anlatımın ölçütü yalnız “dedi” sözcüğü değildir; “Şair, sanat anlayışını ‘Sözü gereksiz yüklerden kurtarmalıyız.’ cümlesiyle özetler.” örneğinde de özgün söz korunur.

Örnek - 16
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğrudan anlatım vardır?

A) Araştırmacı, yeni belgelerin değerlendirmeyi değiştirebileceğini belirtti.
B) Editör, metnin son bölümünü yeniden düzenlememizi istedi.
C) Başkan, “Bu karar yalnız bugünü değil, gelecek yılları da etkileyecek.” diye konuştu.
D) Yazar, çocukluğunu anlattığı yeni bir roman üzerinde çalıştığını söyledi.
E) Görevli, salonun saat altıda kapanacağını ziyaretçilere hatırlattı.
C’de konuşanın sözleri kişi ve zaman yapısı korunarak tırnak içinde aynen aktarılmıştır. Diğer seçeneklerde sözler anlatıcının cümlesine dönüştürüldüğü için dolaylı anlatım vardır.

Cevap: C

Dolaylı Anlatım

Başkasına ait sözün temel anlamı korunarak anlatıcının dil bilgisel düzenine uyarlanmasına dolaylı anlatım denir. Kişi zamirleri, iyelik ekleri, zaman ve yer bildiren sözler aktarım anına göre değişebilir. “Ayşe, ‘Dosyayı burada yarın tamamlayacağım.’ dedi.” sözü ertesi gün aynı yerde aktarılırsa “Ayşe, dosyayı burada o gün tamamlayacağını söyledi.” biçimini alabilir. Dolaylı anlatım, söze yorum eklemek değil; sözü yeni anlatım çerçevesine uyarlamaktır.

Örnek - 17
“Müdür, ‘Bu salondaki belgeleri gelecek hafta inceleyeceğim.’ dedi.” cümlesinin dolaylı anlatıma dönüştürülmüş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Müdür, bu salondaki belgeleri gelecek hafta inceleyeceğim, dedi.
B) Müdür, o salondaki belgeleri ertesi hafta inceleyeceğini söyledi.
C) Müdür, bu salondaki belgeler gelecek hafta incelenecek, dedi.
D) Müdür, o salondaki belgeleri geçen hafta incelediğini söyledi.
E) Müdür, belgeleri incelemek için gelecek hafta o salona gidecekmiş.
B’de “bu” anlatım uzaklığına göre “o”, “gelecek hafta” aktarım zamanına göre “ertesi hafta”, birinci kişi yüklemi de üçüncü kişiye bağlı “inceleyeceğini” biçimine dönüşmüştür. A ve C doğrudan aktarımı korur; D zamanı değiştirir, E ise kaynak sözde olmayan gitme bilgisini ekler.

Cevap: B

Aktarımda Kişi, Zaman ve Anlamın Korunması

Doğrudan anlatımı dolaylıya çevirirken üç denetim yapılır: konuşan ile anlatıcının kişisi, sözün söylendiği zaman ile aktarıldığı zaman, işaret edilen yer ve nesneler. “Ben”, konuşana göre “o”; “yarın”, aktarım gününe göre “ertesi gün”; “burada”, anlatıcının konumuna göre “orada” olabilir. Fakat cümledeki kesinlik, olasılık, koşul ve olumsuzluk değiştirilmez.

Kişibenim → onun

Zamanyarın → ertesi gün

Yerburada → orada

Yargıkesinlik ve koşul korunur
Örnek - 18
Bir gün önce Ankara’da “Ben bu raporu yarın burada açıklayabilirim.” diyen bir uzmanın sözü, İstanbul’da yapılan toplantıda dolaylı anlatımla aktarılacaktır.

Aşağıdakilerden hangisi bu aktarımı anlam değişikliğine uğratmadan verir?

A) Uzman, raporu bugün İstanbul’da kesinlikle açıklayacağını söyledi.
B) Uzman, o raporu ertesi gün Ankara’da açıklayabileceğini söyledi.
C) Uzman, bu raporu yarın burada açıklayabilirim, dedi.
D) Uzman, raporu önceki gün Ankara’da açıkladığını belirtti.
E) Uzman, o raporun ertesi gün İstanbul’da açıklanması gerektiğini söyledi.
B; kişi, zaman ve yeri aktarım bağlamına uyarlar, “-ebilir” olasılık/yeterlik anlamını da korur. A kesinlik ekler ve yeri değiştirir; C doğrudan anlatımdır; D eylemi gerçekleşmiş gösterir; E gereklilik anlamı ekler.

Cevap: B

İki Cümleyi Birleştirme ve Ortak Yargı

Bilgiyi Eksiltmeden Birleştirme

İki cümleyi birleştirme sorularında ortak ögeler tekleştirilir; farklı bilgiler ise kişi, sayı, zaman, neden, amaç ve koşul değerleri korunarak yeni cümleye taşınır. Doğru seçenek kaynak cümlelere bilgi eklemez, kesinlik derecesini değiştirmez ve neden–sonuç yönünü tersine çevirmez.

Örnek - 19
I. Kent arşivindeki mektuplar 1920–1940 yılları arasına aittir.
II. Mektuplar, dönemin gündelik yaşamına ilişkin ayrıntılar içerir.

Bu iki cümlede anlatılanların anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kent arşivinde bulunan ve gündelik yaşamın bütün yönlerini açıklayan mektuplar 1920’de yazılmıştır.
B) 1920–1940 yılları arasında yazılan kent arşivindeki mektuplar, dönemin gündelik yaşamına ilişkin ayrıntılar içerir.
C) Kent arşivindeki mektuplar, 1920’den önceki gündelik yaşamın ayrıntılarını 1940’ta bir araya getirmiştir.
D) Dönemin gündelik yaşamını anlatmak amacıyla 1920–1940 arasında bir kent arşivi kurulmuştur.
E) 1920–1940 arasındaki bütün mektuplar kent arşivinde toplanmış ve yayımlanmıştır.
B; mektupların ait olduğu tarih aralığını, bulunduğu yeri ve içerdiği bilgiyi eksiksiz korur. A “bütün” ve tek yıl, C yanlış zaman, D amaç ve arşivin kuruluşu, E ise “bütün” ve yayımlanma bilgisi ekler.

Cevap: B

Bağlayıcılarla Mantıksal Bütünlük

“Çünkü, bu nedenle, ancak, oysa, ayrıca, böylece, nitekim” gibi bağlayıcılar cümleler arasındaki yönü görünür kılar. “Çünkü” kendinden önceki yargının nedenini, “bu nedenle” önceki yargının sonucunu, “ancak/oysa” karşıtlığı, “ayrıca/üstelik” eklemeyi, “nitekim” önceki yargıyı doğrulayan açıklama veya örneği bildirir. Aynı iki cümle farklı bağlayıcıyla birleştirildiğinde ilişki değişebilir.

Örnek - 20
“Bu yöntem kısa sürede sonuç veriyor; —- her veri türünde aynı güvenilirlikle çalışmıyor.” cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) çünkü
B) nitekim
C) ayrıca
D) ancak
E) bu nedenle
İlk yargı yöntemin olumlu yönünü, ikinci yargı ise bu yararı sınırlayan olumsuz özelliği bildirir. Karşıtlık kuran “ancak” uygundur; diğer bağlayıcılar neden, doğrulama, ekleme veya sonuç ilişkisi kurar.

Cevap: D

Ortak Yargı ve Ulaşılamayan Bilgi

İki cümleden ortak yargıya ulaşırken yalnız ikisinin de desteklediği sonuç alınır. Cümlelerden birinde bulunmayan ayrıntı, öteki cümlenin anlamını genişletmek için kullanılamaz. “Bazı, çoğu, yalnız, en az, ilk, artık” gibi kapsam belirleyiciler korunmalıdır; “bazı eserler” bilgisi “bütün eserler” sonucuna dönüştürülemez.

Örnek - 21
I. Araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğu dijital materyalleri haftada en az bir kez kullanmaktadır.
II. Katılımcıların bir bölümü, dijital materyallerin ders süresini daha verimli kullanmaya yardımcı olduğunu belirtmiştir.

Bu iki cümleden aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

A) Öğretmenlerin tamamı dijital materyalleri yararlı bulmaktadır.
B) Dijital materyal kullanan her öğretmen ders süresini verimli kullanmaktadır.
C) Araştırmadaki öğretmenlerin yarısından fazlası dijital materyalleri haftada en az bir kez kullanmaktadır.
D) Dijital materyaller yalnız haftada bir kez kullanıldığında yararlı olmaktadır.
E) Materyallerin yararlı olduğunu düşünenler onları her derste kullanmaktadır.
“Çoğu”, katılımcıların yarısından fazlasını bildirir; kullanım sıklığı da “haftada en az bir kez” diye açıkça verilmiştir. Bu iki bilgi C’yi kesinleştirir. Diğer seçenekler “tamamı, her, yalnız” gibi kaynakta bulunmayan genellemeler kurar.

Cevap: C

Karma KPSS Düzeyi Anlam İlişkileri Soruları

Çoklu İlişkiyi Birlikte Değerlendirme

Bir cümlede birden fazla anlam ilişkisi bulunabilir. “Erken gelirsen belgeleri karşılaştırmak için arşive birlikte gideriz.” cümlesinde “erken gelirsen” koşul, “belgeleri karşılaştırmak için” amaçtır. Soru kökü belirli bir ilişkiyi soruyorsa cümlenin bütünü değil, ilgili yargı çiftinin görevi değerlendirilir.

Örnek - 22
(I) Yeni yöntem, verilerin daha hızlı sınıflandırılmasını sağlıyor. (II) Ancak yöntemin küçük örneklemlerde aynı başarıyı gösterdiği henüz kanıtlanmış değil. (III) Bu nedenle araştırmacılar, yöntemi farklı büyüklükteki veri kümelerinde sınamak üzere yeni bir çalışma başlattı. (IV) Çalışma tamamlanırsa yöntemin hangi koşullarda güvenilir olduğu daha açık görülecek. (V) Proje yöneticisi, “İlk sonuçları yıl sonunda paylaşabiliriz.” dedi.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) II. cümle, I. cümlede belirtilen yararı sınırlandırmaktadır.
B) III. cümlede hem neden hem amaç ilişkisi vardır.
C) IV. cümlede koşul–sonuç ilişkisi kurulmuştur.
D) V. cümlede dolaylı anlatım kullanılmıştır.
E) III. cümlede yeni çalışmanın başlatılma amacı belirtilmiştir.
V. cümlede yöneticinin sözü tırnak içinde değiştirilmeden verildiği için doğrudan anlatım vardır; D yanlıştır. II, “ancak” ile sınırlandırma yapar. III’te kanıt eksikliği neden, yöntemi sınamak amaç; IV’te tamamlanma koşuldur.

Cevap: D

Örnek - 23
I. Okurun metinde karşılaştığı her boşluğu yazarın açıklamalarıyla doldurması, eseri anlaşılır kılabilir.
II. Fakat okura hiçbir yorum alanı bırakmayan metin, onu anlatının etkin bir parçası olmaktan çıkarır.

Bu iki cümlede anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerin hangisinde en doğru biçimde birleştirilmiştir?

A) Anlaşılır olmak isteyen yazar, metindeki bütün boşlukları açıklamalıdır.
B) Okurun etkin olması, metindeki hiçbir bilginin açıklanmamasına bağlıdır.
C) Açıklama metni anlaşılır kılabilse de aşırı açıklık okurun yorum yapma imkânını azaltabilir.
D) Yazarın açıklamaları, okurun metni yanlış anlamasını bütünüyle önler.
E) Yorum alanı bırakan her eser, açıklayıcı eserlerden daha değerlidir.
C, ilk cümledeki olası yararı ve ikinci cümlede “fakat” ile getirilen sınırlamayı birlikte korur. A ve D kesin genelleme yapar; B açıklamayı bütünüyle reddeder; E kaynakta bulunmayan değer sıralaması kurar.

Cevap: C

Dikkat
Aynı bağlayıcı her cümlede aynı ilişkiyi kurmaz. “İçin, diye, üzere, -ince” gibi yapılar değerlendirilirken bağlayıcının kendisinden çok hangi yargının gerçekleştiği, hangisinin hedef ya da koşul olduğu ve iki yargı arasındaki mantıksal yön belirleyicidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz