AYT I. DÜNYA SAVAŞI: NEDENLERİ, CEPHELERİ VE SONUÇLARI

0
16
AYT Tarih I. Dünya Savaşı nedenleri cepheleri ve sonuçları konu anlatımı kapağı

AYT I. Dünya Savaşı konu anlatımı kapsamında savaşın yapısal ve özel nedenleri, tarafları, Osmanlı Devleti’nin savaşa girişi, cepheleri, diplomatik gelişmeleri ve çok yönlü sonuçları işlenecektir.
AYT tarih konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

I. Dünya Savaşı’nın Yapısal Nedenleri

Sömürgecilik, Milliyetçilik, Silahlanma ve Bloklaşma

XIX. yüzyılın sonlarında sanayileşen devletlerin ham madde, pazar ve yatırım alanı arayışı sömürge rekabetini sertleştirdi. Almanya’nın siyasi birliğini geç tamamlamasına rağmen hızla büyüyen sanayisi ve donanması, Britanya’nın deniz ve sömürge üstünlüğünü tehdit etti. Fransa Almanya’ya kaptırdığı Alsace-Lorraine’i geri almak isterken Rusya ile Avusturya-Macaristan Balkanlarda nüfuz mücadelesine girişti. Ekonomik rekabet böylece toprak, prestij ve güvenlik sorunlarıyla birleşti.

Milliyetçilik, çok uluslu Avusturya-Macaristan ile Osmanlı Devleti’ndeki ayrılıkçı hareketleri besledi; Rusya’nın Panslavizmi ve Almanya’nın Pangermen siyaseti gerilimi büyüttü. Zorunlu askerlik, savaş planları ve donanma yarışı barış zamanını silahlı bir bekleyişe çevirdi. Üçlü İttifak ile Üçlü İtilaf, yerel bir krizin müttefikleri peş peşe harekete geçireceği bir güvenlik zinciri kurdu. Bu nedenle Saraybosna suikastı savaşın tek nedeni değil, birikmiş gerilimleri ateşleyen kıvılcımdır.

Sanayi rekabeti sömürgecilik milliyetçilik ve silahlanmanın Birinci Dünya Savaşı'na etkisini gösteren dört panelli görsel
I sanayi ve ticaret rekabetini, II sömürge paylaşımını, III milliyetçiliğin çok uluslu devletlere baskısını, IV silahlanma yarışını; ortak yönelim ise bozulan güç dengesini temsil eder.

Örnek - 1
Almanya’nın sanayi üretimini ve donanmasını büyütmesi, Britanya’nın sömürge yollarını korumaya yönelmesi ve iki devletin hızla silahlanması birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılır?

A) Ekonomik rekabetin askerî güvenlik sorununa dönüştüğüne
B) Milliyetçiliğin yalnız Osmanlı Devleti’ni etkilediğine
C) Sömürgeciliğin Avrupa diplomasisindeki önemini yitirdiğine
D) Almanya ile Britanya arasında kalıcı bir ittifak kurulduğuna
E) Silahlanmanın devletler arası gerilimi azalttığına
Sanayi ve pazar rekabeti donanma yarışıyla askerî boyut kazanmış, ekonomik çıkar çatışması güvenlik ikilemini derinleştirmiştir.

Cevap: A

Örnek - 2
I. Dünya Savaşı’nın çıkışında;
I. Fransa’nın Alsace-Lorraine’i geri alma isteği,
II. Rusya ile Avusturya-Macaristan’ın Balkan rekabeti,
III. silahlı blokların karşılıklı güvenlik kaygısı

olgularından hangileri bölgesel bir bunalımın genel savaşa dönüşmesini açıklamada kullanılabilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Toprak rövanşı, Balkan nüfuz çatışması ve ittifak yükümlülükleri birbirine bağlanarak krizin Avrupa çapına yayılmasını kolaylaştırmıştır.

Cevap: E

Bloklar ve Saraybosna’dan Genel Savaşa Geçiş

İttifak Sistemi, Taraf Değişiklikleri ve Savaş Zinciri

Savaş öncesinde Üçlü İttifak’ın çekirdeğini Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya; Üçlü İtilaf’ın çekirdeğini Britanya, Fransa ve Rusya oluşturuyordu. Ancak bloklar donmuş yapılar değildi. İtalya 1914’te tarafsız kaldı, 1915 Londra Antlaşması’yla toprak vaatleri karşılığında İtilaf Devletleri safına geçti. Osmanlı Devleti ve Bulgaristan İttifak Devletlerine katılırken Japonya, Romanya, Yunanistan ve daha sonra ABD İtilaf tarafında yer aldı.

Avusturya-Macaristan veliahdı Franz Ferdinand’ın 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi Temmuz Bunalımı’nı başlattı. Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a savaş ilanı Rus seferberliğini, Almanya’nın Rusya ve Fransa’ya savaş ilanlarını, Belçika’nın işgali de Britanya’nın savaşa girişini tetikledi. İttifak sistemi suikastı yaratmamış; fakat yerel çatışmayı kısa sürede genel savaşa çevirmiştir.

Blok 1914 çekirdeği Savaş sırasındaki önemli değişim
İttifak Devletleri Almanya, Avusturya-Macaristan Osmanlı ve Bulgaristan katıldı; İtalya ayrıldı
İtilaf Devletleri Britanya, Fransa, Rusya İtalya, Japonya, Romanya, Yunanistan ve ABD katıldı
Örnek - 3
İtalya’nın savaş öncesinde Üçlü İttifak içinde bulunmasına karşın 1915’te İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesi aşağıdaki genellemelerden hangisini en güçlü biçimde destekler?

A) İttifakların ideolojik bakımdan bütünüyle değişmez olduğunu
B) Blok tercihlerinin toprak vaatleri ve ulusal çıkarlara göre değişebildiğini
C) İtalya’nın savaş boyunca tarafsız kaldığını
D) Osmanlı Devleti’nin İtalya’yı İtilaf grubuna zorladığını
E) Savaş öncesi bütün antlaşmaların hükümsüz olduğunu
İtalya’nın taraf değiştirmesi, blok üyeliğinin ulusal çıkar ve diplomatik kazanç beklentisinden bağımsız olmadığını gösterir.

Cevap: B

Örnek - 4
Saraybosna suikastından sonra Avusturya-Sırbistan çatışmasının Almanya, Rusya, Fransa ve Britanya’yı içine alması aşağıdakilerden hangisinin doğrudan sonucudur?

A) Sömürgelerin bağımsızlıklarını kazanmasının
B) Milletler Cemiyetinin arabuluculuk yapmasının
C) İttifak ve seferberlik planlarının zincirleme işlemesinin
D) ABD’nin savaşın başında Avrupa’ya asker göndermesinin
E) Rusya’nın Brest-Litovsk’u imzalamasının
Karşılıklı ittifak yükümlülükleri ve önceden hazırlanmış seferberlik planları, iki devlet arasındaki krizi çok taraflı savaşa dönüştürmüştür.

Cevap: C

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girişi

Tarafsızlıktan Karadeniz Baskınına

Osmanlı yönetimi savaş başında tarafsızlığını ilan ederek orduda seferberliğe girişti. Yakın savaşlarda kaybedilen toprakları geri alma isteği, Rusya karşısında güvenlik arayışı, siyasi yalnızlıktan çıkma düşüncesi ve Almanya’nın savaşı kazanacağı beklentisi İttifak tercihinde etkiliydi. Almanya ise Osmanlı’nın jeostratejik konumundan yararlanmak; Boğazları Rusya’ya kapatmak, Britanya’nın sömürge yollarını tehdit etmek ve yeni cephelerle İtilaf kuvvetlerini bölmek istiyordu.

Akdeniz’de Britanya donanmasından kaçan Alman Goeben ve Breslau gemileri Çanakkale’ye sığındı; gemilerin satın alındığı açıklandı ve adları Yavuz ile Midilli yapıldı. Alman Amiral Wilhelm Souchon komutasındaki filo 29 Ekim 1914’te Rusya’nın Karadeniz limanlarını bombaladı. Rusya’nın 2 Kasım’da savaş ilanı, ardından Britanya ve Fransa’nın katılmasıyla Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Böylece sembolik satın alma işlemi komuta ve harekât denetiminin bütünüyle Osmanlılaştığı anlamına gelmedi.

Goeben ve Breslau gemilerinden Karadeniz limanlarının bombalanmasına uzanan Osmanlı savaşa giriş zinciri
I Alman gemilerinin Osmanlı sularına gelişini, II Yavuz ve Midilli adlarıyla Osmanlı hizmetine alınmalarını, III Karadeniz limanlarının bombalanarak fiilî savaş durumunun doğmasını gösterir.

Örnek - 5
Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni kendi yanında savaşa sokmak istemesinde;
I. Boğazları Rusya’ya kapatma,
II. Britanya’nın sömürge ulaşımını tehdit etme,
III. İtilaf kuvvetlerini yeni cephelere dağıtma

amaçlarından hangileri etkili olmuştur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Osmanlı coğrafyası Almanya’ya hem Rusya’nın deniz bağlantısını kesme hem Britanya’nın imparatorluk yollarını zorlama hem de İtilaf gücünü bölme imkânı veriyordu.

Cevap: E

Örnek - 6
Goeben ve Breslau’nun adları değiştirilerek Osmanlı donanmasına katılmasından sonra Amiral Souchon komutasındaki filonun Rus limanlarını bombalaması hangi yargıya kanıt oluşturur?

A) Osmanlı’nın savaşa yalnız bir barış antlaşmasıyla girdiğine
B) Gemilerin satın alınmasının Almanya ile askerî bağları tamamen kestiğine
C) Fiilî askerî eylemin diplomatik tarafsızlığı sürdürülemez hâle getirdiğine
D) Rusya’nın Osmanlı Devleti’yle ittifak kurduğuna
E) Boğazların bütün devletlere açıldığına
Karadeniz baskını Rusya’yla doğrudan çatışma yaratarak tarafsızlık statüsünü fiilen sona erdirmiştir.

Cevap: C

Osmanlı’nın Katılımının Savaşın Seyrine Etkisi

Boğazlar, Yeni Cepheler ve Cihad-ı Ekber

Osmanlı Devleti’nin katılımıyla Kafkasya’dan Kanal’a, Irak’tan Çanakkale’ye uzanan geniş cepheler açıldı; İtilaf Devletleri insan ve malzeme gücünü bu alanlara ayırmak zorunda kaldı. Boğazların kapanması Rusya’nın Akdeniz üzerinden yardım ve ihracat bağlantısını daralttı. Savaşın coğrafyası genişledi, süresi uzadı ve Almanya’nın Avrupa cephelerindeki baskısı kısmen hafifledi.

Osmanlı yönetimi halifenin nüfuzundan yararlanmak amacıyla Cihad-ı Ekber ilan etti; fakat İtilaf sömürgelerindeki bütün Müslümanları ortak bir ayaklanmaya sevk edemedi. Kapitülasyonlar savaş ortamında tek taraflı olarak kaldırıldı; bu karar ekonomik ve hukuki bağımsızlık arzusunu gösterse de İtilaf Devletleri tarafından tanınmadı. Katılım Osmanlı’ya kayıpları geri alma fırsatı sunarken mevcut insan, ulaşım ve mali kaynakları aşan çok cepheli bir yük de getirdi.

Örnek - 7
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle Boğazların Rusya’ya kapanması ve İtilaf Devletlerinin Çanakkale ile Orta Doğu’ya kuvvet ayırması birlikte düşünüldüğünde aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılır?

A) Savaşın yalnız Balkanlarla sınırlı kaldığına
B) Rusya’nın deniz bağlantılarının güçlendiğine
C) Almanya’nın bütün cepheleri tek başına yürüttüğüne
D) Osmanlı katılımının savaşın coğrafyasını genişletip İtilaf kaynaklarını böldüğüne
E) İtilaf Devletlerinin sömürge yolları üzerindeki kaygılarının sona erdiğine
Yeni cepheler İtilaf kuvvetlerini dağıtmış, Boğazların kapanması Rusya’nın dış bağlantısını sınırlamış ve savaşın alanını genişletmiştir.

Cevap: D

Örnek - 8
Cihad-ı Ekber’in İtilaf sömürgelerinde beklenen ölçüde genel ayaklanma doğurmaması aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Dinî çağrının yerel siyasi, toplumsal ve sömürgesel koşullardan bağımsız sonuç vermediğini
B) Halifelik kurumunun savaş öncesinde kaldırıldığını
C) Osmanlı Devleti’nin İtilaf grubuna geçtiğini
D) Bütün Müslüman toplumların aynı devletin vatandaşı olduğunu
E) Kapitülasyonların İtilafça hemen tanındığını
Ortak dinî kimlik tek başına farklı coğrafyalardaki siyasi bağlılıkları ve güç dengelerini ortadan kaldıramamıştır.

Cevap: A

Osmanlı Cephelerinin Sınıflandırılması

Taarruz, Savunma ve Müttefiklere Yardım Cepheleri

Osmanlı cepheleri açılış amacı ve askerî işlevine göre sınıflandırılabilir. Kafkas ve Kanal cepheleri Osmanlı-Alman hedefleri doğrultusunda sonuç almayı amaçlayan taarruz cepheleridir. Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin ve Hicaz-Yemen cepheleri Osmanlı toprağını ya da stratejik geçitleri korumaya yönelik savunma cepheleridir. Galiçya, Romanya ve Makedonya ise Osmanlı birliklerinin müttefiklerine destek için kendi ana vatan sınırları dışında savaştığı yardım cepheleridir.

Sınıflandırmada “cephenin kim tarafından ilk açıldığı” ile “Osmanlı ordusunun o cephedeki amacı” karıştırılmamalıdır. Örneğin Çanakkale’de İtilaf saldırısı karşılanırken Kanal’da Osmanlı kuvvetleri Süveyş’e ilerlemeyi denedi. Bir cephenin zamanla savunmaya dönüşmesi başlangıçtaki stratejik niteliğini bütünüyle ortadan kaldırmaz.

Cephe türü Başlıca örnekler Temel işlev
Taarruz Kafkas, Kanal Toprak/stratejik hat kazanmak
Savunma Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen Toprak ve geçitleri korumak
Yardım Galiçya, Romanya, Makedonya Müttefik ordularını desteklemek
Dikkat
“Taarruz cephesi” etiketi, savaş boyunca yalnız saldırı yapıldığı anlamına gelmez; cephenin açılışındaki stratejik hedefi belirtir. Çanakkale’nin savunma cephesi olması da İtilaf Devletlerinin saldırıyı başlatmasıyla uyumludur.

Örnek - 9

Kafkas Çanakkale ve yardım cephelerini temsil eden üç panelli AYT Tarih görsel sorusu
I karlı dağlarda ileri harekâtı, II Boğaz önünde savunmayı, III Osmanlı birliğinin müttefik ordusuna desteğini simgeler.

Panellerin temsil ettiği cephe türleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

A) Savunma – taarruz – yardım
B) Taarruz – savunma – yardım
C) Yardım – savunma – taarruz
D) Taarruz – yardım – savunma
E) Savunma – yardım – taarruz
Kafkas taarruz, Çanakkale savunma; Galiçya-Romanya-Makedonya örneğindeki müttefik desteği ise yardım cephesi niteliğindedir.

Cevap: B

Örnek - 10
Aşağıdaki cephe–amaç eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Kafkas — Rusya’ya karşı ilerleyerek doğu sınırını güvenceye alma
B) Kanal — Süveyş üzerinden Britanya’nın sömürge yolunu tehdit etme
C) Çanakkale — Boğazları ve başkenti savunma
D) Galiçya — Osmanlı’nın kaybettiği Kars’ı doğrudan geri alma
E) Irak — Basra ve petrol bölgesine yönelen Britanya ilerleyişini durdurma
Galiçya Osmanlı’nın müttefiklerine yardım ettiği Avrupa cephesidir; Kars hedefi Kafkas Cephesiyle ilgilidir.

Cevap: D

Kafkas Cephesi

Sarıkamış’tan Brest-Litovsk’a

Kafkas Cephesi Rus kuvvetlerini doğuda durdurmak, 1878’de kaybedilen Kars, Ardahan ve Batum’u geri almak, Bakü petrollerine ulaşmak ve daha geniş Turan hedeflerine zemin hazırlamak amacıyla açıldı. Enver Paşa’nın kış, arazi, ikmal ve ulaşım koşullarını yeterince hesaba katmadan yürüttüğü Sarıkamış Harekâtı ağır kayıpla sonuçlandı. Bunun ardından Rus kuvvetleri Erzurum, Trabzon, Erzincan, Muş ve Bitlis yönünde ilerledi.

Mustafa Kemal 1916’da XVI. Kolordu Komutanı olarak Muş ve Bitlis’i geri aldı. 1917 Bolşevik Devrimi Rus ordusunun cepheden çözülmesine yol açtı; Sovyet Rusya 3 Mart 1918 Brest-Litovsk Antlaşması’yla savaştan çekildi ve Kars, Ardahan, Batum’u Osmanlı Devleti’ne bıraktı. Böylece cephede askerî başarısızlıkla başlayan süreç, Rusya’daki iç dönüşümün yarattığı diplomatik kazanımla farklı bir sonuca ulaştı.

Örnek - 11
Sarıkamış Harekâtı’nın ağır kayıpla sonuçlanmasında kış koşulları, ulaşım yetersizliği, ikmal bozukluğu ve geniş kuşatma hedefi birlikte etkili olmuştur. Bu durum aşağıdaki askerî ilkelerden hangisinin ihmal edildiğini gösterir?

A) Diplomatik belgelerin gizli tutulması
B) Hedef ile lojistik kapasite arasında gerçekçi denge kurulması
C) Savaşın yalnız deniz kuvvetleriyle yürütülmesi
D) Müttefik devletlerden bütünüyle bağımsız hareket edilmesi
E) Savunma hatlarının kıyıda kurulması
Harekâtın hedefi ordunun ikmal, ulaşım ve iklim koşullarına dayanma kapasitesini aşmış; strateji ile lojistik arasındaki uyum bozulmuştur.

Cevap: B

Örnek - 12
Kafkas Cephesi’nde Sarıkamış yenilgisi ve Rus işgalleri yaşanmasına rağmen Brest-Litovsk Antlaşması’yla Kars, Ardahan ve Batum’un geri alınabilmesi hangi yargıyı destekler?

A) Cephe sonuçlarının yalnız başlangıçtaki askerî harekâtla belirlendiğini
B) Rusya’nın savaştan hiçbir toprak düzenlemesi yapmadan çekildiğini
C) İç siyasi devrimlerin savaşın diplomatik sonuçlarını değiştirebildiğini
D) Osmanlı’nın bütün Kafkasya’yı kalıcı olarak ele geçirdiğini
E) Brest-Litovsk’un İtilaf Devletleri arasında imzalandığını
Bolşevik Devrimi Rusya’nın savaş iradesini kırmış, askerî dengenin vermediği sonucu bir barış antlaşması üzerinden Osmanlı lehine çevirmiştir.

Cevap: C

Kanal ve Suriye-Filistin Cepheleri

Süveyş Hedefinden Anadolu Savunmasına

Kanal Cephesi, Süveyş Kanalı’nı ele geçirerek Britanya’nın Hindistan ve Uzak Doğu bağlantısını kesmek, Mısır’ı geri almak ve bölgedeki Britanya gücünü sarsmak amacıyla açıldı. Cemal Paşa komutasındaki 1915 ve 1916 harekâtları Sina Çölü’nün su, ulaşım ve ikmal güçlükleri ile Britanya savunması karşısında başarısız oldu. Bir kez daha coğrafya ve lojistik, siyasi hedefin askerî uygulanabilirliğini belirledi.

Başarısız Kanal girişimlerinden sonra inisiyatif Britanya’ya geçti; cephe Suriye-Filistin savunmasına dönüştü. Gazze direnişlerine rağmen Kudüs 1917’de, Şam 1918’de kaybedildi. Mustafa Kemal’in komuta ettiği 7. Ordu, Halep’in kuzeyinde bir savunma hattı kurarak Anadolu’ya yönelen ilerleyişi sınırladı. Kanal ile Suriye-Filistin birbirinden kopuk iki olay değil, aynı stratejik hattın taarruzdan geri çekilme ve savunmaya dönüşen evreleridir.

Örnek - 13
Kanal Harekâtlarında Süveyş’e ulaşma hedefi bulunmasına karşın çöl geçişinde su ve ikmal sorunu yaşanması aşağıdaki yargılardan hangisini doğrular?

A) Jeostratejik değeri yüksek hedeflerin coğrafi ve lojistik şartlardan bağımsız olmadığı
B) Britanya’nın Mısır’daki varlığını gönüllü olarak sona erdirdiği
C) Osmanlı donanmasının kanalı denizden ele geçirdiği
D) Harekâtın yalnız diplomatik görüşmelerle yürütüldüğü
E) Kanal’ın Rusya’nın Akdeniz’e açılan tek kapısı olduğu
Süveyş son derece değerli bir hedef olsa da çöl arazisinde ordunun su, ikmal ve ulaştırma kapasitesi harekâtın sınırını belirlemiştir.

Cevap: A

Örnek - 14
Kanal Cephesi’nin başarısız olmasından sonra Suriye-Filistin hattında savunma yapılması ve 7. Ordunun Halep kuzeyinde hat kurması birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılır?

A) Osmanlı’nın stratejik inisiyatifi koruyarak Mısır’ı ele geçirdiğine
B) Taarruz hedefinin başarısızlığıyla cephenin Anadolu’yu koruyan kademeli savunmaya dönüştüğüne
C) Britanya’nın Orta Doğu’dan tamamen çekildiğine
D) Suriye-Filistin Cephesi’nin Kafkasya’da açıldığına
E) Osmanlı kuvvetlerinin Galiçya’ya sevk edildiğine
İlk aşamadaki Süveyş taarruzu yerini Filistin, Suriye ve nihayet Anadolu yaklaşımını korumaya yönelik geri çekilme savunmasına bırakmıştır.

Cevap: B

Irak Cephesi

Basra, Kutü’l-Amâre ve Bağdat

Britanya Irak Cephesi’ni Basra Körfezi ve petrol bölgelerini güvenceye almak, Hindistan yolunu korumak ve kuzeye ilerleyerek Rusya’yla bağlantı kurmak amacıyla açtı. Basra’yı ele geçiren Britanya kuvvetleri Bağdat’a yöneldi. Osmanlı ordusu ilerleyen birlikleri Kutü’l-Amâre’de kuşattı; General Townshend komutasındaki kuvvet 29 Nisan 1916’da teslim oldu. Bu zafer Çanakkale’den sonra Osmanlı ordusunun önemli savunma başarılarından biridir.

Kûtü’l-Amâre’deki Osmanlı zaferi, Irak Cephesi’nin genel seyrini tek başına belirlemedi. Britanya kuvvetleri ikmal ve lojistik desteğini güçlendirerek ilerleyişini sürdürdü ve 11 Mart 1917’de Bağdat’a girdi.

Örnek - 15
Britanya’nın Basra’dan Bağdat’a ilerleme girişimi aşağıdaki amaçlardan hangisiyle ilişkilendirilemez?

A) Petrol ve Basra Körfezi güvenliğini sağlamak
B) Hindistan bağlantısını korumak
C) Rusya’yla karadan bağlantı kurma imkânı elde etmek
D) Osmanlı’nın Irak üzerindeki denetimini kırmak
E) Alsace-Lorraine’i Fransa’ya geri vermek
Alsace-Lorraine Fransa-Almanya rekabetinin konusudur; Britanya’nın Irak harekâtının petrol, imparatorluk yolu ve bölgesel bağlantı hedefleriyle ilgili değildir.

Cevap: E

Örnek - 16
Kutü’l-Amâre’de bir Britanya ordusunun teslim alınmasına rağmen Bağdat’ın 1917’de kaybedilmesi aşağıdaki değerlendirmelerden hangisini zorunlu kılar?

A) Kut zaferinin hiç yaşanmadığını
B) Bağdat’ın savaşın başında Osmanlı tarafından terk edildiğini
C) Tek bir muharebe başarısının cephenin stratejik sonucuyla aynı olmadığını
D) Britanya’nın Irak’ta ikmal yapamadığını
E) Cephenin Osmanlı taarruzuyla Hindistan’da açıldığını
Kut önemli bir taktik-operatif başarıdır; fakat Britanya’nın yeniden örgütlenip Bağdat’ı alması cephenin genel dengesinin değiştiğini gösterir.

Cevap: C

Çanakkale Cephesi

Boğaz Savunması ve Savaşın Uzaması

İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’u ele geçirmek, Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak, Rusya’ya yardım ulaştırmak ve Balkan devletlerini kendi yanlarına çekmek istedi. 18 Mart 1915’te deniz harekâtı mayınlar, kıyı topçusu ve Cevat Paşa’nın savunma düzeni karşısında başarısız oldu. Bunun üzerine Gelibolu Yarımadası’na kara çıkarmaları yapıldı.

Mustafa Kemal Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar’daki kararlarıyla çıkarmaların ilerlemesini durdurdu; Anafartalar Grup Komutanlığına yükseldi. İtilaf kuvvetleri 1916 başında yarımadayı boşalttı. Zafer İstanbul ve Boğazları korudu, Rusya’ya yardım yolunu açtırmadı, savaşın uzamasına ve Rusya’daki sıkıntıların derinleşmesine katkı sağladı; Bulgaristan’ın İttifak grubuna katılmasını kolaylaştırdı ve Mustafa Kemal’in ülke çapında tanınmasını sağladı.

Örnek - 17

Boğaz savunması Rusya'ya yardımın kesilmesi ve komutanlık başarısını simgeleyen Çanakkale sonuçları soru görseli
I Boğazların savunulmasını, II Rusya’ya yardım yolunun açılamamasıyla savaşın uzamasını, III bir komutanın askerî itibar kazanmasını simgeler.

Bu üç kanıt birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?

A) İstanbul’un doğrudan işgalinin önlendiğine
B) Rusya’nın dış yardım bağlantısının sınırlı kaldığına
C) Mustafa Kemal’in askerî tanınırlığının arttığına
D) Osmanlı Devleti’nin savaşın hemen başında teslim olduğuna
E) Cephenin savaşın süresi üzerinde etkili olduğuna
Çanakkale başarısı Osmanlı’yı savaş dışı bırakmamış, tersine bu girişimi engelleyerek savaşın uzamasına katkı sağlamıştır.

Cevap: D

Örnek - 18
Çanakkale Cephesi’nin sonuçlarıyla ilgili;
I. Rusya’daki bunalımı derinleştiren etkenlerden biri olmuştur.
II. Bulgaristan’ın İttifak Devletlerine katılmasını kolaylaştırmıştır.
III. Mustafa Kemal’in Millî Mücadele’deki liderliğini hukuken otomatik olarak belirlemiştir.

yargılarından hangileri savunulabilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Zafer Rusya’ya yardımın ulaşmasını engelleyip Bulgaristan’ın blok tercihini etkiledi ve Mustafa Kemal’in itibarını yükseltti; ancak daha sonraki liderlik rolünü hukuken otomatikleştirmedi.

Cevap: C

Hicaz-Yemen ve Yardım Cepheleri

Arap İsyanı, Medine Savunması ve Avrupa’daki Osmanlı Birlikleri

Hicaz-Yemen hattında Osmanlı Devleti kutsal şehirleri, Kızıldeniz bağlantılarını ve Arap Yarımadası’ndaki hâkimiyetini korumaya çalıştı. Britanya’nın bağımsız Arap devleti vaatleriyle desteklediği Mekke Emiri Şerif Hüseyin 1916’da isyan etti. Demiryolu ve ikmal hatlarına yönelik saldırılar Osmanlı birliklerini zorladı. Fahreddin Paşa Medine’yi uzun süre savundu ve şehir Mondros’tan sonra, Ocak 1919’da teslim edildi.

Osmanlı birlikleri Galiçya’da Rusya’ya, Romanya’da Romen-Rus kuvvetlerine, Makedonya’da İtilaf birliklerine karşı müttefiklerini destekledi. Bu cepheler doğrudan Osmanlı toprağını savunmaktan çok ittifak yükümlülüklerinin sonucuydu. Çok uzak alanlara asker gönderilmesi ittifak dayanışmasını gösterirken Osmanlı’nın sınırlı insan ve ikmal kaynaklarını daha geniş bir alana yaydı.

Örnek - 19
Şerif Hüseyin İsyanı’nın Britanya’nın bağımsızlık vaatleriyle desteklenmesi, Cihad-ı Ekber çağrısına rağmen bazı Arap gruplarının Osmanlı’ya karşı hareket etmesi aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Savaşta yerel hanedan ve milliyetçilik hedeflerinin dinî birlik çağrısının önüne geçebildiğini
B) Britanya’nın Osmanlı toprak bütünlüğünü koruduğunu
C) Hicaz Demiryolu’nun saldırılardan etkilenmediğini
D) Medine’nin 1914’te savaşılmadan bırakıldığını
E) Bütün Arap toplumlarının aynı siyasi tercihi yaptığını
İsyan, dinî kimliğin yanında yerel iktidar, milliyetçilik ve büyük devlet diplomasisinin de siyasi davranışı belirlediğini gösterir.

Cevap: A

Örnek - 20
Osmanlı birliklerinin Galiçya, Romanya ve Makedonya’da savaşmasıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) Bu cephelerin tamamı Osmanlı’nın kaybettiği Arap topraklarını geri almak için açılmıştır.
B) Osmanlı ordusu ittifak yükümlülükleri gereği kendi ana coğrafyası dışındaki cephelerde müttefiklerine destek vermiştir.
C) Cepheler Rusya’nın savaştan çekilmesinden sonra İtilaf tarafından Osmanlı’ya yardım amacıyla açılmıştır.
D) Bu cephelerde yalnız deniz savaşı yapılmıştır.
E) Yardım cepheleri Osmanlı’nın insan gücü yükünü azaltmıştır.
Bu üç alan, Osmanlı birliklerinin İttifak ortaklarını desteklediği yardım cepheleridir ve kaynakların daha geniş coğrafyaya dağılmasına yol açmıştır.

Cevap: B

Mustafa Kemal’in I. Dünya Savaşı’ndaki Görevleri

Çanakkale’den Suriye-Filistin’e Komuta Deneyimi

Mustafa Kemal savaş başladığında Sofya’da askerî ataşeydi ve aktif görev isteyerek Çanakkale’ye atandı. 19. Tümen Komutanı olarak Arıburnu ve Conkbayırı’ndaki müdahaleleri, ardından Anafartalar Grup Komutanlığı savunmanın kritik anlarında inisiyatif kullanabildiğini gösterdi. 1916’da Kafkas Cephesi’nde XVI. Kolordu Komutanı olarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı.

Daha sonra Suriye-Filistin Cephesi’nde 7. Ordu Komutanlığı yaptı; Alman komuta anlayışıyla yaşadığı görüş ayrılıkları, kaynak ve savunma gerçeklerine verdiği önemi yansıttı. 1918’de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına getirildi. Farklı cephelerdeki görevler ona arazi, lojistik, asker morali, müttefik komutası ve geri çekilme yönetimi konusunda deneyim kazandırdı; fakat bu başarıları daha sonraki siyasi liderliğin tek nedeni olarak görmek doğru değildir.

Örnek - 21
Mustafa Kemal’in Çanakkale’de çıkarmaya karşı hızlı inisiyatif alması, Kafkasya’da Muş ve Bitlis’i geri alması, Suriye-Filistin’de düzenli geri çekilme ve savunma hattı kurması hangi ortak niteliğine kanıt sayılabilir?

A) Yalnız deniz savaşlarında uzmanlaşmasına
B) Değişen cephe koşullarına göre askerî karar geliştirebilmesine
C) Savaş boyunca diplomatik görevden ayrılmamasına
D) Bütün cephelerde aynı taarruz planını uygulamasına
E) İtilaf ordularında komutanlık yapmasına
Farklı coğrafyalarda taarruz, savunma ve geri çekilme durumlarına uygun kararlar vermesi, koşula göre komuta yeteneğini gösterir.

Cevap: B

Örnek - 22
Mustafa Kemal’in savaş içindeki görevleri kronolojik olarak sıralandığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
I. XVI. Kolordu Komutanlığı
II. Sofya askerî ataşeliği
III. Anafartalar Grup Komutanlığı
IV. 7. Ordu Komutanlığı

A) I – II – IV – III
B) II – I – III – IV
C) II – III – I – IV
D) III – II – IV – I
E) IV – III – II – I
Savaş başında Sofya’da bulunan Mustafa Kemal 1915’te Anafartalar’da, 1916’da XVI. Kolorduda, daha sonra Suriye-Filistin’de 7. Orduda görev yaptı.

Cevap: C

1915 Sevk ve İskânı ile Cephe Gerisi

Güvenlik Kaygısı, Zorunlu Göç ve Toplumsal Yük

Kafkas Cephesi ve Doğu Anadolu’daki savaş ortamında Osmanlı yönetimi bazı Ermeni örgütlerinin Rus ordusuyla iş birliği yaptığı, ikmal ve haberleşme hatlarını tehdit ettiği gerekçesiyle 27 Mayıs 1915 tarihli geçici sevk ve iskân düzenlemesini uyguladı. Düzenleme, cephe ve stratejik bölgelerdeki Ermeni nüfusun Suriye ve Irak’ın belirlenen yerlerine nakledilmesini öngörüyordu. Uygulama sırasında saldırılar, hastalık, açlık, kötü sevk koşulları ve idari ihlaller çok ağır can ve mal kayıplarına yol açtı.

Konu yalnız güvenlik kararı olarak değil, savaş şartlarında siviller üzerindeki yıkım ve uygulama sorumluluğu birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır. Hükûmet bazı suistimalleri soruşturmuş ve cezalar vermiş olsa da yaşanan büyük insani kayıplar ortadan kalkmamıştır. 31 Aralık 1918’de geri dönüş kararı çıkarıldı. Savaşın cephe gerisinde ayrıca kıtlık, salgın, üretim düşüşü, göç ve erkek nüfusun silah altında bulunması nedeniyle kadınlar ile çocukların artan emek yükü görüldü.

Örnek - 23
1915 sevk ve iskân uygulamasını tarihsel bağlamıyla değerlendiren bir araştırmacının aşağıdakilerden hangisini birlikte ele alması beklenir?

A) Yalnız hukuki kararın adını, uygulama sonuçlarını dışarıda bırakarak
B) Yalnız savaş sonrası geri dönüş kararını, cephe güvenliğini yok sayarak
C) Cephe güvenliği gerekçesini, uygulamadaki ağır sivil kayıpları ve idari sorumlulukları birlikte
D) Konuyu Balkan Savaşlarından tamamen bağımsız bir barış dönemi göçü olarak
E) Bütün bölgelerde aynı uygulama koşullarının bulunduğunu varsayarak
Sağlıklı tarihsel değerlendirme kararın savaş içindeki gerekçesini, uygulanış biçimini ve siviller üzerindeki ağır sonuçlarını birbirinden koparmadan inceler.

Cevap: C

Örnek - 24
Savaş yıllarında erkek nüfusun önemli bölümünün silah altına alınması, üretimin azalması, salgın ve kıtlığın yayılması aşağıdaki kavramlardan hangisiyle en kapsamlı biçimde açıklanabilir?

A) Savaşın yalnız cephedeki askerleri etkilediği
B) Topyekûn savaşın toplum ve ekonomi üzerindeki yükü
C) Osmanlı ekonomisinin savaşta dış ticaretten bağımsız büyüdüğü
D) Sivil nüfus hareketlerinin tamamen durduğu
E) Teknolojik gelişmenin bütün kıtlığı sona erdirdiği
İnsan gücü, üretim, ulaşım ve gündelik yaşamın savaş için seferber edilmesi; yıkımın askerî alanın ötesine taşındığını gösteren topyekûn savaş özelliğidir.

Cevap: B

Gizli Antlaşmalar ve Osmanlı Topraklarının Paylaşılması

Boğazlar, Orta Doğu ve İtalya’ya Verilen Vaatler

İtilaf Devletleri savaş sürerken Osmanlı topraklarını paylaşan gizli düzenlemeler yaptı. İstanbul Antlaşması’yla Boğazlar ve İstanbul Rusya’ya; Londra Antlaşması’yla İtalya’ya Antalya çevresi ve On İki Ada üzerindeki beklentileri doğrultusunda vaatler verildi. 1916 Sykes-Picot düzenlemesi Britanya ile Fransa’nın Orta Doğu’daki nüfuz alanlarını belirledi; aynı yıl Petrograd düzenlemesi Rusya’nın Doğu Anadolu taleplerini genişletti. 1917 Saint-Jean-de-Maurienne görüşmeleri İtalya’ya Batı ve Güneybatı Anadolu’da yeni paylar öngördü.

Britanya’nın McMahon-Hüseyin yazışmalarında Araplara bağımsızlık umudu vermesiyle Sykes-Picot’nun paylaşım mantığı arasında açık bir çelişki vardı. Bolşevikler iktidara geldikten sonra Çarlık yönetiminin gizli belgelerini yayımlayarak bu diplomasiyi açığa çıkardı. Gizli antlaşmalar İtilaf birliğinin ortak ilkelerden çok savaş sonrası çıkar paylaşımına dayandığını; aynı bölge için farklı taraflara çakışan vaatler verilebildiğini gösterir.

Düzenleme Başlıca vaat/paylaşım Ayırt edici yön
İstanbul, 1915 İstanbul ve Boğazlar Rusya’ya Rusya’nın tarihsel Boğaz hedefi
Londra, 1915 İtalya’ya toprak vaatleri İtalya’nın İtilaf’a çekilmesi
Sykes-Picot, 1916 Orta Doğu’da Britanya-Fransa nüfuz alanları Araplara verilen vaatlerle çelişme
Petrograd, 1916 Rusya’nın Doğu Anadolu talepleri Kafkasya bağlantılı paylaşım
Saint-Jean-de-Maurienne, 1917 İtalya’ya Batı/Güneybatı Anadolu payı İtalyan beklentilerinin genişlemesi
Örnek - 25
McMahon-Hüseyin yazışmalarında Arap bağımsızlığı umudu yaratılırken Sykes-Picot düzenlemesinde aynı coğrafyanın Britanya ve Fransa nüfuz alanlarına ayrılması aşağıdakilerden hangisine kanıttır?

A) İtilaf diplomasisinde vaatlerle paylaşım planlarının birbiriyle çelişebildiğine
B) Osmanlı Devleti’nin bütün gizli antlaşmalara taraf olduğuna
C) Arap Yarımadası’nın Rusya’ya bırakıldığına
D) Wilson İlkelerinin 1915’te eksiksiz uygulandığına
E) İtilaf Devletlerinin sömürgecilikten vazgeçtiğine
Aynı alan için bağımsızlık beklentisi ve dış nüfuz paylaşımı oluşturulması, savaş diplomasisinin çakışan vaatler ürettiğini gösterir.

Cevap: A

Örnek - 26
Bolşevik yönetimin gizli antlaşmaları yayımlaması aşağıdaki sonuçlardan hangisini doğrudan ortaya çıkarmıştır?

A) Osmanlı Devleti’nin İtilaf Devletlerine katıldığını
B) Rusya’nın Boğazlardan vazgeçmediğini ve İtilafın paylaşım planlarının bulunduğunu
C) Almanya’nın Sykes-Picot’nun tarafı olduğunu
D) İtalya’nın savaş boyunca hiçbir toprak beklentisi taşımadığını
E) Arap isyanının Rusya tarafından yönetildiğini
Belgelerin açıklanması, Çarlık Rusyası dâhil İtilaf devletlerinin Osmanlı topraklarını savaş sırasında paylaşmayı planladığını görünür kılmıştır.

Cevap: B

1917 Kader Yılı ve Savaşın Sona Ermesi

Rusya’nın Çekilişi, ABD’nin Girişi ve Ateşkesler

1917’de Rusya’da gerçekleşen Bolşevik Devrimi doğu cephesini değiştirdi; yeni yönetim savaştan çekilme kararı aldı ve 1918 Brest-Litovsk Antlaşması’nı imzaladı. Aynı yıl Almanya’nın sınırsız denizaltı savaşı, Amerikan gemi ve çıkarlarının zarar görmesi, ekonomik ve siyasi bağlar ABD’yi 6 Nisan 1917’de İtilaf yanında savaşa soktu. Rusya’nın çekilmesi Almanya’ya kısa vadeli rahatlama sağlarken ABD’nin mali, sanayi ve insan gücü İtilafın uzun vadeli üstünlüğünü pekiştirdi.

1918’de Almanya’nın Batı Cephesi taarruzu durduruldu; ABD birliklerinin gelişi ve İttifak blokunun ekonomik-askerî tükenişi çözülmeyi hızlandırdı. Bulgaristan 29 Eylül’de ateşkes yapınca Osmanlı ile Almanya arasındaki kara bağlantısı koptu. Osmanlı Devleti 30 Ekim’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı; ayrıntılı hükümleri ve işgal süreci bir sonraki konunun kapsamındadır. Avusturya-Macaristan 3 Kasım’da, Almanya 11 Kasım’da ateşkes yaptı.

Rusya'nın savaştan çekilişi ile Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşa girişini karşılaştıran 1917 denge görseli
Sol kefedeki devrim ve çekilme Rusya’nın savaş dışına yönelişini, sağ kefedeki asker ve malzeme akışı ABD’nin İtilaf tarafına eklediği kapasiteyi; 1917 ibaresi iki zıt gelişmenin aynı yıldaki denge etkisini gösterir.

Örnek - 27
Rusya’nın savaştan çekilmesi ile ABD’nin savaşa girmesi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki yorumlardan hangisi en doğrudur?

A) Her iki gelişme de yalnız İttifak Devletlerini güçlendirmiştir.
B) Rusya’nın çekilişi Almanya’yı kısa vadede rahatlatmış, ABD’nin kaynakları İtilafın uzun vadeli üstünlüğünü artırmıştır.
C) ABD’nin girişi Doğu Cephesi’ni Rusya adına yeniden açmıştır.
D) Rusya savaştan çekildikten sonra İtilaf Devletleri hemen teslim olmuştur.
E) İki gelişme savaş dengesini hiçbir biçimde etkilememiştir.
Almanya doğudan kuvvet kaydırabilse de ABD’nin üretim, kredi ve asker kapasitesi zaman içinde İtilafın üstünlüğünü belirginleştirmiştir.

Cevap: B

Örnek - 28
Bulgaristan’ın ateşkes yapmasının Osmanlı Devleti bakımından önemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kafkas Cephesi’ni yeniden açması
B) Rusya’yı İtilaf Devletlerine döndürmesi
C) Osmanlı ile Almanya arasındaki kara bağlantısını kesip stratejik yalnızlığı artırması
D) Çanakkale Boğazı’nı Osmanlı denetiminden çıkarması
E) ABD’nin İttifak grubuna katılmasını sağlaması
Bulgaristan’ın çekilmesi Balkan koridorunu kapatmış, Osmanlı’nın Almanya’dan yardım alma imkânını zayıflatıp ateşkese yönelişini hızlandırmıştır.

Cevap: C

Wilson İlkeleri, Paris Barış Konferansı ve Antlaşmalar

Açık Diplomasi İdeali ile Galiplerin Çıkar Düzeni

ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın Ocak 1918’de açıkladığı ilkeler açık diplomasi, denizlerde serbestlik, silahlanmanın azaltılması, ulusların geleceğini belirleme düşüncesi ve uluslararası barışı koruyacak bir örgüt kurulması gibi esaslar içeriyordu. On ikinci madde, Osmanlı Devleti’nin Türklerin çoğunlukta bulunduğu bölümlerinde egemenliğin güvenceye alınmasını, diğer topluluklara gelişme imkânı verilmesini ve Boğazların uluslararası geçişe açık tutulmasını öngörüyordu.

1919 Paris Barış Konferansı’nda Milletler Cemiyetinin kurulması kararlaştırıldı; fakat sömürge paylaşımı “manda” yönetimleriyle yeni bir biçimde sürdü. Almanya’yla Versailles, Avusturya’yla Saint-Germain, Bulgaristan’la Neuilly, Macaristan’la Trianon antlaşmaları imzalandı. Osmanlı Devleti’ne dayatılan Sevr ise Türk Millî Mücadelesi nedeniyle uygulanamadı ve Lozan’la geçersizleşti. Böylece Wilsoncu ilkeler ile galip devletlerin güvenlik, tazminat ve paylaşım talepleri arasında belirgin bir çelişki oluştu.

Yenilen devlet Barış antlaşması Temel sonuç
Almanya Versailles Ağır askerî, toprak ve tazminat yükümlülükleri
Avusturya Saint-Germain Avusturya-Macaristan bütünlüğünün sona ermesi
Bulgaristan Neuilly Toprak ve askerî sınırlamalar
Macaristan Trianon Geniş toprak kayıpları
Osmanlı Devleti Sevr Uygulanamadı; Millî Mücadele sonunda Lozan
Örnek - 29
Wilson İlkelerinde açık diplomasi ve ulusların geleceğini belirleme düşüncesi savunulmasına rağmen Paris sonrasında manda yönetimlerinin kurulması aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Savaş sonrası uygulamaların ilan edilen ilkelerle tam uyumlu olduğunu
B) Sömürgeciliğin hiçbir ad değişikliğine uğramadan tamamen sona erdiğini
C) İdeal ilkeler ile galip devletlerin çıkar siyasetinin çatışabildiğini
D) Milletler Cemiyetinin savaş başlamadan kurulduğunu
E) Yenilen devletlerin barış şartlarını tek başına belirlediğini
Manda sistemi doğrudan sömürge sözcüğünden kaçınsa da dış denetimi sürdürmüş, Wilsoncu söylemle çıkar paylaşımı arasındaki farkı görünür kılmıştır.

Cevap: C

Örnek - 30
Aşağıdaki yenilen devlet–barış antlaşması eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Almanya — Versailles
B) Avusturya — Saint-Germain
C) Bulgaristan — Neuilly
D) Macaristan — Trianon
E) Osmanlı Devleti — Brest-Litovsk
Brest-Litovsk Sovyet Rusya’nın İttifak Devletleriyle savaştan çekilirken imzaladığı antlaşmadır; Osmanlı’ya yönelik savaş sonu metni Sevr’dir.

Cevap: E

I. Dünya Savaşı’nın Küresel Sonuçları

İmparatorlukların Çöküşü ve Yeni Dünya Düzeni

Savaş Almanya, Avusturya-Macaristan, Rusya ve Osmanlı imparatorluklarının siyasal yapısını sona erdirdi ya da kökten dönüştürdü. Polonya, Çekoslovakya ve Yugoslavya gibi yeni devletler ortaya çıktı; fakat çizilen sınırlar farklı etnik toplulukları yeni azınlık sorunları içinde bıraktı. Bolşevik Devrimi sosyalist bir devletin doğmasına yol açtı. Milletler Cemiyeti kolektif güvenlik arayışını kurumsallaştırdıysa da yaptırım gücünün zayıflığı ve ABD’nin örgüte katılmaması etkinliğini sınırladı.

Milyonlarca insan öldü, yaralandı veya yerinden edildi; üretim, maliye ve ticaret ağları ağır zarar gördü. Tank, uçak, denizaltı, makineli tüfek ve kimyasal silahlar savaşın sanayi ve teknoloji boyutunu büyüttü; cephe ile sivil alan arasındaki sınır daraldı. Kadınların üretim ve hizmet alanlarındaki sorumluluğu arttı. Ağır barış şartları, ekonomik krizler ve çözülemeyen sınır sorunları savaş sonrasında revizyonist ve otoriter hareketlerin güçleneceği ortamı hazırladı; ancak bu hareketleri yalnız savaşa indirgemek tarihsel çok nedenliliği gözden kaçırır.

Örnek - 31
I. Dünya Savaşı sonunda yeni ulus devletler kurulmasına rağmen azınlık sorunlarının devam etmesi aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) Siyasi sınırlarla etnik dağılımın bütünüyle örtüşmediğini
B) Milliyetçilik düşüncesinin Avrupa’da tamamen sona erdiğini
C) Bütün imparatorlukların aynı yönetim altında birleştiğini
D) Yeni devletlerin hiçbir sınır anlaşmazlığı yaşamadığını
E) Savaşın nüfus hareketlerine yol açmadığını
Yeni sınırlar ulus devlet ilkesini hedeflese de karma nüfus yapıları nedeniyle birçok topluluk başka devletlerin içinde azınlık olarak kaldı.

Cevap: A

Örnek - 32
Savaşın sonuçlarıyla ilgili;
I. Ağır barış koşulları revizyonist hareketlere zemin hazırlamıştır.
II. Yeni sınırlar bütün milliyet ve azınlık sorunlarını kesin olarak çözmüştür.
III. Sanayi teknolojisinin savaşta yaygın kullanılması sivil toplum üzerindeki yükü artırmıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
Barış düzeninin ağır şartları rövanşçılığı beslemiş, endüstriyel savaş toplumun yükünü büyütmüştür; yeni sınırlar ise azınlık sorunlarını tümüyle çözmemiştir.

Cevap: D

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz