AYT FECRİATİ EDEBİYATI (FECR-İ ÂTİ)

0
8
AYT Fecriati Edebiyatı konu anlatımı kapağı

AYT Fecriati Dönemi Edebiyatı soruları; topluluğun ortaya çıkışını, beyannamesini, Servetifünun’la ilişkisini, şiir anlayışını ve sanatçı–eser bağlantılarını birlikte yorumlamayı gerektirir. Kısa ömürlü olmasına rağmen Fecr-i Âti, edebî görüşlerini ortak bir bildiriyle duyuran ilk topluluk olması ve Ahmet Haşim’in saf şiir anlayışına açtığı yol bakımından Türk edebiyatında önemli bir geçiş evresidir.

FECRİATİ TOPLULUĞUNUN OLUŞUMU

II. Meşrutiyet Sonrası Edebiyat Ortamı

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra basın ve kültür hayatı canlanır. Servet-i Fünun dergisi yeniden yayımlanırken genç sanatçılar, Servetifünun’dan sonra oluşan edebî boşluğu doldurmak ve Batılılaşma hareketini sürdürmek amacıyla bir araya gelir. İlk toplantılarını 20 Mart 1909’da Hilâl gazetesi matbaasında yaparlar.

Topluluk için Ahmet Haşim’in önerdiği Sînâ-yı Emel yerine Faik Âli Ozansoy’un önerdiği Fecr-i Âti adı kabul edilir. “Geleceğin şafağı” anlamındaki bu ad, gençlerin yeni ve güçlü bir edebiyat kurma isteğini yansıtır. Ortak yayın organları ise çıkarmayı planladıkları ayrı bir dergi değil, yeniden faaliyete geçen Servet-i Fünun dergisi olur.

1908II. Meşrutiyet ve canlanan basın hayatı

20 Mart 1909Genç sanatçıların ilk toplantısı

Fecr-i ÂtiOrtak ad ve Servet-i Fünun çevresi
Dikkat
Fecriati, Servetifünun’a tepkiyle ortaya çıkmış olsa da ayrı bir “Fecriati dergisi” çıkaramamıştır. Topluluğun görüşleri ve ürünleri Servet-i Fünun dergisinde yayımlanmıştır.
Örnek - 1
Bir edebî topluluğun oluşumuyla ilgili aşağıdaki gelişmeler verilmiştir:

I II III
II. Meşrutiyet sonrasında genç sanatçıların bir araya gelmesi Faik Âli’nin önerdiği adın benimsenmesi Servet-i Fünun dergisinin yayın organı olarak kullanılması

Bu gelişmelerin tamamı aşağıdaki topluluklardan hangisine aittir?

A) Tanzimat I
B) Servetifünun
C) Fecriati
D) Millî Edebiyat
E) Yedi Meşale
1909 toplantısı, Faik Âli’nin ad önerisi ve Servet-i Fünun’un yayın organı oluşu Fecriati’yi gösterir.

Cevap: C

Dönem Sınırı ve Kısa Ömürlü Yapı

Fecriati’nin etkin dönemi kaynaklarda çoğunlukla 1909-1911 veya 1909-1912 biçiminde gösterilir. Bu farklılık, topluluğun belirgin biçimde çözülmesiyle üyelerin başka yönelişlere geçişinin aynı anda tamamlanmamasından kaynaklanır. AYT açısından esas olan; topluluğun II. Meşrutiyet sonrasında kurulması, kısa sürmesi ve 1911’de güçlenen Millî Edebiyat hareketi karşısında dağılmasıdır.

Üyeler arasında sağlam bir estetik birlik kurulamaması, planlanan yayın ve çeviri faaliyetlerinin büyük ölçüde gerçekleşmemesi ve “sanat şahsi ve muhteremdir” anlayışının sanatçıları bireysel tercihlerinde serbest bırakması çözülmeyi hızlandırır. Ahmet Haşim, topluluğun şiir anlayışını sonraki yıllarda da sürdüren başlıca isimdir; birçok üye ise Millî Edebiyat’a veya bağımsız sanat çizgisine yönelir.

Örnek - 2
Fecriati’nin dönem sınırının bazı kaynaklarda 1909-1911, bazılarında 1909-1912 gösterilmesi aşağıdakilerden hangisiyle en doğru açıklanır?

A) Topluluğun iki ayrı bildiri yayımlamasıyla
B) Kurumsal çözülme ile üyelerin yeni yönelişlere geçişinin zamana yayılmasıyla
C) Servet-i Fünun dergisinin 1901’de kapatılmasıyla
D) Yeni Lisan hareketinin 1896’da başlamasıyla
E) Ahmet Haşim’in topluluğa sonradan katılmasıyla
Topluluk kısa sürede çözülmüş, üyelerin başka edebî çevrelere geçişi ise aynı tarihte tamamlanmamıştır.

Cevap: B

FECRİATİ BEYANNAMESİ VE TOPLULUĞUN AMAÇLARI

Edebiyatımızdaki İlk Topluluk Bildirisi

Fecriati sanatçıları, görüşlerini 24 Şubat 1910’da Servet-i Fünun dergisinde yayımlanan Fecr-i Âti Encümen-i Edebîsi Beyannamesi ile kamuoyuna duyurur. Bu metin, Türk edebiyatında bir edebî topluluğun ortak ilkelerini açıklayan ilk beyanname kabul edilir. Topluluğun sözcülüğünü Yakup Kadri Karaosmanoğlu üstlenir.

Beyannamede edebiyatın boş zaman eğlencesi değil, ciddi ve önemli bir uğraş olduğu vurgulanır. Genç sanatçılar Servetifünun’u ilk ciddi rehberleri saymakla birlikte onun artık görevini tamamladığını düşünür; daha yenilikçi, örgütlü ve Batı’yla ilişkili bir edebiyat ortamı kurmayı amaçlar.

Örnek - 3
Aşağıdaki bilgilerden hangisi Fecriati Beyannamesi’nin edebiyat tarihindeki yerini en kapsamlı biçimde açıklar?

A) Türk şiirinde heceyi ilk kez kullanan metin olması
B) Bir topluluğun ortak sanat ilkelerini kamuoyuna duyuran ilk edebî bildiri olması
C) Dilde sadeleşmeyi zorunlu kılan ilk resmî karar olması
D) Batılı nazım biçimlerini ilk kez tanıtan metin olması
E) Toplum için sanat görüşünü ilk kez savunması
Beyannameyi ayıran özellik, bir edebî topluluğun ortak programını ilk kez topluca açıklamasıdır.

Cevap: B

“Sanat Şahsi ve Muhteremdir” İlkesi

Topluluğun en bilinen sözü “Sanat şahsi ve muhteremdir.” ilkesidir. Buna göre sanatçının kişisel duyarlığı ve estetik tercihi değerlidir; sanat, siyasal veya toplumsal bir programın aracı hâline getirilmemelidir. Bu tutum, şiirde bireysellik ve sanat için sanat anlayışını güçlendirir.

İlke, topluluğun güçlü ve zayıf yanını birlikte açıklar. Bireysel özgürlük özgün şiir arayışına alan açarken ortak bir estetik disiplin kurmayı zorlaştırır. Fecriati’nin Servetifünun’u aşacak birleşik bir hareket hâline gelememesinde bu gevşek yapı etkilidir.

ŞahsiSanatçının kişisel duyarlığı
MuhteremSanatın bağımsız ve değerli oluşu
SonuçSanat için sanat ve bireysel temalar
SınırlılıkOrtak estetik birliğin zayıflaması
Örnek - 4
“Sanat şahsi ve muhteremdir.” ilkesinin Fecriati üzerindeki etkisiyle ilgili,

I. Sanatçının bireysel tercihlerini öne çıkarmıştır.
II. Ortak ve bağlayıcı bir estetik düzen kurmayı güçleştirmiştir.
III. Şiirin doğrudan toplumsal eğitim aracı olmasını zorunlu kılmıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
İlke bireyselliği güçlendirir; sanatın toplumsal programa bağlanmasını değil, bağımsızlığını savunur.

Cevap: C

Planlanan Kültür ve Yayın Faaliyetleri

Beyannamede Batı’nın önemli eserlerini Türkçeye, Türk edebiyatının seçkin eserlerini Batı dillerine çevirmek; halka açık konferanslarla edebî zevki geliştirmek; genç yetenekleri bir araya getirmek ve Fecriati Kütüphanesi adıyla bir yayın dizisi oluşturmak hedeflenir. Batılı kurumlarla ilişki kurmak da programın parçalarındandır.

Bu hedeflerin ancak küçük bir bölümü gerçekleşir. Kütüphane dizisinde sınırlı sayıda kitap yayımlanır; konferans ve düzenli çeviri programı kalıcılaşmaz. Bu nedenle Fecriati’nin tarihsel önemi, ürettiği ortak kurumlardan çok programlı bir edebî topluluk olma girişimi ve sonraki kuşaklara dağılan üyeleri üzerinden değerlendirilir.

Örnek - 5
Aşağıdakilerden hangisi Fecriati’nin beyannamede açıkladığı hedeflerle bağdaşmaz?

A) Batı eserlerinden çeviriler yapmak
B) Türk edebiyatını Batı dillerine tanıtmak
C) Halka açık edebiyat konferansları düzenlemek
D) Genç sanatçılar için ortak yayın dizisi kurmak
E) Edebî dili yalnız konuşma Türkçesiyle sınırlandırmak
Fecriati dilde sadeleşmeyi program hâline getirmemiş, ağır ve sanatlı dili sürdürmüştür.

Cevap: E

FECRİATİ EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ

Servetifünun’la Benzerlik ve Ayrılık

Fecriati, Servetifünun’u aşma iddiasıyla ortaya çıkmasına rağmen onun sanat anlayışını büyük ölçüde sürdürür. Sanat için sanat, bireysel temalar, ağır dil, aruz ölçüsü, serbest müstezat, Batı edebiyatı etkisi ve seçkin okura yönelme iki topluluğun ortak özellikleridir. Bu nedenle Fecriati, çoğu edebiyat tarihinde Servetifünun ile Millî Edebiyat arasında bir köprü olarak değerlendirilir.

Asıl farklılık, kuruluş biçimindedir. Servetifünun belirli bir dergi çevresinde zamanla oluşurken Fecriati, bir ad ve beyannameyle örgütlenir. Servetifünun roman ve hikâyede teknik bakımdan güçlü eserler vermiş; Fecriati ise daha çok şiirle ve özellikle Ahmet Haşim’le kalıcı olmuştur.

Ölçüt Servetifünun Fecriati
Kuruluş biçimi Dergi çevresinde oluşan kadro Beyannameyle kendini tanıtan topluluk
Sanat anlayışı Sanat için sanat Sanat şahsi ve muhteremdir
Dil ve ölçü Ağır dil, aruz Ağır dil, aruz
Kalıcı başarı Şiir, roman ve hikâye Özellikle şiir ve Ahmet Haşim
Sonraki yöneliş Üyeler bağımsızlaşır Birçok üye Millî Edebiyat’a geçer
Örnek - 6
Servetifünun ve Fecriati’nin karşılaştırıldığı aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Her ikisi de sanat için sanat çizgisine yakındır.
B) Her ikisinde de ağır dil ve aruz kullanımı görülür.
C) Fecriati, ortak görüşlerini beyannameyle duyurmuştur.
D) Fecriati romanı, Servetifünun romanından teknik bakımdan daha güçlüdür.
E) Fecriati, Servetifünun’un şiir estetiğini büyük ölçüde sürdürmüştür.
Roman ve hikâyede kalıcı teknik başarı Servetifünun’a aittir; Fecriati’nin belirgin başarısı şiirdedir.

Cevap: D

Örnek - 7
Bir araştırmacı iki topluluk için şu ortak kümeyi oluşturuyor: “bireysel temalar, ağır dil, aruz, Batılı biçimler, seçkinci estetik.” Araştırmacının bu kümeye eklemesi durumunda ortaklığı bozacak özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sanat için sanat anlayışı
B) Sembolizm etkisi
C) Edebî beyanname yayımlama
D) Serbest müstezat kullanma
E) Tabiat ve aşk temaları
Edebî beyanname Fecriati’ye özgü kurumsal bir özelliktir; diğerleri iki toplulukta da görülebilir.

Cevap: C

Şiir, Roman, Hikâye ve Tiyatro

Fecriati’nin en güçlü türü şiirdir. Şairler aşk, tabiat, akşam, sonbahar, yalnızlık, ölüm ve melankoli gibi bireysel temaları ağır ve çağrışımlı bir dille işler. Aruz, sone ve serbest müstezat sürdürülür; sembolizm ve empresyonizm özellikle Ahmet Haşim’de belirginleşir.

Roman ve hikâyede realizm, natüralizm, psikolojik çözümleme ve Maupassant tarzı olay hikâyesi etkileri görülse de topluluk ortak bir anlatı başarısı ortaya koyamaz. Tiyatroda Şahabettin Süleyman, Tahsin Nahit ve Müfit Ratip eser verir; Henrik Ibsen etkisi anılır. Ancak tiyatro da şiir kadar güçlü ve kalıcı değildir.

ŞiirSembolizm · empresyonizm · aruz
RomanRealizm · natüralizm · ağır dil
HikâyeOlay ağırlığı · psikolojik gözlem
TiyatroIbsen etkisi · sınırlı başarı
Örnek - 8
Fecriati’nin türlere göre gelişimiyle ilgili,

I. Kalıcı başarısı ağırlıklı olarak şiirdedir.
II. Roman ve hikâyede Servetifünun’u belirgin biçimde aşmıştır.
III. Tiyatro alanında ürün verilmiş ancak güçlü bir gelenek kurulamamıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Fecriati şiirde öne çıkmış; anlatı türlerinde Servetifünun’u aşamamış, tiyatroda sınırlı kalmıştır.

Cevap: C

FECRİATİ ŞİİRİ VE SAF ŞİİR ANLAYIŞI

Ahenk, Çağrışım ve Anlam Kapalılığı

Fecriati şiirinde sözcük, yalnız sözlük anlamıyla değil ses, çağrışım ve şiir içindeki konumuyla değer kazanır. Şiir açıklayıcı bir düşünce yazısı değildir; okurda bir duygu ve izlenim uyandırması beklenir. Bu nedenle anlam çoğu zaman doğrudan verilmez, semboller ve renkler aracılığıyla sezdirilir.

Şairler tabiatı nesnel bir manzara olarak aktarmak yerine kendi ruh hâllerinin aynasına dönüştürür. Akşam ışığı, ay, göl, sis, sonbahar ve sararan yapraklar; yalnızlık, özlem ve melankoliyle birleşir. Ağır dil ve yeni tamlamalar, bu kapalı ve musikili söyleyişi destekler.

Örnek - 9
Bir şiirde göl yüzeyindeki solgun ışık, akşamın kızıllığı ve ağırlaşan gölgeler; şairin iç sıkıntısını sezdiren çağrışımlara dönüşmektedir. Bu şiirin Fecriati estetiğiyle ilişkisini en iyi açıklayan yargı hangisidir?

A) Tabiat, toplumsal bir tezin kanıtı olarak kullanılmıştır.
B) Dış dünya, şairin ruh hâliyle birleşen sembolik bir izlenime dönüşmüştür.
C) Şiir, gerçekçi gözleme dayalı bir olay örgüsü kurmuştur.
D) Sade dil ve hece ölçüsüyle millî duyarlık anlatılmıştır.
E) Akılcı ve kuralcı bir anlatım benimsenmiştir.
Doğanın kişisel izlenim ve ruh hâliyle birleşmesi sembolizm–empresyonizm çizgisini gösterir.

Cevap: B

Saf Şiirin Temel İlkeleri

Saf şiir, şiiri öğretme, kanıtlama veya doğrudan mesaj verme yükünden uzaklaştırır. Amaç, kusursuz biçim ve ses düzeni içinde estetik bir yaşantı oluşturmaktır. Şiir; söz ile musiki arasında, ancak sözden çok musikiye yakın bir sanat olarak görülür. Paul Valéry’nin şiir anlayışı bu yaklaşımın Batı’daki önemli kaynaklarındandır.

Ahmet Haşim ve Yahya Kemal, Türk edebiyatında saf şiirin iki öncü ismidir; ancak aynı topluluğun şairleri değildir. Ahmet Haşim sembolizm ve empresyonizmin sezgisel, renkli dünyasına; Yahya Kemal ise tarih, biçim kusursuzluğu ve mısra musikisine farklı yollardan ulaşır. Fecriati bağlamında saf şiirin temel temsilcisi Ahmet Haşim’dir.

Dikkat
Saf şiir bir edebî topluluk adı değildir. Ahmet Haşim Fecriati üyesidir; Yahya Kemal Fecriati üyesi olmadığı hâlde saf şiirin diğer öncü ismidir.
Örnek - 10
Saf şiir anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Estetik ve ahenk ön plandadır.
B) Şiirin doğrudan öğretici olması beklenmez.
C) Sözcüklerin ses ve çağrışım değeri önemlidir.
D) Şiir, toplumsal bir programın açıklama aracı sayılır.
E) Ahmet Haşim ve Yahya Kemal öncü isimlerdir.
Saf şiir doğrudan mesaj ve öğreticilikten uzak, estetik merkezli bir anlayıştır.

Cevap: D

Örnek - 11
Aşağıdaki sınıflandırmalardan hangisi doğrudur?

A) Ahmet Haşim – Fecriati ve saf şiir / Yahya Kemal – saf şiir, Fecriati dışında
B) Ahmet Haşim – Millî Edebiyat / Yahya Kemal – Fecriati
C) Ahmet Haşim – Servetifünun romanı / Yahya Kemal – Fecriati tiyatrosu
D) Ahmet Haşim – Tanzimat I / Yahya Kemal – Tanzimat II
E) Ahmet Haşim – Beş Hececiler / Yahya Kemal – Yedi Meşale
İki şair saf şiirin öncüsüdür; yalnız Ahmet Haşim Fecriati topluluğundadır.

Cevap: A

AHMET HAŞİM: ŞİİR, POETİKA VE ESERLER

“Akşam Şairi” ve Şiir Dünyası

Ahmet Haşim, Fecriati’nin en güçlü ve kalıcı şairidir. Topluluk dağıldıktan sonra başka bir edebî topluluğa katılmaz; bireysel şiir anlayışını sürdürür. Şiirlerinde akşam, gün batımı, göl, ay ışığı, sonbahar, ölüm, yalnızlık ve ulaşılmaz belde imgeleri sıkça yer aldığı için “Akşam Şairi” olarak tanınır.

Şiirlerinde sembolizm ve empresyonizmin etkisi birleşir. Varlıkları kesin çizgileriyle değil, ışık altında değişen renk ve izlenimleriyle verir. Aruz ölçüsünü ve çoğunlukla serbest müstezatı kullanır. Şiir dili ağır, kapalı ve imgeli; fıkra, deneme, sohbet ve gezi yazılarındaki dili ise daha sade, canlı ve alaycıdır.

Örnek - 12
Bir şairin şiirlerinde gün batımı, göl, akşam kızıllığı ve belirsiz gölgeler öne çıkmakta; nesneler ışığın oluşturduğu anlık izlenimlerle verilmektedir. Şairin düzyazılarında ise daha sade ve nükteli bir dil görülmektedir. Bu sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Emin Bülent Serdaroğlu
B) Tahsin Nahit
C) Ahmet Haşim
D) Faik Âli Ozansoy
E) Ali Canip Yöntem
Akşam ve ışık izlenimleriyle şiir–düzyazı dili arasındaki fark Ahmet Haşim’i gösterir.

Cevap: C

Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar

Ahmet Haşim, Bir Günün Sonunda Arzu şiirinin anlaşılmadığı yönündeki eleştirilere önce “Şiirde Mana ve Vuzuh” yazısıyla cevap verir. Daha sonra bu görüşlerini genişleterek Piyale‘nin ön sözüne Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar adıyla yerleştirir. Bu metin, Türk edebiyatının ilk önemli poetika örneklerinden sayılır.

Haşim’e göre şiir, hakikat habercisi veya kanun koyucu değildir; açıklama görevi düzyazıya aittir. Şiirin anlamı, okurun ruhunda doğan çağrışımlarla tamamlanır. Şiirde anlamı tek bir açıklamaya indirgemek, şiirin canlılığını yok eder. Söyleyiş güzelliği, ritim ve musiki; açık fikir aktarımından daha önemlidir.

ŞiirSezgi, çağrışım ve musiki

DüzyazıAçıklık, fikir ve doğrudan anlatım
Örnek - 13
Ahmet Haşim’in poetikasına göre aşağıdaki eleştiri ölçütlerinden hangisi şiirin doğasına uygun değildir?

A) Sözcüklerin ses değerini incelemek
B) Şiirin oluşturduğu çağrışımları değerlendirmek
C) Ritim ile duygu arasındaki ilişkiyi araştırmak
D) Her dizeyi tek ve kesin bir düşünce önermesine çevirmek
E) Söyleyiş güzelliğine dikkat etmek
Haşim, şiiri tek ve kesin bir açıklamaya indirgemeye karşıdır; anlamın okurun ruhunda oluştuğunu savunur.

Cevap: D

Örnek - 14
Aşağıdaki eser–işlev eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

A) Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar – Ahmet Haşim’in şiir görüşlerini açıkladığı poetika
B) Piyale – Fecriati’nin ortak beyannamesi
C) Göl Saatleri – Millî Edebiyat’ın dil programı
D) Bize Göre – Ahmet Haşim’in şiir kitabı
E) Frankfurt Seyahatnamesi – tiyatro eleştirisi
Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar, Piyale’nin ön sözündeki poetika metnidir.

Cevap: A

Şiir ve Düzyazı Eserleri

Ahmet Haşim’in şiirleri Göl Saatleri ve Piyale kitaplarında toplanır. Merdiven, O Belde, Yollar ve Bir Günün Sonunda Arzu tanınmış şiirleridir. Bu şiirlerde dış dünya, akşam ve ışık imgeleriyle kişisel bir duygu alanına dönüşür.

Bize Göre ile Gurabahane-i Laklakan fıkra, sohbet ve deneme çizgisindeki yazılarını; Frankfurt Seyahatnamesi gezi izlenimlerini içerir. Şiirindeki kapalı ve ağır söyleyişin tersine düzyazılarında açık, kısa, gözlemci, nükteli ve yer yer alaycı bir anlatım görülür.

Tür Eser Ayırıcı özellik
Şiir Göl Saatleri, Piyale Akşam, ışık, musiki, çağrışım
Fıkra–deneme–sohbet Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan Sade, nükteli ve eleştirel düzyazı
Gezi Frankfurt Seyahatnamesi Gözleme dayalı Avrupa izlenimleri
Örnek - 15
Aşağıdaki eser gruplarından hangisi tür bakımından diğerlerinden farklıdır?

A) Piyale – Göl Saatleri
B) Merdiven – O Belde
C) Bize Göre – Gurabahane-i Laklakan
D) Bir Günün Sonunda Arzu – Yollar
E) Piyale – Merdiven
Bize Göre ve Gurabahane-i Laklakan düzyazı eserleridir; diğer gruplar şiir kitabı veya şiir adlarından oluşur.

Cevap: C

DİĞER FECRİATİ ŞAİRLERİ

Emin Bülent Serdaroğlu

Emin Bülent Serdaroğlu, Ahmet Haşim’den sonra Fecriati şiirinin öne çıkan adlarındandır. Bireysel ve lirik şiirlerin yanında toplumsal ve millî duyarlığı taşıyan destansı şiirler de yazar. Bu yönüyle topluluğun yalnız bireysel temalarla sınırlandırılamayacağını gösteren önemli bir istisnadır.

Victor Hugo’nun Yunan bağımsızlık mücadelesini konu alan şiirine karşı yazdığı Kin, sert ve destansı söyleyişiyle tanınır. Hatay’a Selam, Hisarlara Karşı, Dev Şarkısı ve Hatip Diyor ki diğer şiirleridir. Şiirlerini kitap hâlinde yayımlamamıştır.

Dikkat
Fecriati’nin genel çizgisi bireysel ve melankolik olsa da Emin Bülent’in Kin ve Hatay’a Selam gibi şiirleri millî–toplumsal ve destansı bir istisna oluşturur.
Örnek - 16
Bir Fecriati şairi, topluluğun bireysel şiir çizgisinden ayrılarak millî ve destansı bir söyleyiş geliştirmiş; Victor Hugo’nun bir şiirine karşı Kin‘i yazmıştır. Bu sanatçı kimdir?

A) Tahsin Nahit
B) Ahmet Haşim
C) Emin Bülent Serdaroğlu
D) Celal Sahir Erozan
E) Müfit Ratip
Kin ve destansı-millî şiir çizgisi Emin Bülent Serdaroğlu’na aittir.

Cevap: C

Örnek - 17
Emin Bülent Serdaroğlu’nun Fecriati içindeki yerini değerlendiren aşağıdaki yargılardan hangisi en doğrudur?

A) Topluluğun tek romancısıdır.
B) Bireysel şiirin yanında millî ve destansı şiirler de yazmıştır.
C) Yalnız tiyatro eleştirileriyle tanınmıştır.
D) Şiirlerini Piyale adlı kitapta toplamıştır.
E) Yeni Lisan hareketinin başyazarıdır.
Emin Bülent, Fecriati’nin bireysel çizgisi içinde millî ve destansı şiirleriyle ayrılır.

Cevap: B

Tahsin Nahit

Tahsin Nahit; aşk, kadın, özlem ve ada hayatını işleyen lirik şiirleri nedeniyle “Adalar Şairi”, ayrıca “Kamer Şairi” ve “Zühre Şairi” olarak anılır. Ahmet Haşim’in etkisinde kalmış, aruz ölçüsünü ve serbest müstezatı kullanmıştır. Rûh-ı Bî-kayd, Fecriati çevresinde yayımlanan şiir kitaplarındandır.

Tiyatroyla yakından ilgilenir. Hicranlar, Firar, Aşkımız, Sanatkârlar, Talâk ve Kırık Mahfaza tiyatro eserleri arasındadır. Böylece Tahsin Nahit, şiir ile tiyatroyu birlikte sürdüren Fecriati sanatçısı olarak ayırt edilir.

Örnek - 18
Aşağıdaki özellikler hangi sanatçıda birleşir?

• “Adalar Şairi” olarak tanınma
• Ahmet Haşim etkisinde lirik şiirler yazma
• Rûh-ı Bî-kayd adlı şiir kitabı
• Şiirin yanında tiyatro eserleri verme

A) Tahsin Nahit
B) Emin Bülent Serdaroğlu
C) Şahabettin Süleyman
D) Ahmet Samim
E) Mehmet Fuat Köprülü
Unvan, Rûh-ı Bî-kayd ve tiyatro eserleri Tahsin Nahit’i gösterir.

Cevap: A

TOPLULUĞUN DİĞER SANATÇILARI VE DÖNEM GEÇİŞLERİ

Tiyatro, Hikâye, Roman ve Eleştiri Sanatçıları

Fecriati kadrosu şiirle sınırlı değildir. Şahabettin Süleyman tiyatro, hikâye ve eleştiri yazar; Çıkmaz Sokak, Siyah Süs ve Fırtına tiyatro eserleridir. “Sanat şahsi ve muhteremdir” sözünün topluluk içindeki savunucularındandır. Müfit Ratip, tiyatro yazıları ve eleştirileriyle Türkiye’nin ilk tiyatro eleştirmenlerinden sayılır.

Cemil Süleyman Alyanakoğlu, romantik ve psikolojik yönleri bulunan hikâye ve romanlar yazar; Timsal-i Aşk hikâye, İnhizam roman türündedir. Ahmet Samim, İzzet Melih Devrim, Ali Süha Delilbaşı, Müfit Ratip ve Fazıl Ahmet Aykaç da topluluk çevresindeki isimlerdendir.

Örnek - 19
Aşağıdaki sanatçı–alan veya eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Şahabettin Süleyman – Çıkmaz Sokak
B) Müfit Ratip – tiyatro eleştirisi
C) Cemil Süleyman – Timsal-i Aşk
D) Tahsin Nahit – Rûh-ı Bî-kayd
E) Ahmet Haşim – İnhizam
İnhizam, Cemil Süleyman’ın romanıdır; Ahmet Haşim’in eserleri arasında yer almaz.

Cevap: E

Fecriati’den Millî Edebiyat’a Geçenler

Fecriati’nin dağılmasından sonra Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Ali Canip Yöntem, Mehmet Fuat Köprülü ve Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi isimler Millî Edebiyat çevresinde farklı roller üstlenir. Yakup Kadri roman ve hikâyede, Refik Halit hikâye ve mizah yazılarında, Ali Canip Yeni Lisan’ın savunulmasında, Köprülü ise edebiyat tarihi çalışmalarında öne çıkar.

Bu sanatçılar sınav sorularında iki ayrı döneme ait özelliklerle verilebilir. Fecriati üyeliği onların ilk edebî evresini; Millî Edebiyat veya Cumhuriyet yıllarındaki eserleri sonraki gelişimlerini gösterir. Sanatçı yalnız bir döneme sabitlenmemeli, kronolojik yönelişiyle değerlendirilmelidir.

FecriatiOrtak beyanname ve gençlik evresi

1911 SonrasıYeni Lisan ve millî yöneliş

Yeni KimliklerRoman, hikâye, eleştiri ve edebiyat tarihi
Örnek - 20
Bir sanatçı önce Fecriati Beyannamesi’ni imzalamış, daha sonra Yeni Lisan hareketini savunmuş ve Millî Edebiyat içinde edebî incelemeleriyle öne çıkmıştır. Bu sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ahmet Haşim
B) Ali Canip Yöntem
C) Emin Bülent Serdaroğlu
D) Tahsin Nahit
E) Şahabettin Süleyman
Fecriati’den Millî Edebiyat’a geçen ve Yeni Lisan’ı savunan isim Ali Canip Yöntem’dir.

Cevap: B

Örnek - 21
Aşağıdaki sanatçılardan hangisinin Fecriati sonrasındaki edebî yönelişi diğerlerinden farklıdır?

A) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
B) Refik Halit Karay
C) Ali Canip Yöntem
D) Mehmet Fuat Köprülü
E) Ahmet Haşim
İlk dört isim Millî Edebiyat çevresine yaklaşırken Ahmet Haşim bireysel saf şiir çizgisini sürdürür.

Cevap: E

FECRİATİYİ KARŞILAŞTIRMALI OKUMA

Dönem, Topluluk, Akım ve Sanatçı Ayrımı

Fecriati sorularında dört katman birbirine karıştırılmamalıdır. Topluluk, 1909’da bir araya gelen ve beyanname yayımlayan kadrodur. Sanat anlayışı, “sanat şahsi ve muhteremdir” sözüyle özetlenen bireysel estetiktir. Şiir akımları, özellikle sembolizm ve empresyonizmdir. Kalıcı sanatçı ise Ahmet Haşim’dir.

Servetifünun’la ortaklık sorulduğunda ağır dil, aruz, bireysellik ve sanat için sanat; farklılık sorulduğunda beyanname, kısa ömür ve üyelerin Millî Edebiyat’a geçişi öne çıkar. Saf şiir sorusunda Ahmet Haşim ile Yahya Kemal birlikte düşünülebilir; ancak Yahya Kemal’in Fecriati üyesi olmadığı unutulmamalıdır.

İpucu Doğru bağlantı Karıştırılmaması gereken
İlk edebî beyanname Fecriati Yeni Lisan makalesi
Sanat şahsi ve muhteremdir Fecriati’nin sanat ilkesi Toplum için sanat
Akşam, göl, musiki Ahmet Haşim Tevfik Fikret’in parnasyen tabloları
Kin, Hatay’a Selam Emin Bülent Ahmet Haşim’in bireysel şiiri
Adalar Şairi, Rûh-ı Bî-kayd Tahsin Nahit Saf şiirin iki öncüsü
Örnek - 22
I II III
İlk ortak edebî bildiriyi yayımlayan topluluk Şiiri sözden çok musikiye yakın gören sanatçı Fecriati’den Millî Edebiyat’a geçen Yeni Lisan savunucusu

I, II ve III sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

A) Servetifünun – Cenap Şahabettin – Ömer Seyfettin
B) Fecriati – Ahmet Haşim – Ali Canip Yöntem
C) Millî Edebiyat – Yahya Kemal – Yakup Kadri
D) Fecriati – Emin Bülent – Mehmet Rauf
E) Tanzimat – Ahmet Haşim – Refik Halit
İlk beyanname Fecriati’ye; musiki merkezli poetika Ahmet Haşim’e; Yeni Lisan savunusu Ali Canip’e aittir.

Cevap: B

Dikkat
Fecriati’yi tek bir sanatçı listesi olarak ezberlemek yanıltıcıdır. Sorularda kuruluş–beyanname, şiir estetiği, sanatçı–eser ve üyelerin sonraki dönemlere geçişi birlikte değerlendirilir.

Fecriati, ortak programını uygulamada sınırlı kalmış fakat beyanname geleneği, saf şiire açtığı alan ve sonraki edebî hareketlere taşıdığı sanatçılarla önemli bir geçiş halkası oluşturmuştur. Topluluğu ayırt etmenin en güvenli yolu; “ilk edebî beyanname”, “sanat şahsi ve muhteremdir”, “Ahmet Haşim” ve “Servetifünun–Millî Edebiyat köprüsü” göstergelerini aynı çerçevede değerlendirmektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz