AYT SERVETİFÜNUN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE)

0
6
AYT Servetifünun Edebiyatı konu anlatımı kapağı

AYT Servetifünun Dönemi Edebiyatı soruları; topluluğun oluşumunu, şiir ve anlatıdaki yeniliklerini, sanatçı–eser ilişkilerini ve aynı yıllarda topluluk dışında kalan yazarları birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Edebiyat-ı Cedide adıyla da bilinen bu dönem, 1896-1901 arasında Türk edebiyatını Batılı tür ve tekniklere yaklaştırmış; özellikle şiir, roman ve hikâyede kalıcı bir dönüşüm oluşturmuştur.

SERVETİFÜNUN TOPLULUĞUNUN OLUŞUMU VE DAĞILMASI

Servet-i Fünun Dergisinin Edebî Merkeze Dönüşmesi

Servet-i Fünun, başlangıçta fen ve teknik konularına ağırlık veren bir dergidir. Recaizade Mahmut Ekrem’in yönlendirmesiyle Tevfik Fikret’in 1896’da derginin edebiyat bölümünün başına geçmesi, genç sanatçıların aynı yayın çevresinde toplanmasını sağlar. “Yeni edebiyat” anlamındaki Edebiyat-ı Cedide adı bu topluluk için kullanılır.

Topluluğun oluşumunda eski–yeni tartışmaları belirleyicidir. Hasan Âsaf’ın bir şiirindeki “abes–muktebes” kafiyesi etrafında başlayan tartışma, Recaizade’nin savunduğu kafiye kulak içindir anlayışı ile eski edebiyat yanlılarını karşı karşıya getirir. Böylece aynı estetik görüşleri paylaşan gençler Servet-i Fünun çevresinde belirginleşir.

Eski–Yeni TartışmasıKafiyede göz–kulak ayrılığı

1896Tevfik Fikret’in derginin başına geçmesi

Edebiyat-ı CedideOrtak sanat anlayışının oluşması
Dikkat
Servet-i Fünun dergisi topluluktan önce vardır. Edebî dönemin başlangıcını belirleyen gelişme, derginin 1896’da Tevfik Fikret yönetiminde yeni edebiyatın merkezine dönüşmesidir.
Örnek - 1
Aşağıdakilerden hangisi Servetifünun topluluğunun oluşumuyla doğrudan ilişkilendirilemez?

A) Recaizade Mahmut Ekrem’in genç sanatçıları yönlendirmesi
B) Tevfik Fikret’in derginin edebiyat bölümünü yönetmesi
C) Abes–muktebes tartışmasının eski–yeni ayrımını belirginleştirmesi
D) Genç Kalemler dergisinde Yeni Lisan hareketinin başlatılması
E) Ortak bir estetik anlayış çevresinde birleşilmesi
Genç Kalemler ve Yeni Lisan, 1911’de Millî Edebiyat hareketiyle ilgilidir.

Cevap: D

1896-1901: Baskı Ortamı ve Edebiyat ve Hukuk

II. Abdülhamit dönemindeki sansür, sanatçıların siyasal ve toplumsal konulardan uzaklaşmasında etkilidir. Bu nedenle ilk yıllarda bireysel duyarlıklar, aşk, tabiat, karamsarlık ve hayal–hakikat çatışması öne çıkar. Seçkin ve eğitimli bir çevreye seslenen ağır dil, topluluğun “salon edebiyatı” olarak nitelenmesine yol açar.

1901’de Hüseyin Cahit Yalçın’ın Fransızcadan çevirdiği Edebiyat ve Hukuk makalesi gerekçe gösterilerek dergi kapatılır. Topluluk ortak faaliyetini sürdüremez ve dağılır. Dergi daha sonra yeniden yayımlansa da 1896-1901 arasındaki Edebiyat-ı Cedide kadrosu geri dönmez.

Örnek - 2
Bir edebî topluluk; ağır sansür altında bireysel temalara yönelmiş, 1901’de çevrilmiş bir makale nedeniyle yayın organı kapatılınca dağılmıştır. Bu topluluk aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tanzimat I
B) Servetifünun
C) Fecriati
D) Millî Edebiyat
E) Garip
1896-1901 tarihleri ve Edebiyat ve Hukuk makalesi Servetifünun’u gösterir.

Cevap: B

Örnek - 3
Aşağıdaki kronolojik sıralamalardan hangisi doğrudur?

A) Edebiyat ve Hukuk → Tevfik Fikret’in dergiye gelişi → Abes–muktebes
B) Tevfik Fikret’in dergiye gelişi → Abes–muktebes → Edebiyat ve Hukuk
C) Abes–muktebes → Tevfik Fikret’in dergiye gelişi → Edebiyat ve Hukuk
D) Tevfik Fikret’in dergiye gelişi → Edebiyat ve Hukuk → Abes–muktebes
E) Edebiyat ve Hukuk → Abes–muktebes → Tevfik Fikret’in dergiye gelişi
Kafiye tartışması topluluğun birleşmesini hazırlar; 1896’da Fikret yönetimi başlar, 1901’de Edebiyat ve Hukuk kapanışı getirir.

Cevap: C

SERVETİFÜNUN EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ

Sanat Anlayışı, Dil ve Temalar

Servetifünun sanatçıları, Tanzimat’ın ikinci kuşağından devraldıkları sanat için sanat anlayışını daha sistemli biçimde uygular. Aşk, tabiat, aile, ölüm, yalnızlık, kaçış, hayal kırıklığı ve hayal–hakikat çatışması dönemin ortak temalarıdır. Gerçek hayattan uzaklaşıp doğaya veya düşsel bir ülkeye sığınma isteği, dönemin karamsar atmosferiyle birleşir.

Dil ağır, sanatlı ve seçkinci niteliktedir. Daha önce kullanılmamış Arapça–Farsça kelimelerle yeni tamlamalar kurulur; Fransızcanın cümle yapısından etkilenilir. Dildeki bu arayış şiirde imgeyi, romanda ise ruh çözümlemesini derinleştirirken geniş okur kitlesiyle arasına mesafe koyar.

Ölçüt Servetifünun Tanzimat I
Sanat anlayışı Sanat için sanat Toplum için sanat
Okur çevresi Seçkin ve eğitimli kesim Geniş halk kitlesi
Dil Ağır, imgeli, yeni tamlamalarla yüklü Sadeleşme amacı taşıyan fakat karışık
Başlıca temalar Birey, tabiat, aşk, karamsarlık Vatan, hürriyet, hak, adalet
Örnek - 4
Aşağıdaki yargılardan hangisi Servetifünun edebiyatının genel özellikleriyle çelişir?

A) Bireysel temalar ağırlıktadır.
B) Ağır ve sanatlı bir dil kullanılmıştır.
C) Batı edebiyatı yakından izlenmiştir.
D) Edebiyat toplumun siyasal eğitim aracı sayılmıştır.
E) Hayal–hakikat çatışması sık işlenmiştir.
Toplumu siyasal bakımdan eğitme amacı Tanzimat’ın birinci kuşağına özgüdür.

Cevap: D

Şiirde Teknik Yenilikler

Şiirde parça güzelliği yerine bütün güzelliği ve konu birliği önemsenir. Cümle bir dizede bitmek zorunda değildir; anlamın sonraki dizelere taşmasına anjambman denir. Bu teknik, nazmı nesre yaklaştırır. Aruz Türkçeye başarılı biçimde uygulanır; “kafiye kulak içindir” görüşü benimsenir.

Sone, terzarima, triyole ve balad gibi Batılı nazım biçimleri kullanılır; serbest müstezat geliştirilir. Düzyazının biçimiyle şiirsel duyarlığı birleştiren mensur şiir yaygınlaşır. Betimlemeler çoğu zaman bir ressamın tablosunu andırır; ses tekrarları ve kelime seçimi şiirin musikisini güçlendirir.

AnjambmanAnlamın dize sınırını aşması
Bütün GüzelliğiŞiirin tek bir yapı olarak kurulması
Batılı BiçimlerSone · terzarima · triyole · balad
Mensur ŞiirDüzyazı biçiminde şiirsel anlatım
Örnek - 5
Bir şiirde cümle, dizenin sonunda tamamlanmayıp sonraki dizelere taşmaktadır. Bu kullanımın Servetifünun şiirindeki temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Nazmın nesre yaklaşması
B) Hece ölçüsünün yaygınlaşması
C) Halk söyleyişinin güçlenmesi
D) Divan nazım biçimlerinin korunması
E) Toplumsal temaların artması
Anlamın dize sınırını aşması anjambmandır ve şiir cümlesini düzyazıya yaklaştırır.

Cevap: A

Örnek - 6
Aşağıdakilerden hangisi Servetifünun şiirinde biçim ve söyleyiş yeniliğine örnek değildir?

A) Serbest müstezatın geliştirilmesi
B) Batılı nazım biçimlerinin kullanılması
C) Mensur şiirin yaygınlaşması
D) Anlamın beyit içinde tamamlanmasının zorunlu tutulması
E) Kafiyenin ses değerine göre değerlendirilmesi
Servetifünun şiiri anlamı beyit içinde sınırlamaz; bütün güzelliği ve anjambman önemlidir.

Cevap: D

Parnasizm ve Sembolizm

Servetifünun şiirinin iki temel kaynağı parnasizm ve sembolizmdir. Parnasizm; biçim kusursuzluğu, dış dünyanın nesnel gözlemi, ayrıntılı betimleme ve tablo etkisiyle Tevfik Fikret’te belirgindir. Sembolizm; sezgi, çağrışım, musiki, anlam kapalılığı ve doğanın ruh hâline dönüştürülmesiyle Cenap Şahabettin’de öne çıkar.

Örnek - 7
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) Tevfik Fikret – sembolizm – iç dünyanın kapalı çağrışımları
B) Cenap Şahabettin – parnasizm – yalnız nesnel dış dünya
C) Tevfik Fikret – parnasizm – tablo etkisi ve biçim titizliği
D) Cenap Şahabettin – realizm – sosyal çevre çözümlemesi
E) Tevfik Fikret – klasisizm – akıl ve kuralcılık
Tevfik Fikret’in şiirinde parnasyen resimsellik ve biçim titizliği belirgindir.

Cevap: C

SERVETİFÜNUN ŞİİRİ VE ŞAİRLERİ

Tevfik Fikret: Topluluğun Önderi

Tevfik Fikret, Servetifünun şiirinin kurucu ve yönlendirici adıdır. İlk döneminde sanat için sanat anlayışıyla aşk, doğa, aile, çocukluk, yoksulluk ve bireysel karamsarlığı işler. Ressam oluşu, şiirlerindeki renkli ve ayrıntılı tasvirleri güçlendirir. Aruzu Türkçeye başarıyla uygular, manzum hikâyeler yazar ve şiir cümlesini dize sınırından kurtarır.

Topluluk dağıldıktan sonra toplumsal eleştiri belirginleşir. Sis‘te İstanbul’a, Han-ı Yağma‘da çıkar çevrelerine, Tarih-i Kadim‘de geleneksel inanç düzenine eleştirel yaklaşır. Rübab-ı Şikeste ilk dönem şiirlerini; Haluk’un Defteri gençlik ve gelecek idealini içerir. Çocuklar için yazdığı Şermin‘de hece ölçüsünü kullanır.

Dönem / yön Başlıca özellik Örnek eser
Servetifünun yılları Bireysel duyarlık, tabiat, parnasyen betimleme Rübab-ı Şikeste
1901 sonrası Toplumsal eleştiri Sis, Han-ı Yağma, Tarih-i Kadim
Çocuk edebiyatı Hece ölçüsü, yalın söyleyiş Şermin
Örnek - 8
Tevfik Fikret’le ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Servetifünun topluluğunun önderidir.
B) Şiirlerinde parnasizmin etkisi görülür.
C) Şermin’de hece ölçüsünü kullanmıştır.
D) Bütün şiir yaşamı boyunca yalnız bireysel temaları işlemiştir.
E) Manzum hikâyeler yazmıştır.
Fikret, topluluk dağıldıktan sonra toplumsal eleştiriye güçlü biçimde yönelmiştir.

Cevap: D

Örnek - 9
Aşağıdaki eser–özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Sis – İstanbul’a yönelik karamsar eleştiri
B) Şermin – çocuklar için heceyle şiirler
C) Haluk’un Defteri – gençlik ve gelecek ideali
D) Rübab-ı Şikeste – tiyatro eserleri
E) Han-ı Yağma – toplumsal eleştiri
Rübab-ı Şikeste, Tevfik Fikret’in şiir kitabıdır.

Cevap: D

Cenap Şahabettin: Musiki ve İmge

Cenap Şahabettin, şiirde sembolist duyarlığa en çok yaklaşan Servetifünun sanatçısıdır. Doğa, onun şiirinde yalnız görülen bir manzara değil; renk, ses, koku ve ruh hâlinin birleştiği çağrışım alanıdır. Elhan-ı Şita‘da kar yağışını bir musiki ve görüntü düzenine dönüştürür. Alışılmamış tamlamaları ve “saat-i semenfam” gibi özgün bağdaştırmalarıyla tanınır.

Şiirlerini kitaplaştırmada sınırlı davranmış, gençlik şiirlerini Tâmât‘ta toplamıştır. Hac Yolunda, Avrupa Mektupları, Afak-ı Irak ve Suriye Mektupları gezi yazıları; Tiryaki Sözleri özdeyişler; Yalan ve Körebe tiyatro eserleridir.

Dikkat
Tevfik Fikret dış dünyayı tabloya dönüştüren parnasyen yönüyle, Cenap Şahabettin ise doğayı musiki ve çağrışım alanına dönüştüren sembolist yönüyle ayırt edilir. İki şairde de iki akımdan izler bulunabilir; ayrım baskın eğilim üzerinden kurulur.
Örnek - 10
“Şiirlerinde ses, renk ve kokuyu bir araya getirmiş; alışılmamış tamlamalar kullanmış; kar yağışını musikiye dönüştüren bir şiir yazmıştır.” sözleriyle tanıtılan sanatçı kimdir?

A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şahabettin
C) Süleyman Nazif
D) Hüseyin Siret Özsever
E) Faik Ali Ozansoy
Elhan-ı Şita ve özgün tamlamalar Cenap Şahabettin’in ayırıcı özellikleridir.

Cevap: B

Diğer Servetifünun Şairleri

Süleyman Nazif, başlangıçta bireysel şiire bağlıyken zamanla toplumsal ve millî konulara yönelir; Gizli Figanlar, Firak-ı Irak, Batarya ile Ateş ve Malta Geceleri başlıca eserleridir. Hüseyin Siret Özsever gurbet, aşk ve tabiat şiirleriyle; Leyal-i Girizan, Bağbozumu ve Kıvılcımlı Kül ile tanınır.

Faik Ali Ozansoy romantik, lirik şiirler yazar; daha sonra Fecriati içinde de yer alır. Celal Sahir Erozan önce Servetifünun, sonra Fecriati ve Millî Edebiyat çevrelerine yaklaşır. Ali Ekrem Bolayır ve Hüseyin Suat Yalçın da topluluğun şiir kadrosundadır.

Örnek - 11
Aşağıdaki sanatçı–eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Süleyman Nazif – Malta Geceleri
B) Hüseyin Siret Özsever – Bağbozumu
C) Faik Ali Ozansoy – Kehkeşana Karşı
D) Cenap Şahabettin – Elhan-ı Şita
E) Tevfik Fikret – Eylül
Eylül, Mehmet Rauf’un romanıdır.

Cevap: E

SERVETİFÜNUN ROMANI VE HİKÂYESİ

Roman ve Hikâyenin Genel Özellikleri

Servetifünun döneminde roman ve hikâye, Tanzimat’taki teknik kusurları büyük ölçüde aşar. Realizm ve natüralizmin etkisiyle yazar olayın akışına karışmaz; gözlem, neden–sonuç ilişkisi, çevre tasviri ve ruh çözümlemesi önem kazanır. Romanın mekânı çoğunlukla İstanbul’daki köşk, konak ve yalılardır; kişiler eğitimli, varlıklı ve Batılı hayat tarzına yakın çevrelerden seçilir.

Konular bireyseldir: yasak aşk, aile içi çatışma, hayal kırıklığı, sanatçı duyarlığı ve kaçış isteği. Roman dili ağır ve sanatlıdır. Hikâyelerde ise daha kısa anlatımın etkisiyle dil görece sadeleşir; olay hikâyesi çizgisi ve realist gözlem belirgindir.

Örnek - 12
Aşağıdakilerden hangisi Servetifünun romanının özelliklerinden biri değildir?

A) Realist ve natüralist teknikten yararlanma
B) İstanbul’un seçkin çevrelerini anlatma
C) Ruh çözümlemelerine önem verme
D) Yazarı sürekli araya sokan meddah anlatımı
E) Bireysel çatışmaları işleme
Yazarın sürekli araya girdiği meddah anlatımı Ahmet Mithat çizgisinde görülür; Servetifünun romanı nesnel anlatıcıya yaklaşır.

Cevap: D

Halit Ziya Uşaklıgil ve Modern Roman

Halit Ziya Uşaklıgil, Türk romanını Batılı tekniğe ulaştıran en önemli yazardır. İzmir dönemindeki Sefile, Nemide, Bir Ölünün Defteri ve Ferdi ve Şürekâsı teknik gelişimin ilk basamaklarıdır. İstanbul dönemindeki Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu ve Kırık Hayatlar ise sanatının olgun ürünleridir.

Mai ve Siyah, Ahmet Cemil’in sanat ve hayat hayallerinin gerçeklerle yıkılışını anlatır. “Mai” hayali, “siyah” hayal kırıklığını simgeler. Aşk-ı Memnu, Bihter–Behlül ilişkisi çevresinde aileyi içten çözen yasak aşkı işler; güçlü kurgu ve karakter çözümlemeleriyle ilk başarılı modern Türk romanı kabul edilir. Kırık Hayatlar, aile ve ahlak sorunlarını daha geniş bir sosyal çevre içinde ele alır.

Hikâyeleri Bir Yazın Tarihi, Solgun Demet, Aşka Dair, Kadın Pençesi ve İzmir Hikâyeleri gibi kitaplarda toplanır. Kırk Yıl, Saray ve Ötesi, Bir Acı Hikâye anı; Mezardan Sesler mensur şiir alanındadır.

Örnek - 13
Roman Merkez çatışma
I Ahmet Cemil’in sanat hayalleri ile gerçek hayatın çatışması
II Bihter ve Behlül çevresinde aileyi yıkan yasak aşk
III Aile ve ahlak sorunlarının daha geniş sosyal çevrede işlenmesi

I, II ve III sırasıyla hangi eserlerdir?

A) Mai ve Siyah – Aşk-ı Memnu – Kırık Hayatlar
B) Aşk-ı Memnu – Mai ve Siyah – Nemide
C) Kırık Hayatlar – Sefile – Mai ve Siyah
D) Ferdi ve Şürekâsı – Nemide – Aşk-ı Memnu
E) Nemide – Kırık Hayatlar – Mai ve Siyah
Ahmet Cemil Mai ve Siyah’ın; Bihter ve Behlül Aşk-ı Memnu’nun kahramanlarıdır. Üçüncü tanım Kırık Hayatlar’ı gösterir.

Cevap: A

Örnek - 14
Aşağıdakilerden hangisi Halit Ziya’nın Servetifünun romanını modernleştiren yönlerinden biri değildir?

A) Olay örgüsünü sağlam neden–sonuç ilişkileriyle kurması
B) Kahramanların ruhsal durumlarını çözümlemesi
C) Mekânı karakterlerin sosyal konumuyla ilişkilendirmesi
D) Okura doğrudan öğüt vermek için olayları sık sık kesmesi
E) Realist gözlemden yararlanması
Halit Ziya, Tanzimat’ın müdahaleci anlatıcısından uzaklaşır; okura doğrudan öğüt vermez.

Cevap: D

Mehmet Rauf ve Eylül

Mehmet Rauf, bireyin iç dünyasını ve aşk ilişkilerini merkeze alan romancıdır. Eylül, Suat, Süreyya ve Necip arasındaki duygusal gerilimi dış olaylardan çok iç çözümlemelerle verir; bu nedenle Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilir. Yalı ve konak mekânları, kişilerin yalnızlığı ve iletişimsizliğiyle işlevsel bir bütün oluşturur.

Ferda-yı Garam, Genç Kız Kalbi, Karanfil ve Yasemin, Define, Böğürtlen, Son Yıldız ve Kurtuluş Savaşı’nı konu alan Halas diğer romanlarıdır. Siyah İnciler mensur şiir; Pençe, Cidal ve Sansar tiyatro alanındadır.

Örnek - 15
Bir romanda Suat, Süreyya ve Necip arasındaki ilişki; olaydan çok iç konuşma, ruh çözümlemesi ve bastırılmış duygular üzerinden anlatılmıştır. Bu eser için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İlk realist romandır.
B) İlk psikolojik romandır.
C) İlk köy romanıdır.
D) İlk tarihî romandır.
E) İlk yerli romandır.
Suat, Süreyya ve Necip’in yer aldığı Eylül, ilk psikolojik roman kabul edilir.

Cevap: B

Hüseyin Cahit ve Servetifünun Hikâyesi

Hüseyin Cahit Yalçın, roman ve hikâyeden çok eleştiri, makale ve siyasal yazılarıyla tanınır. Nadide ve Hayal İçinde roman; Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiye Sahneleri ve Niçin Aldatırlarmış hikâye; Kavgalarım eleştiri alanındadır. Edebiyat ve Hukuk çevirisi topluluğun dağılmasıyla özdeşleşmiştir.

Servetifünun hikâyesinin asıl güçlü adları Halit Ziya ve Mehmet Rauf’tur. Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Haristan ve Gülistan‘ı da bu dönem anlayışını yansıtır. Öykülerde realist gözlem, bireysel konular ve çoğunlukla olay merkezli kurgu görülür.

Örnek - 16
Aşağıdaki eserlerden hangisi Hüseyin Cahit Yalçın’a ait değildir?

A) Hayal İçinde
B) Nadide
C) Kavgalarım
D) Hayat-ı Muhayyel
E) Siyah İnciler
Siyah İnciler, Mehmet Rauf’un mensur şiir kitabıdır.

Cevap: E

ELEŞTİRİ, GEZİ, ANI, MENSUR ŞİİR VE TİYATRO

Düzyazı Türlerindeki Çeşitlilik

Servetifünun düzyazısı yalnız roman ve hikâyeden oluşmaz. Ahmet Şuayp, topluluğun yalnız eleştiri alanında yoğunlaşan ismidir; pozitivist eleştiri anlayışıyla yazdığı incelemeleri Hayat ve Kitaplar‘da toplar. Cenap Şahabettin gezi, makale ve özdeyiş; Halit Ziya anı ve mensur şiir; Mehmet Rauf mensur şiir alanında önemli eserler verir.

Tür Sanatçı Eser
Eleştiri Ahmet Şuayp Hayat ve Kitaplar
Gezi Cenap Şahabettin Hac Yolunda, Avrupa Mektupları
Özdeyiş Cenap Şahabettin Tiryaki Sözleri
Anı Halit Ziya Kırk Yıl, Saray ve Ötesi
Mensur şiir Mehmet Rauf Siyah İnciler
Örnek - 17
Aşağıdaki sanatçı–tür–eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Ahmet Şuayp – eleştiri – Hayat ve Kitaplar
B) Cenap Şahabettin – gezi – Hac Yolunda
C) Halit Ziya – anı – Kırk Yıl
D) Mehmet Rauf – mensur şiir – Siyah İnciler
E) Tevfik Fikret – özdeyiş – Tiryaki Sözleri
Tiryaki Sözleri, Cenap Şahabettin’e aittir.

Cevap: E

Tiyatronun Geri Planda Kalması

Tiyatro, Servetifünun’un en zayıf türüdür. Sansür, sahne koşulları ve topluluğun bireysel estetik anlayışı bu durumu açıklar. Sanatçıların oyunlarının önemli bir bölümü II. Meşrutiyet’ten sonra yayımlanır. Halit Ziya’nın Kâbus, Fare, Füruzan; Mehmet Rauf’un Pençe, Cidal, Sansar; Cenap’ın Yalan, Körebe adlı oyunları vardır.

Örnek - 18
Servetifünun tiyatrosuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Dönemin en zayıf edebî türüdür.
B) Eserlerin bir bölümü 1908 sonrasında verilmiştir.
C) Halit Ziya, Mehmet Rauf ve Cenap bu türde eser yazmıştır.
D) Topluluğun geniş halk kitlelerine ulaşmasını sağlayan başlıca türdür.
E) Bireysel ve ailevi konulara yer verilmiştir.
Servetifünun tiyatrosu geri plandadır; geniş halk kitlelerine ulaşan başlıca tür değildir.

Cevap: D

TOPLULUĞUN DİĞER SANATÇILARI VE DÖNEM GEÇİŞLERİ

Ahmet Hikmet, Safveti Ziya ve Diğerleri

Ahmet Hikmet Müftüoğlu, edebî yaşamının ilk döneminde Servetifünun’un ağır ve sanatlı diline bağlıdır. Haristan ve Gülistan bu dönemin hikâyelerini taşır. Daha sonra Millî Edebiyat’a yönelir; Çağlayanlar ve Gönül Hanım sade dil, Türkçülük ve millî duyarlıkla ilişkilidir. Bu iki dönemin eserleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Safveti Ziya, salon yaşamını anlattığı Salon Köşelerinde ile; Hüseyin Suat Yalçın şiir ve tiyatrolarıyla; Faik Ali Ozansoy ve Celal Sahir Erozan ise Servetifünun’dan sonraki topluluklara uzanan şiir çizgileriyle tanınır.

Dikkat
Bir sanatçının farklı dönemlerde verdiği eserler aynı sanat anlayışına bağlanmaz. Ahmet Hikmet’in Haristan ve Gülistan’ı Servetifünun; Çağlayanlar ve Gönül Hanım’ı Millî Edebiyat çizgisindedir.
Örnek - 19
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi dönem bakımından yanlıştır?

A) Ahmet Hikmet – Haristan ve Gülistan – Servetifünun
B) Ahmet Hikmet – Çağlayanlar – Millî Edebiyat
C) Ahmet Hikmet – Gönül Hanım – Millî Edebiyat
D) Safveti Ziya – Salon Köşelerinde – Servetifünun çevresi
E) Ahmet Hikmet – Haristan ve Gülistan – Millî Edebiyat
Haristan ve Gülistan, Ahmet Hikmet’in Servetifünun anlayışındaki eseridir.

Cevap: E

AYNI DÖNEMDEKİ BAĞIMSIZ SANATÇILAR

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Servetifünun yıllarında eser verse de topluluğa katılmaz. Ahmet Mithat geleneğini sürdürerek geniş halk kitlesine seslenir; İstanbul’un mahallelerini, farklı sosyal sınıfları, batıl inançları ve yanlış Batılılaşmayı mizahla anlatır. Kişileri kendi sosyal çevrelerinin konuşma diliyle konuşturduğu için “sokağı edebiyata taşıyan romancı” olarak anılır.

Natüralizmin etkisi belirgindir. Şık, Şıpsevdi, Mürebbiye, İffet, Metres, Gulyabani, Cadı, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç ve Ben Deli miyim? önemli romanlarıdır. Kadınlar Vaizi, Katil Buse ve Gönül Ticareti hikâye kitaplarındandır.

Örnek - 20
Aşağıdakilerden hangisi Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı Servetifünun topluluğundan ayıran özelliklerden biridir?

A) Realizm ve natüralizmden etkilenmesi
B) İstanbul’u eserlerine mekân seçmesi
C) Geniş halk kesimlerine ve konuşma diline yönelmesi
D) Roman ve hikâye yazması
E) Yanlış Batılılaşma konusuna değinmesi
Servetifünun seçkin çevreye ve ağır dile yönelirken Hüseyin Rahmi halkın konuşmasını ve mahalle yaşamını romana taşır.

Cevap: C

Örnek - 21
Aşağıdaki eserlerden hangisi Hüseyin Rahmi Gürpınar’a ait değildir?

A) Mürebbiye
B) Şıpsevdi
C) Gulyabani
D) Hayal İçinde
E) Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
Hayal İçinde, Hüseyin Cahit Yalçın’ın romanıdır.

Cevap: D

Ahmet Rasim

Ahmet Rasim de topluluk dışında kalır. Roman ve hikâye yazsa da asıl başarısı fıkra, sohbet, anı ve şehir yazılarındadır. İstanbul’un gündelik hayatını, eğlence kültürünü, mahallelerini ve insan tiplerini sade, canlı, mizahi bir dille anlatır. Şehir Mektupları, Ramazan Sohbetleri, Falaka, Gecelerim, Eşkâl-i Zaman, Gülüp Ağladıklarım ve Muharrir Bu Ya temel eserleridir.

Örnek - 22
“İstanbul’un gündelik yaşamını sade ve canlı bir dille anlatmış; fıkra, sohbet ve anı türlerinde öne çıkmış; Servetifünun’a katılmamıştır.” sözleriyle tanıtılan sanatçı kimdir?

A) Ahmet Rasim
B) Ahmet Şuayp
C) Hüseyin Cahit Yalçın
D) Safveti Ziya
E) Mehmet Rauf
Şehir yazıları, gündelik İstanbul ve sade mizahi dil Ahmet Rasim’i gösterir.

Cevap: A

SERVETİFÜNUNU KARŞILAŞTIRMALI OKUMA

Topluluk, Tür ve Sanatçı Ayrımları

Servetifünun sorularında aynı yıllarda eser veren herkes topluluğun üyesi kabul edilmez. Tevfik Fikret ve Cenap şiirin; Halit Ziya ve Mehmet Rauf romanın; Ahmet Şuayp eleştirinin temel adlarıdır. Hüseyin Rahmi ile Ahmet Rasim ise aynı dönemde yaşamalarına rağmen topluluğun ağır dili ve seçkinci sanat anlayışının dışında kalır.

ŞiirTevfik Fikret · Cenap Şahabettin
Roman ve HikâyeHalit Ziya · Mehmet Rauf · Hüseyin Cahit
EleştiriAhmet Şuayp
BağımsızlarHüseyin Rahmi · Ahmet Rasim
Örnek - 23
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Servetifünun topluluğunun üyesi değildir?

A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şahabettin
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Hüseyin Rahmi Gürpınar
E) Ahmet Şuayp
Hüseyin Rahmi aynı dönemde eser veren bağımsız yazardır.

Cevap: D

Örnek - 24
I II III
Şiirde parnasyen tablo etkisi Romanda modern teknik Halkın konuşma dilini romana taşıma
Rübab-ı Şikeste Mai ve Siyah Şıpsevdi

I, II ve III sırasıyla hangi sanatçıları gösterir?

A) Tevfik Fikret – Halit Ziya – Hüseyin Rahmi
B) Cenap Şahabettin – Mehmet Rauf – Ahmet Rasim
C) Tevfik Fikret – Hüseyin Cahit – Mehmet Rauf
D) Süleyman Nazif – Halit Ziya – Ahmet Şuayp
E) Cenap Şahabettin – Hüseyin Rahmi – Ahmet Rasim
Rübab-ı Şikeste Tevfik Fikret’in, Mai ve Siyah Halit Ziya’nın, Şıpsevdi Hüseyin Rahmi’nindir.

Cevap: A

Dikkat
Servetifünun’u tek bir “ağır dil ve bireysel tema” kalıbıyla sınırlamak yetersizdir. Şiirde Fikret–Cenap, romanda Halit Ziya–Mehmet Rauf, topluluk içinde–dışında Hüseyin Cahit–Hüseyin Rahmi ayrımları birlikte kurulmalıdır.

Servetifünun, Tanzimat’ın başlattığı Batılılaşmayı şiirde biçim ve imge, romanda kurgu ve psikoloji, düzyazıda ise tür çeşitliliği bakımından olgunlaştırır. Dönemin sanatçıları ortak bir estetik çevrede buluşsa da her türün farklı bir öncü adı vardır; AYT sorularında doğru sonuca götüren temel yöntem, eser bilgisini bu tür ve sanat anlayışı ayrımlarıyla birlikte okumaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz