Fiiller (eylemler); varlıkların yaptığı işi, içinde bulunduğu durumu ya da kendiliğinden gerçekleşen oluşu zaman ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklerdir. Yazdı, bekliyor, büyüyecek, dinlensin gibi biçimler bir fiil kök veya gövdesinin kip ve kişiyle çekimlenmesi sonucu oluşur.
TYT’de fiiller; anlam özelliği, haber ve dilek kipleri, zaman, kişi, olumsuzluk, soru ve kip kayması üzerinden ölçülür. Eki ezberlemek tek başına yeterli değildir. Önce sözcüğün fiil olup olmadığı, ardından fiilin anlamı, biçimsel kipi, gerçek zaman veya tasarlama değeri ve kişisi ayrı ayrı belirlenmelidir.
Fiilin Anlamı ve Çekimli Fiil
İş, Oluş ve Durum Fiilleri
İş (kılış) fiilleri, öznenin iradesiyle gerçekleştirdiği ve çoğunlukla bir nesneyi etkileyen eylemleri bildirir: “Çocuk topu attı.”, “Usta kapıyı boyadı.” Bu fiiller genellikle “neyi, kimi?” sorularına cevap verebilen bir nesne alabilir. Ancak her iş fiilinin cümlede mutlaka açık bir nesnesi bulunması gerekmez: “Bütün gün okudu.” cümlesinde nesne söylenmemiş olsa da okumak nesne alabilen bir iş fiilidir.
Durum fiilleri, öznenin içinde bulunduğu hâli anlatır ve doğrudan bir nesneye yönelmez: oturmak, uyumak, beklemek, susmak. Oluş fiilleri ise öznenin iradesi dışında, zaman içinde meydana gelen değişimi bildirir: sararmak, büyümek, yaşlanmak, paslanmak. Sınıflandırmada önce kendiliğinden bir değişim olup olmadığına, sonra fiilin nesne alabilme özelliğine bakmak güvenli bir yoldur.
Fiili Tanıma ve Çekimli Fiilin Yapısı
Bir sözcüğün fiil olup olmadığını anlamak için kök veya gövdeye -mak/-mek mastar eki getirilebilir: yaz-mak, bekle-mek, güzelleş-mek. Ancak cümlede yüklem olan her sözcük fiil değildir: “Bu eser gerçekten güzel.” cümlesinin yüklemi isim soyludur. Buna karşılık “Bahçe her yıl biraz daha güzelleşiyor.” yüklemi çekimli fiildir.
Çekimli fiil, kip ve kişi anlamı taşıyan fiildir. Temel dizilim fiil kökü/gövdesi + kip eki + kişi eki biçimindedir: bekle-di-m, gör-ecek-siniz, çalış-malı-yız. Emir kipinde görünür bir kip eki bulunmayabilir; kişi ve buyruk anlamı çekimden anlaşılır: gel, gelsin, gelin, gelsinler. Fiilimsiler ise fiil anlamı taşımalarına rağmen kip ve kişi bildirmedikleri için çekimli fiil sayılmaz.
Haber Kipleri ve Zaman
Geçmiş Zaman Kipleri
Görülen geçmiş zaman -dı/-di/-du/-dü; -tı/-ti/-tu/-tü ekleriyle kurulur. Konuşanın olayı gördüğünü, yaşadığını ya da kesin bilgi olarak aktardığını belirtir: “Toplantı saat üçte başladı.” Öğrenilen geçmiş zaman ise -mış/-miş/-muş/-müş ekleriyle; sonradan öğrenme, çıkarım, farkına varma veya şaşma anlamlarıyla kullanılır: “Gece boyunca kar yağmış.”
Ek ile anlam her zaman birebir değildir. “Sen de buradaymışsın!” cümlesinde sonradan fark etme, “Çocuk ne kadar da büyümüş!” cümlesinde şaşma vardır. “Anahtar masadaymış.” örneğinde ise bilgi başkasından duyulmuş veya sonradan anlaşılmış olabilir. Soruda biçimsel kip kadar bağlamın taşıdığı anlatım değeri de incelenmelidir.
Şimdiki, Gelecek ve Geniş Zaman
Şimdiki zaman -(ı/i/u/ü)yor ve resmî anlatımda -makta/-mekte; gelecek zaman -acak/-ecek; geniş zaman ise -r, -ar/-er, -ır/-ir/-ur/-ür ekleriyle kurulur. Şimdiki zaman konuşma anında süren işi, gelecek zaman sonradan gerçekleşecek işi, geniş zaman alışkanlık, genel yargı ve süreklilik bildirebilir.
Geniş zamanın olumsuzunda birinci tekil ve çoğul kişilerde -maz/-mez ekindeki z düşer: gelmem, gelmeyiz; diğer kişilerde korunur: gelmezsin, gelmez, gelmezsiniz, gelmezler. Şimdiki zaman eki, a/e ile biten bazı fiillerde ünlü daralmasına yol açabilir: başla-yor → başlıyor, bekle-yor → bekliyor. Gelecek zaman eki ünlüyle başlayan kişi eki aldığında sonundaki k yumuşayabilir: yapacak-ım → yapacağım.
Dilek Kipleri
Gereklilik ve Şart Kipleri
Gereklilik kipi -malı/-meli ekiyle zorunluluk, gereklilik, öğüt, olasılık veya çıkarım bildirebilir: “Belgeleri bugün teslim etmelisin.” cümlesinde zorunluluk; “Bu saatte eve varmış olmalı.” ifadesinde tahmin vardır. Ek aynı olsa da cümlenin anlamı bağlama göre değişebilir.
Şart (koşul) kipi -sa/-se ekiyle bir yargının gerçekleşmesini başka bir koşula bağlar: “Düzenli çalışırsan ilerlersin.” Tek başına dilek veya varsayım da bildirebilir: “Biraz dinlensem.”, “Diyelim ki yarın yağmur yağsa…” Şart eki alan bölüm çoğu zaman temel yargının gerçekleşme koşulunu oluşturur.
İstek ve Emir Kipleri
İstek kipi -a/-e ekiyle dilek, öneri veya birlikte hareket etme isteği bildirir: geleyim, gelesin, gele, gelelim, gelesiniz, geleler. Günlük dilde özellikle birinci tekil ve çoğul kişi biçimleri yaygındır: “Bu işi birlikte bitirelim.”, “Size ben de yardım edeyim.”
Emir kipinin ayrı bir kip eki yoktur; buyruk anlamı kişi biçimlerinden anlaşılır: gel, gelsin, gelin/geliniz, gelsinler. Birinci tekil ve birinci çoğul kişinin emir çekimi yoktur. Emir biçimi bağlama göre rica, öğüt, izin, dua veya kesin buyruk taşıyabilir: “Buyur, içeri gel.” izin; “Biraz daha dikkatli olun.” öğüt; “Hemen dışarı çık!” kesin buyruktur.
Kişi, Olumsuzluk ve Soru
Kişi Ekleri ve Gizli Özne
Kişi ekleri, çekimli fiilde işi yapan veya oluş ve durumla ilgili olan kişiyi gösterir: ben birinci tekil, sen ikinci tekil, o üçüncü tekil; biz birinci çoğul, siz ikinci çoğul, onlar üçüncü çoğuldur. “Gel-di-m”, “oku-yor-sun”, “bekleyecek-siniz” biçimlerinde kişi ekleri özneyi açıkça gösterir.
Özne cümlede ayrı bir sözcük olarak bulunmasa da kişi ekinden anlaşılabilir: “Yarın erkenden çıkacağız.” cümlesinin gizli öznesi bizdir. Üçüncü tekil kişide çoğu çekimde görünür kişi eki yoktur: geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir. Üçüncü çoğul kişi eki -lar/-ler, isimlere gelen çokluk ekiyle karıştırılmamalıdır: çocuk-lar isim çokluk eki, gel-di-ler fiilde kişi ekidir.
Olumsuzluk ve Soru Çekimi
Fiillerin olumsuzu çoğunlukla kip ekinden önce gelen -ma/-me ekiyle yapılır: gel-me-di, oku-ma-yacak, bekle-me-meli. Şimdiki zamanda ek daralır: gel-mi-yor, bak-mı-yor. Geniş zamanda ise olumsuzluk biçimi kişiye göre değişir: gelmem, gelmezsin, gelmez, gelmeyiz, gelmezsiniz, gelmezler.
Soru, ayrı yazılan mı/mi/mu/mü soru edatıyla kurulur; kendinden önceki kipli fiilden ayrı, sonraki kişi ekleriyle bitişik yazılır: geldin mi, geliyor musun, gelecek misiniz. Görülen geçmiş zamanda kişi eki fiilde kalır: gel-di-n mi; şimdiki, gelecek ve geniş zamanın bazı çekimlerinde kişi eki soru edatına gelebilir: geliyor mu-sun, gelecek mi-siniz.
Kip, Zaman ve Anlam İlişkisi
Biçimsel Kip ile Gerçek Zamanı Ayırma
Fiildeki ek, biçimsel kipi; cümlenin zaman sözleri ve bağlamı ise eylemin gerçekleşme zamanını veya tasarlama değerini gösterir. Çoğu cümlede ikisi örtüşür: “Dün seni aradım.” fiili hem biçimce hem anlamca geçmiş zamandadır. Ancak “Yarın size geliyorum.” cümlesinde şimdiki zaman eki, planlanmış gelecek zamanı anlatır.
Zaman bildiren yardımcı sözler belirleyicidir: dün, geçen yıl geçmişi; şimdi, şu anda şimdiyi; yarın, birazdan, gelecek hafta geleceği; her gün, daima, genellikle alışkanlığı gösterebilir. Bununla birlikte yalnız zaman zarfına bakılmaz; yüklemin eki ve cümlenin bütünü birlikte değerlendirilir.
Kip Kayması (Anlam Kayması)
Bir kip ekinin temel anlamı dışında başka bir zaman veya dilek anlamıyla kullanılmasına kip kayması denir. Bu kullanım anlatım bozukluğu değildir; anlatıma canlılık, kesinlik, süreklilik veya yakınlık katabilir. “1919’da Samsun’a çıkar.” geniş zaman biçimiyle geçmişi; “Birazdan seni arıyorum.” şimdiki zaman biçimiyle geleceği bildirir.
Yaygın örnekler şunlardır: Her sabah erken kalkıyor (şimdiki zaman → geniş zaman/alışkanlık), Nasrettin Hoca pazara gider (geniş zaman → geçmiş zaman), Hemen odana gidiyorsun (şimdiki zaman → emir), Yarın sonuçlar açıklanır (geniş zaman → gelecek zaman). Kip kaymasını belirlemek için yüklemin ekini bulup cümlenin gerçekten hangi zamanı veya tasarlama değerini anlattığı karşılaştırılır.

