AYT Divan edebiyatı konu anlatımı kapsamında Divan edebiyatının genel özellikleri, nazım biçimleri ve türleri, mazmunlar, söz sanatları ve nesir anlayışı işlenecektir.
AYT edebiyat konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
DİVAN EDEBİYATININ YAPISI VE ŞİİR DÜNYASI
Genel Özellikler ve Divan Tertibi
Divan edebiyatına klasik Türk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, yüksek zümre edebiyatı ve saray edebiyatı adları da verilmiştir. Medrese kültürüyle yetişen aydın çevrede gelişmiş; şiir, nesre göre daha güçlü ve yaygın bir anlatım alanı olmuştur. Şiirde çoğunlukla aruz ölçüsü, nazım birimi olarak beyit, göz için kafiye anlayışı, tam ve zengin uyak kullanılır. Dörtlük ve bentlerle kurulan biçimler de vardır.
Aruzda heceler kalıpta uzun-kısa değerlerine göre tartılır: kapalı hece uzundur; kısa ünlüyle biten açık hece kısadır; uzun ünlüyle biten açık hece uzundur. Uzun hece —, kısa hece ⏑ ile gösterilir. Örneğin fâilâtün = — ⏑ — —, fâilün = — ⏑ —.
Bu gelenekte konu kadar, hatta çoğu zaman konudan daha çok, konunun işleniş biçimi önemsenir. Sanatlı söyleyiş, mazmunlar, söz sanatları ve hayal inceliği öne çıkar. Şiirlerde aşk, sevgili, şarap, tabiat, din, tasavvuf, övgü ve yergi işlenebilir. Şairlerin aynı ortak malzemeyi özgün söyleyişle yeniden kurması beklenir. Bir şiirin bütününden çok tek tek beyitlerin güzelliğine önem verilmesi parça güzelliği anlayışıdır; bununla birlikte mesnevide olay örgüsü, yekâhenk gazelde ise konu bütünlüğü bulunur.
| Ölçüt | Divan şiirindeki görünüm |
|---|---|
| Çevre | Medrese kültürüyle yetişen aydınlar, saray ve seçkin çevre |
| Ölçü | Aruz |
| Nazım birimi | Çoğunlukla beyit; dörtlük ve bent de kullanılır. |
| Dil | Arapça ve Farsça kelime/tamlamaların yoğunlaşabildiği sanatlı dil |
| Estetik | Mazmun, söz sanatı, hayal ve söyleyiş ustalığı |
| Uyak | Göz için kafiye; tam ve zengin uyak ağırlığı |
| Temalar | Aşk, sevgili, şarap, tabiat, din, tasavvuf, övgü, yergi |
| İlk güçlü başlangıç | Anadolu sahasında Hoca Dehhani |
Şairin şiirlerini belirli bir düzenle topladığı kitaba divan denir. Tam düzenlenmiş bir mürettep divanda genel sıra; mukaddime/dibace, kasideler, tarihler, musammatlar, gazeller ve mukattaat biçimindedir. Her divanda bütün bölümlerin bulunması zorunlu değildir.
→
→
→
Bu bilgilerden hangileri Divan edebiyatı için doğrudur?
Bu bölümlerin genel sıralaması aşağıdakilerin hangisidir?
Şiir Dili ve Temel Kavramlar
Divan şiirinin merkezinde çoğu zaman âşık–maşuk–rakip ilişkisi bulunur. Âşık, sevgiliye ulaşamamanın acısını çeker; maşuk merhametsiz, erişilmez ve ideal güzelliğin sahibidir. Rakip ise âşıkla sevgili arasına giren kişidir. Bu ilişki beşerî aşkı anlatabildiği gibi tasavvufi anlamlara da açılabilir.
Mazmun, belli bir kavramı gelenek içinde yerleşmiş söz ve hayal ilişkileriyle anlatan kalıplaşmış imgedir. Sevgilinin kaşı yay, kirpiği ok; yanağı gül, saçı sümbül veya gece; ağzı gonca gibi düşünülebilir. Mazmun, yalnız tek kelimelik benzetme değil, okurun kültürel çağrışımlarla çözdüğü anlam örgüsüdür.
Bir şairin başka bir şiire aynı ölçü, uyak ve redifle yazdığı benzer şiire nazire; alay ve taklit amacıyla yazılana tehzil denir. Başka bir şiire bağlı olmayan bağımsız dize mısra-ı azade, vecize değerine ulaşmış çarpıcı dize mısra-ı berceste adını alır. Şairin şiirde kullandığı takma ad mahlas, mahlası anlamını da düşündürecek biçimde kullanması hüsn-i tahallustur.
Nazirede aranan biçim eşleşmesini şu iki dizede görelim:
Dertli gönlüm, yârı bekler; söz de var.
Yandı gönlüm, aşkı söyler; göz de var.
İki dize de — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — kalıbına uyar; söz / göz “öz” uyağını, de var yinelenen söz grubu redifi oluşturur. Başka bir şiir bu ölçü, uyak ve redif örnek alınarak yazıldığında nazire ilişkisi kurulur.
| Kavram | Ayırıcı özellik |
|---|---|
| Mazmun | Gelenekleşmiş hayal ve çağrışım örgüsü |
| Nazire | Aynı ölçü, uyak ve redifle benzer şiir |
| Tehzil | Alay amacı taşıyan taklit veya nazire |
| Mısra-ı azade | Başka bir şiire bağlı olmayan bağımsız dize |
| Mısra-ı berceste | Özlü ve çarpıcı, vecize değerindeki dize |
| Mahlas | Şairin şiirde kullandığı ad |
Tarzlar ve Şiir Anlayışları
Divan şiiri tek bir söyleyiş çizgisinde kalmamıştır. Türkî-i Basit, Arapça–Farsça kelime ve tamlamaları azaltıp halkın deyimlerine ve yalın Türkçeye yönelir. Sebk-i Hindî, anlamı derinleştirir; çağrışımı, özgün ve girift hayali, söz sanatlarını ve az sözle çok anlamı öne çıkarır. Mahallileşme, İstanbul Türkçesini, yerli yaşayışı, deyimleri ve gündelik çevreyi şiire taşır. Hikemî tarz ise düşünce, öğüt, toplumsal gözlem ve özlü söyleyişe dayanır.
BEYİTLERLE YAZILAN NAZIM BİÇİMLERİ
Gazel
Gazel, çoğunlukla aşk, sevgili, güzellik, şarap ve hayat zevki gibi lirik konuların işlendiği; genellikle 5–15 beyitten oluşan nazım biçimidir. Uyak düzeni aa / ba / ca / da… biçimindedir. İlk beyit matla, son beyit makta, en güzel beyit beytü’l-gazel veya şah beyit, şairin mahlasının bulunduğu beyit mahlas beyti adını alır.
Matladan sonraki beyit hüsn-i matla, maktadan önceki beyit hüsn-i maktadır. Bütün beyitleri aynı konuyu işleyen gazel yekâhenk, bütün beyitleri aynı söyleyiş gücünde olan gazel yekâvaz, iç kafiyeler taşıyan gazel musammat gazel, gazel tamamlandıktan sonra mahlas beytinin ardından ek beyitler taşıyan gazel müzeyyel gazeldir.
Eğik çizgi iç durağı, kalın sözcükler uyak yerlerini gösteriyor:
Gönlümde bahar / gül yüzlü nigâr
Dilimde karar / gönlümde bahar
Bahar, nigâr, karar aynı ses örgüsüyle uyaklanır. Musammat gazelde matla dizesindeki uyak, sonraki dizelerin iç bölümlerinde de yinelenerek ritmik bağ kurar.
Konusuna göre gazel; âşıkane, rindane, şuhane ve hikemî adlarını alabilir. Âşıkane gazel aşk ve ıstırabı, rindane gazel hayat zevki ve dünya kaygılarından uzaklığı, şuhane gazel sevgilinin güzelliğini ve çapkın söyleyişi, hikemî gazel düşünce ve öğüdü öne çıkarır.
→
→
→
Kaside
Kaside, bir kişiyi veya değeri övmek; kimi örneklerde yermek amacıyla yazılan, genellikle 33–99 beyitlik nazım biçimidir. Uyak düzeni gazel gibi aa / ba / ca…dır. Redifine göre “Su Kasidesi”, “Güneş Kasidesi”; nesib bölümünün konusuna göre bahariye, şitaiye, ramazaniye veya iydiye gibi adlar alabilir.
Kasidenin bölümleri ve görevleri şöyledir:
| Bölüm | İşlev |
|---|---|
| Nesib / Teşbib | Tabiat, mevsim, şehir, bayram veya başka bir konuyla giriş |
| Girizgâh | Giriş tasvirinden asıl övgü konusuna geçiş |
| Methiye | Kasidenin sunulduğu kişinin veya değerin övülmesi |
| Tegazzül | Kaside içinde gazel söylenmesi; her kasidede zorunlu değildir. |
| Fahriye | Şairin kendini ve sanatını övmesi |
| Dua | Övülen kişi için iyi dilek ve kapanış |
Kasidenin ilk beyti matla, son beyti makta; en başarılı beyti beytü’l-kasid, şairin mahlasının bulunduğu beyit taç beyittir. Gazelde en güzel beyit beytü’l-gazel veya şah beyit, mahlasın bulunduğu beyit ise mahlas beyti adını alır.
Mesnevi
Mesnevi, her beyti kendi içinde uyaklı olan aa / bb / cc / dd… düzenindeki uzun nazım biçimidir. Beyit sayısının sınırsız oluşu; aşk hikâyeleri, dinî-tasavvufi konular, savaşlar, öğütler, şehir hayatı ve mizah gibi uzun anlatılara elveriş sağlar. Divan edebiyatında roman ve hikâyenin üstlendiği anlatma işlevini büyük ölçüde mesnevi yerine getirir.
Mesnevide dibace, tevhid, münacat, naat, dört halifeye ve devlet büyüklerine övgü, sebeb-i telif, asıl olayın başladığı âgâz-ı destan ve bitiş bölümü hatime bulunabilir. Bu bölümlerin hepsi her mesnevide zorunlu değildir. Bir şairin beş mesnevisinden oluşan bütüne hamse denir.
→
→
→
Müstezat, Kıta ve Nazm
Müstezat, gazel yapısındaki uzun dizelere ziyade denen kısa dizelerin eklenmesiyle kurulur. Ziyadeler çıkarıldığında ana dizelerin anlamı bozulmamalıdır. Kıta, genellikle iki veya daha fazla beyitten oluşur; matla ve mahlas beyti bulunmayan gazel görünümündedir, uyak düzeni çoğunlukla xa / xa…dır. Felsefi düşünce, hiciv, nükte, tarih düşürme ve özlü sözler kıtada işlenebilir. Nazm da iki veya daha fazla beyitlidir; kıtadan farklı olarak ilk beyit kendi arasında uyaklıdır ve düzeni aa / xa… biçimindedir.
Nedim’in müstezatından uzun dizeler ve eklenen ziyadeler:
Uzun dize: “Bir görmek ile hüsnüne kıldın beni şeydâ”
Ziyade: “Ey dil-ber-i ra’nâ”
Uzun dize: “Etdi nigehin aklımı hem sabrımı yağma”
Ziyade: “Ey gözleri şehlâ”
Kısa dizeler uzun dizelere eklenir; çıkarıldıklarında ana dizeler kendi anlamını korur.
| Biçim | Yapı | Güçlü ayırıcı |
|---|---|---|
| Müstezat | Uzun dize + kısa ziyade | Ziyadeler ana anlama bağlı ek dizelerdir. |
| Kıta | En az iki beyit; xa/xa… | Matla ve mahlas beyti genellikle yoktur. |
| Nazm | En az iki beyit; aa/xa… | İlk beyit kendi arasında uyaklıdır. |
| Şiir | Yapı |
|---|---|
| I | Uzun dizelerin ardından kısa ek dizeler gelir. |
| II | İki beyitlidir; uyak düzeni xa / xa’dır. |
| III | İki beyitlidir; uyak düzeni aa / xa’dır. |
Bu şiirlerin biçimleri sırasıyla hangileridir?
DÖRTLÜK VE BENTLERLE YAZILAN NAZIM BİÇİMLERİ
Rubai ve Tuyug
Rubai ve tuyug tek dörtlükten oluşur; uyak düzenleri çoğunlukla aaxadır. Rubai İran edebiyatından gelir ve aruzun hezec bahrine bağlı özel kalıplarla yazılır; felsefe, tasavvuf, hayat görüşü, nükte ve hiciv gibi yoğun düşünceler taşır. Ömer Hayyam rubainin dünya edebiyatındaki, Azmizade Haleti Türk edebiyatındaki önemli adlarındandır.
Hezec bir aruz bahrinin adıdır; tek bir kalıptan ibaret değildir. Rubai için hezec çevresinde kullanılan 24 özel kalıp vardır.
Tuyug, Türklerin Divan şiirine kazandırdığı millî nazım biçimidir. En yaygın aruz kalıbı fâilâtün / fâilâtün / fâilündür; cinaslı uyak kullanımına elverişlidir. Azerbaycan ve Çağatay sahasında yaygındır; Kadı Burhaneddin, Nesimi ve Ali Şir Nevai önemli temsilcilerdir. Yalnız hece saymak rubai–tuyug ayrımı için güvenli değildir; kalıp, cinas, gelenek ve şair ipuçları birlikte değerlendirilir.
Dizeyi hece ve kalıp bakımından tarayalım:
Dert-li-gön-lüm | yâ-rı-bek-ler | yaş-da-var
— ⏑ — — | — ⏑ — — | — ⏑ —
Gruplar sırasıyla fâilâtün / fâilâtün / fâilün kalıbını verir.
Şarkı ve Murabba
Murabba, dörder dizelik bentlerle yazılan; aşk, övgü, yergi, din, felsefe ve öğüt gibi çok farklı konuları işleyebilen nazım biçimidir. Bent sonunda aynı dizenin yinelendiği murabba mütekerrir, yalnız uyakların tekrarlandığı murabba müzdeviçtir.
Şarkı, Türk edebiyatına özgü, bestelenmek amacıyla yazılan ve çoğunlukla 3–5 bentten oluşan bir murabba türüdür. Aşk, sevgili, tabiat ve eğlenceyi işler. Tekrarlanan dize nakarat, nakarattan önceki üçüncü dize miyan adını alır. İlk örnekleri Naili’de görülür; biçimin en güçlü adı Nedim’dir.
| Ölçüt | Murabba | Şarkı |
|---|---|---|
| Bent | Dörder dizelik bentler | Çoğunlukla 3–5 dörtlük |
| Amaç | Çok çeşitli konular | Bestelenmeye uygun lirik söyleyiş |
| Özel terim | Mütekerrir / müzdeviç | Nakarat ve miyan |
| Kaynak | Divan şiiri musammat geleneği | Türk edebiyatına özgü biçim |
| Biçim | Özellik |
|---|---|
| I | Dörder dizelik bentler; din, övgü, yergi veya aşk işlenebilir. |
| II | Dörder dizelik bentler; miyan ve nakaratla bestelenmeye yönelir. |
I ve II sırasıyla hangileridir?
Terkibibent ve Terciibent
Terkibibent ve terciibent, birden çok bentten oluşan uzun nazım biçimleridir. Her bendin ana bölümüne terkiphane veya tercihane, bentleri birbirine bağlayan beyte vasıta beyti denir. Terkibibentte vasıta beyti her bendin sonunda değişir; terciibentte aynı vasıta beyti tekrarlanır.
Terkibibentte toplumsal eleştiri, felsefe, ölüm ve mersiye; terciibentte dinî, felsefi ve tasavvufi konular işlenebilir. Yapısal ayrım, bent sonundaki vasıta beytinin değişmesi veya aynı sözlerle yinelenmesidir.
Vasıta beytinin değişip değişmediğini iki bent sonunda karşılaştıralım:
| Biçim | 1. bent sonu | 2. bent sonu |
|---|---|---|
| Terkibibent | V₁: Yol biter, iz kalır; Gün döner, söz kalır. |
V₂: Gül solar, renk kalır; Gece iner, düş kalır. |
| Terciibent | V₁: Yol biter, iz kalır; Gün döner, söz kalır. |
V₁: Yol biter, iz kalır; Gün döner, söz kalır. |
V₁, V₂ ve V₃ farklı vasıta beyitleridir.
Aynı vasıta beyti aynen tekrarlanır.
| Şema I | Şema II |
|---|---|
| Bent A + V₁ Bent B + V₂ Bent C + V₃ |
Bent A + V Bent B + V Bent C + V |
Gösterim: V, bent sonundaki vasıta beytidir. V₁, V₂ ve V₃ farklı vasıta beyitlerini; aynı V harfinin yinelenmesi ise aynı iki dizenin aynı sözlerle tekrarlandığını gösterir. Bu işaretler uyak düzeni harfleri değildir.
Diğer Musammatlar
Bentlerle kurulan nazım biçimlerinin genel adı musammattır. Bentteki dize sayısına göre muselles üç, murabba dört, muhammes beş, müseddes altı, müsebba yedi, müsemmen sekiz, mütessa dokuz ve muaşşer on dizelidir. Bir gazelin her beytine başka bir şairin aynı ölçü ve uyakta dizeler eklemesi de ayrı adlar doğurur.
| İşlem | Ortaya çıkan biçim |
|---|---|
| Bir gazel beytinin önüne ikişer dize ekleme | Terbi |
| Bir gazel beytinin önüne üçer dize ekleme | Tahmis |
| İki dize arasına üç dize yerleştirme | Taştir |
| Bir gazel beytinin önüne dörder dize ekleme | Tesdis |
| Bir gazel beytinin önüne beşer dize ekleme | Tesbi |
| Bir gazel beytinin önüne altışar dize ekleme | Tesmin |
DİVAN EDEBİYATINDA NAZIM TÜRLERİ
Biçim ile Tür Arasındaki Ayrım
Nazım biçimi; şiirin beyit, dörtlük veya bent yapısını, uyak düzenini ve kuruluşunu belirtir. Nazım türü ise şiirin konusuna ve yazılış amacına göre belirlenir. Naat, Hz. Muhammed’i öven şiir türüdür; kaside, mesnevi veya bentli biçimlerde kurulabilir. Mersiye de kaside, terkibibent ya da başka biçimlerle yazılabilir. Bu yüzden yalnız “ne anlatılıyor?” sorusu biçimi, yalnız “nasıl uyaklanmış?” sorusu türü göstermez.
Dinî, Övgü ve Eleştiri Türleri
| Tür | Konu / amaç |
|---|---|
| Tevhid | Allah’ın birliği ve yüceliği |
| Münacat | Allah’a yalvarma ve yakarma |
| Naat | Hz. Muhammed’i övme |
| Medhiye | Din veya devlet büyüğünü övme |
| Fahriye | Şairin kendini övmesi |
| Hicviye | Kişi, kurum veya toplumdaki kusurları yerme |
| Mersiye | Ölen kişinin ardından duyulan acı ve onun iyi yönleri |
Mevlit, Hz. Muhammed’in doğumu ve hayat çevresini; hilye, başta Hz. Muhammed olmak üzere din büyüklerinin iç ve dış özelliklerini anlatır. Siyer, Hz. Muhammed’in hayatını bütün olarak konu edinir. Kırk hadis, seçilmiş kırk hadisin açıklanmasına dayanır.
Diğer Manzum ve Karma Türler
Divan edebiyatında hayatın farklı alanlarını işleyen çok sayıda tür vardır. Şehrengiz bir şehrin güzelliklerini ve tanınmış kişilerini, surname düğün ve şenlikleri, gazavatname din uğruna yapılan savaşları, menakıpname velilerin kerametlerini, kıyafetname dış görünüşten karakter çıkarma düşüncesini anlatır. Lugaz bir nesnenin, muamma çoğunlukla bir adın sorulduğu manzum bilmecedir.
Bahariye baharı, şitaiye kışı, sayfiye yazı, ramazaniye ramazanı, iydiye bayramı, nevruziye nevruzu anlatır. Rahşiye atlar, hammamname hamam kültürü, pendname/nasihatname öğüt, habname rüya kurgusu çevresinde gelişir. Bu adların bir kısmı kasidenin nesib bölümünün konusuna göre de kullanılabilir.
| İpucu | Tür |
|---|---|
| Bir şehrin güzellikleri ve tanınmış kişileri | Şehrengiz |
| Düğün, sünnet veya şenlik | Surname |
| Din uğruna savaş | Gazavatname |
| Velilerin kerametleri | Menakıpname |
| Dış görünüşten karakter çıkarma | Kıyafetname |
| Nesne soran manzum bilmece | Lugaz |
| Ad soran manzum bilmece | Muamma |
| Metin | İçerik |
|---|---|
| I | Bir şehrin mesireleri ve güzelleri |
| II | Bir velinin kerametleri |
| III | Şehzadelerin sünnet düğünü |
| IV | Bir nesnenin özellikleri verilerek adının sorulması |
Bu metinlerin türleri sırasıyla hangileridir?
DİVAN EDEBİYATINDA NESİR
Divan Nesrinin Genel Özellikleri
Divan edebiyatında düzyazıya nesir veya inşa, düzyazı yazarına nâsir veya münşi, düzyazı esere mensur denir. Mektupların toplandığı eserlere münşeat adı verilir. Nesir, şiir kadar gelişmemiş olmakla birlikte tarih, gezi, biyografi, din, ahlak ve devlet yönetimi gibi geniş alanlarda ürün vermiştir.
Klasik nesirde noktalama işaretleri kullanılmaz; bağlaçlarla uzayan cümleler, Arapça–Farsça kelime ve tamlamalar, söz sanatları ve seci denen cümle içi uyak görülebilir. Üslup düzeyine göre üç nesir kolu vardır:
Örnek: “Bu söz dilde gurur, gönülde huzur bırakır.” Denk söz gruplarının benzer seslerle bitmesi cümlede secî oluşturur.
| Nesir kolu | Özellik | Örnek |
|---|---|---|
| Sade nesir | Halk için anlaşılır dil; din, ahlak, tarih ve halk bilgisi | Mercimek Ahmet – Kabusname |
| Orta nesir | Bilgi verme ile sanatlı söyleyiş arasında denge | Evliya Çelebi – Seyahatname; Kâtip Çelebi’nin eserleri |
| Süslü nesir | Uzun cümle, yoğun seci, ağır dil ve sanat gösterme amacı | Sinan Paşa – Tazarruname; Veysi ve Nergisi |
Divan Nesri Türleri
| Tür | Konu | Güçlü örnek |
|---|---|---|
| Tezkire | Şairlerin veya meslek mensuplarının hayatları | Sehi Bey – Heşt Behişt |
| Sefaretname | Elçinin yabancı ülke gözlemleri | Yirmisekiz Çelebi Mehmet – Paris Sefaretnamesi |
| Tarih / Vakayiname | Devlet ve dönem olayları | Naima Tarihi |
| Seyahatname | Gezilen yerlerin coğrafyası, kültürü ve toplumu | Evliya Çelebi – Seyahatname |
| Siyasetname | Devlet ve toplum yönetimi | Nizamülmülk – Siyasetname |
| Gazavatname | Savaş, zafer ve kahramanlık | Çeşitli manzum ve mensur örnekler |
| Siyer | Hz. Muhammed’in hayatı | Mustafa Darir – Sîretü’n-Nebî |
| Pendname | Dinî, ahlaki ve toplumsal öğüt | Nasihatname geleneği |
| Kıyafetname | Dış görünüşten karaktere ilişkin yargılar | Erzurumlu İbrahim Hakkı – Marifetname |
| Şehrengiz / Surname | Şehir hayatı / düğün ve şenlik | Manzum ve mensur örnekler |
Tezkire, modern biyografiyle aynı değildir; sanatçıların hayatını, mizacını ve eserlerinden örnekleri dönemin anlatım anlayışıyla verir. Seyahatname yalnız coğrafya kitabı değildir; giyim, gelenek, ekonomi ve toplumsal hayatı da içerir. Sefaretname görevli elçinin yabancı ülke izlenimine, siyasetname ideal yönetim ilkelerine dayanır.
| Eser | İçerik |
|---|---|
| I | Bir elçinin Paris’in kurumları ve sosyal hayatına ilişkin gözlemleri |
| II | Şairlerin hayatları, sanat anlayışları ve şiir örnekleri |
| III | Devlet yönetiminde adalet, liyakat ve düzen ilkeleri |
Bu eserlerin türleri sırasıyla hangileridir?
Divan şiirinde nazım biçimi; nazım birimi, beyit, dörtlük veya bent kuruluşu ve uyak düzeniyle; nazım türü ise konu ve yazılış amacıyla tanımlanır. Kasidede bölümler farklı işlevler üstlenir; terkibibent ve terciibent bent sonundaki vasıta beytinin değişmesi ya da yinelenmesiyle ayrılır. Nesir kolları sade, orta ve süslü üslup özelliklerine göre sınıflanır.
Önceki Konu: AYT Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı
Sonraki Konu: AYT Divan Edebiyatı Sanatçıları ve Eserleri
