TYT HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ

0
10
TYT hücre zarından madde geçişleri konu anlatımı kapağı

TYT hücre zarından madde geçişleri konusu; zarın seçici geçirgen yapısıyla difüzyon, osmoz, aktif taşıma, endositoz ve ekzositoz arasındaki ilişkiyi açıklar. Sorularda yalnız mekanizma adı değil; derişim yönü, ATP kullanımı, zar proteini gereksinimi, hücrede oluşan değişim ve deney değişkenleri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle her olayda “hangi madde, hangi yönde, hangi yapı yardımıyla ve enerji kullanarak mı geçiyor?” soruları ayrı ayrı yanıtlanmalıdır.

HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞLERİNİN TEMELİ

Hücre Zarının Yapısı ve Seçici Geçirgenlik

Hücre zarı, temel olarak fosfolipit çift tabaka ile bu tabakaya gömülü proteinlerden oluşan akıcı mozaik yapıdır. Fosfolipitlerin suyu seven başları hücre içi ve hücre dışı sıvıya; sudan kaçınan kuyrukları ise zarın orta bölümüne yönelir. Proteinler kanal, taşıyıcı, pompa, reseptör ya da enzim olarak görev yapabilir. Karbonhidrat taşıyan glikoprotein ve glikolipitler hücrenin tanınmasına katkı sağlar.

Zarın seçici geçirgenliği, her maddenin aynı hız ve yolla geçmemesi demektir. Oksijen ve karbondioksit gibi küçük, yüksüz ve yağda çözünebilen maddeler fosfolipit tabakadan doğrudan geçebilir. İyonlar ile glikoz gibi büyük veya polar maddeler çoğunlukla zar proteinlerine gereksinim duyar. Çok büyük maddeler ise zarın biçim değiştirmesi ve vezikül oluşumu ile taşınır.

Hücre zarında pasif aktif ve vezikülle madde taşıma yolları

Görselde zarın üstü hücre dışını, altı hücre içini gösterir. Soldaki iki aşağı yönlü ok, derişim farkı yönünde gerçekleşen pasif geçişleri; ortadaki pompa ve ATP simgesi, derişim farkına karşı aktif taşımayı; sağdaki zar keseleri ise vezikülle taşımayı temsil eder.

Dikkat
Bir maddenin küçük olması tek başına zardan kolay geçeceğini göstermez. Maddenin elektrik yükü, polaritesi, yağda çözünürlüğü ve zar proteininin bulunup bulunmaması birlikte değerlendirilir.
Örnek - 1
Aynı hücre zarından O2, Na+ ve glikoz moleküllerinin hücre içine alınması inceleniyor. O2‘nin fosfolipit tabakadan, Na+‘ın kanal proteininden, glikozun taşıyıcı proteinden geçtiği saptanıyor. Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılır?

A) Üç madde de ATP harcanarak taşınmıştır.
B) Zarın seçiciliğinde maddenin kimyasal özelliği ve zar proteinleri etkilidir.
C) Kanal proteinleri bütün maddeleri aynı hızla geçirir.
D) Glikoz yalnız derişim farkına karşı taşınabilir.
E) Na+ fosfolipit tabakada çözünerek geçmiştir.
Farklı özellikteki maddeler farklı geçiş yolları kullanmıştır. Bu durum seçiciliğin hem maddenin yapısına hem de özgül zar proteinlerine bağlı olduğunu gösterir; taşıma yönü verilmediği için ATP kullanımı belirlenemez.

Cevap: B

Madde Geçişlerinin Sınıflandırılması

Madde geçişleri üç ana grupta incelenir. Pasif taşıma derişim farkı yönünde ilerler ve hücre ATP harcamaz. Aktif taşıma küçük molekül ya da iyonları çoğunlukla derişim farkına karşı, taşıyıcı protein ve enerji kullanarak geçirir. Endositoz ve ekzositoz ise zardan geçemeyecek büyüklükteki maddeleri veziküllerle taşır ve enerji gerektirir.

Pasif taşımaÇok yoğundan az yoğunaATP kullanılmaz

Aktif taşımaGenellikle az yoğundan çok yoğunaATP ve taşıyıcı protein

Vezikülle taşımaBüyük maddelerZar yüzeyi değişebilir
Örnek - 2
Bir hücrede K maddesi kanal proteiniyle çok yoğun ortamdan az yoğun ortama, L maddesi taşıyıcı proteinle az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, M maddesi ise zarın içeri doğru çökmesiyle hücre içine alınıyor. K, L ve M’nin taşınma biçimleri sırasıyla hangisidir?

A) Basit difüzyon – osmoz – ekzositoz
B) Kolaylaştırılmış difüzyon – aktif taşıma – endositoz
C) Aktif taşıma – kolaylaştırılmış difüzyon – osmoz
D) Kolaylaştırılmış difüzyon – basit difüzyon – ekzositoz
E) Osmoz – aktif taşıma – basit difüzyon
K derişim farkı yönünde ve protein yardımıyla gerçekleştiği için kolaylaştırılmış difüzyondur. L derişim farkına karşı taşındığından aktif taşımadır. Zarın içeri çökerek madde alması endositozdur.

Cevap: B

PASİF TAŞIMA: DİFÜZYON VE OSMOZ

Difüzyon, Basit Difüzyon ve Kolaylaştırılmış Difüzyon

Difüzyon, taneciklerin rastgele hareketlerinin sonucu olarak net biçimde çok yoğun ortamdan az yoğun ortama yayılmasıdır. Dengeye ulaşıldığında tanecik hareketi durmaz; iki yöndeki geçiş hızı eşitlendiği için net değişim görülmez. Hücre zarından doğrudan gerçekleşen basit difüzyonda zar proteini ve ATP kullanılmaz.

Kolaylaştırılmış difüzyonda madde yine derişim farkı yönünde taşınır ve ATP harcanmaz; ancak kanal ya da taşıyıcı protein görev yapar. İyon kanalları hidrofilik geçit oluşturur. Taşıyıcı proteinler belirli maddeye bağlanıp biçim değiştirir. Taşıyıcı sayısı sınırlı olduğundan bütün taşıyıcılar dolduğunda hız bir üst sınıra yaklaşabilir.

Örnek - 3
Bir zardan gerçekleşen X ve Y geçişlerinin hızı, zarın iki tarafı arasındaki derişim farkına göre grafikte gösterilmiştir.

Derişim farkına göre X ve Y taşıma hızı eğrileri

X ve Y geçişleriyle ilgili;

I. X basit difüzyon olabilir.

II. Y’de sınırlı sayıda taşıyıcı protein görev yapıyor olabilir.

III. İki geçişte de maddenin net hareketi az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğrudur.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
X’in derişim farkıyla doğrusal artması basit difüzyonla uyumludur. Y’nin plato yapması taşıyıcıların doygunluğuyla açıklanabilir. Her ikisi pasif geçiş olduğundan net yön çok yoğundan az yoğuna doğrudur.

Cevap: C

Örnek - 4
Özdeş dört hücre zarında aynı maddenin basit difüzyon hızı ölçülüyor. Düzeneklerde yalnız aşağıdaki değişiklikler yapılıyor:

K: Sıcaklık artırılıyor.

L: Derişim farkı artırılıyor.

M: Zar yüzey alanı azaltılıyor.

N: Maddenin molekül büyüklüğü artırılıyor.
Başlangıç düzeneğine göre difüzyon hızının artması beklenenler hangileridir?

A) Yalnız K
B) K ve L
C) L ve M
D) K, L ve N
E) K, L, M ve N
Sıcaklık ve derişim farkındaki artış difüzyonu hızlandırır. Yüzey alanının azalması ve molekül büyüklüğünün artması geçiş hızını düşürür.

Cevap: B

Osmoz ve Osmotik Denge

Osmoz, suyun seçici geçirgen bir zardan su derişiminin yüksek olduğu ortamdan su derişiminin düşük olduğu ortama net geçişidir. Çözünen madde açısından aynı yön, az yoğun çözeltiden çok yoğun çözeltiye biçiminde ifade edilir. Osmozda ATP kullanılmaz; su doğrudan fosfolipitler arasından veya akuaporin adı verilen kanal proteinlerinden geçebilir.

Bir çözeltinin su alma eğilimine bağlı osmotik basıncı, çözünen madde derişimi arttıkça yükselir. Zar suyu geçirirken çözüneni geçirmiyorsa su, osmotik basıncı yüksek tarafa yönelir. Zarın hangi maddeleri geçirdiği bilinmeden yalnız toplam tanecik sayısına bakılarak son durum her zaman belirlenemez.

Örnek - 5
Başlangıç sıvı seviyeleri eşit olan U borusunda zar suyu ve glikozu geçirirken nişastayı geçirmemektedir.

K ve L kollarında seçici geçirgen zarla ayrılmış osmoz düzeneği

Yeterli süre sonunda;

I. Glikoz iki kol arasında dağılabilir.

II. K kolunun sıvı seviyesi yükselir.

III. Nişasta L koluna geçer.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Glikoz başlangıçta iki kolda aynı yüzdeyle verilse de zar glikozu geçirebilir. Nişasta yalnız K kolunda ve geçemeyen çözünen olduğu için K’nın su alma eğilimini artırır; K seviyesi yükselir. Nişasta L’ye geçemez.

Cevap: C

Örnek - 6
İçinde %8 oranında zardan geçemeyen çözünen bulunan bir hücre sırasıyla %3, %8 ve %14’lük çözeltilere konuluyor. Hücrenin su hareketleri sırasıyla hangisidir?

A) Su verir – net değişim yok – su alır
B) Su alır – net değişim yok – su verir
C) Net değişim yok – su alır – su verir
D) Su alır – su verir – net değişim yok
E) Su verir – su alır – net değişim yok
%3’lük ortam hücreye göre hipotonik olduğundan hücre su alır. %8 izotoniktir ve net su hareketi yoktur. %14 hipertonik olduğundan hücre su verir.

Cevap: B

Hipotonik, İzotonik ve Hipertonik Ortamlar

Hücrenin iç ortamına göre çözünen derişimi düşük olan çözelti hipotonik, eşit olan izotonik, yüksek olan ise hipertoniktir. Bu kavramlar karşılaştırmalıdır; bir çözelti başka bir çözeltiye göre hipertonik ya da hipotonik olabilir.

Hayvan hücresi hipotonik ortamda su alıp şişebilir ve zar parçalanırsa hemoliz gerçekleşir. Hipertonik ortamda su kaybederek büzülür. Bitki hücresinde hücre duvarı hemolizi önler; hipotonik ortamda turgor oluşur. Hipertonik ortamda zarın hücre duvarından ayrılması plazmoliz, plazmoliz olmuş hücrenin yeniden su alarak eski durumuna dönmesi deplazmolizdir.

Hayvan ve bitki hücrelerinin hipotonik izotonik ve hipertonik ortamdaki durumu

Görselin üst sırasında hayvan, alt sırasında bitki hücreleri bulunur. Mavi oklar suyun net yönünü gösterir. İzotonik sütundaki iki yönlü oklar su hareketinin sürdüğünü fakat giriş ve çıkış hızları eşit olduğundan net değişim olmadığını anlatır.

Dikkat
Plazmoliz bitki hücresi için kullanılan bir kavramdır; hayvan hücresinin hipertonik ortamda su kaybetmesi büzülme olarak değerlendirilir. Turgor basıncı ile osmotik basınç aynı yönde değişmez: hücre su aldıkça turgor artarken su alma eğilimi azalır.
Örnek - 7
Özdeş bitki hücrelerinin üç farklı ortamda bir süre bekletildikten sonraki durumları gösterilmiştir.

K L ve M bitki hücrelerinin farklı osmotik ortamlardaki görünümü

Buna göre ortamların çözünen derişimleri CK, CL ve CM arasındaki ilişki hangisidir?

A) CK > CL > CM
B) CM > CL > CK
C) CL > CK > CM
D) CK = CL = CM
E) CL > CM > CK
K hücresi turgorlu olduğundan en düşük; M hücresi plazmoliz olduğundan en yüksek dış ortam derişimine sahiptir. L ara durumdadır. Bu nedenle CM > CL > CK olur.

Cevap: B

Örnek - 8
Turgorlu bir bitki hücresi, hücre öz suyundan daha yoğun bir çözeltiye aktarılıyor. Plazmoliz başlayıncaya kadar hücrede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

A) Hücreye su girişi ve turgor basıncında artış
B) Hücreden su çıkışı ve turgor basıncında azalış
C) Hücre duvarının parçalanması ve hemoliz
D) Çözünen maddelerin tümünün aktif taşımayla dışarı çıkması
E) Osmotik basıncın sıfırlanması
Hipertonik ortamda su hücreden çıkar. Koful ve sitoplazma hacmi küçülürken zarın duvara uyguladığı turgor basıncı azalır; ilerleyen durumda plazmoliz görülür.

Cevap: B

ENERJİ GEREKTİREN MADDE GEÇİŞLERİ

Aktif Taşıma

Aktif taşıma, küçük molekül ve iyonların taşıyıcı proteinler aracılığıyla enerji kullanılarak taşınmasıdır. TYT düzeyindeki temel örneklerde net yön az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, yani derişim farkına karşıdır. Taşıyıcı protein maddeye özgüdür; ATP hidrolizi proteinin biçim değiştirerek maddeyi zarın öteki tarafına bırakmasını sağlar.

Aktif taşıma yalnız canlı hücrelerde gerçekleşir. ATP üretimini durduran zehirler, düşük sıcaklık ya da taşıyıcı proteinin bozulması aktif taşıma hızını düşürebilir. Buna karşılık basit ve kolaylaştırılmış difüzyon doğrudan ATP harcamaz. Aktif taşıma iki ortamın derişimini eşitlemek zorunda değildir; hücre, metabolik gereksinimine göre derişim farkını koruyabilir.

Örnek - 9
Aynı iyonun hücre zarından geçişi iki farklı zamanda inceleniyor. Birinci durumda iyon çok yoğun ortamdan az yoğun ortama kanal proteininden geçiyor. İkinci durumda az yoğun ortamdan çok yoğun ortama taşıyıcı proteinle taşınıyor. Bu iki olay için hangisi ortaktır?

A) Doğrudan ATP tüketme
B) Derişim farkına karşı gerçekleşme
C) Zar proteini kullanma
D) Yalnız cansız ortamlarda görülme
E) Vezikül oluşturma
Birinci olay kolaylaştırılmış difüzyon, ikinci olay aktif taşımadır. Enerji kullanımı ve yönleri farklıdır; ikisinde de zar proteini görev yapar.

Cevap: C

Örnek - 10
Bir hücrenin ATP üretimi kısa süre içinde büyük ölçüde engelleniyor; zar bütünlüğü ve derişim farkları başlangıçta korunuyor. Aşağıdaki olaylardan hangisinin ilk anda diğerlerinden daha az etkilenmesi beklenir?

A) Na+ iyonlarının pompalanması
B) Büyük bir parçacığın fagositozla alınması
C) Salgı kesesinin ekzositozu
D) O2‘nin basit difüzyonu
E) Mineral iyonlarının derişim farkına karşı alınması
Basit difüzyon doğrudan ATP kullanmaz ve mevcut derişim farkı sürdüğü sürece devam edebilir. Diğer olaylar enerji gerektirir.

Cevap: D

Endositoz ve Ekzositoz

Zardan doğrudan geçemeyecek kadar büyük maddelerin hücre içine alınmasına endositoz denir. Katı parçacıkların yalancı ayaklarla sarılması fagositoz, hücre dışı sıvının küçük keseciklerle alınması pinositozdur. Endositozda hücre zarı içeri doğru çöküp koparak vezikül oluşturduğu için zarın yüzey alanı azalabilir.

Ekzositozda hücre içindeki vezikül zarla birleşir ve içeriğini hücre dışına bırakır. Hormon, enzim ve nörotransmitter salgılanması örnek verilebilir. Vezikül zarı hücre zarına katıldığı için zar yüzey alanı artabilir. İki olay da enerji gerektirir, canlı hücrelerde görülür ve hücre duvarının varlığına rağmen uygun zar bölgelerinde gerçekleşebilir.

Fagositoz pinositoz ve ekzositoz süreçlerinin karşılaştırılması

Görselin sol panelinde büyük katı parçacığın sarılması fagositozu, orta panelde sıvının küçük keselerle alınması pinositozu, sağ panelde iç vezikülün zarla birleşip içeriğini dışarı bırakması ekzositozu gösterir. Oklar süreçlerin zaman yönünü belirtir.

Örnek - 11
Bir akyuvar bakteriyi içine alırken pankreas hücresi sentezlediği enzimi hücre dışına veriyor. Bu iki olayla ilgili;

I. Birincisi fagositoz, ikincisi ekzositozdur.

II. İkisinde de hücre zarı biçim değiştirir.

III. İkisi de doğrudan derişim farkı yönünde gerçekleşmek zorundadır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Bakteri büyük katı olduğu için fagositozla alınır; salgı kesesi zarla birleşerek ekzositoz yapar. İki olayda da zar biçim değiştirir. Vezikülle taşıma derişim farkına bağlı olmak zorunda değildir.

Cevap: C

Örnek - 12
Bir hücrede belirli sürede gerçekleşen endositozla oluşan veziküllerin toplam zar alanı 18 birim, ekzositozla hücre zarına katılan veziküllerin toplam zar alanı 25 birimdir. Yeni zar sentezi ve diğer değişimler dikkate alınmadığında hücre zarının yüzey alanı nasıl değişir?

A) 43 birim azalır.
B) 25 birim azalır.
C) 7 birim azalır.
D) Değişmez.
E) 7 birim artar.
Endositoz 18 birim zarı içeri alırken ekzositoz 25 birim zarı hücre zarına katar. Net değişim 25 − 18 = 7 birim artıştır.

Cevap: E

Taşıma Mekanizmalarının Karşılaştırılması

Mekanizma Net yön ATP Zar proteini / vezikül Taşınan madde
Basit difüzyon Çok yoğundan az yoğuna Kullanılmaz Zorunlu değil Küçük, yüksüz, yağda çözünen
Kolaylaştırılmış difüzyon Çok yoğundan az yoğuna Kullanılmaz Kanal veya taşıyıcı İyon, polar ya da büyükçe molekül
Osmoz Suyun çok olduğu yerden az olduğu yere Kullanılmaz Zar; akuaporin olabilir Su
Aktif taşıma Genellikle az yoğundan çok yoğuna Kullanılır Taşıyıcı / pompa Küçük molekül ve iyon
Endositoz Hücre dışından içine Kullanılır Vezikül Büyük katı veya sıvı
Ekzositoz Hücre içinden dışına Kullanılır Vezikül Salgı ve büyük molekül
Örnek - 13
Bir taşıma olayında maddenin zar proteinine bağlandığı, vezikül oluşmadığı ve hücrenin ATP üretimi durduğunda geçişin bir süre daha devam ettiği gözleniyor. Bu olay için en uygun açıklama hangisidir?

A) Basit difüzyondur; madde zar proteini kullanmaz.
B) Kolaylaştırılmış difüzyondur; derişim farkı yönünde gerçekleşebilir.
C) Aktif taşımadır; ATP üretiminden bağımsızdır.
D) Endositozdur; vezikül oluşması gerekmez.
E) Ekzositozdur; madde taşıyıcıya bağlanır.
Protein kullanıldığı hâlde doğrudan ATP gerektirmemesi ve vezikül oluşmaması kolaylaştırılmış difüzyonla uyumludur. Geçişin sürmesi için uygun derişim farkı bulunmalıdır.

Cevap: B

Örnek - 14
Bir hücrede aynı anda suyun osmozla içeri girdiği, X iyonunun kanal proteininden dışarı çıktığı ve Y iyonunun derişimi yüksek olan hücre içine alınmaya devam ettiği belirleniyor. Buna göre;

I. Hücre dışı ortam hücreye göre hipotonik olabilir.

II. X’in çıkışı kolaylaştırılmış difüzyon olabilir.

III. Y’nin alınmasında ATP kullanılabilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Suyun hücreye girmesi dış ortamın hipotonik olabileceğini gösterir. X kanal kullanarak derişim yönünde çıkıyorsa kolaylaştırılmış difüzyon yapabilir. Y zaten daha yoğun olan hücre içine alınmaya devam ettiğine göre derişim farkına karşı aktif taşınabilir.

Cevap: E

MADDE GEÇİŞLERİNİ BİLİMSEL YÖNTEMLE İNCELEME

Gözlem, Hipotez ve Tahmin

Bilimsel çalışma, dikkatli gözlemle ortaya çıkan bir problem ya da soruyla başlar. Renk, biçim ve koku gibi sayı içermeyen veriler nitel; kütle, süre, sıcaklık ve derişim gibi ölçülebilen veriler nicel gözlemdir. Gözlemlerden hareketle sınanabilir geçici açıklama olan hipotez kurulur. Hipotezden mantıksal bir tahmin çıkarılır ve deney bu tahmini sınamak üzere tasarlanır.

Deney sonucu hipotezi destekleyebilir; ancak tek bir deney hipotezi değişmez bir gerçek hâline getirmez. Sonuç desteklemiyorsa hipotez gözden geçirilir, deney düzeni denetlenir ve yeni bir sınama yapılır. Bilimsel süreç her zaman tek yönlü değildir; yeni veriler önceki basamaklara dönülmesini gerektirebilir.

Örnek - 15
Bir öğrenci, “Patates parçaları yoğun sükroz çözeltisinde kütle kaybeder.” hipotezini sınamak istiyor. Bu hipotezden çıkarılabilecek en uygun tahmin hangisidir?

A) Patates bitkisel bir dokudur.
B) Sükroz tatlı bir maddedir.
C) Özdeş patates parçaları arasında yoğun sükroz çözeltisinde bekletilenin kütlesi azalacaktır.
D) Bütün bitki hücreleri aynı osmotik basınca sahiptir.
E) Hipotez deney yapılmadan kesin doğrudur.
Tahmin, hipotez doğruysa belirli deney koşullarında beklenen ölçülebilir sonucu ifade etmelidir. Yoğun çözeltide bekletilen parçanın kütle kaybetmesi sınanabilir bir sonuçtur.

Cevap: C

Örnek - 16
Bir hücrenin hipertonik ortamda bekletilmesi sırasında “hücrenin kenarlarının içe doğru çekildiği” ve “kütlesinin 12,4 gramdan 10,9 grama düştüğü” kaydediliyor. Bu kayıtların türleri sırasıyla hangisidir?

A) Nicel – nitel
B) Nitel – nicel
C) Çıkarım – hipotez
D) Hipotez – tahmin
E) Bağımsız – bağımlı değişken
Biçime ilişkin betimleme sayı içermediği için nitel; gramla ölçülen kütle değişimi nicel gözlemdir.

Cevap: B

Kontrollü Deney ve Değişkenler

Kontrollü deneyde araştırmacının bilinçli olarak değiştirdiği etken bağımsız değişken, bu değişime karşı ölçülen sonuç bağımlı değişkendir. Sonucu etkileyebilecek fakat araştırmanın konusu olmayan sıcaklık, süre, örnek büyüklüğü ve çözelti hacmi gibi etkenler kontrol edilen değişkenler olarak sabit tutulur. Kontrol grubu, bağımsız değişkenin uygulanmadığı ya da standart düzeyde tutulduğu karşılaştırma grubudur.

Tekrar sayısının ve örneklem büyüklüğünün artırılması tesadüfi hataların etkisini azaltır. Deney sonuçları kaydedilir, uygun tablo veya grafikle incelenir ve hipotezin desteklenip desteklenmediği belirtilir. Sonuçların başkaları tarafından denetlenebilmesi için yöntem ve verilerin açık biçimde raporlanması bilimsel güvenilirliğin parçasıdır.

Bilimsel yöntem basamakları ile kontrollü deney değişkenleri

Görselin solundaki oklar gözlemden sonuca uzanan ve gerektiğinde hipoteze geri dönen bilimsel süreci gösterir. Sağdaki iki kapta yalnız çözelti derişimi değiştirilmiştir: bağımsız değişken çözelti derişimi, bağımlı değişken hücre kütlesindeki değişimdir; süre, sıcaklık ve hücre türü sabit tutulur.

Örnek - 17
Özdeş patates parçaları aşağıdaki düzeneklerde bekletiliyor; deney sonunda parçaların kütle değişimleri ölçülüyor.

Farklı sükroz derişimlerinde K L ve M patates deney düzenekleri

Bu deneyde bağımsız değişken, bağımlı değişken ve kontrol edilen değişkenlerden biri sırasıyla hangisidir?

A) Patatesin başlangıç kütlesi – sükroz derişimi – son kütle
B) Sükroz derişimi – kütle değişimi – sıcaklık
C) Sıcaklık – çözelti hacmi – sükroz derişimi
D) Kütle değişimi – süre – patates türü
E) Çözelti hacmi – sıcaklık – sükroz derişimi
Araştırmacı sükroz derişimini değiştirmiş, patatesin kütle değişimini ölçmüştür. Sıcaklık bütün düzeneklerde 25 °C tutulduğu için kontrol edilen değişkendir.

Cevap: B

Örnek - 18
Bir araştırmada hipotezi destekleyen sonuçlar çok sayıda bağımsız ekip tarafından tekrarlanıyor. Bunun ardından araştırmacı aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanırsa bilimsel yönteme en uygun davranmış olur?

A) Hipotez artık yasa olmuştur ve değiştirilemez.
B) Hipotez desteklenmiştir; yeni kanıtlarla yeniden değerlendirilebilir.
C) Teori yeterince kanıtlanınca yasaya dönüşür.
D) Deney tekrarlanabildiği için kontrol grubuna gerek kalmaz.
E) Sonuçlar yalnız ilk araştırmacı tarafından yorumlanabilir.
Tekrarlanan bulgular hipotezin güvenilirliğini artırır; yine de bilimsel açıklamalar yeni kanıtlarla sınanmaya açıktır. Teori ve yasa birbirine dönüşen basamaklar değildir; farklı türde bilimsel bilgileri ifade eder.

Cevap: B

KONU BAĞLANTILARI VE SINAV STRATEJİSİ

Madde geçişi sorularında önce taşınan maddenin büyüklüğü ve yapısı, ardından net hareket yönü belirlenir. ATP kullanımı, zar proteini ya da vezikül gereksinimi bundan sonra değerlendirilir. Osmoz sorularında ortam adını ezberlemek yerine suyun hangi tarafta daha fazla olduğunu ve zarın hangi çözünenleri geçirmediğini düşünmek daha güvenilir sonuç verir.

Deney sorularında değiştirilen, ölçülen ve sabit tutulan etkenler ayrı sütunlarda düşünülmelidir. Bir grafik plato yapıyorsa taşıyıcı doygunluğu; bitki hücresinde zar duvardan ayrılıyorsa plazmoliz; hücre yüzeyi vezikül birleşmesiyle büyüyorsa ekzositoz olasılığı öne çıkar.

Yönü belirleDerişim farkı yönünde mi, karşı mı?
Enerjiyi denetleATP doğrudan kullanılıyor mu?
Yapıyı tanıProtein mi, vezikül mü görev yapıyor?
Deneyi çözDeğiştirilen, ölçülen ve sabit tutulan nedir?

Önceki Konu: Hücre, Organeller ve Hücre Çeşitleri
Sonraki Konu: Canlıların Sınıflandırılması, Sınıflandırma İlkeleri ve İkili Adlandırma

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz