TYT Tarih Bilimi, Tarih ve Zaman konu anlatımı; tarihî bilginin nasıl üretildiğini, kaynakların nasıl değerlendirildiğini ve geçmişteki zamanın nasıl sınıflandırıldığını birlikte açıklar. Bu konu yalnız kavram ezberinden oluşmaz. Bir bilginin hangi kaynağa dayandığını, tarihçinin hangi aşamada yorum yaptığını ve verilen bir tarihin hangi yüzyıla ait olduğunu doğru okumak gerekir.
Tarih, geçmişte yaşayan insan topluluklarının faaliyetlerini yer ve zaman göstererek, neden-sonuç ilişkisi içinde ve kanıtlara dayanarak inceler. Bu nedenle tarihî bilgi; söylentiye değil kaynağa, tek yönlü yargıya değil eleştirel değerlendirmeye dayanır.
TARİH BİLİMİ VE TARİHİN KONUSU
Tarih Bilimi Neyi İnceler?
Tarihin merkezinde insan vardır. Savaşlar, antlaşmalar ve devletlerin kurulması siyasi tarihin bir parçasıdır; fakat tarihin konusu bunlarla sınırlı değildir. Göçler, üretim biçimleri, inançlar, sanat eserleri, şehirleşme, bilimsel gelişmeler ve gündelik hayat da insan faaliyetlerinin sonucu olduğu için tarih tarafından incelenir.
Doğada kendiliğinden gerçekleşen bir deprem tarihsel olay değildir. Ancak depremin bir şehrin yerleşimini, ekonomisini veya toplum yapısını değiştirmesi tarih araştırmasının konusu olabilir. Tarihçi, doğa olayının kendisinden çok onun insan hayatındaki etkisini inceler.
Olay ile olgu arasında bağ bulunabilir. Bir savaş belirli bir tarihte gerçekleşen olaydır; bu savaşın uzun dönemde nüfus, yerleşme ve kültür üzerinde oluşturduğu dönüşüm ise olgu niteliği kazanabilir.
Tarih Biliminin Özellikleri
Tarihî olaylar geçmişte kalmıştır ve aynı koşullarda yeniden gerçekleştirilemez. Bu yüzden tarihçi, doğa bilimlerindeki gibi deney yapamaz. Geçmişi; belge, buluntu, tanıklık ve diğer kaynakların bıraktığı izler üzerinden anlamaya çalışır.
Bir olayın tek bir nedeni olmayabilir. Ekonomik sıkıntı, siyasi rekabet, toplumsal yapı ve coğrafi koşullar aynı gelişmeyi farklı ölçülerde etkileyebilir. Tarihçi bu etkenleri dönemin şartları içinde değerlendirir. Geçmişi yalnız bugünün değer yargılarıyla açıklamak, olayın kendi bağlamını gözden kaçırabilir.
TARİH BİLİMİNİN YÖNTEMİ
Tarihçi, araştırma sorusuna rastgele bilgiler toplayarak cevap vermez. Kaynak aramadan senteze uzanan düzenli bir yöntem izler. Aşamaların adları farklı kaynaklarda küçük yazım farklarıyla verilebilse de temel işlevleri aynıdır.
Dış Tenkit ve İç Tenkit
Tenkit aşamasında önce kaynağın kendisi, sonra verdiği bilgi sorgulanır. Dış tenkit; belgenin yazarı, tarihi, kâğıdı, mürekkebi, mührü ve özgünlüğü gibi dış özellikleri inceler. İç tenkit ise anlatılan bilginin tutarlı, tarafsız ve diğer kaynaklarla uyumlu olup olmadığını değerlendirir.
Örneğin bir fermanın gerçekten belirtilen dönemde hazırlanıp hazırlanmadığı dış tenkit konusudur. Fermandaki bir ifadenin dönemin başka kayıtlarıyla çelişip çelişmediği ise iç tenkit kapsamında ele alınır.
TARİHÎ KAYNAKLAR
Tarihî bilgiye ulaşılmasını sağlayan belge, buluntu, anlatı ve kayıtların tümü kaynak olarak adlandırılır. Kaynağın olayla zaman ilişkisi, bilgi değerini anlamada önemlidir; fakat bir kaynağın birinci el olması onun otomatik olarak tarafsız olduğu anlamına gelmez.
Birinci ve İkinci El Kaynaklar
Bir komutanın savaş sırasında tuttuğu günlük birinci el kaynak olabilir; ancak komutan kendi kararlarını haklı göstermeye çalışmış olabilir. Bu nedenle yakınlık ile güvenilirlik aynı şey değildir. Her kaynak tenkit sürecinden geçirilir.
Biçimlerine Göre Kaynaklar
| Kaynak türü | Örnekler |
|---|---|
| Sözlü | Destan, efsane, menkıbe, tanıklık |
| Yazılı | Tablet, kitabe, ferman, mektup, gazete |
| Görsel ve işitsel | Fotoğraf, resim, film, ses kaydı |
| Gerçek eşya ve nesne | Para, silah, araç, mimari eser, arkeolojik buluntu |
TARİHE YARDIMCI BİLİMLER
Tarihçi, bir kaynağın dilini, yaşını, maddesini veya üzerindeki işareti tek başına çözümleyemeyebilir. Bu durumda farklı bilim dallarının yöntemlerinden yararlanır. Sorularda çoğu zaman incelenen malzeme ile yardımcı bilim eşleştirilir.
| Bilim | İnceleme alanı |
|---|---|
| Kronoloji | Olayların zamanını belirler ve sıralar. |
| Arkeoloji | Kazılarla maddi kalıntıları ortaya çıkarır. |
| Coğrafya | İnsan ile mekân arasındaki etkileşimi inceler. |
| Paleografya | Eski yazıları ve alfabeleri çözümler. |
| Epigrafi | Kitabe ve anıt yazılarını inceler. |
| Nümismatik | Eski paraları inceler. |
| Diplomatik | Resmî belgelerin biçim ve içeriğini değerlendirir. |
| Filoloji | Dillerin tarihsel gelişimini araştırır. |
| Antropoloji | İnsanın fiziksel ve kültürel gelişimini inceler. |
| Etnografya | Toplumların gelenek, görenek ve yaşayışını inceler. |
| Heraldik | Arma ve mühürleri inceler. |
| Kimya | Karbon-14 gibi yöntemlerle buluntuların yaşı hakkında veri sağlar. |
Yazının kullanılmadığı tarih öncesi dönemleri araştırırken arkeoloji özellikle önemlidir. Paleografya ve epigrafi ise yazılı malzemeye ihtiyaç duyduğu için yazı öncesi dönemlerde doğrudan kullanılamaz.
ZAMANIN SINIFLANDIRILMASI VE TAKVİMLER
Tarihî olayları sıralayabilmek ve aralarındaki süreyi belirleyebilmek için zamanın ölçülmesi gerekir. Takvimler; zamanı gün, ay ve yıl gibi bölümlere ayıran sistemlerdir. Toplumlar takvim başlangıcı olarak kendileri için önemli kabul ettikleri olayları seçmiştir.
Ay Yılı ve Güneş Yılı
Ay yılı ile güneş yılı arasındaki süre farkı nedeniyle Hicrî takvimdeki dinî günler Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 11 gün daha erken gelir.
Türklerin Kullandığı Başlıca Takvimler
| Takvim | Esas | Temel özellik |
|---|---|---|
| On İki Hayvanlı Türk Takvimi | Güneş yılı | Yıllar hayvan adlarıyla gösterilir; Türklerin kullandığı ilk takvimdir. |
| Hicrî Takvim | Ay yılı | Başlangıcı hicrettir; dinî günlerin belirlenmesinde kullanılır. |
| Celâli Takvimi | Güneş yılı | Melikşah’ın emriyle Ömer Hayyam başkanlığındaki heyet hazırlamıştır. |
| Rûmî Takvim | Güneş yılı | Osmanlı Devleti’nde mali işlerde kullanılmıştır. |
| Miladi Takvim | Güneş yılı | Türkiye’de 1 Ocak 1926’dan beri kullanılmaktadır. |
YÜZYIL VE TARİH HESAPLAMA
Bir Tarihin Yüzyılını Bulma
Milattan sonra verilen bir yılın son iki basamağı 00 değilse, kalan basamaklara 1 eklenerek yüzyıl bulunur. 1453 yılı 15. yüzyıldadır. Son iki basamak 00 ise yüzyıl, baştaki sayının kendisidir; 1700 yılı 17. yüzyıldadır.
Milattan önce yıllarda sayı büyüdükçe daha eski bir tarihe gidilir. MÖ 1250, MÖ 750’den daha önce yaşanmıştır. Yüzyıl hesabının sayısal yöntemi değişmez: MÖ 1250, MÖ 13. yüzyıldadır.
Bir yüzyılın 01–25 yılları birinci çeyrek, 26–50 yılları ikinci çeyrek, 51–75 yılları üçüncü çeyrek, 76–00 yılları dördüncü çeyrek kabul edilir. Buna göre 1923, 20. yüzyılın ilk yarısının birinci çeyreğindedir; 1881 ise 19. yüzyılın ikinci yarısının dördüncü çeyreğindedir.
Tarih sorularında kavramlar birbirinden bağımsız değildir. Kronoloji olayları sıraya koyar; kaynaklar geçmişe ilişkin kanıt sağlar; tenkit bu kanıtların güvenilirliğini sınar; terkip ise doğrulanan bilgileri anlamlı bir açıklamaya dönüştürür. Takvim ve yüzyıl bilgisi de olayların zaman içindeki yerini doğru belirlemeyi sağlar.
