TYT VİRÜSLER

0
9
TYT Virüsler biyoloji konu anlatımı kapak görseli

TYT Virüsler konusu; virüslerin hücresel olmayan yapısını, canlı hücre dışında neden çoğalamadığını, konak seçiciliğini ve bakteriyofajların litik–lizogenik döngülerini birlikte ele alır. TYT sorularında yapı ezberinden çok deney sonuçlarını yorumlama, virüsün hangi konak kaynağını kullandığını belirleme ve “bütün virüslerde bulunur” türündeki genellemeleri sınama öne çıkar.

VİRÜSLERİN YAPISI VE TEMEL ÖZELLİKLERİ

Hücresel Olmayan Yapı

Virüsler, hücrelerden daha küçük olabilen hücresel olmayan enfeksiyon etkenleridir. Bir virionun temelinde genetik materyal ve onu çevreleyen protein yapılı kapsit bulunur. Hücre zarı, sitoplazma, ribozom ve organel taşımazlar. Bu nedenle protein sentezi, ATP üretimi ve madde dönüşümleri gibi yaşamsal olayları bağımsız biçimde sürdüremezler.

Virüslerin kendi genomlarından kodlanan bazı enzimleri bulunabilir; ancak bu durum bağımsız metabolizma kurdukları anlamına gelmez. Yeni virüs parçacıklarının üretimi için canlı bir konak hücrenin ribozomlarına, enzimlerine, nükleotitlerine, amino asitlerine ve enerjisine ihtiyaç duyarlar. Bu özellik virüsleri zorunlu hücre içi parazit yapar.

Zarflı bir virüs ile bakteriyofajın temel yapılarının karşılaştırılması
Bütün virionlardaGenetik materyal ve protein yapılı kapsit bulunur.
Bazı virionlardaKapsidin dışında zarf ve yüzey proteinleri bulunabilir.
Dikkat
Virüslerde ribozom ve bağımsız ATP üretimi yoktur. “Bazı viral enzimler bulunabilir” bilgisi ile “bağımsız metabolizma yürütür” yargısı aynı değildir.
Örnek - 1
Bir araştırmacı K, L ve M virüslerini inceliyor. K’de zarf ve RNA, L’de DNA ve kapsit, M’de RNA ve kapsit bulunduğunu belirliyor. Buna göre üç virüste de ortak olduğu kesin olan yapılar hangileridir?

A) Hücre zarı ve sitoplazma
B) Genetik materyal ve protein kılıf
C) DNA ve zarf
D) RNA ve ribozom
E) Zarf ve yüzey glikoproteini
Virüs genomu DNA ya da RNA olabilir; zarf ise bütün virüslerde bulunmaz. Genetik materyal ile kapsit bütün virionların ortak temelidir.

Cevap: B

Örnek - 2
Şekilde bir bakteriyofajın bazı bölümleri numaralandırılmıştır.

I II III ve IV ile numaralandırılmış bakteriyofaj yapısı

I. bölüm nükleotitlerden, II ve III. bölümler amino asitlerden oluştuğuna göre aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?

A) I, fajın konak ribozomuna tutunmasını sağlar.
B) II, kalıtsal bilgiyi taşıyan nükleik asittir.
C) III, konak hücre içinde ATP sentezler.
D) IV, bakterinin yüzeyine tutunmada görev alabilir.
E) I ve IV bütün hayvan virüslerinde bulunur.
I genetik materyal, II kapsit, III kuyruk kılıfı, IV kuyruk iplikçikleridir. Kuyruk iplikçikleri uygun bakteri reseptörünü tanıyıp tutunmaya yardım eder.

Cevap: D

Genom, Kapsit ve Zarf

Bir virionun genomu DNA ya da RNA yapısındadır; aynı virionun temel genomunda ikisi birlikte bulunmaz. Genetik materyal tek veya çift zincirli, doğrusal, halkasal ya da parçalı olabilir. DNA genomunda deoksiriboz ve timin, RNA genomunda riboz ve urasil ayırt edici bileşenlerdir; iki nükleik asitte de fosfat, adenin, guanin ve sitozin bulunabilir. TYT düzeyinde belirleyici ayrım, genomun türünden bağımsız olarak kalıtsal bilgiyi taşıması ve konak hücre içinde kopyalanmasıdır.

Kapsit, kapsomer adı verilen protein alt birimlerinden oluşur; genomu korur ve bazı virüslerde konağa tutunmaya katkı sağlar. Zarflı virüslerde kapsidin dışındaki lipit tabaka büyük ölçüde konak hücre zarından köken alır. Zarf üzerindeki viral yüzey proteinleri ise uygun hücre reseptörünü tanımada etkilidir.

Yapı Temel bileşim Başlıca işlev
Genom DNA veya RNA Kalıtsal bilgi ve çoğalma programı
Kapsit Protein Genomu koruma, bazı türlerde tutunmaya katkı
Zarf Lipit tabaka ve viral proteinler Konak hücreyle etkileşim; bütün virüslerde ortak değildir
Örnek - 3
Bir virüsün kapsit proteinlerinde kükürt, genomunda ise fosfor bulunduğu belirleniyor. Virüsler radyoaktif 35S ve 32P ile ayrı ayrı işaretlenerek bakterileri enfekte ediyor. Enfeksiyonun başında bakteri içine giren işaretin ağırlıklı olarak 32P olması aşağıdakilerden hangisini destekler?

A) Kapsidin bakteriye girip genomun dışarıda kaldığını
B) Genetik bilginin nükleik asitle bakteriye aktarıldığını
C) Virüsün bağımsız protein sentezlediğini
D) Bakterinin ribozom taşımadığını
E) Kükürdün DNA’nın zorunlu elementi olduğunu
Fosforla işaretlenen nükleik asidin hücreye girmesi, kalıtsal bilginin viral genomla taşındığını gösterir. Fajın protein kılıfı hücre dışında kalabilir.

Cevap: B

Örnek - 4
Genomunda hangi nükleik asidin bulunduğu bilinmeyen bir virüs, ayrı deneylerde radyoaktif riboz, urasil, deoksiriboz, timin ve sitozin içeren canlı konak hücrelerde çoğaltılıyor. Yeni virionların genomunda yalnız riboz, urasil ve sitozin işaretlerine rastlanıyor. Buna göre virüs genomuyla ilgili en güçlü çıkarım hangisidir?

A) Protein yapılıdır.
B) RNA yapısındadır.
C) DNA ve RNA birlikte bulunur.
D) Nükleotit içermez.
E) Yalnız kapsitten oluşur.
Riboz ve urasil RNA için ayırt edicidir. Sitozin hem DNA’da hem RNA’da bulunabildiği için tek başına belirleyici değildir.

Cevap: B

Canlı ve Cansız Özelliklerin Birlikteliği

Virüsler canlı hücre dışında metabolik olarak etkin değildir; büyümez, ATP üretmez ve kendi başına çoğalmaz. Klasik TYT anlatımında bazı virüslerin hücre dışında kristalleştirilebilmesi cansızlığa benzer özellik olarak verilir. Uygun konak hücreye girdiklerinde genomlarını kopyalatmaları, yeni virionlar oluşturmaları, mutasyona uğramaları ve kalıtsal değişim gösterebilmeleri ise canlı sistemlerle ortak yönleridir.

Bu karşıtlık nedeniyle virüsleri “tam canlı hücre” veya “sıradan cansız madde” biçiminde sınıflandırmak doğru değildir. Biyolojik sınıflandırmada hücresel canlıların âlem ve domain düzenine yerleştirilmezler.

Örnek - 5
X virüsü arıtılıp yalnız su, mineral ve glikoz içeren ortama konulduğunda sayısı değişmiyor. Aynı virüs uygun canlı hücre kültürüne aktarıldığında yeni virionlar oluşuyor ve bazı virionlarda kalıtsal farklılıklar belirleniyor. Bu gözlemler;
I. bağımsız metabolizma kuramama,
II. canlı konak içinde çoğalma,
III. mutasyona uğrayabilme
özelliklerinden hangilerini destekler?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cansız besi ortamında çoğalmaması bağımsız metabolizma eksikliğini, hücre kültüründe yeni virionların oluşması konak gereksinimini, kalıtsal farklılıklar ise mutasyonu destekler.

Cevap: E

KONAK ÖZGÜLLÜĞÜ VE VİRÜS ÇEŞİTLERİ

Reseptör Uyumu ve Doku Seçiciliği

Bir virüsün yüzeyindeki bağlanma proteini, yalnız belirli hücre yüzeyi reseptörleriyle uyum gösterebilir. Bu durum virüsün hangi türleri, hangi dokuları veya hangi hücreleri enfekte edebileceğini sınırlar. Uygun reseptöre bağlanma gerekli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir; hücre içindeki enzimler, düzenleyici moleküller ve diğer koşullar da viral çoğalmayı desteklemelidir.

Uyumlu ve uyumsuz hücre reseptörlerinde virüs bağlanmasının karşılaştırılması

Konak özgüllüğü nedeniyle bakteriyofajlar bakterileri, bitki virüsleri bitki hücrelerini, hayvan virüsleri ise uygun hayvan hücrelerini enfekte eder. Aynı canlı içinde de doku seçiciliği görülebilir; örneğin solunum yolu hücrelerinde çoğalabilen bir virüs, reseptör veya hücre içi koşul uygun değilse başka bir dokuda çoğalamayabilir.

Dikkat
Virüsün bir hücreye yaklaşması enfeksiyon için yeterli değildir. Yüzey reseptörü uyumu ve hücre içi çoğalma koşulları birlikte değerlendirilir.
Örnek - 6
Aynı bireyden alınan K, L ve M hücrelerine eşit sayıda X virüsü ekleniyor. X virüsü K ve L’ye bağlanırken yalnız K’de çoğalıyor; M’ye ise bağlanmıyor. Buna göre aşağıdaki yorumlardan hangisi en uygundur?

A) K ve L aynı genlerin tamamını aynı düzeyde çalıştırır.
B) M’de X’e uygun reseptör bulunmayabilir.
C) L’de virüs genomu kesinlikle yok edilmiştir.
D) Reseptöre bağlanan her virüs mutlaka çoğalır.
E) X virüsü canlı hücre olmadan da çoğalabilir.
M’de bağlanma olmaması uygun reseptörün bulunmamasıyla açıklanabilir. L’de bağlanma olduğu hâlde çoğalma olmaması, hücre içi koşulların da belirleyici olduğunu gösterir.

Cevap: B

Örnek - 7
Bir virüs türünün A canlısının solunum epiteli hücrelerinde çoğaldığı, karaciğer hücrelerine bağlanabildiği hâlde çoğalamadığı ve B canlısının hiçbir hücresine bağlanamadığı gözleniyor. Bu sonuçlar aşağıdakilerden hangisine kanıt oluşturmaz?

A) Konak türü virüsün bağlanmasını etkileyebilir.
B) Hücre içi koşullar çoğalmayı etkileyebilir.
C) Doku tipleri arasında reseptör veya metabolik fark bulunabilir.
D) Bağlanma ile çoğalma aynı koşula bağlı olmak zorunda değildir.
E) Virüs bütün hücrelerde kendi ribozomlarıyla protein sentezler.
Virüslerin kendi ribozomları yoktur. Diğer seçenekler bağlanma ve çoğalma farklarından çıkarılabilir.

Cevap: E

Genoma ve Konağa Göre Gruplandırma

Virüsler genomlarına göre DNA virüsleri ve RNA virüsleri; konaklarına göre bakteri, bitki ve hayvan virüsleri gibi gruplarda incelenebilir. Bu gruplandırmalar birbirinin alternatifi değildir. Örneğin bir bakteriyofaj DNA genomlu, bir hayvan virüsü RNA genomlu olabilir.

Genom tipi mutasyon sıklığı ve çoğalma biçimi hakkında ipucu verebilir; ancak “bütün RNA virüsleri aynı hastalığı oluşturur” veya “bütün DNA virüsleri aynı hücreyi enfekte eder” biçiminde sonuç çıkarılamaz. Konak seçiciliğinde yüzey uyumu ve hücresel ortam belirleyicidir.

Genoma göreDNA virüsleri ve RNA virüsleri
Konağa göreBakteri, bitki ve hayvan virüsleri
Örnek - 8
K virüsü RNA genomlu ve bitki hücrelerinde; L virüsü DNA genomlu ve bakterilerde; M virüsü RNA genomlu ve hayvan hücrelerinde çoğalıyor. Buna göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) K ile M’nin genom türü aynıdır.
B) L bir bakteriyofaj olarak adlandırılabilir.
C) K, L ve M’nin tamamında kapsit bulunur.
D) M’nin konağı hayvan hücreleridir.
E) K ve M aynı reseptöre bağlanmak zorundadır.
Aynı genom tipine sahip olmak aynı reseptörü kullanmayı gerektirmez. K bitki, M hayvan hücrelerinde çoğaldığı için konak özgüllükleri farklıdır.

Cevap: E

BAKTERİYOFAJLARDA ÇOĞALMA DÖNGÜLERİ

Litik Döngü

Litik döngü, fajın bakteride yeni virionlar üretmesi ve çoğu durumda hücrenin parçalanmasıyla sonuçlanan yoldur. Süreç özgül reseptöre bağlanma ile başlar. Kuyrukla ilişkili yapılar ve enzimler bakteri duvarı ile zarında genom aktarımına uygun yerel geçiş oluşturabilir. Fajın genetik materyali bakteriye aktarılırken protein kılıfın büyük bölümü hücre dışında kalır. Viral genom konak hücrenin işleyişini yönlendirir; genom kopyaları ve kapsit proteinleri sentezlenir, bileşenler birleştirilir ve yeni fajlar lizisle ortama salınır.

BağlanmaUygun bakteri reseptörü tanınır.

Genom aktarımıViral nükleik asit hücreye geçer.

SentezGenom ve protein parçaları üretilir.

BirleşmeYeni fajlar oluşturulur.

LizisHücre parçalanır, fajlar çıkar.
Örnek - 9
Bir bakteriyofajın litik döngüsünde aşağıdaki olaylar gerçekleşiyor:
I. Yeni fajların hücre dışına çıkması
II. Viral genomun bakteriye aktarılması
III. Kapsit proteinleri ile genomların birleştirilmesi
IV. Fajın bakteri yüzeyine tutunması
V. Viral nükleik asit ve proteinlerin sentezi
Bu olayların doğru sıralaması hangisidir?

A) IV – II – V – III – I
B) II – IV – III – V – I
C) IV – V – II – I – III
D) V – II – IV – III – I
E) II – V – IV – I – III
Önce bağlanma ve genom aktarımı gerçekleşir. Ardından viral bileşenler sentezlenir, birleştirilir ve hücrenin lizisiyle dışarı çıkar.

Cevap: A

Örnek - 10
Bir fajın litik döngüyle çoğaldığı bakteride yeni fajların yapısına katılan maddeler işaretleniyor. Aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bakteri tarafından sağlanması beklenmez?

A) Kapsit sentezinde kullanılan amino asitler
B) Viral genomun kopyalanmasında kullanılan nükleotitler
C) Protein sentezini yapan ribozomlar
D) Hücresel tepkimelerde kullanılan ATP
E) Yeni faj genomundaki baz dizisinin kalıtsal bilgisi
Maddeler ve sentez düzeneği konak hücreden sağlanabilir; yeni faj genomunun baz dizisini belirleyen bilgi viral genomdan gelir.

Cevap: E

Lizogenik Döngü

Lizogenik döngüde faj genomu bakteriye girdikten sonra hemen yeni virion üretimine yönelmeyebilir. Viral DNA, bakteri kromozomuna katılarak profaj hâline gelir. Bakteri DNA’sını eşleyip bölündükçe profaj da kopyalanır ve yavru hücrelere aktarılır. Bu evrede hücre hemen parçalanmaz.

Ultraviyole ışın, kimyasal etken veya başka bir stres profajın konak DNA’sından ayrılmasını tetikleyebilir. Böylece viral genom litik yola geçer; sentez, birleşme ve lizis basamaklarıyla yeni fajlar üretilir. Dolayısıyla lizogenik durum kalıcı bir “çoğalmama” hâli değildir; viral genetik bilgi konakla birlikte çoğalırken uygun koşulda etkin litik döngüye dönebilir.

Bakteriyofajlarda litik ve lizogenik döngülerin ortak başlangıçtan ayrılan akışı
Özellik Litik döngü Lizogenik döngü
Viral genom Aktif olarak kopyalanır ve yeni virionlara paketlenir. Konak DNA’sına katılarak profaj hâlinde kopyalanır.
Konak hücrenin durumu Döngünün sonunda çoğunlukla lizis görülür. Hücre hemen parçalanmadan bölünebilir.
Yeni faj oluşumu Kısa sürede gerçekleşir. Uyarılma sonrası litik yola geçildiğinde gerçekleşir.
Dikkat
Lizogenik döngüde “hiçbir viral çoğalma yoktur” denemez. Profaj, konak DNA’sıyla birlikte eşlenir; yalnız olgun virion üretimi ve lizis ertelenmiştir.
Örnek - 11
Bir bakteriyofajın çoğalmasını incelemek için başlangıçta eşit sayıda faj içeren üç düzenek hazırlanmıştır.

Canlı bakteri besi ortamı ve antibiyotik içeren üç bakteriyofaj deney düzeneği

Antibiyotik III. kaptaki bakterileri kısa sürede öldürdüğüne göre belirli bir süre sonunda faj sayısında belirgin artış görülmesi en çok hangi kapta beklenir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III
Faj çoğalması için canlı bakteri gerekir. I. kapta canlı konak vardır; II’de hücre yoktur, III’te ise antibiyotik konak bakterileri ortadan kaldırır.

Cevap: A

Örnek - 12
Bir bakteri kültürüne lizogenik döngü kurabilen faj ekleniyor. Bir süre sonra bakteriler bölünmeye devam ederken yeni faj görülmüyor. Kültüre UV ışını uygulandıktan sonra bakteri sayısı azalıyor ve ortamda çok sayıda faj belirleniyor. Bu değişimin en uygun açıklaması hangisidir?

A) UV ışını bakterilere ribozom kazandırmıştır.
B) Profaj uyarılarak litik döngüye geçmiştir.
C) Faj canlı hücre dışında mitoz geçirmiştir.
D) Bakteri DNA’sı kapside dönüşmüştür.
E) Antibiyotik faj genomunu çoğaltmıştır.
UV gibi stres etkenleri profajın konak DNA’sından ayrılıp litik döngüye geçmesini tetikleyebilir. Yeni fajların üretimi ve lizis bakteri sayısını azaltır.

Cevap: B

Sentez, Birleşme ve Lizis

Viral genom ile kapsit proteinlerinin hücre içinde üretilmesi, olgun virionların hemen oluştuğu anlamına gelmez. Önce ayrı viral bileşenler sentezlenir; ardından genom kapsit içine paketlenir ve yeni virionlar birleştirilir. Bu nedenle enfeksiyonun bir aralığında viral nükleik asit ve protein miktarı artarken olgun virion sayısı düşük kalabilir. Litik döngünün sonunda hücrenin parçalanmasıyla çok sayıda virion ortama yayılır.

Örnek - 13
Bir faj enfeksiyonunda t0 anında bakteri içine viral DNA giriyor. t1–t2 aralığında hücre içinde olgun faj saptanmazken viral DNA ve kapsit proteinleri artıyor. t3 anında olgun faj sayısı hızla yükseliyor, t4 anında bakteri parçalanıyor. t1–t2 aralığı için en uygun yorum hangisidir?

A) Virüs tamamen yok olmuştur.
B) Viral bileşenler sentezlenmekte, ancak birleşme tamamlanmamıştır.
C) Lizis tamamlanmış ve bütün fajlar dışarı çıkmıştır.
D) Faj hücre dışında bağımsız solunum yapmaktadır.
E) Bakteri, virüse ait ribozomları üretmektedir.
Genom ve kapsit proteinlerinin artmasına karşın olgun faj görülmemesi, sentez basamağının sürdüğünü ve birleşmenin henüz tamamlanmadığını gösterir.

Cevap: B

VİRÜSLER, BAĞIŞIKLIK VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Antibiyotikler Neden Etkisizdir?

Antibiyotikler bakterilerin hücre duvarı sentezi, ribozomları veya kendilerine özgü metabolik yolları gibi hedeflere etki eder. Virüslerde bu hücresel yapılar bulunmadığı için antibiyotikler viral çoğalmayı doğrudan durdurmaz. Viral bir enfeksiyon sırasında gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon için antibiyotik kullanılabilmesi, ilacın virüse etki ettiği anlamına gelmez.

Antiviral ilaçlar ise belirli virüslerin hücreye girişi, genom kopyalanması, viral enzimleri veya yeni virionların olgunlaşması gibi basamakları hedefleyebilir. Hedefler virüs türüne göre değiştiğinden tek bir antiviral bütün virüslere karşı etkili değildir.

Örnek - 14
Bakteri kültüründe çoğalan bir fajın bulunduğu ortama, bakterinin ribozomlarını durduran etkili bir antibiyotik ekleniyor. Bir süre sonra yeni faj üretiminin azalması aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

A) Antibiyotik faj kapsidini doğrudan eritmiştir.
B) Fajın protein sentezi için kullandığı konak sistemi çalışamaz hâle gelmiştir.
C) Faj kendi ribozomlarını kaybetmiştir.
D) Antibiyotik viral DNA’yı bakteriyel DNA’ya çevirmiştir.
E) Fajın hücre dışında fotosentezi durmuştur.
Antibiyotik doğrudan faja değil, konak bakterinin ribozomlarına etki eder. Konak protein sentezleyemeyince faj kapsitlerinin üretimi de aksar.

Cevap: B

Bağışıklık, İnterferon ve Mutasyon

Virüsle karşılaşan bağışıklık sistemi özgül antikorlar ve hücresel bağışıklık yanıtları geliştirebilir. Aşılar, hastalık etkeninin güvenli bir bileşeni veya bilgisiyle bağışıklık belleğinin oluşmasını amaçlar. İnterferonlar ise enfekte hücreler ve bağışıklık hücreleri tarafından üretilebilen sinyal proteinleridir; komşu hücrelerde antiviral savunma durumunu güçlendirebilir. İnterferonu virüsün ürettiği ya da bütün virüslere karşı ömür boyu özgül bağışıklık sağladığı biçiminde yorumlamak doğru değildir.

Viral genomda gerçekleşen mutasyonlar yüzey proteinlerini, konak aralığını veya çoğalma özelliklerini etkileyebilir. Özellikle bazı RNA virüslerinde kopyalama hataları daha sık görülebilir. Ancak “her mutasyon yararlıdır” veya “mutasyon ihtiyaca göre oluşur” sonuçları çıkarılamaz; çevre koşulları mevcut varyantların yayılma başarısını etkiler.

Dikkat
Antibiyotik bakteriyel hedeflere, antiviral ilaç belirli viral basamaklara etki eder. İnterferon virüs tarafından değil, konak hücreler tarafından üretilen bir savunma sinyalidir.
Örnek - 15
Virüsle enfekte edilen K hücrelerinin çevresindeki sağlıklı L hücrelerinde antiviral protein sentezinin arttığı gözleniyor. K hücrelerinden salgılanan bir sinyal molekülü engellendiğinde L’deki bu artış görülmüyor. Bu sonuç aşağıdakilerden hangisini destekler?

A) Virüslerin interferon ürettiğini
B) Enfekte hücrelerden salınan interferonların komşu hücreleri uyarabildiğini
C) Antibiyotiklerin bütün virüsleri öldürdüğünü
D) L hücrelerinin canlı olmadığını
E) İnterferonun yalnız bakterilerde bulunduğunu
K hücrelerinden çıkan sinyalin L hücrelerinde antiviral protein sentezini artırması interferon etkisiyle uyumludur. İnterferon konak kaynaklıdır.

Cevap: B

Örnek - 16
Bir RNA virüsü popülasyonunda yüzey proteini farklı olan az sayıda varyant başlangıçta bulunmaktadır. Belirli bir bağışıklık baskısı altında birkaç nesil sonra bu varyantların oranı artıyor. Bu değişim için en uygun açıklama hangisidir?

A) Bütün virüsler ihtiyaç duyduğu için aynı anda yönlü mutasyon geçirmiştir.
B) Önceden bulunan bazı varyantlar koşullarda daha yüksek çoğalma başarısı göstermiştir.
C) Virüsler ribozomlarını değiştirerek direnç kazanmıştır.
D) Bağışıklık baskısı viral genomu protein yapısına dönüştürmüştür.
E) Mutasyon yalnız cansız ortamda gerçekleşmiştir.
Varyantlar başlangıçta popülasyonda vardır. Bağışıklık baskısı altında daha başarılı çoğalanların oranı zamanla artabilir; mutasyonlar ihtiyaca göre yönlendirilmez.

Cevap: B

TYT VİRÜSLER KONU ÖZETİ

Virüslerin temel ortaklığı, DNA veya RNA yapısındaki genom ile protein kapsittir. Zarf bütün virüslerde bulunmaz; ribozom, sitoplazma ve bağımsız ATP üretimi ise virüslerin yapısal özelliği değildir. Bu nedenle çoğalma ancak uygun reseptör ve hücre içi koşullara sahip canlı konakta gerçekleşir.

Bakteriyofajlarda litik döngü yeni fajların sentezi, birleşmesi ve hücrenin lizisiyle sonuçlanır. Lizogenik döngüde profaj konak DNA’sıyla birlikte kopyalanır; uygun uyarı sonrasında litik yola geçebilir. Antibiyotiklerin virüslere doğrudan etki etmemesi, hedeflerinin bakteriyel hücre yapı ve süreçleri olmasından kaynaklanır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz