TYT PROTİSTLER, MANTARLAR VE BİTKİLER

0
7
TYT Protistler Mantarlar ve Bitkiler konu anlatımı kapağı

Protistler, mantarlar ve bitkiler ökaryot hücre yapısına sahip olsa da organizasyon düzeyi, beslenme biçimi, hücre duvarı ve üreme özellikleri bakımından belirgin biçimde ayrılır. TYT sorularında bu gruplar çoğu zaman tek bir özelliğe göre değil; birkaç bulgunun birlikte yorumlanmasıyla ayırt edilir. Bu nedenle yapı, beslenme, hareket, üreme ve ekolojik rol aynı çerçevede değerlendirilmelidir.

ÖKARYOT CANLILARIN GENEL ÇERÇEVESİ

Protist, Mantar ve Bitkilerde Ortak Hücresel Plan

Üç âlemde de DNA çekirdek zarıyla çevrilidir; mitokondri, endoplazmik retikulum ve Golgi aygıtı gibi zarlı organeller bulunabilir. Ribozom, hücre zarı, sitoplazma ve kalıtsal materyal de ortak yapılardır. Ancak bu ortaklık, bütün üyelerin aynı organelleri taşıdığı anlamına gelmez. Örneğin kloroplast fotosentetik protistlerde ve bitkilerin fotosentez yapan hücrelerinde bulunurken mantarlarda bulunmaz.

Hücre duvarının varlığı da tek başına âlemi belirlemeye yetmez. Bitkilerin hücre duvarı ağırlıklı olarak selüloz, mantarlarınki kitin içerir. Protistlerde ise duvarın bulunup bulunmaması ve kimyasal yapısı gruba göre değişir. Depo karbonhidratı bitkilerde çoğunlukla nişasta, mantarlarda glikojendir.

Özellik Protistler Bitkiler Mantarlar
Hücre tipi Ökaryot Ökaryot Ökaryot
Hücre sayısı Çoğu tek hücreli; çok hücreli veya koloni oluşturan üyeler de var Çok hücreli Çoğu çok hücreli; mayalar tek hücreli
Beslenme Ototrof, heterotrof, miksotrof, parazit veya saprotrof olabilir Çoğu fotoototrof; parazit istisnalar var Emilimle heterotrof
Hücre duvarı Gruba göre değişir Selüloz Kitin
Depo karbonhidratı Gruba göre değişir Nişasta Glikojen
Örnek - 1
K, L ve M canlılarına ait bazı özellikler şöyledir:

• K tek hücreli, çekirdekli ve hem fotosentez hem fagositoz yapabiliyor.

• L çok hücreli, selüloz duvarlı ve nişasta depoluyor.

• M kitin duvarlı, kloroplastsız ve glikojen depoluyor.

Buna göre K, L ve M sırasıyla hangi âlemlerde yer alabilir?

A) Protist – bitki – mantar
B) Bitki – protist – mantar
C) Mantar – bitki – protist
D) Protist – mantar – bitki
E) Bitki – mantar – protist
Tek hücreli olup farklı beslenme biçimlerini bir arada gösterebilen K protisttir. Selüloz duvar ve nişasta L’yi bitkilere; kitin duvar, kloroplast yokluğu ve glikojen M’yi mantarlara bağlar.

Cevap: A

PROTİSTLER ÂLEMİ

Protistlerin Ortak Özellikleri

Protistler ökaryottur ve büyük bölümü tek hücrelidir. Bazı algler çok hücreli, bazı türler ise koloni hâlindedir; buna rağmen gerçek doku ve organ sistemleri oluşturmazlar. Tatlı su, deniz, nemli toprak ve başka canlıların vücudu gibi çok farklı ortamlarda yaşayabilirler.

Beslenme bakımından âlemin en değişken gruplarından biridir. Algler fotosentezle organik madde üretirken amip ve paramesyum gibi üyeler besini endositozla alır. Öglena ışıkta fotosentez yapabilir, uygun koşullarda dışarıdan organik madde alabilir; bu nedenle miksotrof kabul edilir. Cıvık mantarlar saprotrof veya parazit, Plazmodyum gibi sporlular zorunlu parazit olabilir.

Tatlı suda yaşayan, hücre duvarı bulunmayan birçok tek hücreli protiste osmozla sürekli su girer. Kontraktil koful bu fazla suyu ATP harcayarak dışarı atar ve ozmotik dengeyi korur. Bu yapı protistlerin tamamında bulunmaz; özellikle tatlı su koşuluyla ilişkilidir.

Dikkat
“Protist” sözcüğü tek bir beslenme veya hareket biçimini anlatmaz. Bir protistin çekirdekli olması ortak; kloroplast, hücre duvarı, kontraktil koful, sil, kamçı ya da yalancı ayak taşıması ise gruba bağlı özelliklerdir.
Örnek - 2
Tatlı suda yaşayan tek hücreli bir protist, aynı türün deniz suyuna yakın yoğunluktaki ortamda yaşayan bireyine göre kontraktil kofulunu daha sık çalıştırıyor. Bu farkın temel nedeni hangisidir?

A) Tatlı suda hücre dışı yoğunluğun daha düşük olması
B) Tatlı suda oksijenli solunumun durması
C) Deniz suyunda çekirdeğin kaybolması
D) Tatlı suda ribozom sayısının azalması
E) Deniz suyunda fagositozun zorunlu olması
Tatlı su hücre içeriğine göre daha seyreltiktir. Hücreye osmozla daha fazla su girdiği için kontraktil koful daha sık çalışır ve fazla suyu enerji harcayarak dışarı atar.

Cevap: A

Kamçılılar, Kök Ayaklılar ve Silliler

Paramesyum yüzeyini örten sillerle hareket eder. Hücre ağzından alınan besinler besin kofuluna aktarılır ve hücre içinde sindirilir. Büyük çekirdek metabolik faaliyetleri, küçük çekirdek kalıtsal süreçleri ve konjugasyonu destekler. Enine ikiye bölünme hücre sayısını artırırken konjugasyon birey sayısını doğrudan artırmaz; genetik çeşitliliğe katkı sağlar.

Amip sitoplazma uzantıları olan yalancı ayaklarıyla hareket eder ve besini sararak fagositozla alır. Oluşan besin kofulunda hücre içi sindirim gerçekleşir. Öglena kamçısıyla hareket eder; kloroplastlarıyla fotosentez yapabilir ve göz lekesiyle ışığın yönünü algılayabilir. Hücre duvarı yerine esnek bir pelikula taşıması biçim değiştirmesine izin verir.

Paramesyum, amip ve öglenanın hareket yapıları ile ayırt edici organelleri

Görselde paramesyumun silleri ve kontraktil kofulu, amibin yalancı ayağı, öglenanın ise kamçısı, kloroplastları, göz lekesi ve kontraktil kofulu gösterilir. Etiketler hareket, beslenme ve ozmoregülasyon ilişkisini birlikte kurar.

Örnek - 3
Aşağıdaki K, L ve M protistleri yalnız görünür yapılarıyla verilmiştir.

K silli, L yalancı ayaklı ve M kamçılı kloroplastlı üç protist

Buna göre aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) K fotosentez – L sil hareketi – M fagositoz
B) K hücre ağzıyla beslenme – L fagositoz – M fototaksi
C) K yalancı ayak – L konjugasyon – M yalnız heterotrof beslenme
D) K kamçı – L kloroplast – M sil
E) K sporla üreme – L hücre duvarı – M kök oluşturma
K’nin silleri ve hücre ağzı paramesyuma, L’nin yalancı ayakları amibe, M’nin kamçısı, kloroplastları ve göz lekesi öglenaya aittir. Buna göre doğru işlev dizisi hücre ağzıyla beslenme, fagositoz ve ışığa yönelmedir.

Cevap: B

Örnek - 4
Öglena önce ışıklı ve inorganik maddelerce yeterli bir ortamda, sonra karanlık fakat çözünmüş organik madde içeren bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Bu durum aşağıdakilerden hangisini en güçlü biçimde destekler?

A) Öglenanın prokaryot olduğunu
B) Yalnız fagositozla beslendiğini
C) Beslenme biçimini çevre koşullarına göre değiştirebildiğini
D) Hücre duvarında kitin bulunduğunu
E) Konjugasyonla birey sayısını artırdığını
Işıkta fotosentez, karanlıkta dışarıdan organik madde kullanımı öglenanın miksotrof beslenmesine kanıttır. Bu özellik onun ökaryot yapısını veya üreme biçimini değiştirmez.

Cevap: C

Sporlular, Algler ve Cıvık Mantarlar

Sporluların belirgin hareket organelleri yoktur ve çoğu parazittir. Sıtmaya neden olan Plazmodyum, yaşam döngüsünün bir bölümünü insanda, bir bölümünü dişi Anofel sivrisineğinde geçirir. Trypanosoma ise kamçılı bir protisttir ve çeçe sineğiyle taşınan uyku hastalığına yol açabilir.

Algler tek hücreli, koloni hâlinde veya çok hücreli olabilir. Fotosentez yaparlar; ancak çok hücreli alglerde gerçek kök, gövde, yaprak ve iletim dokusu bulunmaz. Sucul ekosistemlerde birincil üretimin ve oksijen üretiminin önemli bir bölümünü karşılarlar.

Cıvık mantarlar adlarına karşın gerçek mantar değildir; protistler içinde değerlendirilir. Hareketli evrelerinde hücre duvarı taşımamaları, besin parçacıklarını fagositozla alabilmeleri ve amipsi hareket göstermeleri onları mantarlardan ayırır. Nemli ortamlardaki organik maddeler üzerinde saprotrof yaşayabilirler.

Örnek - 5
Bir göldeki fotosentetik alglerin sayısı, ışık ve mineral yetersizliği nedeniyle belirgin biçimde azalıyor. İlk aşamada aşağıdaki değişimlerden hangisi daha doğrudan beklenir?

A) Besin zincirinin üretici basamağına aktarılan enerjinin azalması
B) Mantarların kitin sentezinin durması
C) Bütün protistlerin heterotrof hâle gelmesi
D) Göldeki bakterilerin çekirdek kazanması
E) Kara bitkilerinde iletim demetinin kaybolması
Fotosentetik algler sucul sistemlerin önemli üreticileridir. Sayılarının azalması, besin ağının ilk basamağına bağlanan enerjiyi ve oksijen üretimini doğrudan azaltabilir.

Cevap: A

Örnek - 6
Hareketli evresinde hücre duvarı taşımayan, yalancı ayaklarla yer değiştiren ve organik parçacıkları fagositozla alan bir canlı için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

A) Gerçek mantardır; besini emilimle alır.
B) Cıvık mantardır; protistler içinde değerlendirilir.
C) Bitkidir; selüloz duvar taşır.
D) Arkedir; prokaryot yapıdadır.
E) Açık tohumludur; sporla çoğalır.
Amipsi hareket ve fagositoz, hareketli evrede duvar bulunmamasıyla birlikte cıvık mantarları işaret eder. Gerçek mantarlar besini dış sindirimden sonra emilimle alır.

Cevap: B

BİTKİLER ÂLEMİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Bitki Hücresi ve Bitkisel Organizasyon

Bitkiler çok hücreli ökaryotlardır. Çoğunda kloroplast, selüloz yapılı hücre duvarı ve büyük merkezî koful bulunur; fotosentez ürünü glikozun fazlası nişasta olarak depolanabilir. Bununla birlikte kök hücreleri gibi ışık görmeyen hücrelerde kloroplast bulunmayabilir ve küsküt gibi bazı parazit bitkiler organik madde ihtiyacının bir bölümünü konak bitkiden karşılar.

Tohumlu bir bitkinin vücudu genel olarak kök sistemi ve sürgün sistemi olarak incelenir. Sürgün sistemi gövde, dal, yaprak, tomurcuk, çiçek ve meyveyi kapsar. Organlar dokulardan, dokular özelleşmiş hücrelerden oluşur. Bu organizasyon, çok hücreli alglerden ayırıcıdır; alglerde gerçek doku ve organlaşma yoktur.

Kök, Gövde, Yaprak ve İletim Dokuları

Kök bitkiyi toprağa bağlar, su ve mineral alır; bazı türlerde depo görevi görür. Gövde yaprak, çiçek ve meyveleri taşır; kök ile yaprak arasında madde iletimini sağlar. Yaprak fotosentezin temel organıdır. Yaprak yüzeyindeki kütikula su kaybını sınırlar; stomalar gaz alışverişi ve terleme üzerinde etkilidir.

Ksilem su ve mineralleri çoğunlukla kökten gövde ve yapraklara taşır. Floem fotosentez ürünlerini kaynak dokulardan tüketen veya depolayan dokulara iletir. Organik madde taşınmasının yalnız yukarı yönlü olduğu genellenemez; kaynak ve hedef dokunun konumuna göre farklı yönlerde gerçekleşebilir.

KökToprağa bağlanma, su-mineral alma, bazı türlerde depo
GövdeDestek, organları taşıma ve iletim
YaprakFotosentez, gaz alışverişi ve terleme
ÇiçekKapalı tohumlularda eşeyli üreme organı
Örnek - 7
Bir bitkide köklerden alınan işaretli mineral kısa süre sonra yapraklarda, yaprakta üretilen işaretli sakkaroz ise gelişmekte olan meyvede saptanıyor. Bu taşınmada başlıca görev alan yapılar sırasıyla hangileridir?

A) Floem – ksilem
B) Ksilem – floem
C) Stoma – kütikula
D) Kloroplast – mitokondri
E) Kök tüyü – stoma
Su ve minerallerin kökten yapraklara taşınmasında ksilem, fotosentez ürünlerinin meyve gibi tüketim veya depo bölgelerine taşınmasında floem görev alır.

Cevap: B

BİTKİLERİN SINIFLANDIRILMASI

Damarsız ve Damarlı Tohumsuz Bitkiler

Bitkiler önce tohum oluşturup oluşturmamalarına göre tohumsuz ve tohumlu gruplara ayrılabilir. Tohumsuz bitkiler sporla çoğalır. Damarsız tohumsuz bitkilerde gelişmiş ksilem ve floem yoktur; gerçek kök, gövde ve yaprak bulunmaz. Kara yosunları ve ciğer otları bu gruptadır, suya bağımlılıkları nedeniyle nemli yerlerde yaygındır.

Damarlı tohumsuz bitkiler iletim demetleri ile gerçek kök, gövde ve yapraklara sahiptir; ancak tohum oluşturmaz. Eğrelti otları, kibrit otları ve at kuyrukları örnektir. Sporla üremeleri, döllenme sürecinde suya bağımlılıkları ve çiçek-meyve oluşturmamaları temel özellikleridir.

Açık ve Kapalı Tohumlu Bitkiler

Tohumlu bitkilerde embriyo, besin dokusu ve koruyucu tohum kabuğu bulunur. Açık tohumlularda tohum taslakları kozalak pulları üzerinde açıkta gelişir; gerçek meyve oluşmaz. Çam, ladin, köknar, sedir, ardıç, ginkgo ve sekoya bu gruba örnektir. Birçoğunda iğne veya pul yaprak, kalın kütikula ve gömülü stoma gibi su kaybını azaltan özellikler bulunur.

Kapalı tohumlularda üreme organı çiçektir. Tohum taslakları yumurtalık içinde bulunur; döllenmeden sonra tohum taslağı tohumu, yumurtalık meyveyi oluşturur. Otsu veya odunsu, tek yıllık veya çok yıllık çok farklı üyeleri vardır.

Damarsız tohumsuz, damarlı tohumsuz, açık tohumlu ve kapalı tohumlu bitki örnekleri

Görselde kara yosunu damarsız tohumsuz, eğrelti otu damarlı tohumsuz, kozalaklı dal açık tohumlu, çiçekli ve meyveli dal ise kapalı tohumlu grubu temsil eder.

Örnek - 8
Aşağıdaki K, L, M ve N bitki örnekleri verilmiştir.

K kara yosunu, L eğrelti otu, M kozalaklı dal ve N çiçekli meyveli bitki

Bu örneklerde iletim demeti, tohum ve meyve özelliklerinin ilk kez görüldüğü gruplar sırasıyla hangileridir?

A) K – L – M
B) L – M – N
C) L – N – M
D) M – L – N
E) K – M – N
K damarsız tohumsuzdur. İletim demeti ilk kez L’de, tohum M’de, meyve ise yalnız kapalı tohumlu olan N’de görülür.

Cevap: B

Örnek - 9
K bitkisinde iletim demeti ve gerçek kök bulunmuyor. L bitkisinde iletim demeti var ancak tohum yok. M bitkisinde tohum var fakat meyve oluşmuyor. N bitkisinde çiçek ve meyve bulunuyor. Bu bitkilerin gelişmişlik sırası aşağıdakilerden hangisidir?

A) K – L – M – N
B) L – K – N – M
C) M – N – K – L
D) N – M – L – K
E) K – M – L – N
Ölçütlerin kazanılma sırası damarsız tohumsuz, damarlı tohumsuz, açık tohumlu ve kapalı tohumlu biçimindedir. Bu sıralama K–L–M–N ile eşleşir.

Cevap: A

Tek Çenekli ve Çift Çenekli Bitkiler

Kapalı tohumlular embriyodaki çenek sayısına göre genel olarak tek çenekli ve çift çenekli olarak incelenir. Buğday, mısır, arpa, zambak ve lale tek çenekli; fasulye, mercimek, elma, kiraz ve gül çift çenekli örneklerdir. Çenek sayısı temel ölçüttür. Yaprak damarlanması, kök tipi, iletim demetlerinin gövdedeki dizilişi ve çiçek parçalarının sayısı yardımcı ipuçlarıdır; tek bir yardımcı özellik bütün türlere koşulsuz genellenmemelidir.

Genel özellik Tek çenekliler Çift çenekliler
Embriyodaki çenek Bir İki
Yaprak damarlanması Genellikle paralel Genellikle ağsı
Kök sistemi Genellikle saçak Genellikle kazık
Gövde iletim demetleri Genellikle dağınık Genellikle halka düzeninde
Örnek Mısır, buğday, lale Fasulye, elma, gül
Örnek - 10
Bir kapalı tohumlu bitkinin embriyosunda iki çenek, yapraklarında ağsı damarlanma ve gövdesinde halka düzeninde iletim demetleri saptanıyor. Bu bitki için aşağıdakilerden hangisi en güçlü çıkarımdır?

A) Damarsız tohumsuzdur.
B) Açık tohumludur.
C) Çift çeneklidir.
D) Mantarlarla aynı âlemdedir.
E) Meyve oluşturamaz.
İki çenek temel ölçüttür; ağsı damarlanma ve halka düzenindeki iletim demetleri de çift çenekli özellikleriyle uyumludur. Kapalı tohumlu olduğu için meyve oluşturabilir.

Cevap: C

ÇİÇEK, TOHUM VE MEYVE

Çiçeğin Yapısı ve Tozlaşma

Tam bir çiçekte çanak yaprak, taç yaprak, erkek organ ve dişi organ birlikte bulunur. Çanak yaprak tomurcuğu korur; taç yaprak renk ve kokusuyla tozlaştırıcıları çekebilir. Erkek organ sapçık ve polenin üretildiği başçıktan oluşur. Dişi organ tepecik, dişicik borusu ve yumurtalıktan oluşur; yumurtalık içinde tohum taslakları yer alır.

Polenin başçıktan aynı tür bir çiçeğin tepeciğine taşınmasına tozlaşma denir. Tozlaşma su, rüzgâr veya hayvanlarla gerçekleşebilir. Tozlaşma, döllenme değildir; polen tüpünün gelişmesi ve erkek üreme hücresinin yumurta hücresine ulaşması döllenme sürecini hazırlar.

Taç yaprak, çanak yaprak, başçık, sapçık, tepecik, dişicik borusu, yumurtalık ve tohum taslağı gösterilen çiçek kesiti

Görselde erkek organın başçık ve sapçık, dişi organın tepecik, dişicik borusu ve yumurtalık bölümleri gösterilir. Yumurtalığın içindeki küçük yapılar tohum taslaklarıdır; çiçeğin renkli kısmı taç yaprak, dıştaki yeşil kısmı çanak yapraktır.

Örnek - 11
Bir çiçekte başçıklar çıkarılıyor; fakat başka bir çiçekten alınan aynı türe ait polenler tepeciğe bırakılıyor ve döllenme gerçekleşiyor. Bu deney aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Başçığın dişi organın bölümü olduğunu
B) Polen kaynağı dışarıdan sağlanırsa erkek organı çıkarılan çiçekte de döllenme olabileceğini
C) Tozlaşmanın yumurtalıkta gerçekleştiğini
D) Meyvenin tohum taslağından oluştuğunu
E) Çanak yaprağın polen ürettiğini
Başçık polen üretir; ancak polen başka bir kaynaktan tepeciğe ulaştırılırsa polen tüpü gelişebilir ve döllenme gerçekleşebilir. Tozlaşmanın yeri tepeciktir.

Cevap: B

Örnek - 12
Aşağıdaki olayların doğru sıralanışı hangisidir?

I. Polen tüpünün dişicik borusunda ilerlemesi

II. Polenlerin tepeciğe ulaşması

III. Tohum taslağında döllenmenin gerçekleşmesi

IV. Tohum ve meyve gelişiminin başlaması

A) I – II – III – IV
B) II – I – III – IV
C) II – III – I – IV
D) III – II – IV – I
E) IV – III – II – I
Önce tozlaşmayla polen tepeciğe ulaşır. Polen tüpü dişicik borusunda ilerler, tohum taslağında döllenme olur; ardından tohum ve meyve gelişimi başlar.

Cevap: B

Tohumun Yapısı ve Meyve Oluşumu

Tohum dıştan içe koruyucu tohum kabuğu, embriyonun gelişimini destekleyen besin dokusu ve yeni bitkinin taslağı olan embriyoyu içerir. Çenekler embriyonun bölümleridir; çimlenmenin ilk evrelerinde besin aktarımında görev alabilir. Tohum, embriyoyu olumsuz koşullara karşı korur ve yayılmayı kolaylaştırır.

Döllenmeden sonra tohum taslağı tohuma, yumurtalık meyveye dönüşür. Bu nedenle meyve yalnız kapalı tohumlularda oluşur. Açık tohumlular tohum oluşturur fakat tohumları yumurtalık kökenli bir meyvenin içinde değildir.

Dikkat
Tozlaşma, döllenme, tohum ve meyve aynı olay değildir. Polen tepeciğe ulaşır; döllenme tohum taslağında gerçekleşir; tohum taslağı tohuma, yumurtalık meyveye dönüşür.
Örnek - 13
Bir çiçekte döllenme sonrasında yumurtalık gelişimini sürdürüyor, tohum taslakları da farklı yapılara dönüşüyor. Oluşan yapılar sırasıyla hangileridir?

A) Tohum – meyve
B) Meyve – tohum
C) Embriyo – polen
D) Başçık – sapçık
E) Kök – gövde
Yumurtalık meyveye, yumurtalık içindeki tohum taslakları tohuma dönüşür. Sıra yumurtalık–tohum taslağı olarak verildiği için yanıt meyve–tohumdur.

Cevap: B

Örnek - 14
Aşağıdaki yapılardan hangisinin bulunması, bir bitkinin kapalı tohumlu olduğuna tek başına kesin kanıt sağlar?

A) İletim demeti
B) Gerçek kök
C) Tohum
D) Meyve
E) Kütikula
İletim demeti ve gerçek kök damarlı tohumsuzlarda; tohum açık tohumlularda da bulunabilir. Meyve yalnız kapalı tohumlularda yumurtalıktan gelişir.

Cevap: D

MANTARLAR ÂLEMİ

Mantar Hücresi, Hif ve Miselyum

Mantarlar ökaryottur; çoğu çok hücreli, mayalar tek hücrelidir. Kloroplast taşımaz ve fotosentez yapmazlar. Hücre duvarları kitin içerir, fazla glikozu glikojen olarak depolarlar. Bu özellikler onları bitkilerden ayırırken glikojen depolamaları bakımından hayvanlara benzetir.

Çok hücreli mantarların vücudu hif adı verilen ince ipliksi yapılardan oluşur. Hiflerin dallanıp birleşmesiyle miselyum meydana gelir. Toprak üstünde görülen şapkalı bölüm, mantarın üreme yapılarından biridir; organizmanın besin alan büyük bölümü substrat içinde yayılan miselyumdur. Mantarın hif ve miselyumu bitkisel kök değildir.

Şapkalı mantar, toprak altındaki hif ve miselyum ağı ile hücre dışı sindirim

Görselde toprak altındaki dallanmış ağ miselyum, bu ağı oluşturan tek tek iplikler hif olarak gösterilir. Yakın planda hifin dışarı enzim salgıladığı, büyük molekülleri parçaladığı ve oluşan küçük molekülleri emebildiği görülür.

Beslenme ve Hücre Dışı Sindirim

Mantarlar besini bütün hâlde içeri alamaz. Sindirim enzimlerini hücre dışına salgılar; polimerleri monomerlere parçalar ve küçük molekülleri hücre zarından emerek alır. Çürümüş organik maddeleri parçalayanlar saprotrof, canlı dokulardan beslenenler parazit, başka canlılarla karşılıklı yarara dayalı birlik kuranlar mutualist olabilir.

Saprotrof mantarlar ölü organizmaları ve atıkları parçalayarak karbon, azot ve minerallerin madde döngülerine geri dönmesini sağlar. Parazit mantarlar bitki, hayvan veya insanlarda hastalık yapabilir. Bazı türler yiyecekleri bozar veya toksin üretebilir.

Örnek - 15
Bir mantar kolonisi, yalnız büyük nişasta moleküllerinin bulunduğu bir besiyerinde gelişebiliyor. Bir süre sonra koloni çevresinde nişasta azalırken glikoz benzeri küçük moleküller artıyor. Bu durum hangi mekanizmayla açıklanır?

A) Nişastanın fagositozla hücre içine alınması
B) Enzimlerin dışarı salgılanması ve ürünlerin emilmesi
C) Kloroplastta nişasta sentezlenmesi
D) Besinin köklerle taşınması
E) Kontraktil kofulla glikoz atılması
Mantarlar büyük besinleri hücre dışı enzimlerle parçalar. Ortaya çıkan küçük ve çözünebilir moleküller hiflerden emilir.

Cevap: B

Örnek - 16
Mantarların bitki olarak sınıflandırılmamasında aşağıdaki özelliklerden hangileri etkilidir?

I. Kloroplast bulundurmamaları

II. Hücre duvarlarının kitin içermesi

III. Glikojeni depo karbonhidratı olarak kullanmaları

IV. Ökaryot hücre yapısında olmaları

A) Yalnız I
B) I ve II
C) II ve IV
D) I, II ve III
E) I, II, III ve IV
Kloroplast yokluğu, kitin duvar ve glikojen depo etme mantarları bitkilerden ayırır. Ökaryotluk ise iki grubun ortak özelliğidir.

Cevap: D

Üreme, Sporlar ve Mayalar

Mantarlar eşeyli veya eşeysiz üreyebilir. Çok sayıda sporun rüzgâr, su veya canlılarla taşınması geniş alanlara yayılmayı kolaylaştırır. Uygun koşula ulaşan sporlar çimlenerek yeni hif ve miselyum oluşturabilir. Spor, mantarlarda üremeyle ilişkiliyken bakterilerdeki endospor çoğalma değil dayanıklılık yapısıdır.

Tek hücreli maya mantarları tomurcuklanmayla çoğalabilir. Bazı mayalar glikozu etil alkol ve karbondioksite dönüştüren fermantasyon yapar; ekmek, bira ve şarap üretiminde kullanılır. Küf mantarlarından elde edilen bazı bileşikler antibiyotik üretiminde önemlidir; peynir ve başka gıdaların üretiminde de belirli mantar türlerinden yararlanılır.

Dikkat
Mantar sporu ile bakteri endosporu aynı işlevde değildir. Mantar sporu üreme ve yayılmaya, bakteri endosporu ise olumsuz koşullarda canlı kalmaya hizmet eder.
Örnek - 17
Aynı koşullarda tutulan iki kapta eşit miktarda glikoz bulunuyor. K kabına maya, L kabına oksijenli solunum yapan bir bitki hücresi ekleniyor. Oksijensiz koşulda yalnız K kabında karbondioksit ve etil alkol artıyor. Bu sonuç aşağıdakilerden hangisini destekler?

A) Mayaların fotosentez yaptığını
B) Bazı mayaların alkol fermantasyonu yapabildiğini
C) Bitki hücresinde mitokondri bulunmadığını
D) Mantarların selüloz duvar taşıdığını
E) Fermantasyonun yalnız oksijenli ortamda olduğunu
Oksijensiz ortamda etil alkol ve karbondioksit oluşması, maya hücrelerinin alkol fermantasyonu yaptığını gösterir.

Cevap: B

Liken ve Mikoriza

Liken, bir mantar ile fotosentetik alg ya da siyanobakteri arasındaki mutualist birliktir. Fotosentetik ortak organik madde üretir; mantar su, mineral, korunma ve uygun ortam sağlar. Likenler çıplak kayalarda yaşayabilir, kaya yüzeyinin parçalanmasına ve toprak oluşumunun başlamasına katkıda bulunabilir. Hava kirliliğine duyarlı bazı türler biyolojik gösterge olarak kullanılabilir.

Mikoriza, mantar hifleri ile bitki kökleri arasındaki mutualist birliktir. Mantar, kökün emici yüzey alanını artırarak su ve mineral alımını güçlendirir; bitki mantara fotosentez ürünlerinden verir. Bu birlik özellikle fosfat gibi toprakta hareketi sınırlı minerallerin alınmasında önemlidir.

LikenMantar + fotosentetik ortak
Mantarın katkısıSu, mineral, korunma ve yaşam alanı
MikorizaMantar hifi + bitki kökü
Bitkinin katkısıFotosentezle üretilen organik maddeler
Örnek - 18
Mikorizalı ve mikorizasız özdeş fideler, fosfatın az ve suyun sınırlı olduğu aynı toprağa dikiliyor. Bir süre sonra mikorizalı fidelerin kök çevresinden daha fazla fosfat aldığı ve daha iyi geliştiği görülüyor. Bu farkın en uygun açıklaması hangisidir?

A) Mantar hifleri kökün emici yüzeyini genişletmiştir.
B) Mantar bitkinin kloroplastlarını ortadan kaldırmıştır.
C) Bitki mantara mineral vermiş, mantardan glikoz almıştır.
D) Mikoriza kök hücrelerini prokaryot hâle getirmiştir.
E) Mantar yalnız parazit olarak köke zarar vermiştir.
Toprağa yayılan hifler kökün erişebildiği yüzeyi büyütür; su ve fosfat alımını artırır. Karşılığında bitki mantara organik madde sağlar.

Cevap: A

Örnek - 19
Bir liken birliğinde fotosentetik ortak uzaklaştırılırsa aşağıdaki değişimlerden hangisi öncelikle beklenir?

A) Mantarın organik madde kaynağının azalması
B) Mantar hücre duvarının selüloza dönüşmesi
C) Siyanobakterinin çekirdek kazanması
D) Birliğin mikorizaya dönüşmesi
E) Mantarın fotosenteze başlaması
Likenin fotosentetik ortağı organik madde üretir. Bu ortak uzaklaştırıldığında mantarın başlıca karbon ve enerji kaynağı azalır.

Cevap: A

CANLI GRUPLARININ BİYOLOJİK VE EKONOMİK ÖNEMİ

Protistlerin, Bitkilerin ve Mantarların Yaşamdaki Rolü

Fotosentetik protistler ve bitkiler ekosistemlere organik madde ve oksijen kazandırır. Bitkiler besin, ilaç hammaddesi, lif, kereste, yakıt ve yaşam alanı sağlar; kökleri erozyonu azaltır, karbon döngüsünde görev alır. Alglerden gıda, kıvam verici maddeler, gübre, biyoyakıt ve çeşitli endüstriyel ürünlerin elde edilmesinde yararlanılabilir.

Mantarlar ayrıştırıcı olarak madde döngülerini sürdürür. Mayalar fermantasyon endüstrisinde, küfler antibiyotik ve bazı gıda üretimlerinde, enzim üreten mantarlar biyoteknolojik süreçlerde kullanılır. Bununla birlikte Plazmodyum ve Trypanosoma gibi protistler hastalık yapabilir; parazit mantarlar tarım ürünlerinde verim kaybına, insan ve hayvanlarda enfeksiyonlara; zehirli mantarlar sağlık sorunlarına neden olabilir.

Örnek - 20
Bir orman ekosisteminde ayrıştırıcı mantarların etkinliği uzun süre ciddi biçimde azalıyor. Aşağıdaki sonuçlardan hangisinin ortaya çıkması daha olasıdır?

A) Ölü organik maddelerin birikmesi ve mineral döngüsünün yavaşlaması
B) Bütün bitkilerin kloroplastlarını kaybetmesi
C) Protistlerin prokaryot hâle gelmesi
D) Açık tohumlularda meyve oluşması
E) Ksilemin organik madde taşımaya başlaması
Ayrıştırıcı mantarlar organik kalıntıları parçalayarak minerallerin yeniden kullanılmasını sağlar. Etkinlikleri azalırsa kalıntılar birikir ve madde döngüleri yavaşlar.

Cevap: A

PROTİSTLER, MANTARLAR VE BİTKİLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

Ayırt Edici Özellikler

Bir canlıyı bu üç âlemden birine yerleştirirken tek bir bulgu yerine özellik kümesi kullanılır. Gerçek doku-organ sistemi, selüloz duvar ve nişasta bitkileri; kitin duvar, emilimle heterotrof beslenme, hif-miselyum ve glikojen mantarları; çoğunlukla tek hücreli yapı ile çok çeşitli hareket ve beslenme biçimleri protistleri destekler.

Ayırıcı ipucu En uygun grup Gerekçe
Sil, hücre ağzı, büyük-küçük çekirdek Protist Paramesyumun ayırt edici yapıları
Yalancı ayak ve fagositoz Protist Amipsi hareket ve beslenme
Gerçek kök-gövde-yaprak, ksilem-floem Bitki Doku ve organlaşma
Çiçek, yumurtalık ve meyve Kapalı tohumlu bitki Tohum taslağı yumurtalık içinde
Kitin duvar, hif, miselyum Mantar Mantar vücut planı
Dış sindirim ve emilim Mantar Heterotrof beslenme biçimi
Örnek - 21
X, Y ve Z canlılarıyla ilgili şu bilgiler veriliyor:

• X, sucul ortamda fotosentez yapıyor ancak gerçek kök, gövde ve yaprak taşımıyor.

• Y, dışarı enzim salgılayıp oluşan monomerleri emiyor ve kitin duvar taşıyor.

• Z, çiçek oluşturuyor; döllenmeden sonra yumurtalığı meyveye dönüşüyor.

Buna göre X, Y ve Z sırasıyla hangi gruplardadır?

A) Alg – mantar – kapalı tohumlu bitki
B) Mantar – alg – açık tohumlu bitki
C) Damarlı tohumsuz – protist – mantar
D) Alg – açık tohumlu – mantar
E) Bitki – cıvık mantar – alg
Gerçek organları olmayan fotosentetik sucul X algdir. Kitin duvar ve dış sindirim Y’yi mantar yapar. Çiçek ve yumurtalıktan meyve oluşumu Z’nin kapalı tohumlu olduğunu gösterir.

Cevap: A

Örnek - 22
Aşağıdaki özelliklerden hangisi protistler, bitkiler ve mantarların tamamı için ortaktır?

A) Çok hücreli olma
B) Kloroplast taşıma
C) Selüloz duvar bulundurma
D) Çekirdek ve zarlı organellere sahip olma
E) Glikojen depolama
Üç âlem de ökaryottur; çekirdek ve zarlı organeller ortak hücresel plandır. Diğer özellikler âleme veya gruba göre değişir.

Cevap: D

Protistleri ayırHareket yapısı, beslenme ve ozmoregülasyonu birlikte yorumla
Bitki sırasını kurİletim demeti → tohum → çiçek ve meyve
Mantarı tanıKitin, hif-miselyum, dış sindirim ve emilim
Simbiyozu çözLiken ile mikorizada ortakların kazançlarını ayır

Önceki Konu: Bakteriler ve Arkeler
Sonraki Konu: Hayvanlar Âlemi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz