AYT Tanzimat Dönemi Türk romanı konu anlatımı kapsamında romanın Türk edebiyatına girişi, Tanzimat’ın iki dönemindeki anlayış farkları, ilk roman örnekleri, sanatçılar ve eserleri işlenecektir.
AYT edebiyat konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
TÜRK EDEBİYATINDA ROMANIN BAŞLANGICI
Çeviriden Yerli Romana
Türk edebiyatında modern roman, Tanzimat’tan sonra Batı edebiyatından yapılan çevirilerle tanınmıştır. Daha önce anlatma ihtiyacını mesnevi, halk hikâyesi, meddah hikâyesi ve destan gibi türler karşılıyordu; fakat roman, bireyi ve toplumu ayrıntılı bir kurmaca yapı içinde ele alan yeni bir tür olarak gelişti.
Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénelon’dan çevirdiği Telemak, ilk roman çevirisi kabul edilir. Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat‘ı ilk yerli roman; Namık Kemal’in İntibah‘ı ilk edebî roman olarak anılır. Böylece süreç çeviriyle başlamış, yerli denemeyle sürmüş ve edebî nitelik arayışıyla gelişmiştir.
Yusuf Kâmil Paşa
→
Şemsettin Sami
→
Namık Kemal
Tanzimat Romanının Ortak Özellikleri
Tanzimat romancıları, romanı çoğunlukla toplumu eğitmenin aracı olarak görmüştür. Yanlış Batılılaşma, görücü usulü evlilik, esaret, aile ilişkileri, cariyelik, ahlak bozukluğu ve köy yaşamı gibi güncel sorunlar işlenmiştir. Kişiler çoğu kez iyi–kötü karşıtlığıyla kurulmuş; iyiler ödüllendirilirken kötüler cezalandırılmıştır.
İlk örneklerde teknik kusurlar belirgindir: anlatıcı olayın akışını keserek okura seslenebilir, ansiklopedik bilgi verebilir, kişileri kendi ölçülerine göre yargılayabilir. Rastlantılar olay örgüsünde önemli yer tutar; ruh çözümlemeleri sınırlı, betimlemeler yer yer işlevsiz ve uzundur. Mekân çoğunlukla İstanbul’dur; olaylar yazarın yaşadığı çevreye yakındır. Dilde sadeleşme amacı bulunmasına rağmen eski söz ve tamlamalar bütünüyle terk edilmemiştir.
TANZİMAT ROMANINDA İLKLER
Eser, Yazar ve Ayırt Edici Nitelik
“İlk” bilgileri, eserin adı kadar hangi ölçüte göre ilk sayıldığını da bilmeyi gerektirir. İntibah ilk edebî, Cezmi ilk tarihî, Araba Sevdası ilk realist roman kabul edilir. Sergüzeşt gerçekçi çizgiye geçişi, Karabibik köy gerçekliğini, Zehra ise natüralizm ve kıskançlık psikolojisini öne çıkarır.
| Nitelik | Eser | Sanatçı |
|---|---|---|
| İlk roman çevirisi | Telemak | Yusuf Kâmil Paşa |
| İlk yerli roman | Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat | Şemsettin Sami |
| İlk edebî roman | İntibah | Namık Kemal |
| İlk tarihî roman | Cezmi | Namık Kemal |
| İlk realist roman | Araba Sevdası | Recaizade Mahmut Ekrem |
| İlk köy romanı kabul edilen eser | Karabibik | Nabizade Nâzım |
| İlk psikolojik roman denemesi | Zehra | Nabizade Nâzım |
| İlk polisiye roman | Esrar-ı Cinayat | Ahmet Mithat Efendi |
TANZİMAT ROMANININ İKİ DÖNEMİ
I. Dönem: Toplum İçin Sanat
Tanzimat’ın I. Dönem romancıları topluma yarar sağlama düşüncesiyle hareket etmiştir. Roman; halkı eğitmek, yanlış gelenekleri eleştirmek, özgürlük ve vatan düşüncesini yaymak için kullanılır. Romantizmin etkisi güçlüdür; olaylar çoğu kez iyi–kötü çatışması üzerine kurulur. Anlatıcı tarafını belli eder, kişileri yargılar ve okura ders verme eğilimi gösterir.
Şemsettin Sami, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi bu çizginin temel romancılarıdır. Dilde sadeleşme amaçlanır; fakat ağır ve süslü anlatım bütünüyle ortadan kalkmaz. Teknik kusurlar, sanatçıların türü yeni tanıyor olmasının doğal sonucudur.
II. Dönem: Sanat ve Teknik Arayış
II. Dönem’de siyasal baskının da etkisiyle toplumsal konulardan bireysel temalara, estetik kaygıya ve daha sağlam tekniğe yöneliş görülür. Recaizade Mahmut Ekrem, Samipaşazade Sezai ve Nabizade Nâzım; realizm ve natüralizmin etkisiyle gözleme, çevreye ve ruh çözümlemelerine daha çok önem verir.
Yanlış Batılılaşma, esaret ve köy gerçeği işlenmeye devam eder; ancak sanatçının olay karşısındaki müdahalesi azalır. Kişiler tek yönlü tip olmaktan çıkarak daha inandırıcı özellikler kazanır. Roman tekniği I. Dönem’e göre güçlenir.
| Ölçüt | I. Dönem | II. Dönem |
|---|---|---|
| Sanat anlayışı | Toplum için sanat | Sanat için sanat eğilimi |
| Baskın akım | Romantizm | Realizm ve natüralizm |
| Konu | Toplumsal sorunlar, ahlak, aile, vatan | Bireysel konularla birlikte yanlış Batılılaşma, esaret ve köy yaşamı |
| Anlatıcı | Müdahaleci ve öğretici | Daha gözlemci ve nesnel |
| Teknik | Kusurlar ve rastlantılar belirgin | Daha güçlü kurgu ve çözümleme |
I. DÖNEM TANZİMAT ROMANCILARI
Şemsettin Sami
Şemsettin Sami; roman, tiyatro, sözlük ve ansiklopedi alanlarında eser vermiştir. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat‘ta birbirini tanımadan evlendirilen gençlerin trajedisi üzerinden görücü usulü evliliği eleştirir. Eserin olay örgüsünde rastlantılar, kişilerin tek yönlü kuruluşu ve melodramatik sonuç gibi ilk dönem romanına özgü kusurlar bulunur.
Namık Kemal
Namık Kemal romanı toplumu eğitme ve düşüncelerini yayma aracı olarak görür. Romantizmden etkilenmiş; kahramanlarını güçlü karşıtlıklarla kurmuş, sanatlı ve yer yer ağır bir dil kullanmıştır. İntibah‘ta deneyimsiz Ali Bey’in Mahpeyker ve Dilaşub çevresinde sürüklendiği yıkımı anlatır. Eser, ilk edebî roman kabul edilir.
Cezmi, 16. yüzyıldaki Osmanlı–İran ilişkileri çevresinde gelişen olayları işler ve ilk tarihî roman sayılır. Eserde tarihsel malzeme romantik kahramanlık anlayışıyla işlenmiştir.
İntibah‘ta Mahpeyker, Dilaşub hakkında yaydığı iftiralarla Ali Bey’i yanıltır. Ali Bey, Dilaşub’u döver ve bir esirciye satar. Dilaşub daha sonra Mahpeyker’in Ali Bey’i öldürme planını haber vererek kaçmasına yardım eder. Dilaşub’un bağlılığı ile Mahpeyker’in yıkıcı tutumunun karşı karşıya getirilmesi, romandaki romantik karşıtlığı görünür kılar.
Ahmet Mithat Efendi
Ahmet Mithat Efendi, geniş halk kitlesine okuma alışkanlığı kazandırmayı amaçladığı için “hâce-i evvel” ve çok sayıda eser verdiği için “yazı makinesi” olarak anılır. Meddah geleneğini romana taşır; anlatıcı olayın akışını keserek okura seslenir, açıklama yapar ve ansiklopedik bilgi verir. Eserlerinin çoğunda romantizmin etkisi ve belirgin bir ahlak dersi vardır.
Felatun Bey ile Rakım Efendi, Batılılaşmayı yanlış anlayan Felatun Bey ile Doğu–Batı değerlerini dengeli biçimde birleştiren Rakım Efendi’yi karşılaştırır. Hasan Mellah ilk macera romanı, Esrar-ı Cinayat ilk polisiye roman kabul edilir. Hüseyin Fellah, Paris’te Bir Türk, Henüz On Yedi Yaşında, Jön Türk ve Müşahedat diğer romanları arasındadır.
II. DÖNEM TANZİMAT ROMANCILARI
Recaizade Mahmut Ekrem
Recaizade Mahmut Ekrem, “sanat için sanat” anlayışını savunmuş ve yeni edebiyatın gelişmesinde etkili olmuştur. Roman ve hikâyelerinde realizme yaklaşır; gözlem, çevre ve kişi davranışlarını önemser. Araba Sevdası‘nda Bihruz Bey’in Fransızca sözcüklerle süslü yüzeysel yaşamı, gösteriş merakı ve yanlış Batılılaşması ironik bir anlatımla eleştirilir.
Romanın merkezindeki Bihruz Bey, Batı kültürünü bilgi ve üretim olarak değil tüketim, görünüş ve taklit olarak algılar. Eserin realist niteliği, bu tipin toplumsal çevresi ve günlük davranışları içinde gözlemlenmesinden doğar.
Araba Sevdası‘nda Bihruz Bey, Periveş’e mektup yazarken “bir siyeh-çerde civan” dizesini yanlış okur. Dize kara yağız bir delikanlıyı anlatmasına rağmen Bihruz, onu sarışın Periveş’e uygun sanır. Gösterişli bir aşk mektubu kurma çabasıyla seçtiği sözün anlamı arasındaki uyumsuzluk, anlatımdaki ironiyi görünür kılar.
Samipaşazade Sezai
Samipaşazade Sezai, romantizmden realizme geçişi temsil eder. Sergüzeşt‘te Kafkasya’dan getirilen Dilber’in esirlik ve cariyelik düzeni içinde yaşadığı acıları anlatır. Romanda romantizmin duygusal izleri sürse de gerçekçi çevre tasviri ve toplumsal gözlem güçlenmiştir. Eser, esaret sorununu bir insanlık dramı üzerinden görünür kılar.
Nabizade Nâzım
Nabizade Nâzım, realizm ve natüralizmin etkisinde kalmış; çevre gözlemini ve insan davranışlarını nedenleriyle açıklamayı önemsemiştir. Karabibik‘te Antalya’nın Kaş çevresindeki köy hayatını, üretim ilişkilerini ve köylünün geçim mücadelesini gerçekçi ayrıntılarla işler.
Zehra, kıskançlık duygusunun kişileri nasıl yıkıma sürüklediğini ele alır. Kalıtım, çevre ve mizacın insan davranışı üzerindeki etkisini vurgulayan eser, natüralist yönü ve psikolojik çözümlemeleri nedeniyle ilk psikolojik roman denemesi kabul edilir.
Zehra, konağa getirilen Sırrıcemal’i güzelliği nedeniyle kıskanır ve ona sürekli sert davranır. Suphi, bu azarlamalar üzerine Sırrıcemal’e acımaya başlar; acıma zamanla sevgiye dönüşür ve ikisi yakınlaşır. Kıskançlığın ve ev içindeki ilişkilerin davranışları nasıl değiştirdiğinin adım adım gösterilmesi, Zehra‘da natüralist nedenlendirme ile ruh çözümlemesini somutlaştırır.
DÖNEMİN DİĞER ROMANCILARI
Mizancı Murat
Mizancı Murat, Turfanda mı Yoksa Turfa mı? adlı tezli romanıyla tanınır. Romanın başkişisi Mansur Bey; eğitim, ahlak ve toplumsal yenileşme konularında idealist bir aydın tipi olarak kurulur. Yazar, Osmanlı toplumunun sorunlarını ve çözüm arayışlarını düşünce ağırlıklı bir kurgu içinde ele alır.
Fatma Aliye Hanım
Fatma Aliye Hanım, ders kaynaklarında Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak anılır. Romanlarında kadınların eğitim, çalışma, evlilik ve bireysel irade sorunlarını işler. Muhadarat, bir kadın yazar tarafından tek başına kaleme alınan ilk roman olarak değerlendirilir. Refet, Udi, Levayih-i Hayat ve Enin diğer romanları arasındadır. Hayal ve Hakikat‘i Ahmet Mithat Efendi ile birlikte yazmıştır.
ESERDEN SANATÇIYA ULAŞMA
Tanzimat romanında başlayan teknik arayışın Servetifünun’da nasıl olgunlaştığını ve Millî Edebiyat’ta hangi toplumsal çevrelere açıldığını Servetifünun ve Millî Edebiyat Dönemi Türk Romanı konusunda görebilirsiniz.
