TYT FELSEFE İLE DÜŞÜNME: MANTIK, ARGÜMANTASYON VE SAFSATALAR

0
9
TYT felsefe ile düşünme, mantık, argümantasyon ve safsatalar konu anlatımı kapağı

TYT felsefe ile düşünme konusu; doğru düşünmenin dayanaklarını, bir görüşün nasıl gerekçelendirildiğini ve ikna edici görünen hatalı çıkarımların nasıl fark edildiğini ele alır. Önceki Bilim Felsefesi konusunda bilimsel bilginin yapısını incelemiştik. Bu yazıda düşünme-dil ilişkisini, mantığın temel ilkelerini, önerme ve doğruluk kavramlarını, akıl yürütme türlerini, argümanın yapısını ve sık karşılaşılan safsataları öğreneceğiz.

DÜŞÜNME, DİL VE MANTIĞIN TEMELLERİ

Düşünme ile Dil Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Düşünme; kavramlar arasında bağ kurma, karşılaştırma, ayırma, birleştirme, çıkarım yapma ve bir sonuca ulaşma etkinliğidir. Dil ise düşünceleri kurmaya, belirginleştirmeye ve başkalarına aktarmaya yarayan sembolik bir sistemdir. İnsan çoğu zaman düşüncesini sözcüklerle biçimlendirir; düşünce geliştikçe yeni kavramlar üretilir, yeni kavramlar da dilin anlatım gücünü artırır.

Dil ile düşünce aynı şey değildir ancak birbirini sürekli etkiler. Bir kavramın belirsiz kullanılması, aynı sözcüğe konuşma boyunca farklı anlamlar yüklenmesi veya cümlenin yanlış kurulması akıl yürütmeyi bulanıklaştırabilir. Felsefi tartışmada bu nedenle temel terimlerin hangi anlamda kullanıldığı açıklanır. “Özgürlük” sözcüğü bir yerde engellenmeme, başka bir yerde sorumluluk üstlenerek seçim yapma anlamında kullanılıyorsa iki taraf aynı sözcüğü söylese bile aynı şeyi tartışmıyor olabilir.

DüşünceKavramları ilişkilendirir ve anlam kurar.

DilDüşünceyi görünür, paylaşılır ve tartışılır kılar.

Eleştirel denetimBelirsizliği ve anlam kaymasını fark eder.
Dikkat
Aynı sözcüğü kullanmak, aynı kavramı düşündüğümüzü garanti etmez. Bir tartışmada önce temel terimlerin anlamı belirlenmezse görünürdeki fikir ayrılığı aslında bir dil anlaşmazlığı olabilir.
Örnek - 1
Bir tartışmada bir öğrenci “özgürlük” ile istediği her şeyi yapmayı, diğeri ise seçimlerinin sorumluluğunu üstlenmeyi kastetmektedir. Bu öğrencilerin anlaşamamasının temel nedeni hangisidir?

A) Aynı kavrama farklı anlamlar yüklemeleri
B) Tümdengelim kullanmaları
C) Her iki görüşün de doğru olması
D) Önermelerin özdeş olması
E) Sonucun öncüllerde bulunması
Öğrenciler aynı sözcüğü kullanmalarına rağmen sözcüğün anlamında uzlaşmamıştır. Sorun, kavramsal belirsizlik ve anlam farklılığıdır.

Cevap: A

Mantık ve Akıl İlkeleri

Mantık, doğru düşünmenin biçimini ve geçerli çıkarım kurallarını inceleyen disiplindir. Mantık, bir insanın hangi görüşü savunması gerektiğine tek başına karar vermez; ileri sürülen düşüncelerin açık, tutarlı ve çıkarım bakımından geçerli olup olmadığını denetlemeye yardım eder. Klasik mantıkta düşünmenin temelinde dört akıl ilkesi bulunur.

Özdeşlik ilkesi, bir şeyin düşünme boyunca kendisiyle aynı anlamda ele alınmasını gerektirir: “A, A’dır.” Çelişmezlik ilkesi, aynı özne hakkında aynı zamanda ve aynı bakımdan hem bir yargının hem karşıtının doğru olamayacağını belirtir. Üçüncü hâlin imkânsızlığı, bir önermenin doğru veya yanlış olduğunu, bu iki doğruluk değeri arasında üçüncü bir seçeneğin bulunmadığını söyler. Yeter-sebep ilkesi ise ileri sürülen bir yargının kabul edilmesi için yeterli bir dayanak veya gerekçe bulunmasını ister.

ÖzdeşlikBir kavram, aynı bağlamda aynı anlamı korur.
ÇelişmezlikAynı koşullarda A ve A olmayan birlikte doğru olamaz.
Üçüncü hâlin imkânsızlığıBir önerme ya doğrudur ya yanlıştır.
Yeter-sebepBir yargı, kabul edilmesini sağlayan gerekçeye dayanır.
Örnek - 2
“Bu kapı aynı anda, aynı bakımdan hem bütünüyle açıktır hem de bütünüyle açık değildir.” yargısı hangi akıl ilkesine aykırıdır?

A) Yeter-sebep
B) Özdeşlik
C) Çelişmezlik
D) Tümevarım
E) Analoji
Bir yargı ile onun değili aynı zamanda ve aynı bakımdan doğru kabul edilmiştir. Bu durum çelişmezlik ilkesini ihlal eder.

Cevap: C

Önerme, Doğruluk, Gerçeklik, Tutarlılık ve Çelişiklik

Önerme, doğru veya yanlış olabilen, başka bir deyişle doğruluk değeri taşıyan yargı cümlesidir. “Dünya, Güneş’in çevresinde döner.” bir önermedir. “Pencereyi açar mısın?”, “Keşke tatil başlasa.” ve “Dikkat et!” ifadeleri soru, dilek ve emir bildirdikleri için önerme değildir. Bir cümlenin anlamlı olması da tek başına onu önerme yapmaz; doğruluk değeri taşıması gerekir.

Gerçeklik, var olanların kendisini; doğruluk ise bir yargının gerçeklikle veya kurallı düşünme yapısıyla uyuşmasını anlatır. “Masanın üzerinde bir kitap vardır.” yargısı gerçekten masada kitap varsa olgusal olarak doğrudur. “Bütün kareler dört kenarlıdır.” yargısı ise kavramsal ve biçimsel yapısı bakımından doğrudur.

Tutarlılık, bir düşünce veya argümanın kendi içinde uyumlu ve çelişkisiz olmasıdır. Çelişiklik, aynı koşullarda birlikte doğru olamayacak yargıların bir arada ileri sürülmesidir. Tutarlı olmak her zaman gerçekte doğru olmak demek değildir: Bir kurgu dünyası kendi kuralları içinde tutarlı kurulabilir fakat anlattıkları gerçek dünyada bulunmayabilir.

ÖnermeDoğru veya yanlış olabilen yargı
GerçeklikVar olan şey veya durum
DoğrulukYargının olguya ya da biçime uygunluğu
TutarlılıkYargıların birbiriyle uyumu
ÇelişiklikBirlikte doğru olamayan yargılar
GeçerlilikSonucun öncüllerden kurallı çıkması
Dikkat
Gerçeklik varlığa, doğruluk önermeye, tutarlılık ise yargılar arasındaki uyuma ilişkindir. “Gerçek önerme” yerine “doğru önerme”; “doğru nesne” yerine “gerçek nesne” demek kavramsal ayrımı korur.
Örnek - 3
Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir önermedir?

A) Defterini getirir misin?
B) Keşke sınav kolay olsa.
C) Lütfen sessiz olun.
D) Bazı kuşlar göç eder.
E) Ne güzel bir gün!
“Bazı kuşlar göç eder.” ifadesi bir yargı bildirir ve doğru ya da yanlış olarak değerlendirilebilir. Diğerleri soru, dilek, emir veya ünlem cümlesidir.

Cevap: D

AKIL YÜRÜTME VE ARGÜMANTASYON

Tümdengelim, Tümevarım ve Analoji

Akıl yürütme, bilinen yargılar arasında ilişki kurarak yeni bir yargıya ulaşma işlemidir. Üç temel biçimi tümdengelim, tümevarım ve analojidir. Tümdengelim, genel bir yargıdan özel veya tekil bir sonuca gider. Biçim geçerliyse ve öncüller doğruysa sonuç zorunludur. “Bütün memeliler sıcakkanlıdır; yunus memelidir; öyleyse yunus sıcakkanlıdır.” çıkarımı buna örnektir.

Tümevarım, tekil gözlem ve örneklerden genel bir sonuca ulaşır. Gözlenen bütün örnekler doğru olsa bile sonuç genellikle zorunlu değil olasılıklıdır; yeni bir karşı örnek sonucu değiştirebilir. Analoji ise iki varlık veya durum arasındaki bilinen benzerliklerden hareketle başka bir özellik bakımından da benzerlik bulunduğu sonucuna ulaşır. Analojinin gücü, karşılaştırılan özelliklerin sonuçla gerçekten ilgili olmasına bağlıdır.

TümdengelimGenelden özele; geçerli biçimde zorunlu sonuç
TümevarımTekil örneklerden genele; olasılıklı sonuç
AnalojiBenzerlikten yeni benzerliğe; ilişki gücüne bağlı sonuç
Örnek - 4
“İncelediğim bakır tel ısıtılınca genleşti. Diğer bakır teller de aynı koşullarda genleşti. Öyleyse bakır ısıtılınca genleşir.” akıl yürütmesi hangisidir?

A) Tümdengelim
B) Tümevarım
C) Analoji
D) Çelişki
E) Özdeşlik
Tek tek bakır tel gözlemlerinden bakırın geneline ilişkin bir yargıya ulaşıldığı için tümevarım yapılmıştır.

Cevap: B

Argümanın Yapısı: Öncül, Çıkarım ve Sonuç

Görüş, bir konu hakkında ileri sürülen anlayış veya yargıdır. Görüşün kabul edilmesi için nedenler sunulduğunda argüman kurulur. Argüman, bağırarak tartışmak veya karşı tarafın sözünü yalnızca reddetmek değildir; bir sonucu gerekçelerle destekleyen önermeler bütünüdür.

Sonucu desteklemek için kullanılan önermelere öncül, öncüller ile sonuç arasında kurulan mantıksal bağa çıkarım, gerekçelendirilmek istenen son yargıya sonuç denir. “Çünkü, zira, -den dolayı” gibi ifadeler çoğunlukla öncülü; “öyleyse, bu nedenle, demek ki” gibi ifadeler sonucu haber verir. Ancak bu işaret sözcükleri her metinde bulunmayabilir; argümanın yapısı anlamdan hareketle belirlenir.

Öncül 1Düzenli uyku dikkati destekler.

+

Öncül 2Deniz düzenli uyumaktadır.

SonuçDeniz’in dikkatini koruması beklenir.
Örnek - 5
“Kütüphane bugün kapalıdır. Kapalı bir kütüphaneden kitap ödünç alınamaz. O hâlde bugün kütüphaneden kitap ödünç alamayız.” argümanında sonuç hangisidir?

A) Kütüphane bugün kapalıdır.
B) Kapalı yerler sessizdir.
C) Kitaplar ödünç verilir.
D) Bugün kütüphaneden kitap ödünç alamayız.
E) Kütüphane yarın açılır.
“O hâlde” ifadesinden sonra gelen yargı, önceki iki öncülle desteklenen sonuçtur.

Cevap: D

Doğru Önerme, Geçerli Argüman ve Sağlam Argüman

Bir önermenin doğru veya yanlış olması içeriğiyle, bir tümdengelimsel argümanın geçerli veya geçersiz olması ise çıkarım biçimiyle ilgilidir. Geçerli bir argümanda öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun yanlış olması mümkün değildir. Bu nedenle geçerlilik, öncüllerin gerçek hayatta doğru olup olmadığından ayrı olarak incelenebilir.

“Bütün balıklar kuştur; hamsi balıktır; öyleyse hamsi kuştur.” argümanının öncülleri ve sonucu gerçeklikle uyuşmaz; buna rağmen sonuç, verilen öncüllerden geçerli bir biçimle çıkar. Sağlam argüman ise hem geçerli biçime hem doğru öncüllere sahiptir. Tümevarımsal argümanlar zorunluluk yerine olasılık oluşturduğundan genellikle güçlü veya zayıf olarak değerlendirilir.

DoğrulukTek tek önermelerin olguya veya biçimsel kurala uygunluğu
GeçerlilikSonucun öncüllerden zorunlu ve kurallı biçimde çıkması
SağlamlıkGeçerli çıkarım ve doğru öncüllerin birlikte bulunması
GüçlülükTümevarımsal öncüllerin sonucu yüksek olasılıkla desteklemesi
Dikkat
Bir argümanın geçerli olması, bütün öncüllerinin doğru olduğunu göstermez. Geçerlilik çıkarım biçiminin; doğruluk ise önermelerin özelliğidir. Hem doğru öncül hem geçerli biçim varsa argüman sağlamdır.
Örnek - 6
“Bütün gezegenler yıldızdır. Mars bir gezegendir. O hâlde Mars bir yıldızdır.” argümanı için hangisi doğrudur?

A) Geçerli biçimdedir ancak sağlam değildir.
B) Hem geçersiz hem sağlamdır.
C) Tümevarımsal ve zorunludur.
D) Analojiye dayanır.
E) Hiçbir öncülü yoktur.
“Bütün A’lar B’dir; C bir A’dır; öyleyse C bir B’dir.” biçimi geçerlidir. Ancak “Bütün gezegenler yıldızdır.” öncülü yanlış olduğu için argüman sağlam değildir.

Cevap: A

Argümantasyon, Temellendirme ve Standart Biçim

Argümantasyon, bir görüşü destekleyen veya eleştiren argümanları kurma, çözümleme ve değerlendirme sürecidir. Temellendirme ise ileri sürülen düşüncenin dayanaklarını gösterme ve niçin kabul edilmesi gerektiğini açıklama işidir. Felsefi bir görüş bilimsel deneyle kesinleştirilmek zorunda değildir; fakat kavramları açık, gerekçeleri ilgili ve çıkarımları tutarlı olmalıdır.

Gündelik dilde öncüller dağınık, bazıları örtük ve sonuç dolaylı olabilir. Bir argümanı değerlendirmek için önce temel iddia bulunur, sonra onu destekleyen nedenler ayrılır ve metin standart biçimde yazılır. Ardından “Öncüller kabul edilebilir mi?”, “Sonuçla gerçekten ilgili mi?”, “Sonucu desteklemeye yeterli mi?” ve “Çıkarım geçerli ya da güçlü mü?” soruları sorulur. Karşı görüşü değerlendirmek, kişiye saldırmak değil argümanın belirli bir öncülünü veya çıkarımını eleştirmektir.

İddiayı bulAsıl sonuç ne?

Gerekçeleri ayırHangi öncüller destekliyor?

StandartlaştırÖncül 1, öncül 2, sonuç

DeğerlendirKabul edilebilir, ilgili ve yeterli mi?
Örnek - 7
“Okul bahçesinde gölgelik alan azdır. Öğrenciler öğle arasında güneş altında kalmaktadır. Bu nedenle bahçeye yeni gölgelikler yapılmalıdır.” metnini değerlendirirken ilk yapılması gereken hangisidir?

A) Yazarın kişiliğini incelemek
B) Sonuç ile onu destekleyen öncülleri ayırmak
C) Sonucu baştan yanlış saymak
D) Benzer bütün konuları tartışmak
E) Yalnız son cümleyi silmek
Önce “gölgelik yapılmalıdır” sonucu ile bu sonucu destekleyen alan yetersizliği ve güneşte kalma öncülleri belirlenmelidir. Argüman ancak yapısı ortaya konduktan sonra değerlendirilebilir.

Cevap: B

SAFSATALAR VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME

Safsata Nedir ve Neden İkna Edici Görünür?

Safsata, ilk bakışta makul veya ikna edici görünmesine rağmen sonucu yeterli biçimde desteklemeyen hatalı akıl yürütmedir. Her yanlış cümle safsata değildir. Safsata, öncüllerle sonuç arasında kurulmuş görünen fakat gerçekte sorunlu olan çıkarımla ilgilidir. Kişi bunu karşısındakini yanıltmak için bilinçli olarak kullanabileceği gibi düşünme alışkanlıkları nedeniyle farkında olmadan da yapabilir.

Safsatalar duyguya seslendikleri, yaygın bir kanaati tekrarladıkları, karmaşık bir sorunu iki seçeneğe indirdikleri veya ilgisiz bir bilgiyi gerekçe gibi sundukları için ikna edici görünebilir. Bir ifadenin çok paylaşılması, etkileyici söylenmesi ya da söyleyen kişinin sevilmesi onun mantıksal olarak güçlü olduğunu göstermez. Safsatayı bulmanın amacı tartışmayı kazanmak değil, hangi bağın eksik veya yanıltıcı olduğunu göstererek düşünceyi düzeltmektir.

İddiaNe kabul ettirilmek isteniyor?

Görünür gerekçeHangi neden sunuluyor?

Bozuk bağNeden sonuç ilişkisi gerçekten kuruluyor mu?
Dikkat
Bir argümanın sonucunun yanlış olması tek başına safsata kanıtı değildir; doğru bir sonuca da hatalı bir akıl yürütmeyle ulaşılabilir. Denetlenmesi gereken, öncüllerin sonucu gerçekten destekleyip desteklemediğidir.
Örnek - 8
“Bu görüş sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı; öyleyse kesinlikle doğrudur.” çıkarımındaki temel sorun hangisidir?

A) Paylaşılma sayısını doğruluk için yeterli gerekçe sayması
B) Sonuç cümlesi kullanması
C) Bir önerme kurması
D) Dil ile düşünceyi ilişkilendirmesi
E) Tümdengelimi doğru kullanması
Bir iddianın yaygın olması onun gerçeklikle uyuştuğunu göstermez. Popülerlik, doğruluğu kanıtlayan ilgili ve yeterli bir öncül değildir.

Cevap: A

Kişiye Saldırı, Yanlış Neden, Görüşü Çarpıtma ve Kanıt Yükü Safsataları

Kişiye saldırı (ad hominem), görüşün dayanaklarını incelemek yerine görüşü savunan kişinin karakterini, görünüşünü veya geçmişini hedef alır. “Onun çevre önerisini dinlemeyin; zaten çok kaba biri.” cümlesinde kişinin kabalığı, çevre önerisinin doğruluğuyla ilgili değildir.

Yanlış neden, iki olayın art arda gelmesini veya birlikte görülmesini, yeterli kanıt olmadan neden-sonuç ilişkisi sayar. Görüşü çarpıtma ya da kaydırma, karşı tarafın gerçek iddiasını daha aşırı veya savunulması güç başka bir iddiaya dönüştürüp onu çürütür. Kanıt yükünü karşıya atma ise iddiayı ileri süren kişinin kanıt sunması gerekirken “Yanlış olduğunu kanıtlayamıyorsan doğrudur.” diyerek yükü karşı tarafa bırakmasıdır.

Kişiye saldırıArgüman yerine kişiyi hedef alır.
Yanlış nedenBirliktelikten kanıtsız nedensellik çıkarır.
Görüşü çarpıtmaGerçek iddianın zayıf bir kopyasını çürütür.
Kanıt yükünü aktarmaİddiasını kanıtlamak yerine karşıdan çürütme ister.
Örnek - 9
Bir öğrenci “Okul kantininde daha sağlıklı seçenekler artırılmalı.” der. Arkadaşı, “Sen kantindeki bütün yiyeceklerin yasaklanmasını istiyorsun; bu çok saçma.” diye cevap verir. Arkadaşının yaptığı safsata hangisidir?

A) Yanlış neden
B) Görüşü çarpıtma
C) Kanıt yükünü aktarma
D) Doğru tümdengelim
E) Özdeşlik
İlk öğrenci seçeneklerin artırılmasını savunmuştur; arkadaşı bu görüşü “bütün yiyecekleri yasaklamak” biçiminde aşırılaştırıp o farklı iddiaya saldırmıştır.

Cevap: B

Yanlış İkilem, Çok Anlamlılık, Yanlış Analoji ve Kaygan Zemin Safsataları

Yanlış ikilem veya sahte seçenek, gerçekte başka olasılıklar bulunduğu hâlde yalnız iki seçenek varmış gibi konuşur: “Ya bu yöntemi kabul edersin ya da başarıyı istemiyorsundur.” Dilin yanıltıcı kullanımı ya da çok anlamlılık, aynı sözcüğü argümanın farklı yerlerinde farklı anlamlarda kullanarak görünüşte sonuç üretir.

Yanlış analoji, karşılaştırılan iki durum arasındaki yüzeysel benzerliği sonuç için yeterli sayar; ilgili farklılıkları görmezden gelir. Kaygan zemin, küçük bir ilk adımın aradaki bağlantıları kanıtlamadan kaçınılmaz biçimde aşırı bir sonuca yol açacağını ileri sürer: “Bir gün ödev teslimini geciktirirsek kısa süre sonra okulda hiçbir kural kalmaz.” Olası sonuçları tartışmak safsata değildir; sorun, her basamağı zorunluymuş gibi gösterip yeterli kanıt sunmamaktır.

Yanlış ikilemSeçenekleri yapay biçimde ikiye indirir.
Çok anlamlılıkAynı sözcüğün anlamını çıkarım içinde değiştirir.
Yanlış analojiİlgisiz benzerlikten güçlü sonuç çıkarır.
Kaygan zeminKanıtlanmamış bir sonuç zincirini kaçınılmaz gösterir.
Örnek - 10
“Ya her gün dört saat ders çalışırsın ya da sınavda başarısız olursun.” cümlesinde hangi safsata vardır?

A) Kişiye saldırı
B) Yanlış neden
C) Yanlış ikilem
D) Kanıt yükünü aktarma
E) Özdeşlik
Başarıyı etkileyen çalışma niteliği, konu eksiği, süreklilik ve farklı çalışma süreleri gibi birçok olasılık vardır. İfade bunları dışlayıp iki seçenek sunarak yanlış ikilem kurmuştur.

Cevap: C

TYT Sorularında Argüman ve Safsata Nasıl Çözümlenir?

TYT’de argüman sorularını çözerken önce metnin konusunu değil savunulan asıl sonucu bulun. Sonucu destekleyen öncülleri ayırın ve örtük bırakılmış bir kabul olup olmadığını düşünün. Ardından çıkarımın türünü belirleyin: Genelden özele gidiyorsa tümdengelim, örneklerden genele gidiyorsa tümevarım, benzerlikten sonuç çıkarıyorsa analoji olabilir.

Bir safsata sorusunda “Bu söz yanlış mı?” sorusuyla yetinmeyin. Hangi gerekçenin ilgisiz olduğunu, karşı görüşün değiştirilip değiştirilmediğini, seçeneklerin yapay biçimde daraltılıp daraltılmadığını ve neden-sonuç bağının kanıtlanıp kanıtlanmadığını kontrol edin. Son olarak argümanı daha güçlü hâle getirecek düzeltmeyi düşünün: kişiyi değil iddiayı ele almak, başka seçenekleri açmak, nedensellik için ek veri istemek ve kavramı tek anlamda kullanmak.

1. Sonucu bulMetin neyi kabul ettirmek istiyor?

2. Öncülleri ayırHangi nedenler sunulmuş?

3. Bağı denetleGerekçeler ilgili ve yeterli mi?

4. Hatayı adlandırHangi safsata veya çıkarım sorunu var?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz