Yargı, hukuk kurallarının somut uyuşmazlıklara uygulanmasını ve hukuka aykırılıkların bağımsız mahkemelerce giderilmesini sağlayan devlet işlevidir. Anayasanın 9. maddesine göre yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Bu yetki yasama veya yürütme organına devredilemez.
Önceki konu olan Yürütme: Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi, yürütme yetkisinin anayasal sınırlarını açıklar. Bu yazıda ise mahkemelerin bağımsızlığı, Türk yargı kolları, yüksek mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuru görevleri birlikte ele alınır.
YARGI YETKİSİNİN ANAYASAL ESASLARI
Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı
Hâkimler görevlerinde bağımsızdır; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verir. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında TBMM’de yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar kararları değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez. Bağımsızlık, hâkimin karar verirken dış baskıdan korunmasını; tarafsızlık ise uyuşmazlığın taraflarına eşit mesafede durmasını ifade eder.
A) Kanuni hâkim güvencesi
B) Mahkemelerin bağımsızlığı
C) Seçimlerin genelliği
D) İdarenin bütünlüğü
E) Verginin kanuniliği
Hâkimlik ve Savcılık Teminatı
Hâkimler ve savcılar azlolunamaz; kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz ve bir mahkemenin ya da kadronun kaldırılması nedeniyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giyme, görevini sağlık bakımından yerine getirememe veya meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilmesi gibi kanunda gösterilen istisnalar saklıdır.
Hâkim ve savcıların mesleğe kabul, atama, nakil, yükselme, disiplin ve diğer özlük işleri; mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre düzenlenir. Hâkim ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdır; bu bağlılık yargısal kararlarına müdahale yetkisi vermez.
Duruşmalar, Gerekçeli Karar ve Kanuni Hâkim Güvencesi
Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde duruşmanın bir kısmı ya da tamamı kapalı yapılabilir. Bütün mahkeme kararları gerekçeli yazılır; davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir.
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ile yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkemeler kurulamaz; ancak savaş hâlinde asker kişilerin görevleriyle ilgili suçlarına bakmak üzere askerî mahkemeler kurulabilmesi anayasal istisnadır.
A) Mahkeme kararlarının gerekçeli olması
B) Duruşmaların kural olarak açık yapılması
C) Davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılması
D) Mahkemelerin görevlerinin idari genelgeyle değiştirilmesi
E) Mahkemelerin kuruluşunun kanunla düzenlenmesi
TÜRK YARGI SİSTEMİ VE YARGI KOLLARI
Türkiye’de yargı ayrılığı sistemi vardır. Adli yargı, özel hukuk ve ceza uyuşmazlıklarının; idari yargı ise idarenin kamu gücü kullanmasından doğan uyuşmazlıkların temel yargı koludur. Anayasa yargısı, normların Anayasaya uygunluğunu ve bireysel başvuruları inceler. Uyuşmazlık yargısı da adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer.
| Yargı Alanı | İlk Derece / Ara Derece | Son İnceleme veya Özel Merci |
|---|---|---|
| Adli yargı | Hukuk ve ceza mahkemeleri; bölge adliye mahkemeleri | Yargıtay |
| İdari yargı | İdare ve vergi mahkemeleri; bölge idare mahkemeleri | Danıştay |
| Anayasa yargısı | Norm denetimi, bireysel başvuru ve diğer anayasal görevler | Anayasa Mahkemesi |
| Uyuşmazlık yargısı | Adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıkları | Uyuşmazlık Mahkemesi |
HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar. Kurul 13 üyeden oluşur ve iki daire hâlinde çalışır. Kurulun başkanı Adalet Bakanıdır; Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı doğal üyedir. Kalan üyelerin dördü Cumhurbaşkanı, yedisi TBMM tarafından seçilir.
HSK; hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atanmaları, nakilleri, geçici yetki verilmesi, yükselmeleri, kadro dağıtımı, disiplin cezaları ve meslekten çıkarılmaları gibi özlük işlerini yürütür. Adalet Bakanlığının bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi önerisini karara bağlar. Üyeler dört yıl için seçilir ve bir kez daha seçilebilir. Meslekten çıkarma cezasına ilişkin Kurul kararlarına karşı yargı yolu açıktır; bunun dışındaki Kurul kararları kural olarak yargı denetimi dışındadır.
A) 15 üyeden oluşur.
B) Üç daire hâlinde çalışır.
C) Başkanı Anayasa Mahkemesi Başkanıdır.
D) Adalet Bakanı Kurulun başkanıdır.
E) Bütün üyeleri Yargıtay seçer.
ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU
Anayasa Mahkemesi 15 üyeden kurulur. TBMM; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından göstereceği adaylar içinden, bir üyeyi baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği adaylar içinden gizli oyla seçer. Diğer 12 üye Cumhurbaşkanı tarafından Anayasada belirtilen yüksek yargı, yükseköğretim, üst kademe yöneticiliği, serbest avukatlık, birinci sınıf hâkim-savcılık ve raportörlük kaynaklarından seçilir.
Üyeler 12 yıl için seçilir ve ikinci kez seçilemez. Altmış beş yaşını dolduran üye emekliye ayrılır. Mahkeme üyeleri kendi aralarından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla dört yıl için bir başkan ve iki başkanvekili seçer; süresi bitenler bu görevlere yeniden seçilebilir.
A) Üyeler sekiz yıl için seçilir.
B) Üyeler ikinci kez seçilebilir.
C) Mahkeme 15 üyeden oluşur.
D) Üyelerin tamamını TBMM seçer.
E) Üyelikte yaş sınırı bulunmaz.
ANAYASA MAHKEMESİNİN GÖREV VE YETKİLERİ
Anayasa Mahkemesinin temel görevi anayasal düzenin üstünlüğünü korumaktır. Mahkeme yalnız norm denetimi yapmaz; siyasi partilerin kapatılması ve mali denetimi, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması veya üyeliğin düşmesine karşı başvurular, Yüce Divan yargılaması ve bireysel başvuru gibi farklı görevler de üstlenir.
- Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunu denetler.
- Anayasa değişikliklerini yalnız şekil bakımından denetler.
- Bireysel başvuruları karara bağlar.
- Siyasi partilerin kapatılması davalarına bakar ve mali denetimini Sayıştaydan yardım alarak yapar.
- Anayasada sayılan üst düzey görevlileri görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
- Milletvekilliğinin düşmesi veya yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararlarına karşı yapılan anayasal başvuruları inceler.
- Uyuşmazlık Mahkemesinin başkanını kendi üyeleri arasından görevlendirir.
A) Bireysel başvuruları karara bağlamak
B) Siyasi partilerin mali denetimini yapmak
C) Kanunların Anayasaya uygunluğunu denetlemek
D) Adli yargıda verilen bütün kararları temyizen incelemek
E) Anayasada sayılan kişileri Yüce Divan sıfatıyla yargılamak
NORM DENETİMİ: İPTAL DAVASI VE İTİRAZ YOLU
Denetimin Konusu ve Kapsamı
Kanunlar, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü şekil ve esas bakımından denetlenebilir. Anayasa değişiklikleri ise yalnız şekil bakımından incelenir. Kanunların şekil denetimi, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığıyla; anayasa değişikliklerinin şekil denetimi teklif ve oylama çoğunlukları ile ivedilikle görüşülememe şartıyla sınırlıdır.
Olağanüstü hâl ve savaş hâllerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar hakkında da Anayasaya aykırılık iddiasıyla başvuru yapılamaz.
Soyut Norm Denetimi: İptal Davası
Bir normun somut davada uygulanmasını beklemeden doğrudan Anayasa Mahkemesine götürülmesine iptal davası veya soyut norm denetimi denir. Cumhurbaşkanı, TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve TBMM üye tam sayısının en az beşte biri olan 120 milletvekili iptal davası açabilir.
Esas yönünden iptal davası açma süresi, normun Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 60 gündür. Kanunların ve anayasa değişikliklerinin şekil denetimi için süre 10 gündür; bu yol yalnız Cumhurbaşkanı veya TBMM üye tam sayısının en az beşte biri tarafından işletilebilir. Şekil bozukluğu, somut norm denetiminde ileri sürülemez.
A) 7
B) 10
C) 30
D) 60
E) 90
Somut Norm Denetimi: İtiraz Yolu
Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasaya aykırı görürse ya da taraflardan birinin aykırılık iddiasını ciddi bulursa Anayasa Mahkemesine başvurur ve davayı geri bırakır. Anayasa Mahkemesi işin gelişinden itibaren beş ay içinde karar vermezse mahkeme davayı yürürlükteki kurallara göre sonuçlandırır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra aynı hüküm hakkında on yıl geçmedikçe yeniden itiraz yoluna başvurulamaz. Bu yasak, iptal davasından değil somut norm denetiminde esastan verilen ret kararından doğar.
A) İptal davası
B) Bireysel başvuru
C) İtiraz yolu
D) İstinaf
E) Yüce Divan yargılaması
BİREYSEL BAŞVURU
Herkes, Anayasada güvence altına alınmış ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamına da giren bir temel hakkının kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir.
Bireysel başvuru yeni bir temyiz yolu değildir. Anayasa Mahkemesi, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda sırf kararın doğru veya yanlış olduğunu yeniden incelemez; ortak koruma alanındaki temel bir hakkın kamu gücüyle ihlal edilip edilmediğini değerlendirir. Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz; Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de başvurunun konusu olamaz.
A) Yalnız ekonomik bir zararın bulunması
B) Olağan kanun yollarının tüketilmesi
C) TBMM’de en az 120 milletvekilinin imzası
D) Başvurunun bir siyasi parti tarafından yapılması
E) Uyuşmazlığın mutlaka iki özel kişi arasında olması
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZELLİKLERİ
Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Kararlar Resmî Gazete’de hemen yayımlanır; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. İptal edilen hükümler, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli görürse iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca belirleyebilir; bu erteleme bir yılı geçemez.
İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi bir hükmü iptal ederken kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm kuramaz. İptal kararının yürürlüğünün ertelenmesi, TBMM’ye oluşabilecek hukuk boşluğunu yeni bir düzenlemeyle giderme fırsatı verir.
A) Bir ay
B) Üç ay
C) Altı ay
D) Bir yıl
E) İki yıl
YARGITAY, DANIŞTAY, UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ VE SAYIŞTAY
Yargıtay
Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme yeridir. Kanunla gösterilen bazı davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak da bakar. Yargıtay üyelerini HSK seçer; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcıvekili ise Yargıtay Genel Kurulunun gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
Danıştay
Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme yeridir. Kanunla gösterilen belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar; kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirir ve kanunla verilen diğer işleri yapar. Üyelerin dörtte üçü HSK, dörtte biri Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
Uyuşmazlık Mahkemesi
Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilidir. Başkanlığını Anayasa Mahkemesinin kendi üyeleri arasından görevlendirdiği üye yapar. Diğer mahkemelerle Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.
A) Yargıtay
B) Danıştay
C) Sayıştay
D) Uyuşmazlık Mahkemesi
E) Hâkimler ve Savcılar Kurulu
Sayıştay
Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının gelir, gider ve mallarını TBMM adına denetler; sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlar. Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi de Sayıştay tarafından yapılır. Sayıştay bir yüksek mahkeme değildir. Vergi ve benzeri mali yükümlülüklerle ilgili Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararı esas alınır.
YARGI VE ANAYASA YARGISI SAYISAL ÖZETİ
- Anayasa Mahkemesi üye sayısı: 15
- TBMM’nin seçtiği AYM üyesi: 3; Cumhurbaşkanının seçtiği: 12
- AYM üyelik süresi: 12 yıl; yeniden seçilme: yok
- AYM Başkan ve başkanvekillerinin görev süresi: 4 yıl
- Esas yönünden iptal davası süresi: 60 gün
- Kanun ve anayasa değişikliğinde şekil denetimi süresi: 10 gün
- İtiraz yolunda AYM’nin karar süresi: 5 ay
- Esastan ret sonrası aynı hüküm için yeniden itiraz: 10 yıl
- İptal kararının yürürlüğünü erteleme: en çok 1 yıl
- HSK: 13 üye, 2 daire, 4 yıllık görev süresi
Önceki konu: Yürütme: Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi
Sonraki konu: Anayasanın Değiştirilmesi ve Olağanüstü Hâl





