PARAGRAFIN YAPISI

0
1037

KPSS paragrafın yapısı konu anlatımı kapsamında giriş, gelişme ve sonuç bölümleri; paragraf tamamlama, cümle yerleştirme, sıralama, yer değiştirme, akışı bozan cümle ve paragrafı bölme işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Paragrafın Yapısı ve Cümleler Arasındaki Bağlar

Yapı Bölümleri ile Soru Türlerinin Ayrımı

Paragraf, bir konuya belirli bir yönden yaklaşan ve cümleleri arasında anlam ilişkisi bulunan metin birimidir. Yapı, bu cümlelerin düşünceyi hangi sırayla açtığını, geliştirdiğini ve tamamladığını gösterir. Giriş, gelişme ve sonuç bu işlevleri adlandırır; paragraf tamamlama veya cümle sıralama ise bu yapıyı ölçen soru türleridir. Dolayısıyla paragrafın “beş bölümü” yoktur.

Bir bölüm tek cümleyle kurulabileceği gibi birkaç cümleye de yayılabilir. Her kısa paragrafta üç bölümün eşit uzunlukta veya ayrı cümlelerle görünmesi gerekmez. Ana düşünce de yalnız girişe ya da sona bağlı değildir; açıkça söylenebilir veya bütünün anlamından çıkarılabilir.

“Eski bayramlar bir başkaydı. Akrabalar, komşular mutlaka birbirlerini ziyaret eder, hâl hatır sorarlardı. Ne yazık ki artık bayramlar eskisi gibi değil. Kim bilir, belki de bizden sonraki nesiller bayram ruhunu yeniden diriltir.”
İlk cümle geçmiş bayramları tanıtır; ikinci ve üçüncü cümleler geçmiş–bugün karşılaştırmasını geliştirir; son cümle geleceğe ilişkin beklentiyle düşünceyi kapatır. Bölümler yalnız yerleriyle değil, yaptıkları işle belirlenir.

Aşağıdaki şemanın solundaki üç kutu yapı bölümlerini, sağındaki iki kutu ise yapı bilgisiyle çözülen soru türlerini gösterir. Oklar bu başlıkların paragrafın yapısıyla ilişkisini belirtir; beş eş değer bölüm veya bütün soru türlerini içeren eksiksiz bir sınıflandırma anlamına gelmez.

Solda giriş, gelişme ve sonuç bölümleri; sağda paragraf tamamlama ve akışı bozan cümle soru türleri

Gönderim ve Sözcüksel Süreklilik

Gönderim, bir sözcük veya söz grubunun metindeki başka bir varlık, düşünce ya da olaya işaret etmesidir. “Bu yöntem”, “söz konusu sorun”, “bunlardan biri” gibi ifadelerin neyi karşıladığı belli olmalıdır. “Kentte bir ses arşivi kuruldu. Bu arşiv, kaybolan sokak seslerini topluyor.” örneğinde ikinci cümledeki “bu arşiv” ilk cümlede tanıtılan yapıya döner.

Cümleler yalnız aynı sözcüğün tekrarıyla bağlanmaz. “Ses arşivi–kayıtlar–bu belgeler” gibi aynı anlam alanındaki ifadeler de devamlılık kurabilir. Buna karşılık iki cümlede “kitap” geçmesi, bunların art arda gelmesi için yeterli değildir; birinin kurduğu bilginin diğerinde hangi görevle sürdüğü de açıklanmalıdır.

Örnek - 1

I. Bu notlar, nesnelerin hangi ailelerde ve hangi işlerde kullanıldığını açıklıyordu.
II. Araştırmacılar köydeki eski araçları önce yalnız biçimlerine göre sınıflandırmıştı.
III. Böylece sınıflandırmanın ölçütü, görünüş benzerliğinden kullanım bağlamına doğru genişledi.
IV. Ancak ailelerin sakladığı defterlerde, bu araçların geçmişine ilişkin ayrıntılı notlar bulundu.
V. Bu kullanım bilgileri, birbirine benzeyen kimi araçların farklı amaçlara hizmet ettiğini gösterdi.

Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Sıra II–IV–I–V–III olur. II araçları ve ilk sınıflandırmayı tanıtır; IV “bu araçlar”la ona bağlanıp notları getirir. I, henüz açıklanmayan notların içeriğini belirtir. V bu içerikten çıkan ayrımı, III ise ayrımın sınıflandırmaya etkisini verir. Dördüncü cümle V’tir. “Bu notlar”ı notlar tanıtılmadan kullanmak veya sonuç cümlesini kullanım ayrımından önce getirmek bağlantıyı bozar.

Cevap: E

Mantıksal İlişki ve Geçiş İfadeleri

Cümlelerin anlam ilişkisi; neden–sonuç, karşıtlık, örnekleme, açıklama, koşul veya ekleme biçiminde kurulabilir. “Çünkü” gerekçe, “bu nedenle” sonuç, “oysa” karşıtlık, “örneğin” önceki yargının somut örneği yönünde beklenti yaratır. Bağlayıcıdan sonraki cümle bu beklentiyi karşılamalıdır.

“Arşiv herkese açıldı. Ancak belgelerin dili uzman olmayanlar için hâlâ anlaşılmazdı.” cümlelerinde ikinci yargı, erişimin tek başına yeterli olmadığını gösterir. Burada “bu nedenle” kullanılması aynı ilişkiyi vermez; belgelerin anlaşılmaz olması, arşivin açılmasının sonucu değildir. Bağlayıcının adı değil, iki yargı arasındaki gerçek ilişki belirleyicidir.

Örnek - 2

Bir eserin çevrim içi ortama taşınması, ona ulaşabilecek kişi sayısını artırır. —-. Nitekim açıklayıcı notları bulunmayan bir el yazması görüntüsü, alfabesini tanımayan okur için erişilebilir olsa da anlaşılabilir değildir.

Boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu nedenle dijital kopyaların fiziksel belgelerden daha uzun süre dayanacağı kesindir.
B) Üstelik okurların esere ulaşması, o eseri yorumlamaları için her durumda yeterlidir.
C) Ancak erişim imkânının genişlemesi, içeriğin herkes tarafından anlaşılmasını kendiliğinden sağlamaz.
D) Örneğin bütün el yazmalarının aynı alfabe ile yazıldığı kabul edilmektedir.
E) Sonuç olarak eserleri çevrim içi ortamdan kaldırmak, anlam sorununu ortadan kaldırır.

İlk cümle erişim artışını olumlu bir sonuç olarak verir; son cümle erişim ile anlamanın farklı olduğunu örneklendirir. C, bu iki taraf arasında sınırlama ilişkisi kurar ve “Nitekim”den sonraki örneği hazırlar. B son cümleyle çelişir. A dayanıklılık, D alfabelerin ortaklığı, E kaldırma önerisi getirerek paragrafın tartışmasını değiştirir.

Cevap: C

Giriş, Gelişme ve Sonuç Bölümleri

Giriş Cümlesinin Bağımsızlığı

Giriş bölümü, ele alınacak konuyu veya bakış açısını tanıtır ve sonraki cümlelerin gelişebileceği bir başlangıç oluşturur. Bağımsız bir paragrafın giriş cümlesinde, karşılığı ancak söylenmemiş önceki bir cümlede bulunabilecek gönderimler yer almaz. “Bu nedenle karşımızdaki insana hemen güvenemeyiz.” ifadesi nedeni verilmediği için önceki bilgiye ihtiyaç duyar. “İnsanı anlamak, evreni anlamak demektir.” ise açıklanmaya açık, bağımsız bir başlangıçtır.

Bağımsızlık, cümlede hiç “bu”, “o” veya bağlaç bulunmaması demek değildir. “Bu kentte yaşamak, geçmişle iç içe olmaktır.” cümlesindeki “bu kent”, konuşma bağlamında belirli bir yeri gösterebilir. “Yazar çok üretkendir ama metinlerini aceleye getirmez.” cümlesinde karşıtlığın iki tarafı aynı cümlede verilmiştir. Soru bağlamı ve göndergenin açıklığı, sözcük listelerinden daha belirleyicidir.

Dikkat
Giriş cümlesinde bir bağlacın bulunması tek başına eleme nedeni değildir. Sorun, cümlenin açıklanmamış önceki bir yargıya dayanmasıdır. Ayrıca uzun bir metindeki yeni paragraf, önceki paragrafla bağ kurabilir; bağımsız parça başlangıcı ile metin içindeki paragraf başlangıcı aynı şey değildir.
Örnek - 3

Aşağıdaki cümlelerden hangisi, önceki bir metne ihtiyaç duymadan kurulacak bir paragrafın giriş cümlesi olmaya en uygundur?

A) Böyle bir okuma, yazarın önceki metinleriyle kurduğu ilişkiyi de açığa çıkarır.
B) Bir romanı tarihsel belge gibi okumak, kurmacanın kendine özgü doğruluk anlayışını gözden kaçırabilir.
C) Bunun ikinci nedeni, anlatıcının olayları yıllar sonra hatırlamasıdır.
D) Ne var ki bu tercih, aynı eleştirmenler tarafından başka bir eserde övgüyle karşılanmıştır.
E) Sözünü ettiğimiz ayrım, burada da anlatıcının konumuna bağlıdır.

B, kurmaca ile tarihsel belge arasındaki ilişkiyi açık bir konu olarak tanıtır; hiçbir öğesi açıklanmamış bir önceki cümleye zorunlu olarak dönmez. A’da “böyle bir okuma”, C’de “bunun” ve “ikinci”, D’de “bu tercih” ve “aynı eleştirmenler”, E’de “sözünü ettiğimiz ayrım” önceki bilgi gerektirir. B’deki “kurmaca” terimi ise açıklanabilecek bir kavramdır; bilinmeyen bir göndergenin yerini tutmaz.

Cevap: B

Gelişme Bölümünde Açıklama ve Destek

Gelişme bölümü, girişte açılan düşünceyi ayrıntılandırır. Tanım, gerekçe, karşılaştırma, örnek, karşı görüş ve bu görüşe verilen yanıt; temel düşünceyi geliştirmek için kullanılabilir. Bu nedenle gelişme bölümü yalnız örnek cümlelerinden oluşmaz. Bir yardımcı düşünce, diğerinden bağımsız yeni bir konuya dönüşmeden ana tartışmaya hizmet eder.

“Bir şehrin belleği yalnız anıtlarda saklanmaz.” yargısı, “Mahalle adları, gündelik konuşmalar ve eski meslekler de geçmişin izlerini taşır.” cümlesiyle genişletilebilir. İkinci cümle ilkini tekrar etmez; belleğin taşıyıcılarını somutlaştırır. Buna karşılık aynı yerde anıt yapımında kullanılan taşların fiyatına geçmek, ek bir açıklama bağı kurulmadığında bakış açısını değiştirir.

Örnek - 4

(I) Edebiyat dergilerinin değeri yalnız yayımladıkları başarılı metinlerle ölçülemez. (II) Bir derginin sayfalarında farklı kuşakların yan yana bulunması, edebî tartışmaların nasıl değiştiğini de görünür kılar. (III) Örneğin aynı kavramın on yıl arayla farklı anlamlarda kullanılması, bu tartışmaların dönüşümünü izlemeye imkân verir. (IV) Dergiler böylece eserlerin sergilendiği yerler olmanın yanında edebiyatın düşünsel tarihine de kaynaklık eder.

III. cümlenin parçanın gelişimindeki işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) I. cümledeki yargıyı çürütecek bir istisna göstermek
B) IV. cümleden bağımsız yeni bir tarih tartışması başlatmak
C) Dergilerin kitaplardan üstün olduğunu kanıtlamak
D) II. cümlede belirtilen değişimi somut bir durumla açıklamak
E) II. cümledeki görüşün neden yanlış anlaşıldığını göstermek

II’de tartışmaların değişiminin izlenebileceği söylenir; III’te bir kavramın yıllar içinde farklı anlam kazanması bu değişimin örneği olarak sunulur. IV de bu örneğin katkısını genel bir yargıya bağlar. Parçada kitaplarla üstünlük karşılaştırması, çürütme veya yanlış anlaşılma iddiası bulunmaz.

Cevap: D

Sonuç Cümlesi ve Düşüncenin Tamamlanması

Sonuç bölümü, geliştirilen düşünceyi bir yargıya bağlar; özetleyebilir, değerlendirebilir veya önceki cümlelerden doğan bir öneri sunabilir. Her sonuç cümlesinde “sonuç olarak” ya da “özetle” bulunması gerekmez. Önemli olan, cümlenin parçayı yeni bir açıklama ihtiyacı doğurmadan tamamlamasıdır.

Sonuç, önceki cümlelerle aynı konuda olmanın yanında aynı bakış açısını ve kesinlik derecesini de korur. Olasılıklardan söz eden bir parçanın “her zaman”lı kesin hükümle bitirilmesi gerekçelendirilmemiş bir genişlemedir. “Çünkü” ise esas olarak gerekçe bildirir; bir cümlenin sırf bu sözcükle başlaması onu sonuç cümlesi yapmaz.

“O, şiirinin diğerlerinden farklı olduğunu belirtir. Özgür ruhlu, sınır koymayan şairleri örnek alır. Okuyucunun hayal gücü onun şiirleriyle canlanmalıdır. Ona göre şiir, okuyucunun hayalinde canlandırabildiği kadar güzeldir.”
Son yargı, şiir ile hayal gücü arasındaki bağı tamamlar. “Şair olmak sadece şiir yazabilmek değildir.” yargısı ise aynı sanat alanına ait olsa da hazırlanmayan başka bir ölçüt getirir.
Örnek - 5

Bir müzenin bütün eserlerini tek gezide görmeye çalışmak, ziyaretçinin her nesneye ayırdığı süreyi azaltır. Oysa birkaç eserin ayrıntılarına odaklanmak, onların yapıldığı dönemi ve taşıdığı anlamı daha derin kavramayı sağlayabilir. Aynı müzeye farklı zamanlarda dönmek de önceki gözlemleri geliştirme fırsatı verir. —-.

Bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Müze deneyiminin zenginliği, görülen eser sayısından çok eserlerle kurulan düşünsel ilişkinin niteliğine bağlıdır.
B) Büyük müzeler, küçük müzelerden her koşulda daha öğreticidir.
C) Bütün eserleri ilk ziyarette incelemeyen kişi sanat tarihini öğrenemez.
D) Bu nedenle müzelerde sergilenen eserlerin sayısı sürekli azaltılmalıdır.
E) Müze ziyaretlerinin tek amacı, eserlerin hangi yüzyılda üretildiğini öğrenmektir.

Parça çok sayıda eseri hızla görmek ile az sayıda eseri derinlemesine anlamayı karşılaştırır. A bu karşılaştırmayı nitelik–nicelik ayrımıyla tamamlar. B müze büyüklüğüne geçer; C paragrafın tersini söyler. D sergileme politikası, E ise “tek amaç” sınırlaması getirir; ikisi de önceki bilgilerden çıkmaz.

Cevap: A

Paragraf Tamamlama

Başlangıçtaki Boşluğun Tamamlanması

Paragrafın başındaki boşluğa gelecek cümle hem konuyu tanıtmalı hem de hemen sonraki cümledeki açıklamayı hazırlamalıdır. İkinci cümle “örneğin”le başlıyorsa boşlukta o örneği kapsayan bir yargı; “bu yaklaşım”la başlıyorsa tanımlanabilir bir yaklaşım bulunmalıdır. Yalnız bağımsız bir cümle olması yeterli değildir.

“İnsan, eleştirilere açık olmalıdır.” başlangıcı; olumsuz eleştirilere tahammülün, kişinin kendisiyle barışık olmasına bağlı olduğunu anlatan bir parçaya uygundur. “Her insanın kendine özgü bir düşünce biçimi vardır.” ise bağımsızdır ama eleştiri–hoşgörü bağını aynı açıklıkla hazırlamaz. Uygun giriş, parçanın özel yönünü karşılar; yalnız geniş konu alanına ait olmakla yetinmez.

Örnek - 6

—-. Örneğin bir romanda saatlerce sürdüğü belirtilen yolculuk tek cümlede geçilirken birkaç saniyelik bir karşılaşma sayfalar boyunca anlatılabilir. Bu farklılık, olayların gerçek süresinden değil, anlatıcının onlara verdiği önemden doğar.

Parçanın başına aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Romanlarda olayların oluş sırası her zaman kronolojiktir.
B) Bir yolculuğun anlatıldığı bütün romanlar aynı zaman dilimini kapsar.
C) Okurun bir romanı bitirme süresi, romandaki olayların süresine eşittir.
D) Roman kahramanlarının kişilikleri, yalnız diyaloglarla tanıtılabilir.
E) Kurmaca metinlerde bir olaya ayrılan anlatım genişliği, o olayın yaşanma süresiyle doğru orantılı olmak zorunda değildir.

Örnekte uzun olay kısa, kısa olay uzun anlatılmıştır. E, örneğin iki tarafını da kapsar ve son cümledeki önem ölçütünü hazırlar. A olayların sıralanışıyla ilgilidir; burada sıralama değil anlatımda ayrılan yer tartışılır. B ve C yanlış eşitlikler kurar, D ise kişi tanıtımına geçer.

Cevap: E

Ortadaki Boşlukta İki Yönlü Bağlantı

Ortadaki boşluk bir köprü görevi görür: öncesinde kurulan düşünceyi devralır, sonrasında gelen düşünceyi hazırlar. Yalnız önceki cümleyle uyumlu bir seçenek, sonraki cümlenin göndergesini açıklamıyorsa uygun değildir. “Bu engel”, “bu iki özellik” gibi ifadeler boşlukta hangi bilginin bulunması gerektiğini sınırlar.

“Araştırmacı eski defterleri taradı. … Bu eksiklik, tarihler arasında karşılaştırma yapmasını güçleştirdi.” dizisindeki boşluk bir eksikliği açıklamalıdır. “Defterlerin yazısı oldukça güzeldi.” önceki cümleyle aynı konuda olsa da sonraki cümledeki “eksiklik” ifadesini hazırlamaz. “Bazı sayfalarda tarih bulunmuyordu.” ise iki tarafı birlikte bağlar.

Örnek - 7

Kent tarihi araştırmalarında aile albümleri, resmî arşivlerde görülmeyen gündelik ayrıntıları ortaya çıkarabilir. —-. Bu eksiklik, fotoğraftaki bir dükkânın ya da sokağın farklı dönemlerdeki görünümüyle güvenilir biçimde karşılaştırılmasını güçleştirir. Bu yüzden araştırmacı, görüntüyü başka belgelerle birlikte değerlendirir.

Boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu albümlerde fotoğrafların renkli olması, tarih araştırmalarına duyulan ilgiyi artırır.
B) Ancak bazı fotoğrafların ne zaman ve nerede çekildiğine ilişkin kayıt bulunmaz.
C) Üstelik bütün aile albümleri, resmî arşivlerden daha güvenilir kabul edilir.
D) Aile üyelerinin albümleri birlikte incelemesi, geçmişe duyulan özlemi güçlendirir.
E) Fotoğraf makinelerinin teknik özellikleri zaman içinde önemli ölçüde değişmiştir.

“Bu eksiklik” için somut bir eksik bilgi gerekir. B’deki tarih ve yer kaydı yokluğu, sonraki cümlenin karşılaştırma sorununu açıklar. A, D ve E fotoğrafla ilgili olsa da bu göndergenin karşılığını vermez. C’deki kesin üstünlük iddiası hem dayanaksızdır hem de başka belgelerle değerlendirme gereğini hazırlamaz.

Cevap: B

Örnek - 8

Sözlü tarih görüşmeleri, geçmişin kişisel deneyimler üzerinden anlaşılmasına katkı sağlar. —-. Çünkü hatırlama, yaşanan olay kadar aradan geçen süreden ve sonraki deneyimlerden de etkilenir. —-. Böylece anlatı hem bir bilgi kaynağı hem de geçmişin bugün nasıl anlamlandırıldığının göstergesi olarak okunabilir.

Boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu anlatıların tamamı nesnel kayıtlardır. / Bu nedenle anlatılar başka belgelerden bağımsız değerlendirilir.
B) Görüşmelerin kayda alınması gereksizdir. / Dolayısıyla araştırmada yalnız yazılı kaynaklara başvurulur.
C) Ancak bu anlatılar geçmişin değişmeden saklanmış kopyaları değildir. / Bu yüzden anlatılanlar başka kaynaklarla karşılaştırılırken hatırlamanın koşulları da dikkate alınır.
D) Anlatıcının yaşı her durumda bilginin doğruluğunu belirler. / Buna rağmen görüşmelerde yalnız gençlere söz verilir.
E) Her kişi aynı olayı aynı biçimde hatırlar. / Örneğin farklı anlatılar arasındaki bütün ayrılıklar ortadan kaldırılır.

İlk boşluğun ardından gelen “Çünkü”, hatırlamanın değişebilirliğiyle gerekçelendirilecek bir yargı ister. İkinci boşluk ise bu sınırlılığın nasıl değerlendirileceğini açıklamalıdır. C iki koşulu birlikte sağlar. A ve E hatırlamanın değişkenliğiyle çelişir; B ve D konuya ait olmayan mutlak yöntem kararları üretir. İki boşluk birbirinden bağımsız değil, aynı düşünce zinciri içinde tamamlanır.

Cevap: C

Sondaki Boşlukta Bakış Açısı ve Dil Uyumu

Sondaki boşlukta önce düşüncenin tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenir. “Ona göre …” biçimindeki yarım yapı bir yargı bekler; “bu nedenle …” önceki açıklamadan doğan sonuç ister. Seçenek hem bu anlam ilişkisine hem cümlenin dil bilgisel yapısına uymalıdır. Konuya ait ama başka bir alt tartışma açan yargı, uygun sonuç değildir.

Bir parçanın sonunda yeni bilgi bulunması tek başına yanlışlık sayılmaz; bu bilgi önceki düşüncenin doğal sonucu olabilir. Asıl sorun hazırlanmayan bir konuya sıçramaktır. “Kütüphane sessiz çalışma alanları sunar; bu alanlar öğrencilerin yoğunlaşmasını kolaylaştırır.” düşüncesinden kütüphanenin çalışma ortamı değeri çıkarılabilir; bütün öğrencilerin aynı yöntemle çalıştığı sonucu çıkarılamaz.

Örnek - 9

Bir çeviride bütün yerel ifadelerin okura tanıdık karşılıklarla değiştirilmesi, metnin kolay okunmasını sağlayabilir. Fakat bu kolaylık, eserin doğduğu kültüre ait kimi ayrımların silinmesine de yol açabilir. Öte yandan her ifadeyi açıklamasız bırakmak da okurun metinle bağ kurmasını güçleştirir. Dolayısıyla çevirmenin görevi, —-.

Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanmalıdır?

A) okunabilirlik ile kültürel farklılıkların korunması arasında metne uygun bir denge kurmaktır
B) okurun bütün beklentilerini dışlayarak yalnız sözcük sırasını korumaktır
C) yerel ifadelerin tamamını hedef dildeki en yaygın sözcüklerle değiştirmektir
D) bütün eserlerde açıklama notlarını kesin olarak yasaklamaktır
E) kültürel farklılıkların çeviri üzerinde hiçbir etkisi olmadığını göstermektir

Parça iki uç yaklaşımın ayrı sakıncalarını verir: bütün yerel ifadeleri değiştirmek ayrımları siler; hepsini açıklamasız bırakmak anlaşılmayı güçleştirir. A her iki bilgiyi koruyarak denge sonucuna ulaşır ve “görevi … kurmaktır” yapısını tamamlar. Diğer seçenekler eleştirilen uçlardan birini benimser veya kültürel farklılıkları yok sayar.

Cevap: A

Paragrafa Cümle Yerleştirme

Önce ve Sonra İlişkisinin Belirlenmesi

Verilen bir cümlenin yerleştirilmesinde hem onun dayandığı bilgi hem de kendisinden sonra açıklanacak bilgi bulunmalıdır. Cümledeki bir kavram ilk kez tanıtılıyorsa, bu kavramı “bu yöntem” diye sürdüren cümleden önce gelmesi beklenir. Yerleştirme, yalnız ortak bir sözcüğün yanına ekleme işlemi değildir.

III ile IV arasındaki boşluk, III’ten sonra ve IV’ten önce diye iki farklı biçimde sorulabilir. “IV’ün yerine” ifadesi ise IV’ü çıkarmayı gerektirir; aynı işlem değildir. “Sonra”, “önce” ve “yerine” sözcükleri, aynı numaralı işarete farklı müdahaleler tanımlar.

Örnek - 10

(I) Bir müze, depolarındaki eşyaları ziyaretçiye açmak için yeni bir katalog hazırladı. (II) Katalogda her eşyanın adı, malzemesi ve üretim tarihi yer alıyordu. (III) Ancak bu bilgiler, eşyanın gündelik hayattaki kullanımını tek başına açıklamıyordu. (IV) Bu tanıklıklar, katalogda görünmeyen alışkanlıkların da kaydedilmesini sağladı. (V) Böylece eşyanın teknik özellikleriyle toplumsal geçmişi birlikte sunulabildi.

“Bunun üzerine müze, eşyaları kullanmış kişilerle görüşerek onların tanıklıklarını derledi.” cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

III, teknik bilgilerin yetersizliğini ortaya koyar; eklenecek cümledeki “bunun üzerine” bu ihtiyaca döner. IV’teki “bu tanıklıklar”ın karşılığı da eklenecek cümlede ilk kez tanıtılır. Dolayısıyla yer III ile IV arasıdır; “sonra” sorulduğu için cevap III’tür. IV’ten sonra eklemek, IV’teki gönderimi karşılıksız bırakır.

Cevap: C

Örnek - 11

(I) Bir okulda kitap önerileri başlangıçta yalnız öğretmenler tarafından hazırlanıyordu. (II) Öğrenciler, önerilen kitaplar üzerine kısa değerlendirmeler yazmaya başladı. (III) Bu farklılık, aynı kitabın herkeste aynı izlenimi bırakmadığını gösterdi. (IV) Okul, sonraki listelerde öğrencilerin gerekçeli önerilerine de yer verdi. (V) Böylece liste hazırlama süreci tek yönlü bir seçim olmaktan çıktı.

“Değerlendirmelerde kimi öğrenciler olay örgüsünü, kimileri ise dil ve karakterleri öne çıkarıyordu.” cümlesi hangisinden önce getirilmelidir?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

II’de değerlendirmeler tanıtılır; eklenecek cümle bunlar arasındaki ayrılığı gösterir. III’ün “bu farklılık” ifadesi de bu ayrılığa döner. Yer II–III arası, yani III’ten öncedir. “Önce” sorulduğundan, boşluktan sonraki cümlenin numarası olan III seçilir.

Cevap: C

Çıkarılmış Cümlenin Yeniden Yerleştirilmesi

Bir cümle yanlış yerde verildiğinde sorun her zaman konu dışılık değildir; cümle başka konumda bütüne gerekli bir katkı sunabilir. Taşıma sorusunda cümle önce bulunduğu yerden zihinsel olarak çıkarılır, kalan cümlelerin bağlantısı ve yeni konumun iki komşusu birlikte değerlendirilir. Soru, numaraları ilk dizilişe göre veriyorsa bu numaralar korunur.

“Bu sonuç üzerine ikinci deney yapıldı.” cümlesi ilk deneyin sonucu açıklanmadan yerleştirilmişse, konu dışı değildir; erkendir. Cümlenin doğru yeri ilk sonucun ardından gelir. Böyle bir durumda cümleyi tümüyle silmek, ikinci deneyin gerekçesini de yok eder.

Örnek - 12

(I) Bir araştırma ekibi, farklı kâğıt türlerinin eski fotoğrafları nasıl etkilediğini incelemeye başladı. (II) Bu ilk gözlem üzerine ekip, deneyi daha uzun süre sürdürmeye karar verdi. (III) Bunun için aynı fotoğrafın kopyaları farklı kâğıtlarla temas edecek biçimde yerleştirildi. (IV) İlk ayın sonunda bazı kopyalarda belirgin renk değişimleri görüldü. (V) Uzatılan deney, değişimlerin geçici olmadığını ortaya koydu.

II. cümle bulunduğu yerden çıkarılıp numaraları değiştirilmeden hangi cümleden sonra yerleştirilirse akış düzelir?

A) I
B) III
C) V
D) IV
E) Hiçbir cümleden sonra

Deneyin başlaması I’de, düzenek III’te, ilk gözlem IV’te anlatılır. II’deki “bu ilk gözlem” IV’teki renk değişimine dayanır; V’teki “uzatılan deney” de II’de verilen kararı gerektirir. Doğru sıra I–III–IV–II–V olur. II tümüyle çıkarılacak bir konu dışı cümle değil, iki aşamayı bağlayan gerekli cümledir.

Cevap: D

Karışık Cümlelerden Paragraf Oluşturma

Olay Yazılarında Zaman ve İşlem Sırası

Olay anlatan cümlelerde sıralama, eylemlerin gerçekleşmesi için gereken koşullara dayanır. Kapının açılması içeri girmekten, bir belgenin bulunması onun içeriğini incelemekten önce gelir. “Sonra”, “ertesi gün”, “o sırada” gibi ifadeler bu sırayı görünür kılabilir; fakat her metinde açık zaman sözcüğü bulunmaz.

“Atölyeye girdi.–Tezgâhtaki yarım işi gördü.–Ustasına işin neden bırakıldığını sordu.” dizisinde görme, sorma eylemini hazırlar. Soru biçiminde doğru sıra kadar “baştan üçüncü”, “sondan ikinci” veya “son cümle” de istenebilir. Baştan ve sondan sayma, sıra kurulduktan sonra yapılır; cümlelerin ilk numaraları yeni sıra numaralarıyla karıştırılmaz.

Örnek - 13

I. Bu açıklamayı okuyunca kutuyu yeniden açıp küçük parçayı diğer eşyaların arasından çıkardı.
II. Görevli, depodaki eski kutunun içinden çıkan küçük metal parçayı ilk bakışta sıradan bir kapı anahtarı sanmıştı.
III. Ertesi gün bulduğu bir envanter defterinde, kutudaki küçük metal parçanın kurmalı bir saate ait olduğunu belirten bir açıklamayla karşılaştı.
IV. Parçayı kutuda bırakıp o gün incelemesi gereken diğer raflara geçti.
V. Ardından parçanın üzerindeki işaretleri defterdeki saat çizimiyle karşılaştırdı.

Cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında sondan ikinci hangisi olur?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Doğru sıra II–IV–III–I–V’tir. İlk değerlendirme II’de yapılır; IV’te parça bırakılır. Ertesi gün III’te bulunan açıklama I’de kutuya dönüşün nedenidir. V’teki karşılaştırma ise parçanın çıkarılmasını izler. Sondan ikinci cümle I’dir; ilk numarası I olsa da yeni dizilişte dördüncü sıradadır.

Cevap: A

Düşünce Yazılarında Mantıksal Sıra

Düşünce yazılarında zaman yerine açıklamanın gerektirdiği sıra öne çıkar: sorun–gerekçe–örnek–sonuç veya genel yargı–ayrıntı–değerlendirme gibi. Bunlar zorunlu tek şablon değildir; asıl ölçüt, her cümlenin kendisine gelene kadar kurulmuş bilgiyi anlamlı biçimde sürdürmesidir. Bir kavram, o kavrama ilişkin ayrıntıdan önce tanıtılabilir; karşı görüş de ona verilen yanıttan önce yer alır.

Birbirine sıkı bağlı iki cümle anlam çifti oluşturabilir. “Birinci sorun tarihlendirmedir.” cümlesini bu sorunu açıklayan cümle, “İkinci sorun…”dan önce tamamlar. Çiftin kendi içindeki sıra doğru olsa bile bütün içindeki konumu ayrıca denetlenir.

Örnek - 14

I. Çünkü farklı okurlar aynı ayrıntıyı farklı deneyimlerle ilişkilendirebilir.
II. Bu yüzden yorumun değeri, metne dayanarak gerekçelendirilmesiyle belirlenir.
III. Bir edebî metnin birden çok yoruma açık olması doğaldır.
IV. Ancak bu çeşitlilik, metinde bulunmayan bir bilgiyi varmış gibi kabul etmeyi haklı çıkarmaz.
V. Nitekim aynı betimleme bir okurda güven, başka bir okurda yalnızlık duygusu uyandırabilir.

Anlamlı paragrafı oluşturan sıralama hangisidir?

A) III–IV–II–I–V
B) I–V–III–II–IV
C) III–I–IV–V–II
D) III–I–V–IV–II
E) V–I–IV–III–II

III tartışmayı açar. I çoklu yorumun nedenini, V bu nedenin somut örneğini verir. IV’teki “bu çeşitlilik” I ve V’te açıklanan farklılığı sınırlar. II, sınırlandırmadan gerekçelendirme ölçütüne ulaşır. V’nin IV’ten sonra verilmesi “Nitekim”in metinde bulunmayan bilgiye örnek sunması beklentisini doğurur; oysa V, deneyim farklılığını örneklendirir.

Cevap: D

Bağlı Cümle Grupları ve Sıra Numarası

Beş–altı cümleli parçalarda iki ayrı açıklama zinciri bulunabilir. Her zincirin iç bağlantısı kurulduktan sonra gruplar arasındaki ilişki belirlenir. “Yalnız … değil, … de” yapısı iki yön açar; her yönün açıklaması ilgili yargının yanında kalmalıdır. Tek sözcük eşleşmesine göre yapılan diziliş bu grupları dağıtabilir.

Örneğin “Bir sözlüğün iki işlevi vardır.” cümlesi, önce “anlamları açıklama” sonra “kullanımı belgeleme” yönünü açıyorsa, her yönün örneği kendi açıklamasını izler. Birinci yönün örneğini ikinci yöne taşımak dil bilgisi bakımından mümkün görünse de anlam bağlantısını zayıflatır. Sözlükte tanık, bir sözcüğün kullanımını belgeleyen metin örneğidir; farklı tarihlerdeki tanıklar anlamın nasıl değiştiğini gösterebilir.

Örnek - 15

I. Örneğin “ağ” sözcüğünün eski ve yeni anlamları arasındaki değişim, farklı dönemlere ait bu tanıklar karşılaştırılarak izlenebilir.
II. Bir sözlük, yalnız sözcüklerin bugünkü anlamlarını açıklayan bir kaynak değildir.
III. Sözlük bu yüzden dilin geçmişiyle bugünü arasında karşılaştırma yapmaya da imkân verir.
IV. Bunun yanında, eski kullanımları tanıklarıyla birlikte koruyarak anlam değişimlerini belgeler.
V. Güncel anlamı açıklarken sözcüğün hangi bağlamlarda kullanıldığını gösteren örneklerden yararlanır.

Bu cümleler anlamlı bir bütün oluşturduğunda baştan üçüncü hangisi olur?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Sıra II–V–IV–I–III’tür. II’nin “yalnız … değildir” yapısı iki işlevi açar. V güncel anlamı açıklama işlevini, IV “bunun yanında” ifadesiyle tarihsel değişimi belgeleme işlevini getirir. I’deki “bu tanıklar”, IV’te tanıtılan tarihsel kullanımlara döner ve bunlarla anlam değişiminin izlenmesini örneklendirir. III iki işlevi birleştirir. Üçüncü cümle IV’tür.

Cevap: D

Cümlelerin Yerini Değiştirme

İki Cümleyi Karşılıklı Değiştirme

Bu soru türünde paragrafın bütün cümleleri kullanılmaya devam eder; yalnız iki cümlenin konumu değişir. Sorunlu bağlantı, önceki cümlesi tarafından hazırlanmayan gönderim veya yanlış yerdeki sonuç üzerinden anlaşılabilir. Değişiklikten sonra sadece düzeltilen bir çift değil, paragrafın bütün komşulukları anlamlı olmalıdır.

“Yeni düzen açıklandı.–Bu itirazlar değerlendirilerek plan düzeltildi.–Kullanıcılar düzene itiraz etti.” dizisinde ikinci ve üçüncü cümle yer değiştirmelidir. “Bu itirazlar” ancak itirazlar bildirildikten sonra gelebilir. Burada planın düzeltilmesini anlatan cümleyi silmek değil, doğru yere taşımak gerekir.

Örnek - 16

(I) Bir mahalle kütüphanesi, ödünç verme süresini değiştirmeden önce okurların deneyimlerini incelemeye karar verdi. (II) Bu yanıtlar, uzun kitaplar için mevcut sürenin yetersiz bulunduğunu ortaya koydu. (III) Görüşlerini öğrenmek amacıyla okurlara kısa bir anket gönderildi. (IV) Bunun üzerine uzun kitaplar için ek süre tanındı. (V) Yeni uygulamanın etkisi de bir sonraki ay yeniden ölçüldü.

Anlam bütünlüğünü sağlamak için hangi iki cümle yer değiştirmelidir?

A) I ve II
B) II ve III
C) II ve IV
D) III ve V
E) IV ve V

Anket gönderilmeden “bu yanıtlar” açıklanamaz. II ve III yer değiştirince I–III–II–IV–V sırası oluşur: karar, anket, yanıtların sonucu, çözüm ve etki ölçümü. Yalnız IV’ü öne almak yetersizlik ortaya konmadan çözüm sunacağı için sorunu gidermez.

Cevap: B

Değişiklik Sonrasında Bütün Bağların Korunması

Bir cümle öncekiyle uyumlu, sonrakiyle uyumsuz olabilir. Bu nedenle iki cümle yer değiştirince yeni oluşan dört komşuluk da önem kazanır. Özellikle “bu kayıtlar”, “aynı işlem”, “bu karşılaştırma” gibi ifadeler birbirini izleyen farklı aşamaları gösterdiğinde tek bağlantının düzelmesi yeterli değildir.

Karşılıklı değiştirme ile tek cümleyi araya taşıma farklı işlemlerdir. Örneğin II ile IV yer değiştirince sıra I–IV–III–II–V olur; II’yi IV’ün sonuna taşımak ise I–III–IV–II–V sırasını oluşturur. Sorunun istediği işlem değiştirilirse doğru ilişki bulunmasına rağmen yanlış sonuca ulaşılabilir.

Örnek - 17

(I) Kent arşivindeki fotoğrafların çekim yerlerini belirlemek için yeni bir çalışma başlatıldı. (II) Bu kayıtlar, bir sonraki aşamada eski şehir planlarıyla karşılaştırıldı. (III) Kaydedilen bu ipuçları arasında tabela adları ile bina numaraları da vardı. (IV) İlk aşamada fotoğraflardaki ayırt edici ayrıntılar tek tek kaydedildi. (V) Karşılaştırma sonucunda bazı fotoğrafların yanlış mahalle adıyla saklandığı anlaşıldı.

Parçanın akışını düzeltmek için hangi iki cümle yer değiştirmelidir?

A) I ve III
B) II ve III
C) III ve IV
D) III ve V
E) II ve IV

Doğru sıra I–IV–III–II–V’tir. IV kayıt aşamasını tanıtır; III bu kayıtlardaki ipuçlarını somutlaştırır. II bir sonraki aşama olan planlarla karşılaştırmayı, V onun sonucunu verir. II ile III’ü değiştirmek kayıt aşamasını hâlâ açıklamadan “kaydedilen ipuçları”nı öne çıkarır. Bu nedenle yalnız ilk kopukluğu değil tüm zinciri onaran II–IV değişimi gerekir.

Cevap: E

Düşüncenin Akışını Bozan Cümle

Ortak Konu İçinde Farklı Odak

Akışı bozan cümle, paragrafın ele aldığı konuyu veya konunun belirli yönünü sürdürmez. Aynı varlıktan söz etmesi onu otomatik olarak uygun yapmaz. Bir metin bir köprünün kent içi ulaşımı nasıl değiştirdiğini anlatırken araya köprünün resmedildiği tabloların sanat piyasasındaki değeri girerse konu sözcüğü aynı kalır, odak değişir.

Aday cümle çıkarıldığında, önceki ve sonraki cümlenin hem anlam hem gönderim bakımından doğal biçimde bağlanması gerekir. Bu, elemenin gerekçesini görünür kılar. Metindeki bir bilginin gerçek hayatta doğru olması da onun o paragrafta gerekli olduğunu göstermez.

Örnek - 18

(I) Eski tren istasyonlarının yeniden kullanımı, yapıların kent yaşamında etkin kalmasını sağlayabilir. (II) Sergi salonu veya kütüphane olarak açılan bu yapılar, gündelik ziyaretlere de alan oluşturur. (III) Böylece istasyon, yalnız geçmişe ait bir kalıntı olarak değil, kullanılan bir kamusal mekân olarak varlığını sürdürür. (IV) Buharlı lokomotiflerin çalışma ilkesi, ısı enerjisinin mekanik harekete dönüştürülmesine dayanır. (V) Bu süreklilik, korumanın yapıyı dondurmak değil ona yeni bir yaşam kazandırmak olduğunu gösterir.

Numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

I–II–III, istasyonların yeni işlevlerle kent yaşamını sürdürmesini anlatır; V’teki “bu süreklilik” de III’teki varlığını sürdürmeye döner. IV, demiryolu alanıyla ilişkili olsa da lokomotifin fiziksel işleyişini açıklayarak odağı değiştirir. IV çıkarılınca III–V doğrudan bağlanır. Bilginin doğru olması, paragrafın amacına katkı sunduğu anlamına gelmez.

Cevap: D

Karşı Görüş ile Konu Dışı Cümlenin Ayrımı

Bir cümlenin önceki görüşe karşı çıkması akışı bozduğu anlamına gelmez. Tartışmacı paragraf, karşı görüşü tanıtarak kendi yargısını sınayabilir veya sınırlandırabilir. “Bazıları böyle düşünür; ancak…” dizisinde karşı çıkış, metnin planlı bir parçasıdır. Akışı bozan cümle, bu tartışmaya işlevsel biçimde katılmayandır.

“Dijital arşivler araştırmayı hızlandırır.–Bunun uzman denetimini gereksiz kıldığı düşünülebilir.–Ancak belgeyi yorumlamak ayrı bir uzmanlık ister.” dizisi tutarlıdır. Ortadaki görüş metnin son yargısı değildir; yanıtlanacak iddiadır. Cümlelerin hangisinin yazara, hangisinin aktarılan başka bir görüşe ait olduğu bu ayrımı belirler.

Örnek - 19

(I) Bazı okurlar, bir metnin bütün anlamının yazarın açıklamalarında bulunabileceğini düşünür. (II) Oysa metin, kullanılan sözcükler ve kurulan ilişkilerle yazarın sonradan söylediklerini aşan yorumlara da imkân verebilir. (III) Bu nedenle yazarın açıklaması önemlidir ama tek ve son ölçüt olarak alınamaz. (IV) Kitap kapaklarının mat ya da parlak kâğıda basılması, baskı maliyetini farklı biçimde etkiler. (V) Yorumun dayanağı, açıklamaların yanında metnin kendi ayrıntılarında da aranmalıdır.

Bu parçanın akışıyla ilgili hangisi doğrudur?

A) II. cümle ilk cümleye karşı çıktığı için çıkarılmalıdır.
B) III. cümle aynı konuda olduğu hâlde neden bildirdiği için çıkarılmalıdır.
C) IV. cümle yorumun dayanağı tartışmasından baskı maliyetine geçtiği için çıkarılmalıdır.
D) I. cümle başka kişilerin görüşünü içerdiği için çıkarılmalıdır.
E) V. cümle önceki cümlelerde geçen hiçbir kavramı sürdürmemektedir.

I bir görüşü tanıtır, II ona karşı gerekçe getirir, III sınırlandırılmış sonucu açıklar, V yorumun dayanağını belirtir. Bu zincirde karşıtlık işlevseldir. IV ise yorum tartışmasına katkı sunmadan maliyete geçer. Çıkarıldığında III ve V aynı ölçüt üzerinde birleşir. Karşı görüşü aktarmak, tek başına bütünlüğü bozmaz.

Cevap: C

Paragrafı İkiye Ayırma

Yeni Konu veya Alt Konuya Geçiş

Paragrafı ikiye ayırma sorusunda bütün cümleler metinde kalır; cümleler iki ayrı düşünce birimi hâlinde gruplanır. İkinci paragraf, yeni konuya veya aynı konunun yeni bir yönüne geçilen cümleyle başlar. İlk grubun açıklaması tamamlanmış, ikinci grubun kendi içinde sürdürülebilir bir odağı oluşmuş olmalıdır.

Bir yazarın yaşamını anlatan cümlelerden eserlerinin dil özelliklerine geçilmesi iki paragraf oluşturabilir; iki grupta da aynı yazarın adı geçmesi ayrımı engellemez. Buna karşılık genel bir iddianın ardından verilen tek örnek çoğu zaman yeni paragraf nedeni değildir: örnek hâlâ aynı iddiayı geliştirmektedir.

Dikkat
Akışı bozan cümlede bir öğe çıkarılır; paragrafı bölmede bütün cümleler korunur. Bölme noktasını, yalnız ortak sözcüklerin değişmesi değil, yeni ve kendi içinde gelişen bir odağın başlaması belirler.
Örnek - 20

(I) Bir sözlüğün hazırlanması, kullanılacak metinlerin seçilmesiyle başlar. (II) Seçilen metinlerdeki sözcükler bağlamlarıyla birlikte derlenir. (III) Bu örnekler incelenerek anlamlar ayrılır ve maddeler oluşturulur. (IV) Sözlüğün okur açısından kullanışlı olması ise aranan bilgiye kolay ulaşılmasına bağlıdır. (V) Açık madde düzeni ve anlaşılır kısaltmalar bu erişimi kolaylaştırır. (VI) Örneklerin açıklanan anlamın hemen yanında verilmesi de okurun yorumunu destekler.

Parça iki paragrafa ayrılırsa ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A) II
B) III
C) IV
D) V
E) VI

I–III sözlüğün hazırlanış aşamalarını, IV–VI ise kullanışlılığını sağlayan düzen özelliklerini anlatır. Odak IV’te değişir; V ve VI bu yeni odağı geliştirir. III, ilk grubun sonucu olduğu için ikinci paragrafın başına alınmaz. V’ten bölmek ise yeni grubun ana çerçevesini veren IV’ü önceki paragrafta bırakır.

Cevap: C

İkinci Paragrafın Önceki Paragrafla Bağı

Bir metnin ikinci paragrafı, önceki paragrafın konusuna zamir, bağlaç veya ortak sözcükle bağlanabilir. Bu ilişki yeni bir odak kurulmasına engel değildir. “Bu yapının korunması ise…” cümlesi, önceki paragrafta tanıtılan yapıya gönderimde bulunurken onun mimari özelliklerinden korunma sorununa geçebilir.

Bu nedenle bağımsız bir metnin ilk cümlesi için kullanılan ölçüt, ikiye ayırma sorusuna koşulsuz taşınamaz. Yeni paragraf bütünüyle ilgisiz olmak zorunda değildir; anlamca ayrı bir alt konu açması ve sonraki cümlelerin bu alt konuyu geliştirmesi yeterlidir. Sonraki cümleler yalnız önceki yargının örneğiyse bölümleme gerekçesi zayıflar.

Örnek - 21

(I) Tarihî köprünün ayakları farklı dönemlerde yapılan onarımların izlerini taşır. (II) Kimi taşların işlenişi ilk yapım evresine, kimilerininki daha sonraki müdahalelere aittir. (III) Bu izler, köprünün tek bir tarihte tamamlanıp değişmeden kalmadığını gösterir. (IV) Bu çok katmanlı yapının korunması ise onarımların hangi döneme ait olduğunun belirlenmesini gerektirir. (V) Bu nedenle müdahale öncesinde taşlar ve harçlar ayrı ayrı belgelenir. (VI) Ardından her dönemin izini koruyan bir bakım planı hazırlanır.

Parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlamalıdır?

A) II
B) III
C) IV
D) V
E) VI

İlk üç cümlede köprünün tarihsel katmanları tanıtılır; IV’ten itibaren bu katmanların nasıl korunacağı açıklanır. V ve VI koruma sürecini geliştirir. IV’ün “bu” ile başlaması onu uygunsuz yapmaz; önceki paragrafla konu bağı sürerken yeni bir alt konu açılmıştır. V’teki “bu nedenle” ise IV’teki gerekliliğin sonucudur ve ondan ayrı bir başlangıç oluşturmaz.

Cevap: C

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz