İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ

0
29
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi KPSS Tarih konu anlatımı tek başlıklı kapak görseli

İslamiyet öncesi Türk tarihi, Orta Asya bozkırlarında oluşan siyasi teşkilatı, hareketli yaşam biçimini ve farklı coğrafyalara yayılan Türk topluluklarını kapsar. Bu dönemi yalnız hükümdar ve devlet adlarıyla değil; coğrafya, göç, töre, ordu ve kültür arasındaki ilişkiyle öğrenmek kalıcı sonuç verir.

KPSS sorularında bir devletin kuruluş tarihinden çok, o devleti diğerlerinden ayıran özellik ve bu özelliğin ortaya çıkardığı sonuç öne çıkar. Bu nedenle aşağıdaki anlatımda kronoloji ile kavramlar birlikte ele alınmıştır.

Orta Asya ve Bozkır Kültürü

Türklerin tarih sahnesine çıktığı Orta Asya; yüksek dağlar, geniş bozkırlar, sert karasal iklim ve sınırlı tarım alanlarıyla tanınır. Altaylar, Tanrı Dağları, Ötüken çevresi ve Hazar’ın doğusuna uzanan geniş saha, farklı dönemlerde Türk topluluklarının yaşadığı başlıca bölgeler arasındadır.

Coğrafi şartlar ekonomik ve toplumsal düzeni doğrudan etkiledi:

  • Hayvancılık, geniş otlaklardan yararlanmayı ve mevsimlere göre yer değiştirmeyi gerektirdi.
  • At, ulaşım ve savaş gücünü artırdı; uzak bölgeler arasında hızlı haberleşmeyi kolaylaştırdı.
  • Maden işçiliği, özellikle demir silah ve araç üretiminde üstünlük sağladı.
  • Ticaret yolları, yalnız ekonomik kazanç değil, siyasi mücadele ve diplomasi konusu oldu.

Bozkır yaşamı, sürekli ve amaçsız dolaşmak anlamına gelmez. Topluluklar çoğu zaman belirli yaylak ve kışlaklar arasında hareket eder; sürülerini, üretimlerini ve siyasi merkezlerini bu düzene göre yönetirdi.

Coğrafyadan kuruma giden bağ: Geniş bozkırda hızlı hareket etmek zorunluydu. Bu ihtiyaç atlı birlikleri güçlendirdi; atlı birlikler de kısa sürede teşkilatlanabilen orduların ve geniş sahalarda kurulan devletlerin önünü açtı.

Örnek - 1

Aşağıdakilerden hangisi bozkır yaşamının eski Türk toplulukları üzerindeki etkilerinden biri değildir?

A) Hayvancılığın temel geçim kaynaklarından biri olması
B) Atlı ve hareketli savaş yöntemlerinin gelişmesi
C) Yaylak-kışlak düzeninin görülmesi
D) Deniz ticaretinin ekonominin merkezine yerleşmesi
E) Taşınabilir eşyaların günlük yaşamda önem kazanması

Bozkır coğrafyası hayvancılığı, mevsimlik hareketliliği ve atlı askerliği desteklemiştir. Deniz ticareti ise bu yaşam biçiminin doğrudan ve temel sonucu değildir.

Cevap: D

Türk Göçlerinin Nedenleri ve Sonuçları

Orta Asya’dan farklı yönlere gerçekleşen göçler tek bir nedene bağlanamaz. Kuraklık ve otlakların yetersizleşmesi gibi doğal etkenler; nüfus artışı, boylar arası mücadele, Çin ve Moğol baskısı gibi siyasi etkenlerle birleşmiştir. Yeni yurt kurma ve ticaret yollarına hâkim olma isteği de hareketliliği artırmıştır.

Göç nedeni Doğrudan etkisi
Kuraklık ve otlak sıkıntısı Hayvancılığa uygun yeni sahaların aranması
Boylar arası mücadele ve dış baskı Toplulukların güvenli bölgelere yönelmesi
Bağımsız yaşama isteği Yeni siyasi teşkilatların kurulması
Ticaret yollarına ulaşma isteği Doğu-batı yönünde ekonomik ve siyasi yayılma

Göçler sonucunda Türk tarihi geniş bir coğrafyaya yayıldı. Farklı kültürlerle etkileşim arttı, yeni devletler kuruldu ve atlı bozkır kültürünün unsurları Avrasya’ya taşındı. Buna karşılık toplulukların birbirinden uzaklaşması, Türk tarihini tek merkezden izlemeyi zorlaştırdı.

Başlıca Siyasi Dönüm Noktaları

İskitler, Asya Hunları, Kavimler Göçü, Göktürkler ve Uygurları kronolojik sırada gösteren İslamiyet öncesi Türk tarihi zaman şeridi

İskitler (Sakalar)

İskitler, Avrasya bozkırının erken dönem atlı toplulukları arasında yer alır. KPSS kaynaklarında Türk tarihinin erken bozkır çevresi içinde ele alınır; ancak kökenlerine ilişkin akademik tartışmalar bulunduğu için sınavda daha çok kültürel özellikleriyle tanınmaları önemlidir.

  • Atlı savaşçılık ve hareketli bozkır yaşamı belirgindir.
  • Altın işlemeciliği ve hayvan üslubundaki sanat eserleriyle tanınırlar.
  • Alp Er Tunga Destanı, Saka hükümdarıyla ilişkilendirilir.
  • Tomris Hatun, Perslerle mücadele anlatılarıyla öne çıkan hükümdardır.

Asya Hun Devleti (MÖ 220–MS 216)

Asya Hun Devleti, KPSS anlatımında Türklerin kurduğu ilk teşkilatlı devlet olarak ele alınır. Teoman döneminde siyasi birlik belirginleşmiş, Mete Han döneminde devletin askerî ve siyasi gücü genişlemiştir.

Mete Han Dönemi

  • MÖ 209’da hükümdar olan Mete Han, dağınık boyları merkezî otorite altında topladı.
  • Orduyu onlu sisteme göre düzenledi; bu teşkilat sonraki Türk devletlerine örnek oldu.
  • Çin’i baskı altında tutmasına rağmen doğrudan Çin’e yerleşmeyi tercih etmedi. Kalabalık Çin nüfusu içinde Türk kimliğinin eriyebileceği düşüncesi bu siyasetin temel açıklamasıdır.
  • İpek Yolu üzerinde denetim kurma çabası, Çin ile mücadelenin ekonomik yönünü gösterir.

Mete Han sonrasında taht mücadeleleri, Çin baskısı ve ülkenin genişliğinden kaynaklanan yönetim sorunları devleti zayıflattı. Hunların kuzey ve güney kollarına ayrılması, merkezî birliğin parçalanmasını hızlandırdı.

Dikkat

Çin ile yapılan mücadeleleri yalnız sınır kavgası olarak değerlendirmeyin. İpek Yolu, vergi ve ticaret gelirleri bakımından iki taraf için de stratejik öneme sahipti.

Kavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti (375–469)

Hun topluluklarının batıya ilerlemesi, 375’te Avrupa’daki Germen kavimlerini yerinden etti ve Kavimler Göçü adı verilen geniş hareketi başlattı. Bu olay Avrupa’nın siyasi ve toplumsal yapısını derinden değiştirdi.

  • Batı Roma İmparatorluğu’nun zayıflama ve yıkılma süreci hızlandı.
  • Avrupa’da yeni krallıklar kuruldu ve bugünkü bazı milletlerin oluşum süreci başladı.
  • Merkezî gücün zayıfladığı ortamda feodal ilişkiler güç kazandı.
  • Avrupa’nın etnik ve siyasi haritası yeniden şekillendi.

Avrupa Hun Devleti, batıya yönelen Hunların oluşturduğu siyasi teşkilattır. Balamir’le başlayan ilerleyiş Uldız ve Rua dönemlerinde güçlenmiş, Attila döneminde en geniş etki alanına ulaşmıştır. Attila hem Doğu Roma üzerinde askerî baskı kurmuş hem de Batı Roma siyasetine müdahil olmuştur.

Neden-sonuç örneği: Hunların batıya ilerlemesi → Germen topluluklarının yer değiştirmesi → Roma sınırlarının baskı altında kalması → Avrupa’da yeni siyasi yapıların ortaya çıkması.

I. Göktürk Devleti (552–630)

Bumin Kağan, Avar egemenliğine son vererek 552’de Göktürk Devleti’ni kurdu. Devletin adı, “Türk” kelimesini siyasi ad olarak kullanan ilk devlet olması nedeniyle önemlidir. Bumin Kağan doğu kanadını yönetirken kardeşi İstemi Yabgu batı yönündeki faaliyetleri yürüttü.

  • İpek Yolu hâkimiyeti için Akhunlar ve Sasanilerle ilişki kuruldu.
  • Sasanilerin ticareti engellemesi üzerine Bizans ile diplomatik temas geliştirildi.
  • Doğu ve batı kanatları geniş coğrafyanın yönetimini kolaylaştırdı; fakat merkez zayıfladığında bölünme riskini de artırdı.

Taht mücadeleleri ve Çin’in siyasi baskısı sonucunda doğu ve batı kolları bağımsızlıklarını kaybetti. Ancak Çin hâkimiyetine karşı verilen mücadele, Türk siyasi bağımsızlık düşüncesinin devam ettiğini gösterir.

II. Göktürk (Kutluk) Devleti (682–744)

Kutluk Kağan, Tonyukuk’un desteğiyle 682’de Göktürk siyasi birliğini yeniden kurdu ve İlteriş unvanını aldı. Kapgan Kağan döneminde devlet güçlendi; Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk döneminde ise hem siyasi düzen hem de yazılı miras öne çıktı.

Orhun Yazıtları, II. Göktürk döneminin en önemli eserleridir. Tonyukuk, Kül Tigin ve Bilge Kağan adına dikilen yazıtlarda devlet yöneticilerinin millete karşı sorumlulukları, Çin’in uyguladığı siyaset, bağımsızlığın değeri ve geçmişte yapılan hatalar anlatılır.

Bu metinler yalnız birer mezar kitabesi değildir; yöneticilerin hesap verdiği, halka öğüt sunduğu ve siyasi hafızayı korumaya çalıştığı belgelerdir.

Örnek - 2

Orhun Yazıtları’nın Türk tarihi açısından önemini en doğru açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

A) Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra yazılmış ilk eserler olması
B) Yalnız ekonomik kayıtlar içermesi
C) Türk adının geçtiği ilk Türkçe siyasi metinler arasında yer alması
D) Uygur alfabesiyle yazılmış dinî metinler olması
E) Anadolu’da kaleme alınmış ilk destanlar olması

Orhun Yazıtları, II. Göktürk döneminde Türkçe kaleme alınmış siyasi ve öğüt verici metinlerdir. Türk devlet anlayışı ve toplum-hükümdar ilişkisi hakkında doğrudan bilgi verir.

Cevap: C

Uygur Devleti (744–840)

Göktürk Devleti’nin sona ermesinin ardından 744’te kurulan Uygur Devleti, Ötüken merkezli Türk siyasi geleneğini sürdürdü. Başkent Ordu Balık, şehirleşmiş yönetim merkezlerinden biri oldu.

  • Bögü Kağan döneminde Maniheizm benimsendi. Bu dinin et yemeyi ve savaşçılığı sınırlayan yönleri, toplumsal yaşamı etkiledi.
  • Yerleşik hayat, tarım ve şehir kültürü önceki bozkır devletlerine göre daha belirgin hâle geldi.
  • Kâğıt, baskı, minyatür, duvar resmi ve kitap sanatlarında gelişme görüldü.
  • Uygur alfabesi uzun süre kullanıldı ve farklı devletlerin yazı geleneğini etkiledi.

Kırgızların 840’taki saldırısı Ötüken Uygur Devleti’ni sona erdirdi. Uygur topluluklarının bir bölümü Turfan ve Kansu çevresine göç ederek kültürel varlıklarını sürdürdü.

Örnek - 3

Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle aşağıdaki gelişmelerden hangisinin doğrudan hız kazanması beklenir?

A) Yaylak-kışlak hareketinin tek geçim biçimi olması
B) Mimari, duvar resmi ve kitap sanatının gelişmesi
C) Çin ile bütün ticari ilişkilerin kesilmesi
D) Kurultayın tamamen ortadan kalkması
E) Atlı birliklerin ilk kez kullanılması

Yerleşik yaşam kalıcı şehir, tapınak ve saray yapımını; yazılı eserlerin çoğalmasını ve duvar resmi ile minyatür gibi sanatların gelişmesini kolaylaştırmıştır.

Cevap: B

Diğer Türk Toplulukları

Topluluk Ayırt edici özellik
Avarlar Orta Avrupa’da güçlü bir devlet kurdular; İstanbul’u kuşatan Türk toplulukları arasında yer aldılar.
Hazarlar Hazar çevresindeki ticareti denetlediler; farklı dinlerin bir arada yaşadığı hoşgörülü yapılarıyla tanındılar.
Bulgarlar Tuna ve İtil çevresinde iki ayrı siyasi-kültürel kol oluşturdular.
Türgişler Batı Türkistan’da Arap ilerleyişine karşı mücadele ettiler.
Karluklar Talas Savaşı’nda etkili oldular; sonraki Türk-İslam devletlerinin oluşumunda rol oynadılar.
Oğuzlar Büyük Selçuklu ve Osmanlı gibi geniş etkili devletleri kuran boyların temelini oluşturdular.
Peçenek ve Kıpçaklar Karadeniz’in kuzeyi ve Doğu Avrupa’da etkili oldular; Bizans ve Rus knezlikleriyle ilişki kurdular.

Devlet Yönetimi

İl, Kut ve Cihan Hâkimiyeti

Eski Türklerde devlet için il sözü kullanılırdı. Kağanın yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılır; bu yetkiye kut denirdi. Kut anlayışı hükümdara önemli bir meşruiyet sağlasa da başarı, adalet ve töreye uyma sorumluluğunu ortadan kaldırmazdı.

Hükümdarın görevi halkı doyurmak, giydirmek, güvenliği sağlamak ve boylar arasında düzen kurmaktı. Başarısızlık, hükümdarın kutunu kaybettiği biçiminde yorumlanabilirdi.

Örnek - 4

Eski Türklerde hükümdarın Gök Tanrı’dan kut aldığına inanılması aşağıdakilerden hangisini tek başına göstermez?

A) Yönetme yetkisinin kutsal bir kaynağa dayandırıldığını
B) Hükümdarın topluma karşı görevlerinin bulunduğunu
C) Hanedan üyelerinin yönetimde hak iddia edebildiğini
D) Kağanın töre dışında sınırsız karar verebildiğini
E) Siyasi başarısızlığın meşruiyeti zayıflatabildiğini

Kut, hükümdara yönetme meşruiyeti sağlar; fakat kağan töreye uymak ve halkın refahını korumak zorundadır. Bu nedenle kut anlayışı sınırsız ve keyfî yönetim anlamına gelmez.

Cevap: D

İkili Teşkilat

Geniş ülke toprakları doğu ve batı olarak yönetilebilirdi. Doğudaki kağan üstün konumdayken batı kanadı çoğu zaman yabgu tarafından idare edilirdi. Bu sistem yönetimi kolaylaştırdı; ancak güçlü bir merkez olmadığında iki kanadın bağımsızlaşmasına da zemin hazırladı.

Örnek - 5

Eski Türk devletlerinde ülkenin doğu ve batı olmak üzere iki yönetim bölümüne ayrılması aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

A) Boylar birliği
B) İkili teşkilat
C) Veraset sistemi
D) Şadlık düzeni
E) Toy geleneği

İkili teşkilatta devlet doğu ve batı kanatları hâlinde yönetilir; doğu kanadı genellikle kağanın merkezidir, batı kanadı ise hanedandan bir yöneticiye bırakılır.

Cevap: B

Kurultay ve Hatun

Devlet meselelerinin görüşüldüğü meclise kurultay ya da toy denirdi. Hükümdar, hatun, hanedan üyeleri ve boy beyleri toplantıya katılabilirdi. Kurultay danışma ve karar sürecinde etkiliydi; son siyasi yetki kağana aitti.

Hatun yalnız hükümdarın eşi değildi. Elçi kabul edebilir, kurultaya katılabilir ve gerektiğinde yönetimde söz sahibi olabilirdi. Bu durum, kadınların siyasi ve toplumsal hayattaki görünürlüğünü gösterir.

Örnek - 6

Eski Türklerde kurultayda devlet işlerinin görüşülmesi ve hatunun siyasi toplantılara katılabilmesi aşağıdakilerden hangisine kanıt oluşturur?

A) Yönetimde danışma geleneğinin bulunduğuna
B) Hükümdarlığın seçimle herkese açık olduğuna
C) Din adamlarının devleti yönettiğine
D) Ülkede yazılı anayasa uygulandığına
E) Sınıfsal ayrıcalıkların hukuken kaldırıldığına

Kurultay, önemli siyasi ve askerî meselelerin görüşüldüğü danışma meclisidir. Hatunun katılımı da kadınların yönetim hayatında temsil edilebildiğini gösterir; ancak son karar kağana aittir.

Cevap: A

Töre

Yazılı olmayan hukuk kurallarının bütünü töre olarak adlandırılırdı. Gelenekler, kurultay kararları ve kağanın düzenlemeleri törenin kaynakları arasındaydı. Kağan da töreye uymak zorundaydı; bu özellik yönetimde keyfîliğin sınırsız olmadığını gösterir.

Toplum Yapısı

Toplumsal yapı küçükten büyüğe doğru şu biçimde sıralanır:

Birim Anlamı
Oguş Aile
Urug Aileler birliği
Boy Uruglar birliği
Budun Boylar birliği, millet
İl Siyasi teşkilata kavuşmuş devlet

Aile ve boy bağları güçlüydü. Özel mülkiyetin bulunması, toplumda bütünüyle ortak mülkiyete dayalı bir düzen olmadığını gösterir. Köleliğin ekonomik sistemin temeli hâline gelmemesinde hareketli yaşamın ve üretim biçiminin etkisi vardır.

Ordu ve Savaş Düzeni

Türklerde ordu, toplumdan kopuk ayrı bir sınıf değildi. At kullanma ve savaş eğitimi günlük yaşamın bir parçası olduğu için halkın geniş bölümü gerektiğinde askerî güce katılabilirdi. Bu nedenle Türk toplumu için ordu-millet nitelemesi kullanılır.

  • Onlu sistem: Birlikler on, yüz, bin ve on bin kişilik düzen içinde teşkilatlanırdı.
  • Atlı birlikler: Hızlı saldırı, geri çekilme ve yön değiştirme imkânı sağlardı.
  • Kompozit yay: At üzerinde etkili menzil ve hareket kabiliyeti kazandırırdı.
  • Hilal ya da Turan taktiği: Sahte geri çekilme ile düşmanı merkeze çekip kanatlardan kuşatma esasına dayanırdı.

Ekonomik Hayat

Hayvancılık temel geçim kaynağı olmakla birlikte ekonomi yalnız sürülerden ibaret değildi. Demircilik, deri ve dokuma üretimi, tarım yapılan yerleşimler, savaş ganimetleri ve ticaret gelirleri ekonomik düzenin parçalarıydı.

İpek Yolu ile Kürk Yolu üzerindeki hâkimiyet, devletlere vergi ve ticaret kazancı sağladı. Bu yolların kontrolü Çin, Sasani ve Bizans gibi devletlerle kurulan ilişkilerin başlıca nedenlerinden biri oldu.

Örnek - 7

İpek Yolu’na hâkim olma mücadelesinin eski Türk devletlerinin dış politikasında önemli yer tutmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yalnız dinî merkezlere ulaşmayı sağlaması
B) Ticari gelir ve siyasi güç kazandırması
C) Tarımsal üretimi bütünüyle ortadan kaldırması
D) Yerleşik hayatı yasaklaması
E) Veraset sorununu çözmesi

İpek Yolu üzerindeki denetim, ticaretten gelir elde etmenin yanında komşu devletlere karşı siyasi üstünlük kurmayı da kolaylaştırıyordu. Bu nedenle yol hâkimiyeti dış politikanın başlıca hedeflerinden biri oldu.

Cevap: B

İnanç ve Ölüm Anlayışı

İslamiyet öncesi Türk topluluklarında Gök Tanrı inancı yaygındı. Tanrı’nın tek ve yüce kabul edilmesi, hükümdara kut vermesi ve doğal varlıkların kutsal sayılması bu inanç çevresinin başlıca unsurlarıdır.

  • Yuğ: Ölen kişi için düzenlenen cenaze törenidir.
  • Kurgan: Mezar yapısıdır; mezara bazı eşya ve silahların konması ölümden sonra yaşama inanıldığını gösterir.
  • Balbal: Mezar çevresine dikilen ve genellikle ölen kişinin öldürdüğü düşmanları simgelediği kabul edilen taşlardır.
  • Kam: Dini törenleri yöneten kişidir.

Gök Tanrı inancını doğrudan ve bütünüyle “Şamanizm” olarak adlandırmak doğru değildir. Kamların yürüttüğü uygulamalar bulunmakla birlikte siyasi ve toplumsal inanç sistemi daha geniş bir yapıya sahiptir.

Yazı, Edebiyat, Sanat ve Bilim

Yazı ve Edebiyat

Göktürk alfabesi, Türklerin kullandığı ilk millî alfabe olarak kabul edilir. Orhun Yazıtları Türk adının ve Türkçenin yer aldığı en önemli erken yazılı belgeler arasındadır. Uygur alfabesi ise yerleşik kültür ve kitap üretimiyle birlikte geniş kullanım alanı bulmuştur.

Sözlü ürün Karşılığı
Sav Atasözü niteliğindeki özlü söz
Sagu Ölüm ve yas şiiri
Koşuk Şölen ve av törenlerinde söylenen şiir
Destan Toplumun mücadele ve idealini anlatan uzun sözlü ürün

Alp Er Tunga ve Şu destanları Sakalarla; Oğuz Kağan Asya Hunlarıyla; Ergenekon ve Bozkurt Göktürklerle; Türeyiş ve Göç destanları Uygurlarla ilişkilendirilir.

Sanat ve Bilim

Hareketli yaşamda kolay taşınabilen kemer tokası, koşum takımı, silah, halı ve madenî eşya yaygındı. Hayvan figürlerinin hareketli biçimde işlendiği hayvan üslubu bozkır sanatının ayırt edici özelliklerindendir.

Uygurların yerleşik yaşama geçmesiyle tapınak, saray, duvar resmi ve minyatür gibi sanat alanları gelişti. Türkler ayrıca On İki Hayvanlı Türk Takvimi’ni kullandı; gök olayları ve zaman hesabı konusunda bilgi birikimi oluşturdu.

Devletleri Birbirinden Ayıran Özellikler

Devlet / topluluk KPSS için ana işaret
Asya Hun Mete Han, onlu sistem, Çin ve İpek Yolu siyaseti
Avrupa Hun Kavimler Göçü, Attila, Roma siyaseti
I. Göktürk Türk adını devlet adı olarak kullanma, Bumin ve İstemi
II. Göktürk Kutluk Kağan, Tonyukuk, Orhun Yazıtları
Uygur Yerleşik yaşam, Maniheizm, şehir ve kitap sanatı
Örnek - 8

Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Asya Hun Devleti — Mete Han ve onlu sistem
B) Avrupa Hun Devleti — Attila ve Roma siyaseti
C) II. Göktürk Devleti — Orhun Yazıtları
D) Uygur Devleti — Yerleşik kültür ve Maniheizm
E) I. Göktürk Devleti — Kavimler Göçü’nün başlaması

Kavimler Göçü, Hun topluluklarının 375’te batıya ilerlemesiyle ilişkilidir. I. Göktürk Devleti ise 552’de kurulmuş ve Türk adını devlet adı olarak kullanmasıyla öne çıkmıştır.

Cevap: E

Konuyu Bağlayan Ana Çerçeve

  • Bozkır coğrafyası, hareketli yaşamı ve atlı askerî düzeni destekledi.
  • Bağımsızlık düşüncesi ve boy teşkilatı, farklı coğrafyalarda yeni devletlerin kurulmasını kolaylaştırdı.
  • Kut, kurultay ve töre; yönetimin meşruiyet, danışma ve hukuk boyutlarını oluşturdu.
  • Asya Hunları askerî teşkilat, Göktürkler siyasi ad ve yazılı miras, Uygurlar ise yerleşik kültür bakımından belirginleşti.
  • İpek Yolu, dış politikanın ekonomik nedenini açıklayan temel unsurlardan biridir.

Tarih serisinin sıradaki konusu için İlk Türk-İslam Devletleri yazısına geçebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz