TYT KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER

0
9
TYT kimyasal türler arası etkileşimler konu anlatımı kapak görseli

TYT kimyasal türler arası etkileşimler konusu; atom, molekül ve iyonların hangi bağlarla bir arada kaldığını, bu bağların maddenin fiziksel özelliklerine nasıl yansıdığını ve fiziksel–kimyasal değişim ayrımını birlikte ele alır. Sorularda yalnız bağ adını bilmek yetmez; tanecik türü, Lewis gösterimi, elektronegatiflik farkı, molekül geometrisi ve hâl değişimi gibi verilerin aynı anda yorumlanması gerekir.

KİMYASAL TÜRLER VE LEWIS GÖSTERİMİ

Atom, Molekül ve İyon

Kimyasal olaylarda karşılaşılan temel türler atom, molekül ve iyondur. Atom, bir elementin kimyasal özelliğini taşıyan en küçük birimdir. Soy gazlar ve metal buharındaki bazı tanecikler tek atomlu bulunabilir. Molekül ise iki ya da daha fazla atomun kovalent bağlarla oluşturduğu bağımsız taneciktir. H2 ve O2 element molekülü; H2O ve CO2 bileşik molekülüdür.

Elektron veren atom veya atom grubu katyon, elektron alan atom veya atom grubu anyon hâline gelir. Na+ ve Mg2+ tek atomlu katyonlara; Cl ve O2− tek atomlu anyonlara örnektir. NH4+, OH, NO3, SO42− gibi birden fazla atom içeren yüklü türler çok atomlu iyonlardır.

AtomHe, Na, Cl
MolekülO2, H2O, NH3
KatyonNa+, Ca2+, NH4+
AnyonCl, O2−, SO42−
Örnek - 1
Aşağıdaki taneciklerden hangisi hem çok atomlu hem de elektrik yüklüdür?

A) Ne
B) O2
C) CO2
D) NH4+
E) Cl
NH4+ birden fazla atom içerir ve toplam yükü +1’dir. O2 ile CO2 yüksüz molekül, Cl ise tek atomlu iyondur.

Cevap: D

Değerlik Elektronları ve Lewis Nokta Yapısı

Lewis gösteriminde element sembolünün çevresine yalnız değerlik elektronları yerleştirilir. Ana grup elementlerinde A grubu numarası genel olarak değerlik elektron sayısını verir. Noktalar önce sembolün dört yanına birer birer, ardından eşleşecek biçimde dağıtılır. Helyum iki, diğer soy gazlar sekiz değerlik elektronu ile kararlı düzendedir.

Bağ oluşurken atomlar çoğunlukla en yakın soy gaz düzenine ulaşma eğilimi gösterir. Birinci katman en çok iki elektron alabildiği için hidrojen dublet, birçok ana grup atomu oktet düzenine yönelir. İyonik bağda elektron aktarımı, kovalent bağda elektron ortaklaşması Lewis yapılarıyla izlenebilir.

Tür Değerlik elektronu Yaygın eğilim
1A metalleri 1 1 elektron vererek +1
2A metalleri 2 2 elektron vererek +2
6A ametalleri 6 2 elektron alarak −2 veya iki bağ
7A ametalleri 7 1 elektron alarak −1 veya bir bağ
8A 8; He için 2 Kararlı değerlik katmanı
Örnek - 2
X, 3A grubunda; Y ise 7A grubunda bulunan ana grup elementidir. Nötr X ve Y atomlarının Lewis gösterimlerindeki toplam değerlik elektronu sayısı kaçtır?

A) 7
B) 8
C) 9
D) 10
E) 11
3A elementinin üç, 7A elementinin yedi değerlik elektronu vardır. Lewis noktalarının toplamı 3 + 7 = 10 olur.

Cevap: D

KİMYASAL ETKİLEŞİMLERİN SINIFLANDIRILMASI

Güçlü ve Zayıf Etkileşimler

Tanecikleri bir arada tutan etkileşimler, bağlanan türlere ve bağın enerjisine göre sınıflandırılır. İyonik, kovalent ve metalik bağlar güçlü etkileşimlerdir. Bunlar maddenin temel tanecik yapısını oluşturur. Moleküller ya da atomlar arasındaki dipol–dipol, hidrojen bağı ve London kuvvetleri ile iyon–dipol gibi çekimler ise zayıf etkileşimler başlığında incelenir.

Bir mol taneciği ayırmak için gereken enerji yaklaşık 40 kJ’den çoksa etkileşim çoğu temel soruda güçlü, azsa zayıf kabul edilir. Bu değer öğretici bir karşılaştırma sınırıdır; tek başına her maddeyi sınıflandıran mutlak bir yasa değildir. Etkileşim oluşurken çekim baskın hâle gelir ve enerji açığa çıkar; bağı koparmak için enerji gerekir.

Tanecikler yaklaşırÇekim ve itme birlikte değişir

En uygun uzaklıkPotansiyel enerji en düşük düzeydedir

Kararlı yapıBağ oluşurken enerji açığa çıkar
Dikkat
“Moleküller arası” ifadesi her zaman yalnız molekül–molekül çekimini anlatmaz; iyon–dipol ve iyon–indüklenmiş dipol gibi etkileşimler de zayıf etkileşimler kapsamında değerlendirilir. Yaklaşık 40 kJ/mol sınırı ise bağın türünü belirlemede destekleyici ölçüttür.
Örnek - 3
X, Y ve Z etkileşimlerini koparmak için gereken enerjiler sırasıyla 18, 310 ve 760 kJ/mol’dür. Buna göre aşağıdaki yorumlardan hangisi en uygundur?

A) Üçü de zayıf etkileşimdir.
B) Yalnız X güçlü etkileşimdir.
C) X zayıf; Y ve Z güçlü etkileşim olarak değerlendirilir.
D) Enerji değerinden hiçbir karşılaştırma yapılamaz.
E) Z mutlaka hidrojen bağıdır.
18 kJ/mol yaklaşık sınırın altında, 310 ve 760 kJ/mol ise belirgin biçimde üzerindedir. Bu yüzden X zayıf; Y ve Z güçlü etkileşim olarak yorumlanır.

Cevap: C

İyonik örgü, metalik bağ ve su molekülleri arasındaki hidrojen bağı modelleri

İyonik kristal örgü, metalik elektron denizi ve su molekülleri arasındaki hidrojen bağı farklı tanecik modelleriyle gösterilir.

İYONİK BAĞ VE İYONİK BİLEŞİKLER

İyonik Bağın Oluşumu ve Özellikleri

İyonik bağ çoğunlukla bir metal atomunun elektron vermesiyle oluşan katyon ile bir ametal atomunun elektron almasıyla oluşan anyon arasındaki elektrostatik çekimdir. NaCl oluşurken Na bir elektron vererek Na+, Cl bir elektron alarak Cl olur. İyonik katılar bağımsız NaCl moleküllerinden değil, zıt yüklü iyonların üç boyutlu ve düzenli kristal örgüsünden oluşur.

İyonik bileşikler oda koşullarında genellikle katı, sert ve kırılgandır; erime–kaynama noktaları çoğunlukla yüksektir. Katı hâlde iyonlar sabit konumda bulunduğundan elektrik akımını iletmez. Eritildiğinde ya da suda çözündüğünde hareketli iyonlar oluşursa elektrik iletir. İyon yüklerinin büyümesi ve iyonlar arası uzaklığın azalması çekimi genellikle güçlendirir.

Dikkat
İyonik katının iletken olmaması, yapısında yüklü tanecik bulunmadığı anlamına gelmez. İyonlar vardır fakat katıda yer değiştiremez. “İyonik karakter” ile “iyonik bağın sağlamlığı” da aynı kavram değildir.
Örnek - 4
NaCl katısı, erimiş NaCl ve NaCl’nin sulu çözeltisi için elektrik iletkenliği sırasıyla nasıl olur?

A) İletir – iletmez – iletmez
B) İletmez – iletir – iletir
C) İletmez – iletmez – iletir
D) İletir – iletir – iletmez
E) Üçü de iletir
Katıda iyonlar örgü noktalarında sabittir. Erimiş hâlde ve sulu çözeltide hareketli iyonlar bulunduğundan elektrik akımı taşınabilir.

Cevap: B

İyonik Bileşik Formülü ve Adlandırma

İyonik bileşiğin toplam yükü sıfırdır. Katyon ve anyon sayıları, yüklerin toplamı birbirini götürecek en küçük tam sayılı oranla belirlenir. Mg2+ ile N3− iyonları Mg3N2; Al3+ ile SO42− iyonları Al2(SO4)3 bileşiğini oluşturur. Çok atomlu iyon birden fazla alınacaksa parantez kullanılır.

Adlandırmada önce katyonun, sonra anyonun adı söylenir: NaCl sodyum klorür, CaO kalsiyum oksit, Na2SO4 sodyum sülfat. Birden fazla yükseltgenme basamağı alabilen metalin yükü Roma rakamıyla belirtilir: FeCl2 demir(II) klorür, FeCl3 demir(III) klorürdür.

İyon Adı Örnek bileşik
NH4+ Amonyum NH4Cl, amonyum klorür
OH Hidroksit NaOH, sodyum hidroksit
NO3 Nitrat Ca(NO3)2, kalsiyum nitrat
CO32− Karbonat K2CO3, potasyum karbonat
SO42− Sülfat Al2(SO4)3, alüminyum sülfat
Örnek - 5
M3+ ve X2− iyonlarından oluşan bileşiğin formülü hangisidir?

A) MX
B) M2X3
C) M3X2
D) MX2
E) M2X
Toplam +6 yük için iki M3+, toplam −6 yük için üç X2− gerekir. En küçük oran 2:3 olduğundan formül M2X3‘tür.

Cevap: B

Örnek - 6
Fe2O3 bileşiğinde oksijenin yükü 2− olduğuna göre bileşiğin doğru adı hangisidir?

A) Demir(I) oksit
B) Demir(II) oksit
C) Demir(III) oksit
D) Demir dioksit
E) İkidemir trioksit
Üç O2− toplam −6 yük taşır. İki demir toplam +6, her demir +3 olduğundan ad demir(III) oksittir.

Cevap: C

KOVALENT BAĞ VE MOLEKÜLLER

Ortak Elektron Çifti ve Bağ Sayısı

Kovalent bağ, genellikle ametal atomları arasında değerlik elektronlarının ortaklaşa kullanılmasıyla oluşur. İki atom arasında bir ortak elektron çifti tekli, iki ortak çift ikili, üç ortak çift üçlü bağ oluşturur. H2‘de tekli, O2‘de ikili, N2‘de üçlü bağ vardır.

Lewis yapısında bağ yapan elektron çiftleri çizgiyle, bağa katılmayan değerlik elektronları ise ortaklanmamış elektron çifti olarak noktalarla gösterilebilir. H2O’da oksijen iki O–H bağı ve iki ortaklanmamış elektron çifti; NH3‘te azot üç N–H bağı ve bir ortaklanmamış çift taşır. CH4‘te karbon dört tekli bağ yapar, ortaklanmamış çifti yoktur.

Örnek - 7
H2O, NH3 ve CH4 moleküllerinin merkez atomlarındaki ortaklanmamış elektron çifti sayıları sırasıyla hangisidir?

A) 0 – 1 – 2
B) 1 – 1 – 0
C) 2 – 1 – 0
D) 2 – 0 – 1
E) 3 – 2 – 1
Oksijen iki bağ yaptıktan sonra iki, azot üç bağ yaptıktan sonra bir ortaklanmamış çift taşır. Karbon CH4‘te dört bağ yaptığı için ortaklanmamış çifti kalmaz.

Cevap: C

Bağ Polarlığı ve Molekül Polarlığı

Aynı tür atomlar arasındaki elektron paylaşımı eşit olduğundan H–H, O=O ve N≡N bağları apolar kovalenttir. Farklı elektronegatiflikte atomlar arasında ortak elektronlar daha elektronegatif atoma yaklaşır; H–Cl ve O–H gibi bağlar polar kovalenttir. Bu durumda bağın uçlarında tam iyon yükü değil, kısmi yükler oluşur.

Bir molekülün polar olup olmadığı yalnız bağların polarlığıyla belirlenmez; bağ dipollerinin yönleri ve molekülün geometrisi birlikte değerlendirilir. CO2‘de C=O bağları polar olduğu hâlde doğrusal ve simetrik yapıda dipoller birbirini götürür, molekül apolardır. H2O açısal, NH3 üçgen piramidal olduğundan net dipol taşır ve polardır. CH4 ile BF3 simetrik oldukları için apolar moleküllerdir.

Dikkat
Polar bağ içeren her molekül polar değildir. Bağ dipollerinin vektörel toplamı sıfırsa molekül apolar olabilir. Buna karşılık farklı atomlardan oluşma bilgisi tek başına molekül polarlığını belirlemez.
Örnek - 8
CO2 ve H2O moleküllerinin her ikisinde de polar bağ vardır. Buna rağmen CO2‘nin apolar, H2O’nun polar olmasının temel nedeni hangisidir?

A) CO2‘nin iyonik bağ içermesi
B) H2O’nun daha az elektron taşıması
C) CO2‘de bağ dipollerinin simetri nedeniyle birbirini götürmesi
D) O–H bağının apolar olması
E) Karbonun metal olması
Doğrusal CO2‘de eşit ve zıt yönlü bağ dipolleri sıfırlanır. Açısal H2O’da dipoller sıfırlanmadığı için net dipol oluşur.

Cevap: C

Örnek - 9
Aşağıdaki moleküllerden hangisi polar bağlar içerdiği hâlde molekül olarak apolardır?

A) HCl
B) H2O
C) NH3
D) CO2
E) SO2
CO2 doğrusal ve simetriktir; iki C=O bağ dipolü birbirini götürür. Diğer seçeneklerde net dipol sıfır değildir.

Cevap: D

Kovalent Bileşiklerin Adlandırılması

İki ametalden oluşan moleküler bileşiklerde atom sayıları mono, di, tri, tetra, penta, heksa gibi ön eklerle belirtilir. İlk elementin bir tane olması durumunda “mono” çoğu adlandırmada söylenmez; ikinci element uygun son ekle okunur. CO karbon monoksit, CO2 karbon dioksit, N2O5 dinitrojen pentoksit, SF6 kükürt heksaflorürdür.

İyonik bileşiklerde katyon–anyon yük dengesi, moleküler bileşiklerde ise formüldeki atom sayısı belirleyicidir. Bu nedenle CO ile CO2‘nin adları farklıdır; sayı ön ekleri bileşiklerin ayırt edilmesini sağlar.

Örnek - 10
N2O4 bileşiğinin doğru adı hangisidir?

A) Azot oksit
B) Nitrojen tetraoksit
C) Dinitrojen tetraoksit
D) Nitrojen(IV) oksit
E) Diazot oksijen
İki nitrojen için “di”, dört oksijen için “tetra” ön eki kullanılır. Ad dinitrojen tetraoksittir.

Cevap: C

METALİK BAĞ

Elektron Denizi Modeli ve Metal Özellikleri

Metalik bağ, metal atomlarının değerlik elektronlarının belirli bir atoma bağlı kalmadan kristal yapı boyunca hareket edebilmesiyle açıklanır. Düzenli pozitif metal iyonları ile aralarında dolaşan delokalize elektronlar arasındaki çekim metalik bağı oluşturur. Bu yapı ayrı moleküllerden değil, bütün kristali kapsayan ortak bir elektron sistemi ve iyon örgüsünden oluşur.

Hareketli elektronlar metallerin katı ve sıvı hâlde elektrik iletmesini, ısıyı aktarabilmesini ve parlak görünmesini açıklar. Bağın belirli bir yöne zorunlu olmaması, metal katmanlarının kayarken yapının tamamen kopmamasına katkı sağlar; bu nedenle metaller tel ve levha hâline getirilebilir. Aynı periyotta değerlik elektron sayısı ve etkin çekim arttıkça metalik bağ çoğunlukla güçlenir; kesin karşılaştırmada iyon yarıçapı ve serbestleşen elektron sayısı birlikte düşünülür.

Örnek - 11
Bir metal telin elektrik iletmesi ve kırılmadan uzatılabilmesi, metalik bağ modelinde sırasıyla hangi özelliklerle açıklanır?

A) Sabit iyonlar – yönlü bağlar
B) Hareketli elektronlar – yönsüz çekimin katman kaymasına izin vermesi
C) Moleküller arası boşluk – iyonlaşma
D) Hidrojen bağları – kristal kırılması
E) Elektron aktarımı – bağımsız moleküller
Delokalize elektronlar akımı taşır. Metalik çekimin belirli iki atom arasında yönlü olmaması, iyon katmanları kayarken bağın tümüyle kopmamasını sağlar.

Cevap: B

ZAYIF ETKİLEŞİMLER

Dipol–Dipol ve İyon–Dipol Etkileşimleri

Polar moleküllerin kalıcı kısmi pozitif ve kısmi negatif uçları arasında oluşan çekim dipol–dipol etkileşimidir. HCl moleküllerinde bir molekülün H ucu komşu molekülün Cl ucuna yönelir. Molekülün kendi içindeki H–Cl bağı güçlü kovalent bağ, farklı HCl molekülleri arasındaki çekim ise zayıf dipol–dipol etkileşimidir.

Bir iyon ile polar molekül arasındaki çekim iyon–dipol etkileşimidir. NaCl suda çözünürken Na+ iyonunun suyun kısmi negatif oksijen ucuyla, Cl iyonunun suyun kısmi pozitif hidrojen uçlarıyla çevrelenmesi bu etkileşime örnektir. İyonun yükü ve dipolün büyüklüğü arttıkça çekim genellikle güçlenir.

Örnek - 12
NaCl’nin suda çözünmesi sırasında aşağıdaki etkileşimlerden hangisi doğrudan oluşur?

A) Na+ ile Cl arasında metalik bağ
B) Na+ ile H2O arasında iyon–dipol çekimi
C) Cl ile H2O arasında kovalent bağ
D) Su molekülleri arasında iyonik bağ
E) Na+ iyonları arasında hidrojen bağı
Na+ bir iyon, su ise polar moleküldür. Aralarındaki çekim iyon–dipol türündedir; Cl ile su arasında da iyon–dipol çekimi kurulur.

Cevap: B

İndüklenmiş Dipoller ve London Kuvvetleri

Elektron bulutu dış etkiyle anlık olarak bozulabilen apolar tanecikte geçici kutuplaşma oluşur. Bir iyon apolar taneciği kutuplaştırırsa iyon–indüklenmiş dipol, polar molekül apolar taneciği kutuplaştırırsa dipol–indüklenmiş dipol çekimi görülür. Örneğin su ile O2 arasında dipol–indüklenmiş dipol etkileşimi kurulabilir.

Elektronların anlık dağılımındaki dengesizlik bir tanecikte geçici dipol oluşturur ve komşu taneciğin elektron bulutunu etkiler. Bu çekim London kuvvetidir. London kuvvetleri bütün atom ve moleküllerde bulunur; apolar taneciklerde baskın zayıf etkileşimdir. Elektron sayısı ve kutuplanabilirlik arttıkça, ayrıca moleküllerin temas yüzeyi büyüdükçe London kuvvetleri genellikle güçlenir. Benzer mol kütleli izomerlerde daha az dallanmış yapıların temas yüzeyi daha büyük olabilir.

Örnek - 13
F2, Cl2 ve Br2 apolar moleküllerinin kaynama noktaları genellikle F2 < Cl2 < Br2 sırasındadır. Bunun temel nedeni hangisidir?

A) İyon yükünün artması
B) Hidrojen bağı sayısının artması
C) Elektron sayısı ve kutuplanabilirlikle London kuvvetlerinin artması
D) Kovalent bağların iyonikleşmesi
E) Moleküllerin polar hâle gelmesi
Üç molekül de apolardır ve baskın çekim London kuvvetidir. Elektron bulutu büyüyüp daha kolay kutuplaştıkça bu çekim ve kaynama noktası artar.

Cevap: C

Örnek - 14
Apolar O2 molekülünün polar H2O molekülü yakınında geçici olarak kutuplaşması hangi etkileşimi oluşturur?

A) İyon–dipol
B) Dipol–dipol
C) Dipol–indüklenmiş dipol
D) İyonik bağ
E) Metalik bağ
Kalıcı dipol taşıyan su, O2‘nin elektron bulutunu bozarak geçici dipol oluşturur. Çekim dipol–indüklenmiş dipoldür.

Cevap: C

Hidrojen Bağı

Hidrojen atomunun aynı molekülde F, O veya N atomlarından birine kovalent bağlı olması ve komşu tanecikteki F, O ya da N atomunun ortaklanmamış elektron çiftiyle çekim kurması hidrojen bağı oluşturur. H2O, HF, NH3 ve CH3OH kendi türleri arasında hidrojen bağı kurabilir. HCl, H2S ve CH4 bu ölçütü karşılamaz.

Hidrojen bağı, genel olarak sıradan dipol–dipol etkileşiminden güçlü fakat kovalent bağdan çok daha zayıftır. Suyun benzer büyüklükteki birçok moleküle göre yüksek kaynama noktası, buzun açık örgü yapısı ve alkol–su karışımındaki çekimler hidrojen bağlarıyla ilişkilidir. Bir molekül kendi türüyle hidrojen bağı kuramasa bile uygun bir başka molekülle kurabilir; örneğin eterdeki oksijen, suyun O–H grubundaki hidrojenden bağ kabul edebilir.

Dikkat
Molekülde yalnız F, O veya N bulunması yeterli değildir. Hidrojenin bu atomlardan birine doğrudan kovalent bağlı olması gerekir. Hidrojen bağı molekül içindeki O–H ya da N–H kovalent bağı değil, farklı uygun bölgeler arasındaki çekimdir.
Örnek - 15
Aşağıdaki saf maddelerden hangisinin molekülleri kendi aralarında hidrojen bağı kuramaz?

A) HF
B) H2O
C) NH3
D) CH3OH
E) HCl
Hidrojen bağı için H’nin F, O veya N’ye bağlı olması gerekir. HCl’de hidrojen klora bağlıdır; molekül polar olsa da kendi arasında hidrojen bağı oluşturmaz.

Cevap: E

Örnek - 16
H2O’nun kaynama noktasının aynı gruptaki H2S’den çok yüksek olmasında en etkili fark hangisidir?

A) H2O’nun iyonik katı olması
B) H2S’nin metalik bağ içermesi
C) H2O molekülleri arasında hidrojen bağı bulunması
D) H2S’nin apolar atomlardan oluşması
E) H2O’daki O–H bağlarının koparak kaynaması
Kaynama sırasında molekül içi O–H bağları değil, moleküller arası çekimler aşılır. Suyun güçlü hidrojen bağı ağı kaynama için daha çok enerji gerektirir.

Cevap: C

ZAYIF ETKİLEŞİMLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERE ETKİSİ

Kaynama Noktası, Viskozite ve Yüzey Gerilimi

Moleküller arası çekim güçlendikçe tanecikleri birbirinden uzaklaştırmak zorlaşır. Benzer koşullarda kaynama noktası, buharlaşma ısısı, viskozite ve yüzey gerilimi genellikle artarken buhar basıncı ve uçuculuk azalır. Karşılaştırmada önce baskın etkileşim türü, sonra mol kütlesi, elektron sayısı, temas yüzeyi ve molekül şekli değerlendirilir.

Farklı etkileşim türleri için tek bir evrensel sıralama kurulamaz; taneciklerin büyüklüğü ve yapısı sonucu değiştirebilir. Bununla birlikte benzer boyuttaki türlerde iyon–dipol ve hidrojen bağı, sıradan dipol–dipol ile London çekiminden çoğu kez daha belirgindir. Çok büyük apolar moleküldeki London kuvveti, küçük polar moleküldeki dipol–dipol çekiminden daha güçlü olabilir.

Örnek - 17
Benzer mol kütleli X ve Y sıvılarından X’in molekülleri arasında daha güçlü çekim vardır. Aynı sıcaklıkta aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi beklenir?

A) X’in buhar basıncı daha yüksek, kaynama noktası daha düşüktür.
B) X daha uçucu ve daha akışkandır.
C) X’in kaynama noktası ve viskozitesi daha yüksektir.
D) Y’nin yüzey gerilimi kesinlikle daha yüksektir.
E) İki sıvının bütün fiziksel özellikleri aynıdır.
Daha güçlü moleküller arası çekim taneciklerin ayrılmasını ve akmasını zorlaştırır. Kaynama noktası ile viskozite artar; uçuculuk ve buhar basıncı azalır.

Cevap: C

Çözünme ve “Benzer Benzeri Çözer” İlkesi

Çözünme, çözünen–çözünen ve çözücü–çözücü çekimlerinin bir kısmının aşılması, ardından çözünen–çözücü etkileşimlerinin kurulmasıdır. Polar ve iyonik maddeler çoğunlukla polar çözücülerde; apolar maddeler apolar çözücülerde daha iyi çözünür. Bu eğilim “benzer benzeri çözer” biçiminde özetlenir.

NaCl’nin suda çözünmesinde iyon–dipol, etanolün suyla karışmasında hidrojen bağı ve dipol–dipol, iyodun apolar bir çözücüde çözünmesinde London kuvvetleri önemlidir. İlke mutlak değildir; çözünürlüğü sıcaklık, basınç ve taneciklerin örgü enerjisi gibi başka değişkenler de etkiler.

Örnek - 18
I2 apolar, H2O polar, CCl4 apolar bir maddedir. Buna göre I2‘nin CCl4‘te suya göre daha iyi çözünmesi hangi açıklamayla uyumludur?

A) I2 ile CCl4 arasında iyonik bağ oluşur.
B) Apolar tanecikler arasında uyumlu London çekimleri kurulabilir.
C) Su molekülleri apolar olduğu için I2‘yi iter.
D) CCl4 hidrojen bağı kurar.
E) I2 çözünürken iyonlaşır.
I2 ve CCl4 apolardır; aralarında London kuvvetleriyle uyumlu çözünen–çözücü çekimleri kurulur. Bu, benzer benzeri çözer eğilimine uyar.

Cevap: B

FİZİKSEL VE KİMYASAL DEĞİŞİMLER

Tanecik Kimliği Üzerinden Değişim Ayrımı

Fiziksel değişimde maddenin kimliği korunur; hâl, biçim, tanecikler arası uzaklık veya karışım düzeni değişebilir. Erime, donma, kaynama, yoğunlaşma, süblimleşme, çözünme ve kristallenme çoğu temel örnekte fiziksel değişimdir. Hâl değişimlerinde molekül içi güçlü bağlar değil, tanecikler arasındaki etkileşimler aşılır veya yeniden kurulur.

Kimyasal değişimde atomların bağlanma düzeni değişir ve yeni maddeler oluşur. Yanma, paslanma, asit–baz tepkimesi, elektroliz ve çökelme kimyasal değişim örnekleridir. Gaz çıkışı, renk değişimi, çökelti, ısı ya da ışık oluşumu kimyasal değişime kanıt olabilir; ancak tek bir gözlem bağlamdan bağımsız kesin hüküm oluşturmaz. Esas ölçüt yeni kimyasal tür oluşmasıdır.

Fiziksel değişimTanecik kimliği korunur; etkileşim düzeni değişir.
Kimyasal değişimBağlar yeniden düzenlenir; yeni tür oluşur.
Hâl değişimiMolekül içi bağlar çoğunlukla korunur.
TepkimeAtom türü korunur, bağlanma biçimi değişir.
Örnek - 19
Aşağıdaki olaylardan hangisinde yalnız zayıf etkileşimlerin aşılması veya yeniden kurulması beklenir?

A) Metanın yanması
B) Suyun buharlaşması
C) Demirin paslanması
D) Suyun elektrolizi
E) Kâğıdın yanması
Suyun buharlaşmasında H2O molekülleri korunur; moleküller arası hidrojen bağlarının önemli bir bölümü aşılır. Diğer olaylarda yeni maddeler oluşur.

Cevap: B

Örnek - 20
Bir kapta gerçekleşen olay için şu gözlemler yapılıyor:

I. Başlangıçtaki maddelerden farklı özellikte bir katı oluşuyor.

II. Oluşan katı süzme ile sıvıdan ayrılabiliyor.

III. Atom türleri korunurken atomların bağlanma düzeni değişiyor.

Bu olayla ilgili hangisi doğrudur?

A) Yalnız fiziksel değişimdir.
B) Kimyasal değişimdir; çökelti oluşmuştur.
C) Hâl değişimidir; yeni tür oluşmamıştır.
D) Yalnız London kuvvetleri değişmiştir.
E) Atom türleri değiştiği için nükleer olaydır.
Yeni özellikte bir katının oluşması ve bağlanma düzeninin değişmesi kimyasal tepkimeyi gösterir. Katının süzülmesi sonraki fiziksel ayırma işlemidir; olayın oluşumunu fiziksel yapmaz.

Cevap: B

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz