Hayvanlar âlemi; vücut planı, doku ve organ sistemleri bakımından canlı çeşitliliğinin en geniş gruplarından biridir. TYT sorularında hayvanlar yalnız adlarıyla değil; simetri, sindirim kanalı, dolaşım, solunum, boşaltım, vücut sıcaklığı ve üreme özelliklerinin birlikte yorumlanmasıyla ayırt edilir. Bu nedenle grupları ezberlemek yerine özelliklerin canlıya sağladığı işlev üzerinden karşılaştırmak gerekir.
HAYVANLAR ÂLEMİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
Hücresel Yapı, Beslenme ve Organizasyon
Hayvanların tamamı ökaryot ve çok hücrelidir. Hücre duvarları ve kloroplastları bulunmaz; besinlerini dışarıdan hazır alırlar. Karbonhidratı çoğunlukla glikojen, yağı ise trigliserit biçiminde depolarlar. Besinin vücut içine alınması ve sindirim boşluğunda ya da sindirim kanalında parçalanması hayvanlara özgü temel beslenme planıdır.
Çoğu hayvanda hücreler doku, organ ve sistem düzeyinde uzmanlaşmıştır. Sinir ve kas dokusunun birlikte çalışması uyaranlara hızlı tepki verilmesini ve yer değiştirmeyi sağlar. Süngerlerde gerçek doku oluşmaz; bu durum bütün hayvanların organ sistemine sahip olmadığını gösteren önemli bir istisnadır.
Hayvanların çoğunda eşeyli üreme görülür ve zigot gelişimin erken döneminde blastula evresinden geçer. Bazı türlerde tomurcuklanma, rejenerasyon veya partenogenez gibi eşeysiz süreçler de bulunabilir. Üreme biçiminin gruptaki bütün türler için tek tip olduğu düşünülmemelidir.
Simetri, Destek ve Yaşam Ortamı
Vücudun merkezinden geçen çok sayıda düzlem benzer parçalar oluşturuyorsa ışınsal simetri, yalnız bir düzlem sağ ve sol yarıları oluşturuyorsa iki yanlı simetri vardır. İki yanlı simetri, baş bölgesinde duyu organları ve sinir dokusunun yoğunlaşmasıyla ilişkili olabilir. Süngerlerin çoğu belirgin simetri göstermez; sölenterlerde ışınsal, gelişmiş hayvanların çoğunda iki yanlı simetri görülür.
Destek; hidrostatik iskelet, dış iskelet veya iç iskeletle sağlanabilir. Dış iskelet koruyucu olsa da büyümeyi sınırladığı için eklem bacaklılarda deri değiştirme gerekir. Omurgalılardaki iç iskelet canlıyla birlikte büyür ve kasların tutunacağı yüzey oluşturur.
OMURGASIZ HAYVANLAR
Omurgasızların Genel Planı
Omurgasızlarda omurga bulunmaz; ancak bu canlılar tek bir akrabalık grubu gibi düşünülmemelidir. Süngerden ahtapota, solucandan böceğe kadar çok farklı vücut planları bu başlık altında incelenir. Bazılarında hidrostatik destek, bazılarında kabuk veya kitinden dış iskelet, bazılarında kalkerli iç plakalar bulunur.
Görseldeki altı grup sırasıyla süngerler, sölenterler, solucanlar, yumuşakçalar, eklem bacaklılar ve derisi dikenlilerdir. Bu sıra bir gelişmişlik merdiveni değildir; vücut planlarını karşılaştırmak için kullanılan temel omurgasız gruplarını gösterir.
Süngerler ve Sölenterler
Süngerler çoğunlukla denizlerde ve zemine bağlı yaşar. Gerçek doku ve organları yoktur. Gözeneklerden giren su, yakalı kamçılı hücrelerin oluşturduğu akımla vücut boşluğunda ilerler; besin parçacıkları hücre içine alınır. İskelet, kalker veya silisten iğnecikler ya da spongin liflerinden oluşabilir. Tomurcuklanma ve rejenerasyonun yanında eşeyli üreme de görülür.
Sölenterler hidra, denizanası, mercan ve denizşakayığını kapsar. Gerçek dokulara, ışınsal simetriye ve tek açıklıklı sindirim boşluğuna sahiptir. Ağız açıklığı hem besin girişinde hem atık çıkışında kullanılır. Avı yakalama ve savunmada yakıcı kapsüllü hücreler görev yapar. Polip biçimi çoğunlukla bağlı, medüz biçimi serbest yüzücüdür.
Yassı, Yuvarlak ve Halkalı Solucanlar
Yassı solucanlarda vücut yassı ve iki yanlı simetriktir. Planaryada sindirim boşluğu tek açıklıklıdır; tenya gibi parazitlerde sindirim sistemi bulunmayabilir. Gaz alışverişi vücut yüzeyinden difüzyonla gerçekleşir. Planaryanın yüksek yenilenme yeteneği her parçanın her koşulda yeni birey oluşturacağı anlamına gelmez.
Yuvarlak solucanlarda ağız ve anüsün ayrı olduğu tam sindirim kanalı bulunur. Kıl kurdu ve bağırsak solucanı gibi parazit türleri vardır. Dolaşım ve solunum sistemi yoktur. Halkalı solucanlarda vücut segmentlidir; kapalı dolaşım sistemi görülür. Toprak solucanı deri, sülük ise vücut yüzeyiyle gaz alışverişi yapar. Toprak solucanı hermafrodittir fakat çoğunlukla karşılıklı döllenme gerçekleşir.
→
→
Yumuşakçalar
Yumuşakçalarda yumuşak vücut, kaslı ayak ve iç organları örten manto temel yapılardır. Mantonun salgıladığı kabuk salyangoz ve midyede belirgindir; ahtapot ve kalamarda küçülmüş ya da kaybolmuştur. Suda yaşayanların çoğu solungaçla, karasal salyangozlar manto boşluğunun akciğer benzeri yüzeyiyle solunum yapar.
Çoğunda açık dolaşım görülür. Ahtapot, kalamar ve mürekkep balığı gibi kafadan bacaklılarda hızlı hareket ve yüksek metabolizma kapalı dolaşımla desteklenir. Radula adı verilen törpüleyici dil benzeri yapı birçok yumuşakçada bulunurken çift kabuklularda bulunmaz.
Eklem Bacaklılar
Eklem bacaklılar tür sayısı en fazla olan hayvan şubesidir. Segmentli vücut, eklemli üyeler ve kitinden dış iskelet ortak özellikleridir. Büyüme sırasında dış iskelet belirli aralıklarla değiştirilir. Dolaşım açıktır; boşaltım ve solunum yapıları gruba göre değişir.
| Grup | Vücut ve üye | Solunum | Örnek |
|---|---|---|---|
| Kabuklular | Baş-göğüs ve karın; çoğunlukla çok sayıda üye | Solungaç | Yengeç, karides |
| Örümceğimsiler | Dört çift yürüme bacağı | Kitapsı akciğer veya trake | Örümcek, akrep, kene |
| Çok ayaklılar | Çok sayıda segment ve bacak | Trake | Kırkayak, çıyan |
| Böcekler | Baş-göğüs-karın; üç çift bacak | Trake | Arı, çekirge, kelebek |
Böceklerde oksijen, trake sistemiyle dokulara doğrudan taşındığından dolaşım sıvısı gaz taşınmasında temel görev üstlenmez. Başkalaşım tam ya da eksik olabilir. Sosyal böceklerde iş bölümü görülmesi bütün böceklerin koloni hâlinde yaşadığı anlamına gelmez.
Derisi Dikenliler
Denizyıldızı, denizkestanesi ve denizhıyarı yalnız denizlerde yaşar. Erişkinlerinde beşli ışınsal simetri, larvalarında iki yanlı simetri görülür. Kalkerli iç iskelet ve hareket, beslenme, gaz alışverişinde görev alan su damar sistemi ayırt edicidir. Tüp ayaklar su basıncıyla çalışır. Yenilenme yetenekleri yüksektir; ancak kopan her kolun yeni birey oluşturması için gerekli merkezî bölümün bulunması gerekir.
OMURGALI HAYVANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Omurgalılar, embriyonik dönemde sırt tarafında destek ekseni olan kordayı taşır; çoğunda bu yapı gelişim sırasında omurga ile çevrelenir. İç iskelet kemik veya kıkırdaktan oluşur ve vücutla birlikte büyür. Sırt tarafında sinir kordonu, gelişmiş beyin ve duyu organları bulunur. Dolaşım kapalıdır; kalp odacıklarının sayısı ve dolaşım yolları gruba göre değişir.
Görselde soldan sağa balık, iki yaşamlı, sürüngen, kuş ve memeli örnekleri yer alır. Bu beş sınıfın tamamında iç iskelet ve kapalı dolaşım bulunur; solunum organı, kalp yapısı, vücut örtüsü ve üreme özellikleri farklılaşır.
BALIKLAR VE İKİ YAŞAMLILAR
Balıklar
Balıklar suda yaşar ve solungaçla solunum yapar. Kalpleri bir kulakçık ve bir karıncık olmak üzere iki odacıklıdır; kalpten geçen kan oksijence fakirdir. Tek dolaşım görülür. Çoğu değişken vücut sıcaklıklıdır. Yüzme kesesi kemikli balıklarda su içindeki derinliğin ayarlanmasına katkı sağlar; köpekbalığı ve vatoz gibi kıkırdaklı balıklarda bulunmaz.
Kemikli balıkların çoğunda dış döllenme ve dış gelişme, kıkırdaklı balıkların çoğunda iç döllenme görülür. Bu nedenle “bütün balıklarda dış döllenme” genellemesi yanlıştır. Yan çizgi organı sudaki titreşim ve basınç değişimlerini algılar.
İki Yaşamlılar
Kurbağa ve semender gibi iki yaşamlıların larvaları çoğunlukla suda yaşar, solungaçla solunum yapar; erişkinlerde akciğer ve nemli deri gaz alışverişine katılır. Başkalaşım sırasında solunum organı, dolaşım ve beslenme biçimi değişebilir. Kalp iki kulakçık ve bir karıncıktan oluşur; karıncıkta oksijence zengin ve fakir kan kısmen karışabilir.
Çoğunda dış döllenme ve dış gelişme görülür. Kabuksuz yumurtalarının ve geçirgen derilerinin kurumaya duyarlı olması üremeyi suya bağlar. Değişken vücut sıcaklıklıdırlar.
SÜRÜNGENLER VE KUŞLAR
Sürüngenler
Sürüngenlerin kuru ve keratinli pullarla kaplı derisi su kaybını azaltır. Akciğer solunumu yapar, iç döllenme görülür. Embriyo; koruyucu zarlar ve kabukla çevrili yumurta içinde karada gelişebilir. Boşaltım atığı çoğunlukla az suyla atılabilen ürik asittir. Kalpleri genellikle üç odacıklıdır; timsahlarda dört odacık bulunur. Değişken vücut sıcaklıklıdırlar.
Kuşlar
Kuşların vücudu tüylerle kaplıdır; ön üyeleri kanat biçimindedir. Akciğerlere bağlı hava keseleri tek yönlü hava akımını destekler ancak doğrudan gaz değişiminin temel yüzeyi değildir. Dört odacıklı kalp ve sabit vücut sıcaklığı yüksek metabolizmayla ilişkilidir. İç döllenme ve kireçli kabuklu yumurtayla dış gelişme görülür.
Uçuşa uyumlu kemiklerin bir bölümü boşlukludur; bu ifade bütün kemiklerin içinin tamamen boş olduğu anlamına gelmez. Ürik asit atımı su kaybını ve yumurta içinde zehirli azotlu atık birikimini azaltır.
MEMELİLER
Memelilerin Ayırt Edici Özellikleri
Memelilerde vücut en azından gelişimin bir döneminde kıllarla kaplıdır. Dişilerde süt bezleri bulunur; yavru sütle beslenir. Akciğerlerde alveoller gaz değişim yüzeyini artırır ve göğüs boşluğunda diyafram solunuma katılır. Kalp dört odacıklıdır, alyuvarlar olgunlaştığında çekirdeksizdir ve vücut sıcaklığı sabittir.
Dişler kesici, köpek ve azı dişi olarak farklılaşabilir; beslenme biçimine göre sayı ve yapı değişir. Boşaltım ürünü çoğunlukla üredir. İç döllenme görülür. Yavrulara bakım yaygındır ancak bakım süresi ve biçimi türlere göre değişir.
Gagalı, Keseli ve Plasentalı Memeliler
Görselde Gagalı bölümünde yumurtlayan ornitorenk, Keseli bölümünde gelişimini kesede sürdüren kanguru, Plasentalı bölümünde embriyonun rahimde plasentayla geliştiği kedi örneği bulunur. Üç grubun da yavrusu sütle beslenir; memeli olmayı belirleyen özellik doğurmak değil, süt bezleri ve diğer ortak memeli özellikleridir.
Gagalı memeliler yumurtlar. Keselilerde yavru çok kısa gebelikten sonra gelişimini kesede sürdürür. Memelilerin büyük çoğunluğunu oluşturan plasentalılarda embriyo rahimde plasenta aracılığıyla anneyle madde alışverişi yapar; anne ve embriyo kanı normal koşullarda doğrudan karışmaz.
OMURGALI GRUPLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
| Grup | Solunum | Kalp | Vücut sıcaklığı | Döllenme ve gelişme |
|---|---|---|---|---|
| Balıklar | Solungaç | 2 odacık | Değişken | Çoğunda dış-dış; istisnalar var |
| İki yaşamlılar | Larva solungaç; erişkin akciğer + deri | 3 odacık | Değişken | Çoğunda dış-dış |
| Sürüngenler | Akciğer | Genelde 3; timsah 4 | Değişken | İç-dış |
| Kuşlar | Akciğer + hava keseleri | 4 odacık | Sabit | İç-dış |
| Memeliler | Alveollü akciğer | 4 odacık | Sabit | İç; çoğunda iç gelişme |
+
+
HAYVANLARIN BİYOLOJİK, EKONOMİK VE TEKNOLOJİK ÖNEMİ
Hayvanlar besin ağlarında tüketici, avcı, otçul, parazit, leşçil veya ayrıştırıcılarla etkileşen canlılar olarak enerji akışını düzenler. Arı ve bazı diğer böcekler tozlaşmaya; toprak solucanları toprağın havalanmasına; mercanlar çok sayıda tür için yaşam alanı oluşmasına katkı verir. Bu rollerden birindeki azalma ekosistemde zincirleme sonuçlar oluşturabilir.
Hayvansal ürünler besin, tekstil ve ilaç endüstrisinde kullanılır. Zehir ve salgılardaki moleküller ilaç araştırmalarına, midye yapışma proteinleri su altında çalışan yapıştırıcılara, örümcek ipeğinin dayanıklılığı yeni malzemelere esin verir. Buna karşılık parazitler, hastalık taşıyan eklem bacaklılar ve istilacı türler insan sağlığına ve ekonomiye zarar verebilir. Değerlendirme yalnız “yararlı-zararlı” etiketiyle değil, türün ekosistemdeki işleviyle yapılmalıdır.
Önceki Konu: Protistler, Mantarlar ve Bitkiler
Sonraki Konu: Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme





