AYT RNA ve protein sentezi konu anlatımı kapsamında RNA çeşitleri, transkripsiyon, genetik kod, translasyon, polizom ve santral dogma; yön, dizi ve nicel problem bağlantılarıyla birlikte işlenecektir.
AYT biyoloji konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
RNA’nın Yapısı ve Çeşitleri
RNA’nın Genel Yapısı ve DNA’dan Farkları
RNA (ribonükleik asit), ribonükleotitlerin fosfodiester bağlarıyla birleşmesi sonucu oluşan bir polinükleotittir. Her RNA nükleotidinde riboz şekeri, fosfat ve adenin (A), guanin (G), sitozin (C) ya da urasil (U) bazlarından biri bulunur. RNA’da timin yerine urasil vardır.
RNA çoğunlukla tek polinükleotit zincirinden oluşur. Bu yüzden çift zincirli DNA’da aranan A=T ve G=C eşitlikleri bir RNA molekülü için zorunlu değildir. Bununla birlikte tek zincir kendi üzerine katlanabilir; özellikle tRNA’da zincirin tamamlayıcı bölümleri arasında hidrojen bağları kurulabilir. “Tek zincirli olmak” ile “hiç hidrojen bağı içermemek” aynı anlama gelmez.
Lise düzeyindeki temel kabul, hücresel RNA’ların DNA kalıbından RNA polimeraz aracılığıyla sentezlendiği ve kendilerini eşleyemediğidir. RNA sentezinde enerji kullanılır. RNA molekülleri protein sentezinde görev aldıktan sonra uygun koşullarda yeniden kullanılabilir; fakat her RNA çeşidinin yapısı, görevi ve hücredeki miktarı aynı değildir.

I. X bir RNA molekülü olabilir.
II. X’te adenin sayısı urasil sayısına kesinlikle eşittir.
III. X’in kendi üzerine katlanan tamamlayıcı bölgeleri bulunabilir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
B) RNA’daki pürin sayısı DNA’dakine eşittir.
C) DNA’da timin, RNA’da urasil bulunabilir.
D) RNA’daki hidrojen bağı sayısı sıfırdır.
E) Her iki molekül kendini yarı korunumlu eşler.
mRNA: Genetik Bilgiyi Ribozoma Taşıyan Molekül
Mesajcı RNA (mRNA), DNA’daki bir genin kalıp zincirine tamamlayıcı olarak sentezlenir. Ökaryot hücrelerde çekirdekte üretilen mRNA çekirdek porlarından sitoplazmaya geçer ve ribozomun küçük alt birimiyle ilişki kurar. Prokaryotlarda çekirdek zarı bulunmadığından mRNA oluşurken ribozomlar yeni sentezlenen bölgeyi okumaya başlayabilir.
mRNA üzerindeki her üçlü nükleotit grubuna kodon denir. Kodonların sırası, polipeptitteki amino asitlerin sırasını belirler. Bir mRNA aynı çeşit polipeptidin sentezinde birden fazla kez kullanılabilir. Bununla birlikte farklı proteinlerin sentezi için ilgili genlerden farklı dizilişlerde mRNA’lar oluşturulur.
B) Bir mRNA yalnız bir kez translasyona uğrar.
C) Aynı mRNA aynı çeşit polipeptidin üretiminde yeniden kullanılabilir.
D) Her amino asit için ayrı bir mRNA sentezlenir.
E) mRNA ribozomun kalıcı yapısal parçasıdır.
tRNA: Amino Asit Taşıma ve Antikodon
Taşıyıcı RNA (tRNA), tek zincirli olmasına rağmen kendi üzerine katlanıp yonca yaprağını andıran ikincil yapı oluşturur. Molekülün bir ucunda özgül amino asidin bağlandığı bölge, diğer işlevsel bölgesinde ise üç nükleotitlik antikodon bulunur. Antikodon, mRNA’daki kodona tamamlayıcı ve antiparalel bağlanır.
Bir tRNA’nın taşıyacağı amino asit, uygun enzimler tarafından tanınır. Amino asit ATP kullanılarak tRNA’ya bağlanır; bu olaya amino asidin etkinleştirilmesi ya da tRNA’nın yüklenmesi denir. Kodon–antikodon eşleşmesi, yüklü tRNA’nın taşıdığı amino asidi mRNA’daki doğru sıraya yerleştirir.

B) DNA’nın kendini eşleyememesi
C) Ribozomun büyük alt biriminin yok olması
D) Bütün mRNA’ların urasil yerine timin içermesi
E) Peptit bağlarının fosfodiester bağına dönüşmesi
rRNA: Ribozomun Yapısal ve Katalitik Bileşeni
Ribozomal RNA (rRNA), proteinlerle birleşerek ribozomun küçük ve büyük alt birimlerinin yapısına katılır. Ökaryotlarda rRNA sentezi ve ribozom alt birimlerinin ilk düzenlenmesi çekirdekçikle ilişkilidir. Alt birimler çekirdek porlarından sitoplazmaya geçer ve translasyon sırasında mRNA üzerinde birleşir.
rRNA yalnız iskelet oluşturan pasif bir molekül değildir; ribozomun mRNA ve tRNA ile doğru konumda ilişki kurmasına katkı verir ve peptit bağı oluşumunun katalitik merkezinde rol oynar. Hücredeki RNA’lar arasında miktarı genellikle rRNA > tRNA > mRNA biçiminde sıralanır.

B) DNA nükleotitlerinde timin bulunması
C) tRNA antikodonlarının üçlü olması
D) mRNA’nın riboz içermesi
E) Amino asitlerin yapısında amino grubu bulunması
Transkripsiyon: DNA Bilgisinin RNA’ya Yazılması
Gen, Kalıp Zincir ve Kodlayan Zincir
Bir genin RNA sentezinde kullanılan DNA zincirine kalıp zincir, karşı zincirine ise kalıp olmayan ya da kodlayan zincir denir. Kalıp zincir ile mRNA tamamlayıcı ve antiparaleldir. Kodlayan zincirin 5′→3′ dizisi ise timinlerin yerine urasil yazıldığında mRNA’nın 5′→3′ dizisiyle aynıdır.
Aynı DNA molekülünde farklı genler için farklı zincirler kalıp olabilir. Bu nedenle “DNA’nın daima yalnız alt zinciri okunur” gibi bir genelleme yapılamaz. RNA polimeraz belirli bir gen bölgesinde zincirleri yerel olarak ayırır; bütün kromozomun iki zinciri baştan sona açılmaz.
B) 3′-AUG CCA UUU UGA-5′
C) 5′-UAC GGU AAA ACU-3′
D) 3′-TAC GGT AAA ACT-5′
E) 5′-ATG CCA TTT TGA-3′
RNA Polimeraz ve 5′→3′ Sentez
RNA polimeraz, genin başlangıç bölgesine bağlanır, DNA’nın ilgili kısmındaki hidrojen bağlarını geçici olarak açar ve kalıp zinciri 3′→5′ yönünde okur. Serbest ribonükleotitleri kalıba uygun biçimde eşleştirirken yeni RNA zincirini 5′→3′ yönünde uzatır.
Kalıp DNA’daki A’nın karşısına U, T’nin karşısına A, G’nin karşısına C ve C’nin karşısına G gelir. RNA polimeraz ilerledikçe arkadaki DNA zincirleri yeniden eşleşir; oluşan RNA DNA’dan ayrılır. Transkripsiyonda kalıp DNA’nın baz dizisi değişmez ve DNA miktarı iki katına çıkmaz.

B) DNA’daki deoksiriboz sayısı
C) Var olan proteinlerdeki peptit bağı sayısı
D) DNA’nın tamamlayıcı baz eşleşmesi
E) Hücredeki bütün amino asitlerin sayısı
Prokaryot ve Ökaryotlarda Transkripsiyon
Prokaryotlarda DNA ve ribozomlar sitoplazmadadır. Çekirdek zarı olmadığı için transkripsiyonla oluşmakta olan mRNA’nın tamamlanmış kısmına ribozom bağlanabilir; transkripsiyon ve translasyon birbirine eş zamanlı bağlanabilir.
Ökaryotlarda çekirdek DNA’sından RNA sentezi çekirdekte, translasyon sitoplazmadaki ribozomlarda gerçekleşir. Mitokondri ve kloroplast kendi DNA ve ribozomlarına sahip olduklarından bu organellerde de RNA sentezi ve protein sentezinin belirli basamakları yürütülebilir. “Ökaryotta transkripsiyon yalnız çekirdekte olur” ifadesi organel DNA’larını göz ardı ettiği için mutlak değildir.
B) DNA’nın urasil içermesini
C) Ribozomun zarla çevrili olmasını
D) mRNA’nın çift zincirli olmasını
E) Protein sentezinde tRNA kullanılmamasını
Genetik Kodun Okunması
Triplet, Kodon ve Antikodon
DNA’da bir amino aside ilişkin bilgiyi taşıyan üçlü baz grubuna triplet ya da DNA kodu, mRNA’daki üçlüye kodon, tRNA’daki tamamlayıcı üçlüye antikodon denir. Bu terimler aynı üç yapıyı anlatmaz; bulundukları molekül ve görevleri farklıdır.
Bir mRNA kodonu 5′-AUG-3′ ise eşleşen tRNA antikodonu antiparalel olarak 3′-UAC-5′ biçimindedir. Antikodon 5′→3′ yönünde yazıldığında dizi ters çevrilerek 5′-CAU-3′ elde edilir. Tamamlayıcılık ile antiparalel yön birlikte değerlendirilmelidir.

B) 5′-AGC-3′
C) 5′-GCU-3′
D) 5′-TCG-3′
E) 5′-CGA-5′
Başlatma ve Durdurma Kodonları
Genetik kod dört farklı RNA bazının üçlü kombinasyonlarıyla oluşur: 43 = 64 kodon vardır. AUG kural olarak başlangıç kodonudur ve metiyonini şifreler. UAA, UAG ve UGA ise amino asit şifrelemeyen durdurma kodonlarıdır.
Başlangıç AUG’si çevrilecek okuma çerçevesini belirler. Durdurma kodonuna amino asit taşıyan tRNA bağlanmaz; bunun yerine salıverme faktörü ribozoma girerek polipeptidin serbest kalmasını sağlar. Bu nedenle 64 kodonun 61’i amino asitleri kodlar, üçü sonlanma sinyalidir.
B) 48
C) 49
D) 50
E) 51
Genetik Kodun Özellikleri
Genetik kod özgüldür: belirli bir kodon yalnız bir amino asidi ya da dur sinyalini belirtir. Buna karşılık kod yozlaşmış ya da eş anlamlıdır: bir amino asit birden fazla farklı kodonla şifrelenebilir. Bu iki özellik çelişmez; “bir kodon → tek anlam” ile “bir amino asit ← birden çok kodon” farklı yönlü ilişkilerdir.
Genetik kod, az sayıdaki istisna dışında evrenseldir. Aynı kodon farklı canlılarda genellikle aynı amino asidi belirtir. Eş anlamlı kodonlar nedeniyle bir baz değişimi mRNA dizisini değiştirdiği hâlde amino asit dizisini değiştirmeyebilir; buna sessiz değişim denir.
I. Farklı kodonlar aynı amino asidi şifreleyebilir.
II. Bir kodon birden fazla amino asidi şifreler.
III. Genetik kodda eş anlamlılık bulunabilir.
yargılarından hangilerine ulaşılır?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Dizi Dönüşümleri ve Yön Problemleri
Bir DNA dizisinde kalıp ve kodlayan zincir ile uç yönleri birbirinden ayrılmalıdır. Kalıp DNA verilmişse mRNA tamamlayıcı ve antiparalel yazılır. Kodlayan DNA verilmişse aynı 5′→3′ sıra korunur, yalnız T yerine U kullanılır. Antikodon, mRNA kodonuyla tamamlayıcı ve antiparalel eşleşir.
Stop kodonuna karşılık amino asit taşıyan bir tRNA bulunmaz. mRNA’nın bütün nükleotitleri çevrilen kodonlara ait olmak zorunda değildir; çevrilen bölge başlangıç kodonundan stop kodonuna kadar tanımlandığında nicel hesap bu sınırlar üzerinden yapılır.
Translasyon ve Polipeptit Sentezi
Amino Asitlerin tRNA’ya Bağlanması
Translasyondan önce her amino asit uygun tRNA’ya bağlanmalıdır. Aminoaçil-tRNA sentetaz olarak adlandırılan özgül enzim, doğru amino asit ile doğru tRNA’yı tanır ve ATP enerjisi kullanarak aralarında yüksek enerjili bir bağ kurulmasını sağlar. Böylece yüklü tRNA ribozoma amino asit taşıyabilir.
Kodon–antikodon eşleşmesi doğru olsa bile tRNA yanlış amino asitle yüklenmişse ribozom bunu ayrıca denetleyemez; tRNA’nın üzerindeki amino asit polipeptide katılabilir. Bu yüzden protein sentezinin doğruluğu yalnız ribozomun değil, tRNA’yı yükleyen enzimlerin özgüllüğüne de bağlıdır.
B) Yanlış amino asit polipeptide katılabilir.
C) Stop kodonu amino asit kodlamaya başlar.
D) DNA’nın iki zinciri ayrılır.
E) Ribozom mRNA’yı 3′→5′ sentezler.
Başlama Evresi
Başlamada önce mRNA ribozomun küçük alt birimiyle ilişki kurar. Başlangıç kodonu AUG’yi tanıyan ve metiyonin taşıyan başlatıcı tRNA doğru konuma yerleşir. Ardından büyük alt birim katılır ve işlevsel ribozom kompleksi oluşur.
Başlangıç kodonu, üçlülerin hangi çerçevede okunacağını belirler. Aynı nükleotit dizisi bir baz kaydırılarak üçlü gruplara ayrılırsa tamamen farklı kodonlar oluşabilir. Ribozom mRNA boyunca 5′→3′ yönünde ilerler.
B) DNA’daki fosfodiester bağlarının korunması
C) Serbest amino asitlerin sitoplazmada bulunması
D) rRNA’nın ribozom yapısında yer alması
E) mRNA’nın riboz içermesi
Uzama ve Peptit Bağlarının Kurulması
Uzama sırasında sıradaki kodona uygun yüklü tRNA ribozomun A (aminoaçil) bölgesine girer. Ribozomun P (peptidil) bölgesinde büyüyen polipeptidi taşıyan tRNA bulunur; peptit bağı, P ve A bölgelerindeki tRNA’ların taşıdığı amino asitler arasında kurulur. Ribozom bir kodon ilerlediğinde boşalan tRNA E (çıkış) bölgesine geçer ve ayrılır.
Bu döngü her yeni amino asit için tekrarlanır. n amino asitli doğrusal bir polipeptitte n−1 peptit bağı bulunur ve lise düzeyi dehidrasyon hesabında n−1 su açığa çıkar. Aynı tRNA molekülü amino asidini bıraktıktan sonra yeniden yüklenip başka bir translasyon turuna katılabilir.


B) L tRNA’sı DNA’yı eşlemektedir.
C) K ve L antikodonları aynı olmak zorundadır.
D) Ribozom mRNA’yı sentezlemektedir.
E) Peptit bağı mRNA nükleotitleri arasında kurulur.
B) 125 – 125
C) 126 – 125
D) 126 – 126
E) 127 – 126
Sonlanma Evresi
Ribozomun okuma bölgesine UAA, UAG veya UGA stop kodonlarından biri geldiğinde bu kodona karşılık amino asit taşıyan tRNA bulunmaz. Salıverme faktörü stop kodonunu tanır ve polipeptidin son tRNA’dan ayrılmasını sağlar.
Polipeptit serbest kalır; mRNA ve tRNA ribozomdan ayrılır, ribozom alt birimleri birbirinden ayrılabilir. Bu bileşenler daha sonra başka sentezlerde yeniden kullanılabilir. Stop kodonu çevrilen bölgenin parçasıdır fakat amino asit sayısına katılmaz.
B) UAG’nin 70. amino asit olarak zincire katılması
C) mRNA’nın DNA’ya çevrilmesi
D) Ribozomun aynı anda iki yönde ilerlemesi
E) Polipeptitte 71 peptit bağı kurulması
Polizom ve Hızlı Protein Üretimi
Bir mRNA üzerine aynı anda birden fazla ribozom bağlanırsa oluşan yapıya polizom ya da poliribozom denir. Her ribozom aynı mRNA’yı aynı başlangıç noktasından ve aynı yönde okuduğu için aynı amino asit dizisine sahip polipeptitler sentezlenir.
Polizom, tek mRNA’dan eş zamanlı çok sayıda ürün elde edilmesini sağlar. Ribozomlar başlangıçtan uzaklaştıkça taşıdıkları polipeptitler uzar; bu özellik bir polizom görselinde ribozomun ilerleme yönünü bulmak için kullanılabilir. Polizomdaki ribozomların senteze başlama zamanları farklı olduğundan zincir uzunlukları aynı anda farklı olabilir.


B) K’den N’ye
C) M’den iki yöne
D) K ve N’den L’ye
E) Yön belirlenemez.
Protein Sentezinin Birlikte Yorumlanması
Santral Dogma ve Bilgi Akışı
AYT biyolojide temel bilgi akışı DNA → RNA → polipeptit biçiminde gösterilir. DNA’nın kendini eşlemesi replikasyon, DNA bilgisinden RNA sentezi transkripsiyon, mRNA bilgisinin amino asit dizisine çevrilmesi translasyondur. Bu süreçlerin birlikte ele alınmasına santral dogma denir.
Bilgi akışı ile madde akışı karıştırılmamalıdır. Translasyonda mRNA fiziksel olarak proteine dönüşmez; mRNA’daki baz dizisi, amino asit sırasını belirleyen bir bilgi kalıbıdır. Sentezlenen polipeptit daha sonra katlanabilir, kesilebilir veya başka gruplar kazanarak işlevsel protein hâline gelebilir.
B) DNA → mRNA: transkripsiyon
C) mRNA → polipeptit: translasyon
D) mRNA’nın fiziksel olarak amino asitlere parçalanması: translasyon
E) Kalıtsal bilginin baz dizisinden amino asit dizisine aktarılması: gen ifadesi
Prokaryot–Ökaryot Karşılaştırması
Prokaryot hücrede temel kromozom, RNA polimeraz ve ribozomlar aynı sitoplazmik ortamda bulunur. Bu nedenle yeni mRNA’nın 5′ ucu ortaya çıkar çıkmaz translasyon başlayabilir. Ökaryot hücrede çekirdek zarı, çekirdek DNA’sındaki transkripsiyon ile sitoplazmik translasyonu mekânsal olarak ayırır.
Her iki hücre tipinde de RNA polimeraz RNA sentezler; ribozom, mRNA, tRNA ve rRNA translasyonda görev yapar; genetik kod büyük ölçüde ortaktır. Fark, temel kimyasal mekanizmadan çok hücresel bölmelendirme ve zamanlamadadır.
B) mRNA oluşurken aynı molekülde translasyonun başlaması
C) mRNA kodonlarının ribozomda tRNA antikodonlarıyla eşleşmesi
D) DNA’nın yalnız halkasal olması
E) Ribozomun zarla çevrili olması
Nicel Protein Sentezi Problemleri
Başlangıç amino asidi korunmuş n amino asitli bir polipeptit için n amino asit kodonu ve bunların ardından bir stop kodonu gerekir. Çevrilen mRNA bölümünde toplam n+1 kodon, yani 3(n+1) nükleotit bulunur. Stop kodonuna tRNA gelmediği için en fazla n amino asit taşıma olayı sayılır.
Polipeptitte n−1 peptit bağı vardır. Yalnız bu çevrilen bölgeyi kodlayan çift zincirli DNA parçasının toplam nükleotit sayısı, mRNA bölümündeki nükleotit sayısının iki katıdır. Soruda düzenleyici bölgeler veya çevrilmeyen bölgeler veriliyorsa bunlar ayrıca hesaba katılır; verilmemişse gene keyfî nükleotit eklenmez.
B) mRNA nükleotidi: 453 – peptit bağı: 149
C) mRNA nükleotidi: 453 – peptit bağı: 150
D) mRNA nükleotidi: 456 – peptit bağı: 149
E) mRNA nükleotidi: 450 – peptit bağı: 149
I. Polipeptitte 80 amino asit bulunur.
II. 79 peptit bağı kurulur.
III. Stop kodonu için amino asit taşıyan bir tRNA kullanılır.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Genetik Kod, Mutasyon ve Protein Çeşitliliği
Protein çeşitliliği amino asitlerin sayısı, çeşidi ve dizilişinden kaynaklanır; bunları mRNA kodonlarının sırası, dolayısıyla genin baz dizisi belirler. Aynı amino asit dizisine sahip iki polipeptidin mRNA dizileri mutlaka aynı olmak zorunda değildir; eş anlamlı kodonlar aynı amino asit dizisini farklı nükleotit dizileriyle kodlayabilir.
Bir baz değişimi sessiz olabilir, farklı amino asit oluşturabilir veya stop kodonu meydana getirerek zinciri kısaltabilir. Bir nükleotit eklenmesi ya da çıkarılması üçlü okuma çerçevesini kaydırarak değişim noktasından sonraki birçok kodonu etkileyebilir. Etkinin büyüklüğü mutasyonun türüne ve yerine bağlıdır.
B) Bazı amino asitlerin birden fazla kodonla şifrelenmesi
C) Stop kodonlarının amino asit taşıması
D) Ribozomun DNA’yı doğrudan okuması
E) tRNA’nın kendini eşlemesi
Enzim ve Enerji Engellerinin Sonuçları
Protein sentezi birden çok kontrol noktasına bağlıdır. RNA polimeraz engellenirse yeni RNA sentezi, aminoaçil-tRNA sentetaz engellenirse ilgili tRNA’nın yüklenmesi, ribozomun ilerlemesi engellenirse peptit zincirinin uzaması aksar. ATP yetersizliği özellikle tRNA yüklenmesi ve translasyonun enerji gerektiren basamaklarını sınırlar.
Bir engelin “ilk doğrudan etkisi” ile daha sonra ortaya çıkan dolaylı sonuç ayrılmalıdır. Örneğin transkripsiyon engellendiğinde var olan mRNA’lar nedeniyle protein sentezi hemen sıfırlanmayabilir; fakat zamanla mRNA’lar yıkıldıkça ilgili protein üretimi azalır.

B) X: DNA eşlenir – Y: stop kodonu kaybolur – Z: mRNA sentezlenir
C) X: peptit bağı artar – Y: DNA açılır – Z: tRNA kendini eşler
D) X: amino asitler yok olur – Y: ribozom sentezlenir – Z: DNA miktarı iki katına çıkar
E) Üç grupta da ilk olarak DNA nükleotitleri parçalanır.

