AYT KOMÜNİTE EKOLOJİSİ

0
34
AYT Komünite Ekolojisi konu anlatımı kapağı

AYT komünite ekolojisi konu anlatımı kapsamında komünitenin yapısı, tür çeşitliliği, ekotonlar, komünitedeki özel türler, rekabet, av–avcı ilişkisi, simbiyotik ilişkiler ve süksesyon işlenecektir.
AYT biyoloji konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Komünitenin Yapısı ve Temel Kavramlar

Organizma, Popülasyon, Komünite ve Ekosistem

Ekolojik örgütlenme, küçük birimlerin daha geniş sistemler içinde yer almasıyla kurulur. Organizma tek bir canlı bireydir. Belirli bir alanda aynı türe ait bireyler popülasyonu, farklı türlere ait ve birbiriyle etkileşim hâlindeki popülasyonlar komüniteyi oluşturur. Komünite yalnız canlı bileşenleri kapsar; canlı topluluğu ile ışık, sıcaklık, su, mineral ve toprak gibi cansız çevrenin karşılıklı ilişkilerinin bütünü ekosistemdir.

Tek bireyden popülasyona, komüniteye ve ekosisteme genişleyen ekolojik örgütlenme
Tek birey organizmayı, aynı tür bireyleri popülasyonu, farklı türlerin birlikteliği komüniteyi; canlı ve cansız bileşenlerin bütünü ekosistemi oluşturur.

Bir göldeki bütün sazanlar bir popülasyon, göldeki sazanlar, kurbağalar, algler ve mikroorganizmalar birlikte komünitedir. Bu canlılara suyun sıcaklığı, çözünmüş oksijen ve mineral içeriği de eklendiğinde ekosistem düzeyine geçilir. Bu nedenle “komünite” ile “ekosistem” eş anlamlı değildir.

Örnek - 1
Bir araştırmacı, bir göldeki üç balık türünün birey sayılarını, bu türlerin tükettiği omurgasızları ve suyun çözünmüş oksijen miktarını birlikte inceliyor. Araştırmanın kapsadığı en geniş ekolojik düzey hangisidir?

A) Organizma
B) Popülasyon
C) Komünite
D) Ekosistem
E) Biyom
Birden fazla tür komüniteyi oluşturur; çözünmüş oksijen gibi cansız bir etken de kapsama alındığı için incelenen en geniş düzey ekosistemdir.

Cevap: D

Habitat ve Ekolojik Niş

Bir canlının doğal olarak yaşadığı yer habitattır. Habitat, canlının “adresi” olarak düşünülebilir. Ekolojik niş ise canlının kaynakları kullanma biçimi, beslenmesi, etkin olduğu zaman, üreme davranışı ve diğer türlerle ilişkileri dâhil ekosistemde üstlendiği işlevlerin bütünüdür. Aynı habitatı paylaşan iki türün nişleri farklı olabilir; nişleri büyük ölçüde örtüşen türler ise sınırlı kaynaklar için güçlü rekabet yaşar.

Aynı ağaçta yaşayan iki kuş türünden biri gövde kabuğundaki böcekleri gündüz, diğeri üst dallardaki meyveleri gece tüketiyorsa habitatları ortaktır; besin ve etkinlik zamanı ayrıldığı için nişleri aynı değildir. Habitatın ortak olması tek başına rekabet kanıtı sayılmaz.

Dikkat
Habitat yaşanılan yeri, ekolojik niş ise o yerdeki işlev ve kaynak kullanım düzenini belirtir. Aynı habitat, zorunlu olarak aynı niş anlamına gelmez.
Örnek - 2
Aynı kıyı kayalığında yaşayan K ve L türlerinden K gündüz yüzeydeki algleri, L gece kaya oyuklarındaki küçük kabukluları tüketmektedir. Bu bilgilerden aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılır?

A) Habitatları ortak, nişlerinin en az iki bileşeni farklıdır.
B) Nişleri bütünüyle aynıdır ve biri elenecektir.
C) K türü L türünün avcısıdır.
D) Türler arasında zorunlu mutualizm vardır.
E) L türü komünitenin baskın türüdür.
İki tür aynı kıyı kayalığında yaşadığı için habitatları ortaktır. Besinleri ve etkinlik zamanları farklı olduğundan nişlerinin bu iki bileşeni ayrılmıştır; diğer ilişkilere ilişkin veri yoktur.

Cevap: A

Tür Çeşitliliği ve Biyolojik Çeşitlilik

Tür çeşitliliği, bir komünitedeki türlerin sayısı ve türlerin göreli bolluk düzeniyle ilgilidir. Yalnız tür sayısının eşit olması iki komünitenin yapısının aynı olduğu anlamına gelmez; bir komünitede bireylerin tek türde yığılması, diğerinde türlere daha dengeli dağılması farklı topluluk yapıları oluşturur. Biyolojik çeşitlilik ise tür çeşitliliğinin yanında tür içindeki genetik çeşitliliği ve ekosistem çeşitliliğini de kapsayan daha geniş bir kavramdır.

Işık, sıcaklık, nem, su derinliği, çözünmüş oksijen ve habitat çeşitliliği türlerin yaşayabildiği koşulları belirler. Karasal komünitelerde genel olarak ekvatordan kutuplara ve ovalardan yüksek dağlara gidildikçe tür çeşitliliği azalır. Sucul ortamlarda derinliğe bağlı ışık ve oksijen değişimleri dağılışı sınırlar. Bu eğilimler tek bir etkene indirgenemez; çevresel koşullar ile canlılar arası etkileşimler birlikte sonuç doğurur.

Örnek - 3
X komünitesinde dört türün birey sayıları 40, 40, 40 ve 40; Y komünitesinde aynı dört türün birey sayıları 145, 5, 5 ve 5’tir. Yalnız bu verilere göre hangi yorum doğrudur?

A) Y’de tür sayısı daha fazladır.
B) X’te türlerin göreli bolluğu daha dengelidir.
C) Y’de genetik çeşitlilik kesinlikle daha fazladır.
D) X ve Y’nin ekosistem çeşitliliği eşittir.
E) Y’de bütün türlerin ekolojik nişleri aynıdır.
İki komünitede tür sayısı dörttür; ancak X’te bireyler türlere eşit dağılmıştır. Genetik ve ekosistem çeşitliliği bu sayılardan çıkarılamaz.

Cevap: B

Ekoton ve Kenar Etkisi

Komşu ekosistemler bütünüyle yalıtılmış değildir. İki farklı komünitenin özelliklerinin karşılaştığı geçiş bölgesine ekoton denir. Orman ile çayırın sınırı veya akarsu kıyısındaki kara–su geçişi buna örnektir. Ekoton, iki komüniteden gelen türlere ve yalnız geçiş koşullarına uyumlu türlere yaşam alanı sağlayabildiği için tür çeşitliliği yüksek olabilir. Bu durum kenar etkisi olarak adlandırılır.

Orman ve sulak çayır arasında çok sayıda mikrohabitat içeren ekoton geçiş bölgesi
Ekoton, iki komşu komünitenin sınırında oluşur; iki taraftan gelen türlerle geçiş bölgesine özgü türleri barındırabilir.

Tür çeşidi artabilse de her türün birey sayısının yüksek olması gerekmez. Dar alanda çok sayıda türün kaynakları örtüşebildiğinden tür içi ve türler arası rekabet güçlenebilir. Ekoton türleri değişken çevre koşullarına daha geniş tolerans gösterebilir.

Örnek - 4
Bir orman–çayır geçişinde ormana özgü 12, çayıra özgü 9 ve yalnız geçiş şeridinde görülen 4 tür saptanıyor. Geçiş şeridinde bazı türlerin birey sayısı düşük, kaynak örtüşmesi ise yüksektir. Bu bulgular aşağıdakilerden hangisini destekler?

A) Ekotonda yalnız iki komünitenin ortak türleri bulunur.
B) Ekoton bütün çevresel değişimleri ortadan kaldırır.
C) Kenar etkisi çeşitliliği artırabilir; dar alandaki kaynak örtüşmesi rekabeti yükseltebilir.
D) Ekotonlarda birey sayısı ve tür sayısı her zaman birlikte artar.
E) Geçiş şeridi cansız çevre içermediği için ekosistem değildir.
Geçişe özgü türlerin bulunması kenar etkisini, düşük birey sayısı ve yüksek kaynak örtüşmesi ise rekabet olasılığını destekler. Ekotonlar canlı ve cansız çevrenin birlikte bulunduğu alanlardır.

Cevap: C

Komünitede Özel Rol Taşıyan Türler

Baskın, Kilittaşı ve Gösterge Türler

Komünitede sayıca çok bulunan veya toplam biyokütlesi yüksek olan tür baskın türdür. Baskınlık, komünite üzerindeki etkinin yalnız birey sayısıyla açıklanmasıdır; etkisi bolluğuna oranla çok daha büyük olan tür ise kilittaşı tür olarak adlandırılır. Kilittaşı türün uzaklaştırılması besin ağında zincirleme değişimlere, yani trofik kaskada yol açabilir.

Su samuru bulunduğunda kelp ormanının korunduğu, bulunmadığında deniz kestanelerinin arttığı trofik kaskad
Su samuru deniz kestanelerini baskılar; böylece kelpler ve kelplerin sağladığı yaşam alanları korunur. Kilittaşı türün azalması bu dolaylı dengeyi bozabilir.

Çevresel değişimlere dar tolerans gösterdiği için ortam koşullarındaki bozulmaya hızla tepki veren tür gösterge türdür. Gösterge türün varlığı, yokluğu veya fizyolojik durumu çevre kalitesi hakkında bilgi sağlayabilir. Kilittaşı tür ekolojik etkiyi, gösterge tür çevresel duyarlılığı, baskın tür ise sayısal ya da biyokütlesel üstünlüğü belirtir.

Örnek - 5
Bir kıyı komünitesinde sayıca az olan K avcısının uzaklaştırılmasından sonra otçul L hızla artmış, baskın üretici M azalmış ve M’ye bağlı birçok tür ortamdan çekilmiştir. K türü için en uygun tanımlama hangisidir?

A) Yalnız sayıca az olduğu için gösterge tür
B) Etkisi bolluğuna göre büyük olduğu için kilittaşı tür
C) En yüksek biyokütleye sahip olduğu için baskın tür
D) Yalnız tek bölgede bulunduğu için endemik tür
E) Dışarıdan geldiği için istilacı tür
K’nın uzaklaştırılması besin ilişkileri boyunca geniş bir değişim oluşturmuştur. Sayıca az olmasına rağmen komünite üzerindeki büyük etkisi kilittaşı tür özelliğidir.

Cevap: B

Endemik ve İstilacı Türler

Doğal yayılışı belirli ve sınırlı bir coğrafi alanla kısıtlı olan tür endemik türdür. Endemiklik, türün o bölgede çok sayıda bulunmasını veya gösterge tür olmasını zorunlu kılmaz. Doğal yayılış alanı dışında bir bölgeye taşınan ve burada hızla yayılarak yerli türler üzerinde baskı oluşturan tür istilacı türdür. Her yabancı tür istilacı değildir; istilacılık için yayılma ve ekolojik zarar oluşturma özellikleri gerekir.

İstilacı türler güçlü üreme, geniş tolerans, etkili yayılma veya yeni ortamda doğal düşman azlığı gibi üstünlüklerle kaynak rekabetini değiştirebilir. Yerli türleri avlayabilir, hastalık taşıyabilir veya habitatı dönüştürebilir. Tür çeşitliliği ve besin ağı bağlantıları yüksek komüniteler bazı istilalara karşı daha dirençli olabilse de bu ilişki mutlak değildir.

Örnek - 6
Başka bir kıtadan süs bitkisi olarak getirilen X türü kıyı kumullarında hızla yayılmış, ışık ve su için yerli türleri baskılamış ve bazı yerli türlerin alanını daraltmıştır. X’in istilacı olarak değerlendirilmesinde belirleyici olan özellik hangisidir?

A) Fotosentez yapması
B) İnsan tarafından taşınmış olması tek başına
C) Kıyı habitatında bulunması
D) Yabancı kökenli olup hızla yayılması ve yerli türlere ekolojik baskı oluşturması
E) Çiçekli bitki olması
Yabancı köken tek başına istilacılık değildir. Hızlı yayılma ile yerli türler ve habitat üzerinde ölçülebilir baskı birlikte istilacı niteliği gösterir.

Cevap: D

Rekabet ve Av–Avcı İlişkileri

Tür İçi ve Türler Arası Rekabet

Işık, su, mineral, besin, alan veya barınak gibi bir kaynak gereksinime göre sınırlıysa, bu kaynağı kullanan bireyler arasında rekabet oluşur. Rekabet her iki tarafın büyüme, yaşama veya üreme başarısını azalttığı için (−, −) etkileşimidir. Aynı tür bireyleri arasındaki rekabet tür içi, farklı türlerin bireyleri arasındaki rekabet türler arası rekabettir.

Tür içi rekabette bireyler aynı temel gereksinimlere sahip olduğundan yoğunluk artışı etkili olabilir. Eş seçimi tür içi rekabete örnekken farklı türler eş seçimi için rekabet etmez. Türler arası rekabetin gücü, niş örtüşmesi ve sınırlı kaynağa bağımlılıkla artar; ortamda bol ve gereksinimi karşılayan bir kaynak için güçlü rekabet beklenmez.

Örnek - 7
Aynı alandaki P ve R türlerinin büyümesi azotla sınırlıdır. Ortama uzun süre fazla azot verildiğinde diğer koşullar değişmiyor. P ve R yalnız azot için rekabet ediyorsa en olası sonuç hangisidir?

A) Azot sınırlaması azalacağı için türler arası rekabet zayıflayabilir.
B) Rekabet zorunlu olarak artar; çünkü kaynak miktarı yükselmiştir.
C) İki tür arasında parazitlik başlar.
D) Türlerin habitatları aniden farklılaşır.
E) Rekabetin işareti (+, +) olur.
Rekabetin nedeni sınırlı azottur. Gereksinimi karşılayacak düzeyde azot eklenmesi sınırlamayı ve bu kaynağa bağlı rekabet baskısını azaltabilir.

Cevap: A

Rekabette Dışlanma, Kaynak Paylaşımı ve Karakter Kayması

Ekolojik nişleri bütünüyle aynı olan iki tür, sınırlı kaynakların bulunduğu kararlı bir ortamda uzun süre birlikte varlığını sürdüremez. Kaynağı daha etkili kullanan tür diğerini ortamdan uzaklaştırabilir; bu durum rekabette dışlanma ilkesidir. Dışlanma kaçınılmaz tek sonuç değildir. Türler besinin boyutunu, yaşam alanının bölümünü veya etkinlik zamanını ayırarak kaynak paylaşımı geliştirebilir.

Kaynak kullanımındaki ayrışmaya eşlik eden kalıtsal morfolojik farklılaşma karakter kaymasıdır. Örneğin birlikte yaşayan iki kuş türünde gaga boyutlarının farklı kaynaklara uyacak biçimde ayrışması, rekabet baskısının doğal seçilim üzerinden morfolojiye yansımasıdır. Yalnız davranışsal olarak farklı saatte beslenmek kaynak paylaşımıdır; kalıtsal yapı farkı gösterilmedikçe karakter kayması denmez.

Gause rekabet deneyinde paramezyum popülasyonlarının zamana bağlı göreli popülasyon büyüklüğü değişimi
K ve L türleri ayrı ortamlarda çoğalabilir; aynı sınırlı kaynağı birlikte kullandıklarında K rekabet üstünlüğü sağlayarak L’yi dışlayabilir.
Örnek - 8
İki ispinoz türü ayrı adalarda benzer gaga büyüklüğüne sahiptir. Aynı adada birlikte yaşadıklarında bir türün gagası büyük tohumlara, diğerinin gagası küçük tohumlara uygun olacak biçimde nesiller boyunca ayrışmaktadır. Bu durum en iyi hangi iki kavramla açıklanır?

A) Parazitlik ve ekoton
B) Avcılık ve baskın tür
C) Kaynak paylaşımı ve karakter kayması
D) Mutualizm ve gösterge tür
E) Süksesyon ve istilacılık
Tohum boyutlarının ayrılması kaynak paylaşımıdır. Bu ayrımın nesiller boyunca gaga morfolojisine yansıması karakter kaymasını gösterir.

Cevap: C

Örnek - 9
Şekilde K ve L paramesyum türlerinin ayrı kültürlerde ve aynı kültürdeki göreli değişimleri verilmiştir. Ayrı kültürlerde iki tür de artarken birlikte kültürde L azalmakta, K ise varlığını sürdürmektedir. Buna göre hangisi doğrudur?

Örnek 9 rekabet kültürleri grafiğinde zaman ve göreli popülasyon büyüklüğü eksenleri
Sol iki panel ayrı kültürleri, sağ panel aynı kaynakları kullanan birlikte kültürü göstermektedir.
A) K, L için zorunlu besin üretmektedir.
B) L yalnız kendi türüyle rekabet etmektedir.
C) K ve L’nin birlikte kültürde taşıma kapasiteleri artmıştır.
D) K, L’nin parazitidir.
E) Niş örtüşmesi yüksek koşulda K rekabet üstünlüğü sağlamış ve L dışlanmıştır.
İki tür ayrı kültürlerde yaşayabildiği hâlde aynı kaynak ortamında L’nin azalması türler arası rekabeti gösterir. K’nın sürmesi, K’nın kaynak kullanımında üstün olup L’yi dışladığını destekler.

Cevap: E

Av–Avcı İlişkisi ve Popülasyon Dalgalanmaları

Bir hayvanın başka bir hayvanı yakalayıp tüketmesi av–avcı ilişkisidir. Avcı yarar, av zarar gördüğü için etkileşimin işareti (+, −)dir. Avın çoğalması avcıya daha fazla besin sağlar; avcı sayısındaki artış ise bir gecikmeyle av üzerindeki baskıyı yükseltir. Bu nedenle av ve avcı popülasyonları zaman içinde birbirini izleyen dalgalanmalar gösterebilir.

Av ve avcı popülasyonlarının zaman içindeki göreli popülasyon büyüklüğü dalgalanması
L av, K avcı popülasyonudur. Avdaki artış avcıya besin sağlar; K’nın artışı L’yi gecikmeyle izler ve ardından av üzerindeki baskı güçlenir.

Bu ilişki yalnız sayıları değiştirmez; doğal seçilim baskısı da oluşturur. Avcılarda güçlü duyu organları, hız ve yakalama yapıları; avlarda kamuflaj, uyarı rengi, sürü hâlinde yaşama ve taklit gibi savunmalar seçilebilir. Avcı ortadan kaldırıldığında av sınırsız artmak zorunda değildir; besin, hastalık ve alan gibi başka sınırlayıcılar etkisini sürdürür.

Örnek - 10
Bir av–avcı sisteminde av popülasyonu t₁ zamanında en yüksek düzeye ulaşıyor; avcı popülasyonunun tepe noktası t₂ zamanında oluşuyor. Diğer etkenler sabitken aşağıdaki ilişkilerden hangisi beklenir?

A) t₂, t₁’den önce olmalıdır; avcı artışı av artışını başlatır.
B) t₂ genellikle t₁’den sonradır; artan av miktarına avcı popülasyonu gecikmeyle yanıt verir.
C) İki tepe her zaman aynı anda oluşur.
D) Avcı arttıkça av üzerindeki tüketim baskısı azalır.
E) Dalgalanma iki tür arasında mutualizm olduğunu gösterir.
Avın artması avcı için besin artışı oluşturur; avcıların üreme ve büyüme yanıtı zaman aldığı için avcı tepe noktası çoğunlukla av tepesini gecikmeyle izler.

Cevap: B

Örnek - 11
Şekilde av K ile avcı L’nin üç dönemlik değişimi gösterilmiştir. II. dönemin başında avcıların üreme başarısını azaltan, avı doğrudan etkilemeyen bir hastalık ortaya çıkmıştır. Grafikte bu müdahaleyle en uyumlu değişim hangisidir?

Örnek 11 av ve avcı popülasyonlarının zaman ve dönemlere göre değişimi
K avı, L avcıyı; kesikli çizgi müdahalenin başladığı zamanı göstermektedir.
A) L’nin artış hızı azalırken K üzerindeki avcılık baskısı zayıflar ve K geçici olarak artabilir.
B) K hemen yok olur; çünkü L azalmıştır.
C) İki türün ilişkisi (+, +) hâline gelir.
D) Hastalık K’nın taşıma kapasitesini zorunlu olarak sıfırlar.
E) L azalırken K’nin de aynı anda ve aynı oranda azalması zorunludur.
Hastalık avcının artışını sınırlar. Avcı baskısının zayıflaması avın bir süre artmasına izin verebilir; sonraki seyri avın kendi kaynakları ve diğer sınırlayıcılar belirler.

Cevap: A

Simbiyotik İlişkiler

Etkileşim İşaretlerinin Yorumlanması

Komünitedeki türler madde ve enerji akışında farklı beslenme rolleri üstlenir. Üreticiler fotosentez veya kemosentezle inorganik maddelerden organik madde üretir; tüketiciler organik besini başka canlılardan alır; ayrıştırıcılar canlı kalıntıları ve organik atıkları parçalayarak maddelerin yeniden çevreye katılmasına katkı verir. Öglena ve böcekçil bitkiler gibi bazı canlılar uygun koşula göre hem üretici hem tüketici özellik gösterebilir. Bu beslenme sınıfları canlının trofik rolünü açıklar; iki tür arasındaki ilişkinin mutualizm veya kommensalizm sayılması için türlerin birbirinin başarısına net etkisi ayrıca belirlenir.

Farklı türlerin uzun süreli veya yakın birlikteliği geniş anlamda simbiyoz olarak adlandırılır. Etkileşimler her türün büyüme, yaşama ve üreme başarısına etkisiyle gösterilir: yarar +, zarar −, belirgin etkilenmeme 0 işaretidir. Mutualizm (+,+), kommensalizm (+,0), amensalizm (−,0) ve parazitizm (+,−) bu işaretlerle ayrılır.

Mutualizm (+,+)Her iki tür yarar görür.
Kommensalizm (+,0)Bir tür yarar görür, diğeri belirgin etkilenmez.
Amensalizm (−,0)Bir tür zarar görür, diğeri belirgin etkilenmez.
Parazitizm (+,−)Parazit yarar, konak zarar görür.

İşaretler ahlaki bir niteleme değil, bireylerin biyolojik başarısındaki göreli değişimdir. Bir canlının diğerini yemesi her zaman “simbiyoz” başlığı altında değerlendirilmez; kısa süreli av–avcı ilişkisi ayrıca sınıflandırılır.

Örnek - 12
X türü Y’nin ürettiği antibiyotik maddeden zarar görmekte, Y’nin büyüme ve üreme başarısında ölçülebilir değişim oluşmamaktadır. Etkileşim hangi işaret ve adla gösterilir?

A) (+,+), mutualizm
B) (+,0), kommensalizm
C) (−,0), amensalizm
D) (+,−), parazitizm
E) (−,−), rekabet
X zarar görür (−), Y belirgin etkilenmez (0). Bu ilişki amensalizmdir.

Cevap: C

Mutualizm ve Kommensalizm

Mutualizmde iki tür de birliktelikten yarar görür. Ayrıldıklarında yaşamlarını sürdüremeyen ortakların ilişkisi zorunlu mutualizmdir; ayrıldıklarında yaşayabilen fakat birliktelikte başarıları artan türlerin ilişkisi gevşek mutualizmdir. Likenlerde fotosentez yapan ortak organik madde sağlarken mantar su, mineral ve korunmaya katkıda bulunur. Baklagil köklerindeki azot bağlayıcı bakteriler bitkiye kullanılabilir azot bileşikleri, bitki bakteriye organik madde ve yaşam alanı sağlar.

Kommensalizmde bir tür yarar görür, diğeri belirgin biçimde etkilenmez. Remoranın köpek balığıyla taşınması ve besin artıklarından yararlanması buna örnektir. Fakat ilişkinin adı örneğin ezberlenmesiyle değil, iki tür üzerindeki sonuçların belirlenmesiyle konur. Aynı tür çifti farklı çevre koşullarında farklı net etkiler gösterebilir.

Örnek - 13
Bir bitki türü tozlaştırıcı böceğe nektar sağlıyor; böcek polenleri başka çiçeklere taşıyor. Böcek uzaklaştırıldığında bitkinin tohum üretimi, bitki uzaklaştırıldığında böceğin besin kazanımı azalıyor. Bu sonuç hangisini gösterir?

A) Bitki zarar, böcek yarar görür.
B) Her iki türün biyolojik başarısı arttığı için mutualizm vardır.
C) Böcek etkilenmediği için kommensalizm vardır.
D) Türler aynı kaynak için rekabet eder.
E) Bitki böceğin parazitidir.
Bitki tozlaşma, böcek besin kazanır. Her iki tarafın başarısındaki artış ilişkinin (+,+) yani mutualizm olduğunu gösterir.

Cevap: B

Örnek - 14
Bir otçul memeli yürürken böcekleri otlardan kaldırmakta, kuşlar bu böcekleri yakalamakta; memelinin beslenme ve yaşama başarısında değişim ölçülmemektedir. Kuş–memeli ilişkisi hangisidir?

A) Rekabet
B) Parazitizm
C) Mutualizm
D) Amensalizm
E) Kommensalizm
Kuş besine ulaşarak yarar görür; memelide ölçülebilir yarar veya zarar yoktur. İlişki (+,0) kommensalizmdir.

Cevap: E

Amensalizm ve Nötralizm

Amensalizmde bir tür zarar görürken diğerinde belirgin bir etki saptanmaz. Penicillium küfünün ürettiği maddelerin bazı bakterileri baskılaması veya cevizden çevreye yayılan juglonun bazı bitkilerin gelişimini engellemesi örnektir. Maddenin üreticisine enerji maliyeti olması, her durumda onun ekolojik başarısının azaldığını kanıtlamaz; sınıflama ölçülen net etkiye dayanır.

Aynı komünitede bulunan iki tür arasında doğrudan veya dolaylı ölçülebilir etki saptanmamasına nötralizm (0,0) denir. Doğada besin ağları ve çevresel bağlantılar çok geniş olduğu için tam nötralizmi kanıtlamak güçtür. Bu nedenle “ilişki gözlenmedi” ifadesi, bütün koşullarda hiçbir dolaylı etki bulunmadığı anlamına gelmez.

Örnek - 15
Bir deneyde A bitkisinin kök salgısı B’nin çimlenmesini azaltıyor. A’nın büyüme, üreme ve hayatta kalma ölçütlerinde B’nin varlığına bağlı değişim bulunmuyor. Yalnız bu sonuçlara göre ilişki hangisidir?

A) Amensalizm; B zarar görürken A’da belirgin etki yoktur.
B) Rekabet; iki tür de aynı oranda zarar görür.
C) Kommensalizm; B yarar görür.
D) Mutualizm; iki tür de yarar görür.
E) Parazitizm; B, A’nın üzerinde yaşar.
B’nin başarısı azalırken A’da ölçülebilir değişim yoktur. İşaretler A için 0, B için − olduğundan ilişki amensalizmdir.

Cevap: A

Parazitizm ve Parazitlerin Uyumu

Parazitizmde parazit yarar görür, konak zarar görür. Parazit konağın içinde ya da üzerinde yaşar ve genellikle onu hemen öldürmeden kaynaklarından yararlanır. Konak içinde yaşayanlar endoparazit, dış yüzeyde yaşayanlar ektoparazittir. Endoparazitlerde tutunma ve üreme yapıları gelişmiş, hareket ve sindirim yapıları indirgenmiş olabilir; ektoparazitlerde konağa ulaşma, tutunma ve dış ortamla baş etme yapıları daha belirgindir.

Bitkisel parazitler, konak bitkinin iletim dokularına emeçleriyle bağlanır. Klorofilli yarı parazit bitki fotosentez yapar; su ve minerali çoğunlukla konağın odun borularından alır. Klorofilsiz tam parazit fotosentez yapamaz; su ve mineralin yanında organik besinleri de konağın iletim dokularından sağlar. Bu ayrım, parazitin konağın hangi maddelerine bağımlı olduğunu gösterir.

Örnek - 16
Klorofili bulunan X parazit bitkisinin emeçleri konağın odun borularına bağlanmaktadır. X için hangisi beklenir?

A) Organik besinin tümünü konağın soymuk borularından alması
B) Fotosentez yapamaması
C) Konağa hiç zarar vermemesi
D) Su ve minerali konaktan alırken organik besin üretimini fotosentezle gerçekleştirebilmesi
E) Konağın dış yüzeyinde kan emmesi
Klorofil ve fotosentez yeteneği yarı parazitliği gösterir. Odun borularından su–mineral alır; organik besinini fotosentezle üretebilir.

Cevap: D

Örnek - 17
Bir hayvansal parazitte hareket ve duyu organları indirgenmiş, çok sayıda yumurta üretimi ve konağın bağırsağına tutunma yapıları gelişmiştir. Bu özellikler en çok hangi yaşam biçimine uyumdur?

A) Serbest yaşayan avcı
B) Fotosentetik üretici
C) İç parazit
D) Kommensal dış ortak
E) Kilittaşı otçul
Konağın içindeki hazır besin ve kararlı ortam hareket–duyu yapılarının indirgenmesine, tutunma ve yüksek üreme kapasitesinin seçilmesine yol açabilir. Bu özellikler endoparazite uyar.

Cevap: C

Komünitelerde Süksesyon

Sıralı Değişim ve Klimaks Komünite

Bir alandaki tür bileşiminin zaman içinde aşamalı olarak değişmesine süksesyon denir. İlk yerleşen öncü türler ortamı değiştirerek başka türlerin yerleşmesini kolaylaştırabilir; bazı türler kaynakları tüketerek veya gölge oluşturarak sonraki türleri sınırlandırabilir. Bu nedenle süksesyon yalnız tür sayısının artması değil, türlerin birbirinin yerini aldığı dinamik bir süreçtir.

Belirli iklim ve toprak koşullarında görece kararlı yapıya ulaşan topluluk klimaks komünite olarak adlandırılır. “Kararlı” sözcüğü değişmez anlamına gelmez. Küçük ölçekli bozulmalar, mevsimsel değişimler, ölüm ve yeniden yerleşme devam eder; yalnız komünitenin genel yapısı belirli sınırlar içinde süreklilik gösterir.

Birincil ve İkincil Süksesyon

Birincil süksesyon, daha önce toprak ve gelişmiş bir canlı topluluğu bulunmayan çıplak kaya, yeni volkanik yüzey veya buzulların çekildiği alanlarda başlar. Liken ve bazı mikroorganizmalar kayaların parçalanmasına, organik maddenin birikmesine ve toprağın oluşmasına katkı sağlayabilir. Toprak oluşumu yavaş olduğu için birincil süksesyon genellikle uzun sürer.

İkincil süksesyon, yangın, sel, fırtına, aşırı otlatma, tarım veya ağaç kesimi gibi bir bozulmadan sonra toprağın ve çoğu kez tohum, kök ya da mikroorganizma kalıntılarının korunduğu alanda gerçekleşir. Başlangıç koşulları hazır olduğundan çoğunlukla birincil süksesyondan hızlıdır. Yangın görülmesi tek başına “birincil” sonucunu doğurmaz; belirleyici ölçüt toprağın ve biyolojik mirasın kalıp kalmamasıdır.

Çıplak kayadan başlayan birincil ve toprağı korunmuş alanda başlayan ikincil süksesyon dizileri
Birincil süksesyon topraksız yüzeyden, ikincil süksesyon ise toprağın ve biyolojik kalıntıların korunduğu bozulmuş alandan başlar.
Dikkat
Süksesyon türlerin tek yönlü ve değişmez bir merdiven boyunca ilerlemesi değildir. İklim, toprak, yeni bozulmalar ve türler arası etkileşimler sürecin hızını ve yönünü değiştirebilir.
Örnek - 18
Buzulun çekilmesiyle açığa çıkan çıplak kayalıkta önce likenler, sonra otsular ve çalılar yerleşiyor. Yakındaki ormanda çıkan yüzey yangınından sonra ise toprak korunuyor ve otsular kısa sürede yeniden gelişiyor. İki alan için doğru sınıflama hangisidir?

A) İkisi de birincil; çünkü tür bileşimi değişmiştir.
B) İkisi de ikincil; çünkü bitkiler yerleşmiştir.
C) Kayalık ikincil, yangın alanı birincildir.
D) Süksesyon yalnız yangın alanında görülür.
E) Kayalıkta birincil, toprağı korunan yangın alanında ikincil süksesyon görülür.
Çıplak kaya ve toprak yokluğu birincil süksesyonu; toprağın korunduğu bozulmuş orman ise ikincil süksesyonu gösterir.

Cevap: E

Örnek - 19
Şekilde aynı iklim bölgesindeki K ve L alanlarının bozulma sonrası değişimi gösterilmiştir. K’da toprak tamamen yok olmuş, L’de toprak ve bazı kökler korunmuştur. Diğer koşullar benzer olduğunda hangisi beklenir?

Toprağı yok olan K ve toprağı korunan L alanlarında süksesyon karşılaştırması
K alanı çıplak mineral yüzeyden, L alanı korunmuş toprak ve köklerden başlamaktadır.
A) K’da ikincil süksesyon daha hızlıdır.
B) L’de biyolojik miras bulunduğu için yeniden topluluk oluşumu genellikle daha hızlıdır.
C) K’da öncü türlere gerek yoktur.
D) L’de hiçbir tür değişimi gerçekleşmez.
E) İki alanın başlangıç koşulları eşdeğerdir.
L’de toprak, kökler ve mikroorganizmalar gibi biyolojik miras korunmuştur. Bu nedenle ikincil süksesyon, toprak oluşumunun da gerektiği K’daki birincil süksesyondan genellikle hızlı ilerler.

Cevap: B

Örnek - 20
Bir ikincil süksesyon alanında zamanla otsuların yerini çalılar, ardından ağaçlar alıyor. Kuş türlerinin bir bölümü erken evrede görülüp kaybolurken bazıları yalnız geç evrede ortaya çıkıyor. Bu bulgu aşağıdakilerden hangisini en iyi destekler?

A) Süksesyon boyunca habitat yapısının değişmesi, türlerin nişlerine göre komünite bileşimini değiştirir.
B) Bütün kuş türlerinin ekolojik nişi aynıdır.
C) Klimaks komünitede hiçbir popülasyon değişmez.
D) Süksesyon yalnız bitkileri etkiler.
E) Erken evre türleri zorunlu olarak istilacıdır.
Bitki örtüsünün boyu, katmanları ve kaynakları değiştikçe farklı nişlere sahip kuşlar için uygunluk da değişir. Bu nedenle hayvan komünitesi bitki süksesyonuna paralel olarak dönüşebilir.

Cevap: A

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz