TYT GENÇLİK VE DEĞERLER

0
12
TYT Gençlik ve Değerler Din Kültürü konu anlatımı kapağı

TYT Gençlik ve Değerler konusu; değerlerin nasıl oluştuğunu, gençlerin kişilik gelişimine etkisini ve İslam düşüncesinde öne çıkan temel erdemleri açıklar. Bu yazıda din, ahlak, örf ve âdet ilişkisini; hikmet, adalet, iffet ve şecaat kavramlarını; İsrâ suresi 23-29. ayetlerin mesajlarını birlikte inceleyeceğiz. Diğer derslere ve konu sırasına TYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

DEĞERLER VE DEĞERLERİN KAYNAKLARI

Değer Kavramı ve Ahlakla İlişkisi

Değer, insanın iyi-kötü, doğru-yanlış ve önemli-önemsiz hakkında karar vermesine yön veren ilke ve ölçülerdir. Dürüstlük, adalet, merhamet, sorumluluk ve saygı birer değerdir. Değerler, insanın neyi tercih edeceğini belirlerken davranışlarına anlam ve yön kazandırır.

Ahlak ise kişinin benimsediği değerleri tutum ve davranışlarına yansıtmasıyla ilgilidir. Bir kimsenin adaleti değer olarak kabul etmesi düşünsel yönü; çıkarına aykırı olsa bile adil davranması ahlaki yönü gösterir. Değer yalnız bilinen bir kavram değil, davranışla görünür hâle gelen bir ölçüdür.

Değerİyi ve doğru hakkında benimsenen ölçü

TercihÖlçüye göre karar verme

Ahlaki davranışDeğeri tutum ve eyleme dönüştürme
Örnek - 1
Bir öğrenci, arkadaşının haksızlığa uğradığını görünce kendi çıkarı zarar görecek olsa da doğruyu söylüyor. Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Değerin davranışa dönüşmesini
B) Örfün değişmez olmasını
C) Bilginin gereksizliğini
D) Ahlakın yalnız düşüncede kalmasını
E) Bireysel sorumluluğun bulunmamasını
Öğrencinin adalet ve doğruluk ölçüsünü çıkarına rağmen uygulaması, benimsediği değerin ahlaki davranışa dönüştüğünü gösterir.

Cevap: A

Değerlerin Oluşumunda Din, Örf ve Âdet

Değerlerin oluşumunda din, aile, eğitim, toplum, kültür, örf ve âdetler etkilidir. Din; insanın Allah, kendisi, diğer insanlar ve çevreyle ilişkisine dair temel ilkeler sunar. İnanç, ibadet ve ahlak yoluyla adalet, merhamet, doğruluk ve yardımlaşma gibi değerleri güçlendirir.

Örf, toplumda benimsenip yerleşen ve davranışlara yön veren uygulamalardır. Âdet ise bir toplumda tekrarlanarak alışkanlık hâline gelen davranış biçimidir. Bayram ziyaretleri, misafire ikram ve büyüklere saygı kültürel aktarımın örnekleridir. Aile ve eğitim kurumları da bu değerlerin yeni kuşaklarca öğrenilmesini sağlar.

Dinİlke, amaç ve sorumluluk bilinci kazandırır.
Aile ve eğitimDeğerleri örnek davranış ve öğrenmeyle aktarır.
Örf ve âdetToplumsal hafıza ve ortak uygulamalar oluşturur.
Örnek - 2
Bayramlarda aile büyüklerinin ziyaret edilmesi, çocukların bu davranışı görerek benimsemesi aşağıdakilerden hangisine örnektir?

A) Değerlerin yalnız doğuştan gelmesine
B) Örf ve âdetlerin aile yoluyla aktarılmasına
C) Ahlakın toplumdan bağımsız olmasına
D) Her alışkanlığın dinî hüküm sayılmasına
E) Değerlerin zamanla öğrenilememesine
Toplumda yerleşmiş ziyaret geleneğinin çocuklarca aile içinde öğrenilmesi, örf ve âdetlerin kültürel aktarımını gösterir.

Cevap: B

Örf ve Âdetleri Değerlendirme Ölçüsü

Örf ve âdetler toplumsal birlik ve devamlılığa katkı sağlar; ancak toplumda yaygın olan her davranış kendiliğinden doğru veya dinî açıdan uygun değildir. Bir gelenek adalet, insan onuru, merhamet ve dinin temel ilkeleriyle çelişiyorsa eleştirilip düzeltilmelidir. Yararlı ve meşru gelenekler ise korunabilir.

Bu yaklaşım kültürü bütünüyle reddetmek veya değişmez kabul etmek yerine bilinçli değerlendirmeyi gerektirir. Değerler, geçmişten gelen uygulamaları geleceğe taşırken doğruyu yanlıştan ayırmaya yarayan bir süzgeç işlevi görür.

GelenekToplumda yerleşmiş uygulama

İlke denetimiDin, adalet ve insan onuruyla karşılaştırma

SonuçYararlıyı koruma, yanlışı düzeltme
Dikkat
Örf ve âdet dinin kendisi değildir. Dinin temel ilkeleriyle uyumlu geleneklerden yararlanılır; haksızlık, ayrımcılık veya insan onurunu zedeleyen bir uygulama yalnızca eski ve yaygın olduğu için doğru kabul edilmez.

GENÇLİK, KİŞİLİK VE TEMEL DEĞERLER

Gençlerin Kişilik Gelişiminde Değerlerin Yeri

Gençlik; kimlik arayışının, bağımsız kararların ve geleceğe yönelik hedeflerin belirginleştiği bir dönemdir. Genç, “Nasıl bir insan olmalıyım?” sorusuna verdiği cevaplarla kişiliğini şekillendirir. Dinî ve ahlaki değerler bu süreçte anlam, aidiyet, öz denetim ve sorumluluk bilinci kazandırır.

Değerler yalnız öğütle değil, güvenilir rol modeller, aile içindeki tutarlılık, arkadaş çevresi ve bilinçli tercihlerle yerleşir. Genç, karşılaştığı baskı ve seçenekleri benimsediği ölçülerle değerlendirerek iradesini güçlendirir. Böylece davranışlarının sonucunu üstlenen, tutarlı bir kişilik geliştirir.

Kimlik arayışıKendini, amaçlarını ve sorumluluklarını tanıma

Değer seçimiDoğru ölçüleri bilinçli biçimde benimseme

KarakterDeğerleri kararlı davranışlara dönüştürme
Örnek - 3
Arkadaş grubunun baskısına rağmen kopya çekmeyi reddeden bir gencin bu tutumu aşağıdakilerden hangisini en iyi gösterir?

A) Değerlerin karar vermeyi zorlaştırdığını
B) Kişiliğin yalnız çevre tarafından belirlendiğini
C) Benimsenen değerin öz denetimi güçlendirdiğini
D) Ahlaki sorumluluğun gençlikte bulunmadığını
E) Toplumsal baskının her zaman doğru olduğunu
Dürüstlük değerini baskıya rağmen korumak, kişinin öz denetimini ve tutarlı karakterini güçlendirdiğini gösterir.

Cevap: C

Hikmet ve Adalet

Hikmet, doğru bilgiye dayanarak yerinde ve yararlı karar verebilme erdemidir. İnsan, olayların görünüşüyle yetinmez; nedenleri ve sonuçları üzerinde düşünür, bilgisini iyilik amacıyla kullanır. Hikmetli kişi neyi, neden ve nasıl yapacağını değerlendirir.

Adalet, herkese hakkını vermek, hak ve sorumluluklarda ölçülü davranmaktır. Adalet yalnız herkese aynı şeyi vermek değildir; ihtiyaç, emek, hak ve şartları gözeterek hakkaniyetli davranmayı gerektirir. Hikmet doğru olanı görmeye, adalet ise onu ilişkilerde uygulamaya yardımcı olur.

HikmetBilgiyi doğru amaçla, yerinde ve ölçülü kullanma
AdaletHak sahibine hakkını verme ve hakkaniyeti gözetme
Örnek - 4
Bir öğretmenin aynı görevi yapan öğrencileri kişisel yakınlığına göre değil, önceden açıklanmış ölçütlere göre değerlendirmesi hangi erdeme örnektir?

A) İffet
B) Adalet
C) Şecaat
D) Savurganlık
E) Taklit
Kişisel yakınlık yerine hakkaniyetli ve ortak ölçütlerle değerlendirme yapmak adalet erdemidir.

Cevap: B

İffet, Şecaat ve İtidal

İffet, arzu ve istekleri akıl ile ahlakın ölçüsünde yönetmek; bedeni ve maddi hazlara aşırı düşkünlükten korunmaktır. İffet, bütün istekleri yok saymak değil onları meşru ve dengeli biçimde karşılamaktır. Kanaat ve gönül tokluğu bu erdemle ilişkilidir.

Şecaat, korkaklık ile ölçüsüz atılganlık arasında yer alan bilinçli cesarettir. Zorluk karşısında doğruyu savunmak, fakat sonucu düşünmeden tehlikeye atılmamak şecaattir. İtidal ise duygu, düşünce ve davranışlarda aşırılıklardan uzak, dengeli hareket etmektir. Hikmet düşünme gücünü, iffet arzuları, şecaat öfke ve cesaret gücünü; adalet ise bütün bu yönlerin uyumunu düzenler.

HikmetDüşünme gücünde doğruluk ve ölçü
AdaletHaklar ve güçler arasında denge
İffetArzu ve hazlarda öz denetim
ŞecaatKorku ve atılganlık arasında bilinçli cesaret
Dikkat
İffet isteksizlik, şecaat de düşüncesizce tehlikeye atılmak değildir. Her iki erdemin ortak ölçüsü itidaldir: İffet arzuyu yönetir; şecaat ise korku ve öfkeyi doğru amaçla, gerektiği kadar kullanır.
Örnek - 5
Bir genç, haksızlığa uğrayan arkadaşını sakin ve kararlı biçimde savunuyor; fakat kavga ederek kendisini ve çevresini tehlikeye atmıyor. Bu davranış hangi erdeme örnektir?

A) Şecaat
B) İsraf
C) Cimrilik
D) Âdet
E) Taklit
Doğruyu korkmadan savunmak, bunu ölçüsüz saldırganlığa dönüştürmemek bilinçli cesaret yani şecaattir.

Cevap: A

İSRÂ SURESİ 23-29. AYETLERDE DEĞERLER

Allah’a Kulluk, Anne Babaya İyilik ve İçtenlik

İsrâ suresi 23-24. ayetlerde yalnız Allah’a kulluk emredildikten hemen sonra anne babaya iyi davranma sorumluluğu anılır. Yaşlandıklarında onlara “öf” bile dememek, azarlamamak, gönül alıcı söz söylemek, merhamet ve alçak gönüllülükle destek olmak öğütlenir. Bu sıralama, aile içindeki saygı ve vefanın dinî değerini gösterir.

25. ayet, Allah’ın insanın iç dünyasını bildiğini ve kendisine içtenlikle yönelenleri bağışladığını bildirir. Böylece güzel davranışın yalnız dış görünüşten ibaret olmadığı; niyet, sevgi ve samimiyetle değer kazandığı vurgulanır.

KullukYalnız Allah’a yönelme

Anne babaya iyilikSaygı, merhamet, güzel söz ve dua

İçtenlikDavranışı temiz niyetle sürdürme
Örnek - 6
İsrâ suresi 23-25. ayetlerin ortak mesajına göre aşağıdaki davranışlardan hangisi doğrudur?

A) Anne babaya yalnız maddi yardım yeterlidir.
B) Saygılı görünmek niyetten tamamen bağımsızdır.
C) Anne babaya merhametli davranmak ve güzel söz söylemek gerekir.
D) Yaşlılıkta aile sorumluluğu sona erer.
E) İyilik yalnız yabancılara yöneliktir.
Ayetler anne babaya özellikle yaşlılıklarında merhamet, alçak gönüllülük ve güzel sözle davranmayı; bunu içtenlikle sürdürmeyi öğütler.

Cevap: C

Akrabaya ve Muhtaca Destek, Güzel Söz

İsrâ suresi 26-27. ayetlerde akrabaya, yoksula ve yolda kalmış kişiye hakkını vermek emredilir; gereksiz yere saçıp savurmak yasaklanır. Yardımlaşma yalnız isteğe bağlı bir iyilik gibi değil, ihtiyaç sahibinin gözetilmesi gereken hakkı olarak sunulur. Böylece akrabalık bağı, sosyal sorumluluk ve kaynakları doğru kullanma birlikte ele alınır.

28. ayet, yardım etme imkânı bulunmadığında bile ihtiyaç sahibinin kırılmamasını ister. Kişi mazeretini yumuşak ve rahatlatıcı bir sözle ifade etmelidir. Bu mesaj, değerli davranışın yalnız maddi imkâna bağlı olmadığını; saygılı iletişim ve gönül incitmemenin de ahlaki sorumluluk olduğunu gösterir.

Hakkını vermeAkraba, yoksul ve yolcunun ihtiyacını gözetme
İsraftan kaçınmaİmkânları gereksiz ve yanlış yerde tüketmeme
Güzel sözYardım edemediğinde bile gönül incitmeme
Örnek - 7
Maddi yardım yapacak imkânı bulunmayan bir kişinin, yardım isteyene durumunu kırmadan ve güzel sözle açıklaması İsrâ suresi 28. ayetin hangi mesajıyla ilişkilidir?

A) İletişimi tamamen kesmek
B) Yalnız akrabalara saygı göstermek
C) İmkânsızlık hâlinde bile gönül incitmemek
D) Savurganlığı teşvik etmek
E) Yardımı gösteriş için yapmak
Ayet, maddi yardım mümkün olmadığında dahi ihtiyaç sahibine rahatlatıcı ve güzel söz söyleyerek onun gönlünü incitmemeyi öğütler.

Cevap: C

Harcamada Denge: Cimrilik ve İsraftan Kaçınma

İsrâ suresi 29. ayet, insanın elini boynuna bağlamış gibi cimri davranmamasını; bütün imkânlarını ölçüsüzce saçıp savurmamasını öğütler. Cimrilik gerekli yerde harcamaktan kaçınmak, israf ise imkânları gereksiz veya ölçüsüz tüketmektir. İkisi de dengenin bozulmasıdır.

Bu iki aşırılığın ortasında cömertlik ve itidal bulunur. Dengeli kişi hem kendisinin ve sorumlu olduğu insanların ihtiyaçlarını gözetir hem de imkânı ölçüsünde paylaşır. Ayet, değerlerin soyut ilkeler olmadığını; gündelik bütçe ve tüketim tercihlerine de yön verdiğini gösterir.

CimrilikGerekli yerde vermekten kaçınma

Cömertlik ve itidalHakkı gözeten dengeli paylaşım

İsrafGereksiz ve ölçüsüz harcama
Örnek - 8
Bir kişi temel ihtiyaçlarını ve sorumluluklarını gözetiyor, gelirinin bir bölümünü de ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor. Bu davranış İsrâ suresi 29. ayetteki hangi ilkeyi örneklendirir?

A) Cimrilik
B) Savurganlık
C) İtidal ve cömertlik
D) Korkaklık
E) Gelenekçilik
Kişinin hem sorumluluklarını karşılaması hem ölçülü biçimde paylaşması, cimrilik ve israf arasındaki itidal ile cömertliği gösterir.

Cevap: C

Önceki konu: İslam ve İbadet
Sonraki konu: Gönül Coğrafyamız

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz