AYT modern fiziğin teknolojideki uygulamaları konu anlatımı kapsamında görüntüleme sistemleri, LCD ve plazma ekranlar, yarı iletkenler, süper iletkenler, nanoteknoloji ve lazer teknolojisi işlenecektir.
AYT fizik konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Görüntüleme Teknolojileri
Tıpta Kullanılan Görüntüleme Sistemleri
Modern görüntüleme sistemleri, incelenen yapıdan taşınan fiziksel bilgiyi elektriksel sinyale ve ardından görüntüye dönüştürür. Kullanılan dalganın türü, doku ile etkileşim biçimi ve algılanan büyüklük her sistemde farklıdır. Bu nedenle cihazlar yalnız görüntü biçimine göre değil, dayandıkları fizik ilkelerine göre karşılaştırılmalıdır.
| Sistem | Temel fizik ilkesi | Ayırt edici özellik |
|---|---|---|
| Röntgen | X ışınlarının dokularda farklı oranlarda soğurulması | İyonlaştırıcı elektromanyetik ışınım kullanır. |
| Bilgisayarlı tomografi (BT) | Farklı açılardan alınan X ışını verilerinin bilgisayarla kesit görüntüsüne dönüştürülmesi | Üç boyutlu yapıya ilişkin kesitsel bilgi sağlar. |
| Manyetik rezonans (MR) | Güçlü manyetik alan, radyo frekans darbeleri ve çekirdeklerin rezonans davranışı | İyonlaştırıcı ışınım kullanmaz; yumuşak dokularda etkilidir. |
| PET | Radyoaktif izleyicinin pozitron yayması ve yok olma fotonlarının algılanması | Metabolik ve işlevsel etkinliği gösterir. |
| Ultrason | Yüksek frekanslı ses dalgalarının doku sınırlarından yansıması | Mekanik dalga kullanır; ortam olmadan çalışmaz. |
I. Röntgende farklı dokuların X ışınlarını farklı oranlarda soğurmasından yararlanılır.
II. MR’da çekirdeklerin güçlü manyetik alan ve radyo frekans darbelerine verdiği yanıt kullanılır.
III. Ultrasonda görüntüleme için mekanik dalgaların doku sınırlarından yansıması gerekir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Bu amaçlar için sırasıyla hangi sistemler seçilmelidir?
B) MR – PET
C) PET – MR
D) Röntgen – BT
E) Ultrason – röntgen
Radar, Sonar ve Termal Kamera
Radar, radyo ya da mikrodalga bölgesindeki elektromanyetik dalgaları gönderir ve hedeften dönen yankıyı algılar. Elektromanyetik dalgalar boşlukta da yayılabildiği için radar uzay ve hava uygulamalarında kullanılabilir. Sonar ise su içinde yayılan ses dalgalarının yankısını değerlendirir; mekanik dalga kullandığından maddesel ortama gereksinim duyar.
Gönderilen darbenin hedefe gidip geri dönme süresi Δt ise hedef uzaklığı d = vΔt/2 bağıntısıyla bulunur. İkiye bölme, ölçülen sürenin gidiş ve dönüş yollarının toplamına ait olmasından kaynaklanır. Termal kameralar ise cisimlerin sıcaklıklarına bağlı olarak yaydığı kızılötesi ışınımı algılar; yalnız görünür ışığı güçlendiren bir kamera değildir.
Radar darbesi 4 μs sonra, su içindeki sonar darbesi 0,80 s sonra kaynağa dönüyor. Radyo dalgasının sürati 3 × 108 m/s, sudaki ses sürati 1,5 × 103 m/s’dir.
Buna göre;
I. İki hedef de kaynaktan 600 m uzaktadır.
II. Radar boşlukta çalışabilir, sonar çalışamaz.
III. Her iki hesapta da yankı süresi ikiye bölünmelidir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
I. Ultrason görüntüsünde doku sınırlarındaki yansımalar kullanılır.
II. Termal kamera, cisimlerin yaydığı kızılötesi ışınım şiddetindeki farklılıkları algılar.
III. Her ikisi de görüntü oluştururken X ışınlarının soğurulmasından yararlanır.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
LCD ve Plazma Ekranlar
Ekranların Çalışma İlkeleri
LCD’de sıvı kristal molekülleri uygulanan elektrik alanın etkisiyle yönelim değiştirir. Bu değişim, arka aydınlatmadan gelen ışığın polarizörler ve renk filtrelerinden ne ölçüde geçeceğini belirler. Sıvı kristal tabaka kendi başına ışık üretmez; ışık geçişini denetleyen bir optik kapı gibi çalışır.
Plazma ekranda her pikselde bulunan gaz hücreleri elektriksel uyarımla iyonlaşır. Oluşan plazmanın yaydığı morötesi ışınım fosfor tabakayı uyarır; fosforun görünür ışık yaymasıyla görüntü oluşur. Bu nedenle LCD ile plazmanın ortak yönü piksellerin elektriksel olarak denetlenmesi, temel farkı ise ışığın oluşma biçimidir.
Buna göre;
I. K’de sıvı kristaller arka ışığın geçişini denetler.
II. L’de gaz hücresinin elektriksel uyarılması fosfor tabakadan görünür ışık elde edilmesini sağlar.
III. K’de görüntü oluşması için arka aydınlatma, L’de ise hücrelerin ışık üretmesi gerekir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Yarı İletken Teknolojisi
İletken, Yalıtkan ve Yarı İletken Maddeler
Katıların elektriksel davranışı enerji bantlarıyla açıklanır. İletkenlerde elektrik alan altında hareket edebilen çok sayıda taşıyıcı bulunur. Yalıtkanlarda değerlik bandı ile iletim bandı arasındaki yasak enerji aralığı büyük olduğundan normal koşullarda iletime geçen elektron sayısı çok azdır. Silisyum ve germanyum gibi yarı iletkenlerde bu aralık daha küçüktür; sıcaklık, ışık ve katkılama taşıyıcı sayısını önemli ölçüde değiştirebilir.
Metallerde sıcaklık arttıkça örgü titreşimleri artar ve elektronların hareketi zorlaşır; direnç genellikle artar. Saf yarı iletkenlerde ise sıcaklık artışı yeni elektron–oyuk çiftleri oluşturduğu için taşıyıcı sayısı artar ve direnç genellikle azalır. Bu karşıtlık, AYT sorularında grafik yorumunun temelidir.
Buna göre;
I. İletim bandına geçen elektron sayısı artabilir.
II. Elektron–oyuk çifti sayısı artabilir.
III. Maddenin elektriksel direnci kesinlikle bir metalinki gibi artar.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
P Tipi, N Tipi ve PN Eklemi
Dört değerlik elektronlu saf silisyuma beş değerlik elektronlu katkı atomu eklendiğinde bağ yapımından arta kalan elektronlar çoğunluk taşıyıcısı olur ve N tipi yarı iletken elde edilir. Üç değerlik elektronlu katkıda ise bağdaki elektron eksikliği oyuk olarak davranır ve P tipi yarı iletken oluşur. P ve N harfleri maddenin net yükünü değil, çoğunluk taşıyıcısının türünü belirtir; her iki bölge de makroskobik ölçekte elektrikçe nötrdür.
P ve N bölgeleri birleştirildiğinde eklem yakınındaki elektronlar ve oyuklar karşı tarafa yayılıp birleşir. Hareketli taşıyıcıların azaldığı tükenim bölgesi ve geçişi zorlaştıran iç elektrik alan oluşur. Dış gerilim bu engeli küçültecek yönde bağlanırsa doğru polarma, büyütecek yönde bağlanırsa ters polarma gerçekleşir.
Buna göre;
I. K bölgesinde çoğunluk taşıyıcıları oyuklardır.
II. L bölgesinde çoğunluk taşıyıcıları elektronlardır.
III. Eklem çevresinde hareketli taşıyıcı yoğunluğunun azaldığı bir bölge oluşur.
IV. K bölgesi makroskobik olarak pozitif yüklüdür.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) I ve IV
C) II ve III
D) I, II ve III
E) I, II, III ve IV
Diyot ve Doğrultma
Diyot, PN ekleminin tek yönde iletime izin veren devre elemanı olarak kullanılmasıdır. İdeal diyot doğru polarmada kapalı anahtar gibi iletir, ters polarmada açık anahtar gibi akımı keser. Alternatif gerilimin yalnız bir yarı periyodunu yük üzerinden geçirerek yarım dalga doğrultma yapabilir. Köprü doğrultucuda dört diyot kullanılarak iki yarı periyotta da yük akımının aynı yönde olması sağlanır.
Girişin üst ucu alt ucuna göre pozitif olduğunda diyot iletimdedir. Buna göre çıkış gerilimiyle ilgili hangisi doğrudur?
B) Girişin yalnız negatif yarı periyotları çıkışta görülür.
C) Her iki yarı periyot değişmeden çıkar.
D) Çıkış gerilimi her an sıfırdır.
E) Çıkış doğru gerilim olup hiç değişmez.
Transistör, LED, Fotodiyot ve Foto Direnç
Transistör, iki PN eklemi içeren ve küçük bir giriş sinyaliyle daha büyük bir akımı denetleyebilen yarı iletken elemandır; anahtarlama ve yükseltme devrelerinde kullanılır. LED doğru polarmada elektron–oyuk birleşmeleri sırasında ışık yayar. Yayılan fotonun enerjisi yarı iletkenin enerji aralığına bağlıdır.
Fotodiyot, üzerine düşen ışığın oluşturduğu taşıyıcılarla akımın değiştiği ışığa duyarlı PN eklemidir. Foto dirençte ışık şiddeti arttıkça serbest taşıyıcı sayısı artar ve direnç genellikle azalır. Bu elemanlar ışık algılama, otomatik aydınlatma, optik haberleşme ve güvenlik sistemlerinde kullanılır.
K, L ve M sırasıyla hangileridir?
B) Foto direnç – LED – transistör
C) LED – foto direnç – diyot
D) Transistör – LED – foto direnç
E) Foto direnç – diyot – fotodiyot
Güneş Pilleri
Güneş pili, ışık enerjisini doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren yarı iletken aygıttır. PN eklemine ulaşan yeterli enerjili fotonlar elektron–oyuk çiftleri oluşturur. Eklemdeki iç elektrik alan bu taşıyıcıları zıt yönlere ayırarak dış devrede akım oluşmasını sağlar. Üretilen elektriksel güç; ışık şiddeti, etkin yüzey alanı, geliş açısı, sıcaklık ve malzemenin verimi gibi değişkenlere bağlıdır.
Kaynağın ışık gücü ve panelin yönelimi değişmeden d uzaklığı artırılıyor.
Buna göre;
I. Panel yüzeyine ulaşan ışık şiddeti azalır.
II. Dış devredeki akımın büyüklüğü azalabilir.
III. Güneş pilinde gerçekleşen temel dönüşüm ısı enerjisinden elektrik enerjisine doğrudur.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Süper İletkenlik
Kritik Sıcaklık ve Sıfır Direnç
Bazı maddelerin elektriksel direnci belirli bir kritik sıcaklığın (Tc) altına soğutulduğunda ölçülemeyecek kadar küçülür. Bu duruma süper iletkenlik denir. Süper iletken halkada bir kez oluşturulan akım, ideal koşullarda enerji kaybı olmadan çok uzun süre dolaşabilir; buna kalıcı akım denir.
Bir maddenin Tc değerinin yüksek olması, oda sıcaklığında mutlaka süper iletken olduğu anlamına gelmez. “Yüksek sıcaklık süper iletkeni” ifadesi, geleneksel süper iletkenlere göre daha yüksek fakat çoğu durumda yine çok düşük sıcaklıklarda süper iletkenlik gösteren maddeleri belirtir.
T2 > T1 olduğuna göre;
I. K’nin kritik sıcaklığı T1‘dir.
II. L, K’ye göre daha yüksek kritik sıcaklığa sahiptir.
III. M verilen sıcaklık aralığında süper iletken değildir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Meissner Olayı ve Manyetik Akının Dışlanması
Bir madde kritik sıcaklığın altına geçip süper iletken olduğunda yalnız direnci sıfırlanmaz; iç bölgesindeki manyetik akıyı da dışlar. Meissner olayı denilen bu özellik, süper iletkeni yalnız kusursuz iletkenden ayırır. Uygun manyetik alan ve kritik değerler aşılmadığında mıknatısın süper iletken üzerinde dengede kalması manyetik kaldırma uygulamalarının temelini oluşturur.
Buna göre;
I. Y’de Meissner olayı gözlenmektedir.
II. X’in elektrik direnci kesinlikle sıfırdır.
III. Y uygun koşullarda manyetik kaldırma uygulamalarında kullanılabilir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Süper İletkenlerin Kullanım Alanları
Süper iletkenler güçlü elektromıknatıslarda, parçacık hızlandırıcılarda, MR sistemlerinde, hassas manyetik alan ölçen SQUID aygıtlarında, enerji iletiminde ve manyetik kaldırmalı ulaşım sistemlerinde kullanılabilir. Bununla birlikte soğutma gereksinimi, üretim maliyeti, kritik manyetik alan ve kritik akım yoğunluğu gibi sınırlar uygulamayı belirler.
Buna göre;
I. Kritik akım aşılırsa süper iletkenlik bozulabilir.
II. Kritik manyetik alan aşılırsa madde normal iletken duruma geçebilir.
III. T < Tc olması, diğer koşullardan bağımsız olarak süper iletkenliği kesinleştirir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Nanoteknoloji ve Nanomalzemeler
Nano Ölçek, Yüzey Alanı ve Kuantum Boyut Etkileri
Nanometre, metrenin milyarda biridir: 1 nm = 10-9 m. Nanoteknoloji genel olarak en az bir boyutu yaklaşık 1–100 nm aralığında olan yapıların incelenmesi, üretilmesi ve işlevsel sistemlerde kullanılmasıyla ilgilenir. Bu ölçeğe inildiğinde birim hacimdeki yüzey atomlarının oranı artar; yüzey tepkimeleri, katalitik etkinlik, mekanik dayanım ve erime sıcaklığı gibi özellikler makroskobik örnekten farklılaşabilir.
Boyut küçüldüğünde yalnız yüzey/hacim oranı değişmez. Elektronların izinli enerji durumları da yapının boyutuna bağlı hâle gelebilir. Kuantum boyut etkisi nedeniyle aynı maddenin farklı büyüklükteki nano parçacıkları farklı renk, iletkenlik veya optik tepki gösterebilir. Bu sonuç kimyasal bileşimin mutlaka değiştiği anlamına gelmez.
Toplam hacim V, toplam yüzey alanı S olduğuna göre işlem sonunda V ve S nasıl değişir?
B) V değişmez, S 100 katına çıkar.
C) V 10 katına, S 10 katına çıkar.
D) V 1/10’una iner, S değişmez.
E) V ve S değişmez.
Nanoparçacık, Nanotüp, Grafen, Fulleren ve Kuantum Noktaları
Karbon nanotüpler, karbon atomlarının silindirik ağ yapısında düzenlendiği, yüksek dayanım ve özgün elektriksel özellikler gösterebilen yapılardır. Grafen, karbon atomlarının tek atom kalınlığında altıgen örgü oluşturduğu iki boyutlu malzemedir. Fullerenler, karbon atomlarının kapalı kafes biçiminde düzenlendiği yapılardır.
Kuantum noktaları, taşıyıcıların üç boyutta sınırlandığı yarı iletken nanokristallerdir. Boyutları değiştirildiğinde enerji düzeyleri ve yayılan ışığın rengi ayarlanabilir. İnce filmler, yüzeylere nanometre ölçeğinde kaplanarak optik, elektriksel, kimyasal veya mekanik özellikleri değiştirebilir. Bu malzemeler sensör, ekran, güneş pili, tıp, enerji depolama, kompozit ve kaplama teknolojilerinde değerlendirilir.
K, L ve M sırasıyla hangileridir?
B) Fulleren – grafen – karbon nanotüp
C) Karbon nanotüp – fulleren – grafen
D) Grafen – fulleren – karbon nanotüp
E) Fulleren – karbon nanotüp – grafen
Bu durum;
I. Enerji düzeylerinin nano yapının boyutuna bağlı değişebilmesi,
II. kuantum sınırlandırmasının optik özellikleri etkileyebilmesi,
III. farklı renk için maddelerin kimyasal bileşiminin kesinlikle farklı olması
yargılarından hangileriyle açıklanabilir?
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Lazer Teknolojisi
Soğurma, Kendiliğinden Emisyon ve Uyarılmış Emisyon
Alt enerji düzeyindeki bir atom, enerji farkına eşit enerjili fotonu soğurarak üst enerji düzeyine çıkabilir. Uyarılmış atom herhangi bir dış foton olmadan alt düzeye dönerse kendiliğinden emisyon gerçekleşir; yayılan fotonların yönü ve fazı rastgele olabilir. Üst düzeydeki atoma enerji farkına uygun bir foton ulaştığında atom alt düzeye geçerken gelen fotonla aynı frekans, faz, doğrultu ve yönde ikinci bir foton yayarsa uyarılmış emisyon gerçekleşir.
Buna göre I, II ve III sırasıyla hangileridir?
B) Soğurma – uyarılmış emisyon – kendiliğinden emisyon
C) Kendiliğinden emisyon – soğurma – uyarılmış emisyon
D) Uyarılmış emisyon – soğurma – kendiliğinden emisyon
E) Kendiliğinden emisyon – uyarılmış emisyon – soğurma
Tersine Birikim ve Optik Rezonatör
Lazer üretimi için etkin ortam dışarıdan enerji verilerek pompalanır. Atomların önemli bölümü üst enerji düzeylerine çıkarılır ve üst düzeydeki atom sayısının alt düzeydekinden fazla olduğu tersine birikim oluşturulur. Etkin ortamın iki ucundaki aynalardan biri büyük ölçüde yansıtıcı, diğeri kısmi geçirgendir. Fotonlar aynalar arasında gidip gelirken uyarılmış emisyonla aynı özellikte yeni fotonlar üretir; güçlenen ışığın bir bölümü kısmi geçirgen aynadan lazer demeti olarak çıkar.
Lazer demeti Y yönünden çıktığına göre;
I. X aynası büyük ölçüde yansıtıcı olmalıdır.
II. Y aynası kısmi geçirgen olmalıdır.
III. Pompalama, etkin ortamdaki atomlarda tersine birikimin kurulmasına yardım eder.
IV. Aynalar, etkin ortamdan çıkan bütün fotonların frekansını değiştirir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) I ve IV
C) II ve III
D) I, II ve III
E) I, II, III ve IV
Lazer Işığının Özellikleri ve Kullanım Alanları
Lazer ışığı dar bir frekans aralığına sahip olduğu için yaklaşık tek renklidir. Uyarılmış emisyon fotonların faz ilişkisini koruduğundan koherentdir. Işınlar birbirine yaklaşık paralel olduğundan demet az dağılır ve küçük bir noktaya odaklandığında yüksek enerji yoğunluğu oluşturabilir. Bu özellikler lazeri sıradan ışık kaynaklarından ayırır.
Lazer; fiber optik iletişimde veri taşınması, barkod ve optik disk okuma, mesafe ölçümü, kesme ve kaynak işlemleri, göz cerrahisi, dermatoloji, holografi ve bilimsel ölçümlerde kullanılır. Kullanım alanı değişse de lazerin temel üretim mekanizması uyarılmış emisyon, tersine birikim ve optik geri beslemedir.
Buna göre lazer demeti için;
I. Fotonların faz ilişkisi daha düzenlidir.
II. Açısal yayılması genellikle daha küçüktür.
III. Her lazer, kullanılan etkin ortamdan bağımsız olarak aynı dalga boyunu üretir.
IV. Küçük bir alana odaklandığında yüksek enerji yoğunluğu oluşturabilir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) I ve III
C) II ve IV
D) I, II ve IV
E) I, II, III ve IV
Modern Fizik Uygulamalarının Birlikte Değerlendirilmesi
Teknoloji–Fizik İlkesi Eşleştirmesi
Modern fizik uygulamalarında aynı fizik ilkesi farklı cihazlarda, aynı cihazda ise birden fazla fizik ilkesi kullanılabilir. Doğru sınıflandırma için cihazın ürettiği, denetlediği veya algıladığı büyüklük belirlenmelidir: MR çekirdek rezonansını, PET yok olma fotonlarını, yarı iletken aygıtlar taşıyıcı hareketini, süper iletkenler kritik koşullardaki makroskobik kuantum davranışını, nanomalzemeler ölçeğe bağlı özellik değişimini, lazer ise uyarılmış emisyonu kullanır.
B) LCD – sıvı kristallerle arka ışığın geçişinin denetlenmesi
C) Güneş pili – fotonların oluşturduğu taşıyıcıların PN eklemindeki alanla ayrılması
D) Süper iletken – kritik sıcaklığın altında direncin sıfıra yaklaşması ve Meissner olayı
E) Lazer – kendiliğinden emisyonla rastgele yönlerde yayılan fotonların doğrudan demet oluşturması
Önceki Konu: Compton Saçılması ve de Broglie Dalga Boyu















