AYT KAN VE DOLAŞIM SİSTEMİ

0
12
AYT kan ve dolaşım sistemi biyoloji konu anlatımı kapağı

AYT kan ve dolaşım sistemi konu anlatımı kapsamında kalbin yapısı ve çalışması, kan damarları, dolaşım yolları, kılcal madde alışverişi, kanın bileşenleri, pıhtılaşma ve kan grupları işlenecektir.
AYT biyoloji konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Dolaşım Sisteminin Temel Düzeni

Dolaşımın Görevleri ve Homeostazi

Dolaşım sistemi, maddelerin vücudun farklı bölgeleri arasında taşınmasını sağlayan kalp, damar ve kandan oluşan bütünleşik sistemdir. Hücreler oksijen ve besinleri sürekli tüketirken karbondioksit, azotlu atık ve ısı üretir. Yalnız difüzyon, insan vücudundaki uzun mesafelerde bu gereksinimi karşılayamayacağı için kan dolaşımı hızlı bir toplu taşıma yolu oluşturur.

Kan; akciğerlerden aldığı oksijeni, sindirim kanalından emilen besinleri ve endokrin bezlerden salgılanan hormonları hedef dokulara taşır. Karbondioksiti akciğerlere, üre gibi atıkları böbreklere götürür. Isıyı vücuda dağıtır; su, iyon ve pH dengesinin korunmasına katkı sağlar. Akyuvarlar ve antikorlar savunmayı, trombositler ve pıhtılaşma proteinleri ise damar bütünlüğünün korunmasını destekler. Bu işlevlerin ortak sonucu iç ortamın kararlı tutulması, yani homeostazidir.

PompaKalp basınç farkı oluşturur.
Taşıma yoluDamarlar kanı kapalı devrede iletir.
Taşıma ortamıKan çözünmüş maddeleri ve hücreleri taşır.
Değişim yüzeyiKılcallar kan ile doku sıvısını buluşturur.
Örnek - 1
Bir bireyde kalbin pompalama gücü azalırken sindirim enzimlerinin üretimi değişmiyor. Buna rağmen dokuların glikoz ve oksijen kullanım hızının düşmesi aşağıdakilerden hangisiyle en doğrudan açıklanır?

A) Maddelerin dokulara taşınma hızının azalmasıyla
B) Sindirim kanalındaki hidrolizin tamamen durmasıyla
C) Hormonların yalnız sinir hücrelerinde üretilmesiyle
D) Kılcal damarların çok katlı epitelden oluşmasıyla
E) Alyuvarların plazma proteinine dönüşmesiyle
Sindirim ürünlerinin oluşması, onların hücrelere ulaşmasını tek başına garanti etmez. Pompalama gücü azalınca kan akımı ve dolayısıyla glikoz ile oksijenin dokuya taşınması yavaşlar.

Cevap: A

Kapalı ve Çift Dolaşım

İnsanda kan, normal koşullarda damarların dışına çıkmadan kalp ve damarlar içinde hareket eder; bu düzene kapalı dolaşım denir. Doku hücreleri kanla doğrudan temas etmez. Maddeler önce kılcal damar duvarından doku sıvısına, ardından hücrelere geçer; ters yöndeki atıklar da aynı ara ortam üzerinden kana katılır.

Bir tam turda kan kalpten iki kez geçtiği için insan dolaşımı çift dolaşımdır. Kalp ile akciğer arasındaki küçük dolaşım kanın gaz içeriğini değiştirir; kalp ile diğer dokular arasındaki büyük dolaşım ise maddeleri vücuda dağıtır. Dört odacıklı kalp, oksijence zengin ve oksijence fakir kanın sağlıklı bireyde birbirine karışmasını büyük ölçüde önler.

Örnek - 2
Kanın kalp, akciğer kılcalları ve doku kılcalları arasında iki ayrı devre oluşturduğunu gösteren şema

Şemada K kalbi göstermektedir. Bu düzenle ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?

A) Kan doku hücreleriyle doğrudan temas ettiği için dolaşım açıktır.
B) Kan bir tam turda kalpten iki kez geçtiği için dolaşım çifttir.
C) Akciğer ve doku kılcalları tek bir gaz değişim yüzeyidir.
D) Oksijence zengin ve fakir kan K içinde zorunlu olarak tamamen karışır.
E) Şemadaki iki devreden yalnız biri damar içerir.
Kalp-akciğer-kalp yolu ile kalp-doku-kalp yolu iki ayrı devredir. Kan bir tam dolaşımda kalbe iki kez uğrar; damar dışına çıkmadığı için sistem aynı zamanda kapalıdır.

Cevap: B

Kalbin Yapısı

Kalbin Konumu, Perikart ve Kalp Duvarı

Kalp, göğüs boşluğunda iki akciğer arasında ve orta hattın biraz solunda bulunan kaslı bir organdır. Dıştan perikart adı verilen çift katlı bir zarla çevrilidir. Zarlar arasındaki az miktardaki perikart sıvısı, kalp atımları sırasında sürtünmeyi azaltır.

Kalp duvarı dıştan içe epikart, miyokart ve endokart katmanlarıyla incelenir. Epikart kalp yüzeyini örter. Miyokart, kasılmayı oluşturan kalp kası tabakasıdır. Endokart kalp boşluklarının içini döşeyen düzgün endotel yüzeyidir; kanın akışına karşı sürtünmeyi azaltır ve kapakçıkların iç yüzeyiyle süreklidir.

Örnek - 3
Kalp duvarının X katmanında hasar oluşunca kasılma kuvveti belirgin azalıyor; Y katmanındaki pürüzlenme ise kalp boşluğunda akımı bozuyor. Buna göre X ve Y sırasıyla hangileridir?

A) Epikart – perikart
B) Endokart – miyokart
C) Miyokart – endokart
D) Perikart – epikart
E) Endokart – perikart
Kasılma kuvvetini kalp kasından oluşan miyokart üretir. Kalp boşluklarının düzgün iç yüzeyi ise endokarttır.

Cevap: C

Dört Odacık ve Ana Damar Bağlantıları

Kalbin üstteki iki odacığı kulakçık, alttaki iki odacığı karıncıktır. Kulakçıklar toplardamarlardan gelen kanı kabul eder; karıncıklar kanı atardamarlara pompalar. Üst ve alt ana toplardamar oksijence fakir kanı sağ kulakçığa getirir. Sağ karıncık bu kanı akciğer atardamarına gönderir. Akciğer toplardamarları oksijence zengin kanı sol kulakçığa getirir; sol karıncık ise aort aracılığıyla vücuda pompalar.

Kalbin dört odacığı ile aort, akciğer damarları ve ana toplardamarların bağlantıları
Görselde mavi alanlar oksijence fakir, kırmızı alanlar oksijence zengin kanın izlediği kalp bölümlerini gösterir; etiket çizgileri odacık ve ana damar bağlantılarına uzanır.
Örnek - 4
Kalpte K, L, M ve N odacıkları ile dört ana damarı gösteren şema

Şemadaki odacıklar için aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) K sol kulakçık, L sol karıncıktır.
B) M sağ kulakçık, N sağ karıncıktır.
C) L akciğer toplardamarına kan gönderir.
D) K sağ kulakçık, N sol karıncıktır.
E) M ana toplardamarlardan kan alır.
Mavi bölüm kalbin sağ tarafını gösterir: K sağ kulakçık, L sağ karıncıktır. Kırmızı bölümde M sol kulakçık, N sol karıncıktır. Aorta kan gönderen odacık N’dir.

Cevap: D

Kalp Kapakçıkları ve Tek Yönlü Akış

Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında triküspit, sol kulakçık ile sol karıncık arasında mitral (biküspit) kapakçık bulunur. Bu atriyoventriküler kapakçıklar karıncıklar gevşerken açılır, karıncıklar kasılırken kapanır. Aort ve akciğer atardamarının başlangıcındaki yarım ay kapakçıkları ise karıncık kasılmasında açılır, karıncık gevşerken damar kanının kalbe dönmesini engeller.

Kapakçıklar kendi başına kasılmaz. Açılıp kapanmaları, kapakçığın iki tarafındaki basınç farkına bağlıdır. Kulakçık basıncı karıncık basıncını aştığında atriyoventriküler kapakçık açılır; karıncık basıncı yükseldiğinde kapanır. Bu mekanizma kanı ileri yönde tutar.

Örnek - 5
Sol karıncık basıncının sol kulakçık basıncını aştığı, fakat henüz aort basıncını aşmadığı çok kısa bir evrede hangi durum beklenir?

A) Mitral ve aort kapakçıklarının ikisi de açıktır.
B) Mitral açık, aort kapalıdır.
C) Mitral kapalı, aort açıktır.
D) İki kapakçık da kanı kulakçığa geçirir.
E) Mitral ve aort kapakçıklarının ikisi de kapalıdır.
Karıncık basıncı kulakçığı geçtiği anda mitral kapanır. Basınç henüz aort basıncını aşmadığı için yarım ay kapakçığı açılmaz. Bu, izovolümetrik kasılma evresidir.

Cevap: E

Miyokart Kalınlığı ve Koroner Damarlar

Karıncıklar kulakçıklardan daha yüksek basınç üretmek zorunda olduğu için miyokartları daha kalındır. Sol karıncık bütün vücut dolaşımının direncine karşı kan pompaladığından duvarı sağ karıncıktan da kalındır. Bu fark, odacıkların taşıdığı kanın oksijen oranından değil karşılaştığı damar direncinden kaynaklanır.

Kalp boşluklarındaki kan, kalın miyokardın tamamını doğrudan besleyemez. Aorttan ayrılan koroner atardamarlar kalp kasına oksijen ve besin götürür; koroner toplardamarlar atıkları uzaklaştırır. Koroner akımın kesilmesi, çalışan kalp kasında hızla oksijen yetersizliği oluşturur.

Örnek - 6
Sağ ve sol karıncık aynı atımda eşit hacimde kan pompalamasına rağmen sol karıncık miyokardının daha kalın olması aşağıdakilerden hangisinin sonucudur?

A) Büyük dolaşımın daha yüksek direncine karşı daha yüksek basınç üretmesinin
B) Sol karıncıktaki kanın daha fazla glikoz taşımasının
C) Sağ karıncıkta kalp kası hücresi bulunmamasının
D) Akciğer atardamarında kapakçık bulunmamasının
E) Koroner damarların yalnız sağ karıncığı beslemesinin
İki karıncığın uzun vadede pompaladığı hacimler eşit olmalıdır; ancak sol karıncık sistemik dolaşımın yüksek direncine karşı daha yüksek basınç üretir. Kalın miyokart bu iş yüküne uyumdur.

Cevap: A

Kalbin Çalışması ve Düzenlenmesi

Kalbin Otomatikliği ve İleti Sistemi

Kalp kası, dışarıdan sinir uyarısı gelmese de ritmik uyarı oluşturabilen oto-ritmik hücrelere sahiptir. Normal ritmin başlangıç noktası, sağ kulakçığın üst duvarında üst ana toplardamar girişine yakın bulunan sinoatriyal (SA) düğümdür. SA düğümünden çıkan uyarı kulakçık miyokardına yayılır ve iki kulakçığın kasılmasını başlatır.

Uyarı, kulakçıklarla karıncıkların birleşme bölgesindeki atriyoventriküler (AV) düğüme ulaşır. Buradaki kısa gecikme, kulakçıkların kanı karıncıklara aktarmasına zaman kazandırır. Uyarı daha sonra His demeti, demet dalları ve Purkinje lifleriyle karıncıkların alt bölümüne ve duvarlarına yayılır. Böylece karıncık kasılması kalp ucundan yukarı doğru ilerleyerek kanı çıkış damarlarına yöneltir.

SA düğümünden AV düğümüne, His demetine ve Purkinje liflerine ilerleyen kalp ileti sistemi
Oklar uyarının SA düğümünden kulakçıklara, AV düğümüne, His demetine ve Purkinje liflerine doğru ilerlediğini gösterir.
Örnek - 7
Kalp ileti sistemindeki K, L, M ve N bölgelerini gösteren şema

Şemada K’den başlayan normal uyarı yolunda L bölgesinin iletimi belirgin yavaşlatması hangi işlevi sağlar?

A) Karıncıkların kulakçıklardan önce kasılmasını
B) Kulakçıkların kanı karıncıklara aktarması için süre oluşmasını
C) Yarım ay kapakçıklarının sürekli açık kalmasını
D) Koroner damarların toplardamara dönüşmesini
E) Miyokardın oksijen kullanmamasını
K, SA düğümü; L, AV düğümü; M, His demeti; N, Purkinje lifleridir. AV düğümündeki kısa gecikme kulakçık sistolünün tamamlanmasını ve karıncık dolumunu destekler.

Cevap: B

Kalp Döngüsü, Sistol ve Diyastol

Kalbin bir kasılma ve gevşeme dizisine kalp döngüsü denir. Yaklaşık 75 atım/dakika hızında bir döngü yaklaşık 0,8 saniye sürer. Önce kulakçık sistolü gerçekleşir ve karıncık dolumu tamamlanır. Ardından karıncık sistolüyle atriyoventriküler kapakçıklar kapanır, karıncık basıncı damar basıncını aşınca yarım ay kapakçıkları açılır ve kan atardamarlara fırlatılır. Son evrede bütün odacıklar gevşer ve yeni dolum başlar.

Kulakçık sistolü, karıncık sistolü ve ortak diyastol sürelerini gösteren zaman şeridi
Örnek - 8
Kalp hızının yükseldiği bir durumda döngünün özellikle diyastol süresi kısalıyor. Bu değişikliğin ilk doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) SA düğümünün kalpten ayrılması
B) Aort duvarının kılcal damar yapısına dönüşmesi
C) Karıncıkların dolması ve koroner kanlanma için ayrılan sürenin azalması
D) Alyuvarlarda çekirdek oluşması
E) Plazmanın tamamen serum hâline gelmesi
Diyastol, odacıkların dolduğu ve özellikle koroner akımın önemli bölümünün gerçekleştiği evredir. Aşırı hız artışı bu iki iş için ayrılan süreyi azaltabilir.

Cevap: C

Kalp Sesleri, EKG, Nabız ve Tansiyon

Birinci kalp sesi ağırlıklı olarak atriyoventriküler kapakçıkların, ikinci kalp sesi yarım ay kapakçıklarının kapanmasıyla ilişkilidir. Elektrokardiyogram (EKG), kalpteki elektriksel etkinliğin vücut yüzeyinden kaydedilmesidir; kalbin mekanik kasılmasını doğrudan çizmez fakat elektriksel olayların mekanik döngüyü başlattığını değerlendirmeye yardım eder.

Nabız, karıncık sistolünün oluşturduğu basınç dalgasının atardamarlarda hissedilmesidir. Tansiyon ise kanın damar duvarına uyguladığı basınçtır. Sistolik basınç karıncıkların kasılması sırasında en yüksek, diyastolik basınç gevşeme sırasında daha düşüktür. Nabız sayısı ile tansiyon aynı kavram değildir; kalp hızı artarken damar direnci ve atım hacmi değişimine bağlı olarak tansiyon farklı davranabilir.

Örnek - 9
Bir kalp döngüsünde aort basıncı ile sol karıncık basıncının zamana göre değişimi

Grafikte K ve L anlarında basınç eğrileri kesişmektedir. K ve L’de gerçekleşen olaylar sırasıyla hangisidir?

A) Mitralin açılması – triküspidin kapanması
B) Aort kapakçığının kapanması – mitralin açılması
C) İki kapakçığın da sürekli açık kalması
D) Aort kapakçığının açılması – aort kapakçığının kapanması
E) SA düğümünün durması – AV düğümünün durması
K’de sol karıncık basıncı aort basıncını aşar ve aort kapakçığı açılır. L’de aort basıncı yeniden karıncık basıncını aşar; kapakçık kapanır.

Cevap: D

Kalp Hızının Sinirsel ve Hormonal Denetimi

Otonom sinir sistemi kalbin ritmini başlatmaz; SA düğümünün oluşturduğu ritmin hızını ve iletimini değiştirir. Sempatik sinirler noradrenalin etkisiyle kalp hızını ve kasılma gücünü artırır. Parasempatik sistemin vagus siniriyle salgıladığı asetilkolin SA ve AV düğüm etkinliğini azaltır.

Adrenalin ve noradrenalin dolaşım yoluyla kalp hızını ve kasılma gücünü artırabilir. Tiroit hormonlarının uzun süreli artışı da kalbin uyarılabilirliğini yükseltir. Egzersizde artan karbondioksit, düşen pH ve çalışan kasların gereksinimi dolaşım merkezleri üzerinden kalp debisinin artırılmasına katkı sağlar.

Örnek - 10
Deneysel olarak SA düğümüne ulaşan vagus siniri uyarıları artırılıyor. Kalp kası ve ileti sistemi yapısal olarak sağlam olduğuna göre ilk olarak hangi değişim beklenir?

A) Sol karıncık duvarının aniden incelmesi
B) Alyuvar sayısının saniyeler içinde iki katına çıkması
C) Aort kapakçığının kalıcı biçimde açık kalması
D) Koroner damarların lenf damarına dönüşmesi
E) SA düğümünün uyarı oluşturma hızının azalması
Vagus sinirinden salınan asetilkolin, SA düğümünün ateşleme hızını düşürür. Yapısal değişimler bu kadar kısa sürede beklenmez.

Cevap: E

Atım Hacmi ve Kalp Debisi

Bir karıncığın tek kasılmada pompaladığı kan miktarı atım hacmi, bir dakikada pompaladığı toplam miktar kalp debisidir. Kalp debisi, kalp hızı ile atım hacminin çarpımına eşittir. Örneğin 70 atım/dakika hız ve 70 mL/atım hacim yaklaşık 4,9 L/dakika debi oluşturur.

Egzersizde sempatik etki, venöz dönüş ve kasılma gücü artabildiği için hem kalp hızı hem atım hacmi yükselir. Sağlıklı dolaşımda sağ ve sol karıncıkların uzun süreli debileri eşit olmalıdır; aksi hâlde devrelerden birinde kan birikir.

Örnek - 11
Dinlenmede kalp hızı 72 atım/dakika ve atım hacmi 70 mL olan bir bireyin egzersizde kalp hızı %50, atım hacmi %20 artıyor. Egzersizdeki kalp debisi dinlenmeye göre yaklaşık kaç kat olur?

A) 1,8
B) 1,5
C) 1,2
D) 0,8
E) 2,5
Debi iki çarpanın ürünüdür. Yeni debinin eski debiye oranı 1,50 × 1,20 = 1,80 olur.

Cevap: A

Kan Dolaşım Yolları

Küçük Kan Dolaşımı

Küçük kan dolaşımı, sağ karıncıktan başlar; akciğer atardamarı, akciğer kılcalları ve akciğer toplardamarları üzerinden sol kulakçıkta sona erer. Başlangıçtaki kan oksijence fakir, karbondioksitçe zengindir. Akciğer kılcallarında karbondioksit alveollere, oksijen kana geçer.

Damarların adı taşıdığı kana göre değil, kanı kalbe göre götürme yönüne göre verilir. Bu nedenle akciğer atardamarı oksijence fakir, akciğer toplardamarı oksijence zengin kan taşır.

Dikkat
Atardamarlar kalpten uzaklaşan, toplardamarlar kalbe yaklaşan damarlardır. Oksijen içeriği bu adlandırmanın ölçütü değildir.
Örnek - 12
Sağ karıncık, akciğer kılcalları ve sol kulakçık arasındaki K ve L damarları

K ve L damarlarındaki kan için hangisi doğrudur?

A) K’de oksijen oranı L’den yüksektir.
B) K akciğer atardamarı, L akciğer toplardamarıdır.
C) K ve L’nin ikisi de kanı kalpten uzaklaştırır.
D) Gaz değişimi yalnız L’nin kalın duvarında olur.
E) L sağ kulakçığa açılır.
K, kanı sağ karıncıktan akciğere götüren akciğer atardamarıdır. L, oksijenlenmiş kanı sol kulakçığa getiren akciğer toplardamarıdır.

Cevap: B

Büyük Kan Dolaşımı

Büyük kan dolaşımı, sol karıncıktan aortla başlar; organ kılcallarından sonra toplardamarlarla sürer ve üst-alt ana toplardamar üzerinden sağ kulakçıkta biter. Dokularda oksijen ve besinlerin bir bölümü doku sıvısına geçerken karbondioksit ve metabolik atıklar kana katılır.

Örnek - 13
Böbrek kılcallarından çıkan bir alyuvarın beyin kılcallarına ulaşıncaya kadar izlemesi gereken yol hangisidir?

A) Böbrek toplardamarı → aort → sol kulakçık → beyin atardamarı
B) Böbrek atardamarı → sağ kulakçık → akciğer toplardamarı → aort
C) Böbrek toplardamarı → ana toplardamar → sağ kalp → akciğer → sol kalp → aort
D) Böbrek toplardamarı → kapı toplardamarı → karaciğer → aort
E) Böbrek kılcalı → lenf damarı → sol karıncık → beyin toplardamarı
Böbrekten dönen kan önce sağ kalbe, sonra küçük dolaşımla akciğere, sol kalbe ve aort üzerinden beyne ulaşır.

Cevap: C

Karaciğer Kapı Dolaşımı

İnce bağırsak, mide, pankreas ve dalaktan gelen kanın önemli bölümü karaciğer kapı toplardamarı ile önce karaciğer kılcallarına taşınır. Böylece emilen glikozun depolanması, amino asit metabolizması ve bazı toksik maddelerin dönüştürülmesi sistemik dolaşıma geçmeden düzenlenebilir.

Kapı dolaşımında bir toplardamar iki kılcal yatak arasında bulunur: sindirim organı kılcalları → kapı toplardamarı → karaciğer kılcalları. Karaciğerden çıkan kan karaciğer toplardamarıyla alt ana toplardamara katılır.

Örnek - 14
Karaciğer kapı toplardamarı tıkandığında, emilim sürse bile aşağıdakilerden hangisinin ilk olarak aksaması beklenir?

A) Akciğer kılcallarında oksijenin hemoglobine bağlanması
B) SA düğümünün ritmik uyarı oluşturması
C) Böbrekte eritropoietin salgılanması
D) Bağırsaktan emilen maddelerin sistemik dolaşımdan önce karaciğerde işlenmesi
E) Sol karıncığın aorta kan pompalaması
Kapı toplardamarı sindirim organlarından gelen kanı karaciğere taşır. Tıkanma, emilen maddelerin önce karaciğer denetiminden geçmesini bozar.

Cevap: D

Koroner Dolaşım

Koroner atardamarlar aortun başlangıç bölümünden ayrılarak miyokardı besler. Kalp kasının enerji gereksinimi yüksektir. Koroner damar daralması efor sırasında gereksinim artınca göğüs ağrısına; tam tıkanma beslenen miyokart bölgesinde hücre ölümüne yol açabilir.

Örnek - 15
Koroner atardamarın bir dalında ciddi daralma bulunan bireyde dinlenmede belirti görülmezken egzersizde miyokartta laktat birikiyor. En uygun açıklama hangisidir?

A) Kalp boşluğundaki kanın miyokardı tamamen beslemesi
B) Egzersizde kalbin ATP gereksiniminin azalması
C) Koroner toplardamarların oksijen üretmesi
D) Alyuvarların egzersizde hemoglobin kaybetmesi
E) Artan oksijen gereksiniminin daralmış damardan gelen akımla karşılanamaması
Egzersizde kalbin iş yükü ve oksijen gereksinimi artar. Daralmış koroner damar akımı yeterince artıramazsa hücreler anaerobik yola daha fazla başvurur.

Cevap: E

Kan Damarları ve Kanın Akışı

Damar Duvarının Genel Yapısı

Atardamar ve toplardamarların duvarı genel olarak içte endotel, ortada düz kas ve elastik lifler, dışta bağ dokusu katmanlarından oluşur. Atardamarlarda orta tabaka daha kalın ve elastiktir; toplardamarlarda lümen daha geniş, duvar daha incedir. Kılcal damar duvarı tek katlı endotel ve bazal zardan oluşur.

Atardamar, toplardamar ve kılcal damar duvarlarının karşılaştırılması
Atardamarın kalın kas-elastik tabakası, toplardamarın geniş lümeni ve kapakçıkları ile kılcalın tek katlı değişim yüzeyi karşılaştırılır.
Örnek - 16
K, L ve M ile gösterilen atardamar, toplardamar ve kılcal damar enine kesitleri

K, L ve M kesitleri için hangisi doğrudur?

A) K yüksek basınca dayanıklı atardamar, L geniş lümenli toplardamar, M kılcaldır.
B) K ve L yalnız tek katlı endotel içerir.
C) M’nin duvarında çok kalın düz kas bulunur.
D) L’de kapakçık bulunması imkânsızdır.
E) K’nin lümeni her zaman L’den geniştir.
K’nin kalın duvarı atardamara, L’nin geniş lümeni toplardamara, M’nin çok ince duvarı kılcala uygundur.

Cevap: A

Atardamarlar

Atardamarlar kanı kalpten uzaklaştırır. Kalbe yakın elastik atardamarlar sistolde genişleyerek enerjinin bir bölümünü depolar, diyastolde geri toparlanarak kan akımının sürmesini sağlar. Arteriyollerdeki düz kas, damar çapını değiştirerek organlara giden akımı ve toplam çevresel direnci düzenler.

Toplardamarlar ve Venöz Dönüş

Toplardamarlar kanı kalbe getirir ve düşük basınçlı bir kan deposu gibi davranabilir. Özellikle kol ve bacak toplardamarlarındaki tek yönlü kapakçıklar geri akımı önler. İskelet kaslarının damarı sıkıştırması ve solunum sırasında göğüs basıncının azalması venöz dönüşü destekler.

Örnek - 17
Uzun süre hareketsiz ayakta kalan bir kişi yürümeye başlayınca bacaklardan venöz dönüşün artmasında hangi ikili en doğrudan etkilidir?

A) Alyuvar çekirdeği – yüksek kılcal basınç
B) İskelet kası pompası – toplardamar kapakçıkları
C) Koroner dolaşım – aort yarım ay kapakçığı
D) Trombosit tıkacı – fibrin ağı
E) Plazma albumini – safra tuzları
Kasılmalar toplardamarları sıkar; kapakçıklar sıkışan kanın yalnız kalbe doğru ilerlemesini sağlar.

Cevap: B

Kılcal Damarlar

Kılcallar atardamar ve toplardamar sistemi arasındaki mikroskobik değişim damarlarıdır. Tek katlı endotel kısa difüzyon mesafesi sağlar. Kılcal sayısı çok fazla olduğundan toplam kesit alanı en büyük, kan akış hızı en düşüktür; bu durum alışveriş için süre kazandırır.

Basınç, Akış Hızı ve Toplam Kesit Alanı

Kan basıncı aorttan toplardamarlara doğru genel olarak azalır; en büyük düşüş direnç damarları olan arteriyollerde görülür. Tek bir damarın çapı ile damar grubunun toplam kesit alanı karıştırılmamalıdır.

Örnek - 18
Atardamar, kılcal ve toplardamar boyunca basınç, hız ve toplam kesit alanı eğrileri

I, II ve III eğrileri sırasıyla hangi değişkenleri gösterir?

A) Hız – basınç – damar duvarı kalınlığı
B) Toplam alan – basınç – hız
C) Basınç – akış hızı – toplam kesit alanı
D) Basınç – toplam alan – oksijen miktarı
E) Oksijen – karbondioksit – basınç
Basınç dolaşım boyunca azalır (I). Hız kılcallarda en düşük olup sonra artar (II). Toplam kesit alanı kılcallarda en büyüktür (III).

Cevap: C

Kılcal Damarlarda Madde Alışverişi

Doku Sıvısının Oluşumu

Kılcal duvardan süzülen plazmanın su ve küçük çözünmüş maddeler içeren bölümü hücreler arası alanda doku sıvısını oluşturur. Kan hücreleri ve büyük plazma proteinleri normalde damar içinde tutulur. Hücreler oksijen ve besinleri doku sıvısından alır; atıklarını bu sıvıya verir.

Hidrostatik ve Onkotik Basınç

Kılcaldaki kan hidrostatik basıncı sıvıyı dışarı itme, plazma proteinlerinin oluşturduğu onkotik basınç suyu damara çekme eğilimindedir. Atardamar ucunda hidrostatik etki baskın olduğunda net süzülme, toplardamar ucuna doğru hidrostatik basınç azalınca net geri emilim oluşur.

Örnek - 19
Kılcal damar boyunca hidrostatik ve onkotik basınç değerlerini gösteren şema

Şemadaki basınç değerlerine göre hangisi doğrudur?

A) Her iki uçta da 10 birim net dışa akış vardır.
B) Toplardamar ucunda plazma proteinleri tamamen dokuya çıkar.
C) Atardamar ucunda 25 birim net geri emilim vardır.
D) Atardamar ucunda 10 birim net süzülme, toplardamar ucunda 7 birim net geri emilim eğilimi vardır.
E) Hidrostatik basınç kılcal boyunca artar.
Atardamar ucunda 35−25=10 birim dışa, toplardamar ucunda 25−18=7 birim içe yönlü net etki vardır. Bu sayılar mekanizmayı kavramsallaştıran basitleştirilmiş değerlerdir.

Cevap: D

Süzülme, Geri Emilim ve Ödem

Kılcallardan çıkan sıvının tümü aynı kılcala geri dönmez. Fazlası lenf kılcallarına alınarak daha sonra dolaşıma katılır. Kılcal hidrostatik basıncının artması, plazma proteinlerinin azalması, kılcal geçirgenliğin artması veya lenf akımının engellenmesi ödeme yol açabilir.

Örnek - 20
Karaciğer hastalığı nedeniyle plazma albumin düzeyi belirgin azalan bir kişide bacaklarda ödem oluşması en doğrudan hangi değişimle açıklanır?

A) Alyuvarların damar dışına aktif taşınmasıyla
B) Kılcal hidrostatik basıncının sıfırlanmasıyla
C) Doku sıvısının ozmotik basıncının tamamen kaybolmasıyla
D) Atardamarların toplardamara dönüşmesiyle
E) Kanın onkotik basıncının azalması ve kılcala geri emilimin zayıflamasıyla
Albumin plazmanın onkotik basıncının önemli belirleyicisidir. Azalınca suyun kılcala geri çekilmesi zayıflar ve doku aralığında sıvı birikir.

Cevap: E

Kanın Yapısı ve Şekilli Elemanları

Kanın Genel Bileşimi

Kan, sıvı kısım olan plazma ile alyuvar, akyuvar ve trombositlerden oluşan şekilli elemanların birleşimidir. Santrifüjlenen antikoagülanlı kanda üstte plazma, ortada akyuvar ve trombositlerden oluşan ince tabaka, altta alyuvarlar bulunur. Alyuvarların kan hacmine oranına hematokrit denir.

Santrifüj edilmiş kanda plazma, akyuvar-trombosit tabakası ve alyuvarların dağılımı
Santrifüj sonrası plazma üstte, akyuvar-trombosit tabakası ortada, yoğun alyuvarlar altta yer alır.

Plazma ve Serum

Plazmanın büyük bölümü sudur; albumin, globulin, fibrinojen gibi proteinler ile iyonlar, besinler, hormonlar, gazlar ve atıklar taşır. Albumin onkotik basınca katkı verir; fibrinojen pıhtılaşmada kullanılır. Kan pıhtılaştıktan sonra hücreler ve pıhtı uzaklaştırıldığında kalan sıvı serumdur. Serum, plazmanın başta fibrinojen olmak üzere pıhtılaşmada tüketilen bazı bileşenleri çıkarılmış hâlidir.

Örnek - 21
Aynı kişiden alınan iki örnekten birine antikoagülan eklenip santrifüj yapılıyor, diğerinin pıhtılaşmasına izin veriliyor. Birinci örneğin üst sıvısında bulunup ikinci örneğin üst sıvısında belirgin biçimde azalan madde hangisidir?

A) Fibrinojen
B) Glikoz
C) Sodyum iyonu
D) Üre
E) Su
Antikoagülanlı örneğin üst kısmı plazmadır ve fibrinojen içerir. Pıhtılaşan örnekte fibrinojen fibrine dönüştüğünden serumda belirgin biçimde azalır.

Cevap: A

Alyuvar, Hemoglobin ve Eritropoietin

Alyuvarlar (eritrositler), hemoglobin aracılığıyla oksijenin büyük bölümünü ve karbondioksitin bir kısmını taşır. Memelilerin olgun alyuvarları çekirdeksiz ve bikonkavdır; bu yapı hemoglobine yer açar, yüzey/hacim oranını artırır ve dar kılcallardan geçişi kolaylaştırır. Mitokondri taşımadıkları için taşıdıkları oksijeni aerobik solunumda tüketmezler.

Alyuvarlar kırmızı kemik iliğinde üretilir. Böbrek, dokulara ulaşan oksijen azaldığında eritropoietin (EPO) salgısını artırarak kemik iliğinde alyuvar üretimini uyarır. Yaşlanan alyuvarlar özellikle dalak ve karaciğerde parçalanır; demir yeniden kullanılabilir, hem grubunun bir bölümü bilirubine dönüştürülür.

Örnek - 22
Deniz seviyesinden yüksek rakıma çıkan bir bireyde haftalar içinde hematokritin yükselmesini sağlayan geri bildirim yolu hangisidir?

A) Oksijen artışı → böbrekten EPO azalması → alyuvar artışı
B) Doku oksijeninin azalması → böbrekten EPO artışı → kemik iliğinde eritropoez artışı
C) Karbondioksit azalması → dalakta tüm alyuvarların parçalanması
D) Plazma fibrinojeni artışı → alyuvarların bölünmesi
E) Trombosit artışı → hemoglobin sentezinin durması
Düşük oksijenlenme böbrekte EPO salgısını artırır; EPO kırmızı kemik iliğini uyarır. Olgun alyuvar bölünmediği için artış yeni hücre üretimiyle gerçekleşir.

Cevap: B

Akyuvarlar

Akyuvarlar (lökositler) çekirdekli savunma hücreleridir. Damar duvarından dokuya geçebilir, amipsi hareket edebilir ve kimyasal sinyallere yönelerek ilerleyebilir. Nötrofil ve monosit kökenli hücreler fagositozda; lenfositler özgül bağışıklıkta önemli rol oynar. Ayrıntılı bağışıklık mekanizmaları sonraki konuda ele alınacaktır.

Örnek - 23
Bir dokudaki bakteriyel enfeksiyon bölgesine kandan hücre geçişi gözleniyor. Geçen hücrelerin çekirdekli olduğu, amipsi hareket ettiği ve fagositoz yaptığı belirleniyor. Bu hücrelerle ilgili hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Hemoglobince en zengin kan hücresidir.
B) Olgun hâlde çekirdeksizdir.
C) Akyuvar grubundadır ve damar dışına çıkabilir.
D) Pıhtının fibrin ipliklerini oluşturur.
E) Yalnız kemik dokuda bulunur.
Çekirdek, damar dışına geçiş, amipsi hareket ve fagositoz akyuvar özellikleridir. Fibrin hücre değil, plazma proteininden oluşur.

Cevap: C

Trombositler

Trombositler, kemik iliğindeki megakaryositlerden kopan çekirdeksiz hücre parçalarıdır. Damar hasarında açığa çıkan yüzeye tutunur, birbirlerine bağlanarak geçici trombosit tıkacı oluşturur ve pıhtılaşma tepkimelerini destekleyen maddeler salgılar. Sayılarının çok azalması kanama süresini uzatabilir.

Örnek - 24
Trombosit sayısı ciddi biçimde azalan, fakat plazma pıhtılaşma proteinleri normal olan bir kişide aşağıdakilerden hangisi öncelikle bozulur?

A) Hemoglobinin oksijen bağlaması
B) SA düğümünün uyarı oluşturması
C) Albuminin onkotik basınç sağlaması
D) Hasarlı damar yüzeyinde birincil trombosit tıkacının oluşması
E) EPO’nun kemik iliğini uyarması
Trombositler hasarlı yüzeye yapışarak birincil tıkacı kurar. Pıhtılaşma proteinleri normal olsa da bu ilk hücresel basamak zayıflar.

Cevap: D

Hemostaz ve Pıhtılaşma

Damar Büzülmesi ve Trombosit Tıkacı

Damar yaralanmasında kan kaybını sınırlayan olayların tümüne hemostaz denir. Önce damar düz kası büzülür. Trombositler hasarlı yüzeye tutunup etkinleşir, salgıladıkları maddelerle yeni trombositleri çeker ve geçici tıkaç oluşturur.

Pıhtılaşma Basamakları ve Fibrin Ağı

Pıhtılaşmada doku ve trombosit kaynaklı etkenler, kalsiyum iyonları ve çeşitli plazma faktörleri bir tepkime dizisini başlatır. Basitleştirilmiş AYT modelinde protrombin aktivatörü, protrombini trombine; trombin de çözünür fibrinojeni çözünmeyen fibrine dönüştürür. Fibrin iplikleri kan hücrelerini yakalayarak dayanıklı pıhtı ağı kurar. K vitamini bazı pıhtılaşma faktörlerinin karaciğerde sentezi için gereklidir.

Örnek - 25
Damar hasarı ve faktörlerden fibrin ağına uzanan pıhtılaşma akış şeması

Şemada K protrombin, L fibrinojendir. Buna göre X ve Y için hangisi doğrudur?

A) X fibrin, Y albumindir.
B) X hemoglobin, Y eritropoietindir.
C) X antikor, Y heparindir.
D) X albumin, Y protrombindir.
E) X protrombin aktivitesi sonucu oluşan trombin, Y de trombindir; trombin fibrinojeni fibrine çevirir.
Hasar sonrası protrombin trombine dönüşür. Trombin enzimi fibrinojeni fibrine çevirir; fibrin pıhtının ağ kısmını oluşturur.

Cevap: E

Pıhtılaşmanın Sınırlandırılması ve Antikoagülanlar

Pıhtılaşmanın yalnız hasarlı bölgede kalması gerekir. Sağlam endotel trombosit tutunmasını engeller; kandaki doğal antikoagülan mekanizmalar ve kan akımı etkin faktörleri seyreltir. Heparin pıhtılaşmayı desteklemez, tersine damar içinde gereksiz pıhtı oluşmasını sınırlandıran antikoagülan etki gösterir. Pıhtı iyileşme sonrası fibrin parçalayıcı sistemle çözülür.

Dikkat
Serum fibrinojenden yoksundur; heparin ise damar içi pıhtılaşmayı engeller. Bu iki kavram sık karıştırılır.
Örnek - 26
Sağlam damar içinde pıhtılaşmanın yayılmasını önleyen mekanizmalar yetersiz kalırsa aşağıdakilerden hangisi beklenir?

A) Tromboz ve doku kanlanmasının bozulması
B) Alyuvarların çekirdek kazanması
C) Plazmanın hücre içine dönüşmesi
D) SA düğümünün sol karıncığa taşınması
E) Kılcal toplam kesit alanının sıfırlanması
Kontrolsüz damar içi pıhtı trombüs oluşturur; damar lümeni daralır veya kapanır, aşağı dokunun kanlanması bozulur.

Cevap: A

Kan Grupları ve Kan Nakli

ABO Kan Grubu Sistemi

ABO sisteminde alyuvar zarındaki A ve B antijenleri ile plazmadaki doğal anti-A ve anti-B antikorları değerlendirilir. A grubunda A antijeni ve anti-B; B grubunda B antijeni ve anti-A; AB grubunda A ve B antijenleri bulunur, anti-A/anti-B bulunmaz. O grubunda A ve B antijeni yoktur; plazmada iki antikor da bulunur.

Uyumluluk, Aglütinasyon ve Hemoliz

Yanlış alyuvar naklinde alıcının antikorları vericinin alyuvar antijenlerine bağlanarak aglütinasyon oluşturabilir; bunu hemoliz ve damar tıkanmaları izleyebilir. Bu nedenle gerçek uygulamada yalnız ABO ve Rh etiketi yeterli görülmez; çapraz karşılaştırma yapılır. AYT sorularında “alyuvar nakli” denildiğinde temel kural, verici alyuvar antijenlerinin alıcı antikorlarıyla karşılaşmamasıdır.

Örnek - 27
Birey A antijeni B antijeni Anti-A Anti-B
K + +
L + +
M + +

Yalnız ABO uyumu ve alyuvar nakli dikkate alındığında hangisi doğrudur?

A) K’nin alyuvarı L’ye güvenle verilir.
B) L’nin alyuvarı K ve M’ye verilebilir.
C) M’nin alyuvarı K’ye verilebilir.
D) K’nin plazmasında anti-A bulunur.
E) L’nin alyuvarında iki antijen de bulunur.
K=A, L=O, M=AB grubudur. O alyuvarında A/B antijeni bulunmadığından temel modelde K ve M alıcılarına verilebilir.

Cevap: B

Örnek - 28
A grubundan bir alıcının serumuyla X vericisinin alyuvarları karıştırıldığında aglütinasyon oluşuyor; anti-A içeren test serumu X’in alyuvarlarını çöktürmüyor. X’in ABO grubu hangisidir?

A) A
B) AB
C) B
D) O
E) A veya O
A grubu alıcının serumunda anti-B vardır ve X alyuvarını çöktürdüğüne göre X’te B antijeni bulunur. Anti-A serumuyla çökelme olmaması A antijeni olmadığını gösterir; X, B grubudur.

Cevap: C

Rh Sistemi

Rh sisteminde temel olarak D antijeninin bulunması Rh pozitif, bulunmaması Rh negatif olarak ifade edilir. Rh negatif bireylerde anti-D doğal olarak hazır bulunmaz; Rh pozitif alyuvarlarla karşılaşma sonrasında bağışıklık yanıtıyla oluşabilir. Bu özellik ABO sisteminden önemli bir farktır.

Rh Uyuşmazlığı

Rh negatif anne Rh pozitif fetüs taşıdığında, özellikle doğum sırasında fetüse ait alyuvarların anne dolaşımına geçmesi annenin anti-D üretmesine yol açabilir. Sonraki Rh pozitif gebelikte bu antikorlar plasentadan geçerek fetüs alyuvarlarını parçalayabilir. Uygun zamanda verilen anti-D immünoglobulini, annenin etkin biçimde duyarlanmasını önlemeye yardımcı olur.

Örnek - 29
Rh negatif anne, ilk ve ikinci Rh pozitif fetüs, duyarlanma, hemoliz riski ve anti-D uygulaması

K uygulamasının temel amacı hangisidir?

A) Fetüsün ABO grubunu O’ya çevirmek
B) Annenin bütün antikorlarını kalıcı olarak yok etmek
C) Rh− alyuvarlara D antijeni eklemek
D) Fetüs alyuvarlarını bağlayarak annenin aktif anti-D yanıtı geliştirmesini önlemek
E) Plasentadaki tüm madde alışverişini durdurmak
Pasif verilen anti-D, anne dolaşımına geçen Rh+ fetüs alyuvarlarını annenin bağışıklık sistemi güçlü bir yanıt oluşturmadan uzaklaştırmaya yardım eder.

Cevap: D

Dolaşım Sistemi Sağlığı

Ateroskleroz, Koroner Yetmezlik ve Enfarktüs

Ateroskleroz, atardamar duvarında yağ, bağ dokusu ve iltihabi bileşenler içeren plakların gelişmesiyle lümenin daralması ve esnekliğin azalmasıdır. Koroner damarda daralma kalp kasının oksijenlenmesini sınırlar. Kan akımı uzun süre tamamen kesilirse miyokart enfarktüsü gelişebilir.

Tromboz, Emboli ve Hipertansiyon

Damar içinde oluşup yerinde kalan pıhtıya trombüs, kopup başka bir damarı tıkayan parçaya emboli denir. Hipertansiyon, atardamar basıncının uzun süre yüksek kalmasıdır; damar duvarı ve kalbin iş yükü üzerinde olumsuz etki oluşturur. Sigara, hareketsizlik, aşırı tuz tüketimi, obezite ve genetik yatkınlık dolaşım hastalıkları riskini etkileyebilir.

Varis, Kapak Yetmezliği ve Üfürüm

Toplardamar kapakçıklarının yetersizliği ve uzun süreli basınç artışı yüzeyel damarların genişleyip kıvrımlı hâle gelmesine, yani varise yol açabilir. Kalp kapakçığının daralması veya tam kapanmaması türbülanslı akım oluşturarak ek seslere, üfürüme neden olabilir. Düzenli hareket, dengeli beslenme, tütün ürünlerinden kaçınma ve sağlık kontrolleri koruyucu yaklaşımlardır.

Örnek - 30
K ve normal basınç eğrilerinin atardamar, kılcal ve toplardamar boyunca karşılaştırılması

K eğrisi, çevresel damar direnci uzun süre artmış bir bireyin damar basıncını göstermektedir. Bu durum sürerse hangisi beklenebilir?

A) Kan basıncının bütün damarlarda sıfırlanması
B) Sol karıncığın iş yükünün azalması
C) Kılcal duvarın çok katlı kasa dönüşmesi
D) Koroner damarların lenf damarına dönüşmesi
E) Kalbin daha yüksek basınca karşı çalışması ve damar hasarı riskinin artması
Artmış çevresel direnç, kalbin kanı ileri itmek için daha yüksek basınç üretmesini gerektirir. Süreğen hipertansiyon kalbin iş yükünü ve damar hasarı riskini artırır.

Cevap: E

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz